banner314

banner325

Başbakan Erdoğan'dan çarpıcı açıklamalar

Başbakan Erdoğan İl Başkanları toplantısında çarpıcı açıklamalar yaptı. CHP'ye çatan Erdoğan, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına da değinerek, "Bizi Cumhuriyet kırşıtı gibi gösteriyorlar" dedi.

SİYASET 25.10.2013, 15:35 25.10.2013, 15:40
1367
Başbakan Erdoğan'dan çarpıcı açıklamalar

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Salı günü Cumhuriyetin kuruluşunun 90. yıldönümünün kutlanacağını hatırlatarak, “Bizi Cumhuriyet karşıtı gibi lanse etmeye çalışıyor. Biz kimseyle hesaplaşmıyoruz, kimsenin de karşısında değiliz. ‘Yan gelip yatmakla cumhuriyetçi olunmaz, cumhura ve Cumhuriyete hizmet ederek cumhuriyetçi olunur’ diyoruz. Niye rahatsız oluyorsunuz? Bizim bu Cumhuriyet ve cumhur için yaptıklarımız ortada. Peki siz ne yaptınız?” dedi.

Başbakan Erdoğan AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, askerlik süresiyle ilgili çalışmayı tamamlandıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Bakanlar Kurulumuzda görüşmeleri yaptık, imzalar atıldı. Düzenleme bugün Resmi Gazete’de yayımlandı. Biz bütçe yılı olması nedeniyle de olayı 1 Ocak olarak değerlendirdik. Biz bunu bütçe yılı ile orantılı olsun diye bu şekliyle düzenledik. Askerlik süresini er ve erbaşlar için 15 aydan 12 aya indirmiş oluyoruz. Bu düzenleme sadece uzun dönem askerlik yapan er ve erbaşlarımızı kapsıyor. Kısa dönem askerlik süresinde bir değişiklik yapmıyoruz. Bu değişiklikten etkilenecek tüm er ve erbaşlarımıza şimdiden hayırlı tezkereler diliyorum. Askerlik çağındaki tüm gençlerimize de bu düzenlemenin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Vakaya kalmış 600 bin civarında, o ifadeyi kullanmak istemiyorum ama uygulamaları kaçak durumunda olmuş olanlardır. Bu konuda İçişleri ve Milli Savunma Bakanlığımızın bir çalışma yaparak, bu kaçak durumda olanların yakalayıp askerliğe teslim etmesi lazım.”

-“HERKES, HER VATANDAŞ EŞİT DERECEDE BU CUMHURİYETİN SAHİBİDİR”-

Erdoğan, Salı günü Cumhuriyetin kuruluşunun 90. yıldönümünün kutlanacağını hatırlatarak, “Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90. yıldönümünün şimdiden ülkemize, milletimize, hayırlı olmasını diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları olmak üzere, Cumhuriyete giden yolda emek vermiş herkesin, özellikle de aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90. yıldönümünü idrak ettiğimiz bu günlerde, şunu artık herkesin anlaması ve kabul etmesi gerekiyor; Cumhuriyet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, etnik kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 76 milyonun tamamının Cumhuriyetidir. Cumhuriyet hepimizin ortak değeridir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de, özellikle de yakın tarihte Cumhuriyet üzerine yapılan “tartışma, kamplaştırma ve kutuplaştırmaların” tamamen yapay, suni ve sanal olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bir kesim, özellikle de elitler, on yıllar boyunca kendilerini Cumhuriyetin yegane sahibi görmüş, kendileri dışındakilere ikinci sınıf muamelesi yapmış, ortaya çıkan itirazları da Cumhuriyet karşıtlığıyla yaftalama cüretine girmiştir. Cumhuriyetin 90. yıl dönümünde bizler de, aziz milletimiz de artık şu soruyu çekinmeden, korkmadan, tereddüt etmeden o elitlere, o seçkinlere sorabiliyoruz: Sizi Cumhuriyetin tek ve yegane sahibi yapan nedir? Siz kimsiniz? Cumhuriyetin tapusunun sadece sizde olduğu vehmine nereden kapıldınız? Kendiniz dışındakilere adeta parmağını sallayarak kibir sergileme hakkını nereden alıyorsunuz? Cumhuriyetin tapusu 76 milyonun üzerine kayıtlıdır. Herkes, her vatandaş eşit derecede bu Cumhuriyetin sahibidir. Hiçbir siyasi parti, ‘Cumhuriyeti ben kurdum’ bahanesine sığınarak, millete dayatmalarda bulunma hakkına sahip değildir. Bu ülkenin diğer siyasi partileri uzaydan gelmemiş, bu milletin bağrından çıkmıştır. Kimse millete aptal deme, koyun deme hakkına ve haddine sahip değildir. Bu millet uzaydan gelmemiş, burada doğmuş, bu Cumhuriyeti de bu millet, bu cumhur kurmuştur. Hiç kimse bir etnik kökeni makbul sayıp diğerlerini asimilasyona tabi tutamaz. Kimse yoksulu, engelliyi, kadını, çocuğu, farklı olanı dışlayamaz; ona ikinci sınıf muamelesi yapamaz. Batı’daki ne kadar bu Cumhuriyetin sahibiyse, Doğu’daki de o kadar sahibidir. Zengin, okumuş, şehirli ne kadar bu Cumhuriyetin sahibiyse, yoksul, köylü de o kadar bu Cumhuriyetin sahibidir. Modern kadar muhafazakar, başı açık kadar başı örtülü de bu Cumhuriyetin sahibidir. 76 milyonun her bir ferdinin bu özgüvene, bu inanca sahip olmasını, kendisini Cumhuriyetin yegane sahibi olarak görenler karşısında ‘Ben de bu Cumhuriyetin sahibiyim’ demesini özellikle istiyor, arzuluyor ve biz bunun mücadelesini veriyoruz.”

-“BECERİKSİZLİKLERİNİ, TEMBELLİKLERİNİ İÇ DÜŞMANLAR ÜRETEREK GİZLEDİLER”-

“On yıllar boyunca Cumhuriyet, cumhursuz yönetilmek istenmiştir. Bir iktidar eliti, bir bürokratik elit oluşturulmuş, bunlar cumhurdan, yani milletten bağımsız şekilde Cumhuriyete yön vermek, istikamet çizmek istemiştir. Elitlerin bu siyaseti sürdürebilmek, milli iradeyi saf dışı bırakmak için Cumhuriyet karşıtlarına, yani sanal düşmanlara ihtiyaçları vardır” diyen Erdoğan, milletten gelen her demokratik talebin, milletin desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin attığı en küçük demokratik adımların bile Cumhuriyet için tehdit olarak sunulduğunu söyledi. Cumhuriyete asıl zarar veren anlayışın, bu otoriter siyaset anlayışı olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları ifade etti:

“‘Cumhuriyet tehdit altında. Tehlikenin farkında mısınız?’ diyerek, Cumhuriyet mitingleri düzenlenerek kutuplara, katmanlara ayrılıyor, sanal bir gerilim inşa ediliyordu. Cumhuriyet, küçük, dar bir zümrenin kendi iktidarını sürdürmesini aracı haline getirilmişti. Cumhuriyet, ‘Cumhuriyet düşmanı’ olarak lanse edilenlerden değil, bizzat kendisini yegane cumhuriyetçi olarak ilan eden elitlerden en büyük yaraları almıştır. Onlar on yıllar boyunca, yolsuzluklarını, sanal Cumhuriyet düşmanları üreterek örttüler. Beceriksizliklerini, tembelliklerini, kışkırtmalarını, provokasyonlarını iç düşmanlar üreterek gizlediler. Cumhuriyet kavramının içini boşaltmakla kalmadılar; Cumhuriyetimize, ülkemize, milletimize de çok ağır bedeller ödettiler. Yaşadığımız büyük acıların altında işte bu ayrımcılık vardır. Biz Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdık. 79 yılda yapılanlara kat kat fazlasını ekledik. Bunu söyleyince birileri bundan rahatsız oluyor. Bizi Cumhuriyet karşıtı gibi lanse etmeye çalışıyor. Yaptığımızı anlatmayacak mıyız? Biz kimseyle hesaplaşmıyoruz, kimsenin de karşısında değiliz. ‘Yan gelip yatmakla cumhuriyetçi olunmaz, cumhura ve Cumhuriyete hizmet ederek cumhuriyetçi olunur’ diyoruz. Niye rahatsız oluyorsunuz? Bizim bu Cumhuriyet ve cumhur için yaptıklarımız ortada. Peki siz ne yaptınız?”

-“YOL YAPMAK İÇİN İNSANA KIYMAYI MEŞRU GÖRÜRLER”-

Erdoğan, 2002 yılına kadar, yani 79 yılda, Türkiye’de 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığına dikkat çekerek, şunları ekledi:

“Biz 11 yılda yaklaşık 17 bin km yeni bölünmüş yol inşa ettik. Bunlar yolsuzluk yaptılar, biz yol yaptık; farkımız bu. CHP de yol yaptı, özellikle 1940'larda CHP’nin nasıl yol yaptığını benim milletim unutamadı, unutmayacak. ‘Yol Vergisi’ adı altında dünyada örneği olmayan vergi toplamanın ruhuna, amacına aykırı şekilde millete tam anlamıyla zulüm yaşattılar. 18-60 yaş arasındaki her erkekten yol vergisi aldılar. Vergi vermeyenleri yol yapımında çalışmaya mahkum ettiler, demir perde ülkelerinde olduğu gibi. Yol Vergisi veremeyen yoksul köylünün horozunu, evindeki yatağını, ambarındaki buğdayını adeta gasp ettiler. Arabası olan zenginden de aynı miktarda para istediler. Üstelik topladıkları parayı yol yapımında değil, gittiler başka amaçlarla harcadılar. Yol Vergisi, CHP’nin bu millete en ağır zulümlerinden biridir. Bunlar ‘Yol yapacağız’ diye insanlara kıydılar ve yol yapmadılar. Şimdi çıkmışlar, milletvekili kisvesi altındaki militanlarıyla bizim yol inşaatlarımızda dozerlerin önüne geçiyor, ellerine taş alıp iş makinelerine, polislere saldırıyorlar. İşte onların zihniyeti bu. ‘Yol yapmak için ağaç taşıyamazsınız’ derler; ama yol yapmak için insana kıymayı meşru görürler.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisine yönelik getirilen “diktatör” eleştirilerine partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda bir kez daha yanıt verdi. “Şu anda bizi içeride ve dışarıda diktatör diye eleştirenlere hodri meydan diyoruz” diyen Erdoğan, “5 ay sonra seçimler var. Buyursunlar orada kozlarını paylaşsınlar. Şu anda bizi vesayet kurmakla itham edenlere hodri meydan diyorum; buyursunlar 30 Mart’ta sandıkta kozlarını paylaşsınlar. Eğer bu ülkede bir diktatör varsa buyursunlar bu diktatörü sandık yoluyla indirsinler” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak, bir konuşma yaptı.

Cumhuriyet sahici kılanın Cumhuriyet’in demokrasi ile buluşması olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, “Adının cumhuriyet olması bir rejimi adil hale getirmez. Cumhuriyet egemenlik hakkını millet iradesine bağladığı yani demokrasiye kapı araladığı, demokrasiyle buluştuğu, kucaklaştığı oranda gerçek manada cumhuriyet olur. Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin karşıtı değil, birbirini var eden unsurlardır. Demokrasinin olmadığı cumhuriyet dünyada ve bölgemizde bolca bulunduğu üzere otoriter, dikta rejimlerdir” dedi.

-“BUYURSUNLAR BU DİKTATÖRÜ SANDIK YOLUYLA İNDİRSİNLER”-

Türkiye’nin demokratik kültürünü sarsılmaz bir şekilde yerleştirdiğini savunan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“1950 yılından itibaren seçimler şeffaf bir şekilde, özgür iradenin en güzel şekliyle tecelli edeceği bir biçimde yapılmış, bizim seçimlerimiz dünyadan, uluslararası gözlemcilerden de hep onay almıştır. Şu anda bizi içeride ve dışarıda diktatör diye eleştirenlere hodri meydan diyoruz; 5 ay sonra seçimler var. Buyursunlar orada kozlarını paylaşsınlar. Şu anda bizi vesayet kurmakla itham edenlere hodri meydan diyorum; buyursunlar 30 Mart’ta sandıkta kozlarını paylaşsınlar. Eğer bu ülkede bir diktatör varsa buyursunlar bu diktatörü sandık yoluyla indirsinler. Bütün siyasi partilerin, yetkililerini, temsilcilerini, sandık kurullarına yerleştirdiği ve bütün oradaki müşahidiler ile sandıkları gözlemlediği bir yeri siz nasıl olur da diktatörce bir seçim olarak niteleyebilirsiniz. Bunun dünyada en güzel örneğini veren, bu tür seçimlerin en güzel örneğini veren Türkiye’dir. Eğer Türkiye’de bir vesayet sistemi varsa buyursunlar bunu sandık yoluyla indirsinler. Biz siyasi hayatımız boyunca sandığa inandık. Sandıktan çıkan sonuca kayıtsız ve şartsız itaat ettik. Yüzde 10 barajına rağmen biz seçimlere girdik, bu barajı biz getirmedik. Karalama kampanyalarına rağmen, medyanın insafsızca saldırılarına rağmen sandığa inancımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Millet bize git derse tereddüt etmeyiz, milletin talimatına uyarız ama millet bize kal derse millet dışında hiçbir odak karşısında da boynumuzu eğmeyiz, milletin emanetini de kimseye teslim etmeyiz.”

-“SESİNİZ ÇIKMIYORSA DEMEK Kİ HALDEN MEMNUNSUNUZ”-

Erdoğan, “Yüzde 10 seçim barajı indirilmeli” şeklinde kendilerine yönelik yapılan açıklamalara değinerek, “Baraj indirilsin’ diyorlar. Teklifin ne, bunu söyle’ diyoruz ama bunların açıkladığı bir şey yok. Biz açıklıyoruz. Üç tane teklif. Bir mevcut seçim sistemi. İki yüzde 5 Türkiye barajı, beşli bölgeler sistemi. Daraltılmış bölge sistemi. Üçüncü teklifimiz var; o da dar bölge sistemi. Yani Türkiye 550 seçim çevresine bölünmek suretiyle seçimleri en fazla oyu alan o bölgede kimse milletvekili o olur. Hangisini beğeniyorsun? Al onu kullan, onu yapalım. Yok hala sesiniz çıkmıyorsa demek ki halden memnunsunuz, yolumuza böyle devam ederiz” şeklinde konuştu.

-“SANDIK BİZİM NAMUSUMUZDUR”-

“Şunu unutmayalım, sandık namustur” vurgusu yapan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bunun yakın tarihimizde acı bir hikayesi de var. Yıl 1947. Türkiye çok partili sisteme geçmiş ama seçimler tıpkı dikta rejimlerinde olduğu gibi tamamen şaibeli şekilde yapılıyor. Muhtarlık seçimlerinde Mersin’in Arslanköy’ünde tarihe geçecek bir olay yaşanıyor. Yapılan seçim aslında bir muhtarlık seçimidir. Demokrat Parti adayı, diğer iki CHP’li adayın kat kat üzerinde oy alıyor. Ama o zaman ki kanunlara göre tasnif için eski muhtar ve altı azanın sandık başında olması gerekiyor. CHP’li muhtar ve üç aza köyü terk ediyor. Tasnif işlemi de yapılamıyor. Dönemin valisi seçimleri Demokrat Parti’nin kazandığını öğrenince, derhal seçimlerin tekrarlanması kararını veriyor. Arslanköy’e hemen güvenlik güçleri geliyor ve seçimlerin tekrar yapılacağını söylüyor. Köylüden seçim sandığını istiyor. İbretliktir. Köylüler, özellikle de köyün kadınları seçimlerin kurallara uygun yapıldığını söylüyorlar ve sandığı vermiyorlar, sandığın önünde siper oluyorlar. Kadınlar sandık bizim namusumuzdur diyerek seçim sandığını koruyorlar. Şimdi arkadan ne oluyor? Güvenlik güçleri tarafından köy kuşatılıyor, sandığa el konuluyor ve seçim bu şekilde yenileniyor. Seçimde bir yeni yol, yeni adım atılıyor. İstisnasız her oyun CHP’li adaya çıktığı ilan ediliyor. ‘Sandık namusumuzdur’ diye direnen köylü kadın ve erkekler de yıllarca idamla yargılanıyor. Kimin dönemi CHP’nin dönemi.

-“ŞİMDİ KALKIP KADINLARIMIZI SÖMÜRÜYORLAR”-

Ey CHP zihniyeti sen kime demokrasi dersi veriyorsun yahu? Tarihini bir oku. Senin tarihin bu. Kara bir tarih. Bugünlere o kadar öyle kolay gelmedik. Bugünlere ‘sandık namusumuzdur’ diye oyuna sahip çıkan işte bu kahramanların, hanım kardeşlerimizin gayretleriyle geldik. Şimdi kalkıp hanımlarımızı, kadınlarımızı sömürüyorlar. Bugün Mısır’ın Rabia Meydanı’nda sandık namusumuzdur diyerek, ölümüne iradesinin peşinde koşan kardeşlerimiz, Esma kızımız işte bunun mücadelesi sonucunda şehit olmuştur. Demokrasi mücadelesi öyle sıradan bir olay değil. Ama gelen darbeciye Batı hala darbeci diyemedi. Demokrasiye bizim köylü kardeşlerimiz taşıdılar. 1947’de olduğu gibi bugün de sandık namustur. Kimin ne meselesi varsa sandıkta o meseleyi halleder. Eline taş, molotof almakla demokrasi gelmez o darbe olur. Sandık hesap sorma makamıdır, bu aziz millet derin feraseti ile iktidara da muhalefete de hesabını sandıkta sorar. Sandıktan çıkacak karar herkes boyun eğmek zorundadır. Kaybeden de kazanan da. Sandık sonucu hazmetmek zorundayız. Sokak muhalefetiyle, terör aracılığıyla millet iradesinin gasp etme dönemi geri gelmemek üzere kapanmıştır. Cumhuriyet artık cumhurla kucaklaşmıştır, demokrasiyle güçlenmiştir. Bu cumhuriyeti daha da güçlendirmeye, 76 milyonu bir ve beraber görmeye devam edecek, 100. Yıl dönümüne de bu şuurla inşallah ulaşacağız. Cumhuriyetimizi ileri demokratik standartlarla büyüteceğiz.”

-“ÇÖZÜM SÜRECİ BİTMEMİŞTİR, DEVAM ETMEKTEDİR”-

Çözüm sürecini sonlandırma gayreti içinde olanların olduğunu dile getiren Başbakan Tayyip Erdoğan, “Onlara sesleniyorum: Çözüm süreci bitmemiştir, devam etmektedir, her attığımız adım bu devamın bir eseridir” dedi.

Başbakan Erdoğan, “Cumhuriyetimiz 100. yılına doğru emin ve kararlı adımlarla ilerlerken, geçmişte yaşanan acıları da dindiriyor, yaraları sarıyor, geçmişin ihlallerini tek tek telafi ediyoruz. Yaklaşık bir yıldır, Doğu ve Güneydoğu, onlarla birlikte 7 coğrafi bölgemiz huzurun, barışın, kardeşliğin ikliminde geleceğe daha da umutla bakıyor, kepenkler artık kapanmıyor, sokaklar terörize edilmiyor, anneler ağlamıyor ve ocaklara ateş düşmüyor” derken, şöyle dedi:

“Doğu ve Güneydoğu’nun o ıssız, o kuş uçmaz kervan geçmez dağları artık sakinleriyle, turistleriyle, ziyaretçileriyle buluşuyor. Köyler, ilçeler, şehirler canlanıyor, yatırımlar artıyor, büyük projelere başlanıyor. Mardin’in otellerinde boş yer kalmadı bayramda. Çünkü bir özgüven vatandaşımıza geldi. Her şeyden önemlisi insanımız artık geleceğe umutla bakıyor, güvenle bakıyor. Biz bu yılın ilkbaharında artık bölgedeki baharın kalıcı olmasını istediğimiz ifade etmiştik. Hamdolsun, bölgedeki bahar, barış iklimi çok güçlü şekilde devam ediyor. Silahların sustuğu, şiddetin ortadan kalktığı bir ortamda sorunlarımızı daha bir samimiyetle, soğukkanlılıkla, cesaretle ele alıyor, her sorunu tek tek çözüme kavuşturuyoruz. Bölge halkı da tüm Türkiye de barış ikliminin tadını almıştır. İnşallah buradan geriye dönüşe asla müsaade etmeyecektir. Huzurun bozulmasına, kara günlerin geri gelmesine en başta bölge insanı izin vermeyecektir. Buna inanıyorum. Onun için özellikle Kürt kardeşlerime sesleniyorum; gelin bu oyunu bozalım, aydınlık yarınlara omuz omuza beraber koşalım. Silahların susmasından birilerinin rahatsız olduğunu görüyoruz. Özellikle terör tehdidini kullanarak yıllarca siyaset mühendisliği yapanların işsiz kaldığını görüyor, bunların terör örgütlerine akıl verdiklerini ibretle görüyoruz. Biz gerilimin tarafı olmayacağız. Tehditlere boyun eğmeyeceğiz, gerilim siyaseti güdenlerin tuzağına düşmeyeceğiz, milletimiz birlikte hareket etmeye devam edeceğiz. Bütün imkanlarımızla bu süreci güçlendirmenin mücadelesinde olacağız. Yarın ve Pazar günü inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini Van’da, yerinde izleyeceğiz, kardeşlerimizle istişarelerimizi yapacağız.”

-“MESELEMİZ BİRİLERİNE MAKAM KAZANDIRMAK DEĞİL”-

2014 mahalli seçimleri için aday belirleme sürecinin devam ettiğini anlatan Erdoğan, “Bu hafta sonu 16 mevcut büyükşehir ve ilçelerinde temayül yoklamaları yapacağız. Yarın başlıyoruz. Ardından 9 Kasım’da yeni 14 büyükşehir ve ilçelerinde temayülleri tamamlayacağız. Yani buralardaki başkan adayları noktasında teşkilatımızın görüşü ne istikamettedir bunu göreceğiz. 16 ve 17 Kasım’da da 51 şehrimiz ve ilçelerinde de son temayül yoklamaları yapılacak. Bazı yerlerde eğer karara varamıyorsak ayrıca kamuoyu araştırması yaparak elimizdeki değerlendirme puanlarını arttıracağız. Meselemiz birilerine makam kazandırmak değil, şehirlerimize hizmetkarları seçebilmektir. Basit kulislerle, basit lobi faaliyetleriyle aday belirleme gayretine, tüm teşkilatımın müsaade etmemesi gerekir. Toplumda bizim partimizin oradaki mevcut oyuna kim biraz daha bir şeyler katabilecek, bunları değerlendirmek durumundayız. Yerel seçimlerde partimizin mevcut oyunu da aşağıya çekecek insanlarla karşımıza gelirseniz, kusura bakmayın biz de burada değerlendirmemizi ona göre yaparız. İnanıyorum ki en güvenilir adaylarla 30 Mart’ta bir kez daha zaferi milletimize hediye edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
21°
açık
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 12 Temmuz 2020
İmsak 03:40
Güneş 05:36
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:44
Yatsı 22:30
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 32 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 33 38
13. İstanbulspor 32 37
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Sheffield United 35 54
7. Wolverhampton 34 52
8. Arsenal 34 50
9. Burnley 35 50
10. Tottenham 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 36 48
12. Levante 35 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir