banner314

banner325

banner348

Bilim Kurulu'undan salgın yönetimi önerileri

İBB Bilim Kurulu, sokağa çıkma yasağı kararının ardından özellikle İstanbul’da yaşanan sosyal mesafe ihlalleri üzerine, salgınla bilimsel olarak mücadele yönetimini hatırlatan bir açıklama yaptı.

SAĞLIK 13.04.2020, 20:03 Murat Aydın
17
Bilim Kurulu'undan salgın yönetimi önerileri

İBB Bilim Kurulu, sokağa çıkma yasağı kararının ardından özellikle İstanbul’da yaşanan sosyal mesafe ihlalleri üzerine, salgınla bilimsel olarak mücadele yönetimini hatırlatan bir açıklama yaptı. Cuma günkü sokağa çıkma yasağı açıklamasının salgın kontrolü açısından birtakım sorunları görünür hale getirdiğini belirten Kurul, şu önerlerde bulundu:


“Hasta olanların tanısının konması, onların izole edilmesi, temaslıların taranması ve yakınması olan herkese test uygulanabilmesi sağlanmalı, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonuna ağırlık verilmelidir. Toplumsal hareketliliğin kısıtlanması durumunda düzenli geliri olmayanların, günlük kazanabilenlerin, yoksulların mağdur olmamasını sağlayacak düzenlemeler getirilmelidir. Salgının yönetilmesi kurumlar arası işbirliğini zorunlu kılar. İletişim salgın yönetimi ve toplumsal kaygının azaltılmasında anahtar rol oynar.”

İBB Bilim Kurulu, İçişleri Bakanlığı tarafından 10 Nisan Cuma günü 30 büyükşehir ve Zonguldak illerinde iki günlük süre ile sokağa çıkmanın yasaklanmasının, salgın kontrolü açısından birtakım sorunları görünür hale getirdiğine dikkat çekti. Sokağa çıkma yasağının, yasağın başlayacağı saat olan gece 24:00’ten iki saat öncesinde medya aracılığıyla halka duyurulması üzerine, pek çok vatandaşın market, fırın gibi yerlere yönelmesine, bu sırada fiziksel mesafeyi korumanın mümkün olamayacağı kalabalıkların oluştuğu gözlendiği belirtildi.
 

İBB Bilim Kurulu, yasağın ilan edildiği illerdeki belediye yöneticilerinin bilgilendirilmemesinin, belediyeler tarafından sunulan hizmetlerin yeni duruma uyumlaştırılmasına olanak vermediğini belirtti. Kurul’un “salgın yönetimi ve iletişimine dair değerlendirme ve önerileri”ni paylaştığı açıklamanın devamı şöyle:
 

ALINAN KARARLAR BİLİMSEL BİR TEMELE OTURMALIDIR

“Salgın süreçlerinde alınan kararların bilimsel bir temeli olmalıdır. Virüsün enfekte kişilerden yayıldığı, sağlamları koruyacak bir aşı ya da ilacın olmadığı bilgisi, salgının kontrolü için temel stratejiyi “temasın kesilmesi” üzerine yoğunlaştırmıştır. Bu kontrol stratejisinin uygulamadaki karşılığı, çok sayıda test yaparak enfekte kişilerin saptanması, enfekte olduğu bilinen veya şüpheli olanların sağlamlardan ayrılması (izolasyon) ve toplumun geri kalanları için de temasın olabildiğince azaltıldığı düzenlemeler yapılmasıdır. Bazı ülkelerde örneğini gördüğümüz sokağa çıkmanın kısıtlanmasının temel hedefi, toplumda temasın azaltılması ve etkenin dolaşımının önlenmesidir ve bunun için uygulanan süreler etkenin kuluçka süresi, hastalık süresi, yayılma hızı gibi epidemiyolojik özellikleri dikkate alınarak belirlenmektedir. Geçtiğimiz cuma günü itibariyle uygulanan iki günlük sokağa çıkma yasağının, hastalığın kontrol stratejisinde bir yeri olmadığı gibi bilimsel bir temeli de bulunmamaktadır. Üstelik uygulanma biçimi nedeniyle kişiler arasında fiziki mesafenin ortadan kalkmasına ve salgının yayılım hızının olası artışına yol açmıştır. Salgın hastalık gibi bireylerin yüksek kaygı duyduğu bir olayda, panik oluşturabilecek sokağa çıkma yasağı dikkatle ve belirli bir hazırlık süresi bırakılarak ilan edilmeliydi. Geldiğimiz aşamada, salgın hızını yitirene kadar toplum hareketliğinin etkili biçimde kısıtlanması sürdürülmelidir. Hasta olanların tanısının konması, onların izole edilmesi, temaslıların taranması ve yakınması olan herkese test uygulanabilmesi sağlanmalı, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonuna ağırlık verilmelidir. Toplumsal hareketliliğin kısıtlanması durumunda düzenli geliri olmayanların, günlük kazanabilenlerin, yoksulların mağdur olmamasını sağlayacak düzenlemeler getirilmelidir.
 

SALGININ YÖNETİLMESİ KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİNİ ZORUNLU KILAR
 

Türkiye’deki COVID-19 olgularının yarısından fazlasının bulunduğu İstanbul ili, çoğu Avrupa ülkesinden daha fazla bir nüfusa sahiptir. Bu durum İstanbul’da salgın yönetimi süreçlerinde olabildiğince az hata yapılması gerektiği gerçeğini göstermektedir.
 

Salgın yönetimi, salgına neden olan bulaşıcı hastalığın kontrol altına alınmasını ve bu yolla toplumun sağlığını korumayı hedefleyen, merkezinde mikrobiyoloji ve epidemiyoloji bilimlerinin bilgisini kullanan, bunun yanında yönetim biliminin uygulanmasını gerektiren, aynı zamanda da toplumun sosyolojik ve kültürel özelliklerini dikkate alarak yürütülen bir süreçtir.
 

Salgınlar, rutin hizmetlerde kullanılandan daha fazla insan gücü ve finansal kaynak gerektiren durumlardır. Bu yönüyle afetlere benzeyen salgınlar, başta Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve diğer tüm kamu kurumları olmak üzere sivil toplum örgütleri dahil tüm kurumların işbirliğini zorunlu kılar. Olağandışı durumlarda kurumlar arası işbirliği, her kurumun sahip olduğu olanakları ve rolleri doğrultusunda yapılacak çalışmalardan en üst düzey verimin elde edilmesini mümkün hale getirecektir.
 

İşbirliğinin tarafları, başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere salgınla mücadelenin tüm unsurlarını kapsamalıdır. Yaşanan bu yıkıcı salgın karşısında sözü edilen işbirliği, gerçek ve güçlü bir işbirliği olmak durumundadır. İstanbul başta olmak üzere tüm illerde salgın ile ilgili tüm süreçlere belediyelerin katılımının sağlanması, karar alma süreçlerine katılımı ve olanaklarını seferber etmesinin sağlanması salgın kontrolü açısından elzemdir.
 

İLETİŞİM, SALGIN YÖNETİMİ VE TOPLUMSAL KAYGININ AZALTILMASINDA ANAHTAR ROL OYNAR
 

Salgın yönetiminde işbirliği kadar önemli bir kavram da iletişimdir. Dünya Sağlık Örgütü’nün de belirttiği gibi salgın iletişimi salgın yönetimi planının bir parçası olmalıdır.
 

Salgın iletişimi, toplumun risklerle ilgili doğru bilgilendirilmesi, riskin daha hafif ya da abartılı bir biçimde sunulmaması, şeffaf ve güvenilir bilgilendirmeleri kapsamaktadır.
 

Mesajlar basit ve kısa olmalıdır, çünkü kişiler bilginin tamamını hatırlamakta güçlük çekerler, yanlış anlama ve doğru olmayan bilgiyi doğru kabul etme eğiliminde olurlar ve bireyler eski alışkanlıklarını devam etme eğiliminde olur ve Kendi inanç değerlerine uygun bilgiyi kabul etme eğilimindedir.
 

Salgın esnasında hızlı bilgiye ulaşmak önemlidir. Ancak bilgi eksikliğinde veya kısmı bilgi esnasında spekülatif mesajlara inanma eğilimi artar. Bu genellikle söylentilerle ve dedikodu nitelikli bilginin yayılması ile sonuçlanır. Bu nedenlerle bilginin şeffaf olmalıdır.
 

Diğer bir önemli nokta “belirsizlik”tir. Belirsizlik bireyleri kaygılandırır ve gerçekçi olmayan kararlara yönlendirir. Yöneticilerin belirsizliği artıran karar vermemeleri gerekir. Sokağa çıkma yasağını son 2 saate açıklama bu belirsizliği artırmıştır.
 

Salgın sürecinde kaygımızın artışında belirsizliğin etkisi büyüktür. Belirsizliğe tahammül edebilmeyi artıracak durumlar yöneticilerin planlı ve programlı bir şekilde yasak ve kuralları toplumla paylaşmalarıdır. Ani, hızlı ve birden bire ortaya çıkan kararlar belirsizlik ile beraber kontrol kaybı oluşturduğundan bireyler kaygı ile baş etmek adına kontrolü eline almaya çalışarak kendisi ve toplum için riskli davranışlar sergileyebilmektedir.
 

Salgın iletişiminde diğer bir önemli nokta, bilgilendirmelerin süreci yöneten kişiler tarafından yapılmasıdır. Türkiye’de salgını yöneten kurum olan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan düzenli açıklamalar, toplumla iletişimin olumlu bir örneğidir ancak yine de geliştirilmesi gereken yönleri vardır.
 

Yaşanan COVID-19 pandemisinin, toplum üzerindeki etkilerinin diğer pek çok salgından daha fazla olduğu gerçektir. Toplumda ortaya çıkan kaygının tek nedeni hastalık bulaşma tehdidi değildir, kaygının ekonomik ve sosyal boyutları da söz konusudur. Tüm bu tablo göz önünde bulundurularak, kişilerin açıklanan kararların etkisi ve gerçekliği konusunda şüphe duymadığı, toplumda güven oluşturacak, şeffaf, bir süreç yürütülmelidir.”

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
açık
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 05 Mart 2021
İmsak 06:16
Güneş 07:41
Öğle 13:22
İkindi 16:23
Akşam 18:54
Yatsı 20:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 27 57
2. Beşiktaş 26 57
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 27 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 27 43
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 27 31
14. Kasımpaşa 27 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Ankaragücü 26 23
20. Denizlispor 26 21
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. M. United 27 51
3. Leicester City 27 50
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. West Ham 26 45
7. Liverpool 27 43
8. Tottenham 26 42
9. Aston Villa 25 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 27 34
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 26 30
15. Burnley 27 29
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 27 23
19. West Bromwich 27 17
20. Sheffield United 27 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20
banner344
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir