<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Son dakika haberleri aydinses'de</title>
    <link>https://www.aydinses.com</link>
    <description>Gündemi aydinses.com'dan takip edin son dakikalari kaçırmayın. Sizin sesiniz aydinses.com</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.aydinses.com/rss/dis-haberler" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © Aydinses Medya Bilişim Eğitim Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 15:00:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/rss/dis-haberler"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Diplomasi Forumu; 150 ülkeden 6 bin 400 Katılımcı buluştu!..]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/antalya-diplomasi-forumu-150-ulkeden-6-bin-400-katilimci-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/antalya-diplomasi-forumu-150-ulkeden-6-bin-400-katilimci-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Diplomasi Forumu (ADF), 17–19 Nisan 2026 tarihleri arasında 150’den fazla ülkeden ve 66 uluslararası kuruluştan toplam 6.400 katılımcının iştirakiyle NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Diplomasi Forumu (ADF), 17–19 Nisan 2026 tarihleri arasında 150’den fazla ülkeden ve 66 uluslararası kuruluştan toplam 6.400 katılımcının iştirakiyle NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde başarıyla tamamlandı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde düzenlenen forum; 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, çok sayıda meclis başkanı, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisini Antalya’da bir araya getirdi.<br />
“Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” temasıyla gerçekleştirilen forum, küresel ölçekte diplomasi, güvenlik ve iş birliği başlıklarının ele alındığı önemli bir platform olurken, organizasyona ev sahipliği yapan NEST Kongre ve Fuar Merkezi de sahip olduğu kapasite ve teknolojik altyapıyla uluslararası ölçekteki konumunu bir kez daha ortaya koydu.<br />
<strong>NEST, KÜRESEL ORGANİZASYONLARIN GÜÇLÜ MERKEZİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR</strong><br />
Antalya Belek’te konumlanan NEST Kongre ve Fuar Merkezi, yüksek katılımlı uluslararası organizasyonları aynı anda gerçekleştirebilen altyapısı, geniş ve esnek kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Bölgedeki konaklama kapasitesiyle entegre yapısı sayesinde yalnızca büyük ölçekli etkinliklere ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda Antalya turizmine ve bölge ekonomisine de önemli katkı sağlıyor.<br />
<strong>SIRADA UZAY VE İKLİM ZİRVELERİ VAR</strong><br />
Antalya Diplomasi Forumu’nun ardından NEST Kongre ve Fuar Merkezi, 2026 yılı boyunca uluslararası ölçekte ses getirecek yeni organizasyonlara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.<br />
05–09 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), yaklaşık 15.000 katılımcıyı Antalya’da buluşturacak. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı bu prestijli organizasyon, uzay ve teknoloji alanında dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getirecek.<br />
9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 İklim Konferansı kapsamında ise yaklaşık 80.000 katılımcı ve çok sayıda dünya liderinin yer alacağı zirvenin önemli bazı oturumları NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenmesi beklenmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ANTALYA’NIN KÜRESEL KONUMU GÜÇLENİYOR<br />
Gerçekleşen ve planlanan bu büyük ölçekli organizasyonlar, Antalya’nın uluslararası kongre ve toplantı turizmindeki konumunu daha da güçlendirirken, bölge ekonomisine sağladığı yüksek katma değerle dikkat çekiyor. NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı etkinlikler, Türkiye’nin küresel organizasyon pazarındaki rekabet gücünü artırmaya devam ediyor.<br />
Antalya Diplomasi Forumu ile bir kez daha ortaya konan bu güçlü organizasyon kapasitesi, önümüzdeki dönemde gerçekleşecek uluslararası etkinliklerle daha da pekişecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER, DÜNYA</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/antalya-diplomasi-forumu-150-ulkeden-6-bin-400-katilimci-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 00:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-29-004539.png" type="image/jpeg" length="39546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney!...]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/iranin-yeni-dini-lideri-mucteba-hamaney</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/iranin-yeni-dini-lideri-mucteba-hamaney" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’da önemli bir gelişme yaşandı. Resmî açıklamalara göre Mücteba Hamaney, ülkenin yeni dini lideri (Supreme Leader) olarak seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran’da önemli bir gelişme yaşandı. Resmî açıklamalara göre Mücteba Hamaney, ülkenin yeni dini lideri (Supreme Leader) olarak seçildi. Bu karar, İran’da dini lideri belirleme yetkisine sahip olan Uzmanlar Meclisi tarafından alındı.</p>

<p><a href="https://www.aydinses.com/biyografi/mucteba-hamaney-kimdir"><strong>Yeni lider kim?</strong></a></p>

<p>Adı: Mücteba Hamaney</p>

<p>Doğum: 1969</p>

<p>Babası: İran’ın önceki lideri Ali Hamaney</p>

<p>İran’daki güçlü askeri yapı olan İran Devrim Muhafızları Ordusu ile yakın ilişkileri olduğu biliniyor.</p>

<p><strong>Neden tarihi bir karar?</strong></p>

<p>Bu karar İran siyasetinde çok önemli bir kırılma olarak görülüyor çünkü:</p>

<p>1979’daki İran İslam Devrimi'nden sonra ilk kez liderlik baba-oğul arasında geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran rejimi monarşiye karşı kurulmuştu; bu nedenle bazı çevreler bu durumu “fiili hanedanlaşma” olarak tartışıyor.</p>

<p><strong>Bölgesel etkiler</strong></p>

<p>Yeni liderin seçilmesi şu alanlarda etkili olabilir:</p>

<p>İran–İsrail gerilimi</p>

<p>Ortadoğu’daki İran destekli gruplar (Lübnan, Irak, Suriye)</p>

<p>Petrol fiyatları ve enerji güvenliği</p>

<p>ABD-İran ilişkileri</p>

<p>Bazı uzmanlara göre Mücteba Hamaney’in seçilmesi, İran’da sert çizginin devam edeceği anlamına gelebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/iranin-yeni-dini-lideri-mucteba-hamaney</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 01:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/03/ekran-resmi-2026-03-08-035723.png" type="image/jpeg" length="99587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'ın öldürülen Lideri Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'e de saldırıldı]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/iranin-oldurulen-lideri-hamaneyin-oglu-mucteba-hamaneye-de-saldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/iranin-oldurulen-lideri-hamaneyin-oglu-mucteba-hamaneye-de-saldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail'in saldırıları sonucu hayatını kaybeden İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in yerine geçmesi beklenen oğlu Mücteba Hamaney'in de saldırılarda yaralandığı öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail'in saldırıları sonucu hayatını kaybeden İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in yerine geçmesi beklenen oğlu Mücteba Hamaney'in de saldırılarda yaralandığı bilgileri yayıldı. ABD Başkanı Donald Trump, Mücteba Hamaney’in İran’ın yeni dini lideri olabileceği yönündeki iddialara ilişkin “Benim için kabul edilemez.” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>İran’da yaşanan son gelişmelerle ilgili uluslararası basında çıkan haberlere göre, Mücteba Hamaney’in de son saldırılarda yaralanmış olabileceği iddia ediliyor. Ancak bu bilgi henüz tüm taraflarca kesin şekilde doğrulanmış değil.</p>

<p><strong>Yaralandığı iddiaları</strong></p>

<p>İsrail kaynaklarına dayandırılan bazı haberlerde, Mücteba Hamaney’in İran’daki hava saldırılarından birinde yaralandığı ancak hayatta olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Yaralanmanın hafif olabileceği ve yerinin gizli tutulduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Bazı medya kuruluşları da saldırı sırasında yaralandığını, ancak durumunun net olarak açıklanmadığını yazdı.</p>

<p><strong>Neden önemli?</strong></p>

<p>Mücteba Hamaney, suikast sonucu öldürüldüğü bildirilen İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ardından en güçlü halef adaylarından biri olarak görülüyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onun da saldırılarda yaralanması:</p>

<p>İran’da liderlik boşluğunu büyütebilir,</p>

<p>Uzmanlar Meclisi içinde yeni bir güç mücadelesi başlatabilir,</p>

<p>Devrim Muhafızları ve dinî elitler arasında halefiyet tartışmasını daha karmaşık hale getirebilir.</p>

<p>İran’daki mevcut tablo</p>

<p>İstihbarat değerlendirmelerine göre İran’ın yönetim sistemi, lider kaybı yaşansa bile rejimin devamını sağlayacak bir halefiyet mekanizmasına sahip.</p>

<p>Bu nedenle Mücteba Hamaney’in sağlık durumu ve hayatta olup olmadığı, İran’daki yeni liderin kim olacağını belirleyecek en kritik faktörlerden biri olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/iranin-oldurulen-lideri-hamaneyin-oglu-mucteba-hamaneye-de-saldirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 03:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/03/ekran-resmi-2026-03-08-035723.png" type="image/jpeg" length="11011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye'de ateşkes ilan edildi! Şara: SDG ile ilgili tüm sorunlar giderilecek]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/suriyede-ateskes-ilan-edildi-sara-sdg-ile-ilgili-tum-sorunlar-giderilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/suriyede-ateskes-ilan-edildi-sara-sdg-ile-ilgili-tum-sorunlar-giderilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Fırat Nehri'nin doğusuna taşan çatışmalarla ilgili ateşkes ilan edildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'deki terör örgütü PKK'nın silah bırakma programı. sonrası süreç devam ederken,  terör örgütünün suriye ayağında bulunan SDG ile Suriye   devleti arasında da gelişme yaşandı. Son günlerde çıkan çatışmaların ardından Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Fırat Nehri'nin doğusuna taşan çatışmalarla ilgili ateşkes ilan edildiğini duyurdu. Şara, "Mazlum Abdi ile planlanmış bir toplantımız vardı ancak hava koşulları nedeniyle yarına ertelendi. SDG ile ilgili tüm sorunlar giderilecektir" dedi.</p>

<p>Suriye'nin Halep kentinde Suriye Demokratik Güçleri ile Şam ordusu arasında yaşanan çatışmalar, SDG bünyesindeki Arap aşiretlerinin de ayaklanmasıyla Fırat Nehri'nin doğusuna ulaşmıştı.</p>

<p><strong>ŞAM'DA KRİTİK ZİRVE</strong><br />
Çatışmalar sürerken bugün Suriye'nin başkenti Şam'da, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile eski cihatçı HTŞ lideri ve Suriye'nin yeni hükümetinin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında kritik bir görüşme yapıldı.</p>

<p>Toplantıya SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi'nin de katılacağı iddia edilirken, Abdi'nin olumsuz hava koşullarından dolayı katılamadığı bildirildi.</p>

<p><strong>TOPLANTIDAN "ATEŞKES" KARARI ÇIKTI</strong><br />
Öte yandan Ahmed Şara, SDG ile çeşitli maddelerin yer aldığı ateşkes anlaşmasına imza attı.</p>

<p>Anlaşmayla birlikte bölgedeki çatışmaların sona ermesi beklenirken, Arap nüfusun yoğunlukta olduğu kentlerin, IŞİD hapishanelerin ve petrol sahalarının Suriye hükümetinin kontrolünde olması ifade edildi.</p>

<p>Anlaşmada şu maddeler yer alıyor:</p>

<p>- Suriye Hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesi ve yeniden konuşlanma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri oluşumlarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi.</p>

<p>- Deyr ez-Zor ve Rakka valiliklerinin tam ve derhal idari ve askeri olarak Suriye Hükümetine devredilmesi. Bu, tüm sivil kurum ve tesislerin devrini ve mevcut çalışanların Suriye devletinin ilgili bakanlıkları bünyesinde kadroya alınmasını (kalıcı hale getirilmesini) sağlayan kararnamelerin derhal çıkarılması</p>

<p>- Haseke Valiliği'ndeki tüm sivil kurumların Suriye devleti kurumlarına ve idari yapılarına entegre edilmesi.</p>

<p>- Suriye Hükümeti, kaynakların Suriye devletine dönüşünü sağlamak amacıyla bölgedeki tüm sınır kapıları, petrol sahaları ve gaz sahalarının kontrolünü devralacak ve koruma düzenli ordu güçleri tarafından sağlanacaktır; bu süreçte Kürt bölgelerinin özel durumu göz önünde bulundurulacaktır.</p>

<p>- Tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin, gerekli güvenlik soruşturmalarının ardından "bireysel" bazda Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapılarına tam entegrasyonu; buna göre askeri rütbeleri, mali hakları ve lojistik ihtiyaçları karşılanacaktır.</p>

<p>- SDG liderliği, eski rejim kalıntılarını saflarına katmaktan kaçınmayı ve kuzeydoğu Suriye bölgelerinde bulunan eski rejim kalıntısı subayların listelerini sağlamayı taahhüt eder.</p>

<p>- Siyasi katılım ve yerel temsilin bir garantisi olarak, Haseke Valisi pozisyonunu üstlenecek bir adayın atanmasına dair bir başkanlık kararnamesi çıkarılması.</p>

<p>- Kobani şehrinden ağır askeri varlığın çekilmesi, şehrin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün oluşturulması ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı yerel bir polis gücünün muhafaza edilmesi.</p>

<p>- IŞİD tutukluları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve bu tesislerin güvenliğinden sorumlu güçlerin, Suriye hükümetinin bunlar üzerinde tam yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi amacıyla entegre edilmesi.</p>

<p>- Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla merkezi devlet yapısı içerisindeki üst düzey askeri, güvenlik ve sivil pozisyonları üstlenmek üzere SDG liderliği tarafından sunulan aday listesinin kabul edilmesi.</p>

<p>- Kürt kültürel ve dil haklarının tanınmasını sağlayan ve kayıt dışı/vatansız kişiler (kimliksizler) ile önceki on yıllardan biriken mülkiyet hakları talepleri de dahil olmak üzere bekleyen hak temelli ve sivil sorunların çözümünü öngören 2026 tarihli ve 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin memnuniyetle karşılanması.</p>

<p>- SDG, egemenliği ve bölgesel istikrarı sağlamak amacıyla, Suriyeli olmayan tüm PKK liderlerinin ve üyelerinin Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarılmasını taahhüt eder.</p>

<p>- Suriye devleti, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak için Amerika Birleşik Devletleri ile koordinasyon içinde, Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörle (IŞİD) mücadeleyi sürdürmeyi taahhüt eder.</p>

<p>- Afrin ve Şeyh Maksud bölgesi sakinlerinin evlerine güvenli ve onurlu dönüşüne ilişkin mutabakatlar üzerinde çalışıl</p>

<p><strong>ABD ANKARA BÜYÜKELÇİSİ TOM BARRACK'TAN AÇIKLAMA</strong><br />
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmanın ardından sosyal medya hesabından yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Anlaşmanın yeniden tesis edilecek diyalog ve birleşik bir Suriye yolundaki iş birliği için zemin hazırladığına inandığını belirten Barrack, iki büyük Suriyeli liderin, tüm Suriyeliler için daha parlak bir gelecek inşa etmek amacıyla bir araya geldiğini ifade etti.</p>

<p>Barrack, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Amerika Birleşik Devletleri; bugün varılan ateşkes anlaşmasına yönelik yapıcı çabalarından dolayı Suriye hükümetini ve Suriye Demokratik Güçleri'ni (SDG) takdir etmekte, bu adımın yeniden tesis edilecek diyalog ve birleşik bir Suriye yolundaki iş birliği için zemin hazırladığına inanmaktadır.</p>

<p>Ülkelerini ve halklarını zulümden kurtarma vizyonuyla hareket eden iki büyük Suriyeli lider, tüm Suriyeliler için daha parlak bir gelecek inşa etmek amacıyla bir araya gelmiştir. Bu anlaşma ve ateşkes; eski düşmanların ayrışma yerine ortaklığı benimsediği dönüm noktası niteliğinde bir kırılma noktasını temsil etmektedir.</p>

<p>Cumhurbaşkanı el-Şara, Kürtlerin Suriye'nin ayrılmaz bir parçası olduğunu teyit etmiştir. Amerika Birleşik Devletleri, terörizme karşı süregelen mücadelede kararlılıkla ilerlerken; IŞİD ile mücadeledeki tarihi ortağımızın (SDG), Küresel Koalisyon'un en yeni üyesiyle (Suriye hükümeti) sorunsuz bir şekilde entegre olmasını sabırsızlıkla beklemektedir.</p>

<p>Kapsamlı bir entegrasyon anlaşmasının detaylarını netleştirmeye yönelik zorlu çalışma süreci şimdi başlamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri —IŞİD kalıntılarını yenme konusundaki hayati ulusal güvenlik çıkarlarımızı korurken ve Başkan Trump’ın cesur Orta Doğu Barış Planı’nı ilerletirken— bu sürecin her aşamasında kararlılıkla durmaktadır.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri, IŞİD tehditlerine karşı sürdürülen bu kararlı tutumdan özellikle memnuniyet duymaktadır. Bu süreç, uzun süreli Kürt ortaklarımızın tüm vatandaşlarının haklarını ve çıkarlarını koruyan birleşik ve kapsayıcı bir Suriye'ye tam katılımını kolaylaştıracak; aynı zamanda farklı çıkar yollarını tek bir uyumlu yolda birleştirerek uzlaşma ve ulusal birlik hedeflerini ileriye taşıyacaktır."</p>

<p><strong>Bahçeli'nin açıklaması şöyle:</strong></p>

<p>"Suriye’de SDG’nın, ülkenin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde fiilî kontrol alanları oluşturması, yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri haline gelmiştir. Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, parçalı yapıyı sona erdirerek merkezi devlet otoritesini yeniden tesis etmeyi temel öncelik olarak belirlemiştir.</p>

<p>Bu çerçevede 10 Mart 2025 tarihinde SDG ile varılan mutabakat, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmiştir. Ancak aradan geçen yaklaşık on ayda SDG elebaşlığı, mutabakatın ruhu ve hükümleriyle açık biçimde çelişen bir tutum sergilemiş; özerklik ve federasyon taleplerini gündemde tutarak süreci oyalamaya çalışmıştır. Bu yaklaşım, Şam yönetimi tarafından Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik açık bir tehdit olarak algılanmıştır. Merkezi hükümetin bu süreçteki tutumunu güçlendiren en önemli faktörlerden biri, Türkiye’nin Suriye’nin üniter yapısına verdiği açık ve kararlı destek olmuştur.</p>

<p>Suriye merkezî hükumetinin, uzlaşılan mutabakat gereğince SDG’nin varlığını sonlandırması ve merkezi yönetime entegre olmasına yönelik çağrısına SDG elebaşı Mazlum Abdi, İsrail’den aldığı destek ve tahrik sonucu olumlu cevap vermemiştir. Mazlum Abdi, özerklik/federasyon talebini dile getirmekle Şam yönetiminden taviz alma girişimlerinde bulunmuşsa da Şara yönetimi ülkede siyasi birlik ve sınır bütünlüğünün tesisinde kararlı davranmıştır. Türkiye’nin de her fırsatta Suriye’nin üniter bir yapıya sahip olması gerektiğine dair söylemde bulunması, Şara’ya güç vermiş ve SDG tarafının ayak diremesine karşı merkezi hükümeti cesaretlendirmiştir.</p>

<p>SDG’nin 10 Mart mutabakatının gereklerini yerine getirmemesi, hem Ankara’dan hem de Şam’dan ciddi tepkilerin yükselmesine sebep olmuştur. 2025 yılının son günlerinde başlayan askeri hareketlilik, Halep’te halen silahlı unsurlarını tutan SDG’ye karşı operasyonların başlatılmasıyla yeni bir aşamaya geçmiş, Halep kısa sürede SDG’li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir. Halep’in doğusuna doğru hareket eden Suriye ordusu, son olarak Fırat Nehri’nin batısında SDG işgalindeki Deyr Hafir’den sonra Meskene’yi ve 34 köy ve kasabayı kontrolüne almış, Suriye ordusu unsurları birliklerini Rakka'nın güneybatısında toplamaya başlamıştır. Suriye ordusu, 17 Ocak sabah saatlerinde, Fırat’ın batısındaki bölgenin askeri kapalı bölge ilan edildiğini duyurmuş, bölgedeki sivilleri PKK terör milislerinin mevzilerinden ve SDG’nin müttefiki devrik rejim kalıntılarından derhal uzak durmaya çağırmıştır. Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Şam yönetiminin ülkenin tamamında kontrolü sağlama iradesini ortaya koymakla kalmamış, SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer yandan, SDG’nin kontrol ettiği bölgede yaşayan birçok Kürt ve Arap aşiretinin SDG’nin varlığından rahatsızlık duyduğu, Şam yönetiminin egemenliğini tercih ettiği ve Suriye Ordusu ile SDG arasında yaşanacak olası bir çatışmada Şam tarafının yanında yer alacağı bu süreçte daha net anlaşılmıştır. Suriye ordusunun 17 ve 18 Ocak tarihlerinde Rakka’ya doğru ilerlediği süreçte birçok aşiret üst üste Suriye merkezi yönetiminin yanında olduğunu açıklamıştır.</p>

<p>Doğru olan da budur, zira Suriye’de Kürtler başka SDG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir. Bu gelişmeler, SDG’nin çoğunluğu Araplardan oluşan bir coğrafyayı silah zoruyla kontrol altında tutamayacağını ve tutmak istese de Şam yönetimi ile SDG’ye karşı çıkan yerel unsurların işbirliğiyle SDG’ye fırsat verilmeyeceğine işaret etmiştir. Bu tablo, SDG/PKK açısından zamanın artık lehlerine işlemediğini göstermektedir.</p>

<p>Nitekim 17 Ocak tarihinde SDG terör örgütü adına Mazlum Abdi’nin “Dost ülkelerin ve arabulucuların çağrıları üzerine; entegrasyon sürecini tamamlama konusundaki iyi niyetimizi göstermek ve 10 Mart anlaşmasının maddelerini uygulamaya olan bağlılığımız gereği; Fırat'ın doğusuna çekilme kararı aldıklarını” açıklaması Suriye ordusunun caydırıcılığı çerçevesinde olsa da 10 mart mutabakatının yerine getirilmesi bakımından önemli bir aşamadır.</p>

<p>Şam yönetimi, sahada doğrudan ve kapsamlı bir askerî çatışmaya girmeden; siyasi meşruiyetini, bölgesel dengeleri ve yerel unsurların memnuniyetsizliğini kullanarak SDG’nin manevra alanını daraltan bir strateji izlemektedir. Bu yaklaşım, merkezi otoritenin yeniden tesisine yönelik kararlılığın sadece söylem düzeyinde kalmadığını, aşamalı ve kontrollü bir planlamaya dayandığını ortaya koymaktadır.</p>

<p>SDG’nin özerklik veya federasyon ısrarı, sahadaki sosyolojik gerçeklikle giderek daha fazla çelişmektedir. Kontrol ettiği alanların büyük bölümünde Arap nüfusun ağırlıkta olması, yerel aşiretlerin dışlayıcı ve ideolojik bir yapı olarak algıladıkları SDG yönetimine mesafeli yaklaşmaları ve ekonomik–askerî yükümlülüklerden kaynaklanan rahatsızlıklar, örgütün toplumsal tabanını zayıflatmaktadır. Bu durum, SDG’nin uzun vadede silahlı zor yoluyla mevcut statükoyu devam ettirmesinin sürdürülebilir olmadığını göstermektedir.</p>

<p>Öte yandan Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısına ilişkin tutarlı ve net söylemi, sahadaki denklemi doğrudan etkilemektedir. Ankara’nın bu yaklaşımı, hem Şam yönetiminin elini güçlendirmekte hem de SDG’nin dış destek beklentilerini sınırlayan bir caydırıcılık üretmektedir. Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini merkeze alan bu tutum, SDG’nin “koruyucu şemsiye” arayışlarını da giderek daha kırılgan hâle getirmektedir.</p>

<p>Bu çerçevede bakıldığında, SDG’nin önünde üç temel seçenek bulunduğu söylenebilir: Bunlar; Merkezi hükümetle bütünleşmeyi kabul ederek silahlı ve siyasi iddialarından geri adım atmak; Mevcut statükoyu sürdürmeye çalışarak askerî ve siyasi baskının giderek artmasını göze almak; Dış aktörlere dayanarak zaman kazanmaya çalışmaktır.</p>

<p>Mevcut bölgesel konjonktür ve sahadaki güç dengeleri ile yaşanan gelişmeler SDG/PKK’nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını; aksine, merkezi devlet otoritesi, bölgesel aktörlerin tutumu ve yerel sosyolojik dinamikler karşısında giderek sıkıştığını göstermektedir. Dolayısıyla tek ve makul seçenek: Suriye’nin birlik ve bütünlüğünde karar kılmak ve 10 Mart mutabakatının gereklerini tam manasıyla yerine getirmektir. Çatışmanın kimseye fayda getirmeyeceği ortadadır. Suriye'nin yeniden yapılanmasının anahtarı Suriye ordusunun tek bir çatı altında bütüncül bir şekilde toplanmasıdır. Suriye ordusunun yeniden yapılanması için çatışma döneminden kalan alışkanlıklar sona ermelidir. YPG/SDG ve altındaki tüm yapılanmalar hızla ve tamamen feshedilmeli, ilgili kurumlara geri dönüşü olmayacak şekilde bağlanmalıdır. Önümüzdeki süreçte, Suriye sahasında belirleyici olacak unsur, silahlı dayatmalar değil; merkezi otoritenin yeniden inşası ve yerel unsurların bu sürece ne ölçüde entegre edileceğidir.</p>

<p>Şara’nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin yaptığı açıklama ve imzaladığı 13 sayılı kararnameyle; Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının asli ve ayrılmaz bir parçası, kültürel ve dilsel kimliklerinin çokluk içinde birlik taşıyan Suriye ulusal kimliğinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirtmiş olmasının birlik ve istikrarın tesisi için olumlu etkisi olacaktır.</p>

<p>Söz konusu kararname, üniter yapı tesis etmeye ve terör örgütlerinin kontrol sahalarını bertaraf etmeye yönelik kararlılığın toplumsal mutabakatla desteklenmek istendiğini göstermiştir.</p>

<p>Toplumsal uzlaşma ve birliğin güçlendirilmesine yönelik olumlu bir adım olan kararname, SDG’ye yönelik bir taviz olmayıp tam aksine SDG’nin “Kürtlerin temsilcisi” olduğu yönündeki temelsiz iddiasını zayıflatan bir gelişme olmuştur.</p>

<p>Kürtlere ilişkin hükümler içeren kararnamenin, “Suriye Vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, daha geniş kitleler tarafından benimsenmesi ve etnik temelde ayrılıkçılık talep eden görüşlerin zayıflatılması gibi etkileri olacaktır.</p>

<p>Bu kararname, Suriye’de yaşayan “Türkmen” gibi diğer etnik kökenli unsurların aleyhine bir durum olmayıp, yeni Suriye Cumhuriyeti Anayasası hazırlanırken, Türkmenler gibi asli unsurların kültürel haklarının görmezden gelinemeyeceğine işaret etmektedir. Zira Kürtlere sunulan bu hakların belli bir gruba yönelik imtiyaz olarak değerlendirilmesinin milli birlik ve beraberliği riske atabileceği açıktır ve bu konuda dikkatli olunmalıdır. Bu doğrultuda vatandaşlık hakkını elde edememiş ve kimliksiz kalmış Kürtler ile Kürt dili konusundaki düzenlemelerin ülke genelinde diğer gruplar için de aynı şekilde yapılması, Suriye genelinde demokratik ve kapsayıcı bir kültürel ve siyasal atmosfer oluşmasını sağlayacaktır.</p>

<p>Bununla birlikte 10 Mart mutabakatının bir an önce tüm maddeleri ile uygulanması için adımlar ciddiyetle atılmaya devam edilmelidir.</p>

<p>SDG'nin Fırat'ın batısından çekilmiş olması önemlidir ve Suriye hükümeti kısa sürede bu bölgelerde istikrarı tamamen sağlayabilecek ve yaşamı normalleştirecektir. Fakat Fırat'ın batısıyla da sınırlı kalınmamalı, Irak’takine benzer bir federasyon peşinde koşma hayalinden vaz geçilmelidir. Suriye, Fırat'ın batısı ve doğusu şeklinde yapay, coğrafi veya etnik bölünmelerle parçalanmamalıdır. Suriye Hükümeti tüm Suriye sathında egemen olmalı, her yere hizmet götürmeli, doğal kaynakları kontrol etmeli ve istikrarı sağlamalıdır. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasal birliği çerçevesine aykırı olabilecek herhangi bir model yerine Suriye’nin ortaklıklara vurgu yapan demokratik temelde, kapsayıcı ve uzlaştırıcı bir Cumhuriyet olarak inşa edilmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>Şara’nın Suriyeli Kürtlerle terör örgütü SDG’yi birbirinden ayıran, Kürt kökenli Suriye vatandaşlarına yönelik kapsayıcı, bütünleştirici, onların temel hak ve özgürlüklerinin anayasal çerçevede güvence altında olduğunu ifade eden bir kararname yayımlaması bu anlamda önemli ve takdire şayan bir adımdır. Ardından kamuoyuna yaptığı açıklama da Suriye’nin birliği ve bütünlüğü konusundaki kararlılığın ve samimiyetin ifadesi olmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak yeni Suriye’de kapsayıcı, kucaklayıcı, uzlaşmacı, tüm etnik ve dini unsurları Suriye’nin ortak geleceğinde buluşturan “Suriye vatandaşlığında” bütünleştiren, demokratik, istikrarlı, temsil adaletine ve serbest seçimlere dayalı temel hak ve hürriyetlerin korunmasını esas alan bir anlayışla Anayasa yapılmasını önermiştik. Peşinen söylemeliyim ki 16 Ocak 2026 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanının “Anayasal beyanname hükümlerine dayanarak, yüksek ulusal menfaatlerin gereklilikleri uyarınca, devletin ulusal birliğini güçlendirme, tüm Suriyeli vatandaşlar için kültürel ve sivil hakları tanıma konusundaki rolü ve sorumluluğuna binaen” yayımladığı 2026/13 sayılı Kararname, düşüncelerimize ve önerilerimize uygun bir içeriğe sahiptir.</p>

<p>Kararname çıkar çıkmaz kerameti kendinden menkul bir güruh, bilimsel veriye, akademik ve ahlaki tutarlılığa ve gerçeklere dayalı olmayan bir kirliliğe yönelmişler, medya ve sosyal medya aracılığı ile bu gelişmeyi kötü gösterme yarışına girmişlerdir.</p>

<p>Soruyorum!</p>

<p>- Suriyeli Kürt vatandaşların, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilmesi, kültürel ve dilsel kimliklerinin çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası olmasının;</p>

<p>- Devletin, kültürel ve dilsel çeşitliliği korumasının, Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkının güvence altına alınmasının,</p>

<p>- Kürtçenin, ulusal bir dil olarak kabul edilerek Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilmesinin, ayrıca 21 Mart’ın “Nevruz Bayramı” olarak resmî tatil ilan edilmesinin Suriye ve bölge için ne gibi mahzuru olacaktır?</p>

<p>Bize göre mezkur Kararname; isabetli, anlamlı, Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adımdır. Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerdeki okullarda Kürtçeyi seçmeli ders olarak öğretme hakkı tanınması hususu, “resmi dil” ile dil özgürlüğünün birbirinden ayrılması suretiyle değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Her insanın ana dili ana sütü gibi haktır. Ancak kamusal ve siyasal alanda herkesin anlayacağı ortak bir dilde konuşmak, kamusal menfaatlerin, farklı kimliklerin ve toplumsal eşitliğin bir dil üzerinden inşasının, birlik ve bütünlüğün gereğidir. Sosyolojik ve kültürel bir tanımlama olarak ifade edilen ulusal dil ile resmi dilin de bu anlamda ayrıştırılması bilimin ve aklın gereğidir.</p>

<p>Suriye’nin etnik ve dinî yapısı oldukça çeşitlidir ve bu çeşitlilik, ülkenin karmaşık sosyal, siyasî ve kültürel yapısını şekillendiren önemli bir unsurdur. Suriye’nin mevcut etnik ve dinî yapısı, ülkenin geçmişte olduğu gibi gelecekte de siyasî, sosyal ve kültürel şartlarının oluşmasında önemli bir rol oynayacaktır. Farklılıkları canlı tutacak bir sistemin hazırlanması hâlinde, Suriye’nin kaotik geçmişinden kurtulmasının zorlaşacağı bir gerçektir.</p>

<p>Bu nedenle, Suriye’nin yeniden inşa ve ihya sürecine ilişkin olarak vurguladığımız gibi; Suriye’de etnik, dini ve benzeri farklılıkları kucaklayan, birleştirici, tek Suriye’yi esas alan bir hukuki ve toplumsal düzen inşasını, ardından ekonomik ve sosyal olarak daha güçlü bir Suriye öngörüyor; böyle bir Suriye’nin bölgenin huzur ve barışı için de kaçınılmaz olduğunu değerlendiriyoruz.</p>

<p>Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde Suriye’nin üniter bir yapıyı esas alan, toprakları ve nüfusuyla bölünmez bir bütün olarak kurgulanması suretiyle milli birliğin tesis ve temin edilmesi acil ve ihmal edilemez bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p>Bu çerçevede en kritik konu yeni Anayasa yapılmasıdır. Anayasanın Suriye’de yaşayan etnik ve dinî her kesimi kucaklayan, eşitlikçi, temel hak ve hürriyetleri garanti eden, serbest seçimi, hür teşebbüsü, din ve vicdan özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını esas alan bir nitelik taşıması Suriye’nin birliği ve istikrarı için vazgeçilmezdir.</p>

<p>Suriye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasına dayalı üniter bir yapının tesis edilmesi, federasyon, konfederasyon, özerklik gibi eski çatışma hatlarını ve terörist faaliyetleri yeniden canlandırabilecek tartışmalar gündeme getirilmemelidir. Suriye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin eşit hak, özgürlük ve yükümlülüklere sahip olacağı, etnik ya da dinî farklılıkların devlet nezdinde hiçbir önem arz etmeyeceği ve en önemli ortak paydanın “Suriye Vatandaşlığı” olacağı hususunda tüm sosyal kesimler temin edilmelidir.</p>

<p>Devletin tek bir resmî dilinin olması, büyük çoğunluğu oluşturan kitlenin Araplar olması nedeniyle de Arapçanın resmî dil olarak belirlenmesi ve zorunlu temel eğitimin tüm yurtta Arapça yapılması, bununla birlikte, Kürtçe yanında Türkçe gibi dillere seçmeli ders olarak müfredatta yer verilmesi, anadili Arapça olmayanların kendi dillerinde yetkinlik kazanması sağlanmalıdır. Başkanlık sistemi temelinde bir hükümet yapısı inşa edilmeli; yönetimde istikrar ilkesinden taviz verilmemeli, çok partili hayatla toplumun her kesiminin parlamentoda temsil edilmesini temin edecek katılımcı bir seçim sistemi hayata geçirilmeli, yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı tesis edilmelidir. Suriye uzun yıllar devam eden Baas rejiminin yıkıcı etkilerinden kurtulmuş, yeni yönetimi ve onlara inanan ve güvenen Suriyelilerle istikrara, birlik ve bütünlüğe doğru kararlı adımlarla yürümektedir. Türkiye’nin huzuru ve güvenliği Suriye’nin güvenliği ve istikrarıyla yakından ilişkilidir.</p>

<p>Bize göre; yaşanan gelişmeler çerçevesinde önümüzdeki süreçte Suriye’nin barış, huzur, birlik ve bütünlüğü ile Suriyelilerin refah, temel hak ve özgürlükleri bağlamında hızla mesafe alınabilmesi için aşağıdaki yol haritasının izlenmesi yerinde olacaktır:</p>

<p>1. 10 Mart 2025 mutabakatının tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilerek Suriye devlet kurumlarına eksiksiz ve geri dönüşü olmayacak biçimde entegre edilmesi,<br />
2. Federasyon, özerklik ve bölünme tartışmalarının gündemden çıkarılması, Suriye’nin toprak bütünlüğünün kalıcı olarak güvence altına alınması<br />
merkezi devlet otoritesinin ülke genelinde süratle tesis edilmesi, Suriye hükümetinin Fırat’ın batısı ve doğusu ayrımı olmaksızın tüm ülke sathında egemenlik sağlaması, yapay coğrafi, etnik veya siyasi bölünmelerin önüne geçilerek üniter devlet yapısının korunması,<br />
3. Yeni ve kapsayıcı bir Suriye anayasasının yapılması, bu kapsamda tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, kucaklayıcı, eşitlikçi, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anayasal düzenin kurulması,<br />
4. Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması, SDG’nin “Kürtlerin temsilcisi” olduğu iddiasının geçersiz kılınması ve bu algının toplumsal düzeyde kırılması,<br />
5. Kürtçenin seçmeli ders olarak eğitim sistemine dâhil edilmesi gibi<br />
Türkmenler başta olmak üzere tüm asli unsurların kültürel haklarının dikkate ve gündeme alınması,<br />
6. “Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, etnik ve dini aidiyetler yerine vatandaşlık bağının temel ortak payda hâline getirilmesi, tek resmî dil ilkesinin korunması, toplumsal uzlaşma ve milli birliğin güçlendirilmesini mümkün kılacak adımlar atılması,<br />
7. Başkanlık sistemi temelinde yönetimde istikrarın sağlanması, yürütme kapasitesi güçlü, istikrarlı bir hükümet yapısının oluşturulması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edilmesi, demokratik, temsile dayalı siyasal sistem kurulması, serbest ve adil seçimler, çok partili hayat ve temsil adaletinin sağlanması, temel hakların güvence altına alınması, din ve vicdan özgürlüğü, hür teşebbüs, insan hakları ve özgürlüklerin korunması,<br />
8. Ekonomik ve siyasi olarak güçlü, bütünleşmiş Suriye’nin bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri hâline gelmesi."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/suriyede-ateskes-ilan-edildi-sara-sdg-ile-ilgili-tum-sorunlar-giderilecek</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/01/ekran-resmi-2026-01-19-021620.png" type="image/jpeg" length="13419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dışişleri'nden Suriye Ateşkes açıklaması]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/disislerinden-suriye-ateskes-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/disislerinden-suriye-ateskes-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Suriye'de Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan ateşkese ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, "Anlaşmanın, Suriye halkının yanı sıra başta Suriye’nin komşuları olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve huzuruna katkı sağlamasını temenni ediyoruz" denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, Suriye'de Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan ateşkese ilişkin açıklama yaptı. Anlaşmanın bölgenin istikrarı için olan önemine vurgu yapılan açıklamada, "Anlaşmanın, Suriye halkının yanı sıra başta Suriye’nin komşuları olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve huzuruna katkı sağlamasını temenni ediyoruz" denildi.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı, Suriye'de bir süre devam eden çatışmaların ardından Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan ateşkes anlaşmasına dair açıklama yaptı.</p>

<p>"Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından bugün (18 Ocak) açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabaları ivedi ve etkili biçimde ilerletmesini diliyoruz" denilen açıklamada anlaşmanın bölgenin güvenliğine katkı sağlaması temennisinde bulunulduğu ifade edildi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 01 19 02.06.11" class="detail-photo img-fluid" height="880" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2026/01/ekran-resmi-2026-01-19-020611.png" width="774" /></p>

<p>Dışişleri Bakanlığı'nın konuyla ilgili açıklamasında şunlara yer verildi:</p>

<p>"Anlaşmanın, Suriye halkının yanı sıra başta Suriye’nin komşuları olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve huzuruna katkı sağlamasını temenni ediyoruz.</p>

<p>Suriye’de 8 Aralık 2024 tarihinde başlayan ve ülkenin müreffeh bir geleceğe kavuşması için müstesna bir fırsat teşkil eden yeni dönem, bugün itibarıyla kritik bir aşamadan geçmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahadaki gerçeklerin idrak edilmesiyle birlikte, Suriye’nin geleceğinin terörden ve tefrikten değil; beraberlik, bütünleşme ve entegrasyondan geçtiğinin, ülkedeki tüm gruplar ve fertler tarafından tam manasıyla anlaşılmış olmasını ümit ediyoruz.</p>

<p>Türkiye, Suriye Hükümeti’nin halkın rızasına dayalı kapsayıcı ve bütünleştirici bir icraat anlayışıyla sürdürdüğü terörle mücadele çabaları ile ülkenin yeniden inşasına yönelik çalışmalarını desteklemeye devam edecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/disislerinden-suriye-ateskes-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2026/01/ekran-resmi-2026-01-19-091326.png" type="image/jpeg" length="54183"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[All American Koi Show 2026 yarışması Las Vegas'a dönüyor]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/all-american-koi-show-2026-koi-dunyasinin-en-prestijli-yarismasi-las-vegasa-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/all-american-koi-show-2026-koi-dunyasinin-en-prestijli-yarismasi-las-vegasa-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Las Vegas, renk, kültür ve yaratıcılıkla yeniden parlamaya hazırlanıyor. All American Koi Show 2026 (AAKS) önceki yıllara göre daha büyük, daha iddialı ve daha uluslararası bir yapı ile geri dönüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.accessnewswire.com/" rel="nofollow">ACCESS Newswire</a> / LAS VEGAS, NEVADA (İGFA) - Dünyanın en seçkin koi yetiştiricileri, jüri üyeleri ve koleksiyonerları, sanat, inovasyon ve su ürünleri kültürünü bir araya getiren küresel buluşma için Las Vegas'ta bir araya geliyor. </strong>Las Vegas, renk, kültür ve yaratıcılıkla yeniden parlamaya hazırlanıyor. All American Koi Show 2026 (AAKS) önceki yıllara göre daha büyük, daha iddialı ve daha uluslararası bir yapı ile geri dönüyor. Üç gün sürecek etkinlik, koi balığının sanatsal yönünü; gelenek, girişimcilik, rekabet ve eğlenceyi bir araya getiren küresel bir kutlamaya dönüştürüyor.</p>

<p class="Default"><img height="1333" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/11/04/aaks-2026-event-1762278133-60-x750.jpeg" width="750" /><br />
Dünyaca ünlü koi yetiştiricileri ve tutkunları, AAKS 2026 için ABD'nin Las Vegas kentinde bir araya geliyor.</p>

<p class="Default"><a href="https://allamericankoishow.com/" rel="nofollow">AAKS 2026</a>, dünya çapında tanınan Japon jüri üyeleri, iş dünyası liderleri ve global koleksiyonerleri tek bir hafta sonunda buluşturacak. Etkinlik; uygulamalı havuz kurulum eğitimlerinden, özel davetli gala yemeğine ve ünlülerin katıldığı after-party'lere kadar koi kültürüne ilgi duyan herkes için çok katmanlı bir deneyim sunacak.</p>

<p class="Default"><a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly93bGltcHJvZHVjdHMuY29t&amp;sig=v3uIS5VDuVnHa8NwJiZZAmfzfdwqE3aigNOsvjTNhNysP8FiZFOb7OzKIH3rvB_CL04GC5G8J1wBfdorU4_N-A&amp;hit,sum=WyI1NGpwanEiLCI1NGpwanIiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">W. Lim Corporation</a> ve <a href="https://allamericankoishow.com/" rel="nofollow">All American Koi Show</a>. Kurucusu <a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly93d3cubGlua2VkaW4uY29tL2luL2hlY3Rvci1tYXJkdWUlQzMlQjFvLWIzMjgwODFhNC8&amp;sig=9HQ6atM-Mj7NoTo8M0IPckoE7bxej6q835F7VWB7iuL-_e_KtPOWyURv_T6C9HHasfeIaHCV6XllW1MuNLR2AQ&amp;hit,sum=WyI1NGhzNjAiLCI1NGhzNjEiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">Hector Mardueno</a>, 'AAKS sadece bir yarışma değil, bir buluşma noktasıdır. Doğu ile Batı'yı, miras ile yeniliği, iş dünyası ile sanatı koi'nin zamansız dayanıklılık ve güzellik sembolü üzerinden bir araya getiriyoruz.' şeklinde konuştu.</p>

<p class="Default">Etkinlik, küresel koi hareketinin farklı yönlerini öne çıkaran sekiz özel deneyimden oluşuyor:</p>

<ol>
 <li><a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly93d3cuZXZlbnRicml0ZS5jb20vZS9rb2kta29pLXRoZS1vZmZpY2lhbC1hYWtzLTI2LWZyaWRheS1uaWdodC1wYXJ0eS10aWNrZXRzLTE4OTg1MTY1NzcxODk_YWZmPW9kZHRkdGNyZWF0b3I&amp;sig=Dk5fiNapcdVN07-dj2VM0VwF6IO8k440fJkhthaE19ZaucMYAqJeK9sy54VlokdfVftr4joZ8Crw1HigLR7CgA&amp;hit,sum=WyI1NGhzNjQiLCI1NGhzNjUiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">Efsanelerle Parti</a> - <a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly9zaWx2ZXJ0b25jYXNpbm8uY29t&amp;sig=urU0jdDHtqcFxsZbmNTBQemsrS_LieE0mupzyDBYgQmPZ8XYwaaTYmVAik1tmWPVKQVG0JfPcr_CsoX8cjkTjA&amp;hit,sum=WyI1NGhzNmwiLCI1NGhzNm0iLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">Silverton Casino</a>'da koi yetiştiricileri, ünlü konuklar ve canlı performans eşliğinde özel açılış gecesi.</li>
 <li><a href="https://allamericankoishow.com/sponsor/" rel="nofollow">Sponsorluk Fırsatları</a> - Lüks markalar ve küresel ortaklar, yüksek değerli özel bir kitleyle buluşacak.</li>
 <li><a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly9hbGxhbWVyaWNhbmtvaXNob3cuY29tL2Zvb2QtdmVuZG9yLXJlZ2lzdHJhdGlvbi8&amp;sig=IjhnQXuBP4y36fH-NOA1iVnwNTkAlrcw4IxmAdKwlligWhJqxs9h8pQdCeUPOhgmPr4nAmFgkqXjf1oc1hoa2A&amp;hit,sum=WyI1NGhzNjgiLCI1NGhzNjkiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">AAKS Food Fest</a> - Amerikan, Japon ve Hawaii mutfaklarından esinlenen gastronomi deneyimi.</li>
 <li><a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly9hbGxhbWVyaWNhbmtvaXNob3cuY29t&amp;sig=9hx9F9VhShvEzFNr_5rJw97kbw709wYKs51ggZLaeOoqwBorkTol6JMWBOP8J5ePubnOCi2CYrPji3BTHiBvAQ&amp;hit,sum=WyI1NGhzNXgiLCI1NGhzNmEiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">AAKS Ana Etkinliği</a> - Japonya'nın dünyaca tanınmış koi yetiştiricilerinin jüri olduğu koi yarışmaları.</li>
 <li><a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly9hbGxhbWVyaWNhbmtvaXNob3cuY29tL25leHQtbGV2ZWwtc3BvbnNvcnNoaXAv&amp;sig=HHwNlN-1yjHoTQP6sjtAU2HKsZ3IlZHH7LbEOdmmC5PYjga1rnxzg2m8_R5N1Opcti2QUMsFH0bVh6uteXkN5g&amp;hit,sum=WyI1NGhzNmIiLCI1NGpwanQiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">World Title, Ödül Töreni &amp; Gala Yemeği </a>- Silverton Casino'da düzenlenecek prestijli ödül gecesi.</li>
 <li><a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly9hbGxhbWVyaWNhbmtvaXNob3cuY29tL3ZlbmRvci8&amp;sig=rfJFeh7gZX-BjbwWhm8B154P0ZWDQjBuMCmRU-vDQv0T64iU0kX8Bn6LdVi07ODuAqxfSUlG-Y8FNq_MSFUTGA&amp;hit,sum=WyI1NGhzNmQiLCI1NGhzNmUiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">Satıcı Expo'su &amp; Kayıt Alanı</a> - Ürünler, sanat, akvaryum teknolojisi ve su ürünleri standlarıyla etkinlik pazarı.</li>
 <li><a href="https://www.youtube.com/@AAKSLV" rel="nofollow">Kurucunun Hikâyesi: Hector'un Yolculuğu</a> - 'All Roads Lead to Vegas AAKS 2026' YouTube serisi.</li>
 <li>Business Class - Hap Klopp (The North Face Kurucusu) ve W. Lim Corp. Seminerleri - Liderlik oturumu ve uygulamalı öğrenim atölyesi.</li>
</ol>

<p class="Default"><a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly9hbGxhbWVyaWNhbmtvaXNob3cuY29t&amp;sig=9hx9F9VhShvEzFNr_5rJw97kbw709wYKs51ggZLaeOoqwBorkTol6JMWBOP8J5ePubnOCi2CYrPji3BTHiBvAQ&amp;hit,sum=WyI1NGhzNXgiLCI1NGhzNmoiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">AAKS 2026</a>'nın; Amerika kıtası, Asya ve Avrupa'dan katılımcı çekmesi, lüks sponsorları ağırlaması ve dünya basınının ilgisini toplaması bekleniyor.</p>

<p class="Default">Yokozuna World Title sunan koi çiftlikleri: <a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly9vbW9zYWtvLmNvbS9lbi8&amp;sig=kxoXvVjjlbq2_y0wnAC6wqzbWRIryCIK6_u4_lamLEVwd56cwJ37B2wq2cHUn0Qc-oiQfvGyl2AePUCBAK8__w&amp;hit,sum=WyI1NGpwazQiLCI1NGpwazUiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">Sakai Fish Farm, Dainichi Koi Farm, Isa Koi Farm, Momotaro Koi Farm, Omosako Koi Farm, Matsue Koi Farm</a> ve <a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly93d3cuZmFjZWJvb2suY29tL3Byb2ZpbGUucGhwP2lkPTEwMDA1MDQwNDE3OTQ2NiZtaWJleHRpZD13d1hJZnImcmRpZD14WkRyM0hwTUFlelV5c3FxJnNoYXJlX3VybD1odHRwcyUzQSUyRiUyRnd3dy5mYWNlYm9vay5jb20lMkZzaGFyZSUyRjFCUFdYMXZ0QXklMkYlM0ZtaWJleHRpZCUzRHd3WElmcg&amp;sig=i4mL34xwCuach1ugOpoGCHaDsYwtV1huhc6OJzQBrYglRh5uM39xu_vLAH07xn1d0f6SrkgSh_Et2GSNDO3wiw&amp;hit,sum=WyI1NGpwazgiLCI1NGpwazkiLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">Ooya Koi Farm</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="Default"><img height="993" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/11/04/whatsapp-image-2025-11-04-at-19-07-01-1762278200-418-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p class="Default"><strong>Sponsorluk, Satıcı Başvurusu veya Basın İletiş</strong><strong>imi </strong><strong>İç</strong><strong>in:</strong><br />
<a href="mailto:marketing@allamericankoishow.com">marketing@allamericankoishow.com</a><br />
<a href="mailto:accounts@wlimproducts.com">accounts@wlimproducts.com</a><br />
27-29 Mart 2026 - <a href="https://stats.nwe.io/x/html?final=aHR0cHM6Ly9zaWx2ZXJ0b25jYXNpbm8uY29t&amp;sig=urU0jdDHtqcFxsZbmNTBQemsrS_LieE0mupzyDBYgQmPZ8XYwaaTYmVAik1tmWPVKQVG0JfPcr_CsoX8cjkTjA&amp;hit,sum=WyI1NGhzNmwiLCI1NGhzNm0iLCI1NGhzNXoiXQ" rel="nofollow">Silverton Casino</a>, Las Vegas, NV</p>

<p class="Default"><strong>İletişim Bilgileri</strong><br />
Hector Mardueno<br />
Kurucu<br />
<a href="mailto:accounts@wlimproducts.com">accounts@wlimproducts.com</a><br />
+1 725 233 8499</p>

<p class="Default">Tamara Mardueno<br />
Başkan Yardımcısı<br />
<a href="mailto:marketing@allamericankoishow.com">marketing@allamericankoishow.com</a><br />
+1 725 233 8499</p>

<p class="Default"><strong>KAYNAK: </strong>All American Koi Show</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/all-american-koi-show-2026-koi-dunyasinin-en-prestijli-yarismasi-las-vegasa-donuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/11/all-american-koi-show-2026-koi-dunyasinin-en-prestijli-yarismasi-las-vegasa-donuyor.webp" type="image/jpeg" length="60522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Tufan Erhürman Ersin Tatar'a büyük fark attı]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/kktc-cumhurbaskanligi-seciminde-tufan-erhurman-ersin-tatara-buyuk-fark-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/kktc-cumhurbaskanligi-seciminde-tufan-erhurman-ersin-tatara-buyuk-fark-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminde CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Ersin Tatar'a büyük fark attı. Tufan Erhürman oyların yüzde 62,87'ini,  Ersin Tatar ise  yüzde 35,8'sini aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığı seçiminde iki aday yarıştı. KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimini Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman'a farkla kazandı.<br />
Resmi olmayan sonuçlara göre Tufan Erhürman oyların yüzde 62,87'ini, mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise oyların yüzde 35,8'sini aldı.</p>

<p>Yüksek Seçim Kurulu (YSK) cumhurbaşkanlığı seçiminde 777 sandıktan 753'ünün açıldığını duyurdu.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 19 21.01.07" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-19-210107.png" width="678" /></p>

<p>Seçimlerde başı çeken iki liderden Ersen Tatar adada iki devleti, Tufan Erhürman ise federasyonu savunuyor.</p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 'nde bugün gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçiminde, resmi olmayan sonuçlara göre CTP adayı Tufan Erhürman, oyların yüzde 62,76'sını alarak yeni Cumhurbaşkanı seçilirken, mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar yüzde 35,80 oyda kaldı.</p>

<p><img height="383" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/19/g3oudbbxaaajuax-1760896421-588-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>KKTC Yüksek Seçim Kurulu'nca açıklanan geçici sonuçlara göre Erhürman 84 bin 630 oy, Tatar 48 bin 208 oy aldı. 218 bin 313 seçmenin oy kullandığı seçimlerde Erhürman, salt çoğunluğu (yüzde 50+1) sağlayarak ilk turda zafer kazandı. Diğer adaylar Osman Zorba (yüzde 0,32), Arif Salih Kırdağ (yüzde 0,34), Ahmet Boran (yüzde 0,15), Mehmet Hasgüler (yüzde 0,23), İbrahim Yazıcı (yüzde 0,24) ve Hüseyin Gürlek (yüzde 0,18) düşük oranlar aldı.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'DEN TEBRİK</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından tebrik mesajı yayımlayarak Cumhurbaşkanı seçilen Tufan Erhürman'ı tebrik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sahip olduğu demokratik olgunluğu bir kez daha gösteren, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin iradesini sandığa yansıttığı bu seçimin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiye olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarını ve çıkarlarını Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle birlikte her türlü platformda savunmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/kktc-cumhurbaskanligi-seciminde-tufan-erhurman-ersin-tatara-buyuk-fark-atti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 20:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-19-204629.png" type="image/jpeg" length="31055"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel, Bürüsel'de 'Millit İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde...]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/ozgur-ozel-buruselde-millit-iradesine-sahip-cikiyor-mitinginde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/ozgur-ozel-buruselde-millit-iradesine-sahip-cikiyor-mitinginde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla başlayan mitinglerini yurt dışına da taşşıdı. Özel, Bürüksel'de toplanan kalabalığa hitap ederken, "Millit iradesine sahip çıkıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Belçika’nın başkenti Brüksel’de, Place Jean Rey Meydanı’nda, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingine katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “‘Memleket isterim; gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun. Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim; ne başta dert, ne gönülde hasret olsun. Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim; ne zengin - fakir, ne sen - ben farkı olsun. Kış günü herkesin evi - barkı olsun. Memleket isterim; yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun. Olursa bir şikayet ölümden olsun.’ Hepiniz hoş geldiniz. Belçika’dan, Hollanda’dan, Almanya’dan, Fransa’dan, Avrupa’nın dört bir yanından gelerek ülkesine, demokrasiye, adalete, seçilmişlere ve seçtiğine sahip çıkan, Cumhurbaşkanı adayının ve geleceğin iktidarının arkasında duran değerli demokratlar, hepiniz hoş geldiniz” dedi. Özel, şunları söyledi:</p>

<p><strong>“AVRUPA’DAKİ TÜRKLERİN ÜLKESİ İÇİN SÖYLEYECEK SÖZÜ VAR”</strong></p>

<p>“Bugün Brüksel meydanındayız. Hava, Türkiye’den biraz daha soğuk, sonbahar serinliği var. Ama bugün bu kalabalık hem bizim hem de Türkiye’deki milyonların yüreğini ısıtıyor. Ayaklarınıza sağlık, emeklerinize sağlık, yüreklerinize sağlık. Bugün bu meydan bize ve Türkiye’ye çok şey söylüyor. Birilerinin dediği, küçümsediği gibi Avrupa’daki Türkler ülkesinin sorunlarına uzak, ülkesinin dertlerine kulak tıkayan, yılda bir kez gelip tatilini yapan giden, ülkesini düşünmeyen insanlar değil; aksine Türkiye için, ülkenin geleceği ve yarınları için söyleyecek sözü olan kahramanlardır. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi çok seviyoruz. 19 Mart’ın ardından İstanbul’da ve Türkiye’de tam 60 kez bir araya geldik. Önce miting yapıyoruz sandılar. ‘Toplanırlar, dağılırlar’ dediler. ‘Uzun sürmez’ dediler. ‘Yaz gelince ne yapacaklar?’ dediler. Ama her çarşamba akşamı İstanbul’da bir meydanda yüz binleri, her hafta sonu Türkiye’nin güzel bir ilinde, doğusunda - batısında, kuzeyinde - güneyinde çoğunlukla da bir zamanlar, ‘AK Parti’nin kalesi’ denilen yerlerde o şehrin en tarihi, en büyük mitinglerini yaptık. Çünkü yaptığımız şey bir miting değil; bir eylemdi, bir karşı çıkıştı, bir karşı koyuştu. İşte o yüzden 61’inci eylemimizde Brüksel’de sizlerleyiz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Buraya eylem yapmaya, sesimizi duyurmaya, dayanışmaya, sizlerden güç almaya, sizlere umut vermeye geldik. Buraya gelmeden önce Türkiye’de iktidar sahipleri her zamanki kolaycılıkla ‘Yurtdışına mı gideceksiniz, Türkiye’yi mi şikayet edeceksiniz?’ diye bir safsataya sarılmaya başladılar. Birisi birine gammazlanacak, şikayet edilecekse karşı tarafın düşman olması lazım, hasım olması lazım. Biz buraya dertleşmeye, konuşmaya, güç almaya, güç vermeye, dosta geldik; dosta, sizlere sarılmaya geldik.”</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 14 09.19.44" class="detail-photo img-fluid" height="429" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-14-091944.png" width="650" /></p>

<p><strong>“AKLINIZI BAŞINIZA ALIN, MANSUR YAVAŞ YALNIZ DEĞİLDİR”</strong></p>

<p>“Suçsuz yere 207 gündür hapiste bulunan Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na, Adana gibi başkan Zeytan Karalar’a, Toroslar’ın yiğit evladı Muhittin Böcek’e, onların da içinde olduğu 16 belediye başkanımıza, yüzlerce siyasetçiye, bürokrata, Türkiye’deki tüm siyasi tutsaklara, Selahattin Demirtaş’a, Figen Yüksekdağ’a, fikrinden ve düşüncesinden dolayı içeride kim varsa ona sahip çıkmaya geldik. Diğer yandan ‘Birinden kurtuldum, sıra ötekine gelsin’ diye Mansur Başkan’ı hedefine almaya çalışanlara ‘Aklınızı başınıza alın, Mansur Yavaş yalnız değildir’ demeye geldik. Bugün burada sadece Türkiye’den dostlarımız yok. Bugün Avrupalı kardeş partilerimizden çok sayıda temsilci burada. Sosyalist Enternasyonal’den, Avrupa Sosyalist Partisi’nden, Yeşiller’den çok değerli dostlarımız, Avrupa Parlamentosu’ndan çok değerli temsilciler burada. Mikrofonda gösterdikleri dostlukla, Türkiye’ye sahip çıkarak, ‘Türkiye’yi seviyoruz’ diyerek, dostumuz olduklarını dosta da dost olmayana da haykıran Dario Nardella’ya, Giacomo Filibeck ve Vula Tsetsi’ye yürekten teşekkür ediyoruz. Hoş geldiler, şeref verdiler. Tüm milletvekillerine, ev sahipliği yapan Brüksel belediye başkanına, burada başkan yardımcısı ile temsil edilen, şehir dışından mesajını buraya ileten Roma’nın, Amsterdam’ın, Barselona’nın, Budapeşte’nin değerli belediye başkanlarına, kardeşimiz Selanik belediye Başkanına, Timisoara, Köln, Frankfurt, Utrecht belediye başkanlarına bu meydana verdikleri destek ve bize gösterdikleri ev sahipliği için yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varlar, iyi ki bizimle birlikteler.”</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 14 09.19.23" class="detail-photo img-fluid" height="406" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-14-091923.png" width="650" /></p>

<p><strong>“SURİYE’DEKİ HESAPLAR İÇİN DARBEYE SUSANLARI GÖRÜYORUZ”</strong></p>

<p>“Diğer yandan Erdoğan ile bir - al ver ilişkisi içinde oldukları için, Türkiye’deki demokrasiye karşı, kurulan kumpasa karşı susanlar var, sessiz kalanlar var. ‘Türkiye sığınmacılara baksın, ileri karakolumuz olsun’ diyenler var. İşte bugün buradaki bütün demokratların varlığını bildiğimiz gibi bir takım çıkar hesaplarıyla, Türkiye’nin karşısındaki planları da suspus olanları da tarih önünde kaydediyoruz. Kimse bundan endişe etmesin. Avrupa’daki bütün kardeş partileri saygı ile selamlıyorum. Hiçbirini ayırmadan, hepsini saygı ile selamlıyorum. İngiltere İşçi Partisi’nin kıymetli üyelerine, yürekli mücadele insanlarına yönetim anlayışından bağımsız olarak saygılar sunuyorum, onları da seviyoruz. Irak’ın işgaline, Amerika ile birlikte ‘Nükleer silah var’ diyerek susanları nasıl tarih bugün utandırıyorsa, bugün de Amerika ile birlikte Suriye’deki hesaplar için Türkiye’deki darbeye susanları görüyoruz, not ediyoruz. AK Parti iktidarı siyasete işine geldiği gibi kural koymaya çalışıyor. ‘Türkiye’de ne olursa olur. Ben yaparım, orada kalır’ diyor. ‘Sen çıkarsan, dışarıda konuşursan, ben seni beni şikayet ediyorsun diye şikayet ederim’ diyor. O iş o kadar kolay değil. Nerede bu yoğurdun bolluğu? Erdoğan’a sevap olan başkasına neden günah olsun? Ona helal olan başkasına niye haram olsun? Türkiye’de öğrencilerin başörtüsü sorunu vardı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde geldiniz, davayı açtınız. O günlerde bir hak mücadelesiydi, ben de karşınızda olmadım. Ama o gün gelip Türkiye hakkında dava açarken bu şikayet değil. AK Parti’ye kapatma davası açılmış. Dört kişilik heyet yapmış, dünya başkentlerini geziyor. Bu şikayet değil. 15 Temmuz darbesi olmuş, kapımızı çalıyor. ‘Avrupa sizi tanır, dünya bizden iyi bilir. Birlikte anlatalım bu darbeyi, dünyaya şikayet edelim’ diyor. Darbeye uğrayan kendisi olunca dünyadan dayanışma bekliyor. Darbeyi kendi yapınca ‘Bunu dünyaya anlatmayın’ diyor. Vallahi da anlatacağım, billahi de anlatacağım. Bir adım geri durmayacağım. Haksızlığı yapan kendisi olunca ‘Susun’ diyor. Susmayacağız ve konuşacağız.”</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 14 09.19.10" class="detail-photo img-fluid" height="405" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-14-091910.png" width="650" /></p>

<p><strong>“ERDOĞAN YANLIŞ YOLDADIR, TÜRKİYE’NİN MENFAATİNİN KARŞISINDADIR”</strong></p>

<p>“Esas sorun nedir biliyor musunuz değerli yol arkadaşlarım? Sorun Brüksel’de; Avrupa’nın kalbinde, başkentinde bunları konuşmak değil. Avrupa’nın başkentinde, 60 sene önce tam üyesi olmak istediğimiz Avrupa Birliği’nin başkentinde, kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi’nin varlığında, Türkiye’de yaptığınız işlerin Brüksel’de söylenmesinden utanıyorsanız, utanılacak işler yapıyorsanız, esas sorun buradadır. Ben küçücük bir çocukken bir kusur işlediğimde, anneannem Selanik doğumlu Sadriye Hanım beni karşısına alırdı, iki omzumdan tutardı. Ben utanır, yüzümü kapardım. Bana derdi ki ‘Şuna bak. Yapmaya utanmıyor, bakmaya utanıyor gözüme’ derdi. Erdoğan’a buradan söylüyorum. ‘Avrupa’nın parçasıyız’ diyeceksen, Avrupa Birliği’ni hedefleyeceksen, ne yapacaksın, yapıyorsan da dönüp Avrupa’nın gözünün içine bakacaksın. Ben öyle yapıyorum kardeşim. Bakamayacağın işi yapmayacaksın. Yaptıysan da gözünü kimseden kaçıramazsın. Esas sorun, bu kadar sorunlu işleri yapmaktır. Bunu hepimiz biliyoruz. Biz içeride de dışarıda da Türkiye’nin menfaatlerini savunmaktan geri durmayız. Türkiye’nin ana muhalefet partisiyiz. Yurtdışına çıktığımızda Türkiye’nin partisiyiz. Ama karşımızdaki iktidar sadece kendi menfaatlerini koruyan ve kollayan, kendi çıkarı için Türkiye’nin çıkarlarını bir kenara bırakabilen, bu yüzden de her türlü müzakereyi kendi iktidarını sürdürmek üzerinden yapan bir iktidardır. Soruyorum: Bu darbe sürecinin milletimize bir faydası var mı? Türkiye’nin demokrasiden kopmasının milletimize bir faydası var mı? Bu yapılanların Türkiye - Avrupa ilişkilerine bir faydası var mı? Ekonomiye faydası var mı? İşsizliğe faydası var mı? Memlekete faydası var mı? Hiçbiri yoksa demek ki Erdoğan yanlış yoldadır, Türkiye’nin menfaatinin karşısındadır, kendi iktidarı için pazarlık halindedir. Türkiye’nin tarafında olan, Türkiye’nin zenginleşmesini, gençlerinin iş bulmasını isteyen, Türkiye’nin tarafında olan parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Kurulduğu gün gibi Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisidir.”</p>

<p><strong>“TRUMP’LA HERŞEYİ PAZARLIK KONUSU YAPTI”</strong></p>

<p>“Türkiye’nin çıkarına değil de kendi çıkarlarına çalışan, her şey bir yana yandaşının çıkarına çalışan, sadece zenginlere çalışan AK Parti iktidarı artık Trump’a çalışmaya başladı. Ülkede bulamadığı meşruiyeti, Avrupa ve dünyada bulamadığı meşruiyeti Beyaz Saray’ın kapılarında, Oval Ofislerde arar oldu. Artık milletin desteğini kaybetti. Milletin yitirdiği desteğine karşı Trump’a güveniyor. Ülkenin her şeyini pazarlık konusu yaptı. 300 tane Boeing uçağı da masada, Türkiye’nin pahalıya yakacak gaz alması da masada, maalesef gelecekteki en büyük zenginliğimiz… Dünyada beşinci sıradayız, nadir elementlerimiz de Trump ile pazarlık masasında. Oysa ülkeyi kuran parti olarak en zor günümüzde, Cumhurbaşkanı adayımız, İstanbul Belediye Başkanı tutuklanmış iken ve en zor günlerde Avrupa’nın, dünyanın desteği bekleniyorken, Almanya hükümeti Eurofighterları Türkiye’ye vermekten vazgeçti, blokaj koydu. Onlar olsa, AK Parti olsa, mağdur olan kendisi olsa buna çok memnun olur. ‘Aman vermeyin’ der, ‘Süründürün bunları. Önce biz kurtulalım, sonra Eurofighter gelsin’ der. Biz ne yaptık? Ekrem İmamoğlu yattığı hapishaneden, hücreden mesaj yazdı. Ben Şansölye yardımcısıyla, savunma bakanıyla görüştüm. Almanya hükümetine bizzat mesaj ilettik. ‘Bizim yaşadığımız hukuksuzluk ayrı, Türkiye’nin savunma kaygıları ayrı. Eurofighter’ı Türkiye’ye mutlaka verin’ dedik. Almanya blokajı kaldırdı ve Türkiye Eurofighter alma noktasına geldi. Bir tarafta Türkiye’nin nadir elementlerini Trump’a peşkeş çekenler, bir tarafta kendi canından geçip ülkenin menfaatini düşünenler… Biz olduğumuz yerde dimdik duruyoruz.”</p>

<p><strong>“SANDIK GİDERSE FELAKET OLUR, EN İYİ BİLEN SİZSİNİZ”</strong></p>

<p>“Biz Türkiye ittifakıyız, Türkiye’nin çıkarlarını savunuyoruz. Burada, bu meydanda sadece sosyal demokratlar yok. Allah eksikliklerini göstermesin; muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar, liberal demokratlar, omuz omuzalar. Çünkü demokratlar bilir ki demokrasi varsa her sorun halledilir. Demokrasi giderse, sandık giderse her şey felaket olur. Bunu en iyi bilenler sizlersiniz. Batı sadece bir yön değildir, bir anlayış meselesidir. Batıya gidildikçe saraylar gider… Tarihi saraylar vardır ancak ülke daha mütevazı mekanlardan yönetilir. Konvoylar kısalır, arabalar mütevazılaşır. Liderler denetim altındadır, mütevazıdır ancak halk zengindir. Oysa bundan uzaklaşınca, otoriterlik artınca, saraylar başlar. bin odalı saraylar, uzun konvoylar, dünyanın en pahalı makam araçları, uçak filoları… İtibar çoktur, ancak halk fakirdir. Şimdi Erdoğan ve biz iki farklı akımı temsil ediyoruz. Bir yanda uzun konvoyları, bin 500 odalı sarayları, tasarruf etmediği itibarı ve yoksulluk vaat ettiği halkıyla Erdoğan. Bir tarafta onun uçan sarayına, en pahalı limuzin Mercedes’lerine değil, ülkenin demokrasisine talip olan bizler varız. And olsun ki biz kazanacağız.”</p>

<p><strong>“İCAZETLE DEĞİL, GAZİ’NİN PARTİSİNİN VERDİĞİ CESARETLE…”</strong></p>

<p>“Buradan bütün Türkiye’ye, Brüksel’den Afyon’a, Emirdağ’a selam olsun. Bütün Türkiye’ye selam olsun. Biz muhalefetteyiz ancak güçlü, demokratik, zengin bir ülke için çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Muhalefetteyken bile yurtdışındaki tüm temaslarımızda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Filistin’in, Azerbaycan’ın çıkarlarını savunuyoruz. Bunu kimseden çekinmeden cesaretle yapıyoruz. Biz bunu icazetle değil, Gazi Mustafa Kemal’in partisinde olmanın verdiği cesaretle yapıyoruz. Siz çok yakından yaşıyorsunuz ki Avrupa’dan bakınca Türkiye’de olanı, biteni anlamak çok kolay değil. Türkiye’de 23 yıllık bir AK Parti iktidarı var. 23 yıl sonra ilk kez seçim kaybetti. Biz 47 yıl aradan sonra ilk kez birinci parti olduk. Seçimde yüzde 38 oy aldık, belediyelerin yüzde 65’ini kazandık. Bugüne kadar ‘demokrasi’ diyen, demokrasiden dem vuran Erdoğan, demokrasi treninden o istasyonda indi. O günden bugüne artık sandıktan değil, başka yerlerden medet umduğu için Türkiye’de demokrasiyi askıya almaya çalışıyor. Halkın tercihine saygı duymadı. Önce belediye başkanlarımızı bakanlarına ‘Bunları silkeleyin’ diyerek, gelen paraları keserek, geçmişten birikmişleri CHP’li belediyelerden bir seferde tahsil ederek hizmeti aksatmaya çalıştı. Baktı bu yeterli olmuyor, bu sefer Cumhurbaşkanı adayımızın diplomasını 31 yıl sonra iptal etti.”</p>

<p><strong>“KENDİNİ YENECEK BİRİNİN ADAYLIĞINA ENGEL OLMAK İSTİYOR”</strong></p>

<p>“Bu diploma 31 yıldır Türkiye’de her konuda kullanılmış, hiç sıkıntı yok. 25 sınıf arkadaşından bir tanesi Türkiye’nin en önemli işletme fakültesinin dekanı, sıkıntı yok. Ne zaman ki Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı, diplomayı iptal ediyor ki karşısına rakip aday olamasın. Diplomayı veren fakülte dahi iptal etmiyor. Yetkisiz bir kuruldan diplomayı iptal ettiriyorlar. Bunun Almancaya tercümesi yok. İngilizceye, Fransızcaya tercümesi yok. Bunu uzun anlatmak lazım, iyi anlatmak lazım. ‘Ekrem Bey’in tek suçu Erdoğan’ı yenmektir, o yüzden diploması iptal edilmiştir’ diye anlatmak lazım. Değerli dostlar, bu diploma işi yetmediği gibi bundan 206 gün önce ‘Bir ay içinde bütün kanıtlar çıkacak’ dedikleri, ancak yedi aydır tek bir kanıt ortaya koyamadıkları bir iftirayla arkadaşlarımızı hapse attılar, orada tutuyorlar. Sonra da dönüp Türkiye’ye ve dünyaya ‘Ya bu bir yolsuzluk konusu’ diyerek bir algı operasyonu yapıyorlar. Öncelikle 210 gündür, yedi aydır tek bir kanıt olmadığı gibi önceden söyledikleri her şeyin kendi içinde çürüdüğünü, yalanlandığını ve bizim yedi aydır artık iddianameyi beklediğimizi iyi hatırlatmak, iyice anlatmak gerekiyor. Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Belediye Başkanıyken rüşvetle, irtikapla, ihaleye fesat karıştırmakla, terör örgütlerine destek vermekle suçlandı, yargılandı. Ancak bir gün evine polis gelmedi. Bir gün tutuklu yargılanmadı. Bir gün değil, cezası mahkemede görüldüğünde kesinleşene kadar kimse kendisine karışmadı. Ancak Erdoğan kendine yapılmayanı, sabah altıda eve polis yollayarak, seçilmiş belediye başkanını tutuklayıp cezaevine koyarak, yedi aydır iddianame çıkarmayıp onu millete hizmetten alıkoyarak ve şimdi de anlaşılıyor ki; her türlü kumpası çevirip bu yargılama sürecini geciktirerek, kendisini yenecek birisinin adaylığına engel olmak istiyor.”</p>

<p><strong>“BU KAVGA, PARTİLER ARASINDA DEĞİL SINIFLAR ARASINDADIR”</strong></p>

<p>“Ancak yapmaya çalıştığı mesele, sadece Ekrem Başkan’a, partisine kötülük değil. Bu Brüksel’de dolaşan milletvekillerimiz bakıyorlar, Belçika’da asgari ücret Türkiye’nin 4,2 katı. En düşük emekli maaşı Türkiye’nin 4,7 katı. Türkiye’de bir asgari ücret 30 kilo kıyma alırken, Belçika’da asgari ücret 128 kilo kıyma alabiliyor. Biz Ekrem Başkan, ben, Mansur Başkan, Cumhuriyet Halk Partisi, Erdoğan’ın lüks arabalarına, uçaklarına, sarayına değil; Türkiye’deki emekçinin kursağından geçecek lokmayı artırmaya, asgari ücreti artırmaya, emekli maaşını artırmaya, yoksulluğu yönetmeye değil; yok etmeye and içtiğimiz için, ona talip olduğumuz için bu saldırı altındayız. Dünyanın bu düzeninden memnun olanlar Erdoğan’ı istiyor. Zengin daha zengin olsun fakirler sürünsün isteyenler Erdoğan’ı istiyor. Bu milletin eşitliğini isteyenler, kardeşliğini isteyenler, ‘Hep birlikte kazanalım, hakça, eşitçe paylaşalım’ diyenler, sosyal adalet isteyenler Ekrem İmamoğlu’nu istiyor, Cumhuriyet Halk Partisi’ni istiyor. Bu kavga, zengin ve fakir arasındadır. Bu kavga, zulmedenle zulüm gören arasındadır. Bu kavga, partiler arasında değil, sınıflar arasındadır. Ezilenden yana olanları, vicdanı olanları, bu mücadelede İmamoğlu’na ve CHP’ye sahip çıkmaya davet ediyorum.”</p>

<p><strong>“CHP İKTİDARINDA AVRUPA BİRLİĞİ’NDE BULUŞACAĞIZ”</strong></p>

<p>“Bundan tam 64 yıl önceydi. Sirkeci Garı’ndan kalkan bir tren Almanya’ya geldi. O günden beri o trendekilere ‘gurbetçiler’ dendi. Buralara geldiniz, ekmeğinizin peşine koştunuz. Önce karnınızı doyurdunuz, sonra Almanya’ya, Avrupa’ya güç verdiniz, şimdi oranın ayrılmaz bir parçası oldunuz. İkinci - üçüncü kuşakla birlikte artık gurbetçilerden değil, dedeleri gibi gururumuz olan gençlerden, pırıl pırıl bir nesilden bahsediyoruz. Siz birilerinin küçük gördüğü gibi, uzak durduğu gibi değil; bu ülkenin Avrupa’daki pırlanta gibi temsilcilerisiniz, hepimizin umudu sizdedir. Avrupa’daki gençlerimizdedir. Hepinizi çok seviyoruz. Siz siyasete uzak durursanız, Avrupa’daki gençler siyasete uzak dururlarsa, Türkiye’de konserleri iptal edenler, sanatçıları sabahleyin evinden altıda alıp sözde uyuşturucu kontrolü diye onları toplum önünde küçük düşürenler, gençlerin arzu ettikleri gibi bir ülke yerine, Türkiye’yi bir Ortadoğu ülkesine çevirenlerin işine geliyor. Buradan hem buradaki çok değerli Türk toplumuna, özellikle gençlere çağrıda bulunuyorum. Lütfen siyasetten uzak durmayın. Sandıktan uzak durmayın. Türkiye’nin geçmişte benim iki amcamın da bindiği Sirkeci’den kalkan o tren gurbetçileri taşıyordu. Şimdi biz o gurbetçilerin torunlarıyla hasreti bitireceğiz. Andolsun ki CHP iktidarında Avrupa Birliği’nde buluşacağız, sınırları kaldıracağız, hep birlikte başaracağız.”</p>

<p><strong>“‘HASRET BİLETİ’NİN SÖZÜNÜ VERİYORUM SİZE”</strong></p>

<p>“AK Parti yıllarca vaatlerde bulundu. Oy aldı, sırtını döndü. Oy isterken yüzü size dönüktü, oyu verince sırtını döndü. Şimdi verdiği sözleri unutmayan ve seçim kazanınca kibre kapılmayan, kimseyi dışlamayan, kutuplaştırma yerine kucaklaşmayı, şeytanlaştırma yerine kardeşliği savunan, güçlü, inançlı bir partiyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin 100 yıl sonraki iktidar yürüyüşü ile karşı karşıyasınız. Emin olun, bütün sorunları biliyoruz. Emin olun, bu sorunların ne olduğunu da nasıl çözeceğimizi de biliyoruz. Ama birileri gibi oy alana kadar yüzü dönük, oyu aldıktan sonra sırtı dönük bir anlayışımız yok. O yüzden Ekrem Başkan ilk seçimi 13 bin farkla, ikinci seçimi 80 bin farkla, üçüncü seçimi 1 milyon 100 bin farkla kapattı. O yüzden Mansur Yavaş girdiği seçimde yüzde 60 destek alarak Ankara’yı tekrar kazandı. Biz gelince unutan değil; aksine hizmet ettikçe tanışılan, beğenilen ve iktidarından memnun olunan bir anlayışız. İşte iktidarımızda bugün normaldekinin dört katı, beş katı fiyata çıkarıp uçak biletlerini, Brüksel’den Avrupa’dan Türkiye’ye gitmeyi sizlerin üzerinden bir fırsatçılığa çeviren anlayışın aksine, her sene memleketine tatil için bir gelip dönmeyi kışın en ucuz tarifeden bilet neyse bir kere işaretleyip yılın istediği günü kullanılacak, ‘hasret bileti’nin sözünü ben veriyorum size, ben veriyorum. Brüksel’de Ankara’ya, İstanbul’a, Afyon’a uçmak kışın en uygun, en düşük fiyatla bilet kaç paraysa o bilet bir kere alınacak, yılın istenildiği günü kullanılacak. Bu araçlarınızı, getirdiğiniz arabalara 185 gün yurt dışı çıkışı gibi bir meseleyi çok daha akılcı, yani suistimal yollarını kapatan, ama burada yıllarca çalışmış birinin Türkiye’ye gittiğinde aracını bir sefere mahsus vergisiz götürebileceği, gittiğinde aracını eşi kullanmış, kayınçosu kullanmış, cezalar geliyormuş. Böyle ucuz işlerin peşini devletin bırakacağı, acil durumlarda tepene binecek değil, halden anlayacak bir devlet yönetim anlayışını hayata geçireceğiz. Emeklilik konusundaki çileyi çözmek için, emekli yurttaşlarımızın yurt dışında tam zamanlı çalışmasının önünü kesen uygulamayı kaldıracağız. Yurt dışında çalışanın Türkiye’de anasının ak sütü gibi helal emekli maaşına dokunmayacağız.”</p>

<p><strong>“SİZİ TÜRKİYE’NİN AVRUPA’DAKİ TEMSİLCİLERİ OLARAK GÖRÜYORUZ”</strong></p>

<p>“Sizlere bakınca para makinesi gibi görüyor. ‘Geldi eurolar’ diyor. Burada aldığın telefonun parasının üzerinde bir parayla, Türkiye’ye gidince 45 bin liraya telefon kaydettirme soytarılığına son vereceğiz. Bedelli askerliği bu kadar emekle kazanılan paraları sağmal inek sağar gibi sağan devlet anlayışından, vatandaşı vatandaşlıktan uzak düşüren anlayıştan makul bir yere çekeceğiz. Türkiye’de kaç paraysa, burada da o para olacak. Söz veriyorum. Sağlıkta sadece acile başvurursun, yıllarca geldi burada çalıştı, el emeği, göz nuru döktü burada. Gitti Türkiye’ye, Türkiye’de hastalandı, Türkiye devleti sana bakmaz. Bu memlekete yıllarca getirdikleri dolarlarla, eurolarla, marklarla bakana kötü gününde de devlet bakacak kardeşim. And olsun. Türkiye, OECD’ye verdiği bir anlaşmayla verileri paylaşıyor, buradaki vatandaşın kötü niyeti olmamasına rağmen tepesine devlet çöküyor. Veriyi paylaşırsan paylaş, ama çifte vergilendirmeye, iki kere sigortaya, olur olmaz cezalara karşı vatandaşını da korumak Türkiye Cumhuriyeti devletinin boynunun borcudur. Türkiye’den kariyer göçü ile buraya gelmiş olanları elbette isteriz ki dönsünler bir gün. Ama buraya gelmiş olanları ‘Kaçtılar, gittiler bilmem ne’ diye gören düşman bir zihniyet var. Ehliyette, ehliyet yenilemesinde bile zulüm görüyor expatlar. Gençler hepinize söz veriyorum, siz Türkiye’nin ne sırtında yüksünüz, ne gittiniz diye gönlümüz kırık, burnumuz size bükük. Biz sizi Türkiye’nin gücü, Avrupa’daki temsilcileri olarak görüyoruz. Bırakın zulmetmek, başımızın üstünde taşıyacağız. Hep birlikte olacağız.”</p>

<p><strong>“BELÇİKA’DAKİ CAM TAVANI TUZLA BUZ ETMEYE VAR MISINIZ?”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Burada milyonlarca vatandaşımızın sorunu çok, çözecek kimse yok. Ben yıllar önce yurt dışı seçim çevresi önerisinin altına imzayı atan ilk milletvekiliyim. İlk grup başkanvekiliyim. Sizler karar vereceksiniz, oyununuzu atacaksınız. Temsilcilerinizi Ankara’ya, Meclis’e yollayacaksınız. Söz veriyoruz. Şimdi o zaman sözün sonunda bir konuda anlaşmaya varalım. Bundan sonra siyasete uzak durmak yok. Gençleri, evlatları, herkesi oy kullanabilecek şekilde motive edeceğiz. Sandıkları takip edeceğiz. Omuz omuza, kol kola verip sandığa koşacağız. Bu dertleri bitirecek, Atatürk’ün partisini iktidar yapacağız. Söz mü? Ben 31 Mart seçimlerinde demiştim ki, ‘Partimizin üstünde yüzde 25’lik bir cam tavan var. Bu yüzde 25’lik cam tavanı kırıp dökeceğiz’ demiştim. 31 Mart gecesi o yüzde 25’lik cam tavanı tuzla buz ettik, yüzde 38 oyla partimizi birinci parti yaptık. Şimdi Belçika’da başımızın üzerinde yüzde 16’lık görünmez bir cam tavan var. Gün bugündür. Bundan sonra çoğalarak, birleşerek, kararlılıkla, Belçika’daki cam tavanı tuzla buz etmeye var mısınız? Bu birbirimize duyduğumuz hasreti, gurbeti bitirip, artık Türkiye’de gençler için yasaksız Türkiye, vizesiz bir Avrupa inşa etmenin bir seçim meselesi olduğunu, bir sandık mesafesinde olduğunu herkes bilsin. Bugün 79 ülkeden 87 partinin Cumhuriyet Halk Partisi’nin Avrupa Birliği tam üyelik hedefini desteklediğine dair Sosyalist Enternasyonel bildirgeleri mevcut. Burada temsilcileri konuşan değerli kardeş partilerimiz ve çok değerli yapılar, Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’yi demokrasi yolunda ilerletirse önünü açmak için sadece kardeşlik ve dayanışma vaat ediyorlar. Türkiye’yi bütün dünyanın kendisine düşman olduğu, kimsenin istemediği, yalnızlaştırılmış bir ülke haline sıkıştırıp, bu nefret üzerinden oy toplamaya çalışanlara inat; modern dünyanın, modern Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası, yasakların yasak olduğu, sınırların ortadan kalktığı Avrupa Birliği’ne tam üye bir Türkiye için mücadeleye hazır mısınız? Hasreti bitireceğiz, güzelim memleketimin güzel insanlarıyla burada da orada da omuz omuza, kol kola yepyeni bir geleceği hep birlikte inşa edeceğiz. Biz Brüksel’e şikayet etmeye de kavga etmeye de değil; dayanışmaya, moral bulmaya, güç almaya, güç vermeye geliriz. Bundan sonra da Avrupa’nın her yerinde sizlerle birlikte olacağız, meydanlara sığmayıp taşıyacağız. Yarınları birlikte kuracağız. Güzel memleketimin güzel insanları, hepinizi saygıyla selamlıyorum. İyi ki varsınız. Buraya Avrupa’daki birliklerimizin değerli başkanlarını davet ediyorum. Değerli yoldaşlarımızı davet ediyorum. Burada Avrupa Konseyi’nden gelen, Avrupa Parlamentosu’ndan gelen kardeş partilerden gelen temsilcilerimizi, misafirlerimizi ve Avrupa’daki birliklerimizin değerli başkanlarını buraya davet ediyorum. Ve güzel memleketimize bir selamımızı hep beraber yolluyoruz, hep beraber gönderiyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/ozgur-ozel-buruselde-millit-iradesine-sahip-cikiyor-mitinginde</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-14-092032.png" type="image/jpeg" length="25613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ'dan Denktaş'ın Mezar Ziyaretin'de KKTC Yönetimine mesaj!]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/umit-ozdagdan-denktasin-mezar-ziyaretinde-kktc-yonetimine-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/umit-ozdagdan-denktasin-mezar-ziyaretinde-kktc-yonetimine-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti programında Rauf Denktaş'ın mezarını ziyaret ettiği sırada karşılaştığı duruma şaşırdı. Özdag, yayınladığı mesajda KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı uyardı. Tatırın ceva ise gecikmedi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gezisi sırasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın anıt mezarını ziyaret etti. Prof. Dr. Ümit Özdağ, ziyaret sonrası yaptığı açıklamayı sosyal medya hesaplarından paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın sosyal medya platformu Instagram hesabından yaptığı paylaşıma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi Instagram hesabından yanıt geldi.</p>

<p>Resmi hesaptan verilen cevaba göre;  Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın dikkat çektiği konu ile Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ve eski Meclis Başkanı Zorlu Töre’nin ilgileneceği söylendi.</p>

<p>Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Kıbrıs’ta Türk milli mücadelesinin önderi KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı rahmetli Rauf Denktaş’ın anıt mezarındayız. Anıt mezarın başında bekleyen hiçbir görevli yok. Mezarı ziyaret edip dua etmek istediğiniz zaman telefonla arıyorsunuz ve kim geliyor kapıyı açıyor biliyor musunuz? Oğlu Serdar Denktaş, siyasi parti genel başkanı, eski Maliye Bakanı, yıllarca milletvekilliği yapmış. Bu, kabul edilebilir bir şey değil. Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin ve KKTC yetkililerinin bu meseleyi derhal çözmesi gerekiyor. Burada beklemesi gereken bir bekçi değil. Burada beklemesi gereken KKTC silahlı kuvvetleri. Tutulması gereken nöbet onur nöbeti. Anıtkabir’de olduğu gibi.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zerrin ERDOĞAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/umit-ozdagdan-denktasin-mezar-ziyaretinde-kktc-yonetimine-mesaj</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Oct 2025 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-07-110128.png" type="image/jpeg" length="80633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Beyazsaray'da ABD Başkanı Trump'la görüştü]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/cumhurbaskani-erdogan-beyazsarayda-abd-baskani-trumpla-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/cumhurbaskani-erdogan-beyazsarayda-abd-baskani-trumpla-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump tarafından Beyazsaray'da karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Birlikte el ele bölgedeki sıkıntıları aşacağımıza inanıyorum” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüşmesi öncesi Oval Ofis’te gazetecilerin sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın bölgesel barış çabaları ve bu konuda birlikte çalışma yürütüp yürütemeyeceklerine ilişkin bir soruya, “Buna inandığım için zaten bunları söylüyorum. Birlikte el ele bölgedeki bu sıkıntıları aşacağımıza da inanıyorum” dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 09 25 21.30.20" class="detail-photo img-fluid" height="409" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/09/ekran-resmi-2025-09-25-213020.png" width="650" /></p>

<p>Görüşme öncesi değerlendirmelerde bulunan ve basın mensuplarının sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyareti Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ile iç içe olan dönemde gerçekleştirmekten dolayı çok mutlu olduklarını belirtti.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 09 25 21.29.19" class="detail-photo img-fluid" height="419" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/09/ekran-resmi-2025-09-25-212919.png" width="650" /></p>

<p><strong><em>ABD Başkanı TRump Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı kapıda karşıladı. </em></strong></p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 09 25 21.30.07" class="detail-photo img-fluid" height="798" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/09/ekran-resmi-2025-09-25-213007.png" width="650" /></p>

<p><strong>“TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNDE FARKLI BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sayın Trump’ın gerek birinci döneminde gerekse ikinci döneminde Türkiye-ABD ilişkilerinde farklı bir süreci yaşıyoruz. Gerek F-35 konusu gerek F-16 konusu gerekse Halk Bankası ile ilgili aramızdaki ilişkiler konusunu bugün etraflıca görüşme fırsatı bulacağımıza inanıyorum. Heybeliada Okulu ile ilgili üzerimize ne düşerse biz onu zaten yapmaya hazırız. Dönünce de Sayın Bartholomeos ile bu konuyu görüşme fırsatı bulacağım.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Siz, Başkan Trump’ın barış için çabalar gösterdiğini daha önce de söylemiş bir Cumhurbaşkanısınız. Bölgede birçok lider ile de görüşmeler yapıyorsunuz. Gelecekte nasıl çalışabilirsiniz birlikte?” sorusuna, “Buna inandığım için zaten bunları söylüyorum. Birlikte ele ele bölgedeki bu sıkıntıları aşacağımız inanıyorum” cevabını verdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/cumhurbaskani-erdogan-beyazsarayda-abd-baskani-trumpla-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 21:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/09/ekran-resmi-2025-09-25-212858.png" type="image/jpeg" length="13687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'la kavga edip ayrılan Elon Musk, Amerika Partisi'ni kurdu...]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/trumpla-kavga-edip-ayrilan-elon-musk-amerika-partisini-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/trumpla-kavga-edip-ayrilan-elon-musk-amerika-partisini-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi günü sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Elon Musk, Trump’la yaşadığı anlaşmazlığın ardından kendi siyasi partisini kurduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji milyarderi Elon Musk, ABD Başkanı Donald Trump ile kamuoyu önünde yaşadığı tartışmadan haftalar sonra ABD'de yeni bir siyasi parti kuracağını açıkladı.</p>

<p>Cumartesi günü sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Musk, halka "özgürlüğünü geri vermek için" Amerika Partisi'ni kurduğunu duyurdu.<br />
Musk, partinin iki partili Cumhuriyetçi ve Demokrat sisteme meydan okuyacağını vurguladı. Amerika Partisi'nin seçim yetkililerine resmi olarak kayıt yaptırıp yaptırmadığı henüz belli değil ancak "gelecek yıl" faaliyete geçeceği bildirildi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 07 06 17.03.56" class="detail-photo img-fluid" height="365" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/07/ekran-resmi-2025-07-06-170356.png" width="650" /></p>

<p>Bu hamle, 4 Temmuz'da takipçilerine bir siyasi parti kurup kurmaması gerektiğini sormasının ardından geldi.</p>

<p>"İki kat çoğunlukla yeni bir siyasi parti istiyorsunuz ve buna sahip olacaksınız!" diyen Musk, X'te yaptığı açıklamada, "Konu ülkemizi israf ve yolsuzlukla iflas ettirmeye gelince, demokraside değil tek partili bir sistemde yaşıyoruz," diye yazdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başlangıçta Trump'ı hem X'te kamuoyu önünde hem de finansal olarak yeniden seçilme teklifinde destekledikten sonra Musk, ABD hükümetinin Devlet Verimliliği Departmanı'nda (DOGE) yüksek profilli bir role sahipti.</p>

<p>Ancak mayıs ayında Musk, özel bir devlet çalışanı olarak "planlanmış zamanının" sonu geldiği için devlet dairesinden ayrıldığını duyurdu. Trump daha sonra onu "dünyanın yetiştirdiği en büyük iş liderlerinden ve yenilikçilerden biri," olarak övdü.</p>

<p>Ancak 22 Mayıs'ta ABD Temsilciler Meclisi'nin önemli bir yasa tasarısı olan vergi indirimi ve harcama tasarısını kabul etmesi ve bunun cuma günü Trump tarafından imzalanarak yasalaşmasının ardından ilişkileri yeni bir dönemece girdi.</p>

<p>One Big Beautiful Bill Yasası olarak adlandırılan belge, harcamalarla ilgili politikaları hızlandırmayı amaçlıyor ve vergi indirimlerinden sağlık hizmetleri gibi sosyal yardımlardaki değişikliklere kadar yüzlerce değişiklik önerisi içeriyor.</p>

<p>Musk, bu yasa tasarısını “devasa, rezil, çıkarlarla doldurulmuş Kongre harcama tasarısı, iğrenç bir kepazelik” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Musk, tasarının harcamalarının "zaten devasa olan bütçe açığını" arttıracağını ve "Amerikan vatandaşlarına sürdürülemez bir borç yükleyeceğini," savundu.</p>

<p>Bu haftanın başlarında Trump, Musk'ın şirketlerine akan milyar dolarlık federal sübvansiyonları kesmekle tehdit etti ve hatta onu sınır dışı etmeyi düşündüğünü ima etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/trumpla-kavga-edip-ayrilan-elon-musk-amerika-partisini-kurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Jul 2025 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/07/elon-maks.png" type="image/jpeg" length="81427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail saldırısının ardından İran Dışişleri Bakanı Arakçi'den BM'ye mektup]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/israil-saldirisinin-ardindan-iran-disisleri-bakani-arakciden-bmye-mektup</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/israil-saldirisinin-ardindan-iran-disisleri-bakani-arakciden-bmye-mektup" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in saldırılarıının ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler'e (BM) mektup gönderdi. Arakçi gönderdiği mektupta, "Bu saldırılar, uluslararası hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri'ne göre savaş suçu kapsamındadır. İsrail artık tüm kırmızı çizgileri aşmış durumda" uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'in İran'a düzenlediği saldırının ardından İran Birleşmiş Milletlere tepkisini ortaya koyan bir mektup gönderdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail'in İran'a yönelik düzenlediği hava saldırılarına ilişkin Birleşmiş Milletler'e (BM) mektup gönderdi. Bakan Arakçi mektubunda İsrail saldırılarını, "Saldırgan ve yasa dışı bir eylem" şeklinde vurgulayarak, "İsrail rejimi, uluslararası hukuku ve BM Anlaşması'nı açıkça ihlal etti. İran'ın şehirlerine, barışçıl nükleer tesislerine, askeri komutanlarına ve sivillere yönelik koordineli askeri saldırılar gerçekleştirdi" ifadelerini kullandı. İsrail'in hedef aldığı noktalardan birinin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) gözetimi altında faaliyet gösteren Natanz Nükleer Tesisi olduğunu belirten Arakçi, bu saldırının ciddi bir radyolojik felaket riski taşıdığını ve uluslararası barış ile güvenliği tehdit ettiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>"İsrail artık tüm kırmızı çizgileri aşmış durumda"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arakçi, aynı zamanda Tahran'da İranlı üst düzey komutanlar ve bilim insanlarına yönelik suikastlar gerçekleştirildiğini kaydederek bu eylemleri "devlet destekli terörizm" olarak nitelendirdi. Saldırıların İran'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne açık bir ihlal olduğunu belirten Arakçi, "Bu saldırılar, uluslararası hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri'ne göre savaş suçu kapsamındadır. İsrail artık tüm kırmızı çizgileri aşmış durumda ve uluslararası toplum bu suçların cezasız kalmasına asla izin vermemeli. Cezasız kalmak, yalnızca saldırganı daha da cesaretlendirir ona ödül verir ve zaten kırılgan olan bu bölgede daha büyük kaosa yol açar" ifadelerine yer verdi. İran'ın meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu hatırlatan Arakçi, bu saldırılara "kararlı ve orantılı" şekilde karşılık verileceğini vurguladı. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi'ne acil toplantı çağrısında bulunan Arakçi, mektubun resmi belge olarak yayımlanmasını ve üye ülkelere iletilmesini istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER, DÜNYA</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/israil-saldirisinin-ardindan-iran-disisleri-bakani-arakciden-bmye-mektup</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Jun 2025 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/06/ekran-resmi-2025-06-13-231020.png" type="image/jpeg" length="27102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[New York’ta KADEM Ev Sahipliğinde Küresel Kadın Dayanışması]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/new-yorkta-kadem-ev-sahipliginde-kuresel-kadin-dayanismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/new-yorkta-kadem-ev-sahipliginde-kuresel-kadin-dayanismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KADEM’in Birleşmiş Milletler’in 69. Kadının Statüsü Komisyonu’ndaki etkinlikleri “Birlikte Güçlenelim, Birlikte Büyüyelim - III” paneli ve iftar davetiyle başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="color:#2f3044">KADEM’in Birleşmiş Milletler’in&nbsp;69. Kadının Statüsü Komisyonu’ndaki etkinlikleri başladı. <strong style="background-color:var(--bs-card-bg); color:var(--bs-card-color)">“Varoluşta Eşitlik, Sorumlulukta Adalet”</strong><strong style="background-color:var(--bs-card-bg); color:var(--bs-card-color)"><span>&nbsp;</span>anlayışıyla&nbsp;kadınların eğitim, sağlık, iş dünyası ve siyasette ayrımcılığa maruz&nbsp;kalmamaları için mücadele eden Kadın ve Demokrasi Vakfı’nın (KADEM), Birleşmiş&nbsp;Milletler’deki etkinlikleri “Birlikte Güçlenelim, Birlikte Büyüyelim - III”&nbsp;paneli ve iftar davetiyle başladı.</strong></p>

<p style="color:#2f3044"><strong>Kuruluşuna Türkiye’nin liderlik ettiği Women 20’nin (W20) 10. yılı&nbsp;vesilesiyle hayata geçirilen panele ev sahipliği yapan KADEM, kadın liderleri,&nbsp;politika yapıcıları ve W20 delegelerini bir araya getirdi.<span>&nbsp;</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify">Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonu’nun 69. Oturumu&nbsp;(CSW69) kapsamında New York’ta paneller ve etkinlikler düzenleyen<span>&nbsp;</span><strong>Kadın ve&nbsp;Demokrasi Vakfı</strong><span>&nbsp;</span>(KADEM), kadın hakları, emek, dayanışma ve teknoloji&nbsp;konularını gündeme getiriyor. Bu kapsamdaki faaliyetlerine New York’taki&nbsp;Türkevi’nde düzenlediği “Birlikte Güçlenelim,&nbsp;Birlikte Büyüyelim - III” paneli ve iftar davetiyle başlayan<span>&nbsp;</span><strong>KADEM</strong>’in&nbsp;etkinliğinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı<strong><span>&nbsp;</span>Mahinur Özdemir Göktaş, KADEM<span>&nbsp;</span></strong>Yönetim&nbsp;Kurulu Başkanı<strong><span>&nbsp;</span>Doç. Dr. Saliha Okur Gümrücüoğlu</strong>, Dr. Nursem Keskin&nbsp;Aksay, Esra Bezircioğlu, Esin Güral Argat, Gülden Türktan ve Narnia Bohler&nbsp;Muller gibi önemli isimler konuşmacı olarak yer aldılar.</p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify"><img alt="Ekran Resmi 2025 03 15 06.37.59" class="detail-photo img-fluid" height="359" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/03/ekran-resmi-2025-03-15-063759.png" width="650" /></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify">Women 20 (W20) platformunun 10. yıl dönümüne özel planlanan Panel,&nbsp;kadın liderler, politika yapıcılar ve W20 delegelerini bir araya getirdi. Kadın&nbsp;hakları alanındaki uluslararası kazanımların&nbsp;&nbsp;ve geleceğe dair atılacak adımların değerlendirildiği oturumun ardından<span>&nbsp;</span><strong>KADEM&nbsp;</strong>ev sahipliğinde kadın liderleri buluşturan iftar yemeği, iş birlikleri&nbsp;geliştirilmesine olanak tanıyan bir ‘networking’ platformu olarak önemliydi.<span>&nbsp;</span></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify">Geleneksel hâle gelen New York Kadın Network etkinliklerinin&nbsp;3.’sünü düzenlemekten büyük mutluluk duyduklarını belirten<span>&nbsp;</span><strong>KADEM Yönetim&nbsp;Kurulu Başkanı Doç. Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu</strong>, KAGİDER ve TİKAD ile&nbsp;birlikte, Türkiye’deki W20 Zirvesi’nin kalıcı ve güçlü bir platforma&nbsp;dönüşmesine önemli katkılarda bulunduklarının altını çizdi.<span>&nbsp;</span><strong>KADEM</strong>’in&nbsp;2015 yılından bu yana her yıl W20 Zirvesi’nde yer alarak, kadınların sosyal ve&nbsp;ekonomik hayata daha fazla katılımını artırmaya yönelik çalışmalara destek&nbsp;verdiğini belirten<span>&nbsp;</span><strong>KADEM Yönetim Kurulu Başkanı<span>&nbsp;</span></strong>şunları söyledi:<span>&nbsp;</span></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify"><img alt="Ekran Resmi 2025 03 15 06.37.09" class="detail-photo img-fluid" height="346" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/03/ekran-resmi-2025-03-15-063709.png" width="650" /></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify">“Türkiye olarak, W20’nin kuruluşunda öncü bir rol üstlenmekten ve&nbsp;bu sorumluluğu büyük bir özveriyle taşımaktan onur duyuyoruz… İlk W20 Zirvesi,&nbsp;2015 yılında Cumhurbaşkanımızın himayesinde İstanbul’da düzenlenmişti. O&nbsp;etkinlikte Cumhurbaşkanımız, ‘Kadının ekonomik hayattaki yerinin güçlenmesiyle&nbsp;ulusal ve küresel kalkınmanın mümkün olabileceğini’ vurgulamış ve Türkiye’nin&nbsp;W20’yi kalıcı bir yapı hâline getirme çabalarının devam edeceğini belirtmişti.&nbsp;Son 10 yılda, Türkiye, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlenmesi&nbsp;hedefine kararlılıkla bağlı kalmıştır. W20, kadınların ekonomik hayata&nbsp;katılımını artırmayı, fırsat eşitliği sağlamayı ve sürdürülebilir kalkınma&nbsp;hedeflerine ulaşmayı amaçlayan güçlü bir platform olmuştur.”<span>&nbsp;</span></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify">W20’nin kadınları sadece ekonomik aktörler olarak değil, aynı&nbsp;zamanda uluslararası dayanışmanın ve kardeşliğin temel taşıyıcıları olarak da&nbsp;tanıdığına dikkat çeken<span>&nbsp;</span><strong>Gümrükçüoğlu</strong><span>&nbsp;</span>sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify">“KADEM olarak, kadınların güçlenmesinin yalnızca ulusal sınırlar&nbsp;içinde değil, küresel dayanışma çerçevesinde ele alınması gerektiğine&nbsp;inanıyoruz. Ancak günümüzde hızla değişen dünyada, kadınların karşılaştığı&nbsp;zorluklar da ekonomik, sosyal ve çevresel krizlerle birlikte evrilmektedir. Bu&nbsp;durum, W20’nin kadın haklarının karmaşık doğasını dikkate alarak yeni yol&nbsp;haritaları oluşturmasını gerektiriyor. KADEM, bu misyonun en güçlü&nbsp;savunucularından biri olmaktan ve bu çalışmalara katkı sunmaktan büyük gurur&nbsp;duyuyor. Bugün burada bir araya gelerek, kadın hakları alanında daha güçlü iş&nbsp;birliklerinin ve etkili politikaların temellerini atmayı hedefliyoruz.”<span>&nbsp;</span></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify"><img alt="Ekran Resmi 2025 03 15 06.37.30" class="detail-photo img-fluid" height="374" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/03/ekran-resmi-2025-03-15-063730.png" width="650" /></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify"><strong>Bakan Göktaş&nbsp;yeni risklere dikkat çekti</strong></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify">KADEM’in, kadınların ekonomik güçlenmesini küresel ölçekte teşvik etmek&nbsp;için yaptığı özverili katkılara yönelik takdirlerini ileten Aile ve Sosyal&nbsp;Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, “Başarılarımız üzerinde düşünürken&nbsp;önümüzdeki zorlukları da kabul etmeliyiz. Kalıcı eşitsizlikler, iklim&nbsp;değişikliği, jeopolitik gerilimler ve özellikle yapay zeka başta olmak üzere&nbsp;hızlı teknolojik ilerlemeler kadınlar için yeni riskler oluşturmaktadır.“ diye&nbsp;konuştu.</p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify"><img alt="Ekran Resmi 2025 03 15 06.38.08" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/03/ekran-resmi-2025-03-15-063808.png" width="650" /></p>

<p style="color:#2f3044; text-align:justify">Yapay zeka ve dijital dönüşümün fırsatlar yaratırken, aynı zamanda&nbsp;mevcut eşitsizlikleri derinleştirme riski de taşıdığına dikkati çeken Bakan&nbsp;Göktaş, “Teknolojinin dışlama değil, kapsayıcılık için bir araç olarak&nbsp;kullanılmasını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER, KADIN, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/new-yorkta-kadem-ev-sahipliginde-kuresel-kadin-dayanismasi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Mar 2025 06:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/03/ekran-resmi-2025-03-15-063826.png" type="image/jpeg" length="14801"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de 'Dünya Kadınlar Günü' neden 1 ay sürüyor?]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/abdde-dunya-kadinlar-gunu-neden-1-ay-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/abdde-dunya-kadinlar-gunu-neden-1-ay-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Grafik Tasarım Programı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Ayşe Derya Kahraman,  New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli’ye Dünya Kadınlar Günü’nün ABD’de neden 1 ay boyunca kutlandığından ve hayata geçirdiği projelerinden bahsetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özlem Özgüt Yörekli - abdpost.com / ABD (İGFA) -&nbsp;</strong>&nbsp;8 Mart, Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal eşitlik mücadelesinin hatırlatılması ve bu alandaki adımların tartışılması için önemli bir gün. Bu yıl ise Amerika Birleşik Devletleri’nde bu anlamlı gün, sadece kutlamalarla sınırlı kalmayıp, kadınların güçlendirilmesi için bir aksiyona dönüşmüş durumda. Kadın hakları için farkındalık yaratmayı ve somut adımlar atmayı amaçlayan etkinlikler, bir ay boyunca devam ediyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Grafik Tasarım Programı’nda öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Ayşe Derya Kahraman'ın bu küresel hareketteki rolü ise dikkat çekici.</p>

<p><strong>AMERİKA'DA KADINLAR İÇİN BİR AKSİYON HAREKETİ</strong></p>

<p>Amerika’da Dünya Kadınlar Günü, bir kutlama günü olmanın ötesine geçerek, küresel kadın hakları için bir aksiyona dönüşmüş durumda. "International Women’s Day" (Uluslararası Kadınlar Günü) sayfası, 8 Mart’tan itibaren bir ay süresince tüm dünyada kadınların ekonomik ve toplumsal hakları için çeşitli etkinlikler düzenlemeyi ve bu konuda harekete geçmeyi teşvik ediyor. Katılımcılar, dijital içerikler oluşturuyor, konuşmalar yapıyor ve daha fazla kadın sesinin duyulmasına katkı sağlıyor. Bu platform, aynı zamanda kadınlar ve organizasyonlar arasında küresel bir dayanışma ağı kurmayı hedefliyor. Ancak Türkiye, bu platformda henüz yer almıyor. İşte bu eksikliği gidermek için Ayşe Derya Kahraman, aktif çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><strong>AYŞE DERYA KAHRAMAN’IN KADINLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ İÇİN GİRİŞİMLERİ</strong></p>

<p>İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Grafik Tasarım Programı’nda öğretim üyeliği yapan ve ABD’de misafir akademisyen olarak bulunan Prof. Dr. Ayşe Derya Kahraman, aynı zamanda Türkiye'de kadınları güçlendirmek amacıyla kurduğu Bilgi Köprüsü ve Dayanışma Derneği ile de tanınıyor. Dernek, göçmen kadınlar, erken yaşta evlenmiş kadınlar, engelli kadınlar ve sabıkalı kadınlar gibi dezavantajlı gruplara destek sunan projeler geliştirmekte. Kahraman, Amerika'daki kadınları güçlendirme hareketine katılmak ve Türkiye ile Amerika arasında bir köprü kurmak için önemli adımlar atmayı planlıyor.</p>

<p>Özlem Özgüt Yörekli'ye konuşan Prof. Dr. Ayşe Derya Kahraman, Arnavutköy Belediyesi ile ortaklaşa yürüttüğü projelerde, dezavantajlı kadınlar için teknoloji okuryazarlığı ve dijital iş gücü oluşturmayı hedefliyor. Kadınları dijital alanlarda eğitim vererek, e-ticaret gibi alternatif iş modellerini öğretmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Geçirdiği tren kazası sonucu hayatını daha anlamlı kılmak ve kadınlara faydalı olabilmek adına bu yola çıkan Kahraman’ın yürüttüğü bu projeler, sadece ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve toplumsal güçlenme sağlamayı hedefliyor. Kahraman, bu deneyimlerini Amerika’daki platformda da kullanarak iki ülke arasında güçlü bir işbirliği ağı oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/03/09/whatsapp-image-2025-03-08-at-20-38-25-1-1741507246-111-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>AMERİKA'DA "HAREKETE GEÇ" HAREKETİ</strong></p>

<p>Amerika’daki Dünya Kadınlar Günü platformu, katılımcılara kadın hakları konusunda farkındalık yaratmak ve toplumsal değişim için adım atmalarını teşvik ediyor. Katılımcılar, “Harekete Geç” (Take Action) mottosuyla kadın haklarına dikkat çekiyor ve kendi etkinliklerini düzenleyerek, görsel içerikler paylaşabiliyor. Bu hareket, sadece kutlama değil, kadınların eşit haklara sahip olabilmesi için somut adımlar atmayı vurguluyor.</p>

<p><strong>NEW YORK’TA BAŞLAYAN KADINLAR GÜNÜ'NÜN TARİHİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>&nbsp;Dünya Kadınlar Günü'nün tarihçesi, 1911’de New York'ta çalışan kadınların eşit haklar ve daha iyi çalışma koşulları talep etmek için başlattığı protestolara dayanıyor. O dönemde bir fabrikada çıkan yangın sonucunda çok sayıda kadın hayatını kaybetmişti. Bu trajik olay, Dünya Kadınlar Günü’nün anılmaya başlanmasının ve emekçi kadınların hakları için mücadelenin sembolü haline gelmesinin temelinde yatıyor. Bugün bu tarih, dünya çapında kadınların hakları ve eşitlik mücadelesinin simgesi olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/abdde-dunya-kadinlar-gunu-neden-1-ay-suruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Mar 2025 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/03/agency/igf/abdde-dunya-kadinlar-gunu-neden-1-ay-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="76497"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'i Beyaz Saray'dan kovdu!]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/abd-baskani-donald-trump-ukrayna-devlet-baskani-zelenskiyi-beyaz-saraydan-kovdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/abd-baskani-donald-trump-ukrayna-devlet-baskani-zelenskiyi-beyaz-saraydan-kovdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve ABD Başkanı Donald Trump'ın 28 Şubat'ta gerçekleştirdiği Beyaz Saray'daki basına açık toplantı gergin geçti. Birlikte yapılacak basın toplantısı iptal edildi ve beklenen mineral anlaşması imzalanmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve ABD Başkanı Donald Trump'ın 28 Şubat'ta gerçekleştirdiği Beyaz Saray'daki basına açık toplantı gergin geçti. İki lider görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ancak birlikte yapılacak basın toplantısı iptal edildi ve beklenen mineral anlaşması imzalanmadı.</p>

<p>CBS'in aktardığına göre, görüşmenin ardından Ukrayna heyeti Oval Ofis'ten ayrı bir odaya alındı. Orada Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio kendilerine Beyaz Saray'dan ayrılmalarını söyledi.</p>

<p>İki liderin gündemindeki en önemli madde, Ukrayna ve ABD arasında müzakere edilen mineral anlaşması ve Rusya savaşıydı. Zelenskiy, bu anlaşmaya güvenlik garantilerinin dahil edilmesini talep ediyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Donald Trump toplantı sırasında birkaç kez, o dönem başkan olsaydı savaşın hiç başlamayacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/abd-baskani-donald-trump-ukrayna-devlet-baskani-zelenskiyi-beyaz-saraydan-kovdu</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Mar 2025 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/03/ekran-resmi-2025-03-01-100742.png" type="image/jpeg" length="41074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arjantin Cumhurbaşkanı Milei dolandırıcılıkla suçlanıyor!]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/arjantin-cumhurbaskani-milei-dolandiricilikla-suclaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/arjantin-cumhurbaskani-milei-dolandiricilikla-suclaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arjantin'de Cumhurbaşkanı Javier Milei'nin yolsuzluk şüphesiyle gündeme gelen bir kripto para biriminin tanıtımındaki rolünü soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arjantin'de Cumhurbaşkanı Javier Milei'nin yolsuzluk şüphesiyle gündeme gelen bir kripto para biriminin tanıtımındaki rolünü soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi.</p>

<p>Milei, Cuma günü X sosyal medya hesabından, $LIBRA coin hakkında bir paylaşım yaparak, kripto para biriminin küçük işletmelere ve yeni kurulan şirketlere fon sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Milei'nin kripto paranın satıldığı bağlantıyı paylaşmasının ardından fiyatı fırladı. bbc.com/turkce'nin haberine göre; Ancak birkaç saat içinde paylaşımını sildi ve kripto para biriminin değeri düştü ve yatırımcılar paralarının çoğunu kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arjantin parlamentosundaki bazı muhalif milletvekilleri, Milei'yi görevden almak için işlem başlatmayı planladıklarını söylüyor. Avukatları, Arjantin ceza mahkemesinde dolandırıcılık suçlamasıyla Pazar günü şikayette bulundu.<br />
Reklam</p>

<p>Bazıları Milei'yi internette "ayak kaydırma" olarak bilinen bir hamleyle suçluyor. Bu, herhangi bir kripto para birimini tanıtıp alıcıları çektikten sonra ticari faaliyetlerini durdurup satışlardan elde edilen parayla kaçmaya verilen isim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/arjantin-cumhurbaskani-milei-dolandiricilikla-suclaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Feb 2025 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/02/arjantin-baskani.png" type="image/jpeg" length="24384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sondakika... Ukrayna lideri Zelenskiy'den Sürpriz Ankara ziyareti]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/ukrayna-lideri-zelenskiyden-surpriz-ankarada-zelenskiy-erdogan-gorusmesinde-hangi-basliklar-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/ukrayna-lideri-zelenskiyden-surpriz-ankarada-zelenskiy-erdogan-gorusmesinde-hangi-basliklar-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump'un Putin ile görüşme talabinin ardından Ukrayna lideri Zelenski'nin Ankara ziyareti dikkat çekti. Zelenskiy-Erdoğan arasında yapıcak görüşme ile ilgili hangi başlıklar öne çıkıyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine dönük uluslararası diplomasinin arttığı bir dönemde Salı günü Ankara'da bir araya gelecekler.<br />
Barış masasının hemen kurulmasından yana olan ve o müzakerelerde yer almak isteyen Türkiye'nin, bu ziyaret sırasında da her türlü oynamaya hazır olduğu mesajını vermesi bekleniyor.<br />
Zelenskiy'nin stratejik ortak olarak tanımladığı Türkiye ile başta savunma sanayi olmak üzere ilişkileri güçlendirme arayışında olduğu kaydediliyor.<br />
Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Suudi Arabistan'ı kapsayan bir tura çıkan Zelenskiy, 18 Şubat Salı günü Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirecek.<br />
Ziyaretle ilgili resmi açıklamayı yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörü Fahrettin Altun, iki liderin görüşmesi sırasında stratejik ortaklık ilişkilerinin tüm boyutlarıyla gözden geçirileceğini ve iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesi için atılacak adımların ele alınacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklama şöyle:</p>

<p>"Cumhurbaşkanlığı Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 17-18 Şubat 2025 tarihlerinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle, ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirecektir.<br />
Ankara’da gerçekleştirilecek görüşmelerde, Türkiye-Ukrayna stratejik ortaklık ilişkileri tüm veçheleriyle gözden geçirilecek, iki ülke arasındaki işbirliğinin daha da güçlendirilmesi maksadıyla atılacak adımlar ele alınacaktır.<br />
Ziyaret kapsamında ayrıca Ukrayna’daki son gelişmeler ile diğer bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır.<br />
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/ukrayna-lideri-zelenskiyden-surpriz-ankarada-zelenskiy-erdogan-gorusmesinde-hangi-basliklar-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Feb 2025 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/02/ekran-resmi-2025-02-18-092522.png" type="image/jpeg" length="11439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esma Esad hakkında şaşırtan iddia! “Beşar Esad’ın eşi İngiliz İstihbaratı'na çalıştı”]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/esma-esad-hakkinda-sasirtan-iddia-besar-esadin-esi-ingiliz-istihbaratina-calisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/esma-esad-hakkinda-sasirtan-iddia-besar-esadin-esi-ingiliz-istihbaratina-calisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Krallık merkezli UK Declassified, Suriye lideri Beşar Esad’ın eşi Esma Fawaz Al-Akhras’ın İngiliz istihbaratıyla bağlantılı gizli belgeleri yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Krallık merkezli UK Declassified, Suriye lideri Beşar Esad’ın eşi Esma Fawaz Al-Akhras’ın İngiliz istihbaratıyla bağlantılı olduğunu iddia eden çok gizli belgeleri yayımladı. İddialar, Esma Esad’ın 1990’lı yıllarda İngiltere’de karşı istihbarat yetkilileriyle temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerde siyasi içerikli tartışmaların yapıldığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Türkiye gazetesinde yer alan habere göre; Birleşik Krallık merkezli UK Declassified, Suriye lideri Beşar Esad’ın eşi Esma Fawaz Al-Akhras’ın İngiliz istihbaratıyla bağlantılı olduğunu öne sürdü. Yayınlanan çok gizli belgelerde, Esma Esad’ın 1994 yılında İngiltere’de karşı istihbarat faaliyetlerine karıştığı ve MI5 yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiği iddia ediliyor.</p>

<p><strong>ESMA ESAD VE MI5 BAĞLANTILARI</strong></p>

<p>UK Declassified’ın yayınladığı belgelerden ilki, Esma Esad’ın İngiliz istihbaratıyla ilişkilerine dair detaylar içeriyor. Belgede, Esma Esad’ın, dönemin İngiliz Gizli Servisi MI5’in üst düzey bir yetkilisi olan Eliza Manningham-Buller ile Chesterfield Mayfair Otel’de özel bir görüşme yaptığı belirtiliyor. Görüşmeye, Suriye lideri Beşar Esad’ın da katıldığı ifade edildi.</p>

<p>Belgelerde, Esma Esad’ın 1994 yılında babası Dr. Fawaz Al-Akhras’ın Acton’daki evinde düzenlenen özel bir toplantıya katıldığı da belirtiliyor. Bu toplantıda hem askeri hem de sivil İngiliz yetkililerin yer aldığı ve toplantının Suriye-İsrail ilişkileri ve bölgesel barış görüşmelerine odaklandığı vurgulandı.</p>

<p>Esma Esad hakkında şoke eden iddia! “Beşar Esad’ın işi İngiliz İstihbaratı'na çalıştı”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BEŞAR ESAD İNGİLTERE'DE TAKİP EDİLMİŞ</strong></p>

<p>Belgelerde yer alan bir diğer önemli iddia ise Beşar Esad’ın İngiltere’de eğitim gördüğü dönemdeki faaliyetlerinin İngiliz ve Suriye istihbaratı tarafından yakından izlendiği yönünde. Raporlarda, Esad’ın akademik çalışmalarının ötesine geçerek siyasi konulara yoğunlaştığı ve gelecekteki siyasi yönelimlerinin değerlendirilmeye çalışıldığı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 01 08 11.47.34" class="detail-photo img-fluid" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/01/ekran-resmi-2025-01-08-114734.png" / width="916" height="1308"></p>

<p><strong>İDDİALAR SARSICI</strong></p>

<p>Belgelerde, bu toplantıların görünüşte sosyal nitelikte olduğu, ancak gerçekte siyasi bir içeriğe sahip olduğu ifade ediliyor. İddialara göre, Beşar Esad’ın Suriye-İsrail ilişkileri ve bölgesel politikalarla ilgili görüşleri dikkatle incelenmiş ve gelecekteki muhtemel yönelimlerine dair bilgiler toplanmış.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 01 08 11.46.54" class="detail-photo img-fluid" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/01/ekran-resmi-2025-01-08-114654.png" / width="820" height="988"></p>

<p>Suriye istihbaratına ait olduğu öne sürülen belgelerde, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Tümgeneral Ali Issa Duba’nın imzası bulunuyor.</p>

<p><strong>TEPKİLER GECİKMEDİ</strong></p>

<p>İddialar, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, Suriye muhalefeti bu iddiaların, Beşar Esad yönetiminin uluslararası ilişkilerdeki rolüne dair ciddi şüpheler uyandırdığını savunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/esma-esad-hakkinda-sasirtan-iddia-besar-esadin-esi-ingiliz-istihbaratina-calisti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jan 2025 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2025/01/ekran-resmi-2025-01-08-114823.png" type="image/jpeg" length="84008"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den, Tramp'ın Erdoğan'a desteğine tepki: Suriye'de Erdoğan değil, İsrail kazandı...]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/ozgur-ozelden-trampin-erdogana-destegine-tepki-suriyede-erdogan-degil-israil-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/ozgur-ozelden-trampin-erdogana-destegine-tepki-suriyede-erdogan-degil-israil-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilişkin sözlerini değerlendiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu açıklama sadece ve sadece bir övgü değil. Sopa göstermek var" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Parti Meclisi'nin açılış konuşmasını yaptı. Gündemi değerlendiren Özel'in şunları söyledi:<br />
"Erdoğan Suriye'de önce Esad'ı devirelim sonrasına bakalım anlayışına sahipti. Öncesinde Esad'la el ele fotoğraflar, tatile gitmeler... Esad birden diktatörlüğünü ilan etti de Erdoğan kavgaya mı karar verdi? Bir siyasi illüzyon çabası var. Oysa Esad hep diktatördü. O içimizi sızlatan hapishaneler hep doluydu. İşkence şüphesi hep vardı. Erdoğan o zamanlar Esad ile kol kolaydı. Esad bir günde diktatör olmadı. Türkiye'ye bir rol biçildi, Erdoğan da konum aldı. Esad'ı yıkmanın yollarını aradı, bu 13 yıl boyunca mümkün olmadı. Amerika ve İsrail'in planıyla, Rusya'nın ikna edilmesiyle Suriye'de rejime karşı Türkiye'nin silahsızlandırması gereken HTŞ Şam'a doğru yürüyüşe geçti."<br />
Hükümetin Suriye politikasını eleştiren Özel şöyle konuştu:</p>

<p><strong>“SURİYE KONUSUNDA SİYASİ İLLÜZYON ÇABASI VAR”</strong></p>

<p>“İşte böyle sorunlardan biri, bugün Türkiye’nin gündeminde Suriye, Suriyeli sığınmacılar, terör ve Kürt sorunu meselesinin hep bir arada konuşulduğu, tartışıldığı ve Türkiye’de ana gündem haline geldiği ama esas vatandaşın gündemi noktasında da ciddi tartışmaların yürüdüğü bir sürecin içindeyiz. Malum Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sınır komşumuz Suriye ile Türkiye’nin ilişkilenme meselesine, komşunun toprak bütünlüğüne saygısız, komşudaki iç savaşı kışkırtan, oradaki devlet dışı unsurları alan, eğiten, donatan, yollayan, savaştıran meselenin ilk başından beri karşı olduk. Biz Suriye’ye, Esad’a ilk başından beri demokratikleşmesi, Suriye’yi temsil edecek yani sadece Arapları değil, sadece Suriye’deki bir kesimi değil, Arapları, Alevi’siyle, Sünni’siyle, Kürtleri, Türkmenleri, tüm etnik ve mezhebi grupları temsil edecek bir hükümete, demokratik seçimlere, demokrasiye, uluslararası kuruluşların denetimine açık bir rejime ulaşması konusunda Esad ile kurduğumuz ilişkinin, Suriye’ye yaptığımız tavsiyenin özü ve kökü bugüne kadar buydu. Bu sırada Erdoğan, ‘Suriye’de önce Esad’ı devirelim, ondan sonra gerisine bakalım’ diye bir anlayışa sahip oldu. 2011 yılından itibaren. Peki öncesinde ne vardı? Öncesinde Esad ile el ele fotoğraf vermeler, ailecek tatile gitmeler, Esad’ı övmeler, güzellemeler... Peki o zaman Suriye’de demokrasi vardı da Erdoğan bunları övüyordu, sonra Esad birden diktatörlüğünü ilan etti ve Erdoğan bununla kavgaya mı karar verdi? İşte bugünlerde Türkiye’de yapılmaya çalışılan illüzyonun temelinde bu var. Bir siyasi illüzyon çabası var.”</p>

<p><strong>“ESAD HEP DİKTATÖRDÜ”</strong></p>

<p>“Sanki Esad diktatörmüş, Erdoğan da Esad’ın diktatör olduğunu öğrendiği andan itibaren onun karşısında durmuş gibi.'' yorumu yapan Özel, şöyle devam etti: ''Oysa Esad hep diktatördü. Babası diktatördü, kendisi diktatördü. O içimizi sızlatan hapishaneler hep doluydu muhaliflerle. Suriye’de rejim kapalıydı. İşkence şüphesi hep vardı. Erdoğan o zamanlar Esad ile kol kolaydı, yan yanaydı, el eleydi. Esad bir günde diktatör olmadı, Esad hep diktatördü. Ama konjonktür gereği Esad’ı bir zamandan sonra İsrail’in, Amerika’nın, Rusya’nın, İran’ın vesayet savaşları yapmaya başladıkları noktada Türkiye’ye de bir rol biçildi. Erdoğan da kendisine verilen role uygun olarak orada yeni bir tutum aldı. Yıllarca bu sefer Esad’a, eski dostu Esad’a ‘Esed’ diyerek, ‘eli kanlı’ diyerek, ‘diktatör’ diyerek onu yıkmanın yollarını aradı. Bu 13 yıl boyunca mümkün olmadı. 2024 yılında bu bir anda Erdoğan’ın da açıkça ifade ettiği gibi, onun da beklemediği bir anda, ABD ve İsrail’in planıyla, Rusya’nın ikna edilmesiyle, İran’ın takatsizliğini de fırsat bilerek Suriye’de rejime karşı Türkiye’nin aslında İdlib’de, Astana sürecine göre tutması, silahsızlandırması gereken cihatçı gruplardan oluşan HTŞ, Şam’a doğru yürüyüşe geçti ve Erdoğan’ın iki gün öncesinde kendi ifadeleriyle söylediği, Cumhurbaşkanlığı sitesinden okuyorum: ‘Esed’e bir çağrımız olmuştu. Gel görüşelim ve Suriye’nin geleceğini birlikte belirleyelim, tayin edelim’ demiştik. Ne yazık ki Esed’den bu işe olumlu bir cevap alamadık. Şu an itibariyle İdlib’den sonra İdlib zaten tamam ama Humus yine muhaliflerin elinde. Şam’a doğru bir ilerleyiş söz konusu. Bütünüyle bölgede devam eden bu sıkıntılı yürüyüşler, arzu ettiğimiz şekilde değil. Gönlümüz bunları istemiyor. Maalesef bölge sıkıntıda.’ Bunu 6.12.2024 tarihinde, Esad düşmeden 36 saat önce cuma namazının çıkışında söylüyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“ERDOĞAN KAZANMADI; İSRAİL KAZANDI, ABD KAZANDI”</strong></p>

<p>“Yani bir siyasi illüzyonla ‘Efendim Suriye’de Erdoğan başardı…’ Erdoğan başarmadı. ‘Erdoğan kazandı.’ Hayır, Erdoğan kazanmadı. Suriye’de İsrail kazandı, ABD kazandı'' yorumunda bulunan CHP Lideri Özgür Özel, Suriye’de Türkiye’nin aslında ulusal çıkarlarına ne kadar hizmet edeceği belli olmayan bir ara dönem başladığını kaydetti.&nbsp; Özgür Özel&nbsp; ''Şimdi bu noktada soğukkanlı olmak, doğruları savunmak lazımken, 31 Mart seçimlerinin yenilgisini Suriye’de yaşananlarla telafi edip moral bulmaya çalışan bir iktidar ve bir siyasi illüzyon çabasıyla karşı karşıyayız. Ama önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumunu net olarak koyalım.” dedi.&nbsp;</p>

<p>Suriyelilerle ilgili düşüncelerini anlatan Özgür Özel, Suriyelilere yapılan hizmetler ve Türkiye&amp;nin zararlarını da duli getirdi. İşte Özgür Özel'in Parti Meclisinde yaptığı konuşmadan öne çıkanlar:</p>

<p><strong>“CHP OLARAK DÖRT ÖNCELİĞİMİZ VAR”</strong></p>

<p>“Dört önceliğimiz vardır. Bunlardan birincisi, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasıdır. İkincisi, tüm Suriyelileri temsil edecek, insan haklarına saygılı bir rejimin oluşması, komşumuzun istikrar bulmasıdır. Orada bulunan askerlerimizin güvenliği, Türkiye’deki yurttaşlarımızın huzuru ve refahının sağlanması önemlidir. Son olarak da dördüncü ve en önemli önceliğimiz, Türkiye’deki Suriyelilerin bir an önce güvenle evlerine dönmesidir. Bu dört öncelikli konuda çok hassas, çok soğukkanlı ve çok kararlı olmak gerekiyor. Bunu açıkça ifade etmek isterim. Erdoğan’ın duyduğu heyecanın sokakta olmadığını görüyoruz. Milletvekillerimiz, Parti Meclisi üyelerimiz, bizzat ben, Erdoğan’ın Türkiye’yi ortak etmeye çalıştığı heyecana sokak ortak olmuyor. Televizyon ekranlarında konuşan yorumcuların heyecanı televizyonları izleyenlere geçmiyor. Çünkü herkes biliyor ki Türkiye’de yapılan dünya kadar yanlışın sonucunda, 13 yılın sonunda Türkiye kazanmadı. Türkiye 13 yılda 283 şehit verdi, evladını kaybetti. Türkiye roketlerle başta Kilis ve Karkamış olmak üzere sınır illerinde, ilçelerinde dünya kadar sivil kayıp verdi. Ülkemizde 4 milyonu aşan Suriyeli sığınmacı var ve tam 200 milyar dolar kaybettik. ‘Kazandık’ demek için ya para kazanırsınız, ya askeri bir başarı kazanırsınız, toprak kazanırsınız ki biz bir karış toprağını vermeyen, kimsenin bir karış toprağında gözü olmayan Atatürk’ten miras geleneksel dış politikaya sahibiz. Ama 283 şehit vereceksin, sivil şehitler vereceksin, 4,5 milyon sığınmacının Türkiye’ye gelmesine sebebiyet vereceksin, 200 milyar dolar para kaybedeceksin ve 13 yılın sonunda ‘Ben haklı çıktım’.</p>

<p>Sen haklı çıkmadın, 13 yılın sonunda Cumhuriyet Halk Partisi haklı çıktı. Endişeli olanlar haklı çıktı ve Türkiye çok büyük kayıplara uğradı.”</p>

<p><strong>“EN AĞIR ŞEKİLDE BEDEL ÖDÜYORUZ VE ÖDEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>“Bugün Türkiye’de 810 bin Suriyeli çocuk okuyor okullarda. 150 milyon poliklinik yapıldı. Bizim hastamız yerine bizim doktorumuz, 150 milyon kere Suriyelilere poliklinik yaptı. 2 milyon ameliyat gerçekleşti Türkiye’de. 2 milyon ciklet dağıtsan ciddi maliyettir. Anestezisi, ilacı, personeliyle, tüm giderleriyle, sağlık alanının en pahalı işinden 2 milyon tane yapıldı Suriyeli sığınmacılara. Türkiye’de 500 bin hane Suriyeli, oturuyor şu anda. Bu yüzden ‘Biz bu işten ne öğrendik?’ diyorsak, bir ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemek, o ülkenin içini karıştırmak ve o ülkede bir göç dalgasına sebebiyet vermenin ağır maliyetleri olduğunu öğrendik. En ağır şekilde bunun bedelini ödedik, ödüyoruz, maalesef ödemeye de daha belli süre devam edeceğiz. Şunu görmek gerekiyor. Biz Suriye’den Gazi Mustafa Kemal’den bize emanet dış politikanın ne kadar doğru ve ne kadar önemli olduğunu, şirket yönetir gibi ülke yönetilmeyeceğini, bir kişinin kararlarıyla verilen kararların ne kadar sağlıksız olabileceğini öğrendik. Biz denge ve denetlemenin, kuvvetler ayrılığının ve güçlü bir Meclis’in ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Şimdi Suriyeliler için ülkelerine dönme vakti. Bence onlar da Türkiye’den, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras, her ne kadar son 22 yılda olabildiğince aşındırılsa, bir parlamenter demokrasinin ne kadar önemli olduğunu ve kökleri güçlü bir demokrasiye sahip olmanın, güçlü bir tek adama sahip olmaktan çok daha güvenceli olduğunu, yaşanan bütün felaketlerin aslında tek adam rejimleri olduğunu öğrenerek döneceklerini ümit ediyoruz. Ülkelerinde bu yüzden istikrarlı, kapsayıcı, çoğunlukçu değil çoğulcu bir demokrasiye kavuşmak için irade ortaya konulması gerektiğini de ifade etmek istiyoruz.”</p>

<p>“GEÇİCİ SIĞINMACI STATÜSÜ SONLANDIRILMALIDIR”</p>

<p>“Bugün televizyonlarda; ‘Suriye’de rejim değişti.’ Türkiye’nin sorunu halen Türkiye’de 4 milyonun üzerinde Suriyeli var. Bunların 2 milyon 953 bininin elinde maalesef geçici sığınmacı belgesi var. Sınırdan ‘git’ dediğinde belgeyi alman lazım, vermek istemiyorlar. ‘Belgen iptal olacak’ deyince gitmekten vazgeçiyorlar. O yüzden Türkiye’deki 2 milyon 953 bin geçici sığınmacının statüsünün Suriye’deki şartlar da gözetilerek, belli bir takvim dahilinde artık sonlandırılması gerektiğini ifade etmek gerekiyor. Ayrıca Türkiye’de 2,7 milyon düzensiz göçmen yakalandı. Bunların 500 bininin sınır dışı edildiği bilgisini Bakan paylaşıyor. Yani Bakan diyor ki, ‘Suriyelilerin dışında Kuzey Afrika’dan gelen, İran’dan, Irak’tan gelen, Pakistan’dan, Bangladeş’ten gelen, en çok da Afganistan’dan gelen 2,2 milyon da düzensiz göçmen var diyor, kaçak var’ diyor. ‘2,7 milyon yakaladım, 500 binini yolladım’ diyor. Yani Türkiye’de 6,5 milyona yakın kendileri burada olan, Türkiye’ye yük olan insan yaşıyor ve bu sorunların bir an önce çözülmesi gerekiyor. ‘Türkiye kazandı’ diyenlere, Türkiye 200 milyar dolar kaybetti hesabına itiraz eden varsa, çıksın karşımıza alnını karışlarım. Çıksın karşımıza.”</p>

<p><strong>“HARCANAN PARANIN 50’DE BİRİ, EMEKLİYE İKİ ASGARİ ÜCRETE YETİYOR”</strong></p>

<p>“200 milyar dolar harcadı Türkiye, 200 milyar dolar kaybetti bu işten. Bu 200 milyar dolar 7 trilyon lira ama altı sıfır atılmadan önceki trilyon değil atıldıktan sonraki trilyon. Yani 7 trilyon lira şu demek. 10 tane 700 milyar demek, 100 tane 70 milyar demek. Bu 70 milyar ne yapıyor? Şöyle anlatayım emekli amcamlara, teyzemlere: Geçen sene siz 10 bin lira alıyordunuz ya, 12 bin 500 lira yaptılar. Buna 33 milyar lira harcadılar. Biz ‘Bir asgari ücret ver’ demiştik. Yani size bir sene boyunca 17 bin lira verselerdi, 66 milyar lira paraya ihtiyaç vardı. Vermediler. Bu para 70 milyar, o lazım paranın 100 katı. Yani 7 trilyon lira, emeklilere asgari ücret vermek için lazım olan paranın 100 katı. Örneğin emeklilere iki asgari ücret versek, bugün emekli maaşını 35 bin lira yapmaya kalksak bize Suriyeliler harcanan paranın 50’de biri yetiyor. Ya da asgari ücret üzerinden baktığımızda, biz ‘Asgari ücreti 30 bin lira yapalım’ diyoruz ya ‘Ama asgari ücret esnafı ezmesin.’ ‘30 bin lira yaptığımız asgari ücret, küçük esnaf için 24 bin lira olsun. 6 bin lirasını devlet işçi başına teşvik olarak versin’ diyoruz ya, oraya lazım para 250 milyar. Bu para onun tam 35 katı. 35 katı... O yüzden bu para çok büyük bir para.”</p>

<p><strong>“6 ŞUBAT DEPREMİ BİR YIKTI, BU HARCAMA İKİ KERE YIKTI”</strong></p>

<p>“Ama son olarak şöyle söyleyeyim. Türkiye’de ‘asrın felaketi’ dediler ya yaşadığımız depreme, hepimizin yüreği yanıyor hala; 6 Şubat. Asrın felaketinin maliyeti, Erdoğan’ın hesabına göre 100 milyar dolar. Suriyelilere harcadığımız para, 200 milyar dolar. Deprem bizi 6 Şubat’ta bir yıktı, Erdoğan’ın ve AK Parti’nin Suriye politikası iki kere yıktı. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti devleti bir kuruş vermedi Suriyeli sığınmacıların İstanbul’a, Ankara’ya, Mersin’e, Adana’ya, Kilis’e, İzmir’e ya da kendi belediyelerine yarattığı yeni yük için bir lira vermedi. Onlara dünya kadar sosyal yardım yapıldı, dünya kadar katkı sağlandı. Bir lira vermediği gibi örneği Kilis’e 109 bin kişilik para yolluyor İller Bankası’ndan, 300 bin kişiye bakıyor Kilis Belediyesi. 300 bin kişiye hizmet ediyor, 300 bin kişilik su tüketiliyor, 300 bin kişilik atık su üretiliyor, 300 bin kişinin çöpü toplanıyor 109 bin kişinin parasıyla. Dönmüş şimdi bize ‘Efendim belediyeleri silkeleyin’ diyor. Belediyelerin hala daha alacaklarına el koymaya çalışıyorlar. Yahu artık bu sığınmacı sorununu belediyelerin de milletin de sırtından silkeleyin, ondan sonra gelin nereyi silkeleyecekseniz silkeleyin. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyeleriyle uğraşmayı artık bu tarafından bırakın. SGK’nın toplam 100 lira alacağı var, 10 lirası belediyelerden. Bunun için de AK Parti’si, İYİ Parti’si, DEM’i, CHP’si hep birlikte. 100 liralık alacağın 10 milyarı için bunları yaşatıyor. Maaş ödeyemeyelim diye uğraşıyor. Ama 100 liralık paranın 90 lirasının tamamı, yandaşlarının SGK’ya olan borçları. ‘Açıkla’ diyoruz, altı ayda bir açıklaması gerekirken, o listeyi açıklamıyor, açıklamıyor, inat ediyor. Ama buradan iddia ediyorum. Açıkla biz mahcup olalım. Kimlerin SGK’ya borcu varmış? En büyük borçlu dev şirketler kimmiş? Hangi ihaleleri almış, kimlere aitmiş? Hepsini birden görelim.”</p>

<p><strong>“KOMİSYONLAR ZAMANI DEĞİL HAREKETE GEÇME ZAMANIDIR”</strong></p>

<p>“Şimdi tabii bugün Dış Politika Danışma Kurulumuz son bir ayda üç kez, Milli Güvenlik Danışma Kurulumuz son bir ayda üç kez, Karma Komisyon bir kez toplandı. O yedi toplantı ışığında Göç Politikaları Danışma Kurulumuzu çağırmış, onlara görevler vermiştik. Bugün onların bir ara sunumunu aldık, çalışmaya devam edecekler. Ve bu sürecin sonunda Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye’nin önüne koyacağı, Suriyelilerin memleketlerine dönmesi için takvimlendirilmiş, teşvikler, gerektiği zamanda insani sınırları terk etmeyen ama bazı zorlamalar ve devamında da bu işin nasıl takip edileceğine yönelik olarak bir programı çalışıyorlar. Biz aynı programı önce hükümetten duymak istiyoruz. Onlardan bu takvimi görmek istiyoruz. Ama bunda geciktikleri takdirde bunu Türkiye’nin önüne ve hükümetin bir ödevi olarak hükümetin önüne, yürütmenin önüne koymak durumundayız. Burada Meclis’te bulunan tüm siyasi partilerin kendi önerilerini ortaya koymalarını, çeşitlendirmelerini, gerekirse bunun Meclis’te bir genel görüşmeyle tartışılmasını öneriyoruz. Ama bu meseleyi bazı muhalefet partileri, ‘Efendim komisyonlar kuralım, komisyonlarda bakalım.’ Komisyonlar kurma zamanı değildir, harekete geçme zamanıdır. Tüm partilerin ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu konudaki önerileri elbette olacaktır. Ama biz Erdoğan’ın ne yapmak üzere olduğunu görmek ve bilmek istiyoruz.”</p>

<p><strong>“AVRUPA BİRLİĞİ’Nİ BURADAN BİR KEZ DAHA UYARIYORUZ”</strong></p>

<p>“Bugün AB Komisyonu Başkanı Sayın Von Der Leyen ile bir görüşmesi vardı. Şimdi bu görüşmeyi yapan Von Der Leyen’e ve şahsına, kurumuna duyduğumuz saygı bir yana, Avrupa Birliği’nin bu yeni pratiğini reddettiğimizi ifade etmek istiyorum. Normal zamanlarda, geçim zamanında bütün büyükelçiler burada, ziyaret ediyorlar, görüşülüyor, konuşuluyor. Ama kriz zamanlarında Avrupa Birliği yeni bir pratik geliştirdi. Merkel’den patentli. Gidiyor Erdoğan’la oturuyor, konuşuyor, bir anlaşma yapıyor, el sıkışıyor, işini görüyor. Burası bir demokrasi, bütün eksiklerine rağmen bir demokrasi. Buranın son yerel seçimlerde birinci partisi olmuş Ana Muhalefet Partisi var. Bu parlamentoda temsil edilen AKP ve MHP dışında 11 tane daha siyasi parti var. Bu ülkenin kuralları var, kurumları var. Bu ülkeyi bir Orta Doğu coğrafyasının tek adam rejimi gibi göremezsiniz. Onunla gidip anlaşıp, işinizi göremezsiniz. Avrupa Birliği’ni buradan bir kez daha uyarıyoruz ki, Merkel’in bir geliştirdiği ve Orta Doğu‘daki güçlü tek adamlarla en sıkış, anlaş, anlaşma gizli kalsın, görünür meseleleri söyleyin ama buzdağının alt tarafında dünya kadar haksızlık, dünya kadar hak ihlali.. Örneğin işte ‘Türkiye’ye verelim 6 milyar Euro‘yu, bizim yerimize sığınmacılar için açık hava hapishanesi olsun.’ Ne oldu?, Ne gördük, teker teker ne gördük? Ben ne gördüğümüzü söyleyeyim. Biz karaya vuran Aylan bebekleri gördük. Yunanistan’ın patlattığı botlarda ölen 3 bin insan gördük, Ege’de boğulan 3 bin insan gördük. Bütün Afrika’dan ve Ege’den harekete geçen 30 bin kişinin Akdeniz’de boğulduğunu, 3 bininin Ege’de, toplam 30 bininin Akdeniz’de boğulduğunu gördük. Ve buradan insanlık tarihinin en utanç verici fotoğrafı çekildi Muğla’nın Bodrum‘un sahillerinde. Aylan bebeği gördük. O Afrika’da başında akbabanın durduğu aç çocuk fotoğrafı, belki fotoğrafı çeken akbabayı kovmuştur diye bir ümitle bakıyorsun fotoğrafa. Aylan bebekte o umut da yok. O yüzden gidip de bir tek adamla el sıkış, anlaş, parayı teklif et, görünen madde bu olsun, görünmeyen madde yumuşak yazılacak, eleştiriler olsun. AİHM kararlarına uyulmamasına, görüntüde tepki vermekler olsun. Böyle insanlık dışı anlaşmaları asla kabul etmiyoruz ve Sayın Von Der Leyen’e diyorum ki, ‘Bu ülke Erdoğan’ın bütün yıpratmasına, yok saymasına, işlevsizleştirmesine rağmen bir parlamentosu olan, son seçimleri, yerel seçimleri muhalefetin, Ana Muhalefet Partisi’nin kazandığı, yapılacak ilk seçimlerde de kuvvetler ayrılığına dayalı, hukuk devletini geri getirecek olan bir iktidar namzeti Cumhuriyet Halk Partisi'nin bulunduğu bir ülkedir. Bu ülkede tek adamla en sıkışıp işinizi göremezsiniz.”</p>

<p><strong>“BU İKTİDAR, BİRKAÇ MİLYAR DOLAR İÇİN BAE’YE KARDEŞİNE SARILIR GİBİ SARILMIŞTIR”</strong></p>

<p>“Tabii bu iktidarın değişken dış politikası meselesini kısa kısa hatırlatmak gerekiyor. Ama ilk önce şunu söylemek gerekiyor. Bu iktidar sadece Esad-Eset ikilemi ile bir çelişki yaşamış değil, bu iktidar ‘15 Temmuz darbesini yaptı’ deyip hakkında manşet manşet kendi kanallarından ‘darbenin finansörü’ deyip söyleyemeyeceğim ağır hakaretleri manşetlere taşıyan bu iktidar, Birleşik Arap Emirlikleri’ne birkaç milyar dolar için kardeşine sarılır gibi sarılmıştır. Bu iktidar, ‘Cemal Kaşıkçı‘nın utanç verici bir şekilde Türkiye’de öldürülüp parçalanıp, asitlerde eritilip yurt dışına parçaları taşınmış bir muhalif gazeteciyi öldürdüler’ diyen, ‘Bunun hesabını verecekler’ dedikten sonra birkaç milyar dolar karşılığında Suudi Arabistan‘la sarılmış, barışmış, elindeki cinayet dosyasını teslim etmiştir. Bu iktidar Mısır’da Sisi’ye demediğini bırakmamış, ‘katil’ demiş, ‘darbeci’ demiş, meydanlarda yuhalatmış, bizim belediye başkan adaylarımızı Sisi’ye benzeterek güya adayları ve Sisi’yi aşağılamış ama sonra her şeyi bırakıp Sisi’yle canciğer kuzu sarması olmuştur. Bu iktidar İsrail’e lafta itiraz edip geçen sene nisan ayına kadar çatır çatır, nisandan sonra da örtülü biçimde cayır cayır ticareti sürdürmüştür. Ve Rahip Brunson da ‘O papazI vermeden bu papazı vermem’ dedikten sonra, bir sert yaptıktan sonra Trump hızla Rahip Brunson’ı Oval Ofis’e fotoğraf çektirmeye yollamıştır. Ama bu süreçlerin hepsi takip edilirken, diğer bir taraftan da bu iktidar İsrail’le güya kavga ederek, güya Netanyahu’ya laf söyleyerek ama akıl almaz bir sürecin içine gelmiştir.”</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2024 12 18 00.21.03" class="detail-photo img-fluid" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2024/12/ekran-resmi-2024-12-18-002103.png" / width="1198" height="682"></p>

<p><strong>“TRUMP’IN O MEKTUBU BENİ NE KADAR UTANDIRDIYSA, BU AÇIKLAMASI DA O KADAR UTANDIRDI”</strong></p>

<p>“Şu anda Suriye’de yaşananlara en çok sevinen iki grup var. Bir, İsrail, iki AK Partililer. İsrail’le AK Partililer aynı şeye bu kadar çok seviniyorlarsa burada Türkiye’nin çıkarına olmayan, hepimizin bilmediği ya da herkesin bilip de kimsenin söyleyemediği bir şeyler var. Bizim göçmenlerin deyimiyle ‘Bu işte bir enayilik var.’ İsrail’in planının Amerika tarafından Türkiye’ye söylenip, Rusya ikna edilip ortaya çıkan kompozisyonun sonunda bugün Trump’tan dün akşam Türk televizyonlarında AK Parti‘ye müzahir isimlerin, kalemlerin, seslerin ve sözlerin coşkusu vardı. Ne demişti Trump? Erdoğan’a ‘Çok iyi anlaştığım biri’ demiş. ‘Çok güçlü ve kuvvetli bir ordu kurdu’ demiş. Keşke TSK’yı kastediyor olsa. Hepimiz biliyoruz ki HTŞ‘yi kastediyor. ‘Şu anda Suriye’de çok fazla belirsizlik var, Suriye’nin anahtarı bence Türkiye’nin elinde olacak’ demiş. ‘Çok akıllı, çok zeki adam ve çok sert’ demiş. ‘Dünya çok fazla can kaybına yol açmadan dostça bir devralma gerçekleştirdi’ demiş. ‘Suriye’nin anahtarı Türkiye’nin elinde olacak bunu söyleyen kimseyi duymamışsınızdır ama bu böyle’ demiş. ‘Türkiye isyancıları destekleyerek ilerledi’ demiş ve Erdoğan’ın ‘akıllı’ olduğunu söylemiş. Bu tonu hatırlıyor musunuz? Bu ton Trump‘ın Erdoğan’a yazdığı tehdit mektubundaki ton. Ton aynı ton. Yukarıdan bakıyor. Sırtını sıvazlıyor şimdi. Geçen sefer tehdit ediyordu. O mektubun anahtar kelimesi ‘akıllı ol, aptal olma’ydı. Bu mektubun anahtar kelimesi ‘Erdoğan akıllı davranıyor.’ Bu mektup, bu açıklama sadece bir övgü değil, aba altından sopa göstermek var. Abinin, büyük abinin mahalledeki bıyıkları yeni terleyen kabadayı delikanlının sırtını sıvazlaması var. Ona verdiği görev var, ödev var. ‘Aksi takdirde başına geçmişte ne geldi, onu hatırla’ var. Anahtar kelimeler özellikle seçilmiş, ton aynı ton. Vallahi Trump‘ın dünkü bu açıklamasına sevinen AK Partililere diyorum ki, ‘Trump’ın o mektubu beni ne kadar utandırdıysa, bu açıklaması da o kadar utandırdı.’ Sizin partinizin Genel Başkanı bu bu tonu duymaya ve siz bununla mutlu olmaya devam edebilirsiniz. Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı bunu hak etmiyor, o yüzden onu değiştireceğiz. Böyle konuşamayacakları bir Cumhurbaşkanımız olacak.”</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2024 12 18 00.20.52" class="detail-photo img-fluid" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2024/12/ekran-resmi-2024-12-18-002052.png" / width="1194" height="678"></p>

<p>“AMERİKA İLE ÇOK DAHA CİDDİ BİR TONDA KONUŞMANIZ LAZIM”</p>

<p>“Diğer yandan tabii ki Suriye’deki bu büyük gelgitlerin sonucunda şimdi geldiğimiz noktada bu sığınmacıların bir an önce gitmesi gerekiyor. Bununla ilgili de Erdoğan’la taban tabana zıt düşünüyoruz. Erdoğan ne diyor? ‘İsteyenler gider, kalanlar başımızın üzerindedir’ diyor. Artık bu işin ensarı, muhaciri falan kalmadı. Şu anda Suriye’de şartların bugün gitmeye elverişli olmadığını söyleyene ‘eyvallah’ derim. Ama şöyle demesi lazım. ‘Suriye hızla istikrara kavuşacak, buna katkı sağlayacağız ve hepsini memleketlerine yollayacağız’ demek yerine, diyor ki, ‘Suriyelilerin başımın üstünde yeri var.’ Vallahi senin üzerinde başının üzerinde değil onlar, bu ülkedeki yoksulların aşı üzerinde oturuyorlar, işi üzerinde oturuyorlar. Bu yüzden de bizim yoksulumuz yerine bakılan, ilaçları karşılanan, ameliyat masrafları karşılanan, dünya kadar masraf edilen, bizim işsizimiz yerine istihdam edilen 4.5 milyon Suriyelinin bir an önce memleketlerine dönmesi için bir dizi tedbirin bir an önce harekete geçirilmesi gerekiyor. Suriye’nin askeri ve siyasi istikrarına kavuşması için Amerika’yla onun sizinle konuştuğu bu tonda değil, sizin onlarla çok daha ciddi bir tonda konuşmanız lazım. Avrupa Birliği ile yaptığınız görüşmelerin temelinde Suriyelilerin Suriye’de, bütün Suriye’yi temsil eden bir yönetime hızla kavuşması, uluslararası denetime girmesi, bu sağlanana kadar uluslararası kuruluşların harekete geçirilmesi, mutlaka orada askeri istikrarın da çok uluslu yapılar tarafından gözetilmesi, siyasi istikrarın büyük bir kararlılıkla savunması ve getirilmesi, ardından da ekonomik istikrara bölgenin kavuşturulması lazım. Bunların yapılacağı süreçte Avrupa Birliği’nin elinin taşın altında olması lazım. Birleşmiş Milletler’in özellikle Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin mutlaka sürecin tam ortasında olması lazım. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın, Asya Altyapı ve Yatırım Bankası’nın da Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılması için mutlaka kapsamlı projelerle, kapsamlı paketlerle, kapsamlı programlarla bu işin tam ortasında olması lazım. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuları, bu kurumları çok büyük bir kararlılıkla takip ediyoruz ve bu konuda Türkiye’nin çok ısrarcı ve meseleye kararlı şekilde yaklaşması gerektiğini düşünüyoruz. Sorunun kalıcı çözümü için meseleye ‘Giden gider kalan kalır’ değil, ‘Tamamını memleketlerine göndereceğiz, uygun şartlar sağlayacağız, dönüşleri bir takvim dahilinde önce teşvik edeceğiz sonra da artık buradaki ayrıcalıkları tamamen ortadan kaldıracağız’ denmesi gerekiyor. Bir eve dönüş paketi var, ama bu Almanya’nın önerdiği gibi nakit değil, o parayı alıp bir kapıdan çıkıp öbür kapıdan girmeyi asla kabul etmiyoruz. Mutlaka ve mutlaka bu yaratılan kaynakların önce Suriye’deki barınma sorununu, sonra oraya gidecek memleketlerine dönecek olanların en acil ihtiyaçlarının hızlı bir şekilde çözülmesini, okulların ve ardından mutlaka fabrikaların, işyerlerinin hayata geçirilmesi noktasında büyük bir emek, gayret ve dünyadan sağlanan finansmana ihtiyaç olduğunu ifade ediyoruz.”</p>

<p>“TEŞVİK MEKANİZMALARI HAYATA GEÇİRİLMELİ”</p>

<p>“Elbette belediyelerimizin açıklamaları son derece kıymetli. ‘Biletler bizden, araçlar bizden, kamyonlar bizden.’ Hepsini yapabiliriz. Ama oraya gideceklerin evlerinin, okulunun ve işinin olması gerekiyor. Bu konuda Sanayi ve Ticaret Gölge Bakanlığımızın yürüttüğü çalışmanın sonunda, Türkiye’nin hepimizin içini sızlatan bir şekilde Türkiye’deki bir asgari ücretlinin aldığı maaşın kendisi için çok düşük, bunu ödeyen bir ihracatçı için ise çok yüksek, hele hele tekstil ihracatçısıysa çok yüksek olduğunu ve bu açmazın yapısal sorunlardan kaynaklandığını her seferinde ifade ediyoruz. Bu yüzden Türkiye’de fason tekstil üreticilerinin teker teker Mısır’a, Türki cumhuriyetlere hatta Kuzey Afrika’ya taşındığını biliyoruz. Türkiye’de bazılarının ise Suriyelilerin ucuz işgücü olarak çalıştırılmasının kayıt dışında da olsa bazı sektörleri ayakta tuttuğunu ifade ettiklerini biliyoruz. Onun için Mısır’a değil, Kuzey Afrika’ya değil eğer taşınacaksa fabrikalar Suriye’ye taşınmasını, Türkiye sınırına yakın yerlerde çok sayıda Suriye’nin istihdam edilebileceği hem sektörün çok uzak coğrafyalara gitmesi, yeni maliyetlere katlanması, yeni zorluklara katlanması yerine Türkiye’nin yanı başında Suriyeli çalıştıracaklarsa Suriyeli çalıştıracakları şekilde bir planlamayı Türkiye’nin önüne koymayı, bu noktadaki çok ciddi teşvik mekanizmalarının harekete geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”</p>

<p>“DEVLET KARARLILIĞININ TBMM ELİYLE YAPILMASI GEREKTİĞİNİ İFADE EDİYORUZ”</p>

<p>“Cumhuriyet Halk Partisi olarak yaptırdığımız çalışmalarından gelen erken sonuçları değerlendirdik, değerlendirmeye devam ediyoruz. Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların, Suriye’ye gitme motivasyonları ve Türkiye’de kalma motivasyonlarının en net şekilde ölçme değerlendirmeye tabii tutup odak grup çalışmalarından çok önemli ipuçlarını buluyoruz, bunun en ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin çocuklu aileler, çocuklarının geleceği, özellikle üniversite eğitimleri için sürekli kaygı ifade ediyorlar. Türkiye’de doğmuş ya da Türkiye’de bulunanların Türkiyeli öğrencilerin yerine ya da önüne değil ama Türkiye’ye yurtdışından dünya kadar yabancı öğrenci gelirken Türkiye’de eğitim almak istediklerinde, burada öncelik sahibi olabileceklerini değerlendiriyoruz. Yine belli bir tarihe kadar gitmeleri şartıyla zaman zaman Türkiye’ye ayrıcalıklı vizelerle gelip dönebileceklerini, kısıtlı süreli vizelerle Türkiye’de tatil yapabileceklerini, Türkiye’ye gelip gidebileceklerinin güvence altına alınabileceğini öneriyoruz. Yine belirli bir yaşın ilerisindekilerin tabii Türkiye’de Türklere parayla sağlanan birçok olanaktan ücretsiz de yararlanmalarının verdiği imkanla, Suriye’de hastalıklarına çare bulunamayacağını, ileride kötü bir hastalığa yakalanırsa Türkiye’nin kendisini iyileştireceğini, Suriye’deki çökmüş sağlık sisteminden bahisle Türkiye’de kalmak istediklerini görüp Suriyeli çözülemeyen sağlık sorunları için geçici sağlık vizeleri ile Türkiye’de tedavi olabilmelerini, belki bu amaca matuf Hatay’da ve sınır illerinde özel hastanelerin ya da mevcut hastanelerin güçlendirileceğini ya da bu hizmete özel kamu hastanelerinin oluşturulabileceğini öneriyoruz. Bu noktadaki çalışmaların tamamını ‘Bir Suriyeli niçin kalmak ister, gitmek için ne ister? Buradaki motivasyonu nedir?’ Odak grup görüşmelerinden alıyoruz ve bilimsel bir şekilde onları teşvik edecek yöntemleri dile getiriyoruz. Ama bir süre sonra bugün için bütün dünyada da öyledir. Türkiye’de de öyle. Örneğin Avrupa’da geçici sığınma statüsü altı aylığına verilir. En fazla dört kez uzatılır ve iki yılın sonunda ya yeni bir statü verilir ya da bu işe son verilir. Türkiye tam 13 yıldır fiilen, resmen de 11 yıldır 2013’te çıkardığı, 2014’te de yönetmelikle desteklediği bir kanunla geçici sığınmacı statüsünde 2 milyon 953 bin kişiyi Türkiye’de tutuyoruz. Bunların Türkiye’ye gelmesindeki sebep, bütün dünyadaki uluslararası hukuktaki gibi ülkelerindeki bir karışıklık, soykırım tehdidi, sıcak savaş ve bu savaştan kaçma motivasyonu ve toplu hareket etmeleridir. Toplu halde birçok insan bunu söyleyip geliyorsa, haklıdır mantığıyla geçici sığınma statüsü verildi. Şimdi o rejim yok. Esad yok, gerekçe ortadan kalktı. Bütün dünyada kabul ediyor ki; iklim, yoksulluk veya da ekonomik krizler geçici sığınma sebebi değildir. Geçici sığınmacılık statüsü verilemez. Bu sebepten bu durum ortadan kalktığına göre elbette belli bir takvim içerisinde, ama bu kişilere önce teşvik, ardından da ayrıcalıkları tamamen önce ortadan kaldırarak, sağlıktaki, eğitimdeki, ticaretteki ayrıcalıkları ortadan kaldırarak daha sonra da onların memleketlerine dönmesi içi fiziki değil ama düzenlemelere, kanun düzenlemelere yönelik onlara bir zorlama daha doğrusu buradaki pozisyonlarını artık Suriye’de sürdürme noktasındaki bir devlet kararlılığının böyle şiddetle, zorla değil ama kanunu düzenlemelerle ve Türkiye Büyük Millet Meclisi eliyle yapılması gerektiğini de büyük bir kararlılıkla ifade etmek istiyoruz.”</p>

<p>“ONLAR SENİN BAŞININ DEĞİL MİLLETİN AŞININ VE İŞİNİN ÜSTÜNDEDİR”</p>

<p>“Bu konuda bir diğer mesele de Türkiye’deki geriye kalan 2,2 milyon kişidir. Erdoğan’ın hepimizin gözlerinin içine bakarak hem Suriyeliler açısından hem de 2,2 milyon yakalandığı halde sınır dışı edilmeyenler açısından ne düşündüğünü söylemesini bekliyorum. Erdoğan’a bunu soruyorum. Bütün gazeteci arkadaşlarım ‘Ana muhalefet lideri bunu sordu, ne diyorsunuz?’ diye sorun. Çünkü Erdoğan’ın aklındaki şudur: ‘Ben bu 6,5 milyon kişinin en az yarısını, Türkiye’deki 4 milyon Suriyelinin en az yarısını vatandaş yaparsam, seçimlerde oy kullandırtabilirsem, belki bu seçimlerde bir şansım olabilir’ diye kendi çaresizliğini ülkenin felaketine dönüştürme kararlılığında olduğunu seziyorum, görüyorum ve bu konuda ciddi şekilde endişe ediyorum. Endişem seçimi kaybetme değil. Kendisini 2 milyon değil, belki 5 milyon, 6 milyon, 8 milyon farkla yeneceğimizden hiçbir şüphem yok. Ama onun vatandaşlık vermeye kalktığı Suriyelilerin bu ülkede, ülkelerinde artık ne Esad varken, ne savaş varken kalmalarının bu ülkeye en büyük kötülük olduğunu ifade ediyorum. O yüzden ‘İsteyen gider, kalanlar başım üstündedir.’ Bir daha söylüyorum. Onlar senin başının değil milletin aşının ve işinin üstündedir. Bu konuda kararlılığımızı bir kez daha ifade etmek isterim.”</p>

<p>“ASGARİ ÜCRETE ARTIŞTA YÜZDE 25’TEN 30-40 ARALIĞINA GELDİLER”</p>

<p>“Gelelim ‘Türkiye’de sokakta ne konuşuluyor?’ dediğimizde, vallahi sokakta Suriye meselesi, rejim değişimi, dünya lideri, bilmem ne gibi AK Parti’nin pompaladığı şeyler değil de ‘Ne zaman gidecekler?’ Bir de ‘Benim asgari ücretim ne olacak?’ konuşuluyor. Bugün şunu memnuniyetle izliyorum. Asgari ücret tartışmaları çıktığında dediler ki, ‘Biz gerçekleşen enflasyona göre zam verirsek, bu enflasyonu artırır.’ Ki külliyen yalan. ‘Hedef enflasyona göre verelim’, yani yüzde 25. Yani seçimden önce gerekirse yılda 3 kere daha zam yapar, yani martta, temmuzda ve ekimde ayarlama yapar, eylül sonunda. ‘Böylelikle enflasyon ayarlaması ile üç sefer, yılda dört kez asgari ücreti güncellemiş oluruz’ diyen Erdoğan, 2024 yılı boyunca bir kuruş asgari ücrete enflasyon iyileşmesi yapmadı. Buna rağmen yüzde 50 enflasyon gerçekleşti. ‘Yüzde 25’e göre zam verelim’ diyorlardı, yani yaptıkları hesap 21 bin, 21 bin 500 lira asgari ücrete milleti razı etmeye çalışıyorlar. Biz ‘30, bunun altında yokuz’ diyerek, aslında doğrusu 35’tir ama ‘30, bunun altında yokuz’ diyerek, gerçek anlamda, sadece ve sadece hiç değilse asgari ücretlinin kendi enflasyonuna göre zam almasını… Hedef 25, gerçekleşen 50 ama asgari ücretli pinpon topu yemiyor. O 50’nin içinde pinpon topu hesabı var, 50’nin içinde bakır çubuk hesabı var. Asgari ücretlinin kirasına, ulaşımına, elektrik, su, telefon, haberleşme, temel gıda harcamalarına baktığınızda ki bunun dışında zaten bir harcaması yok. Asgari ücretlinin enflasyonu yüzde 78. Bu zam verildiğinde 30 bin lira oluyor. Oysa refah payı da verilip, durumunun iyileştirilip, biz iktidarda olsak ilk erimde 35-40 bin lira yapmak gerekir. Ama bu aşamada ‘30, altında yokuz’ dedik, uzun süredir mücadele verdik. Parti Meclisimiz, milletvekillerimiz, canımız örgütümüz gece gündüz, dere tepe, fabrika servislerinden köy kahvelerine kadar vatandaşın evindeki kapısını çalmasından semt pazarlarına kadar çalıştılar. Şu anda asgari ücretle ilgili beklentinin 30 bin lira ve üzerinde gerçekleştiğini büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Bu yüzden döndüler, ikisinin arasında bir formül olsun, yüzde 30-40 arası zam diyorlar. Yüzde 50’nin altında bir zam ‘Biz asgari ücretliyi, emekliyi asla ezdirmedik’ laflarını da kendilerine yuttururuz, ama bizim asgari ücret beklentimiz; ‘30, bunun altında yokuz’. Şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da sahada, sokakta, fabrikada, her yerde bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.”</p>

<p>“SÖYLEMİŞTİK, TAYYİP BEY ALTIN HESABI YAPMAYA BAŞLADI”</p>

<p>“Sayın Erdoğan dün ilk kez altın hesabı yapmaya başladı. Arkadaşlarıma demiştim. ‘Biz ısrarla anlatalım. En sonunda bu altın hesabına gelecek. Bizim hesabımızı konuşmaya başlayacak.’ Türkiye’de konjonktürel pek çok şey konuşabilirsiniz. Odur, budur, bir hesap şaşmaz; Fitnat Teyzemin altın hesabı şaşmaz, Mahmut Eniştenin altın hesabı şaşmaz. Bir seneye bakarsan, bin tane yalan atarsın. Dün çıkmış diyor ki, ‘Altının onsu, son bir yılda iki kat değerlendi.’ Kardeşim, ondan önceki dört yılda da başka bir şey olmuş. Fitnat Teyzem ona bakmaz. ‘Tayyip Bey geldiğinde ben emekli maaşımla sarrafa gittiğimde kaç altın alıyordum?’ Fitnat Teyzem, sekiz tane çeyrek altın alıyordu. Bugün gittiğinde kaç alıyor? 2,5. 3 bile değil. Fitnat Teyze’nin Tayyip Erdoğan’ın iktidarda olmasından dolayı her ay 5,5 çeyrek altın kaybı var. Fitnat Teyzem bu hesabı bilir. Diyor ki, ona göre evirmiş, buna göre çevirmiş, bunu yapmış ki tamamen çarpıtma hesaplar. Şunu soruyoruz biz; ‘Sen geldiğin gün Mahmut Enişte kaç para emekli maaşı alıyordu, o para ile kaç altın alıyordu?’ Yok. Sen dön buğday hesabı yap, bulgur hesabı yap. Bunları da yaparsan hepsi ortada. Ekmek hesabı, simit hesabı, çay hesabı… Bana pinpon topu ile gelme. Fitnat Teyze’ye, Mahmut Enişte’ye bakır çubukla, pinpon topuyla gelme. Herkes kendi enflasyonunu biliyor. Bu ülkede 25 yıllık bir hesap görülecekse altın hesabıyla görülür. Onun dışında ‘Yok eski seri, yok yeni seri, 10 yıl önce şu yöntemi değiştirdim…’ Hiç umurumuzda değil. Bir tane orada dengi var onun. Denginin altında bir tane şey. Birazcık parası artarsa yapıyor çeyrek altını, sıkıştırıyor oraya kötü günde dursun diye. Kefen parası var, altınla sarıp koyuyorlar. O yüzden altın hesabını yapmaya başlamış. Memnun oluyorum. Ama bu hesap emekliler için de böyle, asgari ücret için de böyle. Asgari ücret de geldiğinde yedi çeyrek altın alıyorlardı, şimdi üç çeyrek altın alabiliyorlar. Her dört çeyrek altın, bizim asgari ücretlimizin Adalet ve Kalkınma Partisi’ni iktidarda tutma maliyetidir. Açık ve net şekilde söylüyoruz. Biz ‘Emekliye geçim haktır. Bir asgari ücret şarttır’ diyoruz. Tayyip Bey geldiğinde 1,5 asgari ücret alıyordu, en düşük emekli maaşı. Yalansa bir tane bana AK Partili 2002 yılında emekli olmuş üyesini getirsin, desin ki bana ‘Özgür Bey yanlış söylüyorsun, ben Tayyip Bey’in geldiği gün 1,5 asgari ücret düzeyinde emekli maaşı almıyordum’ diyen bir emekli bulsun. Bulamaz. En düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Şu anda 0,7 asgari ücret. Kendi asgari ücretine göre bile, bu kadar düşük asgari ücrete göre bile, kendi emeklisini ezmiş bir iktidar ile karşı karşıyayız. Bu yüzden biz 30 bin liralık asgari ücreti, emeklilere de bir asgari ücret verilmesini ve bu sürecin sonucunda Türkiye’de artık yüzü gülmesi gerekenlerin yüzünün gülmesini savunuyoruz.”</p>

<p>TAYYİP BEY İSRAİL’İN YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ”</p>

<p>“Eğer Tayyip Bey iktidardaysa yüzü gülenler belli. Vallahi en son Tayyip Bey İsrail’in yüzünü güldürdü. Çok mutlular, gülüyorlar, keyifleri yerinde. Trump’un yüzü güldü, keyfi yerinde. Ama bu memlekette yüzü gülen bir emekli, bir asgari ücretli yok. Vallahi Rize’de çay üreticisinin de yüzü gülmüyor, Gaziantep'teki fıstık üreticisinin de, Edirne’deki, Trakya’daki buğday üreticisinin de Adana’daki pamuk üreticisinin de yüzü gülmüyor. Bugün esnafın yüzü gülmüyor. Bugün Trakya’da leva ile siftah yapıyorlar. Çünkü Türk parası ile gelen alışveriş yok. Siftah leva ile. ‘Sadece tepside leva var. Onun üzerine Türk parası çok nadir düşüyor buraya’ diye Ekonomi Takımımıza, ekonomi ekibimize dert yanıyor Edirne’deki, Tekirdağ’daki esnaflar. O yüzden artık vatandaşı gerçekten yüzünün gülmesi için bu ülkeye halkın iktidarının gelmesi lazım. Bu iradeyi sokakta görüyoruz. Buradan bütün umutsuzlara şunu söylüyorum, şuna kırıldığınızı biliyorum; ‘Suriye’de bir şeyler olmuş. O olandan sonra milli bayram ilan etti bunlar. Bizim çocuk yine aç’ diyorsunuz. ‘Ben yine ayın sonunu getiremiyorum’ diyorsunuz. ‘Kredi kartını döndür döndür artık döndüremiyorum’ diyorsunuz. Bunda haklısınız. Bunlar gerçekten sizin sesinizi bastırmak için Suriye yaygarası yapıyorlar. Ama gerçek ses ve haklı ses hiçbir suni gündem tarafından bastırılamaz. Bu suni gündemin karşısında Cumhuriyet Halk Partisi olarak vatandaşın gerçek gündemini konuşmaya, savunmaya devam ediyoruz. Aslan gibi bir Meclis Grubu var, Plan Bütçe’de de çarpıştılar, mücadele ettiler bütün güçleriyle. Şu anda da her bakanlıkta vatandaşın derdini tasasını konuşuyorlar. Aslan gibi bir Parti Meclisi var büyük bir mücadele veriyorlar, sürekli 81 ile gidip gidip geliyorlar. Sahadan bilgi getiriyorlar, sahaya hem selam hem sahaya Cumhuriyet Halk Partisi’nin çözüm iradesini, çözümlerini iletiyorlar. Çok güçlü bir örgütümüz var 1 milyon 500 binin üstünde, 1 milyon 600 bin yakın üyemizle ve partiye son seçimlerde gönül veren ve son yapılan anketlerde de hiç pişman etmediğimizi gördüğümüz 17,5 milyon kişi var. Ve daha 10 milyonların, 80 milyonun Cumhuriyet Halk Partisi’nden umudu var. Hep birlikte olacağız, hep birlikte başaracağız. Birileri Trump’un ve İsrail’in zaferini kendi başarısıymış gibi göstermeye çalışadursun, ki kendi Dışişleri Bakanı dünyaya anlatıyor, ‘Biz yapmadık, hiç etkimiz yok, sonunda haberimiz oldu’ diye ama içeride ‘Biz başardık, biz kazandık.’ Türkiye 13 yılı kaybeden, canlarını kaybeden, çok para kaybeden bir noktadadır. Kayıpların durması ve yerine konması, ‘Bunun var bir çaresi onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi’ diyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER, GÜNDEM, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/ozgur-ozelden-trampin-erdogana-destegine-tepki-suriyede-erdogan-degil-israil-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Dec 2024 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2024/12/ekran-resmi-2024-12-18-002041.png" type="image/jpeg" length="91276"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan Suriye zirvesinde net mesajlar]]></title>
      <link>https://www.aydinses.com/disisleri-bakani-hakan-fidandan-suriye-zirvesinde-net-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.aydinses.com/disisleri-bakani-hakan-fidandan-suriye-zirvesinde-net-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün'ün Akabe kentinde düzenlenen Suriye zirvesi sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ürdün'ün Akabe kentinde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da katıldığı, Suriye'deki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen dışişleri bakanları toplantısı başladı.</p>

<p>Amman yönetiminin evi sahipliği yaptığı toplantıya Ürdün, Türkiye, ABD, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Mısır dışişleri bakanları ile AB ve BM temsilcileri katılıyor.</p>

<p>Görüşmelerin ardından dışişleri bakanları düzeyinde ortak basın toplantısı düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Fidan, Ürdün'ün Akabe kentinde düzenlenen Suriye konulu toplantıda hitapta bulundu. Fidan, Ürdün'e ev sahipliği için teşekkür ederek, bölgenin bir kez daha tarihi günlerden geçtiğini söyledi.</p>

<p>Suriye'yi konuşmak için toplantının düzenlendiğini hatırlatan Fidan, Suriye halkının güvenli, özgür ve refah içinde yaşamayı hak ettiğini aktardı.</p>

<p>Fidan, Suriye'nin istikrarının hem bölge için hem de tüm dünya için son derece önemli olduğunu vurgulayarak, "Hepimizin düzenli, kapsayıcı ve Suriyelilerin yönlendirdiği bir geçiş sürecine ihtiyacı var." dedi.</p>

<p>Bu dönemde devlet kurumlarının korunmasının önemine değinen Bakan Fidan, gerektiğinde reformun da olması gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>"AZINLIKLARA SAYGI DUYULMALI"</strong></p>

<p>Fidan, Suriye'nin bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çizerek, Suriye'nin zengin sosyal oluşumu korunarak tüm azınlıklara saygı duyulması ve "birlik, karşılıklı uzlaşma, dikkat ve özenle" sürecin yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu süre içerisinde gösterilmesi gereken değerler." şeklinde konuştu.</p>

<p>Uluslararası toplumun Suriye'ye gerekli siyasi destek ve insani yardım konusunda desteklemeye devam etmesinin önemine dikkati çeken Fidan, "Terörizmin hiçbir şekilde bu geçiş döneminden faydalanmasına izin vermemeliyiz." diye konuştu.</p>

<p>Fidan, çabaların koordine edilmesi ve geçmiş hatalardan ders çıkarılması gerektiğine işaret ederek, herhangi bir yanlış adımın düzensiz göçe neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p>İsrail'in, Suriye'ye saldırılarının anında durması gerektiğini belirten Fidan, "Önümüzdeki günler kolay olmayabilir ancak Türkiye olarak biz Suriye halkı ile omuz omuza yürümeye devam edeceğiz." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE, SURİYE KÜRTLERİNİN HAKLARINA SAYGI DUYAN BİR ÜLKEDİR"</strong></p>

<p>Fidan, konuşmasının ardından bir basın mensubunun sorusunu yanıtladı.</p>

<p>Türkiye'nin sınır ötesinde terör tehditleriyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Fidan, "Irak ve Suriye topraklarından tehdit altındayız. Son 10 yıldır PKK, Suriye'deki kaos ortamından faydalanmaya çalışıyor. Kendilerini SDG örgütü içerisinde yeniden yapılandırmaya çalışıyorlar. Biz onları oradan çıkarıp PKK terörizmiyle mücadele etmeye devam ediyoruz, nerede olurlarsa olsunlar." dedi.</p>

<p>Fidan, toplantıda bölgesel ve uluslararası ortaklarla bu konuları görüştüklerini paylaşarak, "Türkiye, Suriye Kürtlerinin haklarına saygı duyan bir ülkedir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Suriye'deki Kürtleri, terör örgütü PKK'dan ayırmak istediklerini belirten Fidan, Suriye Kürtlerinin meşru temsilcilerinin, Suriye Kürtlerinin haklarını Şam'da savunmasını desteklediklerini vurguladı.</p>

<p><strong>SURİYE İÇİN YAPILAN İLK ULUSLARARASI TOPLANTI</strong></p>

<p>Söz konusu toplantı Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye için yapılan ilk uluslararası toplantı olma özelliği taşıyor.</p>

<p>Ürdün'ün daveti üzerine Arap Birliği'nin kararıyla Suriye için oluşturulan ve Ürdün, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Mısır ve Arap Birliği Genel Sekreterinden oluşan Arap Bakanlar İrtibat Komitesi üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Katar dışişleri bakanları Akabe'de 12 Aralık'ta bölgesel toplantı yapmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DIŞ HABERLER</category>
      <guid>https://www.aydinses.com/disisleri-bakani-hakan-fidandan-suriye-zirvesinde-net-mesajlar</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Dec 2024 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://aydinsescom.teimg.com/crop/1280x720/aydinses-com/uploads/2024/12/ekran-resmi-2024-12-14-204932.png" type="image/jpeg" length="41795"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
