Sizden özür diliyorum



Ben onları yıllarca sanal alem nesli olarak aşağıladım. Gerçek dünyadan çok kopuk olduklarını, kaygısız ve duyarsız bir yaşam sürdürdüklerini söyledim yüzlerine.

Onlara bizleri ve bizden öncekileri anlattım hep. Başta kendim olmak üzere, doğruları için kariyerlerinden vazgeçen insanları, başkalarına yapılan haksızlığı kendilerine yapılmış sayan cengaverleri örnek gösterdim. Sonra da dönüp kendime “boşa kürek çekiyorsun” dedim, her defasında.

Doğrusunu söylemem gerekirse hiç ümidim yoktu. RTE ve saz arkadaşları, günlerdir meydanları dolduran ve provokatörlere rağmen aşırılığa kaçmayan gençlerin belli odaklar tarafından yönlendirildiğini söylediler, kırılan gururlarını tamir etmek için.

Bu gençler sokaklarda gaz, su ve coplarla cebelleşirken sorulan anket sorularına da kaygısız kalmadılar. Çıkan sonuç RTE ve saz arkadaşlarını haksız çıkardı. Eylemlere katılan gençlerin sadece %7.7’sinin bir siyasi görüşü varmış. Büyük bir çoğunluğu apolitik tipler. Bunun doğru olduğuna kefilim. Bunu kendi öğrencilerimden biliyorum. Keza, günümüz gençliğinin bu apolitik durumuna isyan edenlerden biriydim.

Daha önceki yazılarımı hatırlarsanız, RTE’den çok ona oy veren vatandaşlara kızdım, durdum hep. Erdoğan, iktidara gelince neler yapacağını açık açık söylemişti zaten. Dediklerinden farklı bir şey yapmıyor ki, adam. Sırf siyasi görüşlerinden ve iktidarın onlara sağladığı nemalardan dolayı her defasında oylarını verdiler AKP’ye. Geminin nereye gittiği veya batıp batmayacağı hiç umurlarında olmadı bu meşhur %50’nin.

Son 10 yıldır RTE’nin karşısına onu alt edecek bir muhalif lider çıkamadı. Siyaset bilimciler ve siyaset çevreleri değişik alternatifler ileri sürdülerse de nafile. Mevcut CHP’nin zayıf muhalefeti ve MHP’nin “koltuk değneği” politikası RTE ve çetesinin hep ekmeğine yağ sürdü. Hatta iktidarın dilinde alay konusu oldu bu muhalefet. Yani, kısacası siyaset çevresinden pek beklentisi kalmadı halkın.

Tam da umutların tükenmeye yüz tuttuğu bir dönemde, RTE yaptı yine yapacağını. Hayatlarında siyasi bir sohbete bile katılmamış bu 30 yaş altı gençliği sokaklara döktü, ülkenin dört bir yanında. O da şaşkındı bizim gibi. Yok, marjinal gruplar dedi, uymadı. Yok, CHP gençlik örgütleri dedi, o da uymadı. Uymazdı, çünkü böylesi dünyada henüz görülmüş değil. Sadece ben değil tüm dünya şaşkın.

Önceden koordine edilmeden birbirine uyumlu tepkiler, provokasyonlara karşı alınan önlemler, hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma hiçbir toplumsal hareketlerde bu kadar yoğun yaşanmadı. Bu gösterileri tüm dünya hayranlıkla izliyor. Bense gözyaşları içinde… Bunlar mutluluk gözyaşları, dostlar. Başka bir şey değil.
Atatürk’ün vizyonuydu aslında son 10 gündür gördüklerim ve duyduklarım. O, bu ülkeyi gençlere emanet etmekle ne kadar haklıymış. İnanın bu kadarını beklemiyordum. Artık ölsem de gam yemem.

Sevgi ve bilinç ışığınız olsun…