banner314

banner325

01.07.2020, 11:23 60

SINIFIN ÖĞRETMENİ

Eğitimdeki yeni bir tartışma ilkokul düzeyinde yetenek dersleri olarak tanımlanan bazı derslere branş öğretmenlerinin gireceği konusunda çıkan bir haber üzerine başladı.

Öğretmenliğim sürecinde katıldığım bütün zümre toplantılarında en çok önerilen konulardan biriydi bu. Sınıf öğretmenlerinin büyük kısmı bu derslere branş öğretmeninin girmesi gerektiği ile ilgili görüş belirtmekteydi. Buna yıllarca şahit olan ben, hatta zümre tutanaklarında ve kararlarında kayıt altına almış olan ben şimdi sosyal medyada yapılan tartışmaları görünce şaşırmadım diyemem. Oraya bakarsam kimse bunu istemiyor da tepeden zorla yapılıyor sanıyorum.

Başta belirttiğim gibi yetenek dersleri diye tarif edilen bu derslerde –ki yetenek konusu ayrı bir tartışma gerektiriyor- sınıf öğretmenleri kendilerinin yeterli olmadığını ve bir branş öğretmeninin bu dersleri daha verimli işleyebileceğini öne sürerek böyle bir talepte bulunurlar. Yapılan tartışmalara baktığım zaman özellikle üniversite hocalarının söylediği; sınıf öğretmenleri her branş dersini verebilecek şekilde eğitim alırlar ve o yaş grubuna uygun pedagojik bilgi edinerek mezun olurlar, şeklindedir. Öğretenler en iyisini öğrettiklerini söylerken öğrenenler de yeterli olmadıklarını söylüyor. Bu çelişkili durumun sebebi ne olabilir?

Sınıf öğretmenliği adı üzerinde düşünürsek sınıfı sahiplenmeyi kapsar. O sınıf bir guruptur ve kendine aittir. Fazlasıyla bir sahiplenme vardır. Oysa oradaki her öğrenci tek tek bir bireydir ve birbirinden çok farklıdır. Bu sahiplenme duygusunun eğitime olumlu katkısı olur mu? Öğretmenin hırsı, çalışma azmi vs. etkisi ile bireysel öğrenmelere, kişisel gelişimlere etki etmese de ortalama sınıf başarısına –günümüz şartlarında ölçülen ve geçerli kabul edilen değer- olumlu katkı yapabilir. Öğrenmelerde olmasa bile sınıfın öğrencilerinin yine ortalama davranışlarına bakıldığında sınıf öğretmeni etkisi görülebilmektedir.

Peki öğretmen çocuğun kaderi mi olmalıdır? Yaşadığımız şu süreçte anladık ki artık yüz yüze eğitim modeli geride kaldı. Eğitimde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bunu artık kabul edip değişimlere direnmek yerine değişimlerin yönüne etki etmek yapıcı bir tutum olacaktır. Önümüzdeki eğitim dönemlerinde artık çocuklar istediği öğretmenin dersine katılabilecek, bilgiyi istediği öğretmenden alabilecekken sınıf öğretmeni tanımı ve içeriği de değişime uğramalıdır.

Çocuğu okula başlayacak bir aile aman iyi bir öğretmen olsun, ilkokulu aynı öğretmende bitirsin, öğretmenin disiplinini alsın vs. telaşlarını yaşar. Sonra o öğretmen ailenin beklentilerine yanıt vermişse iyi öğretmendir ve çocuk aynı öğretmenle ilkokulu tamamlamışsa aile de kendini şanslı görür. Peki, öğretmen istediği gibi değilse? O zaman da tam tersi bir durum ortaya çıkar. Aynı öğretmenle 4 yıl geçirmiş öğrencilere baktığınız zaman öğretmenin çoğu davranışını taklit etiğini görürsünüz. Öğretmenlerine benzemeye başlarlar. Bahsettiğim iki farklı durum için düşünürseniz -iyi ve kötü örnek- bir çocuk neden başkasının kopyası gibi davransın? Eğitimden ne bekliyoruz biz?

Bu branş öğretmenlerinin derse girmesi konusu yeni bir uygulama değil. Birçok özel okulda uygulanıyor ve aileler parasını ödedikleri kurumun bu kararlarına itiraz etmiyor. Kimse benim çocuğum hep aynı öğretmenden ders alsın demiyor. Aksine o derslere bir branş öğretmeninin girmesi artı bir değer olarak görülüyor hem veli hem okul açısından. Peki devlet okullarına gelince neden bu kadar itiraz var?

Öğretmen çocuğun kaderi midir derken başka bir konuyu da vurgulamak isterim. Bir çocuk 4 yıl aynı öğretmenle eğitim almışsa bunu bir şans değil şanssızlık olarak görmelisiniz. Bir çocuğun kendi benliğini bulması için karşısında birden çok örnek olmalıdır. Herkesten öğrenilecek farklı beceriler, bilgiler vardır.  Farklı uyaranların arasından seçim yapmak çocuğun kendi benliğini sorgulamasını, duygularının farkına varmasını ve bu sayede düşüncelerini geliştirmesini sağlar. Karşılaştırma yapma, değerlendirme, karar verme, kendi seçimlerini önemseme gibi birçok kazanımı bu sayede uygulamalı olarak öğrenmesini sağlarsınız.

İlkokul düzeyinde birden çok öğretmenin varlığının o yaş grubuna uygun olmadığını söyleyenler var. Özel okul örnekleri incelenerek gerçek sonuçlar üzerine konuşmak gerekir. Ancak tek öğretmen dayatmasının altında yatan en önemli neden çocukları kontrol ve baskı altında tutma gerektiği düşüncesidir. Çocukların çok özgür kaldıklarında yeterince çalışmayacakları ve başarılı olamayacakları korkusudur. Kendi korkularımızı çocuklar üzerinde uygulamaya dökmeyelim. Yapacağımız şey çocuklara güvenmek ve onların kendine yetecek bireyler olarak hayata hazırlanmalarını sağlamaktır. Bu nedenle de onlara seçim hakkı, değerlendirme yapma hakkı tanımalıyız.

Bırakalım çocuklar her yıl yeni bir öğretmenle ilkokula devam etsin. Hatta her bir dersi başka bir öğretmenden alsın. (Bu uygulamanın da önümüzdeki dönemlerde tartışılıp deneneceğini düşünüyorum)

Değişimden korkmak, var olan alışkanlıklarımızdan vazgeçmenin zorluğundan kaynaklanır. Hepimiz aslında içinde yetiştiğimiz sistemden başkasını tanımıyoruz ve bu nedenle en iyisinin böyle olduğunu düşünüyoruz. Farklı olanları görmek, öğrenmek ve dönüşmek gerek.

İLKAY KUMTEPE/1.7.2020

Yorumlar (1)
Nilgun Karakas 1 ay önce
Ilkay hoca yine cok guzel bir yazi yazmis.Tespitleri cok dogru.Gelisim doneminde cocugun önunde farkli ornekler olmasi gerkiyor ki o da kendisini bulabilsin
29°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 11 Ağustos 2020
İmsak 04:24
Güneş 06:03
Öğle 13:14
İkindi 17:05
Akşam 20:16
Yatsı 21:48
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir