Bu topraklarda bin yıldır hüküm süren bir gerçek var: Türk ve Kürt kardeştir. Bizim sorunumuz hiçbir zaman etnik kökenimiz, dilimiz ya da kültürel zenginliğimiz olmadı. Bugün karşı karşıya olduğumuz asıl mesele; bu sarsılmaz kardeşliğin arasına sokulmak istenen nifak, yaratılan suni fitne ve bu fitneyi besleyen kalleş terördür.
Sözde Hayaller, Özde İhanetler
Yıllardır ısıtılıp önümüze konulan sözde "Kürdistan" hayali, aslında bu coğrafyanın insanına sunulmuş bir gelecek değil; bölge halkını sömürmek ve Türkiye’yi zayıflatmak için kurulan bir tuzağın adıdır. Bu hayalin peşinde koşanların ve bu fitneyi saçanların asıl derdi hiçbir zaman Kürt kardeşlerimizin refahı olmamıştır. Abdullah Öcalan gibi terör elebaşları ve onların yandaşları, bu fitnenin baş mimarları olarak tarihe geçmişlerdir. Bu şahıslar, bölge insanının kanı üzerinden pazarlık yapan, emperyalizmin taşeronluğunu üstlenen birer figürden ibarettir.
Büyük İsrail Projesi ve Siyonist Planlar
Resmin bütününe baktığımızda, meselenin sadece birkaç terör örgütünden ibaret olmadığını net bir şekilde görüyoruz. Türkiye’yi bölüp parçalamak isteyen üst akıl, aslında "Büyük İsrail Projesi"nin önündeki en büyük engeli kaldırmaya çalışmaktadır. Siyonist güçler tarafından kurgulanan bu operasyonlar, bölgedeki etnik ve mezhepsel fay hatlarını tetikleyerek Türkiye’yi içe kapatmayı ve Ortadoğu’da dikensiz bir gül bahçesi yaratmayı hedeflemektedir. Terör, bu büyük projenin sadece görünen ve tetikçiliğini yapan koludur.
Yasada ve Vicdanda Ayrım Yoktur
Şunun altını kalın harflerle çizmek gerekir: Türkiye Cumhuriyeti yasalarında Türk-Kürt ayrımı yoktur. Anayasamızın önünde her vatandaş eşit haklara, eşit sorumluluklara ve eşit onura sahiptir. Devletimiz, kimsenin etnik kimliğine bakarak yol yürümez; devletin tek bir pusulası vardır, o da vatana sadakattir. Bu bayrağa gönülden bağlı olan, bu vatanın birliği için ter döken herkes, bu devletin asli ve eşit ferdidir.
Netice Olarak...
Türkiye üzerinde oynanan bu kirli oyunları bozmanın tek yolu, fitneye karşı ferasetle durmaktır. Emperyalizmin ve Siyonizmin kucağında üretilen terör dalgaları, bizim bin yıllık harcımızı sarsmaya yetmeyecektir. Biz, etnik kökeni ne olursa olsun "Vatan sağ olsun" diyebilenlerin omuz omuza verdiği bir kaleyiz.
Unutulmasın ki; fitne ne kadar büyük olursa olsun, Türk ve Kürt el ele verdiği sürece hiçbir operasyon bu ülkeyi bölemeyecek, hiçbir "Büyük İsrail" hayali Anadolu’nun sinesinde hayat bulamayacaktır.
Siyonist Kuşatma ve Büyük Oyun: İslam Coğrafyasında Terör Maskeli Bölünme
Geçtiğimiz günlerde Türk-Kürt kardeşliği üzerine oynanan oyunlara dikkat çekmiştik. Ancak bu oyunun sahnesi sadece Anadolu değil; sınırlarımızın ötesinde, Suriye ve Irak’ta yaşananlar, yaklaşan tehlikenin boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Suriye ve Irak: Parçalanan Coğrafya, Kurulan Tuzak
Komşularımız Suriye ve Irak bugün neden bu halde? Neden bu ülkeler kan gölüne çevrildi ve haritaları paramparça edildi? Cevap net: Türkiye’nin güneyinde oluşturulmak istenen "terör koridoru", aslında bölge devletlerini etkisizleştirme operasyonunun bir parçasıdır. Etnik ve mezhepsel çatışmalarla bölünen bu ülkeler, aslında daha büyük bir projenin lojistik hazırlığıdır.
İslami Terör Maskesi ve Siyonist Üst Akıl
Bugün dünyayı dehşete düşüren, sözde "İslam" adına hareket ettiğini iddia eden bazı radikal terör örgütlerinin gerçek yüzünü artık görmek zorundayız. Bu yapılar, İslam’ın yüce değerlerini kullanarak Müslümanları birbirine kırdıran, ancak arka planda tamamen Siyonist güçler tarafından kurulan, eğitilen ve desteklenen aparatörlerdir.
Görüntüde "hilafet" veya "din" diyen bu örgütler, her ne hikmetse bugüne kadar Siyonizm’in çıkarlarına bir kez olsun zarar vermemiş, aksine İsrail’in bölgedeki düşmanlarını zayıflatmak için kullanılmışlardır. Bu örgütler, İslam dünyasını içeriden çökertmek ve batı kamuoyuna "İslam korkusu" pompalamak için sahneye sürülen profesyonel figüranlardır.
Asıl Hedef: Büyük İsrail Projesi (Arz-ı Mev'ud)
Tüm bu kaosun, bölünen ülkelerin ve üretilen yapay terör örgütlerinin tek bir nihai hedefi vardır: Büyük İsrail Projesi.
Büyük İsrail Projesi Nedir?
Siyonist ideolojinin "Arz-ı Mev'ud" (Vaadedilmiş Topraklar) olarak adlandırdığı, Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne kadar uzanan toprakları ele geçirme hayalidir. Bu hayal; Türkiye’nin güneyini, Suriye’nin kuzeyini, Irak’ın bir bölümünü ve Ürdün’ü de kapsayan devasa bir coğrafyayı içine almaktadır.
Suriye’nin kuzeyinde kurdurulmaya çalışılan terör devleti de, Irak’ın kuzeyindeki parçalanmışlık da aslında bu projenin birer yapı taşıdır. Türkiye’nin bu bölgelerdeki askeri operasyonları ve kararlı duruşu, sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda bu Siyonist haritaya vurulan bir kilittir.
Sonuç: Uyanık Olma Vakti!
Türkiye; yasalarında ayrım yapmayan, vatana sadakati esas alan yapısıyla bu coğrafyanın son kalesidir. Etrafımızdaki ülkeler bölünürken, terör örgütleri İslam maskesiyle Siyonizm’e hizmet ederken bizim tek bir gücümüz var: Milli birlik ve sarsılmaz feraset.
Büyük İsrail rüyası görenler bilmelidir ki; bu toprakların evlatları, ister Türk ister Kürt olsun, bu bayrağın altında birleştikçe Fırat ve Dicle sadece kardeşliğe akacaktır. Fitneye, teröre ve onların arkasındaki Siyonist efendilere karşı bugün daha uyanık, daha dik durma vaktidir.