Terör örgütü PKK’yı maddi ve manevi yönden besleyen Avrupa...

Avrupa’nın ve ABD’nin desteğiyle bugün Kuzey Irak’ta Yargı Organlarıyla, Barzanilerin ve Talabanilerin başında olduğu Yürütme Organıyla, Kürdistan Parlamentosu ismindeki Yasama Meclisiyle, ayda 200 milyon dolarlık gümrük gelirleriyle, 100 bin kişilik kolluk kuvvetiyle fiili bir KÜRDİSTAN kurulmuş bulunmaktadır.

KÜRTÇÜLÜK (Bölücülük) hareketini körüklemeye çalışan unsurlar; içte şuurlu Kürtçü olup kendini aydın diye takdim eden sözde entelektüeller - yazarlar - çizerler, bölünmeden kendilerine büyük mevkii ve menfaat sağlayacaklarını sanan gafil siyasetçiler, geçmişte Doğu Mitingleri tertipleyerek Türkiye’de çeşitli Halk’lar vardır, ‘’ Kürtler etnik bir gruptur ’’ diyen Maocu ve Marksist - Leninistler ile dışta hala Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde açık ve gizli hesaplar yapan yabancı menfaat güçleridir.

Zevk için insanları arenalarda gladyatörlere - aslanlara parçalattıran, insan haklarını çarmıha geren, ilim ve bilim adamlarını Engizisyon Mahkemelerinde idama mahkûm eden- yakan, emperyalist emelleri için Türk İslâm Dünyasına karşı Haçlı Savaşları yapan, Din Savaşları ile Avrupa’yı yüzyıl kana bulayan, Kara Afrika’sını bir zulüm ve kölelik kıtası haline getiren, iki büyük Dünya Savaşında 50 milyon insanın yok olmasına sebep olan, Almanya’da - Bosna’da - Kosova’da - Balkanlar’da - Kafkasya’da milyonlarca insanın soykırımına neden olan, terörist devletlere ve örgütlere her türlü silahı satan, tarihin en kanlı terör örgütü PKK’yı maddi ve manevi yönden besleyen Avrupa’nın ve ABD’nin desteğiyle bugün Kuzey Irak’ta Yargı Organlarıyla, Barzanilerin ve Talabanilerin başında olduğu Yürütme Organıyla, Kürdistan Parlamentosu ismindeki Yasama Meclisiyle, ayda 200 milyon dolarlık gümrük gelirleriyle, 100 bin kişilik kolluk kuvvetiyle fiili bir KÜRDİSTAN kurulmuş bulunmaktadır.

Hedef aynı şekilde Türkiye’de, İran’da ve Suriye’de benzer otonom bölgeler kurmak sonra da bunları birleştirmektir.

Siyasi ve bölücü amaç güden çevreler; Kürtler, Türk soyundan olmasın da hangi soydan olursa olsun zihniyeti içerisinde, Kürtleri Türklükten uzak tutmak için her yolu denemişlerdir ve denemektedirler.

Atatürk’ün Nisan-1926’da dediği gibi; ‘’ Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.’’

Aynı şekilde; Diyarbakırlı Sosyolog fikir adamı Ziya Gökalp te Haziran-1922’de Diyarbakır’da çıkardığı “Küçük Mecmua” dergisinde yayınladığı “Türklerle Kürtler” başlıklı makalesinde şu görüşlerde bulunmaktadır:’’…Türklerle Kürtler bin senelik, müşterek din, müşterek tarih, müşterek bir coğrafya neticesi olarak, hem maddî, hem mânevî bir surette birleşmişlerdir. Bugün ise müşterek düşmanlar, müşterek tehlikeler karşısında bulunuyorlar. Bu tehlikelerden ancak müşterek bir azim ile kurtulabilirler. O halde büyük bir kanaatle diyebiliriz ki bu iki milletin, birbirini sevmesi, her iki taraf için hem dinî, hem siyasî bir farîzadır: Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir, Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir.’’

(Edip TEKKOL)