POLİTİKA

Meral Akşener seçim tarihi verirken topu Erdoğan'a attı...

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçimlerin 14 Mayıs'ta yapılacağını ifade etti. Akşener, "18 Haziran’da bu seçim kesinlikle olacaktır, olmalıdır. Şimdi aldığımız bilgilere göre 14 Mayıs’ta sayın Erdoğan’ın bu seçimi yapacağı yönünde" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçimlerin 14 Mayıs'ta yapılacağını ifade etti. Akşener, "18 Haziran’da bu seçim kesinlikle olacaktır, olmalıdır. Şimdi aldığımız bilgilere göre 14 Mayıs’ta sayın Erdoğan’ın bu seçimi yapacağı yönünde" dedi. "6 Nisan öncesinde bir seçim kararı alınırsa ona Meclis'te onay vereceğimizi söylemişti" diyen Akşener, "14 Mayıs'ta yetiştireceğiz deniyorsa yetiştirilir orada bir sorun yok. Ama bu kararı Erdoğan almak zorunda" ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, FOX TV'deki Çalar Saat programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kahramanmaraş merkezli deprem felaketine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akşener ,"Çok hızlı yürümesi gereken sistemin berbat bir bürokratik kararsızlık çıkardığını iyi kötü hissediyorduk da, ben bu deprem esnasında gördüm. Karar alamıyor insanlar, tüm bu yanlışlarına arka planında birincisi liyakatsizlik, beceriksizlik ama bir de bu tek adam sisteminin getirdiği hızlı olması gereken kararların tam tersine alınamadığı. Yukarıdan talimat gelmeyince de hiçbir bürokratın kıpırdamadığı bir sistem. Evet deprem olması bu topraklarda bir kaderdir ama afetin bir felakete dönüşmesi kader değil o beceriksizliktir. Afet kaderdendir ama felaket Beştepe’dendir. Umarım buradaki acayip beceriksizliklerin ortadan kaldırılması için adımlar atılır" ifadelerini kullandı.

"YAZIKLAR OLSUN; BÖYLE DÖNEMDE SİYASİ FAYDA SAĞLAMAYA ÇALIŞIYOR"

AKP Sözcüsü Ömer Çelik'e tepki gösteren Akşener, "Yazıklar olsun ya! Böyle bir dönemde buradan bir siyasi fayda sağlanmaya çalışılıyor. Yazıklar olsun. Bu milletin feraseti bakın onlara neler yapacak. Erdoğan’ın yerinde olsaydım CHP’nin belediye başkanları ile AKP ve MHP’nin belediye başkanlarını da bir araya getirir ve mesela Hatay’a bilerek AK Parti veya MHP’nin belediye başkanını oraya görevli tutardım. İstanbul’u bir başka şehre, Ankara’yı bir başka şehre" dedi.

Akşener, şöyle devam etti: "Buradan şunu sağlardım bir toplumsal olarak yan yana gelişi; iki kaynakların israf edilmeden beraberce kullanılmasını sağlardım; üçüncü olarak da bu düşmanlık hissini ortadan kaldırmış olurdum hem de o cumhurbaşkanının aslında herkesin cumhurbaşkanını ilan etmiş olurdum. Bakın bu deprem siyasetin her şeyini resetledi, yeniden başlıyor her şey. Hiç kimse 5 Şubat’ta yattığı gibi 6 Şubat’ta kalkmadı. Böyle bir şey olur mu ya Cumhur İttifakı aşağı, Cumhur İttifakı yukarı."

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhalefeti hedef alan açıklamaları da tepki gösteren Akşener, "Hicap diye bir kavram vardır, utanma daha başka bir şeydir. Yahu hicap duyguları gitmiş. Sen böyle bağırdığın zaman senin gözünün içine bakan o silsile aşağıda ne yapmaz kardeşim! En azından onu düşün be! Balık baştan kokarmış" diye konuştu.

"BİRİNCİ DERECEDE AHMAKLIK GÖRÜYORUM"

İlker Karagöz'ün "'Her türlü çirkefliği yapanları şimdilik not ediyoruz', AHBAP var, mücadele edenler için duyduğumuz sözler; 'kanı bozukluk', 'işbirlikçi sefiller', RTÜK’ün yasakları, Ekşi Sözlük’ün yasaklanması. Sizin not ettikleriniz ne peki?" şeklindeki sorusuna yanıt veren Akşener, şunları söyledi:

"Birinci derecede ahmaklık görüyorum bu sözleri, siyasi olarak gerçek bir geri zekâlılık görüyorum. Bu saatten sonra ölümü tatmış bir insanın neden korkusu olur ya! Kimle neyi korkutuyorsun! Hazır bir araya gelmişken bir iyilik dalgası var, çık üzerine kardeşim. Bunun yerine parmak sallıyor. Ne oluyor, kime yarıyor! Bir ahmaklık ve siyasi geri zekağlılık olarak görüyorum. Parmak sallamak bir ihtiyat haline geldi. Öğrenmeye kapalı bir yapı sadece seçim almaya odaklı, empati yoksunu bir yapı, sonuç itibariyle korkutursam her işleri hallederim deniyor. Her yeri kapattınız elinize ne geçti? Elimizde telefonlarımız var. Burayı kapattın da ne geçti eline!"

"KEMAL BEY ARADI, PAÇACI'NIN İSTİFASINI İSTEMEDİĞİNİ İFADE ETTİ"

Cihan Paçacı'nın istifasına ilişkin de konuşan Akşener, "Cihan Paçacı benim ağabey dediğim bir isim. Sayın Kılıçdaroğlu'nun da okuldan arkadaşıdır. Yanlış anlaşılmaya müsait bir demeç verdi. Yakın oldukları için Kılıçdaroğlu'nu karşılama görevini de Paçacı ve Aydın'a vermiştim. Masaya girerken öğrendim. Cihan Ağabey istifa etti. Kemal Bey telefon etti, istifasını istemediğini ifade etti. Cihan Ağabey kendi istifa etti. Ben Cihan Ağabey diyorum. Fi tarihinden ağabeyim. Bir yanlış anlaşılmaya müsaade eden bir sonuç ortaya çıkınca böyle oldu" ifadelerini kullandı.

Akşener, şöyle devam etti: "Sayın Paçacı yapmasaydı böyle bir eylemi, CHP ne yapacaktı acaba? Ama Sayın Kuşoğlu'nun söyledikleri duruyor öyle. Burada ifade ettiğim şey şu; sürekli parmaklar İYİ Parti'ye sallanıyor. Ben Sayın Kılıçdaroğlu'nu da aradım Ekrem Bey mevzusunda, oraya çağırdım. Kemal Bey'e ulaşamadım. İşler bitti ben gideceğim... Ekrem Bey bana dedi ki; kalır mısınız? Sonra üste çıkıp kısa bir konuşma yapabilir misiniz... Peki yaptık. Bir de ayrıca grubu olan genel başkan olarak ben de orada dikildim."

"14 MAYIS'TA SEÇİM YAPILACAK"

Seçim tarihi tartışmalarına değinen Akşener, "18 Haziran’da bu seçim kesinlikle olacaktır, olmalıdır. Şimdi aldığımız bilgilere göre 14 Mayıs’ta Sayın Erdoğan’ın bu seçimi yapacağı yönünde. Bu kararın 10 Mart’ta alınması gerekiyor. Biz eğer 6 Nisan öncesinde bir seçim kararı alınırsa ona Meclis'te onay vereceğimizi söylemiştik. Çünkü bir kanun çıkmıştı eski seçim yasasına yürüsün diye, bu 14 mayıs bunun karşılığı değil, dolayısıyla Meclis'te biz buna onay vermeyeceğimizi ilan etmiştik, aynı yerde duruyoruz" diye konuştu.

Akşener, şunları ifade etti: "Şimdi yetiştirip yetiştirilemeyeceği benim tamamen mantığım çerçevesinde gerçekler üzerinden bir tarifimde 14 Mayıs'ta yetiştireceğiz deniyorsa yetiştirilir orada bir sorun yok. ama bu kararı Erdoğan almak zorunda. Niçin buna rağmen hızlı bir şekilde yapılacağını siyasi olarak soruyorsanız, benim gezip gördüğüm bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkan gerçeklik şu, Sayın Erdoğan bu işin becerilemediğini anladı, uzadığı takdirde daha büyük beceriksizliklerle karşılaşılabileceğini herhalde anladı, ciddi bir para topladı dolayısıyla bazı şeyleri daha hızlı bir şekilde yaparmış gibi bir dili geliştirmek daha kolay. Geleceğe dair söyleyecek bir şey kalmadığı için en uygun zaman gibi görünüyor."