DHA YURT BÜLTENİ - 14

  Yüksekova'da hain saldırı: 19 asker yaralı (EK) VALİLİK'TEN İKİNCİ AÇIKLAMA; YARALI SAYISI 19 Hakkari Valiliği, Yüksekova Esendere'de yaşanan patlamayla ilgili ikinci bir açıklama daha yaptı. Açıklamada yaralı sayısının...

DHA YURT BÜLTENİ - 14

 

Yüksekova'da hain saldırı: 19 asker yaralı (EK)
VALİLİK'TEN İKİNCİ AÇIKLAMA; YARALI SAYISI 19

Hakkari Valiliği, Yüksekova Esendere'de yaşanan patlamayla ilgili ikinci bir açıklama daha yaptı. Açıklamada yaralı sayısının 19 olduğu belirtilerek şöyle denildi: 
"17.07.2017 günü İlimiz Esendere Beldesinden Yüksekova İlçesine askeri personel taşıyan bir araca yönelik bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen EYP(el yapımı patlayıcı) saldırısı sonucu 19 askeri personel yaralanmıştı. Sağlık kuruluşlarından alınan son bilgilere göre 18 askeri personelin sağlık durumunun iyi olduğu, 1 askeri personelin ise hayati tehlikesinin devam ettiği anlaşılmıştır. Hayati tehlikesi bulunan askeri personelin sevk edildiği Yüksekova Devlet Hastanesi'nde tedavisine devam edilmektedir. Konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir."

Haber: Behçet DALMAZ / HAKKARİ, ()

=======================================================

Sınırda YPG'lilerin taciz ateşine topçular karşılık verdi

KİLİS'in karşısındaki Suriye'nin Azez kentinin güneyindeki Ayn Daknah köyü yakınlarında Özgür Suriye Ordusu güçleri ile terör örgütü YPG arasında çatışma çıktı. Devam eden çatışmalar sırasında meydana gelen patlamaların ardından yükselen dumanlar Kilis tarafından da görülmeye başladı. Bu arada YPG denetimindeki bölgeden Türkiye sınırına yakın noktaya yapılan taciz ateşine de sınır birlikleri tarafından topçu atışıyla karşılık verildi.
Türkiye sınırına yakın noktadaki Azez'in denetimini elinde bulunduran ÖSO birlikleri, öğle saatlerinde ilçenin birkaç kilometre güneyindeki YPG kontrolündeki Ayn Daknah Köyü'ne saldırı başlattı. ÖSO birliklerinin saldırısına YPG'lilerin karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Çatışmalar sırasında sık sık bölgeden patlama sesleri gelirken, patlamaların ardından yükselen dumanlar da Kilis sınırından görüldü.

TACİZ ATEŞİNE ANINDA KARŞILIK
Öte yandan öğleden sonra terör örgütü PYD'nin silahlı kanadı YPG denetimindeki bölgeden Türkiye sınırına taciz ateşi açıldı. Taciz ateşinin ardından sınırda konuşlu birlikler, saldırının yapıldığı YPG kontrolündeki bölgeye angajman kuralları kapsamında topçu atışıyla karşılık verdi. Sınır birliklerinin misliyle yaptığı topçu atışının ardından Suriye'deki YPG bölgesinden yükselen dumanlar da yine Türkiye tarafından görüldü.

Görüntü Dökümü
------------------------------
- Suriye tarafında yükselen dumanlar
- Suriye sınır bayraklar
- Sınır karakolu
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-)

=======================================

Aladağ yurt yangını sanıkları yargılanıyor (2)
YARALI ÖĞRENCİ: BULAŞIK YIKARKEN HEP ELEKTRİK ÇARPIYORDU

Yangından yaralı olarak kurtulan Sema Karataş ifadesinde, olaydan 2 ay önce yurtta kalmaya başladığını, yurdun temizlik ve yemek işleriyle kendilerinin ilgilendiği bu konuda bir görevlinin bulunmadığını söyledi. Yangın sırasında 3'üncü katta olduğunu belirten Karataş şunları anlattı:
"Yangın sırasında yangın merdiven kapıları kapalı ve üzerinde kol yoktu. Etüt odasına bir koku ve duman geldi. 3'üncü katın penceresinden atladım, altta battaniye tutuyorlardı. Yangınla alakalı bir tatbikat yapıldığını da hatırlamıyorum. Belletmen öğretmenin birisi yangın kapılarının anahtarını yanında taşırdı. Yurtta elektrik kesintisi olurdu. Bize öğretmenler 'su ısıtıcısı kullanmayın' derlerdi çünkü arada bir sigorta atıyordu. Bulaşık yıkarken beni hep elektrik çarpıyordu. Bu durumu belletmen Gülsüm Hanım'a ilettim. Bana 'Olabilir düzelir' dedi.Sanıkların hepsinden şikayetçiyim cezalandırılmalarını istiyorum."
Duruşmada salonunda tutuklu sanık Mahir Kılıç vekilinin müşteki Sema Karataş'a yönelik, "Bu yurt olmasaydı eğitim hayatına devam edebilecek miydiniz?" sorusu kısa süreli tartışma çıkmasına neden oldu.

İTFAİYEDE 2 KİŞİ VARDI
Savunma tanığı olarak dinlenen Kazım Kocagöz ise evinin yurda 1 kilometre uzaklıkta olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Eşim yangın sırasında yurttaydı Cumali Genç'in (müdür) eşi ile birlikte oturmaktaydı. Ben hemen arabama binip itfaiyeye gittim. İtfaiyede 2 personel vardı. Bir itfaiye aracı ve bir personel benim arkamdan geldi. Yalnız itfaiyede şu sıkacak kimse yoktu. Yurdun önüne vardığımızda çığlık vardı. Merdiven yoktu. Biz ikinci kattaki yaralıları kurtardık. Komşulardan merdiven aldık. Diğer katlara merdiven ulaşmadı."

YURT MÜDÜRÜ: DERNEK YÖNETİCİLERİNİN KUSURU YOK
Tutuklu sanıklardan Cumali Genç ise yurt müdürü olduğunu, yurdun yönetiminden sorumlu olduğunu ve diğer dernek yöneticilerinin kusuru olmadığını belirterek, "Yangın bina girişindeki TEDAŞ kontrolünde olan sayaçta çıkmıştır" dedi. Bu sayacın bulunduğu alana müdahale etme durumlarının olmadığını savunan Genç sözlerini şöyle sürdürdü:
"İstanbul Teknik Üniversitesi'nin bu yangınla alakalı raporunda şunlar denilmektedir; 'Ana panonun arkasındaki ikinci pano tutuşmuştur.' Bunun sebebi olarak da yüksek seviyede elektrik çekiminden bahsediliyor. Ancak o gün yüksek elektrik çeken cihaz yoktur. Eğer biz sigorta amperini arttırsak zaten otomatikman yangın çıkardı. Yangın kurtarma işini biz yaptık. Benim yavrum da bu yangında vefat etti. Benim bir kusur ve ihmalim yoktur. Tahliyemi talep ediyorum."
Tutuklu sanık Mahir Kılıç ise yurt müdürünün beyanlarına katıldığını ve yurt yönetimiyle kendisinin bir alakasının olmadığını belirterek 8 aydır tutuklu olduğunu tahliyesini ve beraatini istedi.
Mahkeme heyeti Türkiye Barolar Birliği ve STK'ların duruşmaya katılma taleplerini reddedip, 7 sanıktan tutuklu bulunan 6 sanığın tutukluluğuna devam kararı verip duruşmayı erteledi. 

Haber: ADANA, ()

=====================================================

Terim'le kavga eden işletmeci şikayetinden vazgeçmedi (2)
KARŞI TARAFTAN İLK AÇIKLAMA

İzmir’in turizm gözdesi Alaçatı'da Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in damatları ve korumalarıyla cuma gecesi mekanını bastığını öne sürerek şikayetçi olan Selahaddin Aydoğdu'nun açıklamalarının ardından ilk kez karşı taraftan değrelendirme yapıldı. Fatih Terim’in damadı Ahmet Baran Çetin’in ablası ve mekanın ortağı Zeynep Çetin kavganın çıkmasına neden olan tahta çiti müşterilerinin rahatsız olmasından dolayı çektiklerini belirterek, şunları söyledi: 
“Olayın yaşanmasına sebep olan bu çitin yanındaki fırın ve tuvaletler. Bizim arazimizi de içerisine alan fırınının olduğu yerdi. Biz bununla ilgili çoğu kez şikayette bulunduk. Burada çalışanların üstsüz çalışmaları, tuvaletten çıkanların uygunsuz görüntüleri hoş olmayan görüntülere yol açtı. Hem işletme sahibi olarak beni hem de müşterilerimizi çok rahatsız etti. Biz de yönetimden izin alarak bu paravanı yaptık. Daha sonra bu paravanın yıkılması gerektiğini, yıkılmazsa kendilerinin yıkacağını söylediler. ‘Biz başına yıkarız’ ifadeleriyle bize geldiler. O gece de bize satırla, bıçakla ve sopalarla geldiler. Paravanı dükkanı ve alt üst edip gittiler. Bu olay esnasında bebekli kadın müşterilerimize ve çalışanlarımıza saldırıldı. Bazı personelimiz de yaralanmalar oldu. Gerekli mercilere şikayette bulunduk. Konu artık yargıda." 
 
“TERİM BENİM BABAMDIR"
Kavga sırasında Fatih Terim’in burnunun kırıldığı iddialarını ise Çetin yanıtsız bırakırken, “Bizim babamız yok. Fatih Hocam kardeşimin kayınpederidir. Benim de babamdır. Babam sıfatıyla başımdadır. Fatih Hoca'nın yaralandığı konusunda benim bilgim yok" şeklinde konuştu.
 
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------
- Zeynep Çetin ile röportaj
- Tahta çitlerden görüntü
- Mekandan görüntü

Haber-Kamera: Mehmet CANDAN / İZMİR, ()

=====================================================

İnşaat işçisi, alacağı için 9'uncu kat çatısına çıktı

Kayseri'de çalıştığı inşaat şirketinden alacağını alamadığını öne süren 35 yaşındaki Akif Yıldız, 9'uncu kattaki çatıya çıktı.
Melikgazi ilçesi Kılıçaslan Mahallesi Müderris Sokak'ta yaşanan olayda, eşinden ayrıldığı belirtilen 1 çocuk babası Akif Yıldız, inşaatın 9'uncu kattaki çatısına çıktı. Babası da aynı inşaatta çalışan Akif yıldız, kendisinin ve 3 arkadaşının inşaatta çalıştıkları günlerden kalan 800'er lira alacaklarının ödenmesini istedi. Olay yerine Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekibinin gelmesi üzerine Yıldız çatıdan iskeleye inerek, iskele tahtalarını attı. Yaklaşık 1 saat süren ikna çalışmalarının ardından inşaat firması yöneticileri Akif  Yıldız'a ve arkadaşlarına alacaklarını ödeme sözü verdi. Bunun üzerine aşağı inen Yıldız, 112 ekipleri tarafından ambulansla Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırılarak, tedavi altına alındı.
İnşaatta bekçilik yapan Ahmet Yıldız, oğlunun geçtiğimiz günlerde eşinden ayrıldığı için evini yaktığını, Kırıkkale’de de intihar girişiminde bulunduğunu söyledi.
Görüntü Dökümü
------------------------------
- İntihar girişiminden genel görüntü
- İnşaat kalasların atılması
- Babasının ikna çalışmaları
- Babası Ahmet Yıldız röp
- İntihar girişimin olduğu binada sıva yapan işçiler görüntü
- Akif Yıldız’ın indirilişi
- Detay

Haber: Kamera: Yasin DALKILIÇ/ KAYSERİ,

====================================

Okuduğu gazeteleri 48 yıldır biriktiriyor

 MUŞ'un Varto İlçesi Çaylar Köyü'nde çiftçilik yapan 62 yaşındaki Nazım Uzunboylu, her gün alıp okuduğu gazeteleri 48 yıl boyunca arşivledi.  Uzunboylu'nun evinin bir odasında düzenlediği gazete arşivindenisteyen herkes yararlanabiliyor. 
İlçeye 20 kilometre uzaklıktaki 53 hane, bin nüfuslu Çaylar Köyü'nde oturan ve günde 6-7 gazete okuyan Nazım Uzunboylu, en önemli uğraşının gazete okumak ve arşivlemek olduğunu söyledi. Evli 4 çocuk babası Uzunboylu, 1966 Varto depremi nedeni ile ortaokulu Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde okuduğunu belirttti. Bu süreçte Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Kurdaş'ın izniyle üniversitede yatıp kalktığını kaydeden Uzunboylu, şunları anlattı:
"Deniz Gezmiş, Mahir Çayan'ların tam çalkantılı dönemlerinde ODTÜ'de kaldım. O zaman gazete, dergi okuma alışkanlığı kazandım. 1969 yılından itibaren hiç ara vermeden günlük gazeteleri biriktirmeye başladım. Gazete arşivimden trafik kazasında yaşamını yitirenlerin yakınları, avukatlar, öğretmenler, bilim adamları, öğrenciler dileyen herkez yararlanabiliyor. Gazetelere gözüm gibi bakıyorum. Onların yıpranmaması için odayı havalandırıp gazete ve dergilerin tozunu eşim Gülbahar ile birlikte alıyorum. Gazeteleri muhafaza etmek için çelik bir baraka düşünüyorum. Onları barakanın içinde tarihlerine göre düzenlemek istiyorum. Ben ölürsem çocuklarımın bu geleneği sürdürmesini istiyorum."

Görüntü Dökümü
------------------------------
-Kovanlardan genel ve detaylar
-Bal petekleri ve arıların çalışması
-Edam Ertaş'ın konuşması

(Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK / KARS, ()

597 MB - 8 DK 03 SN - 

========================================

Kuraklık en çok arıcıları vurdu

Doğu Anadolu'da etkili olan kuraklık, tarım alanlarıyla birlikte arıcılığı da olumsuz yönde etkiledi. Bu yıl istenilen düzeyde bal alınamayacağından yakınan arı yetiştiricileri kara kara düşünmeye başladılar. Kars Ziraat Odası Başkanı Adem Ertaş, "Kuraklıktan en çok arıcılık yapanlar etkilenir. Arı nektarı çiçekten alır. Eğer çiçekte nektar yoksa, bal yapamaz. Sıkıntı çok büyük. 20 kilo alacağımız bir kovanda 2-3 kilo bal olur. Balda rekoltenin çok düşeceğini tahmin ediyoruz. Bal fiyatları da artar" dedi. 

Görüntü Dökümü
------------------------------
-Köyün genel görüntüsü
-Gazete arşvi
-Uzunboylu ile röp

Haber-Kamera: Fatih ÇELİK, (VARTO), (MUŞ), ()

 (SÜRE: 449 boyut: MB 09 dk 53 sn)

============================================

Oğlunu öldüren kadın ruh ve sinir hastalıkları hastanesine sevk edildi

ZONGULDAK'ın Gökçebey İlçesi'ne bağlı Bakacakkadı Beldesi'nde 3 yaşındaki oğlu Emir Can A.'yı cep telefonunun şarj kablosuyla boğarak öldüren 25 yaşındaki Gülveren A., hastanedeki tedavisi ardından jandarma kontrolünde Bolu İzzet Baysal Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi'ne sevk edildi. 

Geçen 12 Temmuz'da meydana gelen olayda, garson Gülveren A., servis şoförlüğü yapan 26 yaşındaki eşi Olcay A.'nın ekmek almak için bakkala gitmesi ardından yatak odasının kapısını kilitleyip oğlu Emir Can'ı cep telefonunun şarj kablosuyla boğarak öldürdü. Ardından ilaç içip bileklerini keserek yaşamına son vermek isteyen Gülveren A., pencereden giren eşi Olcay A.'nın çağırdığı ambulansla Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede yoğun bakımda tedaviye alınan Gülveren A., hayati tehlikeyi atlattı.

'EŞİM BOŞANMAK İSTİYORDU, ÖLMEK İSTEDİM'
Yoğun bakımdan çıktıktan sonra hastanede jandaramaya ifade veren Gülveren A., ailevi problemleri olduğunu ve eşinin kendisinden boşanmak istediğini ileri sürerek, "Eşim benden boşanmak istiyordu. Ölmek istedim. Ölürken oğlumu da yanımda götürmek istedim" dedi.
Tedavisi tamamlanan Gülveren A.'nın, ruh ve sinir hastalıkları hastanesine sevk edtilmesi kararlaştırıldı. Savcının onay vermesi ardından Gülveren A., jandarma eşliğinde ambulansla Bolu İzzet Baysal Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi'ne sevk edildi.

Görüntü DÖkümü
---------------------
-Olayla ilgili ARŞİV görüntü

Haber: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,()- 

====================================

Suşehri'nde 51 mülteci yakalandı

SİVAS'ın Suşehri ilçesinde 12'si Pakistan 39'u Afganistan uyruklu 51 mülteci yakaladı.
İran'dan yasadışı yollarla Türkiye'ye geçiş yapan 12'si Pakistan 39'u Afganistan uyruklu 51 mülteci Ağrı Doğubeyazıt'tan İstanbul'a gitmek için otobüsle yola çıktı. Ömür Erkek yönetimindeki 34 YL 5082 plakal mülteci dolu otobüs Suşehri ilçesinde jandarma ekipleri tarafından yapılan yol kontrol noktasını görünce yakalanacağını düşününerek arama noktasına gelmeden otobüsteki mültecileri yol kenarında boş bir arazide indirerek kaçtı. Polis ve jandarma ekipleri yol kenarında boş arazide yabancı uyruklu kişileri buldu. Polis ve Jandarma tarafından gözaltına alınan 51 mülteci Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Mülteciler geceyi polis gözetimi altında Suşehri ilçe merkezinde bulunan Sezai Karakoç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Erkek Öğrenci Pansiyonunda geçirdi. Mültecileri yol kenarında bırakıp kaçan sürücü Ömür Erkek ve yardımcısı Aytekin Kocabaş polis ekiplerinin yürüttükleri çalışma sonucu Çorum’'un Osmancık ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltında tutulan mültecilerin işlemlerinin tamamlanmasının ardından İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğü'ne sevk edileceği buradan da sınırdışı edilecekleri öğrenildi. 

Görüntü Dökümü:
---------------------
-Mültecilerin görüntüsü
-Kaldıkları bina
-Detaylar

Haber-Kamera: Bülent TATLI/SUŞEHRİ(Sivas),()

======================================

Fethiye Adliyesi'nde artık 'engel' yok

MUĞLA'nın Fethiye ilçesindeki adliye binasında engellilerin erişim ve ulaşımını kolaylaştırmak için 'Engelsiz Erişim' projesi uygulandı. Yapılan fiziki değişikliklerin ardından Muğla Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından inceleme yapılan binaya 'Erişebilirlik Belgesi' verildi.
Fethiye Adliye binasında engellilerin erişim ve ulaşımını kolaylaştırmak için tadilat çalışması başlatıldı. Bina girişine engelli otoparkı, asansörü, Braille alfabeli kat planı, koridorlara iz takip sistemi, tuvaletlere engelli lavaboları, korkuluklar, bina geneli ve asansörlere ise sesli uyarı sistemi kuruldu. Muğla Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından denetlenen adliye binası 'Erişebilirlik Belgesi' almaya hak kazandı. Binada bugün yapılan törenle Fethiye Cumhuriyet Başsavcısı Veli San'a Muğla Vali Yardımcısı Ekrem Aylanç tarafından Erişebilirlik Belgesi verildi. Törene katılan engelliler ise protokol üyelerine çiçek vererek, teşekkür etti.

"DİĞER İLÇELERE EMSAL OLSUN"
Muğla Vali Yardımcısı Ekrem Aylanç, binada yapılan erişilebilirlik uygulamasının başarıyla tamamlandığını ve hizmete açıldığını söyledi. Uygulamanın en ince ayrıntısına kadar hassasiyetle incelendiğini anlatan Aylanç, "Gördük ki erişilebilirlik açısından hiçbir ihmal yok. Bu uygulama diğer il ve ilçelere emsal olsun istiyoruz. Engellilerimize sahip çıkmamız gerekir. Hep onlarla beraber, onların engellerini kaldırmak için mücadele vermeliyiz" dedi.

"ADLİYELERİMİZE 6 MİLYON LİRA GÖNDERİLDİ"
Törene katılan Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Tetkik Hakimi Seçkin Koçer de yapılan düzenlemelerle adliyenin girişinden duruşma salonlarına kadar engellerin rahatlıkla hareket edebileceğini kaydetti. Yapılan düzenlemelerle adalete erişimin önündeki engellerin kaldırıldığını belirten Koçer, "Adalet Bakanlığı olarak adliyelerin bu türden değişime uğraması için 2015'te 900 bin lira ödenek gönderilmişti. 2017'nin ilk 6 ayında ise yaklaşık 6 milyon lira adliyelerimize gönderildi" diye konuştu.

"ÜLKE NÜFUSUNUN YÜZDE 13'Ü ENGELLİ"
Fethiye Cumhuriyet Başsavcısı Veli San ise ülke nüfusunun yüzde 13'ünü engelli vatandaşlardan oluştuğunu aktardı. Engellilerin kamu ve özel binalardan yararlanması noktasında önlerindeki engelin kaldırılmasının toplumun olmazsa olmazı olduğunu vurgulayan San, "Fethiye Adliyesi olarak Muğla'da öncülük yaptık. Strateji daire başkanlığımız bize bu konuda büyük destek verdi. Burada bir engelli vatandaşımızın yüzünün güldüğünü görmek benim için en büyük mutluluk" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------
-Adliyeye asansörle giriş yapan engellilerin görüntüsü
-Engellilerin donanımları kullanmasından görüntü
-Sertifika verilmesinden görüntü
-Muğla Vali Yardımcısı Ekrem Aylanç'ın konuşması
-Fethiye Cumhuriyet Başsavcısı Veli San'ın konuşması
-Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Tetkik Hakimi Seçkin Koçer'in konuşması
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ergün TOS / FETHİYE (Muğla), ()

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314