banner314

banner325

Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ: Koronavirüs aşısı en erken yıl sonunda hazır olur

TÜBİTAK tarafından koronavirüse yönelik aşı geliştirilmesi için kurulan 'İnaktif Covid-19 Aşısı Geliştirilmesi' projesinde görevli olan Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ, aşı çalışmalarında en erken yıl sonunda sonuca ulaşılabileceğini...

GÜNDEM 03.04.2020, 09:42
5
Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ: Koronavirüs aşısı en erken yıl sonunda hazır olur
TÜBİTAK tarafından koronavirüse yönelik aşı geliştirilmesi için kurulan 'İnaktif Covid-19 Aşısı Geliştirilmesi' projesinde görevli olan Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ, aşı çalışmalarında en erken yıl sonunda sonuca ulaşılabileceğini belirterek, önemli uyarıda bulundu. Yeşilbağ, "Eğer hiçbir şekilde sınırlandırma yapamazsanız milyonlarca insan etkilenebilir ve milyonlarca insan ölebilir ama sınırlandırmaları ne kadar sıkılaştırırsanız o zaman etkilenen insan sayısı o kadar azalacaktır" dedi.
Çin'de ortaya çıkan ve dünya geneline yayılan koronavirüse karşı tüm ülkeler sıkı tedbirler alırken birçok ülke de aşı geliştirmesi için çalışmalarına başladı. Türkiye'de de TÜBİTAK tarafından koronavirüse yönelik aşı geliştirilmesi için 'İnaktif Covid-19 Aşısı Geliştirilmesi' projesi oluşturuldu. Proje kapsamında oluşturulan konsorsiyumda Bursa Uludağ Üniversitesi, Konya Selçuk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Veteriner fakültesi öğretim üyeleri çalışmalarını sürdürüyor.
'ÇOK HIZLI GELİŞTİĞİ ZAMAN SAĞLIK SİSTEMİNİ FELÇ EDEBİLİYOR'
Konsorsiyumda bulunan Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ ise salgınla mücadelede yapılması gerekenler kapsamında bilgiler verdi. Salgının hızlı yayılmasının, virüsle mücadelede zorlaştıran faktörlerden bir tanesi olduğunu ifade eden Yeşilbağ, mevcut verilerin ele alındığında hastalığın ne zaman sonlanacağıyla ilgili birtakım öngörüler ortaya koymanın zor olduğunu söyledi. Yeşilbağ, "Ama bizim epidemiyoloji olarak hesaplayabildiğimiz şöyle bir durum var. Muhtemelen toplumun yüzde 65 ile 75'i bu virüsle tanıştıktan sonra salgının kendiliğinden gerileme veya durma noktasına geleceğini tahmin ediyoruz. Bu sürecin ne kadar hızlı olacağı ve ne kadar zamana yayılacağı çok önemli. Çünkü çok hızlı geliştiği zaman sağlık sistemini felç edebiliyor. Bu da asıl kayıpların nedenini oluşturan faktör" dedi.
'HASTALIĞI YÜZDE 100 ORANINDA TEDAVİ EDEN İLAÇ TESPİT EDİLEMEDİ'
Hastalıkla nasıl mücadele edileceği konusunda da bilgiler veren Prof. Dr. Kadir Yeşilbağ, "Burada iki noktaya değinmek lazım. Birincisi biyogüvenlik tedbirleri. Yani bizim sosyal mesafeyi koruyabilmemiz. Aynı zamanda el hijyeni başta olmak üzere bireysel hijyene uymamız gerekiyor. İkinci nokta ile medikal uygulamalardır. Medikal uygulamaların da çeşitli şekillerde yapıldığını görüyoruz. İlaç tedavisi, plazma tedavisi ve aşı uygulamaları. İlaç tedavisi ile ilgili olarak bu virüsü yüzde 100 oranında tedavi eden bir ilaç henüz tam olarak tespit edilemedi. Ancak bazı ilaçlarda laboratuvar ortamında umut veren gelişmeler teyit edildi. Klinik olarak da belirli başarılar sağlandı. Plazma tedavisi ise kabaca, hastalığı geçiren ve iyileşen insanlardan kanın plazma kısmı yani sıvı kısmı ayrıldıktan sonra kritik durumda olan bu hastalara bu plazmanın verilmesi yoluyla tedavi edilmesidir. Bu şu an en reel yaklaşımlardan birisi ama riskleri de beraberinde taşıdığını biliyoruz. Üçüncü olarak da aşı uygulamaları geliyor. Tüm dünyada çok değişik aşı çalışmaları var. Bu aşılarda özellikle pandemi durumlarında uygulanacak en reel yöntem. Bu hastalardan alınan virüsün çoğaltılması, değişik kimyasal yöntemlerle öldürülmesi sonra belirli bir formulasyonla sağlıklı bireylere aşı olarak kullanılması" diye konuştu.
AŞININ, EN ERKEN BU YILIN SONUNDA ÜRETİLMESİ ÖN GÖRÜLÜYOR
Aşının ne zaman kullanıma hazır olacağı şeklinde soruların çok sık sorulan sorulardan biri olduğunu ifade eden Yeşilbağ, "Aşı çalışmalarındaki birinci kriter aşının güvenilirliğidir. Yani kullanılacağı insanlar için zararsız olması gerekiyor. Aksi takdirde koruma sağlayalım derken istenmeyen birtakım etkenler doğurmuş olursunuz. Böyle ölüm oranı çok düşük olan bir hastalık için zararsızlığı henüz gösterilmemiş bir aşının kullanıma konulması söz konusu olamaz. Dolayısıyla birkaç ayda bir aşının geliştirileceğini kullanıma alınacağını beklemek çok gerçekçi görünmüyor. Ama zannediyorum önümüzdeki bir yıl içerisinde veya bu yılın sonuna doğru aşı ile ilgili somut gelişmelerin sahaya indiğini görebileceğiz" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYEDE AŞI ÇALIŞMALARIMIZ HIZLI ŞEKİLDE DEVAM EDECEK'
Türkiye'de salgının başlamasından itibaren bu konudaki aksiyonların devreye alınmaya başlandığını söyleyen Prof.Dr. Yeşilbağ, "Özellikle TÜBİTAK inisiyatifinde bir platform oluşturuldu. Mücadele yöntemlerinin tamamını kapsayacak bir çalışma pratiği oluşturuldu. Yani hem ilaç hem plazma tedavisi hem de aşı geliştirilmesiyle ilgili çalışmalar başlatıldı. 14 proje şu anda devreye alındı. Dolayısıyla Türkiye'de aşı geliştirme ile ilgili çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam edecek. Viroloji uzmanları tarafından virüsü üreterek yapılması gereken çalışmalar olduğu için bizler de katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu proje bir konsorsiyum şeklinde yürütülüyor. 3 üniversite bu çalışmanın içerisinde, bir de kamu enstitüsü var. Kamu enstitüsü laboratuvar ortamının bulunduğu bir kurum. İstanbul'da yer alıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi, Konya Selçuk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Veteriner fakültesi öğretim üyeleri bu projede yer alıyorlar. Bu şekilde koordinasyon şeklinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'DE VAKA ÖLÜM ORANI YÜZDE 1,5 CİVARINDA'
Koronavirüse karşı sıkı tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çizen Yeşilbağ, "Bununla ilgili çok önemli örneklerimiz var. Mesela Çin'de hastalığın nasıl yönetildiğini gördük. Çok katı tedbirler alındı. Dünya genelinde bu tedbirlerin uygun olmadığı, halkın üstünde çok baskı oluşturduğu yönünde görüşler oldu. Fakat Çin şöyle bir yol izledi. Yaklaşık 6 ile 8 hafta arasında hastalık pik seviyeye ulaştı. Daha sonra yaklaşık 12 ile 14 hafta sonra tamamen kontrol altına alınmış oldu. Dolayısıyla çok sıkı biyogüvenlik ve karantina uygulamaları bu hastalığın önünü kesen faktörlerden birisi. Çin'de vaka ölüm oranı yüzde 4 oldu. Kötü bir örnek İtalya'da yaşandı. İtalya biraz daha hazırlıksız yakalandı. Karantina uygulamalarını hem geç başlattı hem de yetersiz birtakım uygulamalar oldu. Bugün İtalya'da gördüğümüz vaka ölüm oranı yüzde 9,2 civarında seyrediyor. Yani iki ülkeyi kıyasladığımızda buradaki temel uygulamanın karantina olduğunu ve sosyal izolasyon sosyal mesafe olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Ülkemizde vaka ölüm oranı şu anda yüzde 1,5 civarında. Türkiye'nin erken tedbir almasının birtakım avantajlarını yaşıyor. Fakat şu anda halkımızın kesinlikle rehavete kapılmaması lazım. Sokağa çıkma sınırlandırmasını mutlaka kendi kararıyla uygulaması lazım. Sadece kendi sağlığı için değil, ailesinin, ailesindeki diğer bireylerin, etrafındaki diğer sevdiklerinin sağlığı ve korunması için mutlaka sokağa çıkma kısıtlamasını kendimiz uygulamak zorundayız" diye konuştu.
'KORONAVİRÜS SINIRLANDIRILMAZSA DÜNYADA ÖLÜM SAYISI MİLYONLARI BULUR'
'Dünyada ne kadar insanı öldürebilir?' şeklinde sorularla sık sık karşılaştıklarını söyleyen Prof.Dr. Kadir Yeşilbağ, şunları kaydetti: "Bu soruya cevap vermek çok mümkün değil ama şöyle bir basit hesaplama yapılabilir. Bu tür bir hastalığın yayılma hızı 4 civarında olan bir hastalığın toplumun yaklaşık yüzde 70 ile 75'ine ulaşabileceğini düşünüyoruz. Bunların da yüzde 80'i klinik bulgu göstermeden çok hafif klinik bulgularla geçirecek. Sadece yüzde 30'unda klinik bulgularla şikayetler oluşacağını düşünüyoruz. Etkilenen vakaların da yüzde 5'i yoğun bakım alacak ve yüzde 1 ile 4'ü İtalya'daki gibi olursa yüzde 9'u hayatını kaybetmiş olacak. Dolayısıyla burada belirleyici nokta şudur: Virüsün ne kadar insana ulaşması mümkün. Biz bunu ne kadar sınırlandırıyoruz. Eğer hiçbir şekilde sınırlandırma yapamazsanız milyonlarca insan etkilenebilir ve milyonlarca insan ölebilir. Ama sınırlandırmaları ne kadar sıkılaştırırsanız o zaman etkilenen insan sayısı o kadar azalacaktır. Hayatını kaybeden insanların sayısı da o kadar az olacaktır." 

Yorumlar (0)
24°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 08 Temmuz 2020
İmsak 03:36
Güneş 05:33
Öğle 13:14
İkindi 17:13
Akşam 20:46
Yatsı 22:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir