DHA YURT BÜLTENİ - 5

  Linç edilmek istenen taciz şüphelisi 26 suçtan sabıkalı çıktı Adana'da küçük kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla çevredekilerce linç edilmek istenen Yusuf T. (32), çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüphelinin,...

DHA YURT BÜLTENİ - 5

 

Linç edilmek istenen taciz şüphelisi 26 suçtan sabıkalı çıktı

Adana'da küçük kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla çevredekilerce linç edilmek istenen Yusuf T. (32), çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüphelinin, 'cinsel istismar', 'yaralama', 'tehdit' gibi 26 ayrı suçtan sabıka kaydı olduğu ortaya çıktı. 
Olay, 8 Haziran'da Seyhan ilçesi 2000 Evler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, küçük kız çocuğunun taciz edildiğini görenler, polisi aradı. Korkan şüpheli ise apartmana gizlendi. Mahalle sakinleri şüpheliyi gizlendiği yerden çıkarıp, dövmeye başladı. Olay yerine gelen polisler, şüpheliyi linçten kurtardı.
Yusuf T. olduğu belirlenen şüphelinin, 'cinsel istismar,' 'yaralama', 'tehdit'  gibi farklı suçlardan 26 ayrı sabıka kaydı olduğu ortaya çıktı. Taciz suçlamalarını kabul etmeyen Yusuf T. sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Görüntü Dökümü
--------------
- Olay günü yaşanan arbedenin görüntüleri 

SÜRE:00'54"    BOYUT:99,8 MB

Haber:Çağlar ÖZTÜRK-Kamera:ADANA,()

=====================

Mevsimlik işçi olarak geldiği köyde, çilek üreticisi oldu 

Aksaray'a 13 yıl önce Şanlıurfa'nın Harran ilçesinden mevsimlik işçi olarak gelen İbrahim Çümçüdür, şimdilerde kardeşleriyle birlikte 90 dekarlık arazide çilek üretiyor.  Çümçüdür, "Üretmeyen toplum yok olmaya mahkumdur. Üretmezsek, dışarından ithalatla geçinen bir toplum haline geliriz. Bu da nereye kadar? Kardeşlerim ve köyden çalışan kadınlarla birlikte tam 50 kişiye bu çilek tarlası ekmek kapısı oldu" dedi.
Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde oturan İbrahim Çümçüdür, ailesi ve kardeşleriyle birlikte 13 yıl önce Aksaray'ın Gülağaç ilçesi Alanyurt köyüne gelerek yaz aylarında tarlalar da mevsimlik işçi olarak çalıştı. Bir kaç yıl çalıştıktan sonra 2009 yılında 7 dekarlık alanda çilek üretmeye başladı.  Mevsimlik işçiliği bırakan Çümçüdür, şimdi 90 dekarlık alanda çilek üretiyor. Kardeşleri ve köyde çalışan kadınlarla birlikte 50 kişiye istihdam sağlayan Çümçüdür, şunları söyledi:
"Çilek üretimine ilk 2009 yılında 7 dekarla başladık ve şu an da 90 dekarda ailecek üretim yapıyoruz. Bizden sonra bu köyde 10 çiftçi bizim gibi üretim yapmaya başladı. Biz bu bölgede çilek üretiminin gelişmesine vesile olduk. Mayıs ayının 157inci  çilek üretimiz başlar. Bizim şöyle bir avantajımız var; soğuklar eksiye düşünceye kadar yani ekim veya kasım ayına kadar meyve üretimimiz devam ediyor. Bizim burada dönümden 2 ton çilek hasadı yapabiliyoruz. Çünkü bu bölge serin bir bölge yayla gibidir. Rakım burada 1125, düşünün böyle bir yerde üretim yapıyorsunuz. İster istemez meyvelerin oluşumu ve gelişimi biraz zaman istiyor. Adana, Silifke ve Anamur’daki gibi 10 günde meyve haline dönüşmüyor. Burada çilek ortalama 15-20 günde oluyor. "
Ürettiği çileklerin serin bölgede yetişmesinden dolayı daha iri ve tat olarak lezzetli olduğunu ifade eden Çümçüdür, "Sahil bölgelerinde aşırı sıcaklarla birkaç gün sonra onların çilek üretimi bitecek. Bu sefer Aksaray’dan sahil bölgesine biz çilek göndermeye başlayacağız. Şimdi ürettiğimiz çilekleri Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kayseri ilerine gönderiyoruz.ö dedi.

Görüntü Dökümü 
-------------
- Çilek tarlasından detay
- Kadınların çilek toplaması 
- Çilekten detay
- İbrahim Çümçüdür röp. 

Haber- Kamera: Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY ))

===================

Kadınların işlediği fındık, dünyaya ihraç ediliyor

Dünyada 110'dan fazla ülkeye ihraç edilerek yıllık 2, 5 milyar dolar gelir elde edilen fındıkta, yılda 450 bin ile 650 bin ton üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fındık, Karadeniz'de fabrikalarda çalışan yaklaşık 25 bin dolayında kadın işçi tarafından işleniyor. Kadınlar,  fındık seçerek hem para kazanıyor, hem de fındığın ihracata hazır hale getirilmesine katkı sağlıyor. 
Dünyada 110'dan fazla ülkeye ihraç edilerek yıllık 2.5 milyar dolar gelir elde edilen fındıkta, yılda 450 bin ile 650 bin ton üretimi gerçekleştiriliyor. 600 yıldır fındık ihraç eden Türkiye'de, 500 bin aile tarafından 700 bin hektar alanda fındık üretiliyor. Dünya fındık ihracatının da yüzde 75'ini elinde bulunduran Türkiye'de, AB ülkeleri, Asya, Orta Doğu, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Uzak Doğu, Pasifik ülkeleri gibi 110'dan fazla ülkeye ihracat yapılıyor. Üretilen fındık, Karadeniz'de fabrikalarda çalışan yaklaşık 25 bin dolayında kadın işçi tarafından işleniyor.  Kadınlar,  fındık seçerek hem para kazanıyor, hem de fındığın ihracata hazır hale getirilmesine katkı sağlıyor. 
'CİDDİ İSTİHDAM OLUŞACAK'
Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, fındık işlerinde çalışan kadın işçilerinin büyük emek sarf ettiklerini belirterek, "Kadın işçiler bahçede hasadın yanı sıra fabrikalarda da çalışarak ekmeğini kazanıyor. Biz eğer fındığı hammadde değil, mamul madde olarak satmayı planlarsak, yöremizde istihdam daha fazla artacaktır. Bununla alakalı fabrikalar, işletmeler ve yatırımlar çoğalacak. Bunların çoğalmasının sonucunda da ciddi istihdam oluşacak. Fındık kırma fabrikalarının yanında çikolata ve diğer mamul fabrikalar ne kadar fazlalaştırılırsa fındıktan gelir artacak. Böylece hasatta olduğu gibi fabrikalarda çalışan işçi sayısı da yükselecek" dedi.
'BÖLGEMİZDE GÖÇÜDE AZALTABİLİRİZ'
 Fındıkta istihdamın daha da artırılmasıyla Karadeniz'de göçün önlenebileceğini, bunun içinde mutlaka hükümetin 'Milli Fındık Politikası'nı oluşturması gerektiğinin de altını çizen Atakan Akça, "Talep ettiğimiz bu yapılacak çalışmalar sonucunda fındığın geleceği daha da iyi olacaktır.  Fındıkta istihdam artarsa insanlar göç etmez. Özellikle bölgemizde göçüde azaltabiliriz. Fındığı mamul haline getirecek fabrikalar ne kadar artarsa istihdamda artar. Çiftçi de çiftçiliğini yapacak, fındığıyla uğraşacak. Fındığın hem verimi ve kalitesi artacak hem de ihracatı.  Fındıkta dışarıya satış zaten var. Mamul olarak 500 bin ton civarında satılıyor. Zaten büyük bölümünü çikolata fabrikaları alıyor. Burada fındığı işleyecek, fabrikalar kuracak işadamlarımıza imkan sağlarsak bunları zaten yaparız. Böylece iç tüketimde artar" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü
---------
-Atakan Akça ile röportaj
-Fındık hasat ve fabrikadan detay görüntü
-Fabrikalarda çalışan kadınlardan görüntü

