istanbul escort

beylikdüzü escort

banner314

banner325

25.01.2018, 01:21

UĞUR MUMCU YAŞASAYDI…

Gazeteci Uğur Mumcu’nun arabasına konulan bir düzenekle öldürülmesinin üzerinden çeyrek asır geçti. Onu fırtınalı bir havada görülmemiş bir kalabalıkla uğurladık. 25 yıldır, birçok toplantıda anılıyor. Bu yılki anma toplantıları Afrin Savaşı’nın gölgesinde kalacak gibiyse de birçok konuşmacı ve yazarın “Uğur Mumcu yaşasaydı bu savaş hakkında nasıl bir tutum alırdı” sorusunu dile getireceğini, hiç değilse bu soruya zihninde bir yanıt arayacağını sanırım.

Sahi, Mumcu yaşasaydı, beş gündür Suriye topraklarında girişilen yeni savaşı destekler miydi yoksa bunun karşısında bir duruş nu alırdı? Bunu bilmeye imkân yoktur. Ancak Mumcu’yu seven ve onu ananların tutumuna bakarak tahminde bulunmak mümkündür. Yalnız savaşın bu beş gününde değil, hazırlık dönemi de hesaba katılırsa aylardır süren bu harekâta taraftar olanlar arasında da, karşı çıkanlar arasında da Mumcu’nun sevenleri, hayranları var. Basın ve televizyonlardan bir toplam alınsa muhtemelen savaşı alkışlayanların daha çok olduğu görülür. Âdettendir, böyle zamanlarda sağduyunun yerini Sayın Cumhurbaşkanının ve hükümet sözcülerinin özenle ve ısrarla vurguladığı gibi “Biz ve onlar” söylemi alır. Devlet başkanından gazetecisine, televizyon programcısına, hükümetin açıklamalarından başka haber kaynakları sınırlı olan ev kadınına ve kahvehanelerdeki okey taşı döşeyenlere kadar, herkes “Biz” dir. Milletin çok az bir bölümü, özellikler aydınların bir kısmı Bu “biz” içinde yer almaz. Sesleri fazla çıkmasa da onlar ilkeli düşünürler. Haklılıkları zamanla anlaşılır.

NİÇİN ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ?

Uğur Mumcu’nun kimler tarafından öldürüldüğü konusu da uzunca bir süre yüzeysel değerlendirmelerin konusu oldu. Bunu geçen yıl bu tarihte paylaştığım “Uğur Mumcu Niçin Öldürüldü?” başlıklı yazımda anlattım. Komplo teorilerine sığınanlar bunu yapsa Amerika yaptırmış olacağını yazıp durdular. Başka bir fail aramak boşunaydı! İran üzerinde kuşkular varsa da böyle bir bühtanda bulunmak yersizdi çünkü İran bölgede bir numaralı Amerikan düşmanıydı. Türkiye’nin tam bağımsızlığını savunan Mumcu’yu (ve diğer laik aydınları) niçin öldürtsündü? Oysa bu cinayet daha önceki cinayet serilerinden farklıydı. Sonradan cinayetin Kudüs Selam Tevhid örgütünün bir üyesi tarafından işlendiği anlaşıldı ve bu katil ele geçirilemedi.

Amerikan karşıtı olmak, dünyadaki ve bölgemizdeki diğer gerçeklere gözlerimizi kapamak anlamına gelmemeli. Mumcu’yu Amerika’nın öldürttüğü gibi düz mantık Hrant Dink cinayetinde de işletildi. Hatta Ermeni Patriğinin bile bu cinayetten haberdar olduğu ileri sürüldü. IŞİD’li katillerin işlediği Suruç katliamının bile Amerikan yapımı olduğunu ileri süren gazete oldu? Nasıl olsa halkımız komplo teorilerine bayılıyordu. Salla gitsin!

Ne siyasetçiler ne gerçek aydın olma özekliğini hak edememiş olan bazı okumuşlar neyin ne olduğunu, kimi nereye koymak gerektiğini tayin edemediklerinden ya da bilerek bilgi kirliliği yaratmak istediklerinden Türkiye’nin beli doğrulmuyor, böyle giderse daha uzun süre de doğrulmayacağı görülüyor.

Uğur Mumcu’nun katilleri İran kaynaklıydı. İran hükümetinin doğrudan dahli olsun olmasın İran’ın fanatik örgütleri İslam devrimi dedikleri şeriatçı düzeni yaymak istiyorlar, laikliği savunan sivrilmiş aydınları katlederek millete gözdağı vermek istiyorlardı.
Hrant Dink’i kadim Ermeni düşmanlığından kuvvetle etkilenen ve devlet içinde koruyucuları da bulunan fanatik Ermeni düşmanları öldürmüştü. Suruç katliamını da ABD yapmamıştı. ABD’ye de düşman olan IŞİD yapmıştı. Ankara’daki Gar katliamı da hükümetin olayı sulandırmak için iddia ettiği gibi “kokteyl” bir saldırı değil IŞİD’in eseriydi. Bunlar, 1955’te Selanik’te Atatürk’ün evine bombayı Yunanlıların değil MİT görevlisinin attığı, bu olay üzerine İstanbul’da yaratılan 6-7 Eylül yağma ve katliamının komünistlerin değil hükümetin işi olduğu kadar açık bir gerçektir.

SURİYE’DE GERÇEKTE NELER OLUYOR?

Bugün Suriye’de ne olup bittiğini ve kimin orada ne istediğini anlamak için de komplo teorilerine pirim vermeyen gerçeklere bağlı bir mantık yürütmek gerekir. Sıra ile ve kısaca anlatalım:
Suriye hükümeti: Doğal olarak Suriye topraklarının bütünlüğünü savunuyor ve bunun için çalışıyor.
ABD: Suriye devletini yıkmak, yerine ABD işbirlikçisi ve radikal İslamcı olmayan bir yönetim getirmek istiyor. Bu mümkün olmazsa Kuzey Suriye’de bölgeyi kontrol edebileceği kalıcı bir bölgesi yaratmak niyetinde. İsrail ile aynı hedefi paylaşıyor. Başlangıçta Türkiye ile birlikte hareket ediyordu. Suudi Arabistan gibi bazı Arap ülkelerinin ve Avrupa Birliği ülkelerinin desteğini alıyor.
Rusya: Esat rejimini ayakta tutmak ve Suriye’nin yeniden bütünleşmesini sağlamak, bu yolla bölgede söz sahibi olmak, ABD’nin ülkeyi terk etmesini istiyor. En büyük müttefiki İran

Kürtler: Suriye parçalanırken kendi yaşadıkları topraklarda bağımsız bir devlet, bu mümkün değilse özerk, laik ve demokratik bir bölge oluşturmak ve kurdukları kantonları birleştirmek istiyorlar.

Türkiye: Başlangıç’ta Amerika ile birlikte Esat Rejini yıkmak için hareket ediyordu. Bunun mümkün olmadığını anlamış gibi. Şimdi Kürtlerin bağımsız veya özerk bir yapı kurmasına askeri müdahale ile engel olmak, burada Ankara’dan güdümlü ve Suriye hükümetine düşman Sünni bir bölge oluşturmak istiyor.

Cihatçılar: IŞİD’in büyük ölçüde kuvvet kaybetmiş olmasına rağmen Suriye’de hâlâ varlığını sürdüren ve çeşitli ülkelerin cihatçılarından destek ve eleman sağlayan hilafetçi kuvvetler, Suriye ve Irak topraklarında koyu dinci bir devlet kurmak istiyorlar.
Bu karmaşanın içinden çıkmak için; ulusların kendi kaderlerini tayin etme, iç işlerine karışmama, her türlü emperyalizme ve toprak talebine karşı olma, demokrasi ve laiklik gibi değerlere sahip olmak gerekir. Bu ise feraset ister. Çoklarının yolunu şaşırdığı böyle sisli bir atmosferde bilmem Uğur Mumcu bunu başarabilir miydi? Anısına saygıyla… (24 Ocak 2018)
Son sekiz aylık yazılarım için: zekisarihan.com



Yorumlar (0)
13°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 15 Aralık 2019
İmsak 06:43
Güneş 08:15
Öğle 13:04
İkindi 15:23
Akşam 17:44
Yatsı 19:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 15 24
7. Alanyaspor 15 23
8. Malatyaspor 14 20
9. Göztepe 15 20
10. Denizlispor 14 18
11. Gençlerbirliği 15 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Çaykur Rizespor 15 17
14. Kasımpaşa 15 15
15. Konyaspor 14 14
16. Antalyaspor 15 13
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 15 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Erzurum BB 15 27
3. Akhisar Bld.Spor 14 25
4. Menemen Belediyespor 15 25
5. Bursaspor 14 23
6. Fatih Karagümrük 15 23
7. Ümraniye 14 22
8. Keçiörengücü 14 22
9. Altay 15 20
10. Balıkesirspor 14 19
11. Giresunspor 15 19
12. İstanbulspor 15 18
13. Adana Demirspor 15 18
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 15 11
17. Adanaspor 15 9
18. Eskişehirspor 15 5
Takımlar O P
1. Liverpool 17 49
2. Leicester City 17 39
3. Man City 16 32
4. Chelsea 17 29
5. Sheffield United 17 25
6. M. United 16 24
7. Wolverhampton 16 24
8. Tottenham 16 23
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 17 22
12. Burnley 17 21
13. Brighton 16 19
14. Bournemouth 17 19
15. West Ham 17 19
16. Everton 16 17
17. Aston Villa 17 15
18. Southampton 17 15
19. Norwich City 17 12
20. Watford 17 9
Takımlar O P
1. Barcelona 16 35
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Atletico Madrid 17 29
5. Real Sociedad 17 28
6. Getafe 16 27
7. Athletic Bilbao 17 27
8. Valencia 16 26
9. Granada 17 24
10. Osasuna 17 23
11. Levante 17 23
12. Real Betis 16 22
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 17 19
16. Eibar 17 16
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 17 10
20. Espanyol 16 9