Ankara 21. İdare Mahkemesi'nden gelen bu peş peşe kararlar, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki (TSK) disiplin süreçleri ve yargı denetimi açısından oldukça kritik bir gelişmeyi temsil ediyor. TSK'den ihraç edilen teğmenler arasında yer alan Deniz Demirtaş'ın ihraç kararını kaldıran Ankara 21. İdare Mahkemesi, ara Harp Okulu’nun 30 Ağustos 2024’teki resmi mezuniyet töreni sonrası kılıç çatarak Subay Andı okuyan ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atan Teğmen Fatih Kaya’nın disiplin cezasını da kaldırdı.
Teğmen Deniz Demirtaş'ın ardından Teğmen Fatih Kaya hakkında verilen yürütmeyi durdurma veya ihraç iptal kararı, benzer hukuki gerekçelere dayanıyor. İşte bu kararların öne çıkan noktaları ve olası sonuçları:
Kararın Gerekçeleri
Mahkemenin bu kararlarında genellikle şu hukuki prensipler ön plana çıkmaktadır:
-
Hukuka Aykırılık: İhraç işleminin, disiplin mevzuatına veya anayasal haklara aykırı olduğu tespiti.
-
Savunma Hakkı: Disiplin süreci işletilirken teğmenlerin savunma haklarının tam olarak kullandırılıp kullandırılmadığı.
-
Ölçülülük İlkesi: İddia edilen eylem ile verilen "ihraç" (meslekten çıkarma) cezası arasındaki dengenin gözetilmesi.
Süreçte Neler Oldu?
Teğmenlerin, mezuniyet törenindeki "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı ve kılıçlı yemin hadisesiyle başlayan disiplin süreci, kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı. MSB (Milli Savunma Bakanlığı) tarafından başlatılan soruşturma neticesinde ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevkler gerçekleşmişti.
Bundan Sonra Ne Olacak?
-
Göreve İade Yolu: İdare mahkemesinin iptal kararı, hukuken işlemin hiç tesis edilmemiş olduğu sonucunu doğurur. Bu da teğmenlerin (üst mahkeme süreci saklı kalmak kaydıyla) görevlerine iadesinin yolunu açar.
-
İstinaf Süreci: MSB, bu kararı bir üst mahkemeye (Bölge İdare Mahkemesi) taşıyacaktır. Eğer üst mahkeme yerel mahkemenin kararını onarsa, karar kesinleşme yoluna girer.
-
Emsal Teşkil Etme: Fatih Kaya ve Deniz Demirtaş hakkındaki bu kararlar, aynı dosyadan yargılanan diğer teğmenler (örneğin Teğmen Ebru Eroğlu) için de çok güçlü bir emsal oluşturacaktır.
Bu kararlar, askeri disiplin ile bireysel hak ve özgürlükler arasındaki denge konusunda yargının bakış açısını göstermesi bakımından tarihi bir önem taşıyor.
Ankara 21. İdare Mahkemesi’nin Teğmen Deniz Demirtaş ve Teğmen Fatih Kaya hakkında verdiği bu iptal kararları, hukuki bir zincirin ilk halkaları niteliğinde. Bu kararların, aynı süreçte yer alan diğer teğmenler (özellikle dönem birincisi Teğmen Ebru Eroğlu ve diğer isimler) üzerindeki olası etkilerini şu başlıklarla analiz edebiliriz:
1. "Emsal Karar" Niteliği ve Bağlayıcılığı
İdare hukukunda her dava şahsidir, ancak benzer olaylarda verilen kararlar "kuvvetli emsal" teşkil eder.
-
Aynı Maddi Vakıa: Tüm teğmenler aynı törende, aynı slogan ve yemin nedeniyle disipline sevk edildiler. Mahkemenin "bu eylem ihraç gerektirmez" yönündeki kanaati, diğer davalara bakan hakimler için de yol gösterici olacaktır.
-
Hukuki İstikrar: Aynı mahkemenin (Ankara 21. İdare Mahkemesi) veya aynı yargı çevresindeki mahkemelerin, tıpatıp aynı olayda taban tabana zıt kararlar vermesi "hukuki güvenlik" ilkesine aykırıdır. Bu nedenle diğer teğmenlerin de davalarını kazanma ihtimali %90'ın üzerine çıkmış durumda.
2. Disiplin Suçunun "Kişiselleştirilememesi"
Mahkeme muhtemelen şu tespiti yapıyor: "Eylem bir grup tarafından yapıldı ve bu eylem askeri hiyerarşiye veya disipline doğrudan bir başkaldırı değil, geleneksel bir ritüeldir."
-
Eğer mahkeme, yemini "demokratik bir ifade" veya "mesleki bir bağlılık" olarak tanımladıysa, bu tanım gruptaki herkes için geçerli olur.
-
Bu durum, Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) "disiplinsizlik" iddiasının altını hukuken boşaltıyor.
3. Yürütmeyi Durdurma ve Göreve Dönüş Süreci
Diğer teğmenlerin davalarında henüz karar çıkmadıysa, bu son iptal kararlarını dosyalarına "ek beyan" olarak sunacaklardır.
-
Hızlı Dönüş: İptal kararları kesinleşmese bile, idare mahkemesi kararlarının 30 gün içinde uygulanması zorunluluğu vardır (üst mahkeme yürütmeyi durdurmazsa).
-
Bu da ihraç edilen tüm teğmenlerin kısa süre içinde üniformalarına geri dönme ihtimalini doğuruyor.
4. MSB ve Üst Mahkeme (İstinaf) Aşaması
Milli Savunma Bakanlığı bu kararlara itiraz ederek konuyu Bölge İdare Mahkemesi’ne (İstinaf) taşıyacaktır.
-
Ancak ilk derece mahkemesinin "esastan" verdiği bu net iptal kararı, dosyanın sadece usulden değil, içerik olarak da haklı bulunduğunu gösteriyor. Üst mahkemenin bu kadar net bir gerekçeyi bozması hukuk çevrelerinde düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Özetle Diğer Teğmenler İçin Sonuç:
Bu karar, sadece iki teğmenin şahsi zaferi değil; Ebru Eroğlu ve diğer 3 teğmenin de hukuken aklanma kapısının ardına kadar açılmasıdır. Yargı, bu kararıyla "Mustafa Kemal’in askerleriyiz" ifadesinin ve kılıçlı yeminin bir "ordu disiplinini bozma suçu" olmadığına dair bir içtihat oluşturmaya başlamıştır.


