banner314

banner325

19.08.2019, 12:59 24

''Sesimi duyan var mı'' çığlığı hal devam ediyor!

Bu gün Türkiye tarihinin en acı günüdür çünkü bu kadar ölümün yaşandığı gün bu gündür.

Deprem dünya var olduğundan bu yana, yani tektonik plakalar oluştuğundan bu yana, insanlığın yanı başından hiç ayrılmamıştır ve dünya var oldukçada ayrılmayacaktır.

Depremle ilgili en güzel özet ''Deprem öldürmez, kötü yapılan binalar öldürür.''

Ben bir inşaat mühendisi olarak yirmi yıl sonra geldiğimiz bu noktanın çokta yeterli bir yer olmadığını çok iyi biliyorum.

Bunun nedenlerini kısaca yazmak isterim.

Bir kere son dönemde okullardan yetişen mühendis kardeşlerimiz çok donanımlı,bilgili şantiye eğitimli gelmiyor.

Bu gün istihdam ve buna bağlı mühendis ihtiyacı alt üst olmuş ve bunun sonucunda yetmiş üç bin inşaat mühendis işsiz durumdadır.

Yeni mezun gençler iş bulsa da aldıkları ücretler bir mühendise yakışmayan düzeydedir.

Çünkü dengeler bozulmuştur.

Yapılan inşaatlarda kesinlikle yapı denetimi bilimsel temellerde yapılmamaktadır.

Yapı denetim şirketleri tamamen evrak takip eden ve para tahsilatı yapan aracı kurum pozisyonuna düşmüşlerdir.

Çalışan mühendisler ise imza dışında hiç bir denetimin dışına düşmüşlerdir.

İnşaat işinde çalışan işçiler, kesinlikle bir kurstan veya bir eğitimden geçmeden şantiyeye gelmektedir.

Demirci ustaları yetersiz olup, projelerde hassas noktalardaki ince demir imalatlarını ihmal etmektedir.

Bunun nedeni ise ucuz iş gücüdür.

İnşaat sektöründe yerli işçiler yerine, yabancılar ve ucuz iş gücü de değil kölelik düzeyinde çalışan Suriyeliler ve yabancı uyruklular çalışmaktadır.

Üstelik bu insanların hiç bir sosyal ve güvencesi yoktur.

Bu gün İstanbul'da ve Türkiye'nin diğer şehirlerinde yapılan altı katın üstünde yapılan binalar yeterli yapı denetim hizmeti almadığı için güvenli değildir.

Olabilecek büyük İstanbul depreminde çökmeseler bile, çok büyük hasarlar ve diğer felaketlerle yüz yüze kalacaklardır.

Acil olarak yapı denetim kanunu değiştirilmelidir.

Ayrıca iki yıldır halkın gündeminde olan ve adını ''İmar barışı'' konulan ama büyük felaketlerin tuzu biberi olan bu yasa sadece para alma tuzağı olarak çıkmıştır.

En büyük hatası ise deprem güvenliği olmayan binaları da birinci derece deprem bölgelerinde bile imar barışına sokmuşlardır.

Bu binaları imar barışına sokan anlayış,ileride olabilecek depremde, can kaybına sebebiyet vermekten suçlu olarak yargı önüne çıkacaklardır.

Bu günkü yapı denetim kanunu Türkiye gerçeklerine uzak ve ihtiyaca cevap veren bir kanun değildir.

İnşaat sektöründe çalışan işçilerin mutlaka belli eğitimlerden geçirildikten sonra şantiyeye gelmeleri gerekirken, çivi çakmayı öğrenen, ben ustayım diye çalışmaya başlıyor,bunun acilen önüne geçilmesi gerekiyor.

Müteahhitlik hizmeti herkesin yapacağı bir iş olmaktan çıkarılmalı, mutlaka uzmanlık, bilgi, tecrübe ve sermaye yeterliliği olan bir sisteme dönülmelidir.

Binlerce uzman olmayan bu sektöre yabancı müteahhit sektörden uzaklaştırılmalıdır.

Mühendislik eğitiminde mutlak şantiye eğitimi öne çıkarılmalı, uyduruk defter stajlarından kurtulmanın radikal adımları atılmalıdır.

Bu gün 17 ağustos binlerce yurttaşın ve masum bebeklerin can verdiği, Türkiye'nin an acı günündeyiz.

Bu kadar acıdan ders almamış bir toplum olarak, bilime kulak verilmeli, teknik liseler ve fen liseleri arttırılmalıdır,

Bu gün ülkenin insanı bilimsel temeller dayalı eğitim sistemiyle yetiştirilmiyor.

Bunun yerine teknolojiyi inşaat sektöründe kullanabilecek donanımda işçiler,mühendisler yetiştirmek ana hedef olmalıdır.

Depremin sonucunda, ölümlerin alın yazısı, kader değil, bilimsellikten uzak binaların yapılması sonucunda olduğunu herkesin kabul ettiği gerçekçi eğitimler insanımıza verilmelidir.

Herkesin mühendis, mimar olma hedefleri zorlaştırılmalı, ara eleman dediğimiz usta ,kalfa ve sürveyanlık eğitimleride okullaşmalı, bilimselleştirilmelidir.

Uzun yazıların okunmadığını bilen ve sürekli yazan birisi olarak kısaca şunu demek istiyorum.

Bizim gibi eğitimi ve yaşamı dinselleşmiş ülkeler, doğal afetleri anlamak ve bilime yönelmek yerine kadere sığınmayı daha kolay gördüğü için bu depremden de dersler çıkaramamış ve yeni ölümlere hazır nazır beklemektedir.

Yirmi yıl önce tabutluk dediğimiz binalarda, bu günde ölümünü beklemekte olup, teknolojiyle doğal afetlere karşı çıkmak yerine inançla ve duayla karşı çıkmayı daha kolay ve uygulanabilir bulmaktadır.

Bu gün duayla ve inançla depremi önlemeye çalışmak, duayla güneşin doğudan değil, batıdan doğmasını talep etmek gibi imkansız olduğunu görmekten uzak durumdadır.

Sonuç olarak bu sistemle sağlıklı binalar ve depreme dayanıklı binalar yapmak imkansızdır.

Yapılan binalar içinde son yirmi yılda bilimsel kriterlere uygun binalar elbette yapıldı bunlar ise daha çok yoğun sermeyenin ağırlıklı olduğu binalar.

TOKİ türü ve sosyal konutlar ve klasik kar amaçlı müteahhit konutları ise güvenli olmaktan uzak, teknik eksikliklerle dolu binalar olarak depremde büyük risk altındadır.

Bu gün deprem toplanma alanlarının AVM yapılması büyük bir yanlış ve talan olarak yazılır çizilir.

İstanbul'da yapılan iki yüze yakın AVM deprem toplanma ve barınma alanı olarak kulanılabilecektir.

Çünkü bu binalar çelik, betonarme karışımı ve yüksek teknolojiyle yapılan binalar olduğu için, ayakta kalacaklardır ve evlerinden canlarını kurtaran insanların barınma alanları olarak kullanılabilecektir.

Bu açıdan AVM 'lerin o gün faydası bu olacaktır.

Bu sistem içinde sağlıklı, depreme dayanıklı binalar üretmek, genel anlamda mümkün değildir.

Ancak özel çabalar içinde sağlam binalar yapılmaktadır, onlarda ise fakir halkın ve orta gelirli insanların oturması söz konusu bile değildir.

Ne diyelim, bir kez daha 17 ağustos gibi bir felaketi yaşamamak için aklımızı başımıza alıp, bilime kulak verip, ölümün depremden değil kötü binalardan olduğunu bilerek sağlam binalar yapacak bilimsel bir Türkiye özlemini içimizde taşımak ve umutla yaşamaktan başka bir çare bu gün için görünmüyor.

Depremin akılda kalan en büyük çığlığı ''Sesimi duyan var mı'' haykırışıydı.

Maalesef hala o çığlık devam ediyor ve ülkeyi yönetenler depremle ilgili o çığlığı duymamaya devam ediyor.

  

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 02 Nisan 2020
İmsak 05:11
Güneş 06:39
Öğle 13:13
İkindi 16:47
Akşam 19:37
Yatsı 20:59
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir