<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Son dakika haberleri aydinses'de</title>
    <link>https://www.aydinses.com</link>
    <description>Gündemi aydinses.com'dan takip edin son dakikalari kaçırmayın. Sizin sesiniz aydinses.com</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.aydinses.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © Aydinses Medya Bilişim Eğitim Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 04:31:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Pankreas kanserinde yeni tedavi yaşamı iki katına çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/asco-2026da-umut-veren-gelisme-pankreas-kanserinde-yeni-tedavi-yasami-iki-katina-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/asco-2026da-umut-veren-gelisme-pankreas-kanserinde-yeni-tedavi-yasami-iki-katina-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASCO Yıllık Kongresi 2026'de sunulan çalışmada, daraxonrasib adlı yeni ilacın metastatik pankreas kanserinde yaşam süresini kemoterapiye kıyasla yaklaşık iki katına çıkardığı ve ölüm riskini yüzde 60 azalttığı açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>ABD'nin Chicago kentinde düzenlenen ASCO Yıllık Kongresi 2026'nde paylaşılan klinik çalışma, pankreas kanseri tedavisinde önemli bir gelişmeye işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada, KRAS ve benzeri RAS mutasyonlarını hedefleyen daraxonrasib adlı yeni ilaç, standart kemoterapi ile karşılaştırıldı. Yaklaşık 500 metastatik pankreas kanseri hastasının dahil edildiği araştırmada, daha önce en az bir tedavi almış hastalar değerlendirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.medicaldunya.com/images/upload/Ekran_Resmi_2026-06-08_08.23.28.png" /></p>

<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım,  daraxonrasib kullanan hastalarda ortalama yaşam süresinin 13,2 ay, kemoterapi alanlarda ise 6,7 ay olarak ölçüldüğünü belirtti. Çalışmada ayrıca yeni ilacın ölüm riskini yaklaşık yüzde 60 oranında azalttığı kaydedildi.</p>

<p>Pankreas kanserlerinin yüzde 90'ından fazlasında görülen RAS mutasyonları, yıllardır bilim insanlarının hedefinde olmasına rağmen etkili şekilde kontrol altına alınamadığını ifade eden Prof. Dr. Yıldırım, 'Çünkü bu mutasyonların yapısı nedeniyle uzun yıllar boyunca 'hedeflenemez' olduğu düşünülüyordu. RASolute 302 çalışmasında değerlendirilen daraxonrasib ise tüm RAS mutasyonlarını hedefleyebilen ilk ilaçlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu yeni ilaç, kanser hücrelerinin büyüme sinyallerini baskılamayı amaçlıyor' dedi.</p>

<p>Elde edilen sonuçların her hasta için kesin bir tedavi anlamına gelmediğini ancak özellikle genetik özelliklere göre kişiselleştirilmiş tedavilerin önünü açabileceğini belirten Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, kanserde genetik testlerin önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/asco-2026da-umut-veren-gelisme-pankreas-kanserinde-yeni-tedavi-yasami-iki-katina-cikariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/06/pankreas.png" type="image/jpeg" length="11354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uykusuzluğa karşı 5 etkili önlem]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, horlama ve uyku apnesi gibi burun ve boğaz kaynaklı sorunların kaliteli uykuyu engelleyebileceğini ve ciddi sağlık riskleri doğurabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Modern yaşamın getirdiği stres, kaygı ve ekran kullanımının artmasıyla birlikte uyku problemleri giderek yaygınlaşıyor. Ancak uzmanlar, uykusuzluğun yalnızca psikolojik nedenlerle değil, kulak burun boğaz kaynaklı sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, 'Sabah yorgun uyanıyorum, gece sık sık uyanıyorum veya hiç uyumamış gibi hissediyorum' diyen kişilerin mutlaka KBB uzmanına başvurması gerektiğini belirtti. Tatlıpınar, horlama, burun tıkanıklığı, geniz eti, bademcik büyümesi ve uyku sırasında nefes durması gibi durumların uyku kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. Özellikle 'uyku apnesi'ne dikkat çeken Tatlıpınar, bu hastalıkta kişinin gece boyunca farkında olmadan defalarca nefessiz kalabildiğini söyledi. Uyku apnesinin; sabah yorgunluğu, gün içinde uyuklama, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık gibi sorunlara yol açabileceğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="945" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/01/1780293702-prof-dr-arzu-tatl-p-nar-1780326246-852-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Burun eğriliği, alerjik tıkanıklık ve damak yapısındaki sorunların hava yolunu daraltarak uyku sırasında nefes almayı zorlaştırabildiği belirtilirken, tedavi edilmeyen uyku apnesinin yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, depresyon ve felç riskini artırabileceği vurgulandı.</p>

<p>Çocuklarda da görülebilen uyku bozukluklarının geniz eti ve bademcik büyümesine bağlı olarak horlama, ağız açık uyuma ve huzursuz uykuya yol açabileceği ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü gibi sorunlara neden olabileceğini belirterek aileleri uyardı.</p>

<p><strong>UYKUSUZLUĞA KARŞI 5 ETKİLİ ÖNLEM!</strong></p>

<p>Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar sağlıklı, kaliteli ve yeterli uykunun hem ruhsal hem de fiziksel açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayarak, uykusuzluğa karşı 5 etkili önlemi şöyle sıralıyor;</p>

<ul>
 <li>Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde uyukluyorsanız mutlaka sağlık kontrolünüzü yaptırın.</li>
 <li>Burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma, geniz eti, bademcik ve burun eğriliği şikayetlerini önemseyin ve mutlaka tedavi olun.</li>
 <li>Yatmadan önce telefon, tablet ve televizyon kullanımını azaltın.</li>
 <li>Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin.</li>
 <li>Akşam saatlerinde kahve, çay ve ağır yemek tüketiminden kaçının.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/06/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem.webp" type="image/jpeg" length="95383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri Verildi]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulleri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulleri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin ve toplumun daha sağlıklı, mutlu ve barış içinde yaşamasını hedefleyen önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Topluma sürdürülebilir ve sağlıklı bir yaşam anlayışı kazandırmak amacıyla kurulan Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin ve toplumun daha sağlıklı, mutlu ve barış içinde yaşamasını hedefleyen önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürüyor.<br />
Vakfın amaçları arasında; başta kadınlar ve engelliler olmak üzere toplumun tüm kesimlerine daha kaliteli ve sürdürülebilir bir yaşam sunmaya yönelik faaliyetlerde bulunmak, bu doğrultuda araştırmalar yapmak, köy projeleri geliştirmek ve uygulamak, sağlıklı yaşam ve spor programları oluşturmak ile sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamak yer alıyor.<br />
Sağlıklı Yaşam Vakfı'nın temel faaliyet alanlarından biri de çevre bilincinin artırılması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması amacıyla çeşitli çalışmalar ve etkinlikler düzenlemek olarak öne çıkıyor.<br />
Vakfın en önemli projelerinden birini, her insanın sağlıklı bir yaşamı hak ettiği anlayışından hareketle "Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü" projelerinin hayata geçirilmesi oluşturuyor.<br />
<strong>Akademisyen ve Doktorlar Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri'ne Layık Görüldü</strong><br />
Bu amaç ve hedefler doğrultusunda Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin ve toplumun sürdürülebilir, sağlıklı ve barış içinde bir yaşam sürmesine katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara “Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü” verilmesini kararlaştırdı.<br />
Bu kapsamda, 31 Mayıs tarihinde sağlık bilincinin ve evrensel barış değerlerinin gelişmesine ve sürdürülebilir, sağlıklı ve barış içinde bir yaşamın tesis edilmesine yönelik özverili ve örnek çalışmaları nedeniyle ödüle layık görülen akademisyen ve doktorlara ödülleri, <strong>Sağlıklı Yaşam Vakfı Başkanı Sayın Akif Manaf tarafından takdim edildi.</strong><br />
Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü'ne layık görülen isimler Prof. Dr. Arif Ruhi Özyürek, Doç. Dr. Cemal Murat Özkut, Doç. Dr. Eylem Bal, Öğr. Gör. Sema İslim Utandı, Dr. Ahmet Alperen Damar ve Dr. Aylin Pınar Ertaş oldu.<br />
<strong>Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri Verilmeye Devam Edecek</strong><br />
Edinilen bilgilere göre, Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri'nin sürdürülebilir bir şekilde devam ettirilmesi ve ilerleyen dönemlerde de sağlık ve barış alanlarında özverili çalışmalar yürüten kişi ve kurumlara verilmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulleri-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-06-173009.png" type="image/jpeg" length="87163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Osmangazi'den DMD Hastası Yağız Efe için çağrı]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/bursa-osmangaziden-dmd-hastasi-yagiz-efe-icin-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/bursa-osmangaziden-dmd-hastasi-yagiz-efe-icin-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yağız Efe'nin sağlığına kavuşabilmesi için ailesi ve destekçileri tarafından başlatılan valilik onaylı kampanya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>DMD hastalığıyla mücadele eden Yağız Efe için başlatılan valilik onaylı tedavi kampanyası için çağrıda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın 'Bu çağrılara yurttaşlarımızın kayıtsız kalmayacağını düşünüyorum. Yağız Efe de tedavisini tamamlayıp, Bursaspor maçlarına gelecek.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yağız Efe'nin sağlığına kavuşabilmesi için ailesi ve destekçileri tarafından başlatılan valilik onaylı kampanya devam ediyor.</p>

