DHA YURT BÜLTENİ-5

1)SUİKAST DAVASI SANIĞI TUĞGENERAL SÖNMEZATEŞ, ADİL ÖKSÜZ İÇİN İKİ İSMİ İŞARET ETTİ CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'a 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Marmaris'te kaldığı otelde suikast girişiminin planlayıcılarından olduğu...

DHA YURT BÜLTENİ-5

1)SUİKAST DAVASI SANIĞI TUĞGENERAL SÖNMEZATEŞ, ADİL ÖKSÜZ İÇİN İKİ İSMİ İŞARET ETTİ

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'a 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Marmaris'te kaldığı otelde suikast girişiminin planlayıcılarından olduğu suçlamasıyla tutuklu yargılanan Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, ifadesinde özellikle Havva Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli E.M. ve Ş.B.'ye yönelik suçlamalarda bulundu. E.M. ile Ş.B.'nin firari FETÖ'cü, Hava Kuvvetleri imamı olan Adil Öksüz'le de ilişkilerinin bulunduğunu öne süren Sönmezateş, "İki isim Adil Öksüz'le ne sıklıkta, nerede konuştular? Onlara bunların sorulmasını istiyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 44'ü tutuklu 47  sanığın Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam edildi. Yoklamayla başlayan duruşmada ilk olarak suikast girişimin planlayıcılarından olduğu belirtilen Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş konuştu. Sönmezateş ifadesinde, özellikle Havva Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli E.M. ve Ş.B.'ye yönelik suçlamalarda bulundu. Bu kişilerin Ergenekon ve Balyoz davalarında birçok kişinin tutuklanmasına neden olduğunu ileri süren Sönmezateş, bu iki ismin FETÖ konusunda da itirafçı olduklarını, kendilerine yönelik suçlamalarda bulunduğunu anlattı. İki ismin kendisine yönelik sadece usulsüzlük yaptığı suçlamasında bulunduğunu, FETÖ konusunda bir şey söylemediklerini kaydeden Sönmezateş şöyle konuştu: "Üç yılda 20 milyon dolarlık bir paradan bahsediyoruz. Onları getirin huzura alın ve bunları tartışalım. Ben görevim zamanında Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığım sırasında bu adamları MİT ve emniyete bildirmiş bir insanım. Şimdi bunlar çıkmış, benim için 'FETÖ'cü' diyerek itiraflarda bulunuyor. Birçok insanın tutuklanmasına neden oldular, o adamlar hakkında suç duyurusunda bulunuyorum."

'PANDORANIN KUTUSU DAHA AÇILMADI'

İki ismin pis işlere bulaştığı suçlamasında da bulunan Gökhan Şahin Sönmezateş, "Pandoranın kutusu daha açılmadı" ifadesini kullanınca araya giren Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, "Bunlar bizim konumuz değil" diye uyardı. Sönmezateş bu kez şöyle dedi: "115 bin yıl hapis cezasıyla yargılanıyorum ama siz bunlara 'dava konusu değil' diyorsunuz. Ankara'da villada olduğum iddia edilen tarihlerde benim nerede olduğumu devlet biliyor. E.M., 17 Haziran 2016 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'a gidip darbeyle ilgili uyardı, buna ait bilgi de delil dosyasındaki ifadesinde yer almaktadır."
İKİ İSMİN ADİL ÖKSÜZ'LE İLİŞKİLERİNİN OLDUĞUNU İLERİ SÜRDÜ
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli E.M. ile Ş.B.'nin komutanlık içerisinde Aleviler'e yönelik operasyon da başlattığını, kardeşliği bozacak şekilde çalışmalar yaptığını ileri süren Sönmezateş,  iki isme ağır hakaretlerde bulunduktan sonra araya giren Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, "Suç niteliği taşıyan, mahkemenin adabına uymayan sözler kullanmayın" diye uyardı. E.M. ile Ş.B.'nin firari FETÖ'cü, Hava Kuvvetleri imamı olan Adil Öksüz'le de ilişkilerinin bulunduğunu da öne süren Sönmezateş, "İki isim Adil Öksüz'le ne sıklıkta, nerede konuştular. Onlara bunların sorulmasını istiyorum" diye konuştu.
Sönmezateş'in, iki ismin Ergenekon ve Balyoz operasyonlarını da organize ettiğini ileri sürmesi üzerine Mahkeme Başkanı Baştoğ, "Peki neden o zaman işlem yapmadın? Suç duyurusunda bulunmadın? O zaman etkin durumdaydın" dedi. Sönmezateş "O zaman elimde yeterli delil yoktu" dedi.

'FETÖ'CÜ OLSAYDIM SÖYLERDİM'

Gökhan Şahin Sönmezateş'ten sonra, suikast timinin başındaki isimlerden Binbaşı Şükrü Seymen ifade verdi. FETÖ'nün haberleşme sistemlerini kullanmadığını, kullandığı tüm mesajlaşma programlarının yasal ve şifresiz olduğunu anlatan Şükrü Seymen, "Telefonumun hafıza kartının içinde FETÖ tarafından kullanılan mesajlaşma programı bulunmamaktadır. ByLock ve Eagle gibi programların adlarını savcılık sorgusunda duydum. İyi derecede Rusça biliyorum. Murat'a Rusça çalıştığı için öyle yazdım" dedi. Polisteki inceleme sırasında bilgisayarına zarar verildiğini, bunu yapanlardan şikayetçi olduğunu da söyleyen Seymen, "Eğer FETÖ'cü olsaydım burada hiç tereddüt etmeden gözünüzün içine baka baka söylerdim. Kimse de bana FETÖ'cülüğü yamamaya çalışmasın" diye konuştu. 

MAHKEME BAŞKANI'NDAN SERT UYARI

Şükrü Seymen'in sözlerini burada sert bir şekilde kesen Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, "Kimseye mesaj vermeye çalışma. Burada sanıksın. Mesaj vermene gereke yok, savunmanı yap. Sana insanca muamele yapıyoruz. Kimsenin senden daha az cesaretli olduğunu söylemene gerek yok. Kimse senden daha az cesaretli değil. Bu sözlerinden seni men ediyorum" diye tepki gösterdi. Şükrü Seymen kendisinin FETÖ'yle bağlantıda olduğunu yönelik verilen ifadeleri kabul etmediğini söyledi.

Görüntü Dökümü
----------------
-Sanıkların  duruyma salonuna getirilmelerinden görüntü
-Detaylar
 
Taylan YILDIRIM - Cavit AKGÜN - Yasin TİNBEK/MUĞLA, () - 

========================================================

2)ARILI VADİSİ'NDE YOLA OTURAN KADINLAR BİLİRKİŞİ HEYETİNİN YOLUNU KESTİ

RİZE'nin Fındıklı İlçesi'nde yapımı planlanan Hidroelektrik Santral (HES) projesi için 'Doğal SİT' alanı özelliği kaldırılmak istenen Arılı Vadisi'nde açılan dava kapsamında bilirkişi keşfi yapıldı. Mahkeme heyetinin önünü yola oturarak kesen yöre kadınları, "Biz dereyi asla vermiyoruz." diye haykırdı.  Fındıklı İlçesi Arılı Vadisi'nde projelendirilen 24 ayrı HES projesine karşı mücadele veren yöre halkının başvurusu üzerine Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 7 yıl önce vadiyi 'Doğal SİT' alanı ilan etti. Geçen sürede hukuksal mücadele veren halk vadide HES projelerinin yapımını durdurdu. Bölgede HES yapmak isteyen Zeki Enerji şirketi, projenin önünde engel olan vadinin Doğal SİT alanı özelliğinin kaldırılması için Rize İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Dava kapsamında vadide yer alan ve projenin yapılması planlanan Yaylacılar Köyü'nde bilirkişi keşfi yapıldı.
OTURARAK YOLU KESTİLER
Jandarma ve polis çevik kuvvet ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı köy girişinde mahkeme heyetinin yolunu kesen köylüler HES projesine karşı tepkilerini dile getirdi.  Yolu  kesen  kadınlardan biri, 'Dere bizim eşimiz, bizde onun eşiyiz. Dereyi kimseyle paylaşmayız. Dere bizim canımız, kanımız. Asla vermiyoruz. Beni öldüreceksiniz, dereye öyle gireceksiniz" dedi ve ölüme hazır olduğunu dile getirdi. Mahkeme heyeti daha sonra keşfin yapılacağı alana çıktı. Köylülerde kamyonetlerle ve yaya olarak bölgeye doğru yürüyüşe geçti. 
"BİZİM BUNLARDAN ÇEKTİĞİMİZ NEDİR?"
78 yaşındaki Melahat Alişan, Arılı Deresi'nin yanında doğup büyüdüğünü, nefes alıp verdiğini belirterek, "Bu dereyi kimseye vermiyoruz. Bir kaşık suya mı kaldılar? Bu su Allah'ın suyudur. Allah biz dünyaya gelmeden bize bu suyu verdi. Biz Atatürkçü, Müslüman halkız. Bizim bunlardan çektiğimiz nedir?" diye sordu ve enerji şirketinin vadiden çekilmesini istedi.
Keşfin ardından hazırlanacak bilirkişi raporu üzerine mahkeme heyeti vadinin 'Doğal SİT' alanı özelliğinin kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verecek.

Görüntü Dökümü
----------------------
Vadiden detay
Güvenlik önlemleri detayları
Yere oturan kadınlar
Mahkeme heyeti ile yaşanan diyalog
Keşif yerine çıkılması
Kadınlarla röp.
Detaylar
 Haber-Kamera:Muhammet KAÇAR RİZE-

Süre: 7.25 dk.  Boyut: 236 mg.

==============================================

3)İNTİHARA KALKIŞAN İŞÇİLERE KÜFÜR EDEN MÜDÜRE POLİS TEPKİSİ

KARAMAN'da 2 işçi, çalıştıkları inşaatta ücretlerini alamadıkları iddiasıyla intihar girişiminde bulundu. Polisin ikna ettiği işçiler indirildiği sırada taşeron firmanın müdürü işçilere küfür etti. Müdür Ahmet I,. polisin uyarısı üzerine ise, "Banane ağabey, ben mi verdim canını atlamasın" dedi.Olay, Tabduk Emre Mahallesi Halil Cin Caddesi'nde 15 katlı bir inşaatta meydana geldi. İnşaatın dış yalıtım işini yapan işçiler 34 yaşındaki Yaşar K. ve 21 yaşındaki Enes D., bir süreden bu yana  ücretlerini alamadıklarını öne sürerek 10'uncu kattaki iskeleye çıkıp intihara kalkıştı. Çevredekiler, polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Gelen müzakereci polis memuru 2 işçinin yanına çıkıp ikna etmeye çalıştı. Bu sırada aşağıda toplanan kalabalıktan bazılarının gelişmeleri cep telefonları ile görüntüledi. Bazı kişiler ise sosyal medya hesaplarından canlı yayın yaptı. Bir minibüs şoförünün aracıyla durup, izlemesi üzerine polis uyarıda bulunarak yoluna devam etmesini sağladı. Polis yaklaşık 40 dakika süren çalışma sonucu 2 işçiyi güçlükle ikna edip indirdi.  
İşçiler ambulansa bindirilmek için götürüldüğü sırada taşeron firmanın müdürü olduğu belirtilen Ahmet I., iki işçiye küfür etti. Bunun üzerine polis, küfür etmemesi konusunda uyarıp, "Sen bizim yanımızda vatandaşa küfür ediyorsun. Ben adamı zor bela indirdim. Belki atlayacak, belki canına kıyacak" dedi. Ahmet I., bunun üzerine, "Bana ne ağabey, ben mi verdim canını? Atlamasınö dedi. 2 işçi sağlık kontrolünden geçirilmek üzere ambulansla Karaman Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı, ardından ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü. 

Görüntü Dökümü
----------------
- İnşaattan ve ikna çabalarından detay
-Canlı yayın yapan vatandaşlar 
-Müdür ile polisin diyalogu

(Haber- Kamera: Muammer ŞEN KARAMAN )

============================================

4)BUĞDAY DEMONSTRASYONUNDAN OLUMLU SONUÇ

BURDUR Aziziye Köyü'nde deneme üretimi yapılan 3 ayrı ekmeklik buğday türünden olumlu sonuç alındı.
Burdur Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ekipleri tarafından Aziziye Köyü'nde çiftçi Murat Can'a ait 3 dönümlük tarlada deneme üretimi yapılan Gelibolu, Bereket ve Tekirdağ isimli buğday türlerinden olumlu sonuç alındı. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından tescil ettirilen ve Burdur'da ilk kez denemesi yapılan ekmeklik buğday çeşitlerinden yüksek verim elde edileceği belirtildi. Üretici Murat Can'ın tarlasında gerçekleştirilen denemelerde üretim süresince yapılan işlemler, çeşitlerin morfolojik, tarımsal, patolojik ve kalite özellikleri konularında basın mensuplarına ve üreticilere bilgi verildi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Erol Koç, "Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde başlatılan Milli Tarım Projesi kapsamında ateşe su taşıyan karınca misali biz de ülkemizin geleceği için bir şeyler yapmak durumundayız. Burada teknik bilginin emekle, alın teriyle, özveriyle birleştiğini görüyoruz. Hepimiz köylü çocuğuyuz. Köyden geldik. Köy şartlarını iyi biliyoruz. Hep atadan, babadan gördüğümüz tarımsal işleri yapmaktayız. Önceki yıllarda dekarda 300-400 kilogram verim almaktaydık. Ama ne oldu? 500'e, 600'e çıktık artık bu bile bize yetmiyor. Dekarda 800, 1000 kilogramları telaffuz etmeye başladık. Askeriye Köyü'nde yaptığımız buğday denemesinde dekarda 800 kilo verim aldık. Burakbey arpa çeşidinden de 705 kilogram verim aldık. Tarım teşkilatı olarak gerekli teknik bilgiyi vermeye her zaman hazırız" dedi.
Demonstrasyondan sorumlu ziraat mühendisi Murat Yıldız, "Buradaki demonstrasyonda üçü de Trakya Tarımsal Araştırma Müdürlüğü'ne ait üstün verimli, verim potansiyeli çok yüksek Gelibolu, Tekirdağ ve Bereket isimli buğdayları denedik" diye konuştu.Burdur Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demir, şöyle dedi:
"Rakımı yüksek olan bir yerde deneme yapmışlar ki rakımı daha düşük yerlerde çok daha fazla verim vereceğini göstermiştir. Aziziye Köyü yeniliğe önem veren bir köy. Deneme ekimi yapılan buğday çeşitlerini inceledik. İl Müdürlüğümüzün yaptığı çalışma gerçekten takdire şayan."
Burdur Ziraat Odası Genel Sekreteri Gökhan Yeşilyurt da çiftçiye yeni çeşit buğdayların hayırlı olması temennisinde bulundu.

Görüntü Dökümü
--------------
- Tarladan detay
- Erol Koç'un açıklamaları
- Murat Yıldız'ın açıklamaları
- İbrahim Demir'in açıklamaları
- Gökhan Yeşilyurt'un açıklamaları
- Murat Can'ın açıklamaları

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, ()

======================================================

5) CHP'Lİ KÖSE: MİLLETVEKİLİMİZİN TUTUKLANMASI BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLAYDI

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Adalet Yürüyüşü' ile ilgili, "Bu bir birikimdi. Milletvekilimizin tutuklanması bardağı taşıran son damlaydı. Bize başka çıkar yol bırakılmadı" dedi.
Fatma Köse, partisinin Burdur'da düzenlediği Batı Akdeniz Bölge Toplantısı'na katıldı. Toplantıda konuşan Köse, "Referandumda bu ülke tek bir kişinin iradesine bırakılmayacak kadar kıymetli bir ülke diyerek yola çıktık. Bu ülkede barış, demokrasi, özgürlükler olsun, içinde tüm halkların, tüm renklerin olduğu yeni bir anayasa yazabiliriz dedik ama olmadı. Devamında bu ülkenin yazarı, çizeri, akademisyeni sesini çıkaran her kesim parmaklıklar arkasına tıkıldı. Bunun hepimiz farkındayız. Biz CHP olarak ne yazık ki adaleti sokakta aramak zorunda kaldık. Ülkem adına çok üzgünüm. Bu ülkenin gidişatı adına adaleti sokakta aradığımız için çok üzgünüm. Çünkü bize bu ülkenin gidişatına yönelik endişesi olan kesime başka yol, başka çare bırakmadılar" dedi.
Mecliste seslerini duyuramadıklarını kaydeden Köse, "Meclis lağvedilmişse, mecliste milletvekillerimizin, bizim temsilcilerimizin sesleri kısıldıysa, bize başka bir yol kalmadı ve adaleti çok değerli genel başkanımızın öncülüğünde sokakta arama kararı çıktı. Genel başkanımız 'Ben yalnız yürüyeceğim' dedi. Hiç kimseye çağrı yapmadı. O kadar vicdanlı bir başlangıçtı ki bu. Bizim milletvekilimizin tutuklanması değildi bunun sebebi. Bu bir birikimdi. Milletvekilimizin tutuklanması bardağı taşıran son damlaydı. Bize başka çıkar yol bırakılmadı. O nedenle adaleti, hakkı ve hukuku sokakta aramak zorunda kaldık" diye konuştu.

'KATILIMCILARININ YÜZDE 60'I KADINDI'

"Adalet Yürüyüşü bir başlangıçtı" diye Köse, şöyle devam etti:

"450 kilometrelik yürüyüşümüz dünya tarihinde en uzun, en kalabalık politik yürüyüş olarak tarihe geçmiştir. Tarih, sayın genel başkanımızla birlikte bu barışçıl ve haklı yürüyüşümüze başından sonuna dek her türlü katkıyı veren kadınlarımızı da yazacak. Yürüyüşün katılımcılarının yüzde 60'ı kadındı. Bu çok önemli. Bir ülkede kadınlar ayağa kalktıysa o ülkeye barış, özgürlük ve adalet mutlaka gelecektir. Toplumun 80 milyonu için yürüdük ve toplumun 80 milyonu bize inandı. Adalet ihtiyacı hepimizin ortak ihtiyacıydı. İnsanlığın ortak değeri adalettir."
Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı devam etti.

Görüntü Dökümü
-------------------
- Salondan detay
- Fatma Köse'nin konuşması
- Barış Ayten'in konuşması
- Ayşe Uğur'un konuşması

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, ()

============================================================

6)İSTİNAF, ESKİ BAŞKANA VERİLEN 1 YIL 3 AYLIK HAPİS CEZASINI BOZDU
 
DİYARBAKIR'ın Silvan İlçesi'nin görevden alınan Belediye eski Eş Başkanı DBP'li Zuhal Tekiner'e sokağa çıkma yasakları ilgili gazeteci Hasan Cemal'e verdiği röportajda 'örgüt propagandası yaptığı' iddiasıyla verilen 1 yıl 3 aylık hapis cezası, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nce (İstinaf) bozuldu. İfade özgürlüğünün terörle mücadele kapsamında en çok müdahale ve sınırlanmaya maruz kalan temel haklardan olduğunu belirten mahkeme, dosyayı yerel mahkemeye gönderdi.
Silvan İlçesi'nde ilan edilen sokağa çıkma yasakları ilgili 2015 yılında gazeteci Hasan Cemal'e verdiği röportajda, "Artık tek başımıza değiliz, sonuna kadar mücadele edecek gücümüz var" ifadelerini kullanan Silvan Belediye Eş Başkanı DBP'li Zuhal Tekiner, Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kararın açıklanmasının ardından Tekiner'in avukatı hapis cezasına Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nde itiraz etti. Yapılan itirazı değerlendiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4'üncü Ceza Dairesi, Zuhal Tekiner hakkında verilen ceza kararını oy birliğiyle bozarak, dosyayı yerel mahkemeye gönderdi.
'İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ, EN ÇOK MÜDAHALEYE MARUZ KALAN HAKLARDANDIR'

Kararın gerekçesinde Yargıtay içtihatları, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüne ilişkin maddelerine atıfta bulunan mahkeme, ifade özgürlüğünün teminat altına alındığını vurguladı. İfade özgürlüğünün terörle mücadele kapsamında en çok müdahale ve sınırlanmaya maruz kalan temel haklardan olduğu belirtilen kararda şöyle denildi:
"Nitekim Terörle Mücadele Kanunu'ndaki propaganda yasağı bu duruma örnek teşkil etmekle birlikte yasa koyucu maddede zaman zaman yaptığı degişikliklerle, özgürlüğü genişletmiştir. Terörle mücadele kendine özgü bir takım zorlukları barındırdığından, devletlerin bu mücadelede daha geniş bir takdir marjına sahip olduğu kabul edilmekle birlikte terörle mücadele de bir hukuk rejimidir. Uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerin ihmal edilebileceği bir alan değildir. İfade özgürlüğü, sadece memnuniyetle karşılanan, zararsız veya önemsiz sayılan, insanların kayıtsız kalabileceği bilgi ve fikirler için değil, aynı zamanda demokratik toplumu şekillendiren çoğulculuğun, hoşgörünün ve geniş fikirliliğin doğasında bulunan bir gereklilik olarak saldırgan, şok eden, rahatsızlık veren veya ayrılık yaratabilen fikirler içinde uygulanabilmelidir. Sanığın sözlerinin ne şekilde terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek nitelikte olduğu ve ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı, atılı suçun yasal unsurlarının ne şekilde oluştuğunun tartışılıp, buna göre sanığın hukuksal durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeyerek, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden karar verilidiği anlaşıldığından; sanık avukatının itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir."

Felat BOZARSLAN/DİYARBAKIR, ()

=======================================================

7)BİLET DOLUM GİŞESİ HIRSIZLARI YAKALANDI

Kayseri'de otobüs bilet dolum makinesini kırarak bin 260 TL çalan 2 polis tarafından yakalandı. Hırsızlar soygun girişimi öncesi güvenlik kamerasını taşla kırdı.
28 Haziran'da Merkez Melikgazi İlçesi, Melikgazi Mahallesi'ndeki bir alışveriş merkezinin önünde bulunan Aktif 38 bilet dolum kabinine gelen Ö.T(19) ve M.S(21) kart dolum gişesini taşla kırarak gişe kasasında yer alan bin 260 TL'yi çaldılar. Hırsızlık olayı ile ilgili titiz çalışma sürdüren Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri olayla ilgili 2 kişiyi gözaltına aldı. Emniyetteki sorgularında suçlarını itiraf eden iki hırsız, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikte tutuklanarak cezaevine gönderildi. İki arkadaşın yaptığı hırsızlık girişimi öncesi dolum kabini içinde yer alan güvenlik kameralarını fark etmeleri sonrası ellerine aldıkları taş ile güvenlik kamerasını kırdıktan sonra hırsızlık yaptıkları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Görüntü Dökümü
-------------------
- Soygun yapılan bilet gişesi güvenlik kamera görüntüsü
- Detay görüntü
Haber: Yasin DALKILIÇ- Kamera: KAYSERİ, )
 DV 1 DOSYA, 51 saniye /28 MB


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314