Prof. Dr. Ataman: 'Özel Eğitim'de erken tanı ve müdahale önemlidir

LEFKE, ()-LEFKE Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Özel Eğitim Öğretmenliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ataman "Özel Eğitimde Erken Müdahale"nin önemine dikkat çekerek "Müdahalenin yapılabilmesi ancak anne ve babanın çocuğun farklı gelişimine...

Prof. Dr. Ataman: 'Özel Eğitim'de erken tanı ve müdahale önemlidir

LEFKE, ()-LEFKE Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Özel Eğitim Öğretmenliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ataman "Özel Eğitimde Erken Müdahale"nin önemine dikkat çekerek "Müdahalenin yapılabilmesi ancak anne ve babanın çocuğun farklı gelişimine ilişkin konulmuş olan tanıyı kabul etmesiyle mümkün olabilmektedir" dedi.

"Yaşamın ilk beş yılının büyümenin fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimin temellerinin atıldığı dönemi temsil ettiğini göz önünde bulundurmak gerekmektedir" diyen Ataman, çocukların temel kişilik özelliklerinin de 2-3 yaşta belirgin olduğunu ve bu dönemde alışılmadık biçimde hızlı ya da yavaş bir büyümenin gözlemlenmesinin, erken müdahale için büyük önem taşıdığını söyledi. Ataman “Müdahalenin yapılabilmesi ancak anne ve babanın çocuğun farklı gelişimine ilişkin konulmuş olan tanıyı kabulü ile mümkündür, bu bağlamda  yapılacak erken müdahale için gelişim kuramcılarının savundukları görüşler son derece önemli” dedi.

"YETERSİZLİĞİN TANILANDIĞI İLK GÜNLERDE MÜDAHALE EDİLMELİ"

Ataman,  0-3 yaşın çocuğun gelişiminde en kritik dönem olduğunu ve bu dönemde gelişimsel olarak risk grubunda olanları  erken doğan, düşük doğum ağırlıklı olan, alt sosyo ekonomik ve kültür özelliklerine sahip gruplardan gelen yoksul ve yoksun aile çocukları şeklinde sıraladı ve şöyle dedi: "Yetersizliğin tanılandığı ilk günlerde müdahale edilecek olursa hem ailelerin hem de çocukların gereksinimleri karşılanacak ve ortaya çıkan zedelenmelerin yetersizliğe, yetersizliğin engele dönüşmesi önlenebilecektir."

"Çocuk doğduktan sonra gözlenebilecek risk faktörlerinin zedelenme, yetersizlik, engel üçlemesine dönüşmemesi için çocuğun ciddi biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir" diyen Ataman, çocuğun değerlendirilmesini kimlerin isteyebileceğini ise şöyle sıraladı.  

"Fiziksel özellikleri açısından; Çocuk doktoru, Aile hekimi, Diş hekimi, Ortopedist, Kardiyolog. Konuşma ve dil açısından,  Konuşma-dil terapisti, odyolog, çocuk psikyatristi, Özel eğitim öğretmeni. İşitme; Odyolog, konuşma-dil terapisti, kulak-burun uzmanı, Aile hekimi, Sınıf öğretmeni. Görme; Göz hekimi, çocuk doktoru, aile hekimi, sınıf öğretmeni. Motor; iş-meslek uğraşı terapisti, çocuk hekimi, nörolog, çocupsikyatristi, özel eğitim öğretmeni, dil- konuşma terapisti. Sosyal ve duygusal; çocuk psikyatristi, psikyatrist sosyal hizmet uzmanı, özel eğitim öğretmeni, sınıf öğretmeni, odyolog, konuşma-dil terapisti."

"AİLE İLE BİRLİKTE ÇOCUK HAKKINDA KARARA VARILMASI ÖNEMLİDİR" 

Değerlendirme sürecinin; tanılama ölçümleri , standartlaştırılmış testlerle, ölçüt bağımlı ölçeklerle, ekolojik ve  alan ölçümlemeleri ile yapılmakta olduğunu belirten Ataman, disiplinlerarası incelemeyi;oyun temelli ölçümleme, çocuğun oyun ortamında sistematik gözlemle değerlendirilmesi, gelişimsel taramalar, çocuğun sağlık kayıtları, temel gelişim alanlarındaki performansı, gereksinimleri, uygun müdahalenin önerilmesi ve aile ile birlikte çalışarak çocukla ilgili karara varılması olarak açıkladı.

Ataman, “0-5 yaş arası dönemde, anne ve baba çocukları için kesin tanı konulması mücadelesi içindedir, diğer çocuklarını ve akrabalarını yetersizliği olan çocuğun durumu hakkında nasıl bilgilendirmeleri gerektiğini bilmemektedirler. Çocuğun ötekileştirilmemesi için nasıl bir söylem kullanmaları gerektiği konusunda destek gereksinimi bulunmaktadır” dedi.

Ataman son olarak özel eğitime gereksinim duyan çocuğa nerelerden destek alınması gerektiği araştırılarak,  çocukla ilgili gelecek planlamalarının yapılması gereğine dikkat çekti.

(FOTOĞRAF)

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314

banner325

banner328