istanbul escort

beylikdüzü escort

banner314

banner325

30.01.2017, 12:41

Kemalizm yol ayrımında

Ülkemizde taraftar kitlesi bulunan siyasetler çok çeşitli olmakla birlikte, gelişmeler, milletin uzak olmayan bir gelecekte ve son tahlilde iki ana grupta toplanacağını gösteriyor. Bunlardan biri, tek adamda temsil edilen otoriter gerici Türk milliyetçiliği, diğeri ise demokrasi cephesidir. 

Öyle görünüyor ki, gerici Türk milliyetçiliğinin başında AKP bulunacak. Gerçi bu parti milliyetçilikten çok İslamcılık ideolojisi ile yoğrulmuştur fakat iktidarını sürdürmek için bu ideolojinin yetmediği anlaşıldı. İslamcılık kadar gerici olan kadim Türk milliyetçiliğine yaslanmak, başkanlık rejimini getirmenin de bir aracı sayıldı. Bu konuda AKP ile MHP’nin yönetici kesimi beklenmedik biçimde tek politikada buluştu. MHP eskiden “Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman”dı. Eskiden Hira Dağı kadar Müslüman olan AKP, şimdi aynı zamanda Tanrı Dağı kadar Türk’tür!

Hiçbir ilkesinde sebat etmeyen yalnızca kendisini iktidarda tutacak politikalara odaklanan AKP, anayasa referandumunda istediği sonucu alabilmek için karşısında yer alan bütün güçleri “Bölücü” olarak yaftalıyor. Yaratılmasında kendi katkısı büyük olan verimi bir “maden” bulmuştur. Bu suçlama ile HDP dışındaki güçleri yanına çekmek istiyor. İlkesizlik o dereceye varmıştır ki, hikmeti vücudu Kemalist modernleşme ile hesaplaşmak olan AKP’nin geçici başbakanı, Kürt sorunu konusunda CHP’yi Tek Parti dönemi anlayışına sahip çıkmaya çağırıyor!

Şüphesiz ki bunda ibret alınacak önemli bir ders vardır… 


CHP içinde ve dışında kalan Atatürkçüler bu çağrıya nasıl yanıt vereceklerdir? Vatan Partisi, Kürt sorununda masayı devirmesinden başlayarak Erdoğan’a çok yaklaşmış bulunuyordu. Bugünkü politikasında da anayasa oylamasında Kürt siyasi çevrelerini Hayır cephesinden tecrit etmeye çalışıyor. CHP yönetimi içinde de HDP ile hayır cephesinde yan yana gelmekten ürken bir hava görülüyor. 

Referandumun şimdiden tahmin edilebilecek sonuçları yarı yarıya iken, “Hayır” diyecek olanların bir kısmını cepheden dışlamak Tayyip Erdoğan’ın amaçlarına yardım etmektir. Ne yazık ki ona yardım eden bir sürü olgu vardır ve AKP kurmayları bunları fütursuzca ve ustaca kullanıyorlar. 

Bu kutuplaşmada Kemalistlerin yeri neresi olacaktır? Bu konuyu ele alırken öncelikle Kemalistler kimlerdir ve Kemalistlerin ne istiyor sorularını yanıtlamak yerinde olur. 


Tek Parti döneminden beri Kemalizm veya Atatürkçülük bir hayli evrim geçirdi. Değişen dünya ve Türkiye koşullarına göre değişim yaşamasaydı hiç kuşku yok ki bu güne ulaşamazdı. Onun karakterini oluşturan ilkeler Anayasaya 1937’de yazılan 6 Ok’ta belirtilmiş olmakla birlikte bunların bir kısmı zaman içinde yeniden yorumlandı. 1960’tan sonra Kemalistler, yalnız Demokrat Parti’nin değil, Tek Parti dönemindeki uygulamalardan da dersler çıkararak politikalarını yenilediler.

Kurtuluş Savaşı’nın bağımsızlık politikalarını yeniden hatırlatarak Türkiye’nin Amerikan üssü haline getirilmesine karşı çıktılar, eğitimin ve toplumun muhafazakârlaştırılmasına itiraz yönelttiler, karma ekonomiyi savunarak büyük sermayenin egemenliğine karşı orta sınıfların çıkarlarını dile getirdiler. Seçimlerde sağcıların oyların çoğunluğunu toplama ihtimaline karşı bu muhtemel gelişmeyi anayasada yer verdikleri kuvvetler ayrılığı ile dengelediler. Atatürkçülüğe en çok vurgu yapan, buna karşılık yarı faşist bir yönetime karşı çıkan Kemalistlere ölümcül darbeler indiren Evren rejimini bu akımın dışında tutuyoruz. 

Parti 1965’te İnönü döneminde yeni büyük bir değişime uğrayarak siyasi yelpazedeki yerini “Ortanın solu” olarak belirledi. Daha sonra CHP Avrupa sosyal demokrat partilerinin programlarını içselleştirdi, Ecevit’in DSP’sinde ise “Demokratik Sol” olduğunu ilan etti.
 

Kürtlere karşı politika da eskisi gibi devam edemezdi. Bu nedenle Erdal İnönü’nün genel başkanlığı dönemimde ayrılıkçı bir hareketin önüne geçme kaygısıyla Kürt siyasetçiler partiye alındı ve bunlar Meclise sokuldu. Esasına bakılırsa, Kemalizm’in doğuş dönemi olan Kurtuluş Savaşı içinde Türk-Kürt kardeşliğine birçok kez ve bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından vurgu yapılmış ve 1921 Anayasasında Kürt haklarına karşı ilkesel bir duruş sergilenmişti. Bu politikalar bölünme korkusu yaratmadığı gibi, birliğin gereği olarak görüyordu. 

YOL AYRIMI


Kemalizm günümüzde bir yol ayrımındadır. Ya Kürt talepleri karşısında hükümet politikalarını savunacak, ya da günümüz Türkiye ve dünya şartlarında kendisini yenileyerek demokrasi cephesi içinde yer alacaktır. Değilse Kemalizm, gerici bir karakter kazanarak Türkiye’nin demokratikleşmesinin önüne konulmuş yığınağın bir parçası olacaktır. Bir kısmı CHP’den ayrılmış veya yönetim dışında kalmış unsurlarla bazı köşe yazarlarının CHP hakkında kopardıkları fırtınanın asıl nedeni budur. Kullandıkları suçlayıcı dilin aydınların bir kısmını etkilediği de görülüyor. 

Öyle anlaşılıyor ki AKP, hem tek adamlı ve tek partili 1930’lu yılların yönetim biçimi hem de o dönemin Kürt politikasını devralmak istediğini anlatarak Kemalistleri

Tayyip Erdoğan’ın planlarına razı ermek istiyor. Tek Partili dönemle Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı sistemi arasında tek benzerlik, bu ikisi olacaktır. Hem sınıfsal özellikleri, hem de tasarladıkları medeniyet projeleri taban tabana zıttır. Kemalistler bunun farkındadır ve bu nedenle Kenan Evren’le aralarına kurdukları mesafeyi Erdoğan’la aralarına da koymaktadırlar. 

Fakat bu durum, önümüzde aşılmaz bir duvar gibi dikilen bir sorunu ortadan kaldırmıyor. Atatürkçülerin, şiddeti dışlayarak Kürt sorununu çözme konusunda bir programları yok mudur? Varsa bu program nedir? 


Atatürkçülük bir yol ayrımındadır. Atatürkçüler, ya Kürt sorunu da içinde olmak üzere demokratik bir program ilan edecektir, ya da geleceğin demokratik Türkiye’sinde yaşama şansını iyice yitirecektir. 
Yorumlar (0)
13°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 15 Aralık 2019
İmsak 06:43
Güneş 08:15
Öğle 13:04
İkindi 15:23
Akşam 17:44
Yatsı 19:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 15 24
7. Alanyaspor 15 23
8. Malatyaspor 14 20
9. Göztepe 15 20
10. Denizlispor 14 18
11. Gençlerbirliği 15 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Çaykur Rizespor 15 17
14. Kasımpaşa 15 15
15. Konyaspor 14 14
16. Antalyaspor 15 13
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 15 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Erzurum BB 15 27
3. Akhisar Bld.Spor 14 25
4. Menemen Belediyespor 15 25
5. Bursaspor 14 23
6. Fatih Karagümrük 15 23
7. Ümraniye 14 22
8. Keçiörengücü 14 22
9. Altay 15 20
10. Balıkesirspor 14 19
11. Giresunspor 15 19
12. İstanbulspor 15 18
13. Adana Demirspor 15 18
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 15 11
17. Adanaspor 15 9
18. Eskişehirspor 15 5
Takımlar O P
1. Liverpool 17 49
2. Leicester City 17 39
3. Man City 16 32
4. Chelsea 17 29
5. Sheffield United 17 25
6. M. United 16 24
7. Wolverhampton 16 24
8. Tottenham 16 23
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 17 22
12. Burnley 17 21
13. Brighton 16 19
14. Bournemouth 17 19
15. West Ham 17 19
16. Everton 16 17
17. Aston Villa 17 15
18. Southampton 17 15
19. Norwich City 17 12
20. Watford 17 9
Takımlar O P
1. Barcelona 16 35
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Atletico Madrid 17 29
5. Real Sociedad 17 28
6. Getafe 16 27
7. Athletic Bilbao 17 27
8. Valencia 16 26
9. Granada 17 24
10. Osasuna 17 23
11. Levante 17 23
12. Real Betis 16 22
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 17 19
16. Eibar 17 16
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 17 10
20. Espanyol 16 9