banner314

banner325

27.09.2019, 08:00 40

Soygun düzeni bitti

Buz düzen soygun düzeni, bu düzenin başlangıcıysa Atatürk Cumhuriuyetinin yıkılması kararının alındığı 7 ocak 1946  yılında başlar.

Anıt mezarı yapılan Adnan Menderes soygun düzeninin ilk harcını atmıştır ve o gün bu gün ülke muassır medeniyetler seviyesine gelememiştir.

Bu dönemde 1960 yılına kadar ABD 'nin bir eyaleti olmak için ve her mahallede soygun düzeninin doğal sonucu olarak bir milyoner yaratmak sevdasıyla bu iş başlamıştır.

Yaklaşık yetmiş yıldır bu ülkede sol ve soygun düzenine karşı gelen güçler zaman zaman baş kaldırı yapmışlar, soygun düzenini yıkmak için örgütlenmişlerdir.

ABD ve emperyalizmi ve yerli sülükleri bu dirilişin düzen değiştirme ve emekten, adaletten, hakça bir bölüşümden yana olan sevdalarını her dönem silahla,baskıyla bitirmişlerdir.

1961 yılı anayasasının getirdiği özgürlüklerle sol, üniversitelerde ve işçi sınıfında çok iyi örgütlenmiş müthiş bilinçlenme yakalanmış, Bülent Ecevit' in önderliğinde CHP ile uç göstermiştir.

Bu örgütlenmeden ve bilinçlenmeden rahatsız olan derin soygun düzeni önce solun öncü güçlerini 1971 12 martında bir bir öldürmüş, yok etmiş, daha sonra da idamlar yapılmıştır.

Bununla da yetinmeyerek örgütlü emek güçleri öncelikle kendi içinde kırk dokuz fraksiyona bölünmüş ve kendi içinde de çatışmalara  sebep olmuştur.

Bu sol fraksiyonların dergileri, o günün soygun düzeni savunucusu Tercüman gazetesinin matbalarında basıldığı anlaşılmıştır.

Bu gün R.T.Erdoğan'a yalvar yakar olan Nazlı Ilıcak ve vefat eden eşi Kemal Ilıcak gazetenin o günkü sahipleridir.

Bununla da yetinilmemiş, 1971' den 1980' e kadar üniversitelerde, fabrikalarda,sokaklarda örgütlenen solcular bir iç kargaşayla tek tek avlanmış, toplumun en güzel beş bin gencecik yetişmiş evladı, ABD yapımı derin devlet ve kontrgerilla  güçleriyle katledilmiştir.

Sogun düzeni kana doymamış, bununla da yetinmemiş, binlerce insanı katlettiği gibi gene ABD ve ordunun içindeki ''Bizim çocuklar'' dedikleri ABD yanlısı generallerle darbeyi yapmış ,solun ve emekten yana olan güçleri ezip geçmiştir.

Binlerce insan hapse girmiş, aileler paramparça olmuş,işkence baskı kan göz yaşı dört yıl sürmüştür.

Bütün bunlardan sonra askeri darbe, konuşmayan,görmeyen,haksızlığa dur diyemeyen korkak sinmiş bir toplum modeli yaratmıştır.

 O güne kadar dinci ,İslamcı uslu çocuklar bu ortamda örgütlenmiş kapitalist soygun düzeninin kumpas soyguncu şirketleriyle parayla tanışmış,ve de kapitalizmin her türlü desteğiyle dincilik kapitalizmin Türkiye'de yeni partneri olmuştur.

Bu desteğin karşısında ordu içindeki Kemalist güçler başka bir direniş göstermiş, demokrasiyle büyüyen ve şeriat kapitalizm karışımı bir modelin tehlikesini farketmişlerdir.

2007 yılından itibarende kumpas,balyoız,Ergenekon davalarıyla bu yapı da, İslamcıların işbirliğiyle ve ABD ile birlikte  tasfiye edilmiş

Soygun düzeni ile Adnan Menderes tanıştırmış, Soygun düzenini batının pazarına Turgut Özal  açmış ve kapitalizmin soygun düzeninin önündeki engelleri kaldırmış, banka finans alanlarını soyguna açmıştır.

