POLİTİKA

İmamoğlu ile Eyüpsultan'da başörtüsü diyaloğu! Bin kez kaybedelim, bir kez ayrıştırmayalım...

İmamoğlu’nun Eyüpsultan’daki esnaf gezisinde ise, ilginç bir başörtüsü diyalaoğu yaşandı. İmamoğlu, kendisine, “Başörtülülere önyargılı yaklaşmadığınız için çok mutluyuz ve sizi destekliyoruz” diyen vatandaşa, “Estağfurullah. Kime önyargılı yaklaşabiliriz ki. Allah korusun. Siyasette bin kez kaybedelim, ama bir kez ayrıştırmayalım." dedi.

EYÜPSULTAN – GAZİOSMANPAŞA / İSTANBUL- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Eyüpsultan’da esnaf; Gaziosmanpaşa’da pazar ziyaretleri yapıp, Karadeniz Mahallesi’nde halk buluşması gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Eğer emekliye 7 bin lira verirsem, 1,4 trilyon; 10 bin lira verirsem, 1,9 trilyon yük gelir” sözlerine tepki gösteren İmamoğlu, “Peki ben size, bütçeye gelen yükle ilgili bir hatırlatma yapayım. Kaç yıl önce, hatırlayın, ‘Mültecilere 40 milyar dolar harcadım’ dedi mi? Peki o yük olmadı… O günden bugüne de 4 yılda daha ne kadar harcadı, onu da bilmiyoruz. Bütçeye o kadar yük olan şey var ki. Bakın; sarayını mı söylesem, başka şeyleri mi söylesem… Onlara girmeyeceğim. Onun için, onlar işin bu kötü sayfasını, siyasetin kirli sayfalarını açmaya çalıştıkça, ben, bu kötü yönettikleri ülkenin ekonomisini, ülkenin eğitimini, ülkenin mülteci sorununu suratlarına vurmaya devam edeceğim kardeşim, vurmaya devam edeceğim” dedi.

İmamoğlu’nun Eyüpsultan’daki esnaf gezisinde ise, ilginç bir başörtüsü diyalaoğu yaşandı.  İmamoğlu, kendisine, “Başörtülülere önyargılı yaklaşmadığınız için çok mutluyuz ve sizi destekliyoruz. Birleştirici olmanız büyük kazanım” diyen vatandaşa, “Estağfurullah. Kime önyargılı yaklaşabiliriz ki. Allah korusun. Hiçbir farkımız yok birbirimizden. Başka bir duam yok yani. Siyasette bin kez kaybedelim, ama bir kez ayrıştırmayalım. Bizim insanımız yani. Kime baksam, benim yuvamda bir karşılığı var. Şu an memleketin en büyük tehdidi ayrıştırmak. Bir başka tehdit de önyargı yani. Allah korusun. İyi ki varsınız” yanıtını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen’le esnaf; CHP Gaziosmanpaşa Belediye Başkan adayı Hakan Bahçetepe ile de semt pazarı ziyaretleri yaptı. Her iki ziyarette de İmamoğlu ve vatandaşlar arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Eyüpsultan Çarşısı’nda vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan İmamoğlu ve Özmen, yurttaşlardan gelen destek, eleştiri, talep, temenni ve sorunları dinledi. İmamoğlu’yla anı fotoğrafları çektiren bazı vatandaşlar, cep telefonu üzerinden yaptıkları canlı yayınlarla yakınlarını İBB Başkanı’yla buluşturdu.

VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “YALANDAN, RİYADAN BIKTIK, USANDIK. 100 KERE TEKRARLASINLAR; YİNE EKREM İMAMOĞLU”

İmamoğlu, kendisine, “Başörtülülere önyargılı yaklaşmadığınız için çok mutluyuz ve sizi destekliyoruz. Birleştirici olmanız büyük kazanım” diyen vatandaşa, “Estağfurullah. Kime önyargılı yaklaşabiliriz ki. Allah korusun. Hiçbir farkımız yok birbirimizden. Başka bir duam yok yani. Siyasette bin kez kaybedelim, ama bir kez ayrıştırmayalım. Bizim insanımız yani. Kime baksam, benim yuvamda bir karşılığı var. Şu an memleketin en büyük tehdidi ayrıştırmak. Bir başka tehdit de önyargı yani. Allah korusun. İyi ki varsınız” yanıtını verdi. Yaş almış bir kadın vatandaş, İmamoğlu’na, “Başkanım, yolun açık olsun. Her zaman arkanızdayız. Yalandan, riyadan bıktık, usandık. 100 kere tekrarlasınlar; yine Ekrem İmamoğlu” sözleriyle seslendi. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Sağ ol anneciğim” oldu.

MİLLİYETÇİ VATANDAŞ’TAN İMAMOĞLU’NA: CHP’YE ŞİMDİYE KADAR HİÇ

OY VERMEDİM. AK PARTİ’YE DE VERMEDİM AMA SANA VERECEĞİM”

Adının Türkan olduğunu söyleyen bir vatandaş da ağlayarak İmamoğlu’na sarıldı ve “Eşim seni çok seviyordu. 20 gün önce vefat etti. ‘Nur yüzlüm benim’ diyordu, ‘Nur yüzlüm’. Bütün millet ile kavga ediyordu bu parti yüzünden. Hep kötü oluyordu. İkametimi buraya alacağım, ona oy atacağım diyordu” dedi. Türkan Hanım’ı teskin etmeye çalışan İmamoğlu, yurttaşa, “Başın sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Doğrudan yana olmak bazen zordur” diyerek nereden geldiğini sordu. Samsun Çarşamba’dan geldiğini söyleyen Türkan Hanım, “Burada vefat etti. Götürdük Samsun’a. Burada oğlum, gelinim, kızlarım var” deyince, İmamoğlu tekrar yurttaşa sarılarak, “Güzel hemşehrim, güzel anneciğim, Allah rahmet eylesin. Kurban olurum sana” sözleriyle onun acısına ortak oldu.  İmamoğlu, bir vatandaşın, “Ben milliyetçiyim. CHP’ye şimdiye kadar hiç oy vermedim. AK Parti’ye de vermedim ama sana vereceğim. Allah yolunuzu açık etsin” sözlerine, “Ne mutlu, ben de sana layık olacağım. Hiç endişeniz olmasın” yanıtını verdi.  

KADIN VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “SAYENİZDE İSPARK’A GİRİŞ YAPTIM”

İmamoğlu, Gaziomanpaşa Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’ndeki semt pazarında da yoğun ilgiyle karşılandı. Esnafa hayırlı işler temennisinden bulunan İmamoğlu, vatandaşlarla da sohbet etti. İmamoğlu, “Sizin sayenizde İBB’de, İSPARK’a giriş yaptım” diyen bir kadın vatandaşı, “Ne güzel, iyi işlerin olsun. Ailene sevgilerimi ilet” şeklinde yanıtladı. İmamoğlu ve Bahçetepe’nin Gaziosmanpaşa’daki son durağı, Karadeniz Mahallesi’nde gerçekleştirilen halk buluşması oldu. Coşkulu bir kalabalığa konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“BİZİM MEYDANLARIMIZDA AİLELERLE BULUŞUYORUZ”

“Bizim meydanlarımızda artık ailelerle buluşuyoruz. Hem hanımefendiler hem beyefendiler, sevgili anneler, sevgili teyzeler, güzel çocuklarımız var, bebeklerimiz var ve gençlerimiz var. Kısacası ailece bir aradayız. Çok güzel gözüküyorsunuz buradan. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Az önce bir arkadaşım sordu, ‘Özellikle annelerin, hanımefendilerin yoğun teveccühünü görüyorsunuz’ dediler. Dedim ki, ‘Benim bir şehre bakışım şöyle: Aileme nasıl bakıyorsam, ailemle ilgili, yuvamla ilgili, eşim, çocuklarım, annem, babam, aileme nasıl bakıyorsam, Allah sizi inandırsın, tüm kalbimle söylüyorum, bu şehrin çocuklarına, bu şehrin kadınlarına, bu şehrin yuvalarına da öyle bakıyorum. Hiç birbirinden ayırt etmiyorum. Hiçbir zaman, ‘Bize oy vermezseniz, gününüzü görürsünüz kimseye’ demedik. Şükürler olsun. Biz meseleyi, ‘sadece oy veren, vermeyen’ meselesine asla indirgemedik. Bunu da yapmayacağız. Zaten açık söyleyeyim; ben Ekrem İmamoğlu olarak, böyle bir ayrımcılığı yapamam ki.”

“Ben, öyle bir ailede büyüdüm ki…”

“Ben, öyle bir ailede büyüdüm ki; biraz bahsedeyim. Benim rahmetli dedem Adalet Partiliydi. Bir kardeşi Milli Selamet Partiliydi. Sonra amcam, Milliyetçi Hareket Partiliydi. Babam Anavatan Partisi'nin kuruluşunda siyaset yaptı. Aynı zamanda benim anneanne tarafım, dedem tarafı, bütün dayılarım Cumhuriyet Halk Partiliydi benim. Ben, böyle bir ailede büyüdüm. Vallahi ailemde kimse birbirine ‘vatan haini’ demedi. Birbirine kötü demedi, birbiriyle kavga etmedi. Dostluk, barış ve huzur içerisinde insanlar, geçindi gitti. Şimdi vallahi gül gibi geçindiğimiz o günlerden bugünlere geldik. Bugünün iktidarı şuna evrildi: Senden benden olanlar. Bendensen varsın; başka taraftansan bertarafsın. Yani ‘tarafını seç’ diyor. Bugünün iktidarı, böyle bir dünyayı bu ülkenin insanlarına reva görmeye çalışıyor. Bu millet bunu yemez kardeşim. Bak bu millete sıkıntı çektirirsin. Bu milletin kalbini burkarsın. Bu milleti üzersin. Bu millete zaman kaybettirirsin. Ama eninde sonunda bu millet, sana gününü gösterir kardeşim. O kadar net.”

“ESAS MESELELERİ ISKALIYORUZ”

“Esas meseleleri ıskalıyoruz. Bugün en fazla aklıma gelen şey, emeklilerle ilgili sıkıntılar. Emekli kim? Emekli benim babam, amcam, teyzem, buradaki sevgili büyüklerimiz, teyzelerimiz, amcalarımız, ablalarımız, abilerimiz. Emekli kim? Onlar. Peki onlar ne yaptı? Farklı alanlarda ülkesine, milletine hizmet etti. Farklı alanlarda, helalinden ekmeğini evine getirip, çoluğunu çocuğunu yetiştirdi. Peki bugün yaş almış abilerim, ablalarım, 2-3 lira ucuz diye Halk Ekmek'te kuyruğa giriyor mu? Benim emekli abilerim, ablalarım artık benden her gittiğim yerde istiyorlar. Haklılar ve yapacağım da. Kent Lokantalarının önünde kuyruğa giriyorlar mı? ‘Eskiden paranın değeri vardı’ diyorlar. Emekli primiyle ev aldıkları ev, araba aldıkları hikayelerini anlatıyorlar. Doğru mu? Bugün düştükleri duruma, isyan ediyorlar. Ne yazık ki bu hükümet, 16 milyon emeklimize Cumhuriyet tarihinin en büyük zulmünü çektiriyor. Bu kadar net. Bu güzel memlekette yaşam, ne yazık ki emeklilerimize cehennem oldu.”

“10 BİN LİRA MAAŞLA EMEKLİ BU ÜLKEDE YAŞAYABİLİR Mİ?”

“Oysa emeklilerimizde hep umut vardı öyle değil mi? Onlar şöyle düşünüyorlardı: Seçim yakın. Hani ‘Gene bu hükümet bir şey düşünür, emeklimize bir şeyler verir’ derdi. Öyle düşünmüş olabilir emeklilerimiz. Ama umut, dün yandı, bitti, kül oldu. Dün ne dedi Sayın Cumhurbaşkanı? ‘Birileri emekli maaşına 7 bin lira, 10 bin lira zam isteyerek, emeklilerimizi tahrik ediyor’ dedi. Bakın; emeklilerimizi tahrik ediyorlar… Sevgili dostlar; 10 bin lira maaşla emekli bu ülkede yaşayabilir mi? Emekli, herhangi bir şehrinde bu ülkenin yaşayabilir mi? Yahu emekli, ‘Perişanız. Bize yardımcı ol’ diyor ve bu insanlar, senden medet umuyor. Siz ise, emekliye sırtınızı dönüyorsunuz. Ben bundan niye bahsediyorum? Emekli meselesi… Sözüm ona bunlar unutturacaklar; üç haneli enflasyonu unutturacaklar, geçinemeyen insanlarımızın ekonomik sıkıntılarını unutturacaklar, eğitimle ilgili problemleri unutturacaklar. Sözüm ona ondan sonra da dönecekler, ‘Benden değilsen bitarafsın. Benden değilsen teröristsin. Osun busun’ diyecekler. Bu millet de yiyecek. Yemez kardeşim, yemez.
 
“SARAYINI MI SÖYLESEM, BAŞKA ŞEYLERİ Mİ SÖYLESEM…”

“Diyor ki; ‘Eğer emekliye 7 bin lira verirsem, 1,4 trilyon; 10 bin lira verirsem, 1,9 trilyon yük gelir’ diyor. Doğru. Peki ben size, bütçeye gelen yükle ilgili bir hatırlatma yapayım. Kaç yıl önce, hatırlayın, ‘Mültecilere 40 milyar dolar harcadım’ dedi mi? Peki o yük olmadı… O günden bugüne de 4 yılda daha ne kadar harcadı, onu da bilmiyoruz. Yahu kardeşim, bütçeye o kadar yük olan şey var ki. Bakın; sarayını mı söylesem, başka şeyleri mi söylesem… Onlara girmeyeceğim. Onun için, onlar işin bu kötü sayfasını, siyasetin kirli sayfalarını açmaya çalıştıkça, ben, bu kötü yönettikleri ülkenin ekonomisini, ülkenin eğitimini, ülkenin mülteci sorununu suratlarına vurmaya devam edeceğim kardeşim, vurmaya devam edeceğim.”

“BİZİ BELKİ YILDIRMAYA ÇALIŞTILAR; AMA YILDIRAMAZLAR”

“Daha birkaç gün önce Sayın Cumhurbaşkanı, engellediklerini dile getirdiler. Hiç umursamadık, işimize baktık. ‘Bu senin işin değil’ dediler; işimiz kabul ettik, yaptık. Yine, ‘Kimin parasını kime veriyorsun’ dediler. ‘Milletin parasını millete veriyoruz’ dedik, verdik. Vermeye de devam edeceğiz. Bakın, bizi belki yıldırmaya çalıştılar; ama yıldıramazlar. Bu kardeşiniz yılmaz. Bu kardeşiniz, bu hemşehriniz kararlı, kararlı. Akılcı ve kararlı; sizi mahcup etmeyecek. Ve şunu söyleyeyim. Hani şairin var ya güzel sözü: Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Ben yılmam yılmam; yıldırırım yıldırırım. Onu söyleyeyim. İstanbul'da göreve geldik. 5 yılda, rakibimin dediği gibi, yüzde 87’sini taahhütlerimin yerine getirdim. O bakımdan, artık sizlerden destek istiyoruz. Sizlerden yeni nesil siyasete, ahlaklı, erdemli, hesap veren, milletin parasını millete veren çok güzel bir belediyecilik döneminde, her ilçede destek istiyoruz. Gaziosmanpaşa'da Hakan Bahçetepe'ye destek istiyoruz. Sevgili hemşehrilerim, biz bunu başardığımız takdirde, Türkiye'nin geleceği de çok emin ellerde olacak.”

“KANAL İSTANBUL’U ONLARA YAPTIRMAYACAĞIZ”

“İsrafı bitirdik, bundan sonra tarihe gömeceğiz. Hizmeti getirdik. İcraatta, Türkiye'de rekor kıracağız. Metroları yapacağız, yeşil alanları yapacağız. Ama daha önemlisi ne yapacağız biliyor musunuz? İstanbul'a asla ve asla ihanet etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Onların hayali olan, Kanal İstanbul’u onlara yaptırmayacağız. Onların bakmayın şimdi sustuklarına. Ağızlarına bile almıyorlar. Ama onların niyetini biz biliyoruz. Onun için, onlara Kanal İstanbul'u da yaptırmayacağız, bu memleketin hiçbir insanını, hiçbir evladını, çocuğunu, gencini, yaş almışını da geride bırakmayacağız. Hep önde tutup, onlara hizmet vermeye devam edeceğiz. Gaziosmanpaşa, sizi seviyoruz. Gaziosmanpaşalı hemşehrilerimizi seviyoruz. Hakan Bahçetepe, sizi çok seviyor. Hep birlikte, güzel bir çalışma yaparak, Gaziosmanpaşa'ya yenilikçi hizmetler getirmek istiyoruz. Ve buna eminim ki, Gaziosmanpaşa'nın da bir cevabı vardır. Gaziosmanpaşa 2024, 31 Mart'a hazır mıyız? Hep birlikte çalışacak mıyız? Hep birlikte milletin kazandığı seçimi bir Nisan'da ilan edecek miyiz? O zaman Gaziosmanpaşa, tam yol ileri, tam yol ileri. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak.