banner314

banner325

28.02.2019, 11:42 41

Mülteci sorunu üzerine

Son yıllarda çok gündeme gelmesine rağmen aslında sadece ülkemizin değil tüm dünyanın uzun yıllardır gündemini meşgul eden bir sorundur göçmenler. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi “Herkes zulüm karşısında başka memleketlerden mülteci olarak kabulü talep etmek ve memleketler tarafından mülteci muamelesi görmek hakkını haizdir.”
diyerek mülteciliği insani bir hak olarak belirtmiştir. 

Geçen yüzyıl ortalarından sonra ülkemiz yurt dışına gönderdiği işçilerin hakları için mücadele vermek zorundaydı. Onlar mülteci sayılmazdı ancak daha iyi yaşam şartları ve iş garantisi nedeniyle yurtlarını, eş, dost, akraba ve yaşam çevrelerini terk ederek kendilerine tamamen yabancı bir ülkeye göç etmişlerdi. Orada iyi bir gelire sahip gibi görünseler de çalışma şartları çok ağırdı. Üstelik ırkçı saldırıların da tehdidi altındaydılar.

Bu korkular onları yaşadıkları toplumdan uzak durmaya ve kendi içlerinde oluşturdukları kolonide yaşamaya itmişlerdi. Terk ettikleri topraklarda geride bıraktıkları gelişim ve değişim yaşarken onlar daha ileri bir medeniyette olmalarına rağmen kültürel ve düşünsel yapılarını muhafaza ettiler. Bilmedikleri bir kültüre kaynayıp kaybolma korkusu vardı. Bu korkudan en çok nasibini alan ise yine yanlarında götürmüşlerse eş ve çocukları olmuştu. Kadınlar her yerde olduğu gibi burada da baskı altında bir yaşam sürmek zorundaydılar.

1986 yapımı “Kırk metrekare Almanya” filmini hatırlayanlar vardır. Küçük köyünde bile daha geniş ve özgür bir yaşam alanı vardı belki de.  Ayrıca orada toplumun en alt tabakasını oluşturan bu işçiler, ayrımcılığı, yabancı olmanın ne demek olduğunu, ikinci sınıf insan olmanın ezikliğini hep yaşadılar. Bu ezilmişliklerini de ülkelerine geldikleri dönemlerde abartılı zenginlik gösterileri ile kapatmaya çalışırlardı. Yine hatırlayanlar bilir, Almanya’dan izne gelinir Mercedes arabayla, kılık kıyafet de düzgün. Köyde herkes imrenerek bakar. Bir de yakıştırma sıfatları vardır Alamancı… Ama ne çektiklerini kendileri bilir sadece. Şimdi bunları neden anlattığıma gelirsek bugün ülkemizde sanırım 3 buçuk milyon Suriyeli mülteci var (multeciler.org.tr sayfası verisidir).

Bunlar bir zamanlar bizim gittiğimiz gibi daha iyi iş olanağı için gelmediler. Sadece hayatta kalma mücadelesi ile bizim ülkemizdeler. Bizim onları misafir etme sebebimiz ise ülkelerindeki savaş nedeniyle tamamen insanı boyutta. Biz misafirperver bir milletiz de sadece sözde mi yoksa gerçekten de öyle miyiz? Suriyeliler ülkemize gelmeye başladığı andan itibaren farklı sesler yükselmeye başlamıştı toplumda.

Özellikle insanların birbirini hızla etkilediği ve düşünmeden galeyana getirildikleri sosyal medya ortamlarında her tür yorum yapılıyordu. Kimi onlara sahip çıkmak gerektiğini söylerken kimi de ülkelerine geri dönsünler biz kendimizi zor besliyoruz diyordu. Aslında ülkenin bulunduğu durum ortadaydı ve kendi ekonomik sıkıntılarımızın içine bir de beslemek zorunda olacağımız yabancı bir halkı almak istemiyordu insanlarımız.

Bir kısmı da kendi topraklarını savunmaktan kaçmış insanların bizim ülkemize bir faydası olmayacağı görüşündeydi. Bunların düşünülüp konuşulması gerekir elbet ama konu sosyal medya ortamlarında bilinçsizce tartışılmaya başladığında toplumda kin ve nefret söylemlerini arttırır ve her iki toplum için de hoş olmayan sonuçlar yaratır. 

Mültecilerin bir kısmı bizim ülkemize yerleşirken bir kısmı da batı ülkelerine geçiş yolunda büyük riskler almışlar ve acı kayıplar yaşamışlardır. Ülkemize yerleşenler açısından bir değerlendirme yaparsak; bizim Avrupa ülkelerine gönderdiğimiz işçilerden daha kötü durumdalar çünkü hayatta kalmak için önlerine sunacağımız her şarta razı olmak zorundalar. Bu nedenle ucuz iş gücü olarak kullanılmaları en yaygın görülen sorunlardan biridir.

Kötü çalışma koşullarında, güvencesiz işlerde çalışıyorlar. Geçindirmek zorunda oldukları aileler, çocukları var. Kadınlarını ve çocuklarını kendi ülkelerindeki tehlikelerden kaçırıp getirmişken yabancı bir ülkede kaybetmeyi istemiyorlar.  Bizim Alamancılar gibi geldikleri topluma entegre olamıyorlar. Bir gün geri dönme umudundalar.

Kendi içlerinde bir kapalı grup olamıyorlar çünkü kampların haricinde dağınık yaşıyorlar. Tabii ki içinde yaşadıkları toplum da onlara katlansa bile çok kaynaşma niyetinde değil çünkü bir an önce ülkelerine dönmelerini istiyorlar.

Burada büyük bir toplumsal sorunun eşiğinde olduğumuz fark edilerek önlem alınmalı. Yoksul halk kendi gibi yoksul ve yardıma ihtiyaç duyduğu başka bir halkı misafir eder. Ancak bir süre sonra paylaşım sorunu ortaya çıkar ve yoksul yoksulun düşmanı olur. Mültecilere kendilerinde daha fazla hak tanındığını gören ya da böyle olduğunu düşünen insanlar onlara karşı düşmanlık beslemeye başlar. Mülteciler konusunda bu sürecin iyi yönetilmesi ve yaklaşan tehlikenin erken farkına varılması gerekir. Aksi takdirde aşırı ırkçı bir akıma toplumun sürüklenmesi kaçınılmazdır.

Birlikte yaşamak zorunda kaldığımız mülteciler ile kültür alış verişi kaçınılmazdır. Bu alış veriş medeniyet yönünde olabileceği gibi geriye doğru bir gidiş de olabilir.  Bu yazımda genel sorunları ele aldım. Çok uzun olmaması için mülteci kadın ve çocuklar bölümünü de ikinci bir yazı ile dile getireceğim. Konu ile ilgili araştırma süreci gibi yazma süreci de insanı zorluyor.

Süreci yaşayanların neler yaşadıklarını ancak kendileri anlayabilir. Ama hiç de kolay olmadığını biz de anlayalım istedim. İLKAY KUMTEPE / 28.02.2019
Yorumlar (0)
24°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:43
Güneş 05:37
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:43
Yatsı 22:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir