TMO'nun 2026/2027 sezonu için açıkladığı 255 TL'lik fındık alım fiyatı, üreticinin beklentisini karşılamadı. Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL, Levant kalite için 250 TL olarak açıklanan fiyatın ardından üreticiler “Bu maliyetlerle 255 TL'ye üretim sürdürülemez” derken, taban fiyat beklentisini en az 400 TL olarak dile getiriyor. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da açıklanan rakama sert tepki gösterdi.

Fındık üreticisi hayal kırıklığı yaşadı

Karadeniz'in en önemli tarımsal ürünü olan fındıkta yeni sezon fiyatı belli oldu.

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2026/2027 sezonu için açıkladığı alım fiyatı Giresun kalite fındıkta 255 TL, Levant kalite fındıkta ise 250 TL oldu. TMO'nun alımlara 24 Ağustos'ta başlaması planlanırken, üreticilerin 17 Ağustos'tan itibaren randevu alabileceği bildirildi.

Ancak açıklanan rakam, özellikle yüksek üretim maliyetleri nedeniyle beklentisi yükselen fındık üreticilerinde büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Üreticilerin önemli bölümünün bugün dile getirdiği beklenti ise kilogram başına en az 400 TL taban fiyat.

“255 TL ile üretici nasıl ayakta kalacak?”

Fındık üreticilerinin tepkisinin merkezinde üretim maliyetleri bulunuyor.

Gübre, zirai ilaç, budama, bahçe temizliği, işçilik, akaryakıt, nakliye ve hasat giderlerinin son yıllarda ciddi biçimde yükseldiğini belirten üreticiler, açıklanan 255 TL'nin bütün bu maliyetler karşısında yeterli olmadığını savunuyor.

Üreticinin hesabı basit:

Fındığı üretmenin maliyeti artıyor, ancak ürünün satış fiyatı aynı hızda yükselmiyor.

Bu nedenle üreticiler, yalnızca “geçen yıla göre kaç lira arttı?” hesabının yapılmasını değil, bir kilogram fındığın üreticiye gerçek maliyetinin ne olduğunun dikkate alınmasını istiyor.

Üreticinin hedefi 400 TL

Fındık üreticilerinin önemli bölümünde oluşan ortak beklenti, taban fiyatın 400 TL'nin altına düşmemesi yönünde.

Üreticilere göre 400 TL'lik fiyat bile yüksek maliyetler karşısında ancak nefes aldırabilecek bir seviyeyi ifade ediyor.

Daha önce üretici temsilcileri tarafından da 300 TL'nin üzerinde fiyat beklentisi dile getirilmişti. Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman, üretim maliyetlerine refah payı eklenmesi gerektiğini ve fiyatın 300 TL'nin üzerinde olması gerektiğini belirtmişti.

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel ise temmuz ayında yaptığı açıklamada daha yüksek bir fiyat formülü ortaya koyarak, Türkiye genelinde 375 TL taban fiyat ve eğimli araziler için 25 TL ilave destekle 400 TL seviyesinin uygulanmasını önermişti.

Arıkan: Asgari Ücret En Az 33 Bin Lira Olmalı

Mahmut Arıkan: “Bu artış zam değil, reel olarak indirim”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da açıklanan fındık fiyatına tepki gösteren siyasi isimler arasında yer aldı.

Arıkan, yüzde 27,5 civarındaki fiyat artışının yüksek enflasyon ve artan üretim maliyetleri dikkate alındığında üreticinin gerçek gelirini artırmadığını savundu.

Saadet Partisi liderinin değerlendirmesinde, üreticinin eline geçen nominal rakam ile bu paranın satın alma gücü arasındaki fark öne çıktı.

Arıkan'a göre üreticinin maliyetleri bu kadar hızlı yükselirken yalnızca fiyatın geçen yıla göre artırılmış olması yeterli değil.

Kayseri Kocasinan'da tarım buluşması hasatla açıldı
Kayseri Kocasinan'da tarım buluşması hasatla açıldı
İçeriği Görüntüle

Asıl soru, üreticinin elinde sezon sonunda ne kaldığı.

Vatandaş da tepki gösteriyor: “Tarlada 255, markette kaç lira?”

Fındık fiyatı yalnızca üreticinin değil, tüketicinin de gündeminde.

Vatandaşların önemli bir bölümü, üreticinin düşük fiyatla sattığı ürünün market ve satış noktalarında çok daha yüksek fiyatlara ulaşmasından şikâyet ediyor.

Ortaya çıkan temel soru ise şu:

Üretici 255 TL'ye sattığı fındıktan yeterli gelir elde edemezken, tüketici neden fındığı çok daha yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kalıyor?

Tüketiciler, üreticinin eline geçen fiyat ile raf fiyatı arasındaki farkın araştırılmasını ve aradaki zincirin daha şeffaf hale getirilmesini istiyor.

Vatandaşın tepkisi yalnızca fındık fiyatına değil, genel gıda fiyatlarına da yöneliyor.

“Üretici kazanamıyor, tüketici de ucuza alamıyor” şeklindeki değerlendirmeler, tarım ürünlerinde fiyat oluşumundaki yapısal sorunu yeniden gündeme taşıyor.

Fındık neden bu kadar önemli?

Türkiye'nin dünya fındık üretimindeki ağırlığı, fındığı sıradan bir tarım ürünü olmaktan çıkarıyor.

Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Sakarya ve Düzce başta olmak üzere çok sayıda ilde binlerce ailenin doğrudan geliri fındığa bağlı.

Dolayısıyla fındık fiyatındaki her değişiklik yalnızca üreticinin cebini değil;

  • Köy ve ilçe ekonomisini,
  • Esnafın cirosunu,
  • İşçilik piyasasını,
  • Nakliyeciyi,
  • Manav ve tüccarı,
  • İhracat sektörünü,
  • Ve bölgedeki tüketicinin satın alma gücünü

doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle üretici açısından açıklanan fiyat, Karadeniz ekonomisi açısından da kritik bir gösterge niteliği taşıyor.

“Fındığı üretici değil, piyasa belirliyor” tartışması

Fındıkta yıllardır devam eden tartışmaların başında fiyatın nasıl oluştuğu geliyor.

Üreticiler, ürünün gerçek maliyetinin ve emeğin karşılığının fiyat belirleme mekanizmasında yeterince dikkate alınmadığını düşünüyor.

Öte yandan fındığın ihracata dayalı bir ürün olması nedeniyle dünya piyasalarındaki talep, döviz kuru, stoklar ve uluslararası alıcıların politikaları da fiyat üzerinde etkili oluyor.

Bu durum üreticiyi bir başka sorunla karşı karşıya bırakıyor:

Hasat zamanı geldiğinde ürününü bekletme imkânı olmayan üretici, ihtiyacı nedeniyle düşük fiyata satış yapmak zorunda kalabiliyor.

TMO'nun fiyatı serbest piyasayı da etkileyecek

TMO'nun açıkladığı 255 TL'lik fiyatın yalnızca TMO'ya yapılacak satışlar açısından değil, serbest piyasa açısından da referans oluşturması bekleniyor.

Bu nedenle üreticinin gözü şimdi serbest piyasada.

Üreticiler, serbest piyasada oluşacak fiyatın TMO fiyatının üzerine çıkmasını ve özellikle yüksek randımanlı ürünlerde emeğin karşılığının alınmasını istiyor.

TMO tarafından da yüzde 50 randımanın üzerindeki her ilave randıman için ek ödeme yapılacağı açıklandı. Giresun kalite için her +1 randıman başına 5,10 TL, Levant kalite için ise 5 TL ilave ödeme öngörülüyor.

Asıl tartışma şimdi başlıyor

255 TL'lik açıklamanın ardından fındıkta fiyat tartışması sona ermedi.

Tam tersine yeni bir tartışmanın kapısı açıldı:

255 TL üreticinin maliyetini karşılıyor mu?

400 TL beklentisi gerçekçi mi?

Üretici neden ürününü düşük fiyata satarken tüketici yüksek fiyata fındık tüketiyor?

Aradaki fiyat farkından kim kazanıyor?

Türkiye'nin dünya fındık piyasasındaki gücü üreticinin gelirine neden yeterince yansımıyor?

Bu soruların yanıtı önümüzdeki haftalarda daha fazla tartışılacak.

Karadeniz'in gözü fındık fiyatında

Fındık üreticisi şimdi hasat dönemine girerken bir yandan ürününü toplamanın, diğer yandan da en iyi fiyatı bulmanın hesabını yapıyor.

Üreticinin beklentisi açık:

“Emeğimizin karşılığını istiyoruz.”

Bugün 255 TL olarak açıklanan resmi fiyat karşısında üreticinin önemli bölümünün 400 TL'yi telaffuz etmesi, yalnızca bir fiyat beklentisi değil; yükselen maliyetler karşısında üretimde kalabilme mücadelesi olarak değerlendiriliyor.

Vatandaşın beklentisi ise farklı ama aynı noktada birleşiyor:

Üretici kazansın, tüketici de fındığı ulaşılabilir fiyattan tüketebilsin.

Fındıkta önümüzdeki dönemin en kritik sorusu ise şu olacak:

255 TL üreticinin yüzünü güldürmedi. Peki serbest piyasa 400 TL beklentisine yaklaşabilecek mi?

Karadeniz'de üreticinin gözü şimdi serbest piyasadan gelecek fiyatlarda.