DHA YURT BÜLTENİ-9

1)ŞEHİDİN CENAZESİ MEMLEKETİ TARSUS'TA Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Uzman Çavuş Ramazan Bahşiş'in cenazesi, memleketi Mersin'in Tarsus İlçesi'ne getirildi.Diyarbakır'da...

DHA YURT BÜLTENİ-9

1)ŞEHİDİN CENAZESİ MEMLEKETİ TARSUS'TA

Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Uzman Çavuş Ramazan Bahşiş'in cenazesi, memleketi Mersin'in Tarsus İlçesi'ne getirildi.Diyarbakır'da düzenlenen törenin ardından Adana Havalimanı'na getirilen şehit Ramazan Bahşiş'in cenazesi ailesi ve görevliler tarafından alındı. Jandarma ve polis eskortları eşliğinde Tarsus Devlet Hastanesi'ne getirilen şehidi MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, Tarsus Belediye Başkanı MHP'li Şevket Can, Jandarma Komutanı Binbaşı Mahmut Erin, İlçe Emniyet Müdürü Salim Çakan, şehidin ailesi, yakınları, vatandaşlar ve askerler karşıladı. Şehidin babası Halil Bahşiş ile annesi Sultan Bahşiş ve kardeşleri güçlükle ayakta durdu. Birçok kişi de cenazenin morga indirilmesi sırasında gözyaşlarına boğuldu.

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Şehidin fotoğrafı
- Tarsus Devlet Hastanesine asılan Türk bayrakları
- Hastanede polisin aldığı tedbir
- Acil servis görüntüsü
- Hastanenin balkonuna asılan Türk bayrağı 
- Cenaze aracının görüntüsü
- Bir kadının ağlayarak konuşması
- Denizci askerlerin görüntüsü
- Şehidin fotoğrafını taşıyan asker
- Askerlerin tabutu taşıması
- Naşın morga girişi
- Baba Halil ve anne Sultan’ın morga girişi
- Hastanede önündeki kalabalıktan görüntü
- Milletvekili ve Belediye Başkanı'nın görüntüsü
- Hastane tabelası
- Otomobillere asılan Türk Bayrakları
- Polis zırhlısındaki bayrak
 
SÜRE: 03'46"   BOYUT: 120 MB 

Haber-Kamera: Tolunay DUMAN/TARSUS(MERSİN),()

=================================================

2)BAYKAL: O YÜRÜYÜŞÜN AMACINI PAYLAŞAN MİLYONLARCA İNSAN VAR

CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı adalet yürüyüşüne katılıp katılmayacağı yönündeki soruya "O yürüyüşün içinde yer almamış fakat o yürüyüşün amacını ve arkasındaki şikayeti, talebi paylaşan Türkiye'de milyonlarca insan var. Ben de o insanlardan biriyim. İktidara tavsiyem bizi de yürümek zorunda kalacağımız zorlamalardan uzak kalmasıdır" yanıtını verdi. CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Antalya Gazeteciler Cemiyeti'nde açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin bir süreden beri çok ciddi siyasal ve hukuki krizlerle karşı karşıya olduğunu dile getiren Baykal, darbe girişimi ile başlayan sürecin aradan geçen süreye rağmen normal bir siyasal hayata dönüştürülemediğini savundu. Türkiye'nin giderek yoğunluğu artan sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu kaydeden Baykal, "Bunun şaşırtıcı olmaması doğaldır çünkü bir darbe girişimi yaşanmıştır. Sadece idari kararlarla tutuklanan ve işine son verilen insan sayısı 200 binin üzerindedir. Düzinelerle şirket ve işletme kayyuma devredildi. Darbe girişimi ikinci yılında, hukuk halen devreye girebilmiş değildir. Sorunlar siyasi takdir ve idari kararlarla KHK ile yönetilmektedir. Çok ciddi bir toplumsal sarsıntı yaşanmaktadır" dedi.
YARGIYA ELEŞTİRİ
Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinin inandırıcı olmayan iddialarla darbe tartışmasının içine çekilmek istendiğini belirten Baykal, bu tablonun FETÖ ile mücadele iddidasını ciddi şekilde inandırıcılıktan uzaklaştırdığını savundu. Baykal, "Birbiri ardına tutuklamalar, şaşırtıcı tahliyeler, yargıda tereddüt ortaya çıkmasına neden olmuştur. Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının nelere mal olacağını hep birlikte yaşıyoruz" diye konuştu.
Milletvekili dokunulmazlığının yeniden ele alınması gerektiğini kaydeden Deniz Baykal, "Yoluzluk ve adi suçlar konusunda böyle bir dokunulmazlığa gerek yok ama milletvekili siyasi faaliyetleri düşüncesiyle bir takibata maruz kalmamalıdır. Buna yönelik düzenleme olmalıdır. Milletvekili dokunulmazlığı tamamen ortadan kalktı. Bu düzenlemenin bir an önce yapılmasında yarar var" dedi.
YÜRÜYÜŞ DEMOKRATİK TEPKİ
Deniz Baykal, Türkiye'nin çok ciddi bir adalet krizi ile karşı karşıya olduğu bir noktaya taşındığını ileri sürerek, idari kararla hak kaybına uğrayanlar için halen çözüm mekanizmasını işletilmediğini söyledi. Yargının bir an önce devreye girmesi gerektiğini dile getiren Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye çok ciddi adalet noktasına gelmiştir. Bunun temelinde ise adaletin siyasallaştırılmasının yattığı gerçektir. Adalet siyasallaştığı için Türkiye'de adalet krizi ağır biçimde ortaya çıkmıştır. Bu tablo karşısında Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu adalet krizini toplumun anlamasına ve bu konuda duyarlılığın geliştirilmesine katkı yapmak amacıyla Genel Başkan'ın başlattığı adalet yürüyüşü tablosu ile karşı karşıyayız. Bu demokratik bir hak kullanımı niteliğinde bir uygulamadır. İnsanların tepki göstermesi demokrasinin doğal bir uygulamasıdır. Barışçıl bir anlayış içinde, iyi niyetli bir eylem. Yaşadığımız adalet krizinin ciddiyetinin herkese anlatma ihtiyacı temel bir konudur. Böyle bir yürüyüş başarılı şekilde devam ediyor. Bir tartışmanın başlatılmaya çalışıldığına tanık oluyoruz."
"SOKAKTA YARGILAMA YAPILMAZ"
'Sokakta adalet aranır mı' diye tepki ortaya çıkarılmak istendiğini dile getiren Baykal, "Sokakta yargılama yapılmaz. Yargılama sokak anlayışı içinde gerçekleştirilmez. Ama adalet talebi her yerde dile getirilir. Bundan doğal bir şey yoktur. Bu sokakta yargılama yapmak değildir" dedi.
Yargılamanın bu iş için ayrılmış alanlarda yapıldığını anlatan Baykal, "Sokakta adalet talebi böyle dillendiriliyorsa, olması gereken yerde adalet bulunmadığının herkes farkında olduğu içindir. Adaleti eğer o muhteşem adalet saraylarında bulmuş olsaydı insanlar böyle bir yürüyüşe ihtiyaç olmazdı. Sokakta adalet aranır sokakta yargılama yapılmaz" diye konuştu.
16 NİSAN REFERANDUMUNUN MESAJI
16 Nisan'da gerçekleştirilen referandumun mesajının iyi değerlendirmesi gerektiğini dile getiren Baykal, şunları söyledi:
"Sanıyorum iktidar 16 Nisan mesajını zeytin, mera ve kıdem tazmınatı konusundaki tavır değişikliğiyle anlama ihtiyacını kavramış gözüküyor. Tartışmalı konularda tek taraflı dayatmalarla, inatlaşmalarla uyum sağlamanın güç olacağı ortaya çıktı. 16 Nisan herkese uzlaşın, dayatma yok, emri vaki yok mesajıdır. Bu mesajı iktidarın adalet yürüyüşü konusunda da sergilemesine ihtiyaç vardır. Adalet yürüyüşünü de zeytin, mera ve kıdem tazminatı konusunda sergilediği anlayış doğrultusunda iktidarın değerlendirmesine ihtiyaç vardır." 
CUMHARBAŞKANINA YANIT
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yürüyüşe müsaade edilmesinin iktidarın lütfu olduğu sözlerinin sakıncalı olabileceğini belirten Deniz Baykal, şöyle devam etti:
"Adalet krizinin yaşanırken 'ben kimsenin bunu protesto etmesine izin vermem' anlayışı kadar yanlış bir şey olamaz. İktidar bugünkü adalet tablosuna tepki gösteren insanların bu ihtiyaçlarına saygı göstermek ve kendilerini ifade etmelerine fırsat vermek zorundadır. 16 Nisan'ın mesajı olarak iktidarın adalet konusunda toplumsal tepkiyi saygıyla karşılaması ve ona demokratik bir süreç içinde destek vermesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye böyle bir noktada artık dayatmalarla bir yere varılamayacağını anlamak zorundadır. Adalet maalesef korku kaynağı haline gelmiştir. Böyle bir tablo da ana muhalefet partisi elbette yürüyüş yapacaktır. Bundan sonra dayatma ve meydan okuma, sindirme hiç kimseye yarar getirmeyecektir."
Deniz Baykal bir gazetecinin "Yürüyüşe katılacak mısınız?" sorusuna, "Başarılı bir yürüyüş gerçekleştiriliyor. Demokratik bir anlayış içinde yürüyüş şu ana kadar yaşandı. Bundan sonra da umarım öyle gerçekleşecektir. O yürüyüşün içinde yer almamış fakat o yürüyüşün amacını ve arkasındaki şikayeti, talebi paylaşan Türkiye'de milyonlarca insan var. Ben de o insanlardan biriyim. İktidara tavsiyem, bizi de yürümek zorunda kalacağımız zorlamalardan uzak kalmasıdır. Bu yürüyenler yürüyebileceklerin sadece bir kısmıdır. İktidar bunu iyi anlamalıdır. Henüz yürümeyen ama yeni zorlamalara başvuracak olursa kesinlikle yürüyecek olan milyonlar var."

Görüntü Dökümü
-------------------
Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Emrah GÜL- Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA, () 

=======================================================
3)CHP'NİN İZMİR'DEN BAŞLATTIĞI YÜRÜYÜŞ AKHİSAR'LA SÜRDÜ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından Ankara'dan yola çıktığı 'Adalet Yürüyüşü'ne destek için CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından İzmir'den İstanbul'a başlatılan yürüyüş 4'üncü gününde, Manisa'nın Akhisar İlçesi'nde devam etti. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'na yargılandığı MİT TIR'ları ile ilgili davada 25 yıl hapis cezası verilip, tutuklanmasından sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen 15 Haziran'da Ankara'daki Güvenpark'tan 'Adalet yürüyüşü' başlattı. CHP İzmir İl Başkanlığı da bu yürüyüşe destek kararı aldı. Yaklaşık 500 partili, 17 Haziran Cumartesi günü İzmir'den çıktıkları yürüyüşe Manisa'nın Saruhanlı İlçesi'nin ardından Akhisar'la devam etti.Bugün saat 10.30'da Akhisar şehir merkezi girişinde İzmir, Menemen, Aliağa ve Turgutlu'dan gelen partililerin oluşturduğu yaklaşık 1000 kişilik grup, yürüyüşe başladı. Yürüyüşe katılanlar arasında CHP İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven, İzmir İl Başkan Yardımcısı Okan Karlıdağ, Manisa CHP İl Başkanı Halil Tokul, Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin, Menemen CHP İlçe Başkanı Hürol Taklak, Aliağa CHP İlçe Başkanı Özcan Durmaz, Soma CHP İlçe Başkanı Levent Elbinsoy, Kırkağaç CHP İlçe Başkanı Şerif Ozan İren de yer aldı. Yürüyüşten "Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmaz", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek", "Adalet, adalet, adalet", "Türkiye laiktir, laik kalacak", "Susma, sustukça sıra sana gelecek", "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Vekiller içerde, damatlar dışarda", "Soma maden şehitlerimiz için adalet istiyoruz", "Gazetecilerimiz için adalet istiyoruz", "Türkiye'miz için adalet istiyoruz" sloganları yükseldi. Önde bir partili, adaleti simgeleyen teraziyi taşıdı.

Yaklaşık 5 kilometrelik yürüyüşün ardından CHP Akhisar İlçe Başkanlığı'na gelen grup adına açıklamayı CHP Akhisar İlçe Başkanı İsmail Şahin, yaptı. CHP lideri Kılıçdaroğlu'na destek verdiklerini vurgulayan Şahin, "Gazetecimiz ve yazarlarımız FETÖ bir terör örgütü diye yıllarca mücadele verdiler. Milletvekillerimiz parlamentoda, FETÖ örgütü ile mücadele verdiler. Onların karşısında AKP milletvekilleri diyorlardı ki 'Bu hoca yüzyılın en değerli adamı.' Ama yılan onları da soktu. Şimdi Fethullah Gülen'e, FETÖ terör örgütü diyenler hapiste; o gün FETÖ'yü Fethullah Gülen'i savunanlar dışarıda. Bunun için adalet istiyoruz ve bunun için yollardayız. Bunun için Türkiye'de tekrar diktatörlüğe son vereceğiz, Cumhurbaşkanlığı seçiminde bütün Türkiye'de hayırda bileşenler mutlaka ve mutlaka parlamenter sistemi tekrar kuracağız. Öyle bir Cumhurbaşkanı seçeceğiz ki etnik yapı demeden, ayrışım yapmadan, kuzey, güney, doğu ve batı demeden Türkiye'yi kucaklayacak bir Cumhurbaşkanı seçeceğiz" dedi.

CHP İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven ise, "Bu şanlı ve anlamlı yürüyüşe bir anlam daha katmak için Ege olarak katkı sunmak için İzmir'den yola çıktık. Mustafa Kemal Atatürk, ulu önderimiz 9 Eylül 1922'de İzmir'de bu Cumhuriyet'i ve bağımsızlığımızı bize emanet etti. Kurucu liderimiz İzmir'e Türkiye'yi emanet etti. Bu emanete layık olmak için hep birlikte yürüyoruz. Manisa'da ve Saruhanlı'da yürüdük, şimdi de Akhisar'da yürüyoruz. Elbette daha da yürüyeceğiz. Ta ki bu ülkede demokrasi, barış, özgürlük ve adalet gelinceye kadar. Bağımsız Türk yargısı tekrar oluşuncaya kadar tekrar hukukun üstünlüğü Türkiye'de bağımsız yargılar kuruluncaya kadar bu mücadelemiz devam edecektir. Halkın oyları ile seçilmiş 100 binin üzerinde oy almış yurtsever, demokrat, Cumhuriyetçi, Atatürkçü insan Enis Berberoğlu hukuksuz bir şekilde, adaletsiz bir şekilde bir mahkeme kararı ile 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır ve Maltepe Cezaevi'nde tutukludur. Sevgili arkadaşlar parlamenterin bile artık özgürlüğünün tartışıldığı parlamenterlerin özgürlüğünün artık kalmadığı bir ülkede demek ki adalet yoktur, hukuk yoktur ve demokrasi yoktur. Adalet herkes için gereklidir. Herkesin bir gün adalete ihtiyacı olabilir. Bugünkü yönetimin de bugün ki iktidarın da bir gün adalete mutlak ihtiyacı olacaktır" dedi.

TUTUKLULARIN SERBEST BIRAKILMASI ÇAĞRISI

Tutuklanan milletvekillerinin bir an önce serbest bırakılması gerektiğini vurgulayan Ali Güven, tutuklu öğretim üyeleri, öğrenciler, gazetecilerin de tahliye edilmesini istedi. Ali Güven, "Genel başkanımız ile Gebze'de buluşarak İstanbul Maltepe'ye yürüyeceğiz ve demokrasiyi anlatmaya halkımıza ve dünyaya duyuracağız" dedi.
Açıklamanın ardından grup, Balıkesir yönüne hareket etti.

