Osmanlı-Almanya ilişkilerine baktığınız zaman çok köklü ilişkiler olduğunu görürsünüz. Türkiye, I. Dünya Savaşı’na da bir açıdan Almanlar yüzünden girmişti. Bugün için bakarsak Almanya’da 3,2 milyon Türk kökenli göçmen yaşıyor. 

TÜRK-ALMAN İŞBİRLİĞİ ÇOK YÖNLÜ
 

En fazla turist eskiden Almanya’dan gelirdi şimdi bu gelişmeyi Ruslar kaptı. İhracattaki bir numaralı partnerimiz Almanya, ithalata enerji alımı nedeniyle bir numaralı değil ama iki numaradaki yerini koruyor. En kötü yılda Türkiye’ye Almanya’dan 2 milyonun üstünde turist geliyor. Genel olarak halkımızda Alman sevgisi devam ediyor ve 1961’den itibaren Almanya’ya gidip de tekrar geri dönen Türkiye’de yaşayan 4 milyon insanımız var. Bütün bunlara rağmen Türkiye-Almanya ilişkileri istenilen düzeyde değildir. 
 

MERKEL TÜRKİYE’YE EN ILIMLI BAKAN BATILI LİDER OLDU
 

Eskiden Alman Başbakanı  Angela Merkel’e karşı Türklerin bir tepkisi vardı. Bunun nedeni:
1) Almanyalı Türklere karşı bir tutumu vardı. 
2) Türkiye’yi fazla sevmezdi.
3) O zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karşı yaklaşımları iyi değildi. 
Bugün baktığınız zaman bırakın oradaki Türkleri, en fazla Suriyeli geçici sığınmacıyı alan Almanya, Türkiye’ye karşı özel bir konumu var. Bunu AB Zirveleri’nde gösteriyor ve şu anda Tayyip Erdoğan’ın Batı dünyasında en iyi anlaştığı belki de tek politikacı. 

MERKEL SONRASI ALMANYA SİYASETİ NASIL ŞEKİLLENECEK?

Merkel 27 Eylül’de tam anlamıyla siyaset sahnesinden çekilecek ve kocasıyla hak ettiği aile düzeyine geri dönecek. Çok büyük bir olasılıkla yerini Almanya’nın kaliteli politikacılarından bir olan Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Başbakanı Armin Laschet’e bırakacak. Armin Laschet’in Genel Başkan seçildiği Hristiyan Demokratların, büyük bir olasılıkla Sosyal Demokratlarla tekrar bir koalisyon kurması bekleniliyor. Böylece Sosyal Demokratların Başbakan Adayı Olaf Scholz’de Dışişleri Bakanlığına gelecek. Bu kombinasyon olumlu bir kombinasyon olur. Türkiye için de bunu görmemizde yarar var. 
Türkiye’nin AB yolculuğu, Almanya’nın Türkiye’ye akılcı yaklaşımıyla ancak gerçekleşebilir. Yoksa Yunanistan, Avusturya, Lüksemburg, Güney Kıbrıs ve son olarak da Fransa gibi ülkeler Türkiye’nin önüne her zaman taş koymaya devam edeceklerdir.  
PROF. DR. FARUK ŞEN- 09.03.2021