DHA YURT BÜLTENİ-13

1)ŞEHİT ERİN BABASI: BİR İSA GİDER, BİN İSA GELİR ŞIRNAK'ta PKK'lı teröristlerce araziye döşenen el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan piyade er 20 yaşındaki İsa Nazlım, Kırıkkale'nin Sulakyurt ilçesine...

DHA YURT BÜLTENİ-13

1)ŞEHİT ERİN BABASI: BİR İSA GİDER, BİN İSA GELİR

ŞIRNAK'ta PKK'lı teröristlerce araziye döşenen el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan piyade er 20 yaşındaki İsa Nazlım, Kırıkkale'nin Sulakyurt ilçesine bağlı Güzelyurt Köyü'nde öğle namazına müteakip imam ağabeyinin kıldırdığı cenaze namazı sonrası toprağa verildi. Tezkeresine 81 gün kala şehit olan Nazlım için ailesi ile birlikte köy halkı göz yaşı döküp, ağıtlar yaktılar. Şehidin babası, oğlunun cenazesinde "Vata sağ olsun. Bir ölür, bin doğarız. Bir İsa gider, bin İsa gelir' dedi.

Ankara'nın Etimesgut İlçesi, Alsancak Mahallesi'nde oturan Sultan ve Ergün Nazlım çiftinin 3 çocuğundan en küçüğü olan piyade er Isa Nazlım'ın Sulakyurt'un Güzelyurt Köyü'ndeki cenazesine Kırıkkale Valisi Mehmet İlker Haktankaçmaz, AK Parti Kırıkkale Milletvekili Mehmet Demir, Tuğgeneral Garnizon Komutanı Selami Arslan, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, il müdürleri askeri erkan ve kalabalık bir vatandaş katıldı.

CHP'NİN ÇELENGİ YIRTILDI

Şehit piyade er İsa Nazlım'ın cenazesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, belediye başkanları çelenk gönderdi. Bu sırada engelli olduğu belirtilen bir genç, 'Ne geldiyse başımıza bunlar yüzünden geldi' diyerek çelengin üzerinde bulunan CHP' Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu yazısını yırtarak yere attı.



BABA ERGÜL NAZLIM: BİR ÖLÜR, BİN DOĞARIZ



Küçük oğlunu şehit veren baba Ergül Nazlım, "Milletimiz var olsun, devletimiz sağ olsun. Bir ölür bin doğarız. Bir İsa gider, bin İsa gelir. Silah arkadaşları sağ olsun. Komutanları sağ olsun, Cenabı Allah İsa'mdaki, şehidimdeki kalan ömrünü onlara versin. Allah'ım vatanımızın birlik, beraberliğini bozmak isteyen iç ve dış düşmanlara fırsat vermesin" dedi. Bu arada şehidin annesi Sultan ve ortanca ağabeyi Hasan ağıtlar yakarken, yüksek sesle oğlunun büyüyüp intikamını alacağını söyledi.



CENAZE NAMAZINI AĞABEYİ KILDIRDI



Şehit Piyade Er İsa Nazlım öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazını imam olan ağabeyi Sait Nazlım, Kırıkkale Müftüsü Bekir Gerek ile birlikte kıldırdı. Şehidin naaşı daha sonra köy mezarlığında göz yaşları arasında toprağa verildi.

Görüntü Dökümü

----------------------

- Detay görüntüler,

- İsa Nazlım'ın yakınlarının tabut başındaki görüntüsü,

- Baba Ergül Nazlım'ın açıklaması,

- CHP Genel Başkanının çelenginin yırtılması,

- Vali ve beraberindekilerin gelişi,

- Cenaze namazından görüntü

Erhan GÖĞEM/KIRIKKALE, ()



==========================================================

2)KILIÇDAROĞLU;'4 YILDA TERÖRÜ BİTİRMEZSEM, SİYASETİ BIRAKIRIM'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası'nda STK temsilcileri ile kentte tarım ve hayvancılığın sorunları ile ilgili toplantı düzenledikten sonra, konferans salonunda partililerle buluştu. Konuşmasına adana'da yaşanan yurt yanını ile başlayan Kılıçdaroğlu, Adana'da bir yurtta kız çocuklarının hayatını kaybetmesinin son günlerde yaşanan en acı olaylardan birisi olduğunu dile getirdi. Anne ve babalar çocukları daha iyi okusun diye okula gönderdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Daha iyi bir dünyayı yaşasın diye okula gönderirler. Bilgisi, birikimi olsun diye okula gönderirler. Daha rahat iş bulsun, kocasına yüzde yüz mahkum olmasın diye Eli ekmek tutsun, o da çalışsın, o da mücadele etsin diye okula gönderirler. Yurt yoksa her hangi bir yurda gönderirler. Anneler ve babalar dün yüreklerine ateş düşen konuma geldiler. Çocuklar kaybedildi, bir yangın sonucunda. O yurda kim izin verdi, hangi koşullarda izin verildi. Yangın merdivenine açılan kapılar niye açılmadı. O çocukların günahını, acısını kimler çekecek, bunların hiçbirini bilmiyoruz şu anda. Hepsi masum bu çocukların. Anneler babalar çocuklarını getirip yurda teslim ettiler. Sormamız gereken ilk soru şu. Bu coçukları yurda getirmek için neden Türkiye Cumhuriyeti bir yurt kurmadı. Orada bir yurt vardı yıkıldı, neden yeni bir yurt yapılmadı. O Anne babalar güven içinde devletin kuracağı yurda getirip çocuklarını teslim edebilirlerdi. Böyle bir imkan sağlansaydı. Eğer bir ülkede hükümet varsa, hükümet kendi halkının çocuklarını sorunu çözecekse, 14 yıldır yurt sorunu neden çözülmez bu ülkede. Ben söz veriyorum. CHP Genel Başkanı olarak söz veriyorum. Fazla değil, 1 yılda Türkiye'de yurt sorunun çöz. Her çözeceğiz. Her anne babanın güven içinde oğlunu, kızını teslim edeceği yurt yapacağız. Bütün imkanları olacak. Sıcak su, soğuk su, yangın merdiveni, kapıları açılacak. Anne baba çocuğunu teslim ederken gözleri arkada kalmayacak. Bunu yaptığımızda bu