Süre: 4.12 DK Boyut: 625 MB

Haber-Kamera: Nedim KOVAN-ORDU-

=======================

Yüzde 98 bedensel engelli Okan, inşaat mühendisi oldu

TEKİRDAĞ'ın Çorlu ilçesinde eklem kısıklığı nedeniyle yüzde 98 engelli olarak dünyaya gelen Okan Cihan(26), elleri ve ayaklarını kullanamadan büyük bir başarıya imza attı. Kalemi ağzı ile tutan, kitapları diliyle çevirip, bilgisayarı dudaklarıyla kullanan Cihan,  Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Artık hayallerini olan engelliler için projeler yapmak olduğunu söyleyen Cihan, "Engellilere yaşanabilir, onların rahat edebildiği yapıların inşasına imza atabilmek en büyük hayalim. O projeleri hayata geçirmek" dedi.
Çorlu'da fabrika işçisi baba, ev hanımı annenin 2 çocuğundan Okan Cihan, eklem kısıklığı nedeniyle yüzde 98 bedensel engelli olarak dünyaya gelen Okan Cihan, el ve ayaklarını kullanamadan hayata tutunmayı başardı. Çocukluğunda dizlerinin üzerinde yürümeyi öğrenen, okulda kalemi ağzı ile tutan, kitaplarının sayfalarını diliyle çeviren, bilgisayarı dudaklarıyla kullanan Cihan, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden büyük bir başarı göstererek mezun oldu.
'ARKADAŞLARIMDAN EKSİK YANIMI GÖRMEDİM'
Artık hayata başka bir gözle bakan Cihan,  engelli olmanın kendisini küstürmediğini ve daha çok hayata bağladığını söyledi. En büyük hayalinin engellilerin rahat yaşayabileceği projeleri yapmak olduğunu ifade eden Cihan, "şunları söyledi:
İnşaat mühendisiyim. Eklem hastalığım nedeniyle doğuştan engelliyim ama hiçbir zaman hayata küsmedim. Küçük yaştan beri hayatla mücadele etmeyi öğrendim. Mesela 5-6 yaşlarımda dizlerimin üzerinde yürümeyi öğrendim. İlk başlarda çok acıyordu. Daha sonra pes etmedim ve şu anda dizimin üzerinde yürüyor vaziyetteyim. Ardından eğitim hayatıma başladım. Derslerimi çok sevdim. Arkadaşlarımdan eksik bir yanımı görmedim. Çünkü ben de onlar gibi yazı yazabiliyordum. Onlar el ile yazıyordu, ben ağzımla yazıyordum. Sonuçta onlar gibi yazabiliyorum, onlar gibi düşünebiliyorum, onlar gibi okuyabiliyorum. 'Neden ben de eğitim hayatında başarılı olmayayım ki?' dedim. Derslerime sıkı sıkı sarıldım. Lisede başarılı bir dönem geçirdim. Çeşitli burslar kazandım. Daha sonrasında meslek kariyerimi seçerken benimle ilgili, engelli kardeşlerimle ilgili ne yapabilirim diye düşünerek inşaat mühendisi olmaya karar verdim. Çünkü binalar veya başka yapıların bazılarında engelli rampası dahi yok. Bizler oralara ulaşmakta sıkıntı yaşıyoruz. İşte ben dedim ki inşaat mühendisi olayım. Büyük projelere imza atayım ve engelliler için yaşanabilir, onların özgürce hareket edebileceği yapılar inşa edeyim şeklinde planlayarak inşaat mühendisliğini okumaya karar verdim ve kazandım da. Çorlu Mühendislik Fakültesi'nde başarılı 4 yıl geçirdim ve şu anda mezun oldum."
'ÖNCELERİ KALEMİ TUTAMIYORDUM'
Kendisi gibi engelli ve  ailelerine destek verilmesinin önemli olduğunu anlatan Okan Cihan, "Engelli kardeşlerime ve onların ailelerine bir şeyler söylemek isterim. Bizler, bize inanıldığını hissedersek, ailelerimizin bizlerin arkamızda durduğunu hissedersek özgüvenimiz yerinde olur ve hayatta başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Örneğin ben. Ailem sürekli arkamda durdu. 'Oğlum sen yaparsın, edersin. Senin onlardan ne eksiğin var? Sen de yazabiliyorsun, sen de okuyabiliyorsun, sen de başarabilirsin' şeklinde bana destek oldular. Özgüvenimi yüksek tuttular. Ben de şu anda inşaat mühendisi mezunuyum. Aslında yazmaya okula gitmeden önce başladım. Babam ismimi yazmıştı bir yere. Onu taklit ederek adımı soyadımı yazdım. Kalemi ilk başta ağzıma aldım. Önceleri kalemi tutamıyordum, hep düşürüyordum. Sürekli mücadele ettim. Sonunda kalemi sıkıca kavrayabildim. Adımı yazmaya başladım. Ailem çok şaşırmıştı. Çok mutlu olmuşlardı. Onların mutluluğunu görünce daha da yazmaya, çizmeye başladım. Okulda da arkadaşlarım ağzımla yazmamı görünce çok şaşırmışlardı. 'Okan biz elimizle yazıyoruz, sen nasıl ağzınla yazıyorsun? Helal olsun. Biz en ufak şeylerde hemen pes ediyoruz. Senin mücadeleni gördükçe hayata karşı olan mücadelemiz daha da arttı' dediler bana. Hatta benden yardım istedikleri de oldu. Özellikle çizim konusunda. Bilgisayarı da dudaklarımın yardımıyla kullanıyorum" ödedi.
'HAYALLERİMİ YAPMAK İSTİYORUM'
İnşaat mühendisi olduğu için hayali olan projeleri yapmak ve çalışmak isteğini söyleyen Okan Cihan, çalışmak bir çok yere müracaat ettiğini  belirtti. Cihan, "Artık inşaat mühendisi oldum. Mesleğimi icra etme zamanı. Dediğim gibi benim, bu bölümü okumadan önce zaten hayallerim vardı. Engellilere yaşanabilir, onların rahat edebildiği yapıların inşasına imza atabilmek en büyük hayalim. O projeleri hayata geçirmek. İnşallah bana fırsat verilirse bu çeşit büyük projelere imza atacağımdan emin olabilirsiniz. Artık hayallerimi, planlarımı ve mesleğimi icra etmek istiyorum. Birçok yere iş başvurusunda bulundum. Kamu kurumları dahil birçok kuruma cv bıraktım ama henüz bir dönüş olmadı" dedi.
'BİR ANNENİ N EN BÜYÜK MUTLULUĞUDUR
Okan Cihan'ın ev hanımı annesi Nahide Cihan, oğlunun engelli olmasına rağmen gösterdiği yaşama tutunma ve okuma mücadelesinden büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirdi. Anne Cihan, "Mutluyum, mühendis olmasından gururluyum. Çok şükür bitirdi. Tek dileğim onun çok istediği bir iş sahibi olması.Okan, zaten doğuştan başarılıydı. Azimli bir çocuktu anne olarak bekliyordum ve hissediyordum" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Okan Cihan'ın ders çalışması
-Ağzı ile resim çizmesi
-Dili ile dosyaları çevirmesi
-Çenesi ile bilgisayar kullanması
-Dizlerinin üzerinde yürümesi
-Okan Cihan ile röp.
-Anne Nahide Cihan ile Röp.
-Detaylar

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),()-

==============================================

Rekortmen haltercinin hedefi Avrupa şampiyonluğu

Halterde, son iki yıl üst üste rekor kırarak Türkiye şampiyonluğunu kazanan Aleyna Kaymaz (15), İsrail'de yapılacak Yıldızlar ve U15 Avrupa Şampiyonası'nda altın madalya hedefliyor.
Antalya'da ailesinin yönlendirmesiyle dövüş sporuna başlayan Aleyna Kaymaz, bir süre sonra halter antrenörü Ekrem Celil'in dikkatini çekti. Aleyna'nın halterde başarılı olacağına inanan antrenörü, genç sporcuya bu sporu sevdirdi. Antalya Spor Salonu'nda 2 yıldır antrenman yapan Aleyna, geçen yıl katıldığı U15 Türkiye Şampiyonası'nda birinci oldu. Şampiyonada koparmada 68 kilo, silkmede 81 kilo ve toplamda 159 kiloyla 3 Türkiye rekoru kıran Aleyna, başarılarını bu yıl da sürdürdü. Aleyna, mart ayında Kemer'de düzenlenen şampiyonada 69 kilo koparma, 85 kilo silkme olmak üzere toplamda 154 kiloyla yeni rekorlara adını yazdırdı. Türkiye şampiyonluğunu kazanan genç halterci, iki yılda iki şampiyonluk kazanıp 6 rekor kırarak başarısını tescilledi.
İsrail'de Aralık ayında yapılacak Yıldızlar ve U15 Avrupa Şampiyonası'na hazırlanan Aleyna, "İki yılda iki defa Türkiye şampiyonu oldum ve 6 rekor kırdım. Bu benim için mutluluk ve gurur verici bir başarı. Avrupa şampiyonasında hedefim altın madalya kazanmak. Avrupa şampiyonluğu sonrasında da dünya şampiyonluğunu istiyorum. Milli takımda uzun yıllar başarıyla görev yapıp, olimpiyata katılmak en büyük hayalim" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------
- Aleyna Kaymaz ısınırken
- Aleyna Kaymaz halter kaldırırken
- RöP. Aleyna Kaymaz 
- Antrenman detay

Haber: Tolga YILDIRIM- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA-)

===================

150 metrelik uçuruma düşen inek kurtarılmayı bekliyor

Erzurum'un Horasan ilçesine bağlı Pirali köyünde dolu yağışı, rüzgar ve fırtınadan kaçan büyükbaş hayvan sürüsünden 23'ü 150 metrelik uçuruma düştü. 22 hayvanın telef olduğu olaydan sağ kurtulan bir inek kurtarılmayı bekliyor.
Olay, 10 Haziran günü saat 21.00 sıralarında Horasan ilçesine bağlı Pirali Mahallesi'nde meydana geldi. Cüneyt Karataş Güler'e ait olduğu belirlenen büyükbaş hayvan sürüsü dolu, rüzgar ve fırtınadan ürkerek kaçışmaya başladı. 23 inek yaklaşık 150 metre derinliğindeki uçurumdan aşağı düştü. 22 ineğin telef olduğu olaydan bir inek kurtulabildi. Çobanın bilgi vermesi üzerine köylüler olay yerine gitti. Bir tarafı uçurum, bir tarafı Aras nehri geçen bölgeye ulaşan vatandaşlar, sağ kalan ineği bulunduğu yerden çıkaramadı.
İneğin bulunduğu yerden uçurum tarafından vinç ya da Aras nehri tarafından botla kurtarılabileceğini belirten vatandaşlar yetkililerden yardım istedi. Olay yerine güçlükle ulaşabildiklerini belirten vatandaşlar, “Bir taraf uçurum bir taraf Aras nehri. İnek yaklaşık 37 saattir kurtarılmayı bekliyor. Yetkililerden yardım istiyoruz" dediler.

Görüntü Dökümü
------
-Uçurumdan yuvaralanarak telef  ineklerin görüntüsü

SÜRE: 02.04 BOYUT: 231 MB

Haber-Kamera: ERZURUM,()

========================

Jandarma kan verdi

Burdur'da jandarma personeli Jandarma Teşkilatı'nın 180'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Kızılay'a kan bağışında bulundu.
Burdur İl Jandarma Komutanlığı ile ilçelerdeki jandarma teşkilatlarında görevli rütbeli personel, er ve erbaşlar, Kızılay Kan Merkezi'ne kan bağışında bulundu. Kızılay'ın Cumhuriyet Meydanı'nda kurduğu çadıra gelen jandarma personeli kan verdi.
Kızılay Kan Alma Birimi doktoru Deniz Erkaya, "Kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir etkinlik düzenledik jandarmayla. İl genelindeki bütün jandarma personeli gelerek kan bağışlıyor. Sağ olsunlar yoğun bir ilgi gösterdiler" dedi.
Burdur halkının da kan bağışına duyarlı olduğunu söyleyen Erkaya, "Hastanenin kan ihtiyacının çoğunluğunu karşılıyoruz. Ramazan ayında kan bağış miktarı biraz düşmüştü ama şu anda yoğun bir kan bağışı var" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------
- Kan bağışı yapan personel
- Deniz Erkaya ile röportaj
- Detay

Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR, ()

======================

Havalimanında 8 yıldır bekleyen uçakla ilgili karar bekleniyor

Van depreminin ardından Gürcistan'dan yardım getiren, ancak apronda meydana gelen kazada kokpiti zarar gördüğü için 8 yıldır Erzurum Havalimanı'nda duran uçakla ilgili Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, karar verecek. Vali Okay Memiş, karar sonrası uçakla ilgili çalışma yapacaklarını söyledi.
Vali Okay Memiş, pistleri bitümlü sıcak karışım asfaltla kaplanacak Erzurum Havalimanı'nda incelemelerde bulundu. Devlet Hava Meydanları İl Müdürü Hanif Fidan'dan bilgi alan Vali Memiş, daha önce beton olan pistin bitümlü sıcak asfaltla kaplanacağını bildirdi. 4 kilometre uzunluğunda 60 metre genişliğindeki pistin asfaltlanarak standardizasyonu yüksek bir hale getirileceğini kaydetti. Yaklaşık 24 milyon liraya mal olacak çalışmada, beton asfalttaki düzenlemeler yapıldıktan sonra asfaltlamanın başlayacağını ifade eden Vali Memiş, "Uçaklar beton piste inip-kalkıyorlardı. Bitümlü sıcak asfalt dökümüyle pistlerimiz uluslar arası büyük uçakların inebileceği bir hale getirilecek" dedi.
Asfalt dökümü sonrası Erzurum Havalimanı'nda sis ve iklim şartları sebebiyle seferlerin daha kolay yapılmasını sağlayacak olan CAT III yaklaşma ve iniş sisteminin kurulacağını kaydeden Vali Memiş, "Bu sistemin kurulmasıyla havalimanına iniş-kalkışlar daha kolaylaşacak. Bizim ölçümlerimize göre Erzurum'da en fazla 200 metreye kadar sis ölçüldü. Bu sistemin tamamlanmasıyla sisli havalarda uçaklar rahatlıkla iniş kalkış yapabilecekler. Havalimanı sadece Erzurum'a değil bölgeye de hizmet edecek. Çünkü biliyorsunuz Karadeniz ve bölge illerinde çok sis oluyor. Havalimanıyla Erzurum'un bölgedeki pozitif üstünlüğü de ele alacağını düşünüyorum. Programa göre havalimanı asfaltı ve sistemin kurulumu Kasım ayına kadar bitmesi gerekiyor ama biz Ekim ayında komple sistemi bitirerek hizmete sokmayı düşünüyoruz. Bundan böyle sisten ve hava koşulları sebebiyle uçak iptallerinin sıfıra yakın olacağını ümit ediyoruz" diye konuştu.
GENEL MÜDÜRLÜK KARAR VERECEK
Vali Okay Memiş, yaklaşık 8 yıldır apronda bekleyen kargo uçağıyla ilgili de açıklamada bulundu. Van depreminde zarar görenler için 2011 yılında Gürcistan'dan yardım taşıyan Ilyushing Il-76TD' tipi uçağın apronda kaza geçirdiğini hatırlatan Vali Memiş, şunları söyledi:
"Kokpiti zarar gören uçak havalimanında bekliyor. Bu uçakla ilgili Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün vereceği kararı bekliyoruz. Biz şu anda onu takip ediyoruz. Uçaktan nasıl kurtulacağı belirlendikten sonra nasıl değerlendirebiliriz onu konuşuruz. Bazen ilginç şeyler olabilir. Bir yerde kütüphane olarak kullanıldığını duymuştum. Bizim çok daha güzel değerlerimiz var. Nasıl kullanırız tartışılabilir. Ama bizim balıklama atlayacağımız bir iş değil."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------
-Erzurum Havalaanı yazısından detay 
-Havaalanı pistinden detay
-Havaalanı pistinde çalışan işçilerden detay
-Vali Okay Memiş'in çalışmaları incelemesi
-Vali Okay Memiş ile röp
-Gürcistan uçağından detay 

SÜRE: 07.09 BOYUT: 801 MB

Haber: Salih TEKİN-Kamera: Zafer KUMRU / ERZURUM,()

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314

banner325

banner328