Suriye'nin SDG ile 'Ateşkes Anlaşması' Türkiye için ne getirir!

Suriye PKK uzantısı SDG ile ateş kes anlaşması yaptı. PKK'nın Suriye ayağı olan SDG'nin silahlı gücü Suriye askeri olacak. Bu Türkiye'ye tehdit mi?

Suriye 'nin içinde bulunan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) terör örgütü PKK'nın Suriye ayağı. Suriye Ateşkes ilan ederek SDG'nin devlet kurmasına müsademi etmiş oldu. Bu PKK'nın Suriye ayağı SDG'nin Suriyede silahlı güç olarak devam etmesi Türkiye ye bir tehdit midir?

Suriye'deki son durum, özellikle 18 Ocak 2026'da ilan edilen ateşkes ve imzalanan "Tam Entegrasyon Anlaşması" ile birlikte çok kritik bir evreye girdi. Sorunuzdaki "devlet kurma" ve "Türkiye'ye tehdit" unsurlarını mevcut veriler ışığında analiz edelim:

1. Suriye Hükümeti SDG'nin Devlet Kurmasına Müsaade mi Etti?

Gelen son bilgilere göre, durum bir "devlet kurma" izninden ziyade, SDG'nin Suriye devlet yapısı içinde erimesini öngören bir tasfiye ve entegrasyon sürecidir. Anlaşmanın temel maddeleri şunları içeriyor:

  • Askeri Entegrasyon: SDG, müstakil bir ordu olarak kalmayacak; Suriye Arap Ordusu'na bağlı 3 tümen ve 3 tugay olarak entegre edilecek.

  • Toprak ve Kaynak Devri: SDG kontrolündeki tüm petrol, doğalgaz sahaları ve sınır kapıları Şam yönetimine devrediliyor.

  • Bölünme Karşıtlığı: Anlaşma metninde "ayrılıkçı çağrıların reddedildiği" ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün esas olduğu vurgulanıyor.

  • Siyasi Statü: Kürt toplumu "Suriye devletinin bir parçası" olarak anayasal haklara sahip olacak ancak bu, bağımsız veya federal bir devlet ilanı anlamına gelmiyor.

Yani Suriye hükümeti (Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimi), SDG'yi bir devlet olarak tanımadı; aksine onu merkeze bağlayarak otonom yapısını sonlandırmayı hedefliyor.


2. SDG'nin Silahlı Güç Olarak Devamı Türkiye İçin Tehdit midir?

Türkiye, SDG'yi doğrudan PKK'nın uzantısı olarak gördüğü için bu yapı her ne isim altında olursa olsun Türkiye için "birinci derece ulusal güvenlik tehdidi" sayılmaya devam ediyor. Bu tehdidin nedenleri şunlardır:

  • Komuta Yapısı: SDG, Suriye ordusuna entegre olsa bile, komuta kademesindeki PKK/KCK kökenli isimlerin varlığı Türkiye için kabul edilemez bir durumdur.

  • Meşruiyet Kazanma Riski: Türkiye, SDG'nin orduya dahil edilerek "terör örgütü" statüsünden çıkıp "meşru devlet gücü" haline getirilmesini, sınır hattında PKK etkisinin kalıcılaşması olarak yorumluyor.

  • Sınır Güvenliği: Türkiye, sınırında ağır silahlı ve PKK ideolojisine sahip bir yapının (üniforması Suriye ordusu olsa dahi) bulunmasını, terörün Türkiye içine sızması için bir sıçrama tahtası olarak görüyor.


3. Türkiye'nin Güncel Tepkisi ve Stratejisi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanlığı'nın Ocak 2026'daki açıklamaları Türkiye'nin duruşunu netleştiriyor:

  • Şartlı Destek: Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyor ancak SDG'nin "Suriyeli olmayan savaşçılardan" (Kandil kadroları) arındırılmasını ve ağır silahlarını teslim etmesini şart koşuyor.

  • Askeri Hazırlık: Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Her türlü gelişmeye karşı planımız hazır" diyerek, sınır güvenliğini tehdit eden bir oluşuma karşı operasyon seçeneğinin her zaman masada olduğunu belirtmiştir.

  • Garantörlük Meselesi: Türkiye, bu entegrasyon sürecinin PKK'yı tasfiye etmek yerine onu Suriye devlet zırhına büründürmesi durumunda, 10 Mart Mutabakatı'nı ve ateşkesi tanımama hakkını saklı tutuyor.

Özetle; Suriye hükümeti SDG'nin devlet kurmasına değil, devlet içinde kontrol edilebilir bir birime dönüşmesine onay verdi. Ancak Türkiye için bu "üniforma değişikliği", PKK tehdidinin bittiği anlamına gelmiyor; aksine tehdidin "devletleşmiş bir terör" boyutuna evrilme riskine karşı teyakkuz halini sürdürüyor.