Görüntü Dökümü
-------------------
- Yürüyüşten görüntü
- Akhisar İlçe Başkanı İsmail Şahin ile CHP İzmir İl Başkanı Asuman Ali Güven'in açıklamaları
Hfaber- Kamera: Barış GEZİCİ / AKHİSAR (Manisa), ()

====================================================

4)PARMAĞINDA SIKIŞAN YÜZÜK SPİRALLE KESİLDİ

ŞANLIURFA’da yüzüğü parmağına sıkışan Bahri B.’nin çelik yüzüğü itfaiye ekipleri tarafından spiralle kesilerek çıkarıldı.
Yenişehir Mahallesinde oturan Bahri B., sağ elinin serçe parmağına taktığı çelik yüzük sıkıştı. Uzun süre yüzüğü çıkartmak için uğraşan Bahri B., başarısız olunca şişen parmağı için Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine gitti. Burada hastane doktoru durumu itfaiye ekiplerine bildirerek yardım istedi. Hastaneye gelen itfaiye ekipleri, Bahri B.’nin parmağına sıkışan yüzüğü kesmeye karar verirken, parmağın zarar görmemesi için yüzüğün altına çay kaşığı koyarak yüzüğü spiralle kesmeye başladı. Kesme sırasında ısınan yüzüğün Bahri B.’nin parmağını yakmaması için su döküldü. Yaklaşık 5 dakika süren işlemin ardından sıkışan çelik yüzük kesilerek parmaktan çıkartıldı. Bahri B., hastane doktoruna ve itfaiye ekiplerine teşekkür etti.


Görüntü Dökümü
-------------------
- İtfaiye ekipleri yüzük çıkartmak için çalışma yapması       
- Spiralle kesilen çelik yüzük    
- Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: ŞANLIURFA-)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 2MB
========================================================

5)71 YAŞINDA HUKUK FAKÜLTESİNDEN MEZUN OLDU

SAMSUN'da, 3 çocuk 4 torun sahibi 71 yaşındaki Hakkı Başar, 1965 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni, çalışmak zorunda olduğu için bıraktı. Daha sonra başka üniversite okuyarak edebiyat öğretmeni olan Başar, emekli olduktan sonra 2013 yılında hukuk fakültesine tekrara kayıt yaptırdı. Başar, bugün Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi'nde düzenlenen törenle mezun olup, kep fırlattı.Hakkı Başar, 1965 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne başladı. Ancak maddi imkansızlıklar dolayısıyla çalışmak zorunda olduğu için kendi isteği ile okulu bıraktı. Daha sonra 1971 yılında yine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği Bölümü'nü kazandı. İkinci öğretimde okuyarak sabahları çalışıp geceleri okula gitti. Okuldan mezun olduktan sonra edebiyat öğretmeni olarak göreve başladı. 2000 yılında da emekli oldu. Daha sonra 1965 yılında yaptırdığı üniversite kaydı ile yeniden aynı bölümde okuyabileceğini öğrenen Başar, 2013 yılında yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne yeniden kayıt yaptırdı. Ardından aynı yıl kaydını Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi'ne aldırdı. Samsun il merkezinde yaşayan Başar, Çarşamba İlçesi'ndeki fakülteye gidiş geliş yaparak 4 yılın ardından öğrenimini tamamladı.

Bugün düzenlenen mezuniyet töreni ile 160 hukuk fakültesi öğrencisi mezun olarak kep attı. Düzenlenen törene Samsun Valisi İbrahim Şahin, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Vedat Ceyhan, Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar, Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Dekan Prof.Dr. Hasan Tahsin, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, öğrencilerin yakınları ve mezun olan öğrenciler katıldı. Öğrencilere tek tek başarı belgeleri verildi. Ardından kep atan öğrenciler büyük mutluluk yaşadı. Hakkı Başar'da kep attıktan sonra heyecanını sınıf arkadaşları ile paylaştı. Başar ardından eşi Meliha Başar (67) kızı Ayşen Solmaz, torunu Kerem Solmaz'ın (19) yanına giderek heyecanını onlarla paylaşıp hatıra fotoğrafı çektirdi.  

'YARIM BIRAKTIĞIM İŞİ TAMAMLADIM'

Ekonomik sıkıntı ne deniyle çalışmak zorunda olduğu için 1965 de hukuk fakültesini bıraktığını söyleyen Hakkı Başar, "Yıl 2017 ve yeniden başladığım hukuk fakültesinden bu gün mezun oluyorum. Nasip oldu yarım bıraktığım işi tamamlamış oldum. Ben onun sevincini yaşıyorum şu anda.  Bu bir şekilde kendini aşması gibi geldi bana. Ben şimdi bir insan olarak daha iyi bir yerde olduğumu düşünüyorum.  Bu gün hem sınıf arkadaşlarım hem benim için çok önemli bir gün. Bu heyecanı isterim ki herkes yaşasın" dedi.

'AVUKAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM'

Emekli öğretmen olduğu için sınıftaki genç arkadaşları ile bir diyalog kurduğunu dile getiren Başar, "Genç arkadaşlarımla 4 yılda birbirimizi benimsedik. Çok ağır dersler zaman zaman zorlandım. Eşim ve çocuklarım çok sevindiler beni teşvik ettiler yüreklendirdiler bende gerçekten uğraştım didindim çok çalıştım başarıya da ulaşmış oldum. Sonunda stajımı tamamlayıp, avukat olarak çalışmayı düşünüyorum. 1965'de avukat olmak için İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girmiştim. ama ekonomik nedenlerle kısmet olmamıştı. Şimdi nasip oldu" diye konuştu.

Babasının hukuk fakültesinden mezun olması nedeniyle çok mutlu olduklarını söyleyen  fen bilgisi öğretmeni olan Ayşen Solmaz, "Babam hayaline kavuştu 52 yıl sonra o nedenle tebrik ediyorum kendisini. Kep atma töreni de çok güzeldi böyle bir şey yaşadığım için çok mutluyum. Ben üniversiteyi bitirdiğimde babam benim mezuniyet törenime gelmişti beni izlemişti, şimdi o ikinci üniversitesini bitirdi ve ben onunu mezuniyet törenini izledim. çok gururlandım. her evlada böyle bir duygu nasip olmaz" şeklinde konuştu.

'KENDİSİNİ ÖRNEK ALDIK'

Hakkı Başar'la her zaman yakından iletişim kurduklarını söyleyen sınıf arkadaşı Hüseyin Ümit Kaymaz, "Hakkı Hocam gerçekten kendisi de çok özverili başarılı ve çalışkan bir kişi. Aynı zamanda tecrübelerini de bize aktardı. Hayata yönelik kendisinden bir çok örnek aldık. Sınıf arkadaşlığımızın yanı sıra büyük bir ağabeylik de yaptı bize. 4 yıl aynı sınıfta okuduk şu anda da birlikte mezun oluyoruz. Hakkı hocamız sadece bize değil bir çok kişiye de örnek oldu. Ondan aldığımız çok ders oldu" dedi.

Dönem birincisi olan Süleyman Çağlayan Tuna, "Hakkı hoca bize daima örnek oldu. Ders çalışmayı istemediğimiz zamanlarda onu düşünerek daha iyi konsantre olduk. Hep birlikte fakültemizi bitip mezun oluyoruz. Çok mutluyuz çok heyecanlıyız. Sürekli ders çalıştığını biliyorum. kendisini hukuka adamış bir insan. Bundan sonrada başarılı olacaktır" diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Fakültesi dışından detay
-Mezuniyet törninden detay
-öğrenciler ve ailelerinden detay
-Kep atılması
-Hakkı Başar ve ailesinden detay
-Hakkı Başar'ın sınıf arkadaşlarıyla birlikte detay
-Detaylar
-Röportajlar
(SÜRE:7.29 Dk) (BOYUT:238.79 MB)
Haber-Kamera:Yaprak KOÇER/ÇARŞAMBA (Samsun), () 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner246