DHA YURT BÜLTENİ-3

Bakan Çavuşoğlu Manavgat'ta iftar açtı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya'nın Manavgat ilçesinde Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği iftar programına katıldı. Çavuşoğlu iftar öncesi ilçede vatandaş ziyareti de...

DHA YURT BÜLTENİ-3

Bakan Çavuşoğlu Manavgat'ta iftar açtı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya'nın Manavgat ilçesinde Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği iftar programına katıldı. Çavuşoğlu iftar öncesi ilçede vatandaş ziyareti de yaptı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Manavgat'ta iftar programı düzenlendi. İftara, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ak Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, Kaymakam Mustafa Yiğit, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Ak Parti İlçe Başkanı Hasan Öz, bürokratlar ve vatandaş katıldı. İftar yemeğinden önce tasavvuf müziği dinletisi sunuldu ve Kuran okundu. Bakan Çavuşoğlu geçen şubat ayında Irak'ın kuzeyinde şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Cumali Gür'ün babası Nazım Gür, annesi Yiter Gür, erkek kardeşi Ramazan ve kız kardeşi Yasemin Gür ile aynı masada iftarını açtı.
'GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİRDİK'
İftarın ardından konuşan Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, "Milli ve yerli olanlar Türkiye'mizin geleceği için Cumhur İttifakı'nı oluşturduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Ak Parti ve Sayın Devlet Bahçeli'nin başkanlığında MHP ile ittifak kurduk. Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik. Çünkü bu birliğe Türkiye'nin ihtiyacı var. El ele, omuz omuza Türkiye'miz için çalışacağız. 24 Haziran'da, Türkiye'nin en kritik seçiminde, Türkiye'nin 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaşabilmesi için Manavgatlı hemşehrilerimizin bugüne kadar olduğu gibi 24 Haziran'da da gereğini yapacağına inanıyorum" dedi.
MANAVGAT'A YAPILACAK YATIRIMLAR
Burdur- Antalya- Manavgat- Alanya otoyol inşaatına yakında başlanacağını açıklayan Bakan Çavuşoğlu, var olan hastaneye ek olarak ilçeye 500 yataklı yeni bir hastane inşa edileceğini söyledi. Manavgat'a 2 yeni köprülü kavşak yapılması için ihalenin tamamlandığını ve inşaatına en kısa zamanda başlanacağını belirten Çavuşoğlu, ayrıca ilçeye doğalgaz getirmek için çalıştıklarını kaydetti. MATSO'nun çalışmasıyla ilçeye bir turizm fakültesi açıldığını hatırlatan Çavuşoğlu, Manavgat'a devlet üniversitesi kurmak için de çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.
'VİCDANLARIN SESİ TÜRKİYE OLUYOR'
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, İslam dünyasının bir atalet içerisinde olduğunu belirterek, "Ramazan ayı başlıyorken, Kudüs'te, Filistin'de ve Gazze'deki kardeşlerimizin de Allah yar ve yardımcıları olsun. Dualarımız onlarla beraber. Masum çocuklara, insanlara kıyanların elleri kırılsın. Filistin'deki dramı görmeyen batı dünyasına Allah insanlık versin; duyarsız kalan Müslüman toplumlara, devletlere Allah akıl fikir, vicdan ve gerçek bir iman nasip etsin. Bu duruma sesini çıkaran Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız adeta dünya mazlumlarının vicdanı oluyor. Vicdanların sesi dünyada Türkiye oluyor" diye konuştu. Başkan Menderes Türel, Manavgat'a bugüne kadar yaklaşık 400 milyon liralık yatırım yapıldığını, karayollarının yatırımıyla bu rakamın 500 milyon lirayı bulduğunu da anlattı.
İftar yemeğinin ardından partili gençlerle özçekim yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel alandan birlikte ayrıldı.
VATANDAŞ ZİYARETİ
İftar yemeğinden önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ak Parti Manavgat İlçe Teşkilatının hazırladığı program çerçevesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Bakan Çavuşoğlu, Sarılar Mahallesi'nde oturan engelli Hamza Tunç'u ailesiyle birlikte yaşadığı evde ziyaret etti. Hamza Tunç'la bir süre sohbet eden Bakan Çavuşoğlu, devletleri güçlü yapan özelliğin mağdur olan insanları koruyup kollaması ve onları toplumla bütünleştirmesi olduğuna dikkati çekti. Ak Parti hükümetlerinin bu konuda yaptığı çalışmaları anlatan Bakan Çavuşoğlu, ailenin isteklerinin en kısa sürede yerine getirileceğini belirtti. 

