banner314

banner325

31.03.2020, 15:58

Koronavirüs Kaygısı

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Programı Öğretim Üyesi Nebi Sümer:

Koronavirüs Kaygısı”

Salgın hastalıklar, özellikle yeni Koronavirüs gibi tedavisine ilişkin henüz kesin bilginin olmadığı pandemiler, belirsizlik nedeniyle doğal olarak toplumda yaygın korkuya, kaygıya ve endişeye yol açar. Yaşadığımız korku ve stres aslında ilk kez başımıza gelen olağanüstü bir duruma verdiğimiz olağan bir tepkidir.

Tehlike durumunda yaşanan korku ve kaygı, panik düzeyine çıkmadıkça, aslında tehlikeden kurtulma yollarını aramamız ve zamanında eyleme geçmemiz için gerekli bir uyarı sistemidir. Bizi savunmasız bırakan yüksek kaygının psikolojik nedeni, dışarıdan gelen bir tehdit karşısında kontrolün elimizde olmadığı duygusu, belirsizlik, yani geleceği öngöremememizdir. Normal koşullarda çoğumuz farkında olmadan kendi davranış ve duygularımızın, hayatımızın, hatta yakın çevremizin yine kendi kontrolümüz altında olduğuna inanır ve böyle hissederek yaşarız. “Algılanan kontrol” dediğimiz bu duygu ve beraberinde getirdiği geleceğimizin öngörülebilir olduğuna ilişkin inancımız sayesinde kaygılarımızı dizginler, günlük rutinimizi yürütür, işimize konsantre oluruz. Böylece, gerçekte her daim irili ufaklı risklerle, tehditlerle (örneğin, trafik kazaları) karşılaşma ihtimalimiz olduğu halde, başımıza hiçbir şey gelmeyecekmiş gibi “kontrol illüzyonu” altında yaşarız.

Küresel Koronavirüs salgını, farkında olmadan güvencesi altında yaşadığımız kontrol duygumuzu ve geleceğin öngörülebilir olduğuna dair inancımızı sarsarak kaygımızı depreştirdi, tahammül sınırlarımızı zorlayan bir belirsizlik yarattı. Bir de işin içine kaygıya yatkınlık, takıntılı olma, mükemmeliyetçilik, belirsizliğe katlanamamak gibi bireysel farklılıklarımız girince, bazılarımız bu kaygıyı neredeyse panik düzeyinde yaşamaya başladı. Semptom göstermeyenlerin taşıyıcı olması ve başkalarına bulaştırma riski de çok büyük bir kaygı kaynağı olmaya başladı.

Diğer bir deyişle, kontrol edilemeyen yüksek kaygı, tehlike algısı eşiğini düşürür ve normalde yapmadığımız şeyleri yapmaya başlarız. Yaşadığımız salgında her şeyden şüphelenmemiz, her öksürüğü, hapşırmayı virüse bağlamamız, nötr durumları bile adeta bir felaket gibi yorumlamamız işte bu yüzdendir.

“Bilmek Egemen Olmaktır!”

Böylesi bir tehditten kaynaklanan yüksek kaygıyla ve stresle baş etmek için öncelikle kontrol duygusunu güçlendirecek ve belirsizliği azaltacak adımların atılması gerekiyor. Güvenilir bilgi kaynakları tarafından sağlanacak nesnel, somut, saydam, yol gösterici bilgi ve buna eşlik eden sosyal destek en önemli baş etme silahımızdır. Aydınlanma dönemini başlatan düşünürlerin söylediği gibi “bilmek egemen olmaktır!” Ne olup bittiğinin doğru anlatılması, anlaşılması, belirsizliği azaltır. Yönlendirici bilgi kişiyi eyleme geçirerek kontrol duygusunu güçlendirir. Ancak, unutmayalım, bilginin kaynağı güvenilir değilse, inandırıcılığı ve kontrolü güçlendirme etkisi zayıftır. Bu nedenle, bilginin güvenilir kaynaklardan, kimseyi dışlamadan, nesnel ve herkesin erişebileceği araçlarla iletilmesi gerekir.

Virüsle mücadelede sosyal izolasyon, sokağa çıkma sınırlamaları ve karantina aşamalarına geçildiğinde bilgilendirme, etkili iletişim kanallarının kurulması ve sosyal destek daha da önem kazanır. Uzun süren karantina yalnızlık, yalıtılmışlık ve dışlanmışlık duygusuna yol açtığından, başta depresyon olmak üzere çok sayıda psikolojik sorunu tetikleyebilir. Test yaparak virüsün dağılımını ve yoğunluğunu tam olarak kestirme ve zamanında bilgilendirme konusunda gecikmeler yaşansa da, mücadelenin Bilim Kurulu inisiyatifinde başlatılması (güvenilir kaynaktan bilgi aktarma bakımından) çok doğru bir adımdır. Bilgilendirme kısa sürede önemli oranda başarılı olmuştur. KONDA’nn 15 Mart 2020’de yaptığı araştırmada halkın % 85’inin alınması gereken önlemeleri bildiği, yüzde 55’inin de bunları uyguladığı bulunmuştur. Bu arada, bilginin etkin olabilmesi için mesaj bombardımanı yerine kısa ve etkili, davranışsal değişime odaklı bilgilerin verilmesi gerektiği akılda tutulmalıdır.

Kısaca, Koronavirüs kaygısını kontrol altında almak için ilk etapta en etkili iki yol, doğru ve etkin bilgilendirmenin yapılması ve virüsten korunmak için önlemlerin alınmasında toplumun gönüllü katılımının ve kurullara uyumunun sağlanmasıdır. Korkutmaya dayanmayan, kişinin yetkinlik duygusunu güçlendiren, soruna ilişkin çözüm yollarını gösteren, umut veren, ikna edici bilgi, hem sağlık önlemlerine uyumu kolaylaştırır hem de psikolojik destek sağlayarak kaygıyı yatıştırır.

Bilgilenme Dışında Ne yapmalı?

Günlük rutini etkileyecek düzeyde sürekli Koranavirüs hakkında okumak, konuşmak ve saplantılı şekilde ilgili haberleri izlemek doğru bir baş etme yöntemi değildir. Hatta zararlı bile olabilir. Edinilen bilgiyle yeni koşullara uygun olarak, günü planlamak, yeni rutinler oluşturmak ve uyumu kolaylaştırıcı düzenlemeler yapmak gerekir. Günlük planlar, zaman yönetimi, özbakıma özen gösterme vb. bireysel etkinliklerimiz aslında farkında olmadan uyumu kolaylaştıran faaliyetlerdir. Yani, dikkati daha çok kontrol edilebilen alanlara yöneltmek, bu alanlarda aktif olmak, kontrolümüz altında olmayan konularda ise uzmanlara, bilime güvenmek gerekiyor. Güven, başkasına güven, zaten hem kişiler için en önemli psikolojik özkaynaktır, hem de toplumlar için en kıymetli sosyal sermayedir.

Bir işte çalışmanın, gelir dışındaki en önemli psikolojik etkileri kişinin gününü yapılandırması, düzenli sosyal ağlara girme fırsatı (sosyal aidiyet) sağlaması ve değerlilik duygusu kazandırmasıdır. Böyle bir zorunluluk nedeniyle eve kapanılması durumunda, iş ortamında olmanın bizlere otomatik olarak sunduğu bu fırsatlardan kısmen mahrum kalırız (aslında, işsizliğin olumsuz psikolojik etkileri de daha çok bu yüzdendir). Covid-19 nedeniyle eve kapandığımız bu günlerde, işin ve çalışmanın beraberinde getirdiği disiplini, kendi bilinçli farkındalığımızla yeniden oluşturmamız gerekiyor. Yemek saatlerinden, konsantre çalışma sürelerine kadar işte yaptığımız faaliyetlerin eşdeğerini ev ortamında yeniden kurguladığımızda yeni hayata uyum kısmen kolaylaşacaktır. Küçük çocuğu olanlar, bakıma muhtaç yakınları olanlar, ev ortamı çalışma düzenine çok uygun olmayanlar için bu zorlayıcı olabilir. Onlara sunulacak destek konusunda duyarlı olmak gerekir.

Meşgalesiz olmak ve kaygının kaynağına odaklanma, öz farkındalığı gereksiz yere artırarak kaygıyı pekiştirir. Çoğumuz “beyaz ayı” deneyini duymuştur. Deneklere “beyaz ayıyı hiç aklına getirmeden bu işlemi yap” derseniz, dikkatlerini beyaz ayıdan koparamaz, bunu akıldan çıkaramazlar. Bir duyguyu, düşünceyi bilinçli olarak sürekli bastırmaya çalışanlar hep o duygunun, düşüncenin etkisi altında kalırlar. Virüsten korunmak için sürekli “elimi ağzıma götürmemem, yüzüme dokunmamam” lazım diye düşünenlerin hep yüzü kaşınır! Ama bu bilgiyi öğrendikten sonra dikkatini başka işlere yönlendirenler muhtemelen daha az yüzüne dokunur!

Ev ortamından sosyal ilişkileri yürütmek ise yeni dünya düzeninde, sosyal medya sayesinde artık pek zor değil. Akşam yemeğinde arkadaşlarla dışarıda buluşmanın yerini tam olarak tutmasa da, sosyal ilişkiyi korumak ve irtibatta kalmak artık çok kolay! Uzak mesafeli romantik ilişkiler üzerine yapılmış araştırmalar, sevdiklerimizle düzenli görüntülü konuşmanın neredeyse yüz yüze görüşmeye yakın doyum sağladığını ve ilişkilerde mutluluğu koruduğunu gösteriyor. Bu nedene, her türlü sosyal medya aracılığı ile ilişkileri sıcak tutmak, hatta toplu görüntülü sohbet programları ile muhabbet ortamı oluşturmak çok faydalı. Unutmayalım, yakın ilişkiler hem psikolojik hem de fiziksel sağlığımızı koruyan, güçlendiren en önemli dayanaklarımızdır.

Yeni beceriler öğrenerek ve gelişerek çıkacağımız bu dönemin kısa sürmesi dileğiyle

Yazar: Nebi Sümer

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Programı Öğretim Üyesi

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
8
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
2023'te Cumhurbaşkanı kim olmalı?
2023'te Cumhurbaşkanı kim olmalı?
Namaz Vakti 20 Ocak 2022
İmsak 06:48
Güneş 08:18
Öğle 13:20
İkindi 15:50
Akşam 18:12
Yatsı 19:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Fenerbahçe 22 36
4. Beşiktaş 22 35
5. Hatayspor 21 35
6. Başakşehir 21 34
7. Adana Demirspor 22 34
8. Alanyaspor 21 32
9. Kayserispor 22 31
10. Gaziantep FK 21 31
11. Sivasspor 22 30
12. Karagümrük 22 30
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 22 26
15. Göztepe 22 24
16. Antalyaspor 21 23
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 22 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Tottenham 19 36
6. Arsenal 20 35
7. M. United 21 35
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 19 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 22 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 21 45
3. Real Betis 21 37
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Valencia 21 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Espanyol 21 27
12. Celta Vigo 21 26
13. Osasuna 21 25
14. Granada 20 24
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir