Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesi hakkında yürütülen soruşturmada yeni iddialar gündeme geldi. Eski yakın korumasının savcılık ifadesinde 2021 yılından itibaren cinsel saldırıya uğradığını ileri sürdüğü, baskı gördüğünü ve kendisine gizlilik amacıyla belge imzalatıldığını iddia ettiği bildirildi. Soruşturmanın genişletilen bölümünde 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 8 şüphelinin yakalandığı açıklandı. Sarıgül ise suçlamaları reddediyor.
Soruşturmanın kapsamı genişledi
Mustafa Sarıgül ve ailesi hakkında yürütülen adli soruşturma, kamuoyuna yansıyan yeni ifadelerle farklı bir boyut kazandı. Başlangıçta mali işlemler, dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama iddiaları çerçevesinde gündeme gelen dosyada, cinsel saldırı ve istismar iddialarının da araştırıldığı bildirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, eski yakın korumanın savcılık ifadesine yansıyan anlatımları ve dosyada bulunduğu belirtilen görüntüler gündeme geldi.
29 Ekim 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan bilgilere göre soruşturmanın bu aşamasında 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonlarda 8 kişinin gözaltına alındığı, diğer 2 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Ancak gözaltı kararlarının kapsamı ve şüphelilerin her birine yöneltilen suçlamalar hakkında ayrıntılı resmî bilgi paylaşılmadı. Bu nedenle soruşturmadaki kişilerin hukuki konumları birbirinden ayrı değerlendirilmek zorunda.
Eski yakın korumasından ağır suçlamalar
Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından birini, Sarıgül'ün eski yakın koruması Beşir Ömer Demir'in savcılık ifadesinde dile getirdiği iddialar oluşturuyor.
Basına yansıyan ifadelere göre Demir, Mustafa Sarıgül ile gençlik yıllarında tanıştığını, ilerleyen yıllarda Sarıgül'ün çalışma ekibinde görev aldığını ve 2015 yılında onun ekibinde çalışmaya başladığını anlattı.
Eski koruma, ifadesinde 2021 yılından itibaren birden fazla kez cinsel saldırıya uğradığını ileri sürdü. İddialarını uzun süre açıklayamadığını belirten Demir'in, Sarıgül'ün siyasi ve ekonomik gücünden çekindiğini ve ailesinin güvenliği konusunda endişe duyduğunu söylediği aktarıldı.
Bu anlatımlar, soruşturma dosyasına yansıdığı belirtilen iddialardır. İddiaların doğruluğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından, bunların kanıtlanmış olaylar gibi değerlendirilmemesi gerekiyor.
2024 yılında yayımlanan görüntüler yeniden gündemde
Soruşturmanın geçmişinde 2024 yılında kamuoyuna yansıyan ve Sarıgül ile eski korumasının birlikte bulunduğu öne sürülen görüntüler de bulunuyor.
Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından yaşanan gelişmeler, soruşturma kapsamında yeniden tartışılmaya başlandı. Eski korumanın ifadesinde, söz konusu görüntülerin kaydedilmesi ve sonrasında yaşanan olaylarla ilgili çeşitli iddialar dile getirdiği bildirildi.
Demir'in, görüntülerin kendisinin bilgisi dışında kaydedildiğini ve bazı kişilerin kayıt sürecinde rol oynadığını ileri sürdüğü aktarıldı. Görüntülerin kim tarafından, hangi koşullarda kaydedildiği ve sonradan nasıl dolaşıma girdiği konularının da araştırılması gerekiyor.
Bir görüntünün varlığı tek başına görüntüdeki kişilerin rızası, olayın koşulları veya herhangi bir suçun oluşup oluşmadığı konusunda kesin sonuca ulaşmak için yeterli değildir. Bu konularda teknik incelemeler ve diğer deliller önem taşıyor.
100 bin avroluk cezai şart iddiası
Eski korumanın ifadesine yansıdığı belirtilen bir diğer önemli iddia ise 2024 yılında görüntülerin gündeme gelmesinden sonra imzalatıldığı öne sürülen belgeyle ilgili.
Basına yansıyan bilgilere göre Demir, Sarıgül hakkında konuşmaması amacıyla kendisine 100 bin avro cezai şart öngören bir belge imzalatıldığını ileri sürdü.
Ayrıca kendisine 150 bin dolar ödeme yapıldığı yönünde bir iddianın da ifadesinde yer aldığı bildirildi.
Söz konusu belge ve ödeme iddialarının hukuki niteliği, varsa belgelerin asılları, ödeme kayıtları ve tarafların beyanlarıyla birlikte değerlendirilmek durumunda. Bu iddiaları doğrulayan kesinleşmiş bir yargı kararı kamuoyuna açıklanmış değil.
10 kişi hakkında gözaltı kararı
Soruşturmanın genişletilen bölümünde verilen gözaltı kararları, dosyanın yalnızca iki kişi arasındaki iddialarla sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Basına yansıyan bilgilere göre hakkında gözaltı kararı verilenler arasında dönemin Şişli Belediyesi çalışanlarından biri, Sarıgül'ün iki yakın koruması, Ankara'da faaliyet gösteren bir erkek berberi ve geçmişte istismara uğradığı iddia edilen iki kardeş bulunuyor. Görüntülerin kaydedilmesinde rol oynadığı öne sürülen bir temizlik görevlisinin de listede yer aldığı aktarıldı.
29 Ekim'de yayımlanan haberlerde 10 şüpheliden 8'inin gözaltına alındığı, 2 kişi için arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Bununla birlikte gözaltı kararı verilen kişilerin her birinin hangi eylemle ilişkilendirildiği ve hangi suçlamaya muhatap olduğu konusunda ayrıntılı resmî açıklama bulunmuyor. Gözaltına alınmak, tutuklanmak veya soruşturma kapsamında ifade vermek, tek başına suçluluğun kanıtı değildir.
Sarıgül'den sert yanıt: İddiaları reddetti
Mustafa Sarıgül, kendisi ve ailesi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklamasında suçlamaları kabul etmedi.
Sarıgül, soruşturma dosyasındaki iddiaların asılsız olduğunu savunurken, haber ve yorumlarda kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürdü. Avukatları aracılığıyla hukuki girişimlerde bulunacağını ve soruşturmanın gizliliğini ihlal eden kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Sarıgül ayrıca, soruşturmanın sonuçlanmasına kadar adalet ve hakkaniyet çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
Eski korumanın beyanları ile Sarıgül'ün açıklamaları arasında ciddi bir çelişki bulunuyor. Bu çelişkinin giderilmesi, iddiaların bağımsız delillerle desteklenip desteklenmediğinin ortaya çıkarılması ve tarafların hukuki haklarının korunması, soruşturmanın temel meseleleri arasında yer alıyor.
Yeni Parti üyeliğini askıya aldı
Soruşturmanın siyasi yansımaları da gündeme geldi. Sarıgül, hakkındaki iddialar açıklığa kavuşana kadar Yeni Parti üyeliğinin askıya alınması için başvuracağını duyurdu.
Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Sarıgül'ün kararını olumlu karşıladıklarını belirterek, mevcut durumda Sarıgül'ün partiyle ilişkisinin bulunmadığını açıkladı. Parti yönetiminin, soruşturma sonuçlandıktan sonra durumun yeniden değerlendirilebileceğine ilişkin açıklamaları da basına yansıdı.
Bu gelişme, adli sürecin siyasi sonuçlarının da yakından takip edildiğini gösteriyor. Bununla birlikte parti üyeliğine ilişkin karar, suçlamaların doğruluğu konusunda verilmiş bir yargı hükmü niteliği taşımıyor.
Milletvekili dokunulmazlığı nasıl bir süreç doğuracak?
Mustafa Sarıgül'ün milletvekili olması, hakkındaki iddiaların hukuki süreçte nasıl ele alınacağı konusunda anayasal hükümleri de gündeme getiriyor.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 83'üncü maddesi, milletvekillerinin yasama dokunulmazlığını düzenliyor. Bu korumanın kapsamı ve uygulanması, soruşturmanın hangi suçlamalar yönünden ve hangi usulle ilerleyebileceği bakımından önem taşıyor.
Ancak dokunulmazlığın kapsamı, dosyadaki her işlem bakımından otomatik ve sınırsız bir engel olarak değerlendirilmemeli. Somut dosyada hangi işlemlerin yapılabileceği, isnat edilen fiiller ve ilgili anayasal hükümler çerçevesinde yetkili makamlarca ele alınmalı.
Sarıgül hakkındaki iddiaların hangi usulle ve hangi aşamada değerlendirileceğine ilişkin resmî açıklamalar, sürecin bundan sonraki yönünü belirleyecek.
Soruşturmanın sonucu bekleniyor
Mustafa Sarıgül hakkında gündeme gelen cinsel saldırı iddiaları, hem adli hem de siyasi açıdan kamuoyunun yakından izlediği başlıklardan biri hâline geldi.
Önümüzdeki süreçte eski korumanın ifadeleri, varsa görüntülere ilişkin teknik incelemeler, belge ve ödeme iddiaları ile diğer şüphelilerin anlatımları önem taşıyacak. Soruşturmanın mali işlemlerle ilgili bölümü ile cinsel saldırı ve istismar iddialarının hangi bağlantılar üzerinden değerlendirildiği de açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında.
Hukuki açıdan temel ölçüt açık: İddialar ciddiyetle araştırılmalı, varsa mağdur beyanları ve deliller yetkili makamlarca incelenmeli, suçlanan kişilerin savunma hakları korunmalı ve hiç kimse hakkında yargı kararı kesinleşmeden suçlu hükmü verilmemeli.
Mustafa Sarıgül suçlamaları reddediyor. Soruşturmanın nihai sonucu ve iddiaların hukuki karşılığı ise yetkili makamların incelemesi ve yargı süreci sonunda netleşecek.
aydınSes Haber Merkezi
Haber, 29 Ekim 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan bilgilere dayanılarak özgün bir dille hazırlanmıştır. Soruşturma devam ettiğinden, yeni resmî açıklamalar doğrultusunda güncellenmelidir.