Görüntü dökümü:
-----------------------
-İftar alanından görüntüler
-İftar yemeklerinin dağıtımı
-Müzik dinletisi, 
-Bakan'ın gelişi ve masaları dolaşması
-Bakan'ın şehit Cumali Gür'ün Yasemin Gür'e sarılması ve ailesiyle tokalaşması
-Kur'an okunması
-Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşması
-Menderes Türel'in konuşması
-Bakanın alandan ayrılması

506 MB /// 04:31
Haber- Kamera: Mithat ABAKAN/MANAVGAT(Antalya), ()

=========================================

Burdur'da kaza: 1 yaralı

Burdur'da otomobille motosikletin çarpıştığı kazada 1 kişi yaralandı.
Kaza, dün saat 22.00 sıralarında Otogar Kavşağı'nda meydana geldi. A.G.'nin kullandığı 15 AG 501 plakalı otomobille Ferhat Muhçu'nun kullandığı 16 ND 922 plakalı motosiklet çarpıştı. Kazada motosiklette yolcu olarak bulunan Adem Bozkurt yaralandı. Yaralı Bozkurt kazayı görenlerin çağırdığı ambulansla Burdur Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Kazadan yara almadan kurtulan motosiklet sürücüsü Ferhat Muhçu, "40- 50 kilometre hızla Isparta istikametinden geliyordum. Otomobili fark ettim. Selektör yaptım. Klakson çaldım. Hanımefendi kavşakta durdu. Biz tam yaklaştık yola çıktı" dedi. Otomobil sürücüsü A.G. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
- Yaralının ambulansa taşınması
- Kazaya karışan motosiklet  
- Motosiklet sürücüsünün olayı anlatması 
- Kazanın meydana geldiği kavşaktan detay  

104 MB /// 01.44"
HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, ()

=====================================

Avrupa’nın en uzunu olacak Zigana Tüneli’nde yarıya gelindi

Trabzon’un ile Gümüşhane illeri arasında yapımı süren ve tamamlandığında dünyanın ikinci, Avrupa’nın ise 14.5 kilometre ile en uzun tüneli olacak Zigana Tünel inşaatında yarıya gelindi. Doğu Karadeniz'i Ortadoğu, Kafkaslar ve İran'a bağlayan tarihi İpek Yolu'nun da geçtiği güzergahta yer alan tünel inşaatı gelecek yılın sonunda tamamlanması planlanıyor.
Trabzon-Gümüşhane karayolu üzerindeki yapılan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından geçen yıl 17 Mart’ta temeli atılan Zigana Tüneli’nde delme çalışmaları çift yönlü sürdürülüyor. Proje ile Gümüşhane'nin Torul ilçesine bağlı Köstere köyü mevkisiyle Trabzon'un Maçka ilçesine bağlı Başarköy köyü arasında, her biri 14,5 kilometre ve toplam 29 kilometre uzunluğunda çift tünel inşa ediliyor. Yeni Zigana Tüneli ile Başarköy Vadisi'nden bin 15 metre kotundan girilip, bin 264 metre kotuna yüzde 3,30 eğimle tırmanılarak, yüzde 0,85 eğimle inilecek, Köstere Vadisi'nden bin 212 metre kotundan çıkacak tünelle Zigana Dağı geçilecek. Doğu Karadeniz'i Ortadoğu, Kafkaslar ve İran'a bağlayan tarihi İpek Yolu'nun geçtiği güzergahta yapımı süren tünel inşaatı tamamlandığında dünyanın ikinci, Avrupa'nın ise en uzun çift tüplü karayolu tüneli olacak.
1 MİLYAR TL’YE MAL OLACAK
Mevcut Zigana Tüneli yaklaşık bin 800 metre kotlarından geçerken, Yeni Zigana Tüneli'ne ise yaklaşık 800 metre daha düşük kottan girilerek Zigana Dağı geçilmiş olacak. Tünel, Gümüşhane-Trabzon arasındaki ulaşımı 40 dakika kısaltacak. 2019’un sonunda tamamlanması planlanan tünel 1 milyar TL'ye mal olacak. Yarıya gelinen tünel inşaatı Doğan Haber Ajansı () tarafından görüntülendi. Çift tüpte karşılıklı delme işlemi süren projede Türk mühendisler görev alıyor.  
VALİ: TÜNEL, MÜHENDİSLİK HARİKASI
Gümüşhane Valisi Okay Memiş, Zigana Tüneli’nin vatandaşların kendisi ve devleti ile gurur duymasına vesile olan dünya ölçeğinde bir mühendislik harikası olduğunu söyledi. Memiş, “Toplamda 14.5 kilometre çift tüp kesintisiz tünel uzunluğu ile dünyanın en uzun ikinci tüneli ve Avrupa'nın en uzun tüneli inşa ediliyor. Tünel inşaatında Gümüşhane tarafından 4, Trabzon tarafından ise yaklaşık 5 kilometrelik mesafe kat edildi. Tünel inşaatında Türkiye'de ilk defa denenen zirveye ulaşmayı sağlayan bir şaft inşaatı yapılıyor. Onun için şu anda Gümüşhane tarafındaki bölme işlemi bu şaftın bitmesine kadar bekleme halinde. Hakikaten çok merakla beklediğimiz bir proje. Yaklaşık 30 yıl önce insanlar Gümüşhane'den Trabzon'a neredeyse 6 saatte ulaşıyordu. Zigana Dağı iklim özellikleri çok değişken olan geçit vermez bir dağ. Bu yönüyle efsanelere, birçok reklam filmine konu olan bir dağ. Zigana Dağı, Trabzon tarafından başka, Gümüşhane tarafından ise bambaşka bir iklim ve coğrafya örtüsüne sahip. Dolayısıyla bu tünel inşaatı bittikten sonra vatandaşlarımız bu olumsuz iklim ve doğa koşullarına hiç etkilenmeden güvenli ve seri bir şekilde seyahatlerini yapabilecekler” dedi.
'BAŞLI BAŞINA TURİZM DESTİNASYONU'
Tünelin geleceğe umutla bakmalarını sağlayan çok önemli proje olduğunu kaydeden Memiş, “Düşünün 14.5 buçuk kilometre boyunca hiç durmadan kesintisiz bir tünelden geçeceksiniz. Bu başlı başına bir turizm destinasyonu. Yani bunu deneyimlemek isteyen insanlar ‘nasıl bir duygu acaba?’ diye Gümüşhane'ye, Trabzon'a gelecekler. Bu nedenle bu projenin tek başına bir turizm potansiyeli olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Tünelin içi ve çevresinden görüntüler
-Vali Okay Memiş konuşma
-Tünel çalışmaları görüntüleri
-Tünelin her iki girişinden görüntüler
-Detaylar

HABER KAMERA: Osman ŞİŞKO-Emre KOLTUK/TRABZON,()

======================================

Polis, yaşlı kadını dolandırılmaktan kurtardı

Adana'da, polis, Fadime Gençay'ı (68) telefon dolandırıcısının kurbanı olmaktan bankada düzenlenen operasyonla kurtardı.
Olay, Seyhan ilçesi Atatürk Caddesi'nde meydana geldi. Telefon dolandırıcısı, evde oturan Fadime Gençay'ı arayarak, 'Eşiniz bir dolandırıcılık olayına karıştı. Kendisinin masum olduğu biliyoruz; ancak hesabınızda ne kadar para varsa gelip, sizden alıp, seri numaralarının inceleyeceğiz' dedi. Bunun üzerine korkan Gençay, dolandırıcıya, bankada 60 bin lirasının olduğunu söyledi. Dolandırıcı, parayı çekmek için bankaya gelen Gençay'a telefonu kapatmamasını, parayı çektikten sonra tarif edilen yere getirmesini istedi. Banka şubesine gelen Gençay'ın telefon görüşmelerini duyan çalışanlar ise hemen polisi aradı.

'SAKİN OL, ŞU ANDA DOLANDIRILIYORSUN'
İhbarla kısa sürede bankaya gelen polis, dolandırıcıyı tuzağa düşürmek için operasyon başlattı. Polis, kadının, telefon dolandırıcısıyla konuşmaya devam ettiğini görünce kağıda 'Sakin ol, biz polisiz. Şu anda dolandırılıyorsun. Telefondakine parayı çektiğini ve istenilen yere getireceğini söyle' yazıp, okuttu. Ekipler, daha sonra para gibi keserek, hazırladıkları kağıttan desteleri poşetleyip, Gençay'ın çantasına koydu. Paranın çekildiğine emin olan dolandırıcı, Fadime Gençay'a kimseyle konuşmamasını, eve geçip, beklemesini söyledi. Polis, daha sonra bankadan çıkan Gençay'ı uzaktan izlemeye başladı. Bunun üzerine dolandırıcı, kadına, eve gitmesini ve gelen kişiye parayı vermesini söyledi. Sivil polisler ise Gençay'ın oturduğu apartmanın etrafını sardı. Bir süre evde bekleyen Gençay'ı tekrar arayan dolandırıcı, bu kez parayı, vereceği hesap numarasına yatırmasını istedi. Gençay ise polisin yönlendirmesiyle şeker ve tansiyon hastası olduğunu, tekrar bankaya gidemeyeceğini belirterek, parayı kendilerinin almasını istedi. Yanındaki polisler tarafından yönlendirilen Fadime Gençay, uzun süre dolandırıcıyı telefonda oyalayarak, parayı gelip, almaları için adres verdi. Ancak dolandırıcı, parayı almaya gelmedi. Polis, telefon dolandırıcısının yakalanması için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Fadime Gençay'ın bankadan çıkması
- Bankanın önünde telefonla konuşması
- Gençay'dan genel ve detay görüntüler
- Polisin paraları Gençay'ın çantasına koyması

SÜRE:01'26" BOYUT:88,0MB
Haber-Kamera:Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,()

========================================

Dünyanın 'Nazar Boncuğu' Meke Gölü, kurudu 

Konya'nın  Karapınar ilçesinde bulunan ve dünyanın 'Nazar Boncuğu' olarak bilinen Meke Gölü, kurudu. Gölün kuruma nedeninin yeraltı sularının bilinçsiz kullanılması ve kuraklık olduğunu belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık, Nazar Boncuğunun tekrar eski görkemine dönebilmesinin zor olduğunu söyledi.
Meke Gölü, 5 milyon yıl önce volkanik patlama sonucu meydana gelen kraterin, zamanla suyla  dolması ve yine günümüzden 9 bin yıl önce gölün ortasında ikinci bir patlamayla ve oranın da zamanla suyla dolması sonucu oluştu. Yeraltı su kaynaklarından beslenen Meke'nin ortasında  50 metre yükseklikte olan volkan konisi bulunmakta olup suyu tuzludur.  Daha önceleri  12 metre derinliğinde su bulunan  Meke Gölü, yıllardır süren kuraklık ve bilinçsiz tarımsal sulama sonucu yeraltı su seviyesinin sürekli düşmesi nedeniyle kurudu. Şu an gölün sadece bir kısmında adeta bir avuç kadar su bulunuyor.   
Gölün kurumasının en büyük nedenlerinin bölgedeki yağış azlığı ve aşırı yeraltı suyu kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Fetullah Arık, şunları söyledi:
"Sadece Meke Gölü kurumuyor, Konya kapalı havzasındaki birçok sulak alanda benzer durumla karşı karşıyayız. Meke, su yüksekliği geçmişte de az olduğu için en çok etkilenen bölge orası oldu. Nedeni Türkiye genelindeki yağan yağışların yarısından daha azı Karapınar bölgesine yağmasıdır.  Genel ortalama 642 milimetre yağış olurken, Meke civarında 250 milimetre yağış alıyor. Türkiye ortalamasının yarısından daha az. Öte yandan en fazla yeraltı su tüketiminin olduğu bölgedir. Buda yüzeyde çok fazla su olmadığı için 60'lı yıllardan sonraki yeraltı su üretimi ve yeraltı suyunun tarımsal sulamada kullanımıyla başlayan süreç sürekli Meke'nin aleyhine işlemiştir. 90'lı yıllardan sonra yavaş yavaş çekilmeye başlayan göl 2000'lerden sonra sinyaller vermeye başlamıştır. Meke ile ilgili bolca yağış olması ve yeraltı suyunun yükselmesi temennisinde bulunmak lazım."
ESKİ GÖRKEMLİ GÜNLERİNE DÖNME ŞANSI YOK
Nazar Boncuğunun eski görkemli günlerine dönme şansının olmadığını belirten Arık, "Meke’nin tek başına eski görkemli günlerine dönme şansı yok. 60'lı yıllardan sonra devam eden yeraltı su kullanımı ve artan kuraklık nedeniyle hemen her yıl havzada yeraltı su seviyesinde 1,5-2 metre civarında düşme oluyor. Siz 1970'li yıllarda yüzeyde bulduğunuz suyu şimdi 50-60 metre derinde buluyorsunuz. Zaten Meke de su kalınlığı en derin yerinde 2 metre civarındaydı. Hemen yakınındaki Akgöl'de, Acıgöl'de, Akşehir Gölü'nde, Eber Gölü'nde bütün havzada sulak alanların çoğu kurumuş vaziyette ya da kurumaya yüz tutmuş haldedir. Tek başına Meke'nin kurtarılması değil, Konya kapalı havzasının tamamında alınacak tedbirler önemli" diye konuştu. 
KİRLİLİK GÖZE ÇARPIYOR
Meke'de suların çekilmesiyle birlikte göldeki kirlilik göze çarpıyor. Gölde çok sayıda içki şişesi, araç lastikleri, ayakkabılar göze çarpıyor. Suların çekilmesiyle göl içerisinde arabayla da gezilebiliyor.

Görüntü Dökümü 
-------------------------
- Gölden havadan detay
- Gölden yerden detay
- Kalan su ve kirlilkten detay
- Kuraklık bölgeden detay
- Fetullah Arık röp.

Haber- Kamera: Tolga YANIK - Hasan DÖNMEZ KONYA,()

=============================================

Suriye'nin inşasında Türkiye'nin rolü büyük

İtalya Venedik Ca'Foscari Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Vera Costantını, "Türkiye, kuzey Suriye'nin yeniden inşasında kesinlikle merkezi bir rol oynayacaktır" dedi.
İtalya Venedik Ca'Foscari Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Vera Costantını, İskenderun Teknik Üniversitesi'nde İskenderun ve Venedik Tarihsel Geçmişimizden Hareketle Gelecekteki Ortak Adımlara Doğru Örnekler ve Teklifler konulu söyleşi yaptı. İSTE Barbaros Hayrettin Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen söyleşiye, İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Ca'Foscari Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Vera Costantını, "İskenderun ve Hatay'ın tarihini, benim şehrim Venedik ile birleştiren derin köklerden dolayı daha da önemli. Venedikliler, Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden itibaren geleceğin denizcilikte olduğunun ve coğrafi konumlarının bir sonucu olarak Doğu ile bağlantı kurma işlevinde yattığının bilincine vardılar. İskenderun, Basra'yı Venedik'e bağlayan güzergâhın ortasında, ideal bir konuma sahiptir. Venedikli tüccarlar İskenderun limanını kullanırlardı. İtalyan limanları arasında makro-bölgesel bir işbirliği sistemi kurulmasının avantajları açıkça görünmektedir. Bu bağlamda, İskenderun ve Venedik, geçmişte olduğu gibi iki stratejik liman olarak Türkiye ve İtalya'yı birbirine bağlayan aktörler olabilir" dedi. Costantını, "Türkiye ve İtalya çok farklı durumlarda yaşıyorlar, ama aynı zamanda bu iki ülke birçok açıdan benzerlik göstermektedir. Türkiye ise son gelişmelere göre Güneydoğu Akdeniz'in yanı sıra İtalya'yı Karadeniz'e bağlayan güzergahları güvence altına alabilen köklü bir Ortadoğu ekonomisi ve askeri gücüdür. Öncelikle İtalyan ve Türk sanayisinin geleneksel gücü orta ölçekli işletmelerdir. Ortaklıklar kurmak için mevcut sektörler lojistik tekstil, gıda endüstrisi olabilir. Bölge ile ilgili yerel ve uluslararası güçlerle yapılan anlaşmalar sayesinde Türkiye kuzey Suriye'nin yeniden inşasında kesinlikle merkezi bir rol oynayacaktır" diye konuştu. İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, Irak'ın yeniden yapılanması dönemini herkesin bildiğini, Türkiye'nin lojistik avantajları kullanarak büyüdüğüne dikkat çekti.

Görüntü Dökümü
------------------------
- İtalya Venedik Ca’Foscari Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Vera Costantını'nın konuşması
- İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli'nin konuşması
- Katılımcılardan görüntüler
- Dr. Vera Costantını'a rektör tarafından hediye ve dikilen fidanın belgesinin verilmesi

SÜRE:6'31"    BOYUT:293 MB
Haber-Kamera Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN(Hatay),()

=============================================

'Gezici Bilim Merkezi'ne dönüştürdüğü otobüsle köyleri geziyor

Bayburt’un Demirözü ilçesi Beşpınar köyündeki Şehit Gürcan Yavuz İmam Hatip Ortaokulu öğretmeni Emre Özel, tamir ettirdiği hurda bir otobüsü, astronomiden, fiziğe, matematikten, coğrafyaya kadar deney setleri ile donatarak ’Gezici Bilim Merkezi’ne dönüştürdü. Otobüsle köy okullarını gezen Emre Özel, öğrencilere deneyler yaptırarak bilime ilgilerini çekmeye çalışıyor. Çocuklar, uzay terazisine çıkarak Satürn’deki ağırlıklarını ölçebildiği Gezici Bilim Merkezi'nde, uzay terazinin içine girerek yıldızlara dokunuyor, meteoroloji istasyonunda hava tahmini yapabiliyor.
Beşpınar köyündeki Şehit Gürcan Yavuz İmam Hatip Ortaokulu öğretmeni Emre Özel, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ait hurda otobüsü alarak tamir ettirdi. İçerisini astronomiden, fiziğe, matematikten, coğrafyaya kadar deney setleri ile donatan Özel, otobüsü ’Gezici Bilim Merkezi’ne dönüştürdü. Görev yaptığı köy okulundan başlayarak çocukları bilim otobüsü ile buluşturan öğretmen, deneyler yaptırıyor, çocukların bilim ve teknoloji ile tanışmaları sağlıyor. Bir şoför eşliğinde Bayburt’un köy okullarını dolaşan Özel, çocukları bilimle buluşturuyor. Uzay çadırının dahi yer aldığı otobüse öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor. Çocuklar, uzay terazisine çıkarak Satürn’deki ağırlıklarını ölçebildiği Gezici Bilim Merkezi'nde uzay terazinin içine girerek yıldızlara dokunuyor, meteoroloji istasyonunda hava tahmini yapabiliyor. Projeye, ilçe ve il milli eğitim müdürleri ile kaymakam ve valide destek veriyor.
‘ÇOCUKLAR İÇİNDEN ÇIKMAK İSTEMİYOR’
Ülkede yüzde 10’un yaşadığı kırsal kesimdeki nüfusun bilim ve teknolojiden mahrum kaldığını belirten Emre Özel, Anadolu çocuklarının bu olanaklardan yararlanması için proje geliştirdiğini söyledi. Özel, “Öğrencileri bilim merkezi, müze gibi yaşayarak öğrenecekleri yerlere götürmek istedik. Belki 20 dolayında öğrenciyi götürmeye gücümüz yetecekti. Bu yeterli olmayacaktı. Tüm çocukların bu tür yerlerden faydalanması gerekiyordu. Bu faaliyetlere öğrencileri götüremiyorsak o faaliyetleri öğrencilerin ayağına getiririz felsefesi ile Gezici Bilim Otobüsü projemizi geliştirdik. Milli Eğitim Müdürlerimiz, kaymakam ve valimizin desteği ile atıl durumdaki bir otobüsü aldık. Otobüsümüzün iç donanımı hazırlandı. İstanbul, Ankara’daki bilim merkezlerinde hangi olanaklar varsa bunlar bizim otobüsümüzde de var. Bir çocuk sesini yankılandığı her köye giderek onların bilimin zevkli dünyası ile tanıştırıyoruz. Çocukların ilgisi çok güzel.İçinden hiç çıkmak istemiyorlar” dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Bilim otobüsünden görüntü
-Otobosüsün içinden görüntü
-Okul bahçesi ve öğrencilerden görüntü
-Öğretmen Emre Özel'in konuşması
-Yapılan bilimsel çalışmalar
-Detaylar

HABER KAMERA: Murat SÖYLEMEZ/BAYBURT,()

=============================================

'Cam temizliği', Erzurumlu mucit sayesinde 'çocuk oyuncağı' oldu

Erzurum'da 'Dadaş mucit' lakaplı elektrik teknisyeni Ebubekir Taşbaşı, cam silme korkusu yaşayan kadınlar için ilginç bir proje geliştirdi. Taşbaşı, "Hanımlar artık oturduğu yerden camlarını silebilecek. Hatta bu işi çocuklarına bile yaptırabilirler" dedi.
Kadınların 'cam temizliği' korkusu Erzurumlu mucit sayesinde artık çocuk oyuncağı oldu. Televizyon ve gazete sayfalarında sıkça yer alan “Cam silerken düştü" haberlerinden etkilenerek yola çıkılan ve bunun önlenebilir bir sorun olduğuna inanan Dadaş Mucit, cam silen uzaktan kumandalı araçlar geliştirdi. Önüne bez yerleştirdiği oyuncak arabayı kumanda sayesinde camın üzerinde gezdiren Taşbaşı, "Akla ilk gelen soru oyuncak arabanın camda nasıl durduğu? Şöyle ki arabanın altına yerleştirdiğim fan arabayı cama vakumlayarak düşmemesini sağlıyor. Camın üzerinde gezen oyuncak arabanın önündeki bez ise kiri temizliyor. Eskisi gibi cam temizliği yaparken hayatınızı tehlikeye atmayacaksınız. Sizin için bir ızdırap olmayacak. Bunu yaparken zevk bile alacaksınız. Hatta size yardımcısı olması için çocularınızdan bile yardım alabilirsiniz. Çocuklar hem oyun onayacak hem de size yardım etmiş olacak. Yani bir taşla iki kuş vurmuş olacaksınız" diye konuştu. Cam silen oyuncak arabalar projesinin 51'inci icadı olduğunu söyleyen Taşbaşı, "Hayatımı insanların işlerini kolaylaştırmaya adadım. Boş durmayı sevmiyorum. Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü'nden emekli olduktan sonra açtığım elektrikçi dükkânımda çoğu zaman araştırma geliştirme projelerine ağırlık veriyorum. Daha öncede emniyet kemeri takmadan, araca alkollü binildiğinde ya da cep telefonu ile görüşme yapıldığında araç çalışmıyor, doğal gazın olmadığı yerlerde elektrikle çalışan kombi cihazı, çocukların ağlamadan banyo yapması için ışıklı duş başlıkları gibi birçok buluşum oldu. Son buluşum olan cam silen araçlar projesini geliştirdiğim takdirde gökdelenlerin bile camlarını oturduğumuz yerden silebiliriz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------
-Oyuncak arabanın cam üzerinde gidişi
-Ebubekir Taşbaşı ile röp
-Vatandaşlarla röp
-Taşbaş'ın işyerined çalışması
-Oyuncak arabanın çalışması
-Vatandaşların Taşbaşı'nı izlemesi
-Bir kadın ile röp

(Süre: 3.29 Dk / 383 MB)
Haber-Kamera: Turgay İPEK / ERZURUM, ()

=============================================

Bedava tatil için başladı, Türkiye şampiyonu oldu

Antalya'da, 5 yıl önce üniversite mezuniyeti sonrası tatile gitme düşüncesiyle katıldığı turnuvada Türkiye üçüncülüğü elde eden milli sporcu Öznur Caner (26), 2018 Muay Thai Türkiye Şampiyonu unvanıyla Avrupa şampiyonasına gitmeye hak kazandı. Milli sporcunun şampiyona hedefi ise altın madalya.
Çocukluğunda dövüş sporlarına ilgi duyan Öznur Caner, üniversite eğitimi gördüğü Antalya'da 5 yıl önce izlediği muay thai müsabakasının ardından bu spora başlamaya karar verdi. Muay thai antrenmanlarına başlayan Öznur, 2 haftalık çalışma sonrası antrenörünün Üniversiteler Arası Muay Thai Türkiye Şampiyonası'na katılma önerisini, Muğla'da bedava tatil yapma düşüncesiyle kabul etti. Öznur Caner, bu şampiyonada Türkiye üçüncülüğü elde etti.
TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLDU
İlk şampiyonasında bronz madalya kazanan Öznur Caner'in, kazandığı başarı sonrası muay thai sporuna ilgisi arttı. Üniversite eğitimini sürdürürken ulusal müsabakalarda farklı dereceler elde eden Öznur Caner, 2 yıldır Antalya Gençlik Hizmetleri ve Spor Kulübü bünyesinde antrenörü Yasin Urlu ile çalışıyor. Öznur Caner, geçen şubat ayında Antalya'da yapılan müsabakalarda 2018 Muay Thai Türkiye Şampiyonu unvanının sahibi oldu. Milli takım seçmelerinde de başarı elde eden Öznur Caner, 29 Haziran'da düzenlenecek Muay Thai Avrupa Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.
MATEMATİK VE FEN DERSLERİ VERİYOR
Spor hayatının yanı sıra Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliğinden mezun olan ve yüksek lisans öğrencisi olarak eğitimini sürdüren Öznur Caner, ortaokul ve lise öğrencilerine matematik ve fen dersleri vererek geçimini sağlıyor.
AY YILDIZLI FORMAYLA İLK MAÇ
Öznur Caner, mezuniyet sonrası bedava tatile gitmek için başladığı muay thai sporunun hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Milli takıma seçilmenin kendisi için büyük onur olduğunu aktaran Öznur Caner, ay yıldızlı formayla ilk maçına çıkacağı için çok heyecanlı olduğunu belirtti. Caner, "Üniversite dördüncü sınıfta muay thai maçı izledim. Bu spora başlamaya karar verdim. Kısa süre sonra antrenörüm Muğla'da Üniversiteler Arası Muay Thai şampiyonasına katılmamı istedi. Ben de mezuniyet döneminde kafa dağıtır, tatil yaparım düşüncesiyle şampiyonaya katıldım. Türkiye üçüncüsü oldum. Mezun olduktan sonra Antalya'da kaldım. 5 yıldır muay thai yapıyorum. Farklı dereceler elde ettim. 2018 Türkiye Muay Thai şampiyonu oldum. Milli takım seçmelerinde ay yıldızlı formayı giymeye hak kazandım. Milli takımla Büyüker ve Gençler Muay Thai Avrupa Şampiyonası'na katılacağım. 29 Haziran'da Çekya'daki şampiyonada 71 kilo Büyük Bayanlarda ülkemi temsil edeceğim. Bu sene Avrupa, gelecek sene de dünya şampiyonluğunu hedefliyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Spor salonundan genel detay
-Spor salonunda çalışan sporculardan detay
-Sporcu Öznur Caner'in antrenman için hazırlık yapması
-Sporcu Öznur Caner'in ısınma çalışmalarından detay
-Sporcu Öznur Caner'in halat çekip, lastik teker çevirmesi
-Sporcu Öznur Caner röp
-Sporcu Öznur Caner'in anrenman koçuyla muay thai çalışması
-Genel detaylar

360 MB /// 3.17 DK (HD)
Haber: Tolga YILDIRIM - Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA, ()

=============================================

Muş Ovası gelinciklerle süslendi

Lalesi ile ünlü Muş Ovası'nı, bu kez açan gelincikler kırmızıya boyadı. Çiçekler ovada tablo gibi görüntü oluşturuyor.
Muş Ovası ilkbaharla birlikte iki hafta boyunca kırmızı lalelere ev sahipliği yapıyor, ardından gelincik, papatya gibi renk renk çiçekler ovayı süslüyor. Çiçeklerle renklenen ova, yerli ve yabancı turistlerin de ilgi odağı oluyor. Gelin gibi süslenen doğanın kendisini büyülendiğini itiraf eden Şehadet Sarıgül, manzaranın çok güzel olduğunu söyledi. Onlarca çiçeğin bir arada bulunmasıyla güzel bir manzara oluşturduğunu anlatan Sarıgül, "Beş yıldır Muş'tayım. Her ilkbaharda Muş Ovasında açan rengârenk çiçekleri görmek mümkün. Buraları gezenlerin ruhu ferahlıyor. Herkesin bu güzelliği görmesini isterim. Doğa gibisi yok. Burada kaldığım bir saat içinde stres atıyorum. Hem göze hitap ediyor hem de farklı kokuları ile insanı etkiliyor" diye konuştu. Muş Ovası'ndaki gelinciklerin ovaya bir başka güzellik verdiğini söyleyen Gurbet Tunç ise, "Bu güzelliği gizlemek için ilçeden Malazgirt ilçesinden geliyorum. Lale gibi gelinciliklerde Muş Ovası muhteşem gösteriyor" dedi. Gelin gibi süslenen doğada fotoğraf çekilenler, "Burası yalancı bir cennet gibi. Her yer mis gibi kokuyor"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------
-Gelincik tarlalarından detayla
-Çocukların gelincik toplamasından detaylar
-Vatandaşların fotoğraf çekmeleri gelincik tarlalarında dolaşmalarından detaylar
-Röportaj

Haber-Kamera: Mehmet AYDIN/ MUŞ,()

=============================================

Silopili öğrencilerin bisiklet keyfi

Şırnak’ın Silopi ilçesi İpekyolu Ortaokulunda biraraya gelen öğrenciler, bisiklet kulübü kurdu. Öğrenciler okul vakitlerinde ve dışında öğretmenlerinin gözetiminde bisiklete binmenin keyfini yaşıyor.
Silopi İpekyolu Ortaokulu öğretmenleri Melih Açık ve Metin Gider öncülüğünde okulda bisiklet kulübü kuruldu. Öğrencilerin ilgi gösterdiği bisiklet kulübünde öğrencilere, ilk etapta trafik kurallarına uymaları konusunda bilgiler veriliyor. Bisiklet sürüş teknikleri anlatıldıktan sonra öğrenciler okul bahçesinde ilk tecrübelerini kazanıyor. Bisiklet eğitimlerini tamamlayan ve kullanmayı öğrenen öğrenciler, daha sonra belli günlerde bisikletleri ile köy ziyaretleri gerçekleştiriyor. Öğrencilerden Efecan Tatar, bisiklete binmeyi çok sevdiğini belirterek, "Bisiklete önceden biniyordum ama şimdi daha çok binmeye başladım. Bisiklet yarışlarına girmeyi çok istiyorum, en büyük hayalim bu" dedi. Bisiklet eğitimi veren okulun öğretmenlerinden Melih Açık da, gelecek yıl okul içerisinde yarış düzenlemeyi düşündüklerini belirterek, "İlk aşamada nasip olursa seneye okul yarışlarına katılacağız. Okul yarışlarında derece almayı umuyoruz. Şırnak’ta bizim gibi kimse yok. Ayrıca bu bölgede bisiklete ilgi yok. Türkiye’de bu çok gelişmemiş durumda. Özellikle bulunduğumuz bölgede gelişmemiş durumda. Tema olarak aslında bu iş için başladık. Çünkü çocuklar bu kültür ile büyürse biz amacımıza ulaşmış olacağız" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Bisiklete binen öğrenciler
-Öğrencilerin okul bahçesinde tur atması
-Bisiklet kullanan öğrencilerden detaylar
-Öğretmen ve öğrencilerin konuşması
-Genel ve Detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet Selim YALÇIN, (SİLOPİ),()

===============================================

Öğrenciler hünerlerini sergiledi

Burdur Alpaslan Ali Can Bilim Sanat Merkezi'nde 5, 6, 7 ve 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik başlatılan 'Bilim ve Sanatın Penceresinden Birlikte Bakıyoruz' adlı proje sona erdi. 
Şubat ayında başlayan kurum öğrencilerinin yanı sıra il merkezinde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin, çocuk evlerinde kalan öğrencilerin ve destek odalarında eğitim gören öğrencilerin eğitim gördüğü ve süreçte 12 farklı atölye çalışmasının yapıldığı Bilim ve Sanatın Penceresinden Birlikte Bakıyoruz projesinin kapanış törenine Vali Yardımcısı Hayri Sandıkçı, İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Hasan Güven ile öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Kurum rehber öğretmeni Hatice Şencan, teknoloji tasarım öğretmeni Türkan Balım ve fen bilimleri öğretmeni Melek Çakıcı'nın yürütücülüğünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün maddi desteğiyle gerçekleştirilen projenin kapanış töreninde projede yer alan öğrenciler, Burdur Alpaslan Ali Can Bilim ve Sanat Merkezi'nde açılan atölyelerde öğrendiklerini protokol üyeleriyle ailelerine sahneledi. Daha sonra öğrencilerin drama, ritim, ahşap oyuncak, akıl oyunları, el sanatları, sanatsal matematik, problem çözme, robotik, bilişim teknolojileri, biyoloji ve ebru atölyelerinde 16 hafta boyunca yaptıkları çalışmaların yer aldığı proje sergisi Vali Yardımcısı Hayri Sandıkçı tarafından açıldı. Sergi katılımcılar tarafından gezildi ve atölyelerde yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verildi. Sanatsal matematik atölyesi öğretmeni Ayşe Şimşek, "İlimizde bulunan dezavantajlı grup olarak tespit ettiğimiz mülteci öğrencilerin, çocuk evlerinde kalan ve destek eğitim odalarında öğrenim gören 70 öğrenciyle birlikte kurumumuz öğrencilerinin de yer aldığı bir proje hazırladık. Bilimsel ve sanatsal içerikli atölyeler planlayarak, eğlenceli, eğitici ve öğretici güzel bir proje süreci geçirdik. Proje kapsamında açtığımız atölyelerde öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal açıdan gelişimlerine katkı sağlamanın yanı sıra beceri gelişimlerini de desteklemeyi amaçladık. Projemizin sonunda ise öğrencilerimizin proje sürecinde yaptıklarını paylaşmak adına bugün kapanış programı, sergi açılışımız yaptık. İyi niyetlerle başladığımız projemizi bugün büyük kazanımlar elde ederek bitirmenin gururunu yaşıyoruz" diye konuştu.
Programda protokol üyeleri tarafından projede yer alan öğrencilere katılım belgeleri ve hediyeleri verilirken, öğretmenlere de teşekkür belgeleri verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Törene katılanlar
-Öğrencilerin sahne performansı
-Sergi açılışı
-Serginin gezilmesi
-Ayşe Şimşek ile röp.
-Sergiden detay

349 MB ///05.48"
HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, ()

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Levent Tursel 6 ay önce

Biyoloji ismini tek bir kelimeyle bile görmek oldukça güzel.. Bilimsel projemiz Biyoloji Günlüğü'ne bilim sever arkadaşlarımızı bekliyoruz..

banner314

banner325

banner328

istanbul escort