<p>Bu kapsamda Yağız Efe ve ailesi, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın'ı makamında ziyaret etti. Baba Mustafa erim, anne Hafize Erim, Yağız Efe'nin küçük kardeşi Mustafa Kemal Erim ve DMD Yağız Efe Kampanya İletişim ve Saha Sorumlusu Akif Gebeş'in de yer aldığı ziyarette Yağız Efe ile yakından ilgilenen Başkan Erkan Aydın, tedavi sürecine katkı sağlamak adına vatandaşlara dayanışma çağrısında bulundu.</p>

<p>Kampanyanın yıl başından bugüne biraz ilerlediğini ancak yeterli seviyede olmadığını dile getiren Başkan Aydın, 'Önümüzde bayram var, bu yakışıklı Bursasporlu nice bayramlara ulaşsın. Bütün ailelerin çocukları inşallah sağlık içerisinde, mutluluk içerisinde nice bayramlara ulaşsın. Yarın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Bu bayramları da kutlasınlar. Buradan bütün duyarlı vatandaşlara, iş insanlarına, hayırseverlere bir çağrı daha yapalım; Bursa'daki kampanyalar gerek SMA hastalarında, gerek DMD hastalarında genelde başarıyla sonuçlanıyor, inşallah Yağız Efe'de de bu iyi sonuca ulaşacağız. Bu çağrılara yurttaşlarımızın kayıtsız kalmayacağını düşünüyorum. Yağız Efe de tedavisini tamamlayıp, Bursaspor maçlarına gelecek.' dedi.</p>

<p><strong>KAMPANYA YÜZDE 29 SEVİYELERİNDE</strong></p>

<p>Yağız Efe'nin ailesi de, kampanyanın yüzde 29 seviyesinde olduğunu belirterek, yaklaşık olarak 150 gün gibi bir sürelerinin kaldığını, bu süreç içerisinde Yağız Efe'nin kampanyasını bitirmek durumunda olduklarını söyledi. Ziyaret esnasında Yağız Efe, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın'a isminin yazılı olduğu 'Timsah' figürü hediye ederken, Başkan Aydın da Yağız Efe çeşitli hediyeler takdiminde bulundu.</p>

<p>Valilik onaylı kampanya kapsamında bağış yapmak isteyen vatandaşlar için hesap bilgileri de paylaşıldı.</p>

<p><strong>Babası: </strong>Mustafa Erim<br />
<strong>IBAN: </strong>TR 3400 1340 0000 3760 2650 0024</p>

<p>Yağız Efe'nin kampanya sürecine ilişkin detaylara sosyal medya hesabı @dmdyagizefe üzerinden ulaşılabiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/bursa-osmangaziden-dmd-hastasi-yagiz-efe-icin-cagri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/05/bursa-osmangaziden-dmd-hastasi-yagiz-efe-icin-cagri.webp" type="image/jpeg" length="59575"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artvin'de 3 hastane Anne Dostu oldu]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/artvinde-3-hastane-anne-dostu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/artvinde-3-hastane-anne-dostu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen değerlendirmeler sonucunda Artvin Devlet Hastanesi ve Arhavi Devlet Hastanesi 'Anne Dostu Hastane' unvanı aldı, Hopa Devlet Hastanesi ise mevcut unvanını korudu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bayram SARAYOĞLU / ARTVİN (İGFA) - </strong>Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü 'Anne Dostu Hastane' programı kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda Artvin Devlet Hastanesi ile Arhavi Devlet Hastanesi 'Anne Dostu Hastane' unvanını almaya hak kazanırken, Hopa Devlet Hastanesi de mevcut unvanını korudu.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik, doğum ve lohusalık süreçlerini güvenli, kaliteli ve mahremiyet esaslarına uygun ortamlarda geçirmelerini hedefleyen program kapsamında hastaneler detaylı şekilde değerlendirildi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü değerlendirme ekibi tarafından gerçekleştirilen ziyaretlerde; doğum hizmetlerinin işleyişi, anne mahremiyetinin korunması, hasta güvenliği uygulamaları ve fiziki şartlar kapsamlı olarak incelendi.</p>

<p>Yapılan değerlendirmeler sonucunda hastanelerin anne sağlığı hizmetlerindeki kaliteli uygulamaları ve ekip çalışması bakanlık yetkilileri tarafından başarılı bulundu.</p>

<p>Belirlenen kriterleri eksiksiz şekilde karşılayan Artvin Devlet Hastanesi ve Arhavi Devlet Hastanesi 'Anne Dostu Hastane' unvanını almaya hak kazanırken, Hopa Devlet Hastanesi mevcut unvanını başarıyla sürdürdü.</p>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/14/696807290-18265830031288544-793376907013686550-n-1-1778766194-608-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ARSLAN, SÜREÇTE EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR ETTİ</strong></p>

<p>Artvin İl Sağlık Müdürü Dr. Yunuz Arslan ise yaptığı açıklamada, süreçte emeği bulunan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, 'Anne ve bebek sağlığını önceleyen, güvenli ve kaliteli sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması adına yürütülen bu çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Hastanelerimizin elde ettiği bu başarı, sağlık çalışanlarımızın özverili çalışmaları ve ekip ruhunun önemli bir göstergesidir. Anne Dostu Hastane unvanı alan ve bu unvanı başarıyla sürdüren hastanelerimizde görev yapan tüm personelimize teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/artvinde-3-hastane-anne-dostu-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/05/artvinde-3-hastane-anne-dostu-oldu.webp" type="image/jpeg" length="55112"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğunuz sakızı seviyorsa dikkat!]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/cocugunuz-sakizi-seviyorsa-dikkat-sekerli-sakizlar-curuk-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/cocugunuz-sakizi-seviyorsa-dikkat-sekerli-sakizlar-curuk-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, gelişigüzel seçilen şekerli sakızların diş minesine geri dönülemez zararlar verebileceği konusunda aileleri önemle uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) -</strong>Günlük hayatta çocukların vazgeçilmez eğlencelerinden biri olan sakız çiğneme alışkanlığı, sanılanın aksine doğru ürün seçildiğinde diş sağlığı için koruyucu bir kalkan oluşturabiliyor. Ancak uzmanlar, gelişigüzel seçilen şekerli sakızların diş minesine geri dönülemez zararlar verebileceği konusunda aileleri önemle uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diş sağlığı uzmanları, piyasada bulunan birçok sakız türünün içerdiği sukroz, glikoz ve fruktoz gibi şekerler nedeniyle ağız içindeki bakteri faaliyetlerini hızlandırarak çürük riskini artırabileceği uyarısında bulundu. Şekerlerin bakteriler tarafından aside dönüştürülmesiyle diş minesinin zayıfladığı ve uzun vadede diş kayıplarına kadar gidebilen süreçlerin tetiklenebildiği belirtiliyor. Uzmanlar bu nedenle özellikle ürün etiketlerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, koruyucu diş hekimliğinde doğru ürün seçiminin önemine dikkat çekerek, 'Gülen diş' logosu taşıyan, yani 'diş dostu' olarak nitelendirilen ürünlerin tercih edilmesinin önemine işaret etti. Demir, özellikle Xylitol içeren ürünlerin çocuklarda çürük riskini azaltmada etkili olabileceğini belirterek, Xylitolün ağızdaki çürük yapıcı bakteriler tarafından parçalanamadığını, bu nedenle bakteri seviyesini düşürmeye yardımcı olduğunu söyledi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/19/1760706593-nurg-l-demir-1-1760871119-104-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Ayrıca çiğneme sırasında artan tükürük akışının ağız içindeki asit dengesini düzenleyerek diş yüzeylerinin doğal temizlenme sürecine katkı sağladığı belirtiliyor.</p>

<p>Dt. Demir, ailelere ürün içeriklerini kontrol etme alışkanlığı kazanmaları gerektiğini vurgulayarak, küçük çocuklarda sakızın hava yoluna kaçma riskine karşı dikkatli olunması ve bu alışkanlığın yetişkin gözetiminde sürdürülmesi gerektiğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/cocugunuz-sakizi-seviyorsa-dikkat-sekerli-sakizlar-curuk-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/05/cocugunuz-sakizi-seviyorsa-dikkat-sekerli-sakizlar-curuk-riskini-artirabilir.webp" type="image/jpeg" length="22927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar alerjilerine karşı uyarı]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/sakaryada-bahar-alerjilerine-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/sakaryada-bahar-alerjilerine-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzman Dr. Saliha Esra Pırıldar Gökırmak, bahar aylarında artan alerjik hastalıklar ve korunma yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAKARYA (İGFA) - </strong>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Saliha Esra Pırıldar Gökırmak, bahar aylarıyla birlikte artan polen yoğunluğunun alerjik hastalıkları tetiklediğini belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p align="JUSTIFY">Alerjik hastalıkların son yıllarda ciddi oranda arttığını ifade eden Gökırmak, '20 yıl önce toplumda yüzde 5 oranında görülen alerjik hastalıklar bugün yüzde 30'lara yaklaşmış durumda. Bu tablo artık çağımızın sessiz pandemisi olarak değerlendiriliyor' dedi.</p>

<p align="JUSTIFY">'<strong>HAVA KİRLİLİĞİ VE YAŞAM ALIŞKANLIKLARI ETKİLİ OLUYOR'</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Alerjik hastalıkların genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu belirten Gökırmak, 'Genel hijyen alışkanlıklarının değişmesi, hava kirliliği, egzoz dumanları, iklim değişikliğine bağlı küresel ısınma ve artan toz, polen ile küf yükü alerjik hastalıkların artışında etkili oluyor. Bunun yanında işlenmiş gıdalar, oda kokuları, deterjanlar, kalabalık ortamlarda daha fazla vakit geçirmek ve kronik stres de bu tabloyu tetikliyor' dedi.</p>

<p align="JUSTIFY"><strong>BAHAR ALERJİLERİ UYARISI</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Özellikle bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla birlikte şikâyetlerin belirgin hale geldiğini ifade eden Gökırmak, 'Gözlerde kızarıklık, kaşıntı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve sık hapşırık gibi belirtiler bahar alerjilerinin en sık görülen bulgularıdır. Bu şikâyetleri yaşayan kişilerin belirtiler başlamadan en az iki hafta önce hekimlerinin önerdiği tedavilere başlaması gerekir' diye konuştu.</p>

<p align="JUSTIFY">'<strong>İHMAL EDİLİRSE ASTIMA DÖNÜŞEBİLİR'</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Alerjik hastalıkların tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Gökırmak, 'Tedavi edilmeyen alerjik rahatsızlıkların yaklaşık yüzde 40'ında astım gelişebiliyor. Özellikle çocuklarda gece burun tıkanıklığı nedeniyle ağız açık uyumaya bağlı damak ve diş problemleri oluşabiliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p align="JUSTIFY"><strong>POLEN SAATLERİNE DİKKAT</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Vatandaşlara günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında da önerilerde bulunan Gökırmak, 'Polen yoğunluğunun en fazla olduğu sabah 05.00 ile 10.00 saatleri arasında dışarıda daha az vakit geçirilmesini öneriyoruz. Dışarıdan geldikten sonra kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması önemli' dedi.</p>

<p align="JUSTIFY">'<strong>Alerji geçici değil, kronik bir hastalıktır'</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Alerjik hastalıkların hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Gökırmak, 'Alerjik hastalıkları geçici rahatsızlıklar olarak değil, bağışıklık sisteminin iyi yönetilmesi gereken kronik hastalıkları olarak değerlendirmek gerekir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/sakaryada-bahar-alerjilerine-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/05/sakaryada-bahar-alerjilerine-karsi-uyari.webp" type="image/jpeg" length="66965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Caner Kaçmaz'dan estetikte yeni dönem... Preserve tekniği ile doğal meme büyütme]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/caner-kacmazdan-estetikte-yeni-donem-preserve-teknigi-ile-dogal-meme-buyutme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/caner-kacmazdan-estetikte-yeni-donem-preserve-teknigi-ile-dogal-meme-buyutme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Plastik Cerrah Caner Kaçmaz, geliştirdiği 'Preserve Tekniği' ile doğal meme büyütmede yeni bir dönem başlattı. Dokuları koruyan ve lokal anesteziyle uygulanan bu yöntem; doğal görünüm, yumuşak sonuçlar ve konforlu iyileşme süreci sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Sanat, sosyete ve iş dünyasının son dönemde en çok konuştuğu Plasrik Cerrah Caner Kaçmaz, geliştirdiği 'Preserve Tekniği' ile estetik dünyasında dikkat çekiyor.</p>

<p>Meme dokusu, damarlar ve bağ yapılarını koruyarak uygulanan yöntem; daha doğal görünüm, daha yumuşak sonuçlar ve konforlu iyileşme süreci sağlamasıyla öne çıkıyor.</p>

<p>Lokal anesteziyle, hastaları uyutmadan gerçekleştirdiği operasyonlarla da fark yaratan Caner Kaçmaz'ın uyguladığı teknik, kısa sürede estetik dünyasının en çok konuşulan yöntemlerinden biri haline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="937" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/08/d6c78141-cc6f-4e22-a581-a218ba700573-1778223797-171-x750.jpeg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/caner-kacmazdan-estetikte-yeni-donem-preserve-teknigi-ile-dogal-meme-buyutme</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/05/caner-kacmazdan-estetikte-yeni-donem-preserve-teknigi-ile-dogal-meme-buyutme.webp" type="image/jpeg" length="67147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel hemşire göçünde denge değişiyor... Avrupa ve Güneydoğu Asya öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TruMerit 2025 Hemşire Göçü Raporu, bölgeler arasında iş gücü eşitsizliklerinin giderek arttığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ACCESS Newswire / PHILADELPHIA, PENSILVANYA</strong><strong> (İGFA) - </strong>TruMerit™ (eski adıyla CGFNS International) bugün <u><strong>2025 Hemşire Göçü Raporu</strong></u>'nu yayımlayarak, küresel hemşire göçü eğilimlerinde önemli değişimler yaşandığını ve sağlık ihtiyaçları büyük farklılıklar gösteren bölgeler arasında hemşire iş gücü dağılımındaki eşitsizliklerin derinleştiğini ortaya koydu.</p>

<p align="LEFT">Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri ile TruMerit'in tescilli VisaScreen® başvuru kayıtlarının analiz edildiği rapor, uluslararası hemşire göçünün giderek daha güçlü sağlık altyapısına sahip bölgelere yoğunlaştığını; buna karşılık ciddi hemşire açığı yaşayan bölgelerin uluslararası eğitim almış hemşireleri istihdam etme kapasitesinde geride kalmaya devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p align="LEFT">Avrupa ve Güneydoğu Asya'da uluslararası hemşire istihdamında keskin artış. TruMerit'in Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hemşire iş gücü verilerine dayanan analizine göre Avrupa'da uluslararası eğitim almış hemşirelerin sağlık iş gücündeki oranı, on yıllık ortalama olan %5,96'ya kıyasla %8,01 seviyesine yükselmiş olup kalıcı ve önemli bir artış eğilimine işaret ediyor. Güneydoğu Asya'da ise bu oran, on yıllık ortalama %20,15'e kıyasla %24,87 seviyesine ulaşmış olup, son on yıldaki dalgalanmalara rağmen dikkat çekici ve istikrarlı bir yükseliş trendini yansıtıyor. Aynı dönemde Doğu Akdeniz ve Afrika bölgelerinde çalışan uluslararası eğitimli hemşirelerin oranı düşüş göstererek, halihazırda yetersiz hizmet alan bölgelerdeki hemşire açığını daha da artırdı.</p>

<p align="LEFT">TruMerit Başkan ve CEO'su Dr. Peter Preziosi, 'Bu veriler büyüyen küresel bir dengesizliği ortaya koyuyor: güçlü kaynaklara sahip sağlık sistemleri uluslararası eğitimli hemşireleri daha hızlı şekilde bünyesine katarken, en ciddi hemşire açığı yaşayan bölgeler acilen ihtiyaç duydukları bu profesyonelleri istihdam etme kapasitesini kaybediyor. Bu dengesizliğin giderilmesi; etik işe alım çerçevelerine dayanan, kaynak ülkelere eğitim ve yetiştirme maliyetlerini dengeleyen daha güçlü ikili anlaşmaların oluşturulması ve yetersiz hizmet alan bölgelerde hemşirelik eğitimi ile sağlık sistemi kapasitesine sürdürülebilir yatırımlar yapılması için hem kaynak hem de hedef ülkelerin koordineli adımlar atmasını gerektiriyor' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p align="LEFT"><img height="969" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/28/whatsapp-image-2026-04-28-at-17-28-19-1777387513-847-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p align="LEFT"><strong>ULUSLARARASI HEMŞİRE KARİYER YOLLARINDA ARTAN KARMAŞIKLIKLAR</strong></p>

<p align="LEFT">Rapor, uluslararası eğitimli hemşireler arasında artan hareketliliğe de dikkat çekiyor. TruMerit'in 2021-2024 dönemine ait VisaScreen yetkilendirme verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden hemşirelerin yaklaşık %3'ü, ABD yetkilendirmesine başvurmadan önce başka bir ülkede uluslararası deneyim kazanmış durumda. Bu durum, birden fazla uluslararası kariyer geçişinin giderek daha yaygın hale geldiği, yüksek mobiliteye sahip küresel bir hemşire iş gücüne işaret ediyor.</p>

<p align="LEFT">TruMerit Küresel İlişkiler Direktörü Rodrigo Gouveia, 'Bu rapordaki veriler hemşire göçünün yalnızca arz ve talep meselesi olmadığını açıkça ortaya koyuyor; aynı zamanda sağlık eğitimi, istihdam kapasitesi ve sağlık kaynaklarının küresel ölçekte nasıl dağıtıldığına ilişkin daha derin yapısal eşitsizlikleri yansıtıyor. Uluslararası hemşire göçünün küresel sağlık eşitliğini zayıflatmak yerine desteklemesini sağlamak için koordineli politika çerçeveleri oluşturulması, hemşirelik eğitim sistemlerine yatırım yapılması ve yetersiz hizmet alan bölgelerde sağlık altyapısının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor' dedi.</p>

<p align="LEFT"><strong>YENİ RİSKLER: YAPAY ZEKÂ TARAFINDAN </strong><strong>Ü</strong><strong>RETİLEN MESLEKİ SAHTECİLİK, HEMŞİRELİK İŞ GÜCÜNÜN BÜTÜNLÜĞÜNÜ TEHDİT EDİYOR</strong></p>

<p align="LEFT">2025 Hemşire Göçü Raporu ayrıca sağlık iş gücünün bütünlüğünü tehdit eden yeni riskleri de inceliyor. Bunlar arasında, yapay zekâ tarafından üretilen mesleki sahtecilikte beklenen artış da yer alıyor. Sektör analistleri, 2026 yılına kadar her dört iş adayı profilinden birinin yapay zekâ tarafından oluşturulmuş olabileceğini öngörüyor. Bu durum, hasta güvenliğinin korunması açısından doğrulanmış hemşire yetkilendirme sistemlerinin öneminin giderek arttığını ortaya koyuyor.</p>

<p align="LEFT">2025 Hemşire Göçü Raporu'nun tamamı<u><strong> buradan </strong></u>indirilebilir.</p>

<p align="LEFT"><strong>TRUMERİT HAKKINDA</strong></p>

<p align="LEFT">TruMerit, yaklaşık 50 yıllık deneyimiyle sağlık iş gücü geliştirme alanında dünya çapında lider bir kuruluştur. Eski adıyla CGFNS International olan kuruluş, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerde mesleki yetki almak isteyen uluslararası eğitimli sağlık profesyonellerinin eğitim, mesleki deneyim ve yeterliliklerini doğrulamaktadır. Genişleyen misyonu ve Global Health Workforce Development Institute aracılığıyla TruMerit; araştırma, standartlar ve sertifikasyon alanlarında çalışmalar yürüterek küresel sağlık iş gücünü güçlendirmekte ve adil, sürdürülebilir kariyer hareketliliğini desteklemektedir.</p>

<p align="LEFT"><strong>KAYNAK: </strong><i>TruMerit</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/04/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="65338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşlanan nüfusta aşılamanın önemi artıyor... 65+ yaş aşıları hayati önemde]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/yaslanan-nufusta-asilamanin-onemi-artiyor-65-yas-asilari-hayati-onemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/yaslanan-nufusta-asilamanin-onemi-artiyor-65-yas-asilari-hayati-onemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, 24-30 Nisan Aşı Haftası kapsamında özellikle 65 yaş sonrası dönemde bazı aşıların belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun yüzde 11'e ulaşması, ülkemizin hızla yaşlanan bir topluma dönüştüğünü ortaya koyuyor. Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, 24-30 Nisan Aşı Haftası kapsamında özellikle 65 yaş sonrası dönemde bazı aşıların belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Aşıların bir kısmı ömür boyu koruyuculuk sağlamadığı için, özellikle 65 yaş sonrasında belirli aşıların düzenli aralıklarla tekrarlanması büyük önem taşır.</p>

<p>Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, geriatrinin yalnızca hastalıkları değil, bireyin genel sağlık durumu ve yaşam kalitesini bütüncül olarak ele aldığını belirterek, 65 yaş sonrasında demans (bunama), depresyon, osteoporoz (kemik erimesi), idrar kaçırma, malnütrisyon (yetersiz beslenme) ve sarkopeni (kas kaybı) gibi sağlık sorunlarının görülme sıklığı arttığına dikkati çekerek, bu sorunların yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edildiği için dile getirilemeyebildiğini söyledi. Hiçbir şikâyeti olmasa bile her yaşlı bireyin yılda en az bir kez geriatri değerlendirmesinden geçmesini önerdiklerini belirten Prof. Dr. Halil, 'Bu yaklaşım hem geriatrik sendromların erken dönemde fark edilmesini hem de koruyucu hekimlik uygulamalarının hayata geçirilmesini sağlar. Örneğin kemik erimesi (osteoporoz) taraması 65 yaş üzerindeki tüm kadınlara, 70 yaş üzerindeki tüm erkeklere önerilmektedir. Bunun yanında aşılar ve kanser taramaları gibi koruyucu sağlık uygulamaları da sağlıklı yaşlanmanın vazgeçilmez bir parçasıdır' dedi.</p>

<p><img height="456" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/22/download-45612883892-europe-west1-run-1776841422-224-x750.png" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşıların hastalıkları ortaya çıkmadan önleyerek bireysel ve toplumsal sağlığın korunmasında hayati bir rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, 'Türkiye, aşılama alanında önemli başarılar elde etmiş bir ülke olup, toplumsal bağışıklama sayesinde birçok hastalığın görülme sıklığı da belirgin şekilde azalmıştır. Ayrıca aşılar, tedavi maliyetlerini önleyerek sağlık sistemine ekonomik katkı sağlar' diye belirten Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, sözlerine şöyle devam etti: 'Ben bir geriatri uzmanı olarak özellikle yaşlı nüfusa vurgu yapmak isterim. Aşılar çoğunlukla çocukluk dönemiyle ilişkilendirilse de aslında her yaş grubunda koruyucu sağlık açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Özellikle yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte geriatrik grupta aşılama çok daha kritik hale gelmiştir' diye konuştu.</p>

<p>Yaşla birlikte bağışıklık sisteminde doğal bir zayıflama meydana geldiğini belirten Halil, diyabet, kalp hastalıkları ve KOAH gibi kronik hastalıkların da enfeksiyon riskini artırdığını ifade etti.</p>

<p>Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan, uzun süreli hareketsizliğin kas kaybı, düşme ve bağımlılık riskini artırdığını vurguladı.</p>

<p>Bazı aşıların yılın her döneminde yapılabildiğini, ancak özellikle solunum yolu viral enfeksiyonları açısından belirli riskli dönemler bulunduğunu belirten Prof. Dr. Halil, aşılama zamanlamasının önemine dikkat çekerek, 'İleri yaş grubunda influenza (grip), RSV ve pnömokok gibi etkenler ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. İnfluenza ve RSV enfeksiyonları özellikle sonbahar aylarından itibaren artar, kış mevsiminde ise en yüksek seviyeye ulaşır. Bu nedenle bu dönemler, özellikle riskli gruplarda aşılama açısından kritik önem taşır. Buna karşılık tetanos, zona, hepatit ve pnömokok gibi bazı aşılar mevsimden bağımsız olarak yılın herhangi bir döneminde uygulanabilmektedir.' diye konuştu.</p>

<p>Halil, 65 yaş üstü bireylerin, hekimlerine başvurduklarında mutlaka aşılanma programı hakkında bilgi almaları ve önerilen aşıları zamanında yaptırmaları büyük önem taşıdığının altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/yaslanan-nufusta-asilamanin-onemi-artiyor-65-yas-asilari-hayati-onemde</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/04/yaslanan-nufusta-asilamanin-onemi-artiyor-65-yas-asilari-hayati-onemde.webp" type="image/jpeg" length="46067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Buluşmaları'nda çocukluk aşıları bilinci]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/nilufer-saglik-bulusmalarinda-cocukluk-asilari-bilinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/nilufer-saglik-bulusmalarinda-cocukluk-asilari-bilinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'da Nilüfer Belediyesi tarafından 'Çocukluk Çağı Aşıları Koruyucu Sağlığın Temeli' konulu bilgilendirme semineri gerçekleştirildi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilara Yılmaz'ın konuşmacı olarak katıldığı seminere, ebeveynler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi'nde düzenlenen seminerde, aşıların bağışıklık sistemini eğiten en önemli unsurlardan biri olduğunu açıklayan Dr. Dilara Yılmaz, toplum bağışıklığının korunması için aşılama oranının yüzde 85'in altına düşmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin aşılama konusunda başarılı bir ülke olduğunu ifade eden Yılmaz, çiçek hastalığının dünya üzerinden silinmesi ve çocuk felcinin ülkemizde son bulmasının bu başarının kanıtı olduğunu dile getirdi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/16/cocukluk-asilari-3-1776323845-902-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sosyal medya spekülasyonları ve ebeveynlerin aşı kararsızlığına da değinen Dr. Yılmaz, aşıların otizm veya kısırlık yaptığına dair iddiaların hiçbir bilimsel temeli olmadığını açıkladı. Aşılardaki belli içeriklerin sanılanın aksine vücuda zarar verecek düzeyde olmadığını, hatta günlük hayatta maruz kalınan miktarlardan çok daha düşük olduğunu kaydeden Yılmaz, 'Doğal yolla hastalık geçirmek daha iyidir inanışı yanlıştır. Aşısız geçirilen kızamık gibi hastalıkların yıllar sonra ölümle sonuçlanabilecek hasarlara yol açabileceğini unutmamak gerekir' dedi.</p>

<p><strong>AŞILANMAYAN HER ÇOCUK TOPLUMU TEHDİT EDİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seminerin sonunda aşı takibinin hem aile hekimleri hem de çocuk doktorları tarafından titizlikle yapıldığını belirten Dr. Dilara Yılmaz, 'Aşılanmayan her çocuk, toplumdaki diğer çocukların da sağlığını tehdit etmektedir. Aşılar hayat kurtarır' diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/nilufer-saglik-bulusmalarinda-cocukluk-asilari-bilinci</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/04/nilufer-saglik-bulusmalarinda-cocukluk-asilari-bilinci.webp" type="image/jpeg" length="20083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite hastalığı bel ağrısını tetikliyor!]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/obezite-hastaligi-bel-agrisini-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/obezite-hastaligi-bel-agrisini-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık ve yaşam koşullarınıniyileşmesi nedeniyle artan yaşlı nüfusun yanı sıra obeziteoranlarının da yükseldiği günümüzde eklem ve bel ağrılarınabağlı şikayetler de artıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA)- </strong> Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Arman Öztürk, uzayan ortalama yaşam süresi, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarınınbel hastalıklarına davetiye çıkardığını söyledi.</p>

<p>Omurganın vücudun temel taşıyıcısıolduğunu ve artan yaşla birlikte kas - iskelet yapısınınbozulmaya başladığını belirten Uzm. Dr. Arman Öztürk, herbel ağrısının fıtık nedeniyle olmadığını bu konuda uzman hekimin doğru tedaviyi uygulaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI</strong></p>

<p>Bel ağrısı tedavisinin kişiye özelplanlanması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, 'Belağrısı uzun süredir var olan ve tıp insanlarının da üzerinde durduğu önemli konulardan biri olduğuna dikkati çekerek, 'Eğer hastada bel ağrısı ve hafifkalça ağrısı varsa, ağrı bacağa ve dizin altına doğruyayılmıyorsa, kuvvet kaybı ve ciddi uyuşma yoksa ya da idrar,büyük abdest tutamama gibi belirtiler yoksa bel fıtığı olma ihtimali de düşük oluyor. Bu belirtilerin olmadığı belağrılarının neredeyse yüzde 90'ı fıtık ilişkisiz olarak belirlenmiş. Hatta kişinin MR'ında fıtık çıksa bile bu ağrınınfıtık ilişkisiz olduğu gösterilmiş. Çünkü her fıtığın derecesi aynı olmuyor, vücut zaman içinde kendisini onarabiliyor. Fıtık aslında omurga yaşlanmasının doğal bir eşlikçisiolarak görülüyor' diye konuştu.</p>

<p><img height="380" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/13/uzm-dr-arman-o-ztu-rk-103854337-1776083409-99-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>AŞIRI KİLO VE HAREKETSİZ YAŞAM RİSKİ ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Bel ağrısında muayene hasta hikayesi ve şikayetlerinin yol gösterici olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Arman Öztürk, 'Hastanın MR sonucuna göre fıtık olmadığınakarar verdiğimizde eğer aşırı kilo varsa hastanın kilo vermesi için yönlendirdiklerini belirterek, 'Verilen her kilo bel üzerindeki baskınında azalmasını sağlıyor. Hastamızın günlük yaşam aktivitelerini düzenliyoruz. Bunlar, araba kullanırken cüzdanı cebine bir cebine koyup asimetrik oturuşlar yapmamak. Masa veya bilgisayar başında çok çalışıyorsa kambur ya da kaykılarak oturuşlar yapmamak. Ağır sırt çantaları ya da tek kola takılan asimetrik yükleri mümkün olduğunca hayatından uzaklaştırmak' olarak sıraladı.</p>

<p>Cerrahi müdahalenin en son çare olarak uygulandığını dile getiren Uzm. Dr. Öztürk, ' Eğer hastanın bacağında kuvvet kaybı veciddi uyuşma varsa ya da idrar, büyük abdest tutamama gibi belirtiler bulunuyorsa hızlıca cerrahi müdahaleye yönlendiriyoruz. Tabi bel ağrısı için önerdiğimiz günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi ve obeziteden uzak durulması gibikonular burada da geçerli oluyor. Her hastanın durumu farklılık gösterdiği için tanı ve tedavinin de mutlaka uzman hekimlergözetiminde yürütülmesi büyük önem taşıyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/obezite-hastaligi-bel-agrisini-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/04/obezite-hastaligi-bel-agrisini-tetikliyor.webp" type="image/jpeg" length="65265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepçe kulakta ameliyatsız tedavi yenidoğan döneminde mümkün]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/kepce-kulakta-ameliyatsiz-tedavi-yenidogan-doneminde-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/kepce-kulakta-ameliyatsiz-tedavi-yenidogan-doneminde-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, kepçe kulağın yenidoğan döneminde ameliyatsız yöntemlerle düzeltilebildiğini ve ilerleyen yaşlarda cerrahiyle kalıcı çözüm sağlanabildiğini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) -</strong>Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen estetik bir durum olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Kulakların baş ile normalden daha fazla dışa doğru durmasıyla tanımlanan kepçe kulağın tıbbi adının otapostaz olduğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, özellikle erkeklerde kısa saç kullanımı nedeniyle daha belirgin hale geldiğini dile getirdi.</p>

<p>Prof. Dr. Üstündağ, yenidoğan döneminde yapılan müdahalelerin etkili olabildiğini belirterek, bu dönemde ameliyatsız tedavinin mümkün olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi seçeneklerini değerlendiren Prof. Dr. Üstündağ, 'Bebeklerde ilk aylarda özel bant veya kalıplarla düzeltme yapılabilirken, çocuk ve yetişkinlerde kepçe kulak görünümü otoplasti denilen kulak estetiği ameliyatı ile kalıcı olarak düzeltilebilir. Kulak gelişiminin yaklaşık yüzde 90'ı tamamlanmış olacağı için en ideal dönem 5-6 yaş sonrasıdır. Yetişkinlerde ise her yaşta uygulanabilir. Genellikle 5-6 yaşından sonra yapılan bu işlem, kulakların başa daha yatık ve doğal görünmesini sağlamak amacıyla uygulanır. Ameliyat sırasında kulak arkasından küçük bir kesi yapılır, kulak kıkırdağı yeniden şekillendirilir (antiheliks plasti) ve kulağın baş ile arasındaki açı azaltılır. Gerekirse kıkırdağın bir kısmı inceltilir veya dikişlerle yeni şekil verilir. Kesi, kulak arkasında kaldığı için iz genellikle görünmez. Ortalama 45 dakika ile 2 saat süren bu operasyon çoğu zaman günübirliktir ve hasta aynı gün evine dönebilir' diye konuştu.</p>

<p><strong>AMELİYATTAN BİR HAFTA SONRA NORMALE DÖNÜŞ</strong></p>

<p>Ameliyat sonrasına da değinen Prof. Dr. Üstündağ, 'Operasyon sonrası kulaklara bandaj veya tenisçi bandı gibi bir bant takılır. İlk bandaj genellikle 3-7 gün kalır. Sonrasında birkaç hafta gece bandı önerilebilir. Çoğu kişi 1 hafta içinde normal hayatına döner. Genellikle güvenli bir ameliyat olsa da nadiren; enfeksiyon, kanama, dikişlerin açılması ve kulakta hafif asimetri gibi durumlar görülebilir. Ancak bu nadir yan etkilerin yanında işlemin başarı oranının yüzde 90'dan fazla olduğunu bilmek gerekir' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/kepce-kulakta-ameliyatsiz-tedavi-yenidogan-doneminde-mumkun</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/04/kepce-kulakta-ameliyatsiz-tedavi-yenidogan-doneminde-mumkun.webp" type="image/jpeg" length="22631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Parkinsonla Yaşamak' masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Nilüfer Belediyesi'nin 'Dünya Parkinson Günü' nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Bursa Nilüfer Belediyesi, 'Dünya Parkinson Günü' kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi'nde 'Parkinsonla Yaşamak' başlıklı bir seminer düzenledi.</p>

<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek'in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/nilufer-buyukkoyuncu-pekel-1775831738-947-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı.<br />
<br />
<strong>ÖLÜMCÜL HASTALIK KATEGORİSİNDE DEĞİL</strong></p>

<p>Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/cigdem-sevda-erer-ozbek-1775831772-540-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>1960'lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, 'Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz' dedi.</p>

<p>Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, 'Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor' diye konuştu.<br />
<br />
<strong>ERKEN TANI ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, 'Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir' dedi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/demet-yildiz-1775831746-526-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, 'Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz' şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>GÜNDE 8-10 BARDAK SU TÜKETİN</strong></p>

<p>Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı.</p>

<p>Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, 'Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz' diye konuştu.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/parkinson-gunu-3-1775831764-291-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Hastaların yüzde 90'ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, 'Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız' dedi.</p>

<p>Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/04/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi.webp" type="image/jpeg" length="15051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Katı tümörler için dünyanın ilk CAR-T tedavisi yakında Çin'de]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/kati-tumorler-icin-dunyanin-ilk-car-t-tedavisi-yakinda-cinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/kati-tumorler-icin-dunyanin-ilk-car-t-tedavisi-yakinda-cinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İleri evre mide ve pankreas kanseri hastaları için yeni bir umut]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>PRNewswire / ŞANGHAY (İGFA)- </strong>İleri evre gastrointestinal kanserler için çığır açan yeni bir <strong>CAR-T hücre tedavisinin</strong> 2026 yılının ilk yarısında Çin'de kullanıma sunulması bekleniyor; bu, kanser tedavisinde önemli bir ilerleme anlamına geliyor. Jiahui Uluslararası Kanser Merkezi, uygun hastalar için bu yenilikçi tedaviye erişim imkanı sunan önde gelen tıbbi kurumlar arasında yer alacak.</p>

<p><strong>Satri-cel (CT041)</strong> olarak bilinen bu tedavi, <strong>mide ve pankreas kanserlerinde sıklıkla görülen bir biyobelirteç olan Claudin18.2'yi </strong>hedef alan ve katı tümörler için özel olarak geliştirilmiş dünyanın ilk CAR-T tedavisidir.</p>

<p><strong>KANSER TEDAVİSİNDE YENİ BİR DÖNEM</strong></p>

<p>CAR-T tedavisi, kanser hücrelerini hassas bir şekilde tanıyıp saldırmak üzere yeniden programlanmış, hastanın kendi bağışıklık hücrelerini kullanan, son derece kişiselleştirilmiş bir tedavi yöntemidir. Geleneksel tedavilerin aksine, CAR-T hücreleri vücut içinde çoğalabilir ve zaman içinde kanserle mücadeleye devam edebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CAR-T tedavisi kan kanserlerinde sonuçları halihazırda dönüştürmüş olsa da, bu yeni tedavi yöntemi, tarihsel olarak etkili tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu <strong>katı tümörlerin tedavisinde önemli bir dönüm noktası</strong> niteliğindedir.</p>

<p><strong>UMUT VERİCİ KLİNİK SONUÇLAR</strong></p>

<p>Çin'de yürütülen klinik çalışmalar, ileri evre mide ve gastroözofageal kanserli hastalar için umut verici sonuçlar ortaya koymuştur:</p>

<ul>
 <li><strong>Objektif yanıt oranı (ORR): ~41%</strong>, bu oran, standart tedavilere kıyasla önemli ölçüde daha yüksektir</li>
 <li><strong>Bazı karşılaştırmalarda geleneksel tedavilere kıyasla 10 kattan fazla iyileşme</strong></li>
 <li><strong>Standart tedaviye kıyasla, hastalığın ilerlemesiz sağkalım süresi ~1,7 aydan yaklaşık ~4,7 aya uzamıştır</strong></li>
</ul>

<p>Bu sonuçlar, önde gelen uluslararası konferanslarda sunulmuş ve üst düzey tıp dergilerinde yayınlanmış olup, bu tedavinin küresel önemini ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>KARŞILANMAMIŞ BÜYÜK BİR İHTİYACIN GİDERİLMESİ</strong></p>

<p>İleri evre mide ve pankreas kanserleri, tedavi edilmesi en zor kanser türleri arasında yer almaya devam etmektedir; bu kanser türlerinde ileri tedavi aşamalarında etkili seçenekler sınırlıdır ve sağkalım sonuçları kötüdür.</p>

<p>Bu CAR-T tedavisi, <strong>geleneksel tedavi seçeneklerini tüketmiş olan hastalar için yeni bir tedavi yolu</strong> sunmaktadır.</p>

<p><strong>KİMLER YARARLANABİLİR</strong></p>

<p>Bu tedavi aşağıdaki hastalar için uygun olabilir:</p>

<ul>
 <li><strong>İleri evre veya metastaz yapmış mide kanseri veya gastroözofageal kanseri olan</strong></li>
 <li>Daha önce <strong>en az iki farklı tedavi yöntemi uygulanmış</strong></li>
 <li><strong>Claudin18.2-pozitif tümörleri gösteren</strong></li>
 <li>Klinik uygunluk kriterlerini karşılayan</li>
</ul>

<p>Her hasta, uygunluğunun belirlenmesi amacıyla ayrıntılı bir tıbbi değerlendirmeden geçecektir.</p>

<p>Bu tedavi, <strong>onkolojide bir dönüm noktası</strong> niteliğinde olup, CAR-T tedavilerinin kan kanserlerinin ötesine geçerek katı tümörlere de uygulanmasının önünü açmaktadır.</p>

<p>Devam eden araştırmalar, erken evre tedavi ve ek tümör türleri de dahil olmak üzere daha geniş uygulamala alanlarını inceliyor.</p>

<p><strong>İLETİŞİM BİLGİLERİ:</strong></p>

<p>Daha fazla bilgi, telekonsültasyon randevuları ve uygunluk değerlendirmeleri için lütfen iletişime geçin:</p>

<p>E-posta: <a href="mailto:internationaloffice@jiahui.com ">internationaloffice@jiahui.com </a><br />
WhatsApp: +852 4619 1904</p>

<p><strong>Tam makale: </strong><a href="https://jiahui.com/en/news/200" rel="nofollow">https://jiahui.com/en/news/200</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/kati-tumorler-icin-dunyanin-ilk-car-t-tedavisi-yakinda-cinde</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 01:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/04/kati-tumorler-icin-dunyanin-ilk-car-t-tedavisi-yakinda-cinde.webp" type="image/jpeg" length="87420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 'Yuvamız Bakırköy'de miniklere sağlık taraması]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/istanbulda-yuvamiz-bakirkoyde-miniklere-saglik-taramasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/istanbulda-yuvamiz-bakirkoyde-miniklere-saglik-taramasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da Yuvamız Bakırköy Gündüz Çocuk Bakımevlerinde eğitim gören çocuklar, belediyenin tıp merkezinde görevli uzmanlar tarafından sağlık taramasından geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Bakırköy Belediyesi, Yuvamız Bakırköy Gündüz Çocuk Bakımevlerinde eğitim alan çocukların sağlığını korumaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bu kapsamda, miniklere yönelik kapsamlı sağlık taramaları gerçekleştiriliyor. Yapılan taramalar çerçevesinde belediyenin tıp merkezinde görev yapan çocuk doktoru tarafından çocukların genel sağlık muayeneleri yapılırken, diş hekimi ise ağız ve diş sağlığı kontrollerini gerçekleştiriyor.</p>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/01/yuvamiz-bakirkoy-de-miniklere-saglik-taramasi-2-1775048227-238-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçekleştirilen uygulama ile çocukların olası sağlık sorunlarının erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli yönlendirmelerin yapılması hedeflenirken, ailelerin de çocuklarının sağlık durumuna ilişkin bilgilendirilmesi sağlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/istanbulda-yuvamiz-bakirkoyde-miniklere-saglik-taramasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2026/04/istanbulda-yuvamiz-bakirkoyde-miniklere-saglik-taramasi.webp" type="image/jpeg" length="77905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günlük 1 gram daha az tuz, hayat kurtarabilir]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/gunluk-1-gram-daha-az-tuz-hayat-kurtarabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/gunluk-1-gram-daha-az-tuz-hayat-kurtarabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, bu tüketimin kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğine dikkati çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Diyetisyen Hülya Yiğit İspiroğlu, fazla tuz tüketiminin kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığına dikkat çekti. İspiroğlu, tuzun vücut için gerekli bir mineral olduğunu ancak fazlasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sinir iletimi, kas kasılması ve sıvı dengesi gibi temel işlevlerde rol oynayan tuzun, aşırı tüketildiğinde özellikle hipertansiyon, kalp-damar ve böbrek hastalıkları riskini artırdığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan araştırmalara göre günlük tuz tüketiminde sadece 1 gramlık azalmanın bile toplum genelinde inme ve kalp hastalıkları riskinde önemli düşüş sağladığını belirten İspiroğlu, küçük değişikliklerin büyük etkiler yaratabileceğini ifade etti.</p>

<p>Fazla tuz tüketiminin büyük kısmının sofrada eklenen tuzdan değil, farkında olmadan tüketilen gıdalardan geldiğini belirten İspiroğlu; ekmek, beyaz peynir, zeytin, turşu ve işlenmiş et ürünlerinin yanı sıra paketli gıdaların günlük sodyum alımını ciddi şekilde artırdığını söyledi. Yüksek sodyumun vücutta su tutulmasına yol açarak ödem oluşturabileceğini dile getiren İspiroğlu, bunun tartıda ani kilo artışı şeklinde görülebileceğini ancak doğrudan yağ artışı anlamına gelmediğini kaydetti.</p>

<p><strong>'TUZ ALIŞKANLIĞI ÖĞRENİLİR'</strong></p>

<p>Tuzlu beslenmenin genetikten çok alışkanlıklarla ilgili olduğunu vurgulayan İspiroğlu, çocukluk döneminden itibaren edinilen beslenme alışkanlıklarının belirleyici olduğunu ifade etti. Bu nedenle damak tadının değiştirilebileceğini belirtti.</p>

<p>Tuz tüketimini azaltmak isteyenler için ani kesintiler yerine kademeli azaltım öneren İspiroğlu, damak tadının 2-4 hafta içinde uyum sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nün günlük tuz tüketimi için 5 gramın altını önerdiğini hatırlatan İspiroğlu, Türkiye'de bu miktarın yaklaşık iki katına ulaştığını ifade ederek, yemeklerde tuz kullanımını azaltmak için sofraya tuzluk koymamak, etiket okumak ve yemeklere tuzu son aşamada eklemek gibi pratik önerilerde bulunan İspiroğlu; limon, sirke, sarımsak ve baharatların lezzet artırıcı alternatifler olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/gunluk-1-gram-daha-az-tuz-hayat-kurtarabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/03/gunluk-1-gram-daha-az-tuz-hayat-kurtarabilir.webp" type="image/jpeg" length="17748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Down sendromu hakkında bilinmesi gerekenler]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/down-sendromu-hakkinda-bilinmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/down-sendromu-hakkinda-bilinmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Zeynep Arıkan, Down sendromunun genetik bir farklılık olduğunu, erken tanının ve doğru eğitim ile destekleyici müdahalelerin yaşam kalitesini artırdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile Çocuk Alerjisi ve Çocuk İmmünolojisi Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Arıkan, Down sendromunun en sık görülen genetik farklılık olduğunu belirterek, bu durumun normalde 46 olması gereken kromozom sayısının 47'ye çıkmasıyla oluştuğunu açıkladı.</p>

<p>Fazladan 21'inci kromozomun varlığının vücudun ve beynin gelişimini etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Arıkan, 'Down sendromu anne ya da babanın yaptığı bir şeyden kaynaklanmaz; tamamen rastgele oluşan genetik bir olaydır. En önemli risk faktörü ise ileri anne yaşıdır' dedi.</p>

<p>Her 800 doğumda bir görülen Down sendromu, Türkiye'de yılda yaklaşık bin 500 bebeği etkiliyor. Prof. Dr. Arıkan, gebelikte uygulanan tarama testleri ve kesin tanı testleriyle erken teşhisin mümkün olduğunu söyledi. 'Erken tanı, ailelerin bilinçli karar alabilmesini ve doğumdan hemen sonra uygulanacak erken müdahale programlarına başlanmasını sağlar' dedi. Down sendromunun tamamen ortadan kaldıran bir tedavi olmadığını belirten Arıkan, ancak kapsamlı destek ve müdahale ile bireylerin sağlıklı ve bağımsız yaşam sürdürebileceğini ifade etti. İleri anne yaşı, ailede daha önce Down sendromlu bir çocuğun varlığı ve translokasyon tipleri en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Arıkan, Down sendromlu bireylerin fiziksel ve gelişimsel farklılıklarının kişiden kişiye değiştiğini belirtti. Kaslarda gevşeklik, basık yüz ve burun yapısı, yukarı eğimli gözler, kısa parmaklar ve ensede fazla deri gibi doğumda görülebilen özelliklerin yanı sıra, dil gelişimi, motor beceriler ve sosyal uyumda da farklılıklar yaşanabileceğini vurguladı.</p>

<p>Sağlık takibinin kritik öneme sahip olduğunu söyleyen Arıkan, kalp hastalıkları, görme ve işitme sorunları, hormonal problemler, sindirim sistemi rahatsızlıkları ve bağışıklık sorunlarının daha sık görülebileceğini belirtti. Düzenli kontroller ve erken müdahale ile bu sorunların yönetilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Eğitim sürecinin doğumdan itibaren başlaması gerektiğini söyleyen Arıkan, 'Erken müdahale programları, Down sendromlu çocukların potansiyellerini en üst düzeye çıkarır. Kaynaştırma ve bütünleştirme eğitimi sosyal ve akademik gelişim açısından son derece önemlidir' dedi.</p>

<p>Toplumda Down sendromuna dair yanlış inanışların bulunduğunu belirten Arıkan, 'Down sendromlu bireyler doğru eğitim ve destekle öğrenebilir, meslek sahibi olabilir ve topluma katılabilirler. Yaşam süresi de tıptaki gelişmeler sayesinde ortalama 60 yılın üzerine çıktı' dedi. Prof. Dr. Arıkan, doğru bilgilendirme ve kapsayıcı bir yaklaşımın, Down sendromlu bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmada kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/down-sendromu-hakkinda-bilinmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/03/down-sendromu-hakkinda-bilinmesi-gerekenler.webp" type="image/jpeg" length="96047"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık çalışanları 14 Mart'a çözüm bekleyen sorunlarla giriyor]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/saglik-calisanlari-14-marta-cozum-bekleyen-sorunlarla-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/saglik-calisanlari-14-marta-cozum-bekleyen-sorunlarla-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarının ağır iş yükü, nöbet sistemi, sağlıkta şiddet ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek kalıcı reform çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarının yıllardır biriken sorunlarına dikkat çekti. Akarken, Tıp Bayramı'nın yalnızca bir kutlama günü değil, sağlık çalışanlarının emeğinin ve yaşadığı sorunların görünür kılınması gereken önemli bir tarih olduğunu söyledi.</p>

<p>2025 OECD verilerine göre Türkiye'de bin kişiye düşen hekim sayısının 2,4, hemşire sayısının ise 2,9 olduğunu hatırlatan Akarken, buna karşın kişi başına yıllık hekime başvuru sayısının 11,4'e ulaştığını belirtti. Akarken, bu durumun sağlık çalışanlarının üzerindeki iş yükünü ciddi şekilde artırdığını ifade etti.</p>

<p><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/13/1773400423-saglik-genel-1773402644-512-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sağlık kurumlarında çalışan tüm meslek gruplarının sorunlarının giderek büyüdüğünü dile getiren Akarken, '14 Mart Tıp Bayramı'na yine alkışla değil, çözüm bekleyen sorunlarla giriyoruz. Hekimler yalnızca hastayı iyileştirmeye değil, sistemin açıklarını kapatmaya da zorlanıyor. Bugün birçok sağlık çalışanı için meslek sevgisinin önüne geçim kaygısı geçmiş durumda' dedi.</p>

<p><strong>'RANDEVU SORUNU AZALSA DA İŞ YÜKÜ SÜRÜYOR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın 2025 sonunda yaptığı açıklamada Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) bekleyen hasta sayısının 4 milyondan 400 binin altına düştüğünü ve bekleyen hasta oranında yüzde 90 azalma sağlandığını duyurduğunu hatırlatan Akarken, buna rağmen sağlık çalışanlarının üzerindeki yükün azalmadığını söyledi.</p>

<p>Bakanlık verilerine göre günlük ortalama 1,7 milyon randevu üretildiğini ve 2025'in ilk 10 ayında aile sağlığı merkezlerine 374 milyon başvuru yapıldığını aktaran Akarken, Türkiye'de bir hekime düşen hasta sayısının birçok gelişmiş ülkenin üzerinde olduğunu belirtti. Akarken, 'Bugün bir hekim çoğu zaman hastasına ayırmak istediği zamanı ayıramıyor. Gün içinde yüzlerce hastaya bakmak zorunda kalan sağlık çalışanları hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi baskı altında' ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/13/1773400401-zlem-akarken-1773402453-949-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>YOĞUN NÖBET SİSTEMİ ELEŞTİRİSİ</strong></p>

<p>Sağlık çalışanlarının özellikle nöbet sistemi nedeniyle ağır bir çalışma temposuna maruz kaldığını belirten SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, birçok sağlık çalışanının gece nöbetlerinden sonra yeterli dinlenme imkânı bulamadan yeniden göreve başladığını söyledi.</p>

<p>'Nöbet sistemi yalnızca bir çalışma düzeni değil aynı zamanda bir sağlık ve güvenlik meselesidir' diyen Akarken, uykusuz ve yorgun çalışan sağlık personelinin hem kendi sağlığı hem de hizmet verdiği hastalar açısından risk oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Sağlıkta şiddetin de sağlık çalışanlarının en önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiğini dile getiren Akarken, 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada sağlık çalışanlarının yüzde 69'unun meslek hayatında en az bir kez şiddete maruz kaldığını belirttiğini aktardı.</p>

<p>Sağlık çalışanlarının güvenli bir ortamda görev yapması gerektiğini vurgulayan Akarken, 'Sağlıkta şiddet münferit bir olay değil, yapısal bir sorundur. Caydırıcı ve etkin yaptırımlar eksiksiz uygulanmadan, iş yükü azaltılmadan bu sorunun çözülmesi mümkün değildir' dedi.</p>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/13/1773400422-saglik-calisanlari-vergide-adalet-istiyor-1773402466-897-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>GENÇ HEKİMLER YURT DIŞINA YÖNELİYOR</strong></p>

<p>Son yıllarda genç hekimlerin yurt dışında çalışma eğiliminin arttığına dikkat çeken Akarken, çalışma koşulları, gelir düzeyi ve gelecek kaygısının bu durumun başlıca nedenleri olduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle diş hekimlerinin atanma ve uzmanlık kadrolarının yetersizliği ile özel kliniklerdeki düşük ücretlerin de yurt dışına yönelimi artırdığını belirten Akarken, sağlık sisteminin geleceği açısından bu tablonun ciddi risk oluşturduğunu kaydetti.</p>

<p>Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik koşullarının giderek zorlaştığını ifade eden Akarken, emekliliğe yansıyan tek kalem maaş sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, adil nöbet ücretleri, ek gösterge düzenlemesi ve vergi adaletinin sağlanması artık ertelenmemesi gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/saglik-calisanlari-14-marta-cozum-bekleyen-sorunlarla-giriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/03/saglik-calisanlari-14-marta-cozum-bekleyen-sorunlarla-giriyor.webp" type="image/jpeg" length="93557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hekimlerden 'sağlık hakkı' yürüyüşü]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/bursada-hekimlerden-saglik-hakki-yuruyusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/bursada-hekimlerden-saglik-hakki-yuruyusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Tabip Odası, 14 Mart Tıp Haftası kapsamında Setbaşı'nda basın açıklaması, yürüyüş ve çelenk bırakma töreni düzenledi. Hekimler sağlık sistemindeki sorunlara dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Bursa Tabip Odası (BTO), 14 Mart Tıp Haftası kapsamında 'Sağlık Hakkı Yürüyüşü' düzenledi. Setbaşı'nda gerçekleştirilen etkinlikte hekimler ve sağlık emekçileri bir araya gelerek sağlık sistemindeki sorunlara dikkat çekti.</p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş ile Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmiye Funda Coşkun, Atatürk Anıtı'na çelenk bıraktı.</p>

<p>Yürüyüşe Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, BTO Genel Sekreteri Dr. Muhsin Güllü, yönetim kurulu üyeleri Dr. Ferda Firdin, Dr. Deniz Alpan, Dr. Kenan Ergus ve Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu'nun yanı sıra Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Güzide Elitez, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sivil toplum kuruluşları, sendika temsilcileri ve çok sayıda hekim katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın açıklamasını yapan BTO Başkanı Dr. Kadir Binbaş, 14 Mart'ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda tarihsel bir sorumluluğun simgesi olduğunu söyledi.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/13/mailservice2-1773401657-481-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Binbaş, 14 Mart'ın köklerinin 1919 yılında işgal altındaki İstanbul'da tıp öğrencilerinin başlattığı direnişe dayandığını hatırlatarak hekimliğin yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, toplumun geleceğine sahip çıkmak anlamına geldiğini ifade etti.</p>

<p><strong>'14 MART'I BAYRAM HAVASINDA KUTLAMAK ZOR'</strong></p>

<p>Türkiye'de sağlık sisteminde ciddi sorunlar yaşandığını belirten Binbaş, sağlıkta dönüşüm politikalarının sağlık hizmetini kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırarak piyasa odaklı hale getirdiğini savunarak, randevu sistemindeki sorunlar, kısa muayene süreleri, sağlık çalışanlarının artan iş yükü ve sağlıkta şiddetin yaygınlaşmasının hem hekimleri hem de hastaları olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Türkiye'de yıllık hekime başvuru sayısının 1 milyarı aştığını ve kişi başına başvuru sayısının Avrupa ortalamasının yaklaşık iki katına ulaştığını söyleyen Binbaş, bu durumun sağlık sisteminin sağlıklı işlemediğinin göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/13/mailservice-1773401671-732-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Hekimlerin aşırı iş yükü, güvencesiz çalışma koşulları ve şiddet tehdidi altında görev yaptığını dile getiren Binbaş, genç hekimlerin yurt dışına gitmeyi düşündüğünü, deneyimli hekimlerin ise ekonomik nedenlerle emekli olamadığını belirterek, özelleştirmeye son verilmesi, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, hekim ücretlerinin emekliliğe yansıyan tek maaş üzerinden düzenlenmesi ve sağlıkta şiddeti önleyecek yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/bursada-hekimlerden-saglik-hakki-yuruyusu</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/03/bursada-hekimlerden-saglik-hakki-yuruyusu.webp" type="image/jpeg" length="62061"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
