DHA YURT BÜLTENİ-4

Polis adayları, sınav öncesi Ömer Halisdemir'in mezarını ziyaret etti NİĞDE'de polislik sınavına giren adaylar, 15 Temmuz kahramanı şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in kabrini ziyaret etti. Niğde'de yapılan sınavlara Türkiye'nin dört...

DHA YURT BÜLTENİ-4

Polis adayları, sınav öncesi Ömer Halisdemir'in mezarını ziyaret etti

NİĞDE'de polislik sınavına giren adaylar, 15 Temmuz kahramanı şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in kabrini ziyaret etti.

Niğde'de yapılan sınavlara Türkiye'nin dört bir yanından gelen polis adayları, gruplar halinde Bor İlçesi Çukurkuyu Kasabası'na geldi. Şehit Ömer Halisdemir'in mezarını ziyaret edip eden polis adayları, dua edip, sınava gitti. Kahramanmaraş'tan sınav için geldiğini belirten Mücahit Karaca (20), "İnşallah bende polis olup, kahraman şehidimiz Ömer Halisdemir'in yolunda, vatanımız milletimiz için çalışacağız çabalayacağız"dedi.

Kahramanmaraş'tan oğlunu Niğde'ye sınava getiren Ali Gün ise, sınava girmeden önce kahraman şehidin kabrini ziyarete geldiklerini belirterek, "Onun sayesinde ülkemiz kurtuldu. Onun gibi insanlar zor gelir bu dünyaya. Üzerinden çok zaman geçti ama hala gelen giden çok insan varmış. Bizde şehidimizin memleketine ziyarete geldik" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------------

- Gençlerin mezarı başında dua ederken görüntüsü

- Ömer Halisdemir'in kabrinden görüntü

- Ali Gün’ün açıklaması

- Dua eden gençlerden görüntü

- Ömer Halisdemir'in kabrinden detay görüntü

- Gençlerle röp

- Polislik sınavına giren Mücahit Karaca ile röp.

Haber-Kamera:Ali KADI/NİĞDE(BOR),()

=============================================

Andırın'da karda mahsur kalan işçiler kurtarıldılar

KAHRAMANMRAŞ'ın Andırın İlçesi'nde çalışırken kar nedeniyle mahsur kalan GSM operatörünün 3 kişilik arıza ekibi, 2 saatlik çalışmayla ardından donmaktan kurtarıldı.

Dün saat 13.00 sıralarında ilçeye bağlı Çokak Mahallesi'ndeki baz istasyonunda meydana gelen arızayı gidermek için yola çıkan bir GSM şirketinin 3 kişilik arıza ekibi, bir süre kar nedeniyle araçtan inip yürümeye başladı. Ancak kar kalınlığının 2 metreyi bulduğu bölgede baz istasyonuna ulaşamayan ekipler geri dönmek istedi. Geri de dönemeyen 3 kişi jandarmadan yardım istedi. Yaklaşık 6 saat mahsur kalan 3 kişiyi kurtarmak için Kahramanmaraş Afet ve Koordinasyon Merkezi (AKOM), Andırın Belediyesi ve jandarma tarafından çalışma başlatıldı. 2 saat süren çalışmalar sonunda ekipler 3 kişiyi mahsur kaldıkları bölgeden kurtardı. Mahalle kahvesine getirilen arıza ekibi, sobanın yanına oturup ikram edilen sıcak çayla ısınmaya çalıştı.

Andırın Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Önsel, 3 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğunu belirterek, "Arıza ekibimizi yaklaşık 2 saatlik uğraşın ardından donmak üzereyken kurtardık. Kendilerine geçmiş olsun diyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

- Araçların gelişi

- Mahur kalanların ve ekiplerin araçtan inmeleri

- Hasan Önsel'in konuşması

- Ekiplerin kahvehanede oturması

Haber-Kamera: KAHRAMANMARAŞ ()

=============================================

Yaylada mahsur kalan oğlu, çoban ve 400 koyunun kurtarılması istedi

KONYA’nın Ilgın İlçesi’nde, besicilik yapan Ercan Oduncu, oğlu ile bir çobanın yaylada 400 koyun ve 9 köpekle kar nedeniyle bir haftadır mahsur kaldığını belirterek yardım istedi.

Bölgede etkili olan kar yağışı sonrası Dırak Mahallesi’ndeki kar kalındığı yaklaşık 2 metreyi buldu. Merkeze yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki mahallede oturan besici Ercan Oduncu, oğlu ve bir çoban ile birlikte 400 koyunun mahalleye yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki yayla evinde bir haftadır mahsur kaldığını söyledi. Yetkililere bildirmesine rağmen yayla yolunun açılmadığını ileri süren Oduncu, ‘’Bir haftadır Devletin aramadığımız yeri kalmadı. Yayladan da haber alamıyorum. Cep telefonları da zaten çekmiyor. Yaylada oğlumla birlikte bir çoban, 400 koyun ve 9 köpek vardı. Şimdi durumları nedir bilmiyorum. 112 benim telefonumu kara listeye aldı. Belediye en az 20 sefer telefon açtım. Zabıta Müdürlüğü sadece ‘Kaydınızı aldık’ diyor ve kapatıyor.’’ dedi.

Yayla yolunun açılmasını ve mahsur kalanların kurtarılmasını isteyen Oduncu, ‘’Yolu kendi imkanlarımızla da açamıyoruz. Neden benim yaylamın yolu açılmıyor’’ dedi.

Görüntü Dökümü:

----------------

-Oduncu ile yapılan röp

-Mahalleden detay görüntü

-Yoldan detay görüntü

-Kara saplanan traktör

-Traktörü kurtarma çalışması

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Ayhan KULA/ILGIN(Konya), ())

=============================================

Arızalanan halk otobüsü alev alev yandı

İZMİT'te, arızalanan halk otobüsü dururken, sürücü 5 yolcuyu araçtan indirerek arkadan gelen başka bir otobüse bindirdi. Sürücünün kaputu açmasıyla birlikte otobüs alev alev yandı.

Saat 11.15 sıralarında, İzmit İnönü Caddesi'nde ilerlemekte olan Mustafa Mete idaresindeki 41 J 0281 plakalı halk otobüsü arızalanarak durdu. Yahya Kaptan Mahallesi ile Plajyolu arasında sefer yapan otobüsün sürücüsü araçta bulunan 5 yolcuyu indirerek arkadan gelen otobüse bindirdi. Mustafa Mete motoru kontrol etmek için kaputu açınca alevler bir anda aracı sardı. Yanan aracı görenler itfaiyeye ihbarda bulundu. Trafik ekipleri caddeyi ulaşıma kapatırken, itfaiye ekipleri alev alev yanan aracı söndürdü. Araç kullanılmaz hale geldi. Aracın elektrik kontağı sonucu yanmış olabileceği belirtildi.

Otobüs sürücüsü Mustafa Mete, "Bir anda otobüs arızalanarak durdu. Sorun olduğu için 5 yolcuyu indirip arkadan gelen araca bindirdim. Ardından kaputu açtım, alevler yükseldi. Yangın tüpünü almaya zaman kalmadı. Araç alev alev yandı" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Aracın alev alev yanması

İtfaiyenin müdahalesi

Sürücü ile röp.

Vatandaşlarla röp.

HABER: Ergün AYAZ/KAMERA: Orhan UZUN / İZMİT ()

====================================================

Jandarmanın 1 yılda çökerttiği şebekenin 38 üyesi tutuklandı

ANTALYA'nın Manavgat İlçesi'nde jandarmanın 1 yıldır takip ettiği uyuşturucu şebekesi çökertildi. Bugüne kadar 29 üyesi tutuklanan şebekeye yönelik son operasyonda aralarında liderinin de bulunduğu 9 şüpheli daha tutuklandı.

Manavgat'ın turizm merkezi Side Mahallesi'nde uyuşturucu imalatı ve ticareti yaptığı iddia edilen H.G. liderliğindeki çete hakkında jandarma 1 yıl önce çalışma başlattı. İl Jandarma Komutanlığı, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı ve Side Karakol Komutanlığı ekiplerinin ortaklaşa düzenlediği çalışmada, teknik ve fiziki takiple şebeke üyeleri tek tek belirlendi. Geçen haftaya kadar çeşitli zamanlarda düzenlenen operasyonlarda şebeke üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 32 kişiden 29'u tutuklandı. Operasyonlarda 23 kilo kubar esrar, 22 gram eroin, 905 gram metamfetamin, 5 gram kokain, 72 sentetik hap, 6 ruhsatsız tabanca, 1200 gram kenevir tohumu, 3 av tüfeği, 2 hassas terazi, 2 dizüstü bilgisayar, 25 cep telefonu ele geçirildi.

Aynı gruba yönelik geçen salı günü başlatılan operasyonda ise şebeke lideri H.G.'nin de aralarında bulunduğu 4'ü kadın 14 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerle birlikte 83 gram metamfetamin, 35 gram esrar, 60 gram kenevir tohumu, 1 gram eroin, 200 uyuşturucu satışında kullanılan poşet, av tüfeği, tabanca şarjörü, 32 uyuşturucu içiminde kullanılan aparat, 4 rulo alüminyum folyo, çalıntı motosiklet, sahte kimlikle 7 cep telefonu ve sim kart ele geçirildi.

Side Jandarma Karakolu'nda işlemleri tamamlanan şüpheliler dün adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki sorgularının ardından şebeke lideri H.G. de dahil 9 kişi tutuklanırken, 5 şüpheli ise adli kontrolle bırakıldı.

Şebekeyle bağlantılı 1 kişinin de arandığı belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

- Şüphelilerin adliyeye girişi

Haber- Kamera: Mithat ABAKAN/MANAVGAT(Antalya), ()

======================================================

Kitaba uydurulan cinayetin şüphelileri yargılanmaya başladı

ANTALYA'da pompalı tüfekle öldürüldükten sonra cesedi atıldığı kuyuda iki kez yakılan 25 yaşındaki Hulusi Gelişken'i cinayet romanı 'Ölümün Nefesi'nde anlatıldığı gibi öldürdükleri iddiasıyla kitabın yazarı Murat C.'nin de aralarında bulunduğu 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşma sonunda sanıklardan Murat C., tahliye oldu.

Antalya Kirişçiler'deki ormanlık alanda 23 Haziran günü yürüyüş yapanlar, bir kuyudan ağır koku geldiğini fark edince, durum jandarmaya bildirildi. Olay yerine gelen jandarma, söz konusu kişinin başından pompalı tüfekle vurulduğu ve yakıldığını belirledi. Yapılan incelemede cesedin Hulusi Gelişken'e ait olduğu tespit edildi.

Kepez İlçe Jandarma Komutanlığı'nın cinayeti çözmek için oluşturduğu ekip, bölgedeki 48 kamera görüntüsünü inceledi. Gelişken'e ait kredi kartından cinayet sonrası 3 kez para çekildiğini tespit eden jandarma, teknik ve fiziki takibin ardından şüpheliler 21 yaşındaki İbrahim Caner, 22 yaşındaki Mahsum Kartal, 25 yaşındaki Murat C. ve T.E'yi gözaltına aldı. Şüpheliler jandarmadaki ifadelerinde alacak- borç anlaşmazlığından cinayeti işlediklerini itiraf etti.

CESEDİ İKİ KEZ YAKMIŞLAR

Murat C.'nin kendi yazdığı 'Ölümün Nefesi' adlı kitapta anlattığı gibi cinayeti işlediklerini belirten şüpheliler, yakalanmamak için cesedi iki kez yaktıklarını kaydetti. Jandarma, Murat C.'nin evinde yaptığı aramada bulunan kitabı da delil torbasına koyarak soruşturma dosyasına ekledi. İşlemlerin ardından adliyeye çıkarılan şüphelilerden T.E. savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken, tutuklanan Mahsum Kartal ve İbrahim Caner hakkında 'kasten insan öldürmek' ve 'başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama' suçlarından ömürboyu, Murat C. hakkında ise 'başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama' suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

"BENİ ÖLDÜRECEKLERİNİ ZANNETTİM"

Antalya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına öldürülen Hulusi Gelişken'in annesi Zeynep Özçoban, babası Sedat Gelişken ile tutuklu sanıklar Mahsum Kartal, İbrahim Caner, Murat C. ve avukatlar katıldı.

Duruşmada ifade veren Mahsum Kartal, Hulusi Gelişken'i İbrahim Caner aracılığıyla tanıdığını, samimiyetinin olmadığını söyledi. İbrahim Caner'in yakın arkadaşı olduğunu anlatan Mahsum Kartal, olay günü İstanbul'dan geldiğini kaydetti. Caner'in evinde kaldığını belirten Kartal, şunları anlattı: "İbrahim bana 'Hulusi ile Isparta'ya gideceğiz sen de gel' dedi. Sabaha karşı saat 04.00 sıralarında İbrahim'in üvey annesine ait araçla Hulusi'yi alarak yola çıktık. Hulusi çok neşeliydi. Müziğin sesini açıp nara atıyordu. İbrahim araçla ormanlık alana girdi ve 'İşimiz var' diyerek durdu. Hava aydınlanmaya başlamıştı. Dışarı çıktık. Sonra ben çevreyi dolaştım. Ormanlık alanda bir ayakkabı, pantolon ve gömlek gördüm. Bir de ses duyunca korkup geri döndüm. Döndüğümde, İbrahim'in elindeki tüfeği gördüm. Hulusi ise bir taşın üstüne oturmuş elindeki cep telefonuyla oynuyordu. O sırada Hulusi bana bakarak, 'Mahsum'u vurup kuyuya atalım, yakıp gidelim' dedi. İbrahim de bana bakıyordu. Beni öldüreceklerini zannederek korkudan gözlerimi kapattım. Bu sırada bir el silah sesi duydum. Gözümü açtığımda Hulusi'nin başından kan akıyordu."

"CESEDİ YAKARKEN SAÇI VE SAKALI YANDI"

İbrahim Caner'in daha sonra Hulusi Gelişken'in cebindeki cüzdan ve bıçağı aldığını iddia eden Mahsum Kartal, "Sonra cesedi sürükleyerek kuyuya attı. Ben olayın şokuyla olduğum yere çöktüm. Sonra aracın bagajından benzin bidonunu alıp Hulusi'nin cesedini yaktı. Hatta bu sırada kendi saçı ve sakalı da yandı. Sonra beni araca bindirdi ve Antalya'ya geri döndük" dedi.

"BENZİN ALIP TEKRAR YAKTI"

Antalya'da berbere gittiklerini, İbrahim Caner'in tıraş olduğuna değinen Mahsum Kartal, "İbrahim'in üvey annesinin evine gittik. İbrahim duş alıp üzerini değiştirdi. Sonra üvey annesiyle işleri olduğunu söyleyerek dışarı çıktı. Ben bu sırada evde kalıp İbrahim'in kardeşine baktım. Sonra İbrahim'le tekrar dışarı çıktık. İbrahim yeniden benzin aldı. Hulusi'nin cesedini attığı kuyunun yanına gittik. Cesedin üzerine tekrar benzin döküp yaktı. Ardından da Isparta'ya gittik" diye konuştu.

"KREDİ KARTINDAN PARA ÇEKTİK"

Mahsum Kartal, Antalya'ya döndüklerinde Murat C. ile görüştüklerini vurguladı. İbrahim Caner'in şifresini bildiği Hulusi Gelişken'e ait kredi kartını Murat C.'ye verdiğini ve para çektirdiğini anlatan Mahsum Kartal, "Murat başına İbrahim'in verdiği şapkayı takarak para çekti. Parayı İbrahim'e teslim etti. Murat C.'yi ilk defa o gün gördüm. Daha sonra samimi oldum. Hatta bana yazdığı 'Ölümün Nefesi' adlı kitabını hediye etti. Ben olanları Murat'a anlatmak istedim ancak İbrahim bunu anlayınca tehdit etti" dedi.

KİTABIN YAZARI: CİNAYETLE İLGİM YOK

'Ölümün Nefesi' kitabının yazarı Murat C. ise cinayetle ilgisinin olmadığını söyledi. Konya'dan Antalya'ya geldiğini ve İbrahim Caner'i ziyaret ettiğini anlatan Murat C., şunları anlattı: "İbrahim, Hulusi Gelişken'in kartlarını bana verip ATM'den para çektirdi. Parayı kendisine teslim ettim. Bana da 300 lira verdi. Sonra kız arkadaşımla beni Kemer'e gezmeye götürdü. Aracın torpido gözünde bir şey aradı. Sanki silah arıyor gibiydi. Ancak bulamadı. Daha sonra döndük. Bu olaydan bir gün sonra ben Konya'ya döndüm. Sonra jandarmanın beni çağırmasıyla olaydan haberim oldu."

Murat C., İbrahim Caner'in kendisini de öldürmeyi tasarlamış olabileceğini iddia etti.

