Eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul'da yürütülen geniş kapsamlı fon ve sermaye piyasası soruşturması kapsamında tutuklandı. Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlamalarıyla hakim karşısına çıkarılan Kaya hakkında tutuklama kararı verilirken, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
FON SORUŞTURMASINDA DİKKAT ÇEKEN TUTUKLAMA
Türkiye'nin finans ve sermaye piyasalarını sarsan fon soruşturmasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemler ve bazı yatırım fonları üzerinden elde edildiği ileri sürülen kazançlara ilişkin yürütülen soruşturma, daha önce finans kuruluşları, portföy yöneticileri ve çeşitli kamu görevlilerinin de gündeme gelmesiyle geniş bir boyuta ulaşmıştı.
Kaya'nın tutuklanmasıyla soruşturma, yalnızca finans çevreleriyle sınırlı kalmayan, siyasi bağlantıları da tartışmaya açan yeni bir aşamaya girdi.
ADLİYEDE SAATLER SÜREN İFADE TRAFİĞİ
Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, soruşturma kapsamında yeniden ifadeye çağrıldı.
5 Kasım'da İstanbul Adliyesi'ne gelen üç ismin savcılık işlemleri gün boyunca devam etti. Kaya'nın ifade işleminin yaklaşık 2 saat 15 dakika sürdüğü bildirildi.
Savcılık, Fatma Betül Sayan Kaya'yı iki ayrı suçlama kapsamında tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti.
Mahkeme, yapılan değerlendirme sonucunda Kaya'nın tutuklanmasına karar verdi.
Aynı soruşturma kapsamında ifade veren İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve düzenli imza verme yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmalarına hükmedildi.
SAVCILIĞIN DOSYASINDA OZATA DENİZCİLİK HİSSELERİ VAR
Tutuklama kararına dayanak oluşturan savcılık sevk yazısında, Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret AŞ'nin Borsa İstanbul'da işlem gören OZATD kodlu hisselerine ilişkin hareketler önemli yer tuttu.
Savcılığın sevk yazısında aktarılan değerlendirmelere göre, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hazırlanan inceleme raporunda, Kaya'nın sermaye piyasası aracının fiyatını ve yatırımcı kararlarını etkileyebilecek kamuya açıklanmamış bilgilere sahip olduğu yönünde bulgulara yer verildi.
Dosyada, Tera Grubu'nun söz konusu hissede şirket ve fon hesapları üzerinden yoğun alım işlemleri gerçekleştirdiği tespitine de dikkat çekildi.
Kaya'nın ifadesinde Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişe dayanan tanışıklığının bulunduğunu ve yatırım sürecinde görüşmelerinin devam ettiğini belirttiği, ayrıca grubun Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile de görüştüğünü söylediği aktarıldı.
Savcılık yazısında, Kaya adına Tera Grubu bünyesinde yatırım hesabı açıldığına ilişkin tespitlerin de bulunduğu belirtildi.
HİSSELERİN TASFIYE KARARINDAN BİR GÜN ÖNCE SATILMASI
Soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından biri, hisse satışının gerçekleştirildiği tarih oldu.
Savcılık sevk yazısındaki değerlendirmeye göre, OZATD hisselerindeki yükseliş Nisan 2026'da başladı. Fonlarla ilgili tasfiye kararının alındığı 17 Eylül tarihinden bir gün önce, 16 Eylül'de ise Kaya'nın elindeki hisseleri elden çıkardığı belirtildi.
Dosyada, satışın klasik borsa işlemi şeklinde değil, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye virman yoluyla gerçekleştirildiği ve satış bedelinin aynı gün Kaya'nın hesabına geçtiği ifade edildi.
Burada üzerinde durulan önemli teknik ayrıntı ise T+2 ve T+0 işlem farklılığı oldu.
Normal koşullarda T+2 sisteminde hisse satışından elde edilen tutarın hesaba geçmesi iki iş günü sürerken, savcılık yazısında söz konusu işlemin virman yöntemiyle aynı gün sonuçlandırıldığına dikkat çekildi.
Savcılık, hisse işlemlerinin zamanlamasını, yatırım miktarını ve Tera Grubu yöneticileriyle kurulan iletişimi birlikte değerlendirerek, Kaya'nın tasfiye kararından önceden haberdar olmuş olabileceği yönünde şüphe bulunduğunu ileri sürdü.
Bu değerlendirmeler tutuklama talebinin gerekçeleri arasında gösterildi.
FONLARDAKİ KRİZ NASIL BAŞLADI?
Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasıyla yeniden gündeme gelen soruşturmanın arka planında, yatırım fonlarında yaşanan ciddi sorunlar bulunuyor.
Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül 2026 tarihinde yedi portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine ilişkin karar aldı.
TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY bünyesindeki fonların bir bölümünde yaşanan ödeme ve işlem sorunları, yatırımcıların paralarına erişimi konusunda ciddi tartışmalara yol açtı.
Bazı fonların yükümlülüklerini yerine getirememesi ve işlemlerin durdurulması üzerine konu yalnızca yatırımcıların değil, yargı ve denetim kurumlarının da gündemine girdi.