Birinci ihaneti yapan Adnan Menderes, ikinci hamleyi yapan Turgut Özal batının ülke içinde her türlü finans gücünün alt yapısını yapmış ve de ülkenin pazarlanmasının önünü açmıştır.

İşte bütün bunlar olurken, 1980 yılında yok edilen solun ve muhalif güçlerin direnme gücü ortada olmadığı için, Turgut Özal batının  soygun düzeninin finans boyutunu çok rahat uygulama olanağı bulmuştur.

Bu durum içinde CHP' nin bazı diri güçleri, T.Özal'ın özelleştirme düşüncelerine karşı çıkmış, Özal cumhuriyet değerlerinin satılmasına gücü yetmemiştir.

İşte bu aşamada ülke çok büyük sıcak para krizine sokulmuş, son direnç kaynağı olan DSP ve Bülent Ecevit bitirilmiş ve de yıllardır beslenen kapitalizmin soyguncu şirketleriyle palazlanan siyasal İslam ülkenin gündemine sokulmuştur.

2000 yılından Sonra, R.T.Erdoğan ABD'yle ortak paydada buluşmuşlardır.

R.T.Erdoğan Atatürk'ün kurduğu cumhuriyet projesine karşıdır, bunu da siyasete girdiği ilk günden beri bağıra bağıra söylemiştir.

ABD de antiemperyalist Atatürk ve etki alanlarından rahatsızdır.

Arap toplumlarında, Atatürk devriminin yarattığı etkileri herkes bilir ABD 'de bilir.

İşte bu iki karşı duruş, cumhuriyetin ve Atatürk cumhuriyetinin yıkılması konusunda ortak payda da buluşmalarının yolunu açmıştır.

Halkın on yıl süren derin devlet kontrgerilla katliamlarıyla canının yakılması,12 eylül 1980 yılında halkın diri güçlerinin yok edilmesi, son kırıntı DSP Ecevit'in yok edilmesiyle bütün meydan yıllarca dinci şirketlerden akıtılan paralarla (Kombassan,Yimpaş,Deniz Feneri,Mercümek olayı,Almanya'daki işçilerin paralarının iç edilmesi..v.s.) güçlenmiş kapitalizmin yeşil dolarlarıyla tanışmış ve siyasetin finansmanı da böylece haledilmiş oldu.

Artık meydan elli yıl sonra siyasal İslamcılar kalmıştır.

ABD ve R.T.Erdoğan Cumhuriyetin yıkılması konusunda otak payda yakaladıktan sonra,14 ağustos 2001 yılında AKP kurulmuştur.

Bir yıl sonrada 3 kasım 2002 yılında iktidara getirilmiştir.

ABD ve emperyalizm, Menderes'in başlattığı,Özal'ın geliştirdiği ve Erdoğan'ın tam amacına ulaştırdığı Atatürk cumhuriyetinin yıkılması konusunda çok iyi bir partnerler olmulşlardır.

On yedi yıllık süreçte Özal'ın beceremediği özelleştirme ve bütün  cumhuriyet değerleri pazarlanmış,kamunun elinde bir tane yatırım bırakılmamıştır.

En son tank palet fabrikası satılmış, CHP sanki on yedi yıldır ilk defa satış oluyormuş gibi onu kamuoyuna taşıyabilmiştir.

Oysa Türk -Telekom'un satışı tam bir soygundur ve tam bir dramdır,tam bir ihanettir.

Bütün bunların sonucunda anti emperyalist bir çıkış olan Atatürk'ün bütün eserleri yok edilmiş, en son Atatürk hava alanı kapatılmış(Atatürk isminin silinmesi çok büyük etkendir) 26 ağustos 2019 tarihi itibarıyla yıkılmasının ihalesi yapılmıştır.

Memleketin yetmiş yılda geldiği yer, halkın ve kamunun  bütün malları emperyalizmin şirketlerine ve yerli ortaklarına peşkeş çekilmiş ve soygun düzeni pik saatini AKP ile yakalamıştır.

Bunun sonucunda toplumun dindar, mütediyyen kesimleri bu durumu farketmiş, dindarlık maskesi altında ülkenin pazarlandığını,yoksullaştığını, ülkenin geleceğinin karartıldığını farketmiş, yıllar sonra İstanbul Ankara'yı siyasal İslamcıların elinden alarak bu gidişata dur diyecek sinyaller vermiştir.

Bu sinyaller şu anda uzak denizlerde sis pus içinde bir ışık olarak doğmuş, siyasal İslam ve ABD, orta doğu ve ülkenin pazarlanması anlaşmasında siyasal İslamcılarla tekrar anlaştığı takdirde bu ışıkta en kısa sürede söndürülecektir.

Çünkü ABD yılardır çekip çevirdiği, kullandığı, her istediğini yaptırdığı işlerde,Türkiye'yi öyle bir sıkışık noktaya getirmiştirki, siyasal İslamcılar bu noktada son kullanma tarihlerinin dolduğunu farketmiş fakat ülkenin sıkışık ekonomik yapısı, orta doğu bataklığında boğazına kadar batışı,içeride yalnızlaşması,yolsuzluk blegeleri,tek adam projesinin taraftar bulmayışı, ABD ve emperyalistlerin kullandığı çok büyük bir koz olarak orta yerde durmaktadır.

ABD  ölümü gösterip sıtmaya rızayı önlerine sunuştur.

Davutoğlu,Babacan olayı bu işin alternatifidir.

İşte sayın Erdoğan'ın Birleşmiş Milletlerde  yaptığı konuşma, bu sıkışıklığını ifade eden  bir isyan konuşmasıdır, bir feryattır, bir figandır.

 Oysa iş işten geçmiştir, ülke batırılmış ,bütün değerleri yok edilmiş,Kuzey Suriye Kürdistan'ı kurulmuş,ülkenin her şeyi satılmış, siyasal İslam'ın yetişmemiş, bilgisiz, cahil kadroları devleti bütün kurumlarını(Yargı,eğitim,meclis,basın..v.s) mahvetmiş,ne kadar cumhuriyetin yetiştirdiği değerler varsa devletten, üniversitelerden ve her alanda tasfiye edilmiştir.

Siyasal İslam ABD karşısında tam bir çaresizlik içinde ,kuru gürültüyle ''Fırat'ın doğusuna girerim''  veya BM 'de bağırıp çağırarak, mezarlıkta ıslık çalarak kurtulurumun pisikolojisiyle kurtulacağının hesaplarını yapar olmuştur.

Ey siyasal İslamcılar emperyalistler sizi yetmiş yıldır kullanarak bu günlere geldi ve ülkenin bütün her şeyini eline geçirdi.

Bundan sonra ya onların kulu, kölesi olursunuz,ya da yeni bir antiemperyalist örgütlenmeyle ülkenin yıllara dayanan   sol güçleriyle de koalisyon yaparak yeni bir karşı duruş sergilersiniz.

Yukarı çıkarken herkesi o kadar çok kırıp döktünüzki, şimdi inerken  tutunabileceğiniz bir tane dal bırakmadınız.

Biraz evvelde değindim, İmamoğlu kişiliğinde sembolleşen muhalif alternatif bu yapı, sisli bir denizde görünen bir umut ışığı olarak önümüzde duruyor, bu ışığın limana çıkmasına izin verirler mi limanda bekleyen bu ülkenin çaresiz, yoksul, insanlarıyla buluşmasına izin verirler mi çok emin değilim.

 Çünkü bu tür ışıklar yetmiş yıldır ezildi, yok edildi ve soygun düzenine hizmet edenler iktidar yapıldı.

Yorumlar (0)
21°
açık
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 12 Temmuz 2020
İmsak 03:40
Güneş 05:36
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:44
Yatsı 22:30
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 32 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 33 38
13. İstanbulspor 32 37
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Sheffield United 35 54
7. Wolverhampton 34 52
8. Arsenal 34 50
9. Burnley 35 50
10. Tottenham 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 36 48
12. Levante 35 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir