ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen temaslara ilişkin yaptığı son açıklamada, “İran anlaşma yapmak istiyor. Çok yakınız ama henüz istediğimiz noktada değiliz” diyerek diplomatik sürecin kritik bir eşikte olduğunu söyledi. Trump, Beyaz Saray’daki kabine toplantısında yaptığı değerlendirmede, Washington yönetiminin Tahran’dan gelen tekliflerden henüz tam anlamıyla tatmin olmadığını belirtti.

Ümit Özdağ'dan Denktaş'ın Mezar Ziyaretin'de KKTC Yönetimine mesaj!
Ümit Özdağ'dan Denktaş'ın Mezar Ziyaretin'de KKTC Yönetimine mesaj!
İçeriği Görüntüle

ABD tarafı özellikle İran’ın nükleer faaliyetleri, uranyum zenginleştirme kapasitesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam güvenli şekilde açılması konusunda daha net adımlar talep ediyor. Trump yönetimi, yaptırımların kaldırılması için önce İran’ın somut güvenlik garantileri vermesi gerektiğini savunuyor. Reuters’a konuşan kaynaklar ise tarafların bazı başlıklarda mutabakata yaklaştığını ancak nihai anlaşmanın hâlâ siyasi onay beklediğini aktardı.

İran cephesinden gelen açıklamalar ise daha temkinli ve sert bir ton taşıyor. Tahran yönetimi, ABD’nin “anlaşma tamamlanmak üzere” yönündeki söylemlerinin gerçeği tam yansıtmadığını savunuyor. İranlı yetkililer, özellikle yaptırımların kaldırılması ve ülkenin uranyum zenginleştirme hakkının korunmasının “kırmızı çizgi” olduğunu vurguluyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, “İran kendi egemenlik haklarından vazgeçmeyecek” mesajı verdi.

Tahran ayrıca, ABD’nin zaman zaman sertleşen açıklamalarını bir baskı stratejisi olarak görüyor. İran medyasında yer alan yorumlarda, Washington’un bir yandan diplomasi mesajı verirken diğer yandan askeri tehdit dilini sürdürmesinin güven krizini büyüttüğü ifade ediliyor. İranlı kaynaklar, ABD’nin bazı yaptırımları kaldırmadan kalıcı bir anlaşmanın mümkün olmayacağını savunuyor.

Öte yandan diplomatik trafik hız kesmeden devam ediyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, tarafların bir mutabakat zaptına “çok yakın” olduğunu açıklarken, anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli ticarete açılması ve nükleer müzakerelerin yeniden yapılandırılmasını içerdiğini söyledi. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Trump’ın nihai onayı gerekiyor.

Uzmanlara göre süreç yalnızca ABD–İran ilişkilerini değil, enerji piyasalarını, İsrail’in güvenlik politikalarını ve Körfez dengelerini de doğrudan etkileyecek. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, küresel ekonomiyi de baskı altında tutuyor. Bu nedenle Washington ve Tahran arasındaki her yeni açıklama dünya piyasaları tarafından dikkatle izleniyor.