CİNAYETLE İLGİM YOK, ÖLDÜRMEDİM

İbrahim Caner ise hakkında suçlamaları kabul etmeyerek, cinayetle hiçbir ilgisi olmadığını savundu. Duruşmada tanık olarak dinlenen Hulusi Gelişken'in babası Sedat Gelişken, oğlunun para ve mal varlığı için öldürüldüğünü ileri sürdü. Eşinden boşanınca iki çocuğu ve eşine bir dükkan verdiğini anlatan Gelişken, "Dükkanı 425 bin liraya satıp parasını bölüşmüşler. Hulusi parayla arsa ve ev almış. Aracı da vardı. Annesinin payını da almış. Arabasını satınca 71 bin lirasını dedesinin hesabına yatırmış. Oğlum haberimiz olmadan evlenip boşanmış. Sonra da bir kızla birlikte yaşamaya başlamış. Sanıkların oğlumu parası için öldürdüğünü düşünüyorum" dedi.

Yargılama sonundan Murat C.'nin tahliyesine karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.

ÖLÜMÜN NEFESİ, 1215 YILINI ANLATIYOR

Murat C.'nin yazdığı 'Ölümün Nefesi' adlı kitaptaki olaylar, 1215 yılında geçiyor. Kitabın internet üzerindeki tanıtımında ise şu bilgiler yer aldı: "1215 yılının karanlık günlerinde büyük bir adanın ağaçlarla kaplı en uç kısmında yer alan ürpertici ruhban okulunda geçmektedir konu. Amacın rahipler ve din adamları yetiştirmek olan yıkık dökük bu okulda, ardı ardına işlenen vahşice cinayetler bütün yüreklere korku salmaktadır. Aleksius ve Louis ismindeki iki genç arkadaşın cinayetleri çözme yolundaki uğraşları zaman zaman hayatlarını tehlikeye soksa da kendilerini talihsiz bir şekilde olayların içinde bulmaları katil olmadıklarını ispatlama yolunda sebep haline gelmektedir. Katillerin kimler olduğunu bulmaya çalıştığınız bu kitabı soluk soluğa okuyacaksınız. Okudukça farkında olmadan 1215 yılını yaşayacak, bu kitaba tutsak olacaksınız."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

(04 Ekim 2016)

- Şüphelilerin jandarma arabasından inmesi

- Birlikte adliyeye yürümesi

- Adliyeye girişleri

- Ölen adamın opak fotosu

- Adliye dış plan görüntüsü

- Detaylar

Haber: Mustafa KOZAK- Kamera: Bülent TATOĞULLARI/ANTALYA,()

============================================

Başkan çocuklarla kartopu oynadı

MERSİN’in merkez Mezitli İlçe Belediyesi’nce kamyonlarla getirilen kar, öğrencilerin eğlencesi oldu.

Mezitli’nin yüksek kesimleri yaklaşık 1 metre kar altında kaldı. Belediye İlköğretim Okulu bahçesine kamyonla getirilen kar öğrencilere eğlenceli anlar yaşattı. Çocuklar kartopu oynama fırsatı buldu.

Çocuklar ile birlikte kartopu oynayan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan "Geleceğimiz olan çocuklarımızın sosyal medya üzerinden ‘kartopu oynamak istiyoruz’ paylaşımlarına duyarsız kalamazdık. Mezitli’de çocuklar kar görmüyorlar. Biz de kartopu oynamaları için, Torosların eteklerinden kamyonla okul bahçemize kar taşıdık" dedi.

Görüntü Dökümü

--------------------------

- Belediye Başkanı Neşet Tarhan'ın konuşması

- Çocukların kar oynaması

- Kar taşıyan aracın gelmesi

- Aracın karı boşaltması

- Çocukların konuşması

- Başkan Tarhan ve çocukların kar topu oynaması

Haber-Kamera:Gülhan DEMİRCİ/ MERSİN, ()

==========================================

İslahiye'de tarihi geçmiş gıdalar imha edildi

GAZİANTEP'in İslahiye İlçesi’nde, zabıta tarafından el konulan tüketim tarihi geçmiş 55 bin 713 adet gıda ve 816 kilo piliç imha edildi.

İslahiye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe merkezinde gıda satışı yapan işyerlerinde denetim yaptı. Denetimlerde son kullanma tarihi geçen 55 bin 713 adet gıda ve 816 kilogram pilice el konularak işyerlerine gerekli cezai işlem uygulandı. El konulan gıda maddeleri ise çöplükte yakılarak imha edildi.

Zabıta Müdürü Sedat Balta, halk sağlığını korumak amacıyla gıda ve hijyen denetimlerini bu yıl da aralıksız olarak sürdüreceklerini belirterek, halkın sağlığını tehdit eden ürünlerin satışına izin vermeyeceklerini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------------

- Ürünlerin yakılması

- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-)

================================================

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner246