mersin escort bayan bodrum escort bayan

DHA YURT BÜLTENİ-5 

Kuzey Irak'taki PKK'lı teröristlerden füzeli saldırı: 1 asker şehit, 3 asker yaralı (2)   FÜZELİ SALDIRIDA YARALANAN ASKER ŞEHİT OLDU, 3 ASKER YARALI Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki Güven Dağı'ndaki üs bölgesine, PKK'lı teröristlerin...

DHA YURT BÜLTENİ-5 

Kuzey Irak'taki PKK'lı teröristlerden füzeli saldırı: 1 asker şehit, 3 asker yaralı (2)
 
FÜZELİ SALDIRIDA YARALANAN ASKER ŞEHİT OLDU, 3 ASKER YARALI

Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki Güven Dağı'ndaki üs bölgesine, PKK'lı teröristlerin Kuzey Irak'taki Kulika Dağı'ndan düzenledikleri füzeli saldırıda ensesine isabet eden şarapnel parçası ile yaralanan Adana Kozan nüfusuna kayıtlı Piyade Sözleşmeli Er Bülent Alp, kaldırıldığı Hakkari Devlet Hastanesi'nde şehit olurken, aynı saldırıda 3 asker de yaralandı. Yaralı askerlerin hayati tehlikelerinin olmadığı belirtildi.

Görüntü Dökümü
---------------------------
- Bülent Alp'in fotoğrafı

/////////
ARŞİV
-operasyon görüntüleri 

Haber: HAKKARİ () 

=================================================

Sınıra askeri sevkiyat (2)
 
TOP ATIŞI BAŞLADI

Hatay'ın Hassa ilçesinden Suriye'nin Afrin kentindeki terör örgütü PKK/PYD mevzilerine top atışı başladı. Bölgedeki karakollardan 2 kez yapılan top atışı, ilçe merkezinden de duyuldu. Bölgedeki askeri hareketlilik devam ediyor.

Haber: Kasım NARCI/HASSA (Hatay), ()

===========================================

Trabzon'da pisten çıkan uçak için kurtarma çalışması başlatıldı (3)

DENİZE 25 METRE KALA DURDU

Ankara-Trabzon seferini yapan PC 8622 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi yolcu uçağı, Trabzon Havalimanına iniş yaptığı sırada pist başında manevra yaparken sağa dönüş yapması gerekirken hız alarak sola doğru dönüş yaptı. Pistin kuzey tarafından yamaçtan denize yönelen uçak tekerlerinin balçığa dönüşen toprağa saplanması üzerine denize yaklaşık 25 metre kala durdu. Bölgeye sevk edilen kurtarma ekipleri, 162 yolcu ve 6 mürettebatın tahliyesini sağladı. Olaydan sonra uçak halatla sabitlenerek denize kaymaması için önlem alındı.

KAZA KIRIM EKİBİ İNCELEME BAŞLATTI
Bu sabah bölgeye gelen Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Kaza Kırım Ekibi inceleme başlattı. Uçak ve Havalimanında inceleme yapan ekip kazayla ilgili rapor hazırlayacak. Ulaştırma Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan telefonla aradığı Trabzon Valisi Yücel Yavuz dan bilgi aldı. Vali Yavuz da beraberinde bir ekiple Sahil Güvenlik teknesi ile açıldığı denizden incelemelerde bulundu.

KURTARMA PLANI HAZIRLANIYOR
Trabzon Havalimanı’nda yaşanan kaza ile ilgili kriz merkezi oluşturuldu. Kriz merkezi, pist başında yamaçta asılı kalan uçakla ilgili kurtarma planı hazırlıyor.  Denize kaymaması için halatla sabitlenen uçak için bölgeye ağır tonajlı vinçler çağrıldı. Vinçler yardımıyla uçağın piste çekilerek hangara alınması planlanıyor. Uçakta kalan yolcuların valizleri de tehlikeli olabileceği değerlendirilerek alınamadı. Uçağın piste çekilmesinin ardından yolcu valizleri alınacak.

VATANDAŞLAR HAVALİMANINA AKIN EDİYOR
Trabzon Havalimanına paralel uzanan Karadeniz Sahil Yolu’nda araçlarını durduran sürücüler pisti üst bölgeden gören kaldırım ve üst geçitler üzerinden uçağı görmeye çakışıyor. Havalimanına gelen çok sayıda kişi cep telefonları ile uçağı görüntülüyor.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR 

Haber-Kamera: TRABZON- ()

===============================================

Abant'ta beyaz güzellik

BOLU'da, kar yağışıyla birlikte beyaz örtü ile kaplanan doğa harikası Abant Tabiat Parkı'nda kartpostallık manzaralar oluştu.
Bolu'nun incisi, doğal güzellikleriyle ünlü Abant Tabiat Parkı, sabah saatlerinde başlayan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı. Abant'ta kar kalınlığı, yer yer 30 santimetreye ulaştı. Kentin gürültüsünden kaçıp, doğayla baş başa kalmak isteyenler, Abant'a akın etti. Bolu ve çevre illerden günübirlik tatil için gelenler, kar manzaralarının ve temiz havanın keyfini çıkardı. Hafta sonu olması nedeniyle de otellerdeki doluluk oranları yüzde yüze yaklaştı. Ziyaretçiler, göl etrafındaki karla kaplı alanlarda ve iskelelerde yürüyüş yaparak, fotoğraf çekti. Bazı ziyaretçiler de faytonlarla göl çevresinde gezdi. Ziyaretçiler, Abant'a gelirken kar yağışı nedeniyle yollarda aksama olmadığını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Kar manzaraları
-Tatilcilerle röportajlar
-Ata binenler
-Fotoğraf çektirenler
-Detaylar

Haber- Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU, ()

===============================================

Ankara’da kar yağışı başladı

ANKARA’nın Ayaş ilçesinde başlayan kar yağışı ilçenin yüksek kesimlerinde etkili olmaya başladı.
Sabah saatlerinde Ayaş ilçesi Ayaşbeli ve Atderesi mevkilerinde başlayan kar yağışı devam ediyor. Karayolları ekipleri, kar küreme araçlarıyla ilçenin en yüksek mevkilerinde kar küreme ve yol tuzlama çalışması başlatırken tedbirsiz yola çıkan bazı araçların yolda kaldığı gözlendi.
Bu arada Ankara’nın Dikmen semtinde de öğle saatlerinde karla karışık yağmur yağışı başladı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
_Ayaşbeli ve atderesi mevkilerinde etkili yağan kar yağışı görüntüleri 

Haber-Kamera: Kemal ÇELEN/AYAŞ, (Ankara) ()- 

===============================

(Özel) - Gassallar 'zor ve etkileyici' dedikleri mesleklerini anlattı

MALATYA'da, birçok kişinin yapmaya cesaret edemeyeceği ve her gün onlarca ölüyü yıkayıp, temizleyip, kefenleyen gassallar (ölü yıkayıcı), mesleklerini anlattı. Hayatlarının büyük bölümünü gasilhane denilen ölü yıkama kabininde geçiren gassallar, korkarak, başladıkları mesleklerinin zor ve etkileyici olduğunu söyledi.
Malatya'da, 1989 yılında, dönemin belediye başkanı Ahmet Münir Erkal tarafından kurulan Şehir Mezarlığı'nda kayıtlara göre, 50 bin mezar bulunuyor. Kurulduğu günden bugüne 3'te 1'i dolan mezarlıkta Ahmet Çakır tarafından 2010'da yaptırılan gasilhanede 4'ü kadın, 7'si erkek toplam 11 gassal çalışıyor. Aydın Polat, 5 yıldır gassal olarak çalıştığını belirterek, "Bizim hocalarımız tarafından 'Böyle bir iş var, mezarlıkta çalışabilir misin? Cenaze yıkayabilir misin? Cenaze namazı kıldırabilir misin?' dedi. Böyle söyleyince ben, tabi 'Hocam korkar mıyım veya ürperir miyim?'. Böyle bir şeyler söyledim. İlk günler, ürperme oldu. Cenaze yakınlarıyla alakalı onların üzüntülerini görünce, böyle biraz onların acısını paylaştık. Tabi ara ara bu genç ölümleri bizi ürpertiyor. Onların acısını görünce biz de üzülüyoruz. İnsan içinde olunca zamanla alışıyor bu işe" dedi.
'BERABER YIKAYALIM, DEDİM GİRMESİYLE ÇIKMASI BİR OLDU'
Çalıştığı gasilhanede yaşadığı ilginç olayları anlatan Polat, "Zaman zaman adli vakalar olabiliyor. Mesela; trafik kazaları olabiliyor. Cinayet olayları olabiliyor. Biz, onların yakınlarını sakinleştirme adına böyle teselli için ikna etmeye çalışıyoruz. Her Müslüman'ın 3 tane cenaze ömründe yıkamasını tavsiye ediyorum. Mesela; cenaze yakınları, musalla taşında nasıl cenaze namazı kılıyorlarsa mutlaka 3 tane ömründe her Müslüman kardeşimizin cenaze yıkamasını tavsiye ediyorum. Bunu gelip, görsünler. Tek sadece musalla taşıyla kalmasın, cenaze gasilhane bölümünde hocayla birlikte su serpsin veya kendisi de yıkasın. Bu uygulamayı kendisinin görmesini tavsiye ediyorum. Bir gün birine şahit oldum ve dedim ki 'Hocam buyurun gelin, sizlinle beraber yıkayalım'. Onun gasilhaneye girmesiyle çıkması bir oldu, korktu" diye konuştu.
Mezarlıklar Müdürlüğü'nde çalıştığı 5 yıl boyunca 3 bine yakın cenaze yıkadığını kaydeden Polat, "Cenaze yakınlarının yurt dışında olan aileler olabiliyor. 1- 2 gün morgda beklettiğimiz cenazeler olabiliyor. Yakınları geldikten sonra işlemi yapılıyor. Yıkama yerine alıyoruz burada. Üzerinde ne kadar elbisesi varsa veya hastaneden torbayla gelen torbası, bezi olabiliyor onu alıyoruz üzerinden. Abdestini aldırıyoruz. Kefenleme işlemi oluyor, tabutuna koyuyoruz. Musalla taşına götürüyoruz" dedi.
'CENAZEDEN KORKAN BİRİYDİM'
Günde 7- 8 cenaze yıkadığını anlatan Münüre Sancaktar da bugüne kadar kendisini en çok etkileyen olayı şöyle anlattı:
"Bir tane kadın geldi. Cemaati yoktu. Farklı bir olay hissettim ben. Kimsesi yoktu. Sanki böyle bir nefes gibi yılan geçer gider gibi hissettim. 'Ayfer abla ben korkuyor muyum? Ben, böyle bir şey mi hissettim' dedim. O bana kızdı. 'Münüre sus da işini yap' dedi. 'Ayfer abla söyle' dedim. Sonra 'Bilemeyiz; ama ben de hissettim' dedi. İlk geldiğim gün ilk cenazem Hekimhan'da biri kaza yapmıştı. Genç bir bayan. Hamiyleydi onu hiç unutamıyorum. Ayfer abla, bana göstermemeye çalıştı; ama gördüm ben. Kadın paramparça olmuştu. Normalde cenazeden korkan biriydim o gün hiç korkmadım."
'İNSAN UNUTAMIYOR'
Gassal olarak 4 yıldır çalışan ve aynı zamanda kefen kesimi de yapan Meliha Avcı ise ilk başladığında korktuğu mesleğine zamanla alıştığını söyledi. Avcı, "Alışmak geç oluyor. Yaşlı geldiğinde insan diri oluyor. Genç gibi değil. Gençler gelirse mümkün olmuyor. Kendini tutamıyor insan. Cenaze geliyor kolu yok, biri geliyor ayağı yok. Başkası geliyor başı yok, biri var ki ortadan iki parçaya bölünmüş. Biri var bağırsak dışarıda. Unutamıyor insan. Biri geliyor mesela öldürmüşler buraya getirmişler. Kocası öldürmüş. Onları hiç unutamıyor insan" diye konuştu.
Kimsesiz cenazelerin daha üzücü olduğunu belirten Avcı, "Çok üzücü oluyor. 1 hafta unutamıyor insan. Sürekli insanın aklında kalıyor. Kendimize 'İnsan sahipsiz olunca böyle oluyor demek ki' diyoruz" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------------
- Gasilhane'den görüntüler
- Gasilhane'nin temizlenmesi
- Gassallardan detaylar
- Gassallarla röp.
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-)

========================================

Ercan Kesal okurlarıyla buluştu

MERSİN'de hayranları ile buluşan oyuncu, senarist ve yazar Ercan Kesal, okurları için kitaplarını imzaladı.
Sokak Kitapevi'nde düzenlenen imza gününe Mersinliler yoğun ilgi gösterdi. Özellikle gençlerin sevgisi ile karşılaşan Kesal, 'Nasipse Adayız, 'Aslında" ve 'Zamanın izinde' isimli kitaplarını imzaladı. Her bir okuru ile tokalaşıp kısa sohbetler eden Kesal da okurlarıyla yakından ilgilendi. Mersin'deki okurlarıyla buluşmanın kendisi için mutluluk olduğunun ifade eden Kesal, "Mersin, her yeni kitapta gelmek istediğim, davet edildiğim bir yer. Buradaki ilgiden fazlasıyla memnunum. Buradaki arkadaşlarım okumaya çok meraklı, entelektüel, seviyeleri çok yüksek, ciddi okuma kültürü olan bir kesim. Onlarla birlikte olmaktan,kitaplarımı paylaşmaktan çok mutluyum" dedi.
Kesal, hayranları ile bol bol hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra kentten ayrıldı.

Görüntü Dökümü
------------------------
-Ercan Kesal kitap imzalarken 
-Okurlar sıra halinde beklerken
-Kesal okirlarıyla tokalaşırken
-Kesal sohbet ederken
-Hatıra fotoğrafları çekilirken
-Kesal'ın konuşması
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: İbrahim MAŞE/MERSİN, ()

=======================================

Beril'den piyano resitali

ÇANAKKALE’de, 'Müzik ve Engelsiz Yolculuğum' konseri veren 19 yaşındaki piyano sanatçısı otizmli Beril Zorlu, sunduğu piyano resitali ile müzikseverleri kendisine hayran bıraktı.
Çanakkale Troya Çevre Derneği tarafından, Troia Vakfı Korfmann Kütüphanesinde 'Müzik ve Engelsiz Yolculuğum' isimli konser düzenlendi. Konseri İzmir'de 1998 yılında dünyaya gelen ve 2 yaşında otizm tanısı konulan Beril Zorlu verdi.
DUYDUĞU SESİ NOTAYA DÖKME YETENEĞİNE SAHİP
Öğretmenlerine göre müzik dehası olarak gösterilen otizmli Beril Zorlu referans ses verilmeden, duyduğu sesin frekansını belirleyip doğru notalara dönüştürebilme yeteneğine sahip. Beril Zorlu, Korfmann Kütüphanesinde verdiği 'Müzik ve Engelsiz Yolculuğum' isimli konserde sunduğu piyano resitali ile kendisini dinleyenleri hayran bıraktı. Zorlu, konserinde Klasik Batı Müziğinde Beethoven, Bach ve Mozart’a ait eserlerin yanı sıra Türk Müziğinden ‘Katibim’ ve ‘Samanyolu’ eserlerine de yer verdi.
Piyanoyla harikalar yaratan otizmli Beril Zorlu, müzikle hayata tutunuyor. İzmir’de Otistik Çocukları Koruma ve Yönlendirme Derneği'nde (ODER) yöneticilik yapan Beril’in annesi bilişim uzmanı 45 yaşındaki Yeşim Zorlu, kızının 2 yaşında otizm teşhisi alarak eğitime başladığını söyledi. Özel eğitim alarak sürekli bu süreçleri geçirdiklerini belirten Yeşim Zorlu, “Akranlarıyla bir arada olması için çok çaba sarf ettik. Özel eğitimi destekleyici pek çok aktivitede bulunduk. Beril’in kendi bireysel eksikliklerini gidermek için hem özel eğitim, hem genel eğitim, ilkokul, ortaokul, hem de müzik eğitimi için çaba sarf ettik. Bu hiç kolay olmadı. Çünkü otizm çok bilinmeyenli bir konu. Müzik öğretmeni bulmak, Beril’i sınıfına kabul edecek öğretmen bulmak çok zordu. Bütün bunları yaşadıktan sonra zaman zaman hepsi büyük problemler haline dönüştü. Ama çözdükö dedi.
Anne Yeşim Zorlu, benzer sorunları yaşayan ailerere seslenerek, çocukları için mutlaka bir beceri alanı keşfetmeleri ve bu alanda yapacakları denemelerden asla vazgeçmemeleri önerisinde bulundu. "Çünkü biz Beril'le 6’ncı müzik öğretmeni denemesi ile belki bir enstrüman çalmaya başlayabildik" diyen Zorlu, şunları söyledi:
"Çok küçük yaşlardan itibaren denemeye başlamıştık. Şuanda müzik Beril’in hayatında, bizim hayatımızda çok önemli bir yol, bir kapı açtı. Beril Güzel Sanatlar Lisesini bitirdi. Budapeşte ve Kanada da konserler verdi. Kanada’dan ödülleri var. Beril’in hayatında müzik bambaşka bir yol açtı. Yoksa Beril liseye girmeli dediğimiz bir bireyken, şuanda liseyi bitirdi, üniversiteye hazırlanıyor. Ben bütün ailelerin çocuklarına bir beceri alanı keşfetmelerini tavsiye ederim. Çünkü başarma duygusu hem otizmli bireye çok iyi geliyor, hem de ailenin motivasyonunu yükseltiyor."
Beril’in küçükken dans ettiğini kaydeden anne Yeşim Zorlu, kızlarının müzikle ilgisini dans ettiğinde fark ettiklerini ve hemen 'öğretmenlerle neler yapabiliriz' diye denemeye başladıklarını anlattı. Anne Zorlu, "Sonrasında anladık ki mutlak kulak diye bir şey varmış. Belki bu duyduğu sesleri notalara dönüştürebilme diye tarif edilebilir. Yani kulağı çok çok iyi. Bunu değerlendirebilmeyi çok istedik. Zaman içerisinde yaptığımız denemeler sonucunda Beril 2011 yılından itibaren de piyano çalmaya başladı. O'nun toplumsal yaşama katılmasında, eğitim hayatını sürdürebilmesinde müzik çok önemli bir araç oldu. Burada ana amaç müzik yapmanın çok dışında daha çok Beril’in otizm engeline rağmen toplumda var olmasını sağlayabilmekti ve bunun içinde çok faydalı olduğunu görüyorum. Dediğim gibi müzik bizim için bir araç, Beril’i toplumla buluşturmak ve topluma kazandırmak için bir araç. Beril tam bağımsız yetişkin bir birey olamadı. Otizmli olduğu için yanında bir refakat desteği istiyor. Dolayısıyla küçük dokunuşlar, küçük yönlendirmeler ile sürdürebileceği bir ortam yaratmaya çalışıyoruz. Hayatında yine müzik olsun. Müzik çalışmaları onun doğru zaman değerlendirmesi için olsun. Çünkü ülkesinde ailesinden ayrı bir şekilde güvenli ve huzurlu yaşam sürebilecekleri sistemler yok. Biz de bunun için çabalıyoruz. Beril’in de ben hayattayken ya da ben öldükten sonra benden ayrı güvenli, huzurlu ve başarılı bir hayatı olması için çalışıyorum" diye konuştu.
Konser vermeyi sevdiğini kaydeden otizmli Beril Zorlu, “Seyircilerle konser izlemeyi de seviyorum. Klasik müzik, hüzünlü parçalar çalmayı seviyorumö diye konuştu. Piyano çalmaya 13 yaşında başlayan otizmli Beril Zorlu, 2012 yılında Buca Eğitim Fakültesi’nde kişisel dinleti gerçekleştirdi. 2013 yılında DESEM’de kişisel dinleti gerçekleştirdi. 2013 yılında Nisan ayında kurulan İZOT İzmir Otizm Orkestrası ve Korosu’nda önce korist, ilerleyen aylarda piyanist olarak görev almaya başladı ve parçaları duyarak öğreniyor, eşlik ediyor. Kanada’da 2016 yılında 7’ncisi düzenlenen ANCA Uluslararası Dünya Otizm Festivali’nde genç sahne sanatçısı olarak 3’üncülük ödülü aldı. Sekizinci Renk Projesi kapsamında 8 Nisan 2016 günü Mustafa Ceceli’ye eşlik çaldı. 21 Kasım 2016 tarihinde İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen Gülsin Onay konserinde sanatçı ile birlikte sahne aldı ve eserlerden birisini birlikte 4 el olarak icra etti. 2017 yılı Nisan ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Gençleri Destekleme (GENÇ-DES) Programına sunulan ‘Müzik ve Engelsiz Yolculuğum-2’ isimli projesi desteklenmeye değer bulundu. Proje kapsamında 28 Kasım 2017’de Macaristan-Budapeşte’de solo bir konser verdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Beril ve ailesi ile görüntü.
-Beril’in izleyenleri selamlamasından görüntü.
-Beril’in piyano konserinden genel ve detay görüntü.
-İzleyicilerden görüntü.
-Yeşim Zorlu röp.
-Beril Zorlu röp.

Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ / ÇANAKKALE, ()

======================================

Bosnalı öğrenciler satırla dondurma kesti

SÖMESTR tatili için Kahramanmaraş'a gelen Bosna Hersekli bir grup öğrenci, Alpedo Kervan'da kendileri için düzenlenen dondurma şovunda satırla dondurma kesti.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisi olarak şehre gelen öğrenciler akşam yemeğini Alpedo Kervan'da yedi. Yemeğin ardından öğrenciler için Alpedo Kervan Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kervancıoğlu tarafından dondurma şov düzenlendi. Kervancıoğlu, zincirle tavana asılı 700 kiloluk dondurmayı satırla keserken, Bosnalı öğrenciler ilgiyle onu izledi. Sami Kervancıoğlu daha sonra elindeki satırı öğrencilere verip dondurma kesti. 
Ardından satırı eline alan Sami Kervancıoğlu, kestiği dondurmadan elleriyle öğrencilere ikram etti. Alpedo Kervan olarak daha önce kendilerini turizm elçisi ilan ettiklerini belirten Kervancıoğlu, Kahramanmaraş'ın bir dondurma şehri olduğunu söyledi. Kervancıoğlu, "Kahramanmaraş'a gelen misafirlerimize dondurma şehri olduğumuz için dondurma kestiriyoruz, dondurma ikram ediyoruz. Onun için Bosna Hersek grubu da şu anda burada misafirlerimiz. Onlara da dondurma şovumuzu, dondurma ikramımız yaptık. Onları da buradan mutlu bir şekilde gönderiyoruz. Bundan sonra gelecek misafirlerimizi de güzel bir şekilde ağırlamaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Bosnalı öğrenciler ise Kahramanmaraş'ı çok beğendiklerini söyledi. Özellikle yemek ve dondurmayı çok sevdiklerini ifade eden öğrenciler, külahta yedikleri dondurmayı zincirle asılı bir şekilde satırla kesildiğini ilk defa görünce şaşırdıklarını belirtti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------
- Sami Kervancıoğlu'nun dondurmayı kesmesi
- Öğrencilerin dondurmayı kesmesi
- Kervancıoğlu'nun öğrencilere dondurma ikramı
- Kervancıoğlu ile röp.
- Öğrencilerle röp.
- Öğrencilerin kameralara el sallaması

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-)

=========================================

'ya 2 ödül

GAZİANTEP Gazeteciler Cemiyeti tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Basın Ödülleri Yarışması'nda, Doğan Haber Ajansı 2 ödüle layık görüldü.
Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle geleneksel hale getirilen Basın Ödüller Yarışması töreni düzenlendi. Şirehan'da düzenlenen törene; Gaziantep Vali Yardımcısı Uğur Aladağ, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Milletvekili Nejat Koçer, CHP Milletvekili Mehmet Gökdağ, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanvekili Mehmet Ali Dim, ilçe belediye başkanları, siyasi parti ve STK temsilcileri ile gazeteciler katıldı.
Törende konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, yöneticilerinin kente vizyon oluşturmak için önemli adımlar çizdiğini belirterek, "Tarihin hissettirdiği duyguları yoğun hissettiğimiz bir şehir Gaziantep. Bu anlamda tüm emek verenlere teşekkür ederim. 15 Temmuz da bunun bir örneği. O yüzden bu kadar omuz omuza ve dik durmuşken siz gazetecilerin varlığı da sadece siyaset için değil ülkemiz için de önemli birer değerdir" dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise herkesin gazeteci ve politikacı olamayacağını kaydederek, "Hepinizin günü kutlu olsun. Burada en önemli şey iletişimdir. İletişim kanallarını açık tutmamız gerekiyor. Toplumdan gelen bilgiyi doğru aktarmak en büyük ihtiyacımız" diye konuştu.
Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İbrahim Ay da zor bir meslek yaptıklarını ifade ederek, "Mesleğimiz meşakkatli ve çile mesleği, gönül işi. Bizler gecesini gündüzüne katıp mesleğimizi icra ederken en az bizim kadar çile çeken gizli kahramanlar gazetecilerin eşleri. Ülkemiz zorlu ve badireli günlerden geçti. İşimiz kolay değil. Özellikle Anadolu'da hiç kolay değil. Meslektaşlarımız için yaptığımız evlerin inşaatı bitti. Evlerimiz şuanda teslim edilecek aşamadadır. İnşallah ikinci ayın sonuna doğru anahtar teslim töreni yapacağız" şeklinde konuştu.
Konuşmalardan sonra Çeled Uşağlar Tiyatrosu tarafından gazeteciler için hazırlanan oyun sahnelendi, ardından 2017 yılı Basın Ödülleri açıklandı. Haber, fotoğraf, köşe yazısı, röportaj, sayfa düzeni, televizyon ve radyo programı kategorilerinde düzenlenen yarışmada muhabirlerinden Mücahit Yolcu 'fotoğraf', Mustafa Kanlı ise 'görüntü' kategorisinde ödüle layık görüldü.
Törende ayrıca Sedat Ergin, Yavuz Donat, Abbas Güçlü, Nazlı Çelik, İsmail Küçükkaya, Sabiha Doğan ve Osman Altınışık ile Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği Başkanı Yusuf Gürsoy'un da aralarında bulunduğu yazar ve televizyonculara 'Meslek Onur Ödülü', jüri üyelerine ise teşekkür plaketi verildi.
Ödül törenin ardından sahne alan Yeşil Salkım, seslendirdiği şarkılarla davetlilere unutulmaz bir gece yaşattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
- Ödül Törenine katılanlar
- Çiğdem Karaaslan'ın konuşması
- Fatma Şahin'in konuşması
- İbrahim Ay'ın konuşması
- Ödüllerin verilmesi
- Yeşim Salkım'ın şarkıları
- Genel ve detay görüntüler

Haber: Mücahit YOLCU-Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-)

================================================

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314