banner314

banner325

06.03.2019, 12:43 30

Kadın ve çocuk mülteciler

Önceki yazıda genel olarak mülteci sorununu ele almıştım. Her zaman olduğu gibi kadın ve çocuk olmanın zorlukları genel olarak yaşanan zorluklardan daha fazladır. Ve her zaman daha ağır şartlar onlar içindir. Hep korunmaya muhtaç gördüğümüz ve korunması gerektiğinden bahsettiğimiz kadınlar ve çocuklar…

Kültür, din, ahlak, hukuk gibi bütün kurallar zayıf ve güçsüz olanı korumak üzerine kuruluyken ve herkes onların korunması gerektiğini söylerken neden koruyamadığımız ciddi bir sorudur.

MÜLTECİ ÇOCUKLAR

Şimdi genel bir mülteci sorununun ötesinde mülteci çocuklar meselesi vardır. Çocuklar bu süreçte ağır travmatik durumlarla karşılaşmış ve karşılaşmaya da devam etmektedirler. Savaş görüntülerine şahit olmuşlar. Göç sürecinde bir sürü olumsuz durumla karşılaşmışlardır. Ama şu an da başka travmatik olaylara maruz kalabilmektedirler.

Türkiye Milli Pediatri Derneği Genel Koordinatörü Kerem Hasanoğlu’nun paylaştığı rakamlara göre;

* Türkiye’ye sığınan her dört mülteci çocuktan üçü, ailesinden birini savaşta kaybetti.

* Üç çocuktan biri fiziksel şiddete uğradı.

* Üç çocuktan ikisi, ailesinden bir yakının fiziksel şiddete maruz kaldığını kendi gözleriyle gördü.

* Çocukların yüzde 35’i travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor.

* Yüzde 49’u depresyonla mücadele ediyor.

Çocuklar tanımadıkları bir ortamda ne olduğunu anlamlandırmaya çalışırken durumun geçici olduğunu kavrayamazlar. Hayatlarının bir gün düzene gireceği ya da ülkelerine geri dönecekleri umudunu taşımayabilirler. Aileleri onların zarar görmelerine engel olmak için onlara katı sınırlar koyabilir. Bu nedenle de bulundukları çevrede arkadaş edinme, sosyalleşme davranışı gösteremezler. Çünkü kendilerini korumaya almışlardır. Özellikle de kız çocuklarının ev dışında bir yerlerde bulunma şansları olmayacaktır.

Yukarıdaki verilere bakınca bile bu çocukların sağlıklı bir geleceğe sahip olmaları için alınması gereken ne kadar çok önlemin olduğunu anlıyoruz.

Mülteci çocukların bir kısmı okula gitmiyor ve eğitim almayan bu çocuklar daha ne kadar bu ülkede kalacakları belli olmadığı için toplumumuzun geleceğini tehdit eden önemli bir sorundur. Çocukların bir kısmı ailesinde başka çalışan olmadığı ya da geçim sıkıntısı yaşamaları nedeniyle çalışmak zorunda. Çocuk işçiliği ve çocukların sömürülmesi önemli tehlikelerden biridir. Ailesiz ya da sahipsiz çocukların istismar ve şiddete maruz kalmaları haricinde yasal olmayan işlerde kullanımı da büyük risklerden biridir. Bütün bunlar toplum yapımızı değiştirecek önemli etkenlerdir ve konu ile ilgili gereken tedbirlerin alınması gerekir.

Kız çocuklarının erkek çocuklarına göre daha dezavantajlı olması muhtemeldir. Çünkü zaten kadınlara yönelik olumsuz koşulların mevcut olduğu bir kültür yapısı olan ülkeden gelen aileler yabancı bir ülkede kız çocuklarına daha fazla baskı yaparak çıkacak sorunları baskılayabileceğini düşünür. Ayrıca kız çocuklarını korumak amacıyla erken evliliklere göz yumacaklardır.

MÜLTECİ KADINLAR

Kadınlar, bizim gibi erkek egemen toplumlarda zaten fazlası ile ezilirken bir de mülteci kadın olduklarında yükleri kat kat artmaktadır. Ülkemizde kadın olmanın zorluklarını daha önce başka yazılarımda dile getirmiştim. Suriyeli kadınlar bizim kadınlarımızdan daha zor şartlarda yaşıyor.

“Geleneksel ve ataerkil bir yapı sergileyen Suriye toplumunda, kadın- erkek ilişkileri, kadın ve erkeğin toplumdaki ve aile içindeki yeri incelendiğinde, toplumsal düzen ve yapının kadınların aleyhine işleyen bir şekilde düzenlendiğini görmekteyiz. Bu mekanizmanın en bariz şekilde; evlilik kararı, evlilik töreni, aile yaşamı, çocuk sahibi olma ve çocuk sayısı kararı, evlilik hayatında alınması gereken önemli kararlar, çocukların hayatı ve geleceği için alınan kararlar, boşanma kararı gibi sayabileceğimiz pek çok konuda kendini gösterdiğini ve kadının bu konularda nerdeyse hiç söz hakkının olmadığını söyleyebiliriz. Bu duruma verilebilecek en güzel örnek ise şüphesiz Suriye Arap Cumhuriyeti’nde dinin referans alınarak erkeklere dört eşle evlenme hakkının yasal olarak tanınmasıdır.” Bu cümleler Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi Nisan 2018 sayısında yayınlanan bir makaleden alınmıştır.

Yukarıdaki paragrafa bakarsak ülkemizdeki kadınlardan daha kötü şartlarda yaşayan bu kadınlar ülkemize geldiklerinde daha iyi şartlara sahip olacak algısı oluşabilir ancak o kadınlar mülteci olmanın zorlukları çerçevesinde toplumla bir bağ kuramayacaklar ve yaşadıkları zor hayata devam edeceklerdir. Bu kadınlar ülkemizde de küçük yaşta kuma olarak başka ailelerin içine girebilecektir. Göç olmadığı halde Karadeniz Bölgesi’nde Rusya’nın dağılma sürecinde yaşanan aile dramlarını unutmuş değiliz. Aynı şey Suriyeli kadınlar açısından olmayacağını düşünmek çok iyimserlik olur. Bu kadınların kuma olarak Türk ailelere gelin alınacağını, kendilerinden yaşlı insanlarla evlendirileceklerini, kadın tüccarlarının eline düşmeyeceğini söyleyebilir miyiz?

Mülteci kadınların en çok karşılaştığı sorunlar, aynı çocuklarda olduğu gibi şiddet ve cinsel istismar, tecavüz olarak karşımıza çıkmaktadır. Nasıl misafirperver bir milletiz ki en zayıf olanları ezerek bunu gösteriyoruz.

Suriye toplumunda yaygın olan çok eşlilik ve erken yaşta kız çocuklarının evlendirilmesi sorunu ilkemizdeki mülteciler arasında da devam etmektedir. Ama bizim toplumumuzda da bazı bölgelerdeki töre gereği kadının ikinci sınıf insan olarak görülmesi ve evlilik-boşanma gibi konularda söz hakkının olmaması, kadınların okullardan alınarak erken evliliğe yönlendirilmeleri sorunlarımızı çözememişken böyle bir kültürün şırınga edilmesiyle olumsuz şartların artacağı endişesi duyulmalıdır. Yani mülteciler bulundukları ortama uyum sağlayacakken bulundukları ortam mültecilere uyum sağlayarak kadınlar açısından olumsuz koşulların yaygınlaşmasına neden olabilir. Kadınlar açısından olumsuz koşulları ortadan kaldıracak en önemli unsur yasal düzenlemedir. Çok eşlilik ve erken yaşta evlilik konularında sert yaptırımları olan yasal düzenlemeler yapılmazsa kadınlarımız açısından cumhuriyetin kazanımlarını kaybetmemiz işten bile değildir.

Mülteci kadınların bir meta gibi görülmesi ve her tür istismara maruz kalmaları en çok karşılaştıkları sorunlardan biridir. Birçok araştırmada mülteci kadınların karşılaştığı sorunların başında cinsel istismar, tecavüz, fuhuş yer alıyor. Yine kadınların kaçıştan önce kendi ülkelerinde, kaçış sırasında ve sığındıkları ülkede askerler, haydutlar, insan tacirleri, otorite sahibi kişiler tarafından bu kötü durumlara maruz kalabilecekleri belirtilirken hayatta kalabilmek için fuhuşa zorlandıkları da belirtilmektedir. (UNHCR’nin ve MAZLUMDER’in raporları) Mülteci kadınlar ve küçük yaştaki kızlar çoğu zaman komisyoncuların aracı olduğu, başlık paralarının alındığı imam nikâhı adı altında evliliklerle istismar edilmektedir.

Ne acı ki o kadınları ikinci eş olarak alarak onlara iyilik yaptıklarını söyleyenler de, küçük yaşta kızları başlık adı altında alanlar da satanlar da, kuma olarak verenler de imam nikâhı kandırmacası ile ve İslam gölgesinde bunları yapıyorlar. Bir din nasıl olur da bir cinsiyeti diğerinin kölesi yapar? Bir cinsiyet kendine dini kalkan yaparak diğer cinsiyete eziyet eder?

Savaş her haliyle acıdır. Ancak kadın ve çocuklar için daha acıdır. Mülteci kadın ve çocuklar erkek şiddetini savaş durumunda daha yoğun yaşıyorlar. Savaşın en ağır bedelini güçsüz ve zayıf olanlar ödüyor her zaman.

İLKAY KUMTEPE/6.3.2019


 
Yorumlar (0)
25°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:43
Güneş 05:37
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:43
Yatsı 22:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir