20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk milletinin, Kıbrıs Türkü'nün var olma mücadelesinde dönüm noktası olan büyük bir kararın, tarihi bir iradenin ve uluslararası hukuka dayanan meşru müdahalenin yıl dönümünü gösteriyor.
Bugün 20 Temmuz...
Takvimler yalnızca bir tarihi göstermiyor.
Türk milletinin, Kıbrıs Türkü'nün var olma mücadelesinde dönüm noktası olan büyük bir kararın, tarihi bir iradenin ve uluslararası hukuka dayanan meşru müdahalenin yıl dönümünü gösteriyor.
Bugün, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yılı...
Bugün aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin "Barış ve Özgürlük Bayramı."
Bu vesileyle başta Kıbrıs Türk halkı olmak üzere tüm Türk milletinin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutluyor; vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum.
Tarihin Sessiz Çığlığı
Kıbrıs meselesi 1974'te başlamadı.
Osmanlı'nın adadan çekilmesi, İngiliz yönetimi ve ardından Rum tarafının "Enosis" yani adayı Yunanistan'a bağlama hedefi, yıllar boyunca Kıbrıs Türklerini sistematik baskı altında bıraktı.
1955'te kurulan EOKA örgütü, Türk köylerine yönelik saldırılar düzenledi.
1963'te yaşanan ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen katliamlarda kadınlar, çocuklar ve siviller hedef alındı.
Yüzlerce Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti.
Binlercesi göç etmek zorunda kaldı.
Türkler adanın yalnızca yüzde üçlük bölümünde yaşamaya mahkûm edildi.
Türkiye ise garantör devlet olmasına rağmen yıllarca diplomasi yolunu tercih etti.
Ancak 15 Temmuz 1974'te Atina'daki askeri cunta destekli darbe ile Cumhurbaşkanı Makarios devrildi ve Nikos Sampson yönetimi kuruldu.
Bu gelişme Enosis'in fiilen ilanı anlamına geliyordu.
Artık yalnızca Kıbrıs Türkleri değil, adadaki barış da yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Bu süreç, Türkiye'nin 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan müdahale hakkını kullanmasının önünü açtı.
Tarihi Karar: Bülent Ecevit'in İradesi
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit...
Koalisyon ortağı Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan...
Türkiye tarihinin en kritik kararlarından birine imza attılar.
İngiltere ile ortak müdahale girişimlerinden sonuç alınamayınca Ankara beklemedi.
20 Temmuz 1974 sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri "Ayşe tatile çıksın" parolasıyla Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlattı.
Ecevit'in en çok hafızalara kazınan sözü ise bugün hâlâ hatırlanıyor:
"Biz aslında savaş için değil, barış için gidiyoruz."
Bu söz yalnızca bir siyasi söylem değildi.
Harekâtın adının neden "Barış Harekâtı" olduğunu anlatan tarihi bir duruştu.
Mehmetçik Kıbrıs'a Umut Oldu
20 Temmuz sabahı Girne kıyılarında başlayan çıkarma, paraşüt birliklerinin Lefkoşa'ya inmesiyle devam etti.
22 Temmuz'da ateşkes ilan edildi.
Ancak Cenevre görüşmelerinden sonuç çıkmadı.
Rum tarafının uzlaşmaz tutumu üzerine 14 Ağustos'ta ikinci harekât başlatıldı.
Kısa süre içinde bugünkü güvenlik hattı oluştu.
Kıbrıs Türkleri ilk kez nefes aldı.
Katliamlar sona erdi.
Adada iki toplumun yeniden büyük çaplı silahlı çatışmalara sürüklenmesi engellendi.
Rauf Denktaş'ın Büyük Mücadelesi
Askerî harekâtın sahadaki başarısı kadar siyasi mücadelenin de mimarlarından biri hiç kuşkusuz Rauf Raif Denktaş'tı.
Yıllarca Kıbrıs Türk halkının haklarını uluslararası platformlarda savundu.
Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kuruluşundan başlayarak Kıbrıs Türklerinin siyasi varlığının korunması için büyük mücadele verdi.
1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin kurulmasına öncülük etti.
15 Kasım 1983'te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanıyla adını tarihe kurucu cumhurbaşkanı olarak yazdırdı.
Denktaş'ın en büyük hedefi, Kıbrıs Türk halkının eşit, güvenli ve onurlu bir yaşam sürmesiydi.
Harekâtın Ardından
1974'ten sonra Doğu Akdeniz'in dengesi değişti.
Kıbrıs'ta iki ayrı yönetim fiilen oluştu.
Birleşmiş Milletler gözetimindeki Yeşil Hat oluşturuldu.
1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
Bugün KKTC'yi yalnızca Türkiye resmen tanıyor olsa da Kıbrıs Türk halkı kendi devlet kurumları, meclisi, hükümeti ve demokratik yapısıyla yaşamını sürdürüyor.
Aradan geçen yarım asrı aşkın sürede çözüm için birçok müzakere yapıldı.
Ancak kalıcı uzlaşı henüz sağlanamadı.
Tarihin Hükmü
Kıbrıs Barış Harekâtı bugün hâlâ farklı bakış açılarıyla değerlendiriliyor.
Ancak inkâr edilemeyen gerçek şudur:
1974'te yaşanan müdahale, Kıbrıs Türk toplumunun güvenliği açısından tarihî bir dönüm noktası oldu.
Türk askerinin adaya çıkışı, Kıbrıs Türkleri açısından yalnızca askerî bir operasyon değil; var olma mücadelesinin en kritik aşaması olarak hafızalarda yer etti.
Bugün Girne'de dalgalanan bayraklarda...
Lefkoşa'nın sokaklarında yürüyen çocuklarda...
Şehitliklerde yükselen dualarda...
O gün verilen kararın izlerini görmek mümkündür.
52 yıl önce verilen karar için Son Söz
52 yıl önce verilen karar, yalnızca bir askeri harekât kararı değildi.
Bir milletin soydaşına sahip çıkma iradesiydi.
Bugün Kıbrıs'ta özgürce dalgalanan ay yıldızlı bayrak, o iradenin simgesidir.
Bu vesileyle; Kıbrıs Barış Harekâtı'nın mimarlarından dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'i,
Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'ı, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ı,
Dr. Fazıl Küçük'ü, harekâta katılan tüm komutanları,
Mehmetçikleri, mücahitleri, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun.
Murat Aydın
Gazeteci – Yazar
aydınSes Medya Yayın Yönetmeni