İstanbul Barosu’nun yeni başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, başkanlık görevini Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu’ndan devraldı. Devir teslim töreninde mesleki dayanışma, baronun kurumsal kimliği ve avukatların ortak sorunları ön plana çıktı. Kocasakal, bütün seçim gruplarından avukatlarla bir araya geleceklerini belirterek geniş katılımlı bir çalıştay ve gerektiğinde olağanüstü genel kurul düzenlenmesinin gündemlerinde olduğunu açıkladı.

İstanbul Barosu’nda 128. Olağan Genel Kurul seçimlerinin ardından beklenen görev değişimi gerçekleşti. 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde yapılan seçimlerde başkanlığa seçilen Prof. Dr. Av. Ümit Kocasakal, 2 Kasım’da Beyoğlu’ndaki İstanbul Barosu binasında düzenlenen törenle görevi Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu’ndan devraldı.

Sarıgül Soruşturması  Şişli Belediye Başkanlığı dönemine gitti! 2 kişi tutuklandı
Sarıgül Soruşturması Şişli Belediye Başkanlığı dönemine gitti! 2 kişi tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu’nda gerçekleşen bu değişim, yalnızca başkanlık koltuğunun el değiştirmesi olarak değil, yeni yönetimin mesleki sorunlara yaklaşımı ve önümüzdeki döneme ilişkin çalışma hedefleri bakımından da önem taşıyor.

KOCASAKAL’DAN BÜTÜN AVUKATLARA BİRLİK VE DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Görevi devraldıktan sonra konuşan yeni Başkan Ümit Kocasakal, İstanbul Barosu’nun kişilerin ve yönetimlerin üzerinde, köklü bir meslek kuruluşu olduğuna dikkat çekti.

Baronun hiçbir kişinin ya da grubun malı olmadığını vurgulayan Kocasakal, yönetimlerin değişebileceğini ancak kurumun kalıcı olduğunu ifade etti.

Kocasakal, önceki yönetimin iki yıllık çalışmaları dolayısıyla İbrahim Kaboğlu’na, yönetim kurulu üyelerine ve baronun ilgili kurullarına teşekkür etti.

Yeni dönemin en dikkat çekici mesajlarından biri ise seçim sürecinde farklı gruplar arasında yaşanan rekabetin geride bırakılması gerektiği yönündeydi.

Kocasakal, “Hiçbirimiz birbirimizin düşmanı değiliz” diyerek farklı siyasi görüşlere sahip avukatların ortak mesleki sorunlar söz konusu olduğunda birlikte hareket edebileceğini belirtti.

MESLEK SORUNLARI İÇİN BÜYÜK ÇALIŞTAY HAZIRLIĞI

Kocasakal’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri, avukatlık mesleğinin karşı karşıya bulunduğu sorunların geniş katılımla ele alınması oldu.

Yeni başkan, yalnızca kendisini destekleyenlerle değil, genel kurul seçimlerine katılan bütün gruplardan avukatlarla bir araya geleceklerini söyledi.

Bu kapsamda geniş katılımlı bir çalıştay düzenlenmesi üzerinde durduklarını belirten Kocasakal, mesleki sorunların kapsamlı biçimde tartışılabileceği olağanüstü bir genel kurul seçeneğini de gündeme getirdi.

Kocasakal’ın açıklamasına göre bu toplantılarda avukatların ortak sorunları, mesleğin geleceği ve çözüm önerileri ele alınabilecek.

Çalıştayın kesin tarihi, katılımcıları ve gündem maddeleri henüz açıklanmadı. Olağanüstü genel kurulun yapılıp yapılmayacağı da önümüzdeki dönemde yapılacak değerlendirmelere bağlı olacak.

“İSTANBUL BAROSU’NUN İTİBARI HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR”

Kocasakal, baronun kurumsal kimliğinin ve avukatlık mesleğinin saygınlığının korunmasına özel vurgu yaptı.

“İstanbul Barosu’nun kurumsal kimliği ve itibarı, avukatlık itibarı her şeyin üstündedir” diyen Kocasakal, meslektaşlar arasındaki tartışmaların da mesleğin saygınlığına uygun biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

“Avukatın kavgası bile avukata yaraşır biçimde olmalıdır” sözleri, yeni yönetimin meslek içi iletişim ve dayanışma konusundaki yaklaşımının önemli mesajlarından biri olarak öne çıktı.

KABOĞLU’NDAN YENİ YÖNETİME DÖRT SAYFALIK DEVİR TESLİM RAPORU

Görevi devreden Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu da törende yaptığı konuşmada yeni başkan ve yönetim kuruluna başarılar diledi.

Kaboğlu, iki yıllık görev döneminde tamamlanan, devam eden ve henüz sonuçlandırılamayan çalışmaları içeren dört sayfalık bilgi notunu Kocasakal’a teslim etti.

Devir teslim sırasında özellikle İstanbul Barosu Araştırma, Eğitim ve Uygulama Merkezi bünyesindeki faaliyetler hakkında bilgi verildi.

Kaboğlu, baro kütüphanesinin hizmete açıldığını, Lokal 1878'in ise kasım ayında faaliyete geçmesinin öngörüldüğünü aktardı.

Ayrıca adil yargılanma hakkına ilişkin yasa önerisi çalışmalarının yedi üniversiteden akademisyenler ve çeşitli hukuk kuruluşlarının katılımıyla sürdürüldüğünü belirtti.

Görev döneminde gerçekleştirilen uluslararası hukuk toplantılarına da değinen Kaboğlu, Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve adil yargılanma-savunma hakkı konularındaki çalışmaların yayın aşamasına taşındığını ifade etti.

Kaboğlu, İstanbul Barosu’nun başkanların görev süreleriyle sınırlı olmayan, kurumsal hafızası ve sorumluluğu bulunan köklü bir kuruluş olduğunu vurgulayarak yeni yönetime başarılar diledi.

SEÇİMDE 30 BİNİ AŞKIN AVUKAT SANDIK BAŞINA GİTTİ

İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 128. Olağan Genel Kurulu’nda dokuz aday başkanlık için yarıştı.

Baronun açıkladığı sonuçlara göre seçimde 30 bin 36 avukat oy kullandı.

Prof. Dr. Ümit Kocasakal 10 bin 227 oy alarak yüzde 34,05 oy oranıyla başkanlığa seçildi. Önceki başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu ise 7 bin 22 oy ve yüzde 23,38 oranında oy aldı.

Seçim sonuçları, baro içerisindeki farklı mesleki ve düşünsel grupların temsil edildiği rekabetçi bir sürecin ardından yönetimin değiştiğini ortaya koydu.

GÖZLER YENİ YÖNETİMİN ATACAĞI ADIMLARDA

İstanbul Barosu’nda başlayan yeni dönemde gözler, seçim döneminde dile getirilen vaatlerin ve devir teslim töreninde açıklanan çalışma hedeflerinin nasıl hayata geçirileceğine çevrildi.

Özellikle avukatların ekonomik koşulları, mesleğe yeni başlayan hukukçuların yaşadığı sorunlar, savunma hakkı, yargı bağımsızlığı, meslek içi dayanışma ve baronun kurumsal işleyişi gibi başlıkların yeni dönemin tartışma alanları arasında yer alması bekleniyor.

Ancak bu başlıkların henüz kesinleşmiş bir çalıştay programı olmadığı, Kocasakal'ın açıklamalarının önümüzdeki döneme ilişkin plan ve değerlendirmeleri yansıttığı unutulmamalı.

İstanbul Barosu’nun yeni yönetiminin önümüzdeki süreçte oluşturacağı çalışma takvimi, hem avukatlar hem de hukuk kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.

İstanbul Barosu’nda şimdi yeni bir dönem başlıyor. Bu dönemin en önemli sınavlarından biri, seçim sürecinde farklılaşan görüşleri ortak mesleki sorunlar etrafında buluşturabilmek ve açıklanan çalıştay hedeflerini somut sonuçlara dönüştürmek olacak.