Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde DP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Özal'ı kabul etti. Özal, görüşme çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 15-16 Ocak 2011 tarihinde Demokrat Parti'nin kongresinde Tansu Çiller aday değilse genel başkanlığa aday olduğunu söyledi.

DP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Özal, Başbakan Erdoğan'la basına kapalı gerçekleşen yaklaşık 40 dakikalık görüşmenin ardından Başbakanlık Çalışma Ofisi'ndeki basın merkezinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, ''Başbakan Erdoğan ile neler konuştunuz?'' sorusu üzerine Özal, ''Özel bir görüşmeydi. Ben de Ankara'daydım. Bugün saat 17.30'da çağırdılar, geldim'' dedi. 
Ankara'da DP'nin Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısının yapıldığını ve 15-16 Ocak 2011'de kongre kararı alındığını anımsatan Özal, buraya geleceği için GİK toplantısına da katılamadığını söyledi. Özal, ''Sizi Başbakan mı çağırdı? Babanızla ilgili konular gündeme geldi mi?'' sorusuna, ''Evet. Babamla ilgili bir şey değil, özel'' yanıtını verdi. 
Bir gazetecinin, ''DP kongreye gidiyor. Tansu Çiller yeniden siyasete dönüyor mu?'' sorusuna ise Ahmet Özal, şu yanıtı verdi: 
''Tansu Çiller'in yeniden siyasete dönüp dönmeyeceğini bilmiyorum. Onu kendisi takdir edecektir. Adaylığım konusunda aynı yerdeyim. Tansu Çiller aday olursa aday olmayı düşünmem. Çünkü Tansu Hanım bu partinin hem genel başkanlığını hem de başbakanlık yapmıştır. Onun karşısında aday olmak benim siyasi terbiyemle bağdaşmaz. Ama kendisi bunun kararını belirler. Eğer Tansu Çiller aday olmazsa, ki bunu yarın öbür gün açıklayacaktır eminim, her ne açıklarsa kararına hepimizin saygı duyması gerekir. O olmazsa ben aday olacağımı açıklamıştım. Ocak 15'te kongremiz var. Tansu Çiller aday değilse, genel başkanlığa adayım.''
'Tansu Çiller ile görüşecek misiniz?' sorusu üzerine Özal, ''Şu anda öyle bir kararım yok, ama ileriki günlerde olabilir. Kongreye bir ay var. Başka adaylar da çıkabilir, çıkmayabilir'' dedi. 
''Medyaya dönmeyi düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine ise Özal, ''Hem siyaset hem medya olmaz. O çok zor. O işler biraz uluslararası büyük firmaların işi olmaya başladı'' diye konuştu.
TURGUT ÖZAL'IN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN İDDİALAR
Ahmet Özal, bir gazetecinin, ''Turgut Özal'ın vefatına ilişkin Devlet Denetleme Kurulu'nun ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması ne aşamada?'' sorusu üzerine şunları söyledi:
''İkisi de devam ediyor. Şu anda bizim de tanımadığımız, bilmediğimiz, daha sonradan çıkan şahitlerin çağrıldığını duyduk. Hatta bazı gönüllü şahitlerin gelmeye başladığını duyduk. Tahmin ediyorum, hem suikast hem de vefatla ilgili çalışmalar 6 ay daha devam eder. Çok derinleştiğini gördüm. İyi bir çalışma yapılıyor. Hatta bu çalışmalar sadece rahmetli babamla ilgili değil. 1993 yılıyla ilgili. Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu gibi 1993 yılını kapsayan enteresan olayların ve önemli insanların, failimeçhullerin tamamına doğru gidiyor. 1993 ile 1998 arası. Zaten 93 yılı bana göre bu işin başlangıcı açısından en önemli yıldır. 99 yılına kadar bu karanlık yıllar devam ediyor. Bir kutu açıyorsunuz, öteki çıkıyor, öbür kutuyu açıyorsunuz, öbür kutu çıkıyor gibi. Birbirine bağlı olarak çıkıyor. Çalışmalar iyi gidiyor, memnunum.''
Özal, ''Babanızın vefatı ile ilgili soruşturmada kısa sürede sonuç elde edileceğini umuyor musunuz?'' sorusuna da, ''Suikast ile ilgili sonuçların daha çabuk çıkacağı kanaatindeyim, vefatıyla ilgili konular biraz daha uzun zaman alabilir ama bunun da çok uzun süreceğini düşünmüyorum. 6-8 ay gibi bir süredir. Kennedy'nin suikast olayının çözümü 35 yıl sürdü. 35 yıl sonra failler ortaya çıktı. Bazen erken, bazen geç çıkar, ama sonuçta çıkar. Hiçbir şey gizli kalmaz, özellikle bugünün teknolojisinde. Eskiden konuşamayan, korkan insanların bugün rahatlıkla konuşuyor olmaları, bizim tanımadığımız insanların ortaya çıkması işi hızlandıracak gibi geliyor bana'' yanıtını verdi.
Özal, babası Turgut Özal'ın mezarının açılıp açılmayacağına savcılığın karar vereceğini söyledi. 'Tanıklar kim, neden bu kadar zaman beklemişler?' sorusu üzerine Ahmet Özal, ''Ben tanımıyorum. O dönemlerde değişik kurumlarda çalışan insanlar sanıyorum. Tabii o dönemde insanlar belki konuşmaya, ortaya çıkmaya korkmuş olabilir. Bugün daha rahat bir ortam olduğunu düşünüyorum, insanlar daha rahat konuşabiliyor. Eşref Bitlis olayının önümüzdeki 1-2 ay içinde çözüleceğini düşünüyorum. Önemli bilgiler geldiğini öğrendim. O gün konuşmayanların bugün konuşmasıyla hızlanan bir proses bu'' diye konuştu. Ahmet Özal, Başbakan Erdoğan ile görüşmesinde bu konuların gündeme gelmediğini kaydetti.