İstanbul Barosu Başkanlığına seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal, seçim sonrasında yaptığı açıklamada Anayasa’nın değiştirilemez ilk dört maddesine, Cumhuriyetin temel niteliklerine, üniter devlet yapısına ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığına vurgu yaptı. Kocasakal, yeni dönemde kimsenin kimliğine ve siyasi görüşüne bakılmaksızın herkesin hakkının savunulacağını belirterek, “İstanbul Barosu geri döndü” dedi.
İstanbul Barosu’nda gerçekleştirilen başkanlık seçiminin ardından gözler, yeni başkan Prof. Dr. Ümit Kocasakal’ın açıklamalarına çevrildi. Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu’nun adayı olarak seçime katılan Kocasakal, seçim sonrası konuşmasında baronun yeni dönemde izleyeceği çizgiye ilişkin önemli mesajlar verdi.
Kocasakal’ın özellikle Anayasa’nın ilk dört maddesi, Cumhuriyetin korunması ve Türkiye’nin üniter devlet yapısı üzerine yaptığı açıklamalar dikkat çekti. Yeni başkan, İstanbul Barosu’nun bu konulardaki tutumunu sürdüreceğini belirtirken, hukuk mücadelesinin yalnızca anayasal ilkelerle sınırlı kalmayacağını, bütün vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasını da kapsayacağını ifade etti.
“İstanbul Barosu geleneksel çizgisine döndü”
Seçim sonuçlarının ardından konuşan Kocasakal, İstanbul Barosu’nun geleneksel çizgisine yeniden döndüğünü belirterek, yeni yönetimin temel yaklaşımını dört başlık altında ortaya koydu.
Kocasakal, baronun üniter devlet yapısının, ulus devlet anlayışının ve Anayasa’nın değiştirilemez ilk dört maddesinin savunucusu olacağını söyledi. Cumhuriyetin korunmasının da baronun temel sorumlulukları arasında yer alacağını vurguladı.
Konuşmasında hukuk ve hak arama özgürlüğüne de özel bir yer ayıran Kocasakal, baronun herhangi bir kişinin kimliğine veya siyasi görüşüne göre ayrım yapmadan herkesin hakkını ve hukukunu savunacağını dile getirdi.
Meslektaşları arasındaki birlikteliğe dikkat çeken Kocasakal, avukatlık mesleğinin bağımsızlığı, sorunları ve onuru konusunda bütün avukatlarla birlikte hareket edeceklerini kaydetti.
Anayasa’nın ilk dört maddesi vurgusu
Kocasakal’ın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilk dört maddesi oldu.
Anayasa’nın ilk üç maddesi; devletin şeklinin cumhuriyet olduğunu, Cumhuriyetin temel niteliklerini ve devletin resmî dili, bayrağı, millî marşı ile başkentini düzenliyor. Dördüncü madde ise ilk üç maddenin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini hükme bağlıyor.
Kocasakal, bu anayasal çerçevenin korunması gerektiğini belirterek İstanbul Barosu’nun söz konusu maddelerin savunucusu olacağını ifade etti.
Bu çıkış, yeni baro yönetiminin önümüzdeki dönemde anayasal düzen, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve devletin yapısı konularında güçlü bir söylem benimseyeceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
“Cumhuriyetin kollayıcısı olmaya devam edeceğiz”
Kocasakal, İstanbul Barosu’nun yalnızca mesleki sorunlarla ilgilenen bir kurum olmadığını, hukuk devleti ve Cumhuriyetin temel ilkeleri konusunda da sorumluluk taşıdığını ortaya koydu.
Cumhuriyetin korunmasına yönelik vurgusu, konuşmasının öne çıkan bölümlerinden birini oluşturdu. Yeni başkan, baronun bu konudaki yaklaşımını devam ettireceğini belirterek, anayasal ilkelerin ve hukuk düzeninin korunmasına ilişkin kararlılık mesajı verdi.
Bununla birlikte Kocasakal’ın konuşmasındaki hak ve özgürlükler vurgusu da dikkat çekti. Hukukun herkes için eşit biçimde uygulanması gerektiğine işaret eden açıklamalar, yeni yönetimin önündeki önemli sorumluluklardan birinin de farklı görüşlerden avukatların haklarını gözetmek olacağını gösterdi.
“Kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmayacağız”
Kocasakal’ın konuşmasında öne çıkan bir diğer başlık, hak savunuculuğunda ayrım yapılmayacağı mesajı oldu.
Yeni başkan, İstanbul Barosu’nun hiç kimsenin kimliğine ve siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını ve hukukunu korumaya devam edeceğini belirtti.
Bu açıklama, baronun yalnızca belirli bir siyasi veya toplumsal kesimin değil, hukuki korumaya ihtiyaç duyan herkesin kurumu olması gerektiği yönündeki yaklaşımı ortaya koydu.
Avukatlık mesleğinin temel işlevlerinden biri olan savunma hakkının korunması, hukuk devletinin işleyişi açısından da önem taşıyor. Bu nedenle yeni yönetimin, seçim sürecinde ortaya çıkan farklı görüşleri bir arada tutabilmesi ve baroya kayıtlı avukatların tamamını kapsayan bir yönetim anlayışı oluşturması, önümüzdeki dönemin önemli başlıkları arasında yer alacak.
Avukatlık mesleğinin bağımsızlığı ve onuru
Kocasakal, konuşmasında avukatların mesleki sorunlarına da değindi. Mesleğin bağımsızlığının ve onurunun korunması için bütün meslektaşlarıyla birlikte hareket edeceklerini belirtti.
Avukatların mesleklerini baskıdan uzak ve bağımsız biçimde yerine getirebilmesi, savunma hakkının etkili kullanılması bakımından önem taşıyor. Ekonomik güçlükler, mesleki faaliyetlerin yürütülmesinde karşılaşılan sorunlar ve savunmanın yargı sistemi içindeki konumu da baroların gündeminde yer alan konular arasında bulunuyor.
Kocasakal’ın açıklaması, yeni dönemde meslektaşlar arasındaki ayrımların aşılması ve ortak sorunlara birlikte çözüm aranması yönünde bir mesaj olarak öne çıktı.
Ümit Kocasakal yeniden başkanlık koltuğunda
İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu, 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Dokuz adayın yarıştığı seçimde Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu’nun adayı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 10 bin 227 oy alarak başkan seçildi. Mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu ise 7 bin 22 oyla ikinci sırada yer aldı. <a href="https://istanbulbarosu.org.tr/haber/istanbul-barosu-baskanligina-cumhuriyetci-guc-birligi-grubu-adayi-av-prof-dr-umit-kocasakal-secildi">İstanbul Barosu’nun yayımladığı seçim sonuçları</a>, yönetimdeki değişimi ortaya koydu.
Kocasakal, daha önce 2010-2016 yılları arasında İstanbul Barosu Başkanlığı görevini yürütmüştü. Seçim sonucuyla birlikte yaklaşık on yıllık aranın ardından yeniden başkanlık görevine dönen Kocasakal, yeni dönemin ilk açıklamasında baronun kurumsal kimliği ve izleyeceği çizgi konusunda açık mesajlar verdi.
“İstanbul Barosu geri döndü”
Kocasakal, konuşmasının sonunda yeni döneme ilişkin kararlılığını şu sözlerle ifade etti:
“İstanbul Barosu, geleneksel çizgisine tekrar dönmüştür. Bundan sonra İstanbul Barosu; üniter yapının, ulus devletin, değiştirilemez ilk 4 maddenin gözcüsü ve sözcüsü olmaya devam edecek. Cumhuriyetin kollayıcısı olmaya devam edecek. Hiç kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını, hukukunu korumaya devam edeceğiz. Hiçbir meslektaşımızı ayırt etmeksizin mesleğimizin bağımsızlığı, sorunları ve onuru bakımından bütün meslektaşlarımızla beraber hareket edeceğiz.”
Kocasakal, açıklamasını “Herkese hayırlı ve uğurlu olsun. İstanbul Barosu geri döndü” sözleriyle tamamladı.
Yeni dönemin sınavı ne olacak?
Ümit Kocasakal’ın açıklamaları, İstanbul Barosu’nda yeni dönemin temel başlıklarını ortaya koydu: Cumhuriyetin temel niteliklerinin ve anayasal düzenin savunulması, hukuk devletinin güçlendirilmesi, herkesin hak ve özgürlüklerinin korunması ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığının güvence altına alınması.
Ancak yeni yönetimin başarısını belirleyecek olan yalnızca açıklamalar değil, bu hedefler doğrultusunda atılacak somut adımlar olacak. İstanbul Barosu’nun farklı görüşlere sahip avukatları ortak mesleki hedeflerde buluşturup buluşturamayacağı ve hukuk mücadelesini hangi uygulamalarla sürdüreceği, önümüzdeki dönemde yakından izlenecek.



