GÜNDEM

Dev Siber Sahtecilik Ağına Ağır Ceza: 257 Sanık Mahkûm Edildi

Kamu Sistemlerine Sızıp Sahte Diploma ve Elektronik İmza Ürettiler. Örgüt Liderine 116 Yıl 3 Ay Hapis cezası istendi.

Ankara’da kamu kurumlarının bilişim sistemlerine sızarak sahte elektronik imza, diploma, sürücü belgesi ve kişisel veri ağı oluşturduğu iddia edilen organize suç yapılanmasına ilişkin davada karar çıktı. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi, kamuoyunda “sahte e-imza ve diploma çetesi” olarak bilinen yapılanmayı Türk Ceza Kanunu’nun 220/2 maddesi kapsamında “suç örgütü” kabul ederek yüzlerce sanık hakkında hüküm kurdu.

Toplam 286 sanığın yargılandığı dev dosyada, 257 sanık hakkında çeşitli suçlardan mahkûmiyet kararı verildi. Örgüt lideri olduğu belirtilen Ziya Kadiroğlu ise toplam 116 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemenin verdiği kararın, Türkiye’de bilişim sistemleri üzerinden işlenen organize suçlara yönelik en kapsamlı yargılamalardan biri olduğu değerlendiriliyor.

Kamu Kurumlarının E-İmzalarını Kopyaladılar

Soruşturma dosyasına göre şüpheliler, çeşitli kamu kurumlarında görev yapan üst düzey yöneticilere ait elektronik imzaları kopyalayarak sistemlere yetkisiz erişim sağladı. Hazırlanan iddianamelerde; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yöneticileri, YÖK yetkilileri ve çok sayıda üniversitenin öğrenci işleri personeline ait elektronik imzaların yasa dışı şekilde kullanıldığı belirtildi.

Bu yöntemle sahte diploma, mezuniyet kaydı, sürücü belgesi ve mesleki yeterlilik sertifikaları üretildiği öne sürüldü. İddialara göre bazı kişilerin sınav sonuçları sistem üzerinden değiştirilirken, başarısız adaylar “başarılı” gösterildi.

22 İlde Operasyon Düzenlenmişti

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Ankara merkezli 22 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, çok sayıda dijital materyal ele geçirilmişti. Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin teknik incelemelerinde, sahte e-imzalar aracılığıyla onlarca kişiye usulsüz sürücü belgesi ve eğitim sertifikası oluşturulduğu tespit edilmişti.

Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamelerde sanıklar hakkında “resmi belgede sahtecilik”, “bilişim sistemine hukuka aykırı erişim”, “kişisel verileri ele geçirme” ve “örgüt kurma” suçlarından ağır hapis cezaları talep edilmişti.

Dava Sürecinde Çarpıcı İddialar

Yargılama boyunca mahkemeye yansıyan savunmalar ve iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Dosyada bazı kişilerin yasa dışı şekilde akademik unvan elde ettiği, sistem üzerinden mezuniyet kayıtları oluşturulduğu ve kamu veri tabanlarının organize biçimde manipüle edildiği öne sürüldü.

Mahkemenin verdiği kararın ardından gözler şimdi istinaf sürecine çevrildi. Hukuk çevreleri, kararın Türkiye’de dijital güvenlik, e-devlet altyapısı ve elektronik imza sistemlerinin güvenilirliği konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getireceğini değerlendiriyor.