DHA YURT BÜLTENİ -18

  Erdoğan: Avrupa Birliği samimi değil Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Avrupa Birliği idama karşıdır. İdam Avrupa Birliği ülkelerde yasaktır. Başa geldiğinden itibaren 42 insanı idam eden, geçen...

DHA YURT BÜLTENİ -18

 

Erdoğan: Avrupa Birliği samimi değil

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Avrupa Birliği idama karşıdır. İdam Avrupa Birliği ülkelerde yasaktır. Başa geldiğinden itibaren 42 insanı idam eden, geçen haftada 9 genci idam eden Sisi’nin davetine katılan bu Avrupa Birliği üyesi ülkelerde demokrasi, hak ve özgürlükten, insan haklarından bahsedebilir misiniz? Bunları anlamak mümkün değil. Avrupa Birliği samimi değil" dedi. 
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Giresun mitinginde halka hitap etti. Erdoğan’ın doğum günü nedeniyle Valilik Meydanı’ndaki miting alanına AK Parti İl Başkanlığı tarafından üzerinde vefat eden annesi Tenzile Erdoğan ile çekilen fotoğrafının yer aldığı “Baktığım her yerde izin duruyor. Bana her şey seni hatırlatıyor. Doğum günün kutlu olsun büyük reisö yazılı afiş asıldı.
"BİZDEKİ KARADENİZ SEVDASI BİTMEZ"
Alandaki hoparlörlerden verilen seçim şarkısına bir süre eşlik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalabalığı, Giresun şivesiyle söylediği "Söyle bana uşağım bu işler nasıl olur? Giresun'un insanı, adamın hası olur. Karadeniz uşağı sağlam olur, çelikten. Giresun'u görmeyen ne anlar güzellikten. Giresun, has uşaklar şehri, güzeller güzeli Giresun, mavi ile yeşilin arasında bir inci gibi parlayan Giresun, tarihi ile tabii güzelliğiyle bir tablo gibi. Karadeniz’i selamlayan Giresun, Karadeniz'in hırçın dalgalarından istiklal şarkıları besteleyen Giresun, Pontus çetelerine Karadeniz'i dar eden Giresun" sözler ile selamladı.
"DÖNMEMİZ GEREKEN SON BİR VİRAJ VAR"
31 Mart seçimlerinin önemine vurgu yapan Erdoğan, önlerindeki süreçte dönmeleri gereken son bir viraj olduğunu kaydederek, şunları söyledi:
"Giresun 26 Haziran'da büyük bir başarıya imza attı. Giresun 24 Haziran'da yine vefasını gösterdi. Sizler 64,4 gibi Türkiye ortalamasının çok üstünde bir oyla şahsımı ikinci kez Cumhurbaşkanlığı makamına layık gördünüz. Sizler 53,6 ile milletin partisini AK Parti'yi zirveye taşıdınız. Sizler yüzde 64.5 gibi rekor bir oy oranıyla Cumhurun ittifakına sahip çıktınız, bize destek verdiniz, bize istikamet çizdiniz. Rabbim hepinizden razı olsun. Rabbim yol arkadaşlığımızı muhafaza buyursun. Şimdi önümüzde 31 Mart imtihanı var. Şimdi önümüzde dönmemiz gereken son bir viraj var. Ülkemizin 2023 hedefleri yolunda aşmamız gereken son bir engel var. Hep beraber güç birliği ile bu süreci de başarıyla atlamamız gerekiyor. Ülkemiz, istikbalimiz için daha güzel, daha güçlü, daha istikrarlı bir Türkiye için sizlerin desteğini bekliyoruz. 31 Mart'ta Giresun'dan çok daha kararlı bir şekilde iradesine, partisine, kadrosuna sahip çıkmasını bekliyoruz. Sizlerden bir söz almak istiyorum. Burada bu meydanda ahitlerimizi bir kez daha yenilemek istiyorum. Giresun, 31 Mart'ta şehrini sahip çıkıyor musun? Giresun, 31 Mart'ta ülkene sahip çıkıyor musun? Giresun 31 Mart'ta geleceğine sahip çıkıyor musun? Giresun 31 Mart'ta tevazu samimiyet ve gayretle 'memleket işi gönül işi' diyor musun? 31 Mart seçimleri milletimiz için demokrasimiz için hayırlara vesile olsun. 31 Mart seçimleri Giresun'la beraber tüm Türkiye için barışa, huzura vesile olsun."
"IMF'YE BORCUMUZ YOK. BİTTİ BU İŞ"
Türkiye'nin IMF'ye borcu kalmadığını ve bu borcu kendilerinin ödediğini hatırlatan Erdoğan şunları ifade etti:
"Bizler sizlerin desteğiyle Türkiye'yi başarıdan başarıya koşturduk. Bizden önce hayal dahi edilemeyen pek çok proje ve pek çok yatırımı gerçeğe dönüştürdük. Laf değil iş yaptık. Muhalefetin çapsızlığı, vizyonsuzluğu, beceriksizliğine bakıp da hiçbir zaman rehavete kapılmadık. İş yaptık iş. 'Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri' dedik, iş yaptık. Muhalefetin engellemeleri karşısında yılmadık, yıkılmadık. Size ve ülkemize hizmet aşkımızdan bir an olsun taviz vermedik. Başkalarıyla değil, daima kendimizle yarışarak bugünlere geldik. Bizden önce 79 senede yapılanlardan kat ve kat fazlasını sadece 17 yılda hayata geçirdik. Yasakları kaldırdık. Türkiye'ye demokraside, milli iradenin hâkimiyetinde bir üst lige çıkardık. Ekonomide, ülkemize tarihinin en büyük hamlesini yaşattık. Biz geldiğimizde IMF'ye borcumuz neydi? 23 buçuk milyar dolardı. Davos’tayız, IMF'nin o zamanki başkanıyla konuşuyoruz. Dedim ki; ‘Başkan dedim, bak dedim Türkiye'nin Başbakanı benim, sen IMF'nin başkanısın, siz Türkiye'yi yönetemezsiniz. Siz, verdiğiniz paranızı bizden taksit taksit alıyor musunuz? Alıyorsunuz ha, Türkiye'ye emir vermeye kalkmayın. Dolayısıyla biz bundan sonra da sizin alacağınızı ödeyeceğiz, bu işi bitireceğiz’. Ve Mayıs 2013 IMF'ye olan 23 buçuk milyar dolar borç ödedik, şu anda bizim IMF'ye borcumuz yok. Bitti bu iş."
"BİZ KARGAYI SESİNDEN ANLARIZ SESİNDEN"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştiriler yönelten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Çıkmış bay Kemal ne diyor? Diyor ki; 'Bunlar şimdi giderler IMF'den borç alırlar, ekonomide battılar'  Bay Kemal, IMF'nin kapısına siz gittiniz. Oralardan borcu siz aldınız. Partinizin adı başkaydı, şuydu, buydu, bırakın bu işleri. Biz kargayı sesinden anlarız sesinden. Siz borçlandınız, biz ödedik ve bitirdik. O zaman Merkez Bankamızın da döviz rezervi 27 buçuk milyar dolardı, iktidara geldiğimizde. Şimdi elhamdülillah 100 milyar dolara yeniden tırmandık. Başbakanlığım döneminde 135- 136 milyar dolara kadar da çıktık. Yine de çıkacağız, daha fazla olacak hiç endişe etmeyin"
"7 DHKP-C’LİYİ İNLERİNDE BULDUK"
Dünyada şu anda milli gelire oranla en fazla insani yardım yapan ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Erdoğan, “Ekonomisini 3,5 kat büyütmüş, kişi başına milli gelirini 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara çıkarmış ve ihracatta her sene rekora koşan bir Türkiye var. Geldiğimizde Türkiye’nin ihracatı neydi biliyor musunuz? 36 milyar dolar, şimdi 170 milyar dolara gidiyoruz. Bakın nereden nereye, bugün kendine sığınan kardeşlerini, CHP’nin Boraltan Köprüsü’nde yaptığı gibi zalimlere teslim eden bir Türkiye yok. Milyonlarca mazluma ve mağdura kucak açan, onlara sahip çıkan bir ülke var. Bugün artık vatandaşının dünyanın 70 ülkesine vizesiz seyahat edebildiği pasaportu itibarlı bir Türkiye var. Bugün kendi güvenliği için yurtiçinde ve yurtdışında hiç kimsenin icazetini aramadan, adım atan, operasyon düzenleyen ordusu güçlü bir Türkiye var. Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Kandil’de bu teröristlerin inlerine girdik mi? Giriyor muyuz? İşte bak bu sabah 7 tane DHKP-C’liyi inlerinde bulduk ve onları da sağolsun polislerimiz aldılarö şeklinde konuştu.
"MÜREFFEH BİR TÜRKİYE VAR"
Duble yollarla, köprülerle, hızlı tren hatlarıyla, tüneller, kavşaklar, köprülerle, viyadükleriyle, havalimanlarıyla, ulaşım altyapısını tamamlamış müreffeh bir Türkiye olduğunu kaydeden Erdoğan, “İşte, kim derdi ya bundan 15-20 sene önce 'Giresun ve Ordu’nun üzerine, denizin üzerine bir havalimanı yapılacak' diye. Ya bunlar karaya yapamadılar ya! Biz denizin üzerine yaptık. Samsun Sarp arası biz geldiğimizde yüzde 35’i yapılmıştı. Bunu kim bitirdi? Bunu biz bitirdik, şimdi Samsun’dan çıkıyorsun ta Sarp’a kadar bastırıp, gidiyor muyuz? Ya dağları biz delmedik mi burada. Bu dağları delerek her tarafı yeşille, denizle buluşturmadık mı? Şu Armelit Dağları'nda neler çekerdik ya, o burunlu otobüslerle neler çekerdik? Siz bilmezsiniz, biz o zaman çocuktuk, arabanın penceresinden aşağı bakamazdık 'acaba nereden yuvarlanırız' diye. Ama şimdi bunlar kalmadı. O dağları deldik, her tarafı halkın yolu haline getirdik. Daha güzel olacak çünkü benim Ahmet’ime, Mehmet’ime, Ayşe’me, Fatma’ma ne yakışırsa onu yapacağız dedik ve yaptık. Havayolunu halkın yolu yaptık. Artık otobüsle değil bakıyorum hepiniz uçakla seyahat ediyorsunuzö ifadelerini kullandı.
"KENDİ HÜKÜMETİNİ SAĞA SOLA ŞİKAYET EDEN MUHALEFET PARTİSİ YOKTUR"
Ege'de, Karadeniz’de, Doğu Akdeniz’de haklarını savunan, menfaatlerini koruyan donanması ile güçlü bir Türkiye olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Normalde böyle bir Türkiye manzarasından, ülkemizin son 17 yılda katettiği mesafeden herkesin mutlu olması gerekir. Devletimizin başarılarından tüm kesimlerin iftihar etmesi gerekir. Tüm partilerin bu başarılardan gurur duyması, daha fazlası için iktidarı zorlaması gerekir. Dünyanın birçok ülkesinde muhalefet partileri bunu yapar. İyi işlerinde, doğru işlerinde, ülkenin ve milletin menfaatine olan projelerde hükümetlerine destek olurlar. Devletin bekasını ilgilendiren meselelerde hükümetin yanında saf tutarlar. İçeride ne söylerse söylesinler, bilhassa yurtdışına gittiklerinde konuşurken daha milli daha hassas bir dil kullanırlar. Kimlerle yan yana geldiklerinde, kimlerle fotoğraf verdiklerine çok dikkat ederler. Çok net söylüyorum dünyanın hiçbir ülkesinde, kendi hükümetini sağa sola şikayet eden bir muhalefet partisi yoktur. Dünyanın hiçbir gelişmiş demokrasisinde, derdini millete anlatmak yerine yabancılardan medet uman bir muhalefet partisi bulamazsınız Yurtdışında her uzatılan mikrofona kendi ülkesini kötüleyen bir muhalefet lideri bulamazsınız. Fakat bizde işler böyle yürümüyor. Bizdeki kimi partiler, hükümetin yaptığı işe, attığı her adıma karşı çıkmayı muhalefet yapmak zannediyor. Hizmet ve yatırım karşıtlığını muhaliflikle eş değer görüyorlar. Ülkemizin bekasını, milletimizin geleceğini ilgilendiren konularda bırakın hükümete destek olmayı, daha yıkıcı daha uzlaşmacı davranıyorlar. Öyle ki hükümete muhalefet etmekle, millete ihanet etmek arasındaki o çok önemli çizgiyi bile aşabiliyorlar. Son 17 yılda biz bunun örneğini defalarca gördük, yaşadık, tecrübe ettik. Cumhuriyet mitingleri yaptılar, ne diyorlardı ‘ordu göreve’. Böyle pankartlar astılar. Kimdi bu? CHPö diye konuştu.
"CHP GÜNDEN GÜNE DAHA ÇOK SAVRULUYOR"
Ana muhalefete yönelik eleştirilerde bulunan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“2007 yılı Cumhurbaşkanlığı seçiminde milleti tehdit eden, Meclis'i tehdit eden, vesayetçilerin ağzıyla konuşan bir CHP gördük. Türkiye’nin iktidar partisinin kapatılması için mahkemeleri göreve çağıran, 'Ankara’da yargıçlar var' diyen bir muhalefet partisine şahit olduk. Gezi olaylarında polisimize kurşun sıkan, caddeleri yakıp yıkan, esnafın malına mülküne saldıran çapulcuları baş tacı eden bir CHP gördük. 17-25 Aralık darbe girişiminde 3 ay boyunca miting meydanlarında FETÖ’cü alçakların sözcülüğünü yapan bir muhalefet partisi gördük. Çukur eylemleri sırasında bölge insanlarına kan kusturan şehir eşkıyalarına cici çocuklar, arkadaşlar diyerek canlı kalkanlık yapan bir CHP gördük. Millet istikbaline canı pahasına sahip çıkarken, genel başkanı 15 Temmuz gecesi, hainlerle anlaşıp, tankların arasından kaçan, milletin mücadelesini Bakırköy Belediyesi’nde, ekran başında kahve yudumlayarak seyreden bir CHP gördük. 15 Temmuz destanına kontrollü darbe iftirasıyla leke sürmeye çalışan bir muhalefet gördük. Zeytin Dalı harekatında ‘savaşa hayır’ tivitleri atan bir muhalefet gördük. Her röportajında ülkesini eleştiren, yabancılara ülkesini kötüleyen, Almanya’daki PKK destekçisi vekillerle, poz vermeyi maharet zanneden bir bay Kemal gördük. Yatırımlardan rahatsız olan, yasaklardan medet uman, terör örgütlerine umut bağlayan bir muhalefet partisi gördük. Millet memleket hayrına ne varsa hepsini de engellemeye çalışan, maalesef bir muhalefet anlayışına son 17 yılda şahitlik ettik. Atalar ‘can çıkar huy çıkmaz’ diyor. Bütün dostane ikazlarımıza rağmen maalesef CHP’deki bu muhalefet anlayışı bir türlü değişmiyor. Yöneticiler değişse de CHP’deki antidemokratik, darbesever karakter hep yerinde kalıyor. Bırakın kendine çeki düzen vermeyi, CHP günden güne daha çok savruluyor.ö
"SEN LÜTFEN TÜRKİYE’Yİ TERK ET"
"Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı?" diye soran Erdoğan, “Kürdistan’da biz kazanacağız’ diyorlar. Sen lütfen Türkiye’yi terk et. Güneyde, Irak’ta Kürdistan bölgesi var oraya git. Türkiye’de benim böyle bir bölgem yok. Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz, Akdeniz, Orta Anadolu, Egemiz var ama bizim Kürdistan diye bir bölgemiz yok. Bunlar CHP ile adı sözde İYİ Parti olanlarla beraber. Diyorlar ki ‘bizim onlarla alakamız yok’. Nasıl yok? Beraber liste çıkarıyorsunuz. ‘Batıda AK Parti’ye, MHP’ye kaybettireceğiz’ diyor. Onlar kazanacaklarmış. 31 Mart akşamı hepsi bir olsun. Toplansınlar. İnşallah benim aziz milletim bunları paketlemek suretiyle sandığa gömecek, buna inanıyorum. Her iki partide Cumhur İttifakı'nın konsültasyonu olarak sandıklara gidecek, buna inanıyorum. Bu birliğimizi, bu Cumhur İttifakı’nı inşallah pazara kadar değil mezara kadar taşıyacağız ki bu vatanımızın, milletimizin düşmanlarına sandıkta gereken cezayı verelim. CHP’nin bu tavrı en çok da Türkiye’nin politikalarından rahatsız olan çevreleri, kimi komşu ülkeleri sevindiriyorö diye konuştu.
"AVRUPA BİRLİĞİ SAMİMİ DEĞİL"
Darbeci Sisi’nin davetlisi olan Arap ligi mensuplarının bir araya geldiği toplantıyı hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Avrupa Birliği idama karşıdır. İdam Avrupa birliği ülkelerde yasaktır. Başa geldiğinden itibaren 42 insanı idam eden, geçen haftada 9 genci idam eden Sisi’nin davetine katılan bu Avrupa Birliği üyesi ülkelerde demokrasi, hak ve özgürlükten, insan haklarından bahsedebilir misiniz? Bunları anlamak mümkün değil. Avrupa birliği samimi değil. Bize karşı samimiyetsizlikleri neyse işte dünkü olayda aynen bunun ifadesidir. Ne yaparlarsa yapsınlar. Bunlar yaptıklarıyla tarih boyunca anılacaktır. Geçenlerde CHP’li bir milletvekili Türkiye’nin Akdeniz’de yürüttüğü doğalgaz arama faaliyetleriyle ilgili meclise bir soru önergesi verdi. Bu önergesinde Türkiye’nin 2 milyar doları Akdeniz’in derin sularına gömeceği iddiasında bulundu. 'Bir kova bile petrol çıkmadı' diyerek, bölgede gerçekleştirilen aramalarla ilgili hazımsızlığını dile getirdi. CHP’linin önergesi, Türkiye’nin petrol arama faaliyetlerinden rahatsız olan Yunan medyasına arayıp da bulamadığı fırsatı verdi. Burada dillendirilen tezler üzerinden Yunan gazeteleri hemen Türkiye’nin Akdeniz’de yürüttüğü çalışmaları karalamaya, kötülemeye başladılar. Bunun adı gaflet değilse nedir? Kendi vatanına, milletine ihanettir. Bunun adı basiretsizlik, ferasetsizlik değil de nedir? Sırf muhalefet yapmak adına ülkemizi böyle bir duruma düşürmeye, Türkiye’nin rakiplerine bu tür kozlar vermeye kimin hakkı varö
"NE HALLERE DÜŞTÜN BE"
Milletvekilinin yeni bir şey yapmadığını sadece kendi genel başkanının izinden gittiğini söyleyen Erdoğan, “Çünkü bugüne kadar diplomaside en büyük gaflara, en büyük skandallara CHP Genel Başkanı imza attı. Siyasette en hoyrat iftira ve yalan kampanyalarına yine CHP’nin mevcut Genel Başkanı öncülük etti. Bir kasetle genel başkanlık koltuğuna oturduğu günden beri, aslı astarı olmayan evraklarla, eline tutuşturulan kağıt parçalarıyla sürekli sağa sola çamur attı. En büyüğünü de bana ve ailemi attı. Şimdilik 2,5 milyon kazanmış durumdayız, Yargıtay’ın kararını bekliyoruz. Kendisi de ödeyemiyormuş, onun için kendi milletvekilleri arasında komisyon oluşturup oradan para topluyorlar.  Rabbim bir insanı rezil ederse nasıl eder görüyorsunuz. Ne hallere düştün be. Çözümü ne Bay Kemal? Yalanı, iftirayı bırak, dürüst ol. Yalanla bir yere gidilmez. Meclis kürsüsünde belge sallıyor. Hiçbir evrakın mahkemede arkasında duramadılar. Kameralar önünde poz verdikleri klasörlerden hiçbirinin içini dolduramadılar. Ama bir kez olsun yüzü kızarmadı, utanmadı, sıkılmadı mahcubiyet duymadı. Son 10 yıldır bir kez olsun milletin karşısına çıkıp hatalarından, sebep olduğu skandallardan dolayı özür dilemedi. Aleyhine verilen onca mahkeme kararına rağmen iftira atmaktan bir an olsun vazgeçmedi. Daha da kötüsü her seferinde seviyeyi düşürdü, yalanın dozunu artırdı. Şimdi ben de diyorum ki; 'Parayı tahsil ettiğim zaman bunu da Mehmetçik Vakfı’na hibe edeceğim.' Çünkü bunların böyle yerlere nasibi yok ama biz onlardan aldığımızı oraya vereceğiz. Daha önceleri bizi hedef alıyordu, şimdi doğrudan vatandaşı hedef alıyor. Önceden bizimle uğraşırdı şimdi artık sokaktaki insanlarla uğraşıyor. Önceki hafta grup konuşmasında ‘İşte Türkiye fotoğrafı’ diyerek, kameralara fotoğraf gösteriyor. Önüne, arkasına bakmadan, hiçbir araştırma yapmadan bu fotoğrafa kendince bir de senaryo yazıyor. Daha sonra bazı basın kuruluşları fotoğrafın peşine düştü ve bu fotoğrafın yalan olduğunu, Meclis kürsüsünde söylediklerinin de hakikatle bağdaşmadığını ortaya çıkardı. Hatta fotoğraftaki hanım kardeşimiz ne yaptığını, niçin yaptığını, yani meselenin gerçek yüzünü kamuoyuna anlattı. Bunun üzerine CHP Genel Başkanı hiç oralı olmadı. O hanım kardeşimiz; 'Benim halim vaktim yerinde, benim böyle bir şeye ihtiyacım yok. Buralardan topladıklarımı kimsesiz hayvanlara getiriyorum. Yaptığım bu' dedi. Bu adamı alıp nereye koyacaksınız? Bu adam 15-16 sene içinde 9 seçim kaybetti hala sandalyede oturuyor. Sanki o fotoğrafı gösteren, senaryoyu yazan kendisi değilmiş gibi yine üste çıkmaya, yine sağa sola çamur atmaya devam etti. Başta rencide ettiği o hanım kardeşimiz olmak üzere milletten af dilemek yerine suç bastırmayı sürdürdü. İnanın içim acıyarak söylüyorum, Türkiye bunu hak etmiyor. Türkiye böyle bir muhalefete maalesef acıyor. 21’inci yüzyıl Türkiye'sine böyle beceriksiz, darbe sever, terör örgütlerinin elinde piyon olmuş, böyle bir muhalefet partisi hiç yakışmıyor. İnşallah 31 Mart burada da bir başlangıç olacaktır. 31 Mart Türkiye’de muhalefette bir değişimin müjdecisi olacaktır. Nereye gelirse gelsin inanın bir koyun verin kaybeder gelir. Bunların dersini siz sandıkta verecek, biz de son 17 yıldır olduğu gibi sizler için hizmet üretmeye devam edeceğiz. Muhalefetin bizi kendi seviyesine çekmesine fırsat vermeyeceğizö ifadelerini kullandı. 
"BİZ HER ZAMAN SİZİN YANINIZDAYIZ"
Fındık fiyatlarına ilişkin de Erdoğan, “Fındık 18 TL’yi buldu. 10-11-12 civarındaydı. Biz Toprak Mahsulleri olarak buna ‘14’ dedik sonrasında rakam yükselmeye başladı. Biz her zaman sizin yanınızdayız. Sizi sömürmek isteyen fırsatçılara hiçbir zaman fırsat vermedik, vermeyeceğiz. Kim 31 Mart’ı sadece mahalli idareler seçimi olarak, belediye başkanlarının, meclis üyelerinin, muhtarların seçildiği bir gün olarak görüyorsa hata yapıyor, yanlışın içindedir demektir. 31 Mart tüm bunların yanında Türkiye’deki yatırım hizmet düşmanı muhalefet anlayışla da hesaplaşma günüdür. 31 Mart, iktidarda olduğu gibi muhalefette de Türkiye’yi yeni bir zihniyetle, anlayışla kavuşturma günüdür. 31 Mart inşallah yeni Türkiye’nin zafer günüdür. 31 Mart, 2023 hedeflerimizin önündeki son kavşaktırö dedi. 
Erdoğan, mitingin ardından Erzincan'a hareket etti. 

Görüntü Dökümü
---------
Miting alanı detayları
Detaylar

GÖRÜNTÜLERİN TAMAMINI, AŞAĞIDA BİLGİLERİ BULUNAN FTP ADRESİNDEN İNDİREBİLİRSİNİZ

FTP adresi: 178.211.55.226
Kullanıcı adı: dhaabone 
Şifre: dha

Haber: Selçuk BAŞAR - Kamera: Hakan KABAHASANOĞLU GİRESUN-

=================

Türk balıkçı teknesine ateş açıldı: 3 yaralı (2)
BALIKÇILAR O ANLARI ANLATTI: BİZİ BATIRMAK İSTEDİLER

Romanya Sahil Güvenlik ekipleri tarafından plastik ve gerçek mermilerle ateş açılan balıkçı teknesinin mürettebatı o anları anlattı. Kaptan Serdal Memiş, karasularda oldukları sırada kendilerine Sahil Güvenlik ekipleri tarafından ateş açıldığını belirterek “Uçaksavar mermisi, keleş mermisi ve plastik mermi ile bize ateş açtılar. Teknemizi batırmak istediler. 6 saat bize eziyet çektirdiler. Ama biz yılmadık. Ben dahil 3 arkadaşımız yaralandı" dedi.
İsa Memiş ise “Tekneye mermi isabet etmesin diye önde duruyorduk. O sırada ateş açıldı ve gerçek mermi elime isabet etti. Tekne hep kurşun dolu. Elimde şarapnel parçası kaldıö diye konuştu.
Nurettin Memiş de “Bizi sürekli taciz ediyorlardı. Ama bu kez çok farklı oldu. Bu sefer çok farklı geldiler. Uluslararası sularda bize bunu yapma hakları yok. Bizi batırmak için uğraştılar. Bizde suç duyurusunda bulunacağız" ifadelerini kullandı.   

Görüntü Dökümü
--------
Balıkçıların o anları anlatması

Haber-Kamera: Ahmet BAYRAK ORDU,() 

==================

Bursa'da, el yapımı bomba yapımında kullanılan zenginleştirilmiş alüminyum ele geçirildi

Bursa'da nükleer enerji, füze ve el yapımı bomba imalatında kullanılan, piyasa değeri 2 milyon doların üzerinde olan zenginleştirilmiş alüminyum maddesi ele geçirildi, 9 kişi gözaltına alındı.
Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 9 kişinin sahte belgelerle Türkiye'ye sokulan nükleer enerji, füze ve el yapımı bomba imalatında kullanılan, piyasa değeri 2 milyon dolar olan zenginleştirilmiş alüminyum maddesinin Bursa'ya getirileceği istihbaratı üzerine harekete geçti. Bunun üzerine çalışma başlatan jandarma ekipleri Karacabey İlçesinde yol üzerinde yaptığı uygulama esnasında durdukları 3 araçta yaptıkları arama sonucunda yurda yasadışı yollarla ve sahte belgeler düzenlenerek sokulan, uluslararası suç örgütleri tarafından nükleer enerji, füze imalatı yapımı için, Terör örgütlerinin de el yapımı patlayıcı madde yapımında kullanabileceği öngörülen 1 adet 3 kg.lık silindir külçe halinde zenginleştirilmiş saf alüminyum maddesi ve bu maddeyi pazarlamaya hazırlanan B.D, H.C, H.İ.Y, D.G, R.A, K.A, M.F, F.T, F.Ç isimli 9 şüpheliyi gözaltına aldı. Piyasa değeri 2 Milyon doların üzerinde olduğu düşünülen alüminyum malzemesi incelenmek üzere Atom Enerjisi Kurumu'na gönderildi Şüpheliler gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Polis olay ile ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü
----------
- Gözaltında olan şahısların araçlar ile karakola getirilmesi
- Şüphelilerin üstlerinde ve araçlarında çıkan maddelerin fotoğrafları

Süre: 01.10 Boyut:131 MB

Haber- Kamera: Serkan AKKUŞ/BURSA() 

===================

Sarayköy'ün son Kore gazisi öldü (2)
SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Denizli'nin Sarayköy ilçesinde, kalp krizinden yaşamını yitiren Kore gazisi Hüseyin Atagün, bugün öğlen Tepeköy Camii'nde askeri tören düzenlendi. Törene, Atagün'ün ailesi ve yakınları ile 11. Komando Tugay ve Garnizon Komutanı Vekili Piyade Albay Bilal Öztürk, Sarayköy Kaymakamı Fatih Akkaya, Belediye Başkanı Ahmet Necati Özbaş, diğer protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Kılınan namazın ardından Atagün'ün askerlerin omzunda taşınan tabutu, Tepeköy Mezarlığı'na götürüldü. Atagün gözyaşları içinde toprağa verildi.

Görüntü Dökümü
----------
-Kore gazisi Hüseyin Atagün'üh fotoğrafı
-Cenaze töreninden görüntü
-Cenaze namazının kılınmasından görüntü
-Tabutun askermlerin omzunda taşınması
-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Hasan ARSLAN / SARAYKÖY (DENİZLİ), ()

===============

Motosiklet ambulansı kullanan tek kadın: Üstesinden gelemeyeceğimiz iş yok

Eskişehir'de evli ve 1 çocuk annesi olan Gülyazı Aydın (32), Türkiye'de motosiklet ambulans kullanan tek kadın olduğunu belirterek, "Elimden geldiğince güvenli bir şekilde görevimi yapmaya çalışıyorum. Ailem bana çok destek oluyor. İnsan çok mutlu oluyor. İsteyen herkes bu işi yapabilir, kadınların üstesinden gelemeyeceği hiçbir iş yoktur" dedi.
Eskişehir Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı İl Ambulans Servisi Başhekimliği'nde görevli Gülyazı Aydın, 200 kilo ağırlığında 700 CC'lik motosiklet ambulansı kullanan tek kadın acil tıp teknisyeni olarak, araçların giremediği yerlerde ilk yardım yapıp hayat kurtarıyor. Eskişehir'de 3 yıldır görev yaptığını ve motosiklet tutkusunun çocuk yaşlarda başladığını belirten Aydın,"Motosiklet benim için bir tutku ve çocuklar yıllarımda başladı. Babamın bir motosikleti vardı. Onunla binmekten büyük haz alırdım. Beni de sürekli bindirmesini isterdim. Benim yüzüme vuran rüzgar beni çok başka yerlere götürürdü. Büyüdükçe lise çağlarında arkadaşlarımın motosikletlerine binmeye başladım. Daha sonra acil tıp teknisyeni oldum. Sağlık Bakanlığı buraya motosiklet gönderdiğinde bende çalışmak istediğimi söyledim. Motosiklet ehliyetim de var. Üç yıl kadar çalıştım, buraya yeni motosiklet gönderdi ve çalışmaya devam ettim" dedi.
'KASKI ÇIKARDIĞIMDA 'A KADINMIŞ' DİYORLAR'
Antalya'da motosiklet güvenli sürüş teknikleri eğitimi alarak görevini sürdürdüğünü belirten Gülyazı Aydın, ambulansın giremediği caddelerde, insanların kalabalık olduğu kent merkezinde motosikletle giderek görev yaptığını söyleyerek, "Biz motosiklet ambulans ile trafiğe kapalı yada ulaşımın zor olduğu yerlerde toplu trafik kazalarında, şehir merkezinde halkın yoğun olduğu yerlerde görev yapıyoruz. Eskişehir yaz aylarında çok daha kalabalık bir kent olduğu için merkezde yoğun çalışıyoruz. Ambulansla ulaşmakta zorluk çekilen yerlere motosikletle ulaşarak ilk müdahaleyi yapıyoruz. Hastane sevki gerekiyorsa da bunu ambulans araçlarıyla sağlıyoruz. Türkiye'de motosiklet ambulans kullanan şuanda tek olduğumu biliyorum. Elimden geldiğince güvenli bir şekilde görevimi yapmaya çalışıyorum. Ailem bana çok destek oluyor. İnsan çok mutlu oluyor. Kaskı çıkardığımda 'A kadınmış' diyerek dönüp bakan çok oluyor. Gelip fotoğraf çekenler oluyor. Bana 'Türkiye'nin böyle kadınları oldukça asla yıkılmayız, bize bir şey olmaz' diyenler çok oluyor. İsteyen herkes bu işi yapabilir, kadınların üstesinden gelemeyeceği hiçbir iş yoktur. Herkese de tavsiye ederim" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
----------
-Gülyazı Aydın'ın montunu giymesi
-Garajdan motosikletle çıkması
-Motosiklet üzerinde detaylar
-Kask ve Aydın detayu
-Ambulans servisi binası ve motosiklet
-Motosiklet kullanması
-Yol kenarında ihbara gelişi
-Bankta oturanla kadınla konuşması
-İlk yardım ve tansiyonu ölçmesi
-Gülyazı Aydın ile röp.
-Genel götüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,()

==================

Taksinin bagajından Afgan kaçak çıktı

Elazığ'da, jandarmanın yol kontrolü sırasında sürücüsü durdurulan taksinin bagajında, Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Taksiciye 2 bin 830, kaçak göçmene ise 700 liralık para cezası uygulandı. Afgan kaçak, sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne götürüldü.
Elazığ- Tunceli yolundaki İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Meşeli Jandarma Karakolu önünde kontrol yapan ekipler, sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen taksiyi durdurdu. Jandarma ekipleri, bagaj kapağının açılmadığını söyleyen taksiciden şüphelendi. Bagaja bakan ekipler, kimliği, ikamet ve yol izin belgesi bulunmayan Afganistan uyruklu kaçak göçmeni yakaladı. Taksi sürücüsüne, 2 bin 830 liralık para cezası kesildi. Afgan kaçak ise 700 liralık ceza kesilerek, sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne götürüldü.

Görüntü Dökümü:
-----------
- Göçmenin bagajda yakalanması
- Genel ve detay görüntü

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 6 MB

Haber:Erkan BAY-Kamera: ELAZIĞ, ()

==================

Gaziantep'te, 'AB-Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Projesi'

Gaziantep'te Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde hazırlanan 'AB-Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Projesi' başlatıldı.
Program kapsamında, Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakçı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Haluk Dursun, Gaziantep Valisi Davut Gül, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Kültür ve Turizm Bakanlığı liderliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ortaklığıyla 2014 programına sunulan AB-Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Projesi, uygulamaya alındı. Proje kapsamında restore edilerek Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’ne dönüştürülecek olan tarihi Kendirli Kilisesi gezildi.
Bir otelin toplantı salonunda gerçekleştirilen bilgilendirme programının açışında konuşan, AB projelerinin uzun soluklu projeler olduğunu söyleyerek, Anadolu'nun bir kültür beşiği olduğunu ifade eden, Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakçı, "Anadolu birçok medeniyetin beşiğidir. Şanlıurfa Göbeklitepe ve Gaziantep'ten bahsetmeden ileriye gidemeyiz.  Aslında Türkiye Avrupa Birliği'ni sadece tarım anlamında besleyen bir ülke değil. Türkiye’nin dış politikasıyla, güvenliğiyle, sanayisiyle, enerji kaynaklarıyla ve yetişmiş insan kaynaklarıyla Avrupa'yı güçlendirecek bir ülke. Bu bağlamda AB sürecimizi önemsiyoruz. Buradaki hedefimiz de tam üyelik. AB üyelik süresinde bizi tam üyeliğe götürmek için tahsis edilmiş fonlar var. Bugün aldığımız kaynak yaklaşık 8.2 milyon avrodur. Bunun 7 buçuk milyon avrosu AB hibesi olarak geliyor. Tabi burada belediyemizin ve kültür bakanlığımızın da önemli katkıları var" dedi.
Bakanlık açısından önemli bir proje olduğunu belirten Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Haluk Dursun, ise "Türkiye genelinde şuanda 203 tane arkeolojik kazı var.  Bu 203 kazı dışında kurtarma kazıları ve yüzey araştırmalarıyla 500'ü geçiyor. Bu kazıların 31'i farklı ülkeler tarafından yapılıyor. Bunlardan en çok kazı yapan ülke Amerika Birleşik Devletleri, 8 adet kazıyı onlar yönetiyorlar. Türkiye yerüstü ve yeraltı arkeolojik bulgular bakımından çok önemli bir ülke. Bunun farkındayız. Bakanlığımız kazıdan çıkarılan objelerin arttırılması için yeni bir uygulamaya geçecek. 20 adet seçilmiş kazı alanında çalışma süresini 12 aya çıkardık. Karkamış kazısının çeşitli birimlerle görüşerek bu bahardan itibaren kurulmasının ve alanın yönetiminin kontrollü olmak şartıyla sürdürülmesinin kararını aldık" diye konuştu.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger  AB-Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Projesinin ortak bir kültüre sahip çıkmayı amaçladığını söyledi.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, kendileri için Anadolunun büyük bir miras olduğunu, bugün başlatılan AB-Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’nün kent için çok önemli gördüklerini vurguladı.
Konuşmaların ardından 'Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Neden Gerekli?' konulu panel düzenlendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------------
- Kendirli Kilisesi gezilmesi
- Toplantıya katılanlar
- İstiklal Marşı'nın okunması
- Faruk Kaymakçı'nın konuşması
- Ahmet Haluk Dursun'un konuşması
- Christian Berger 'in konuşması
- Sunum yapılması
- Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 751 MB

Haber -Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-)
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314

banner325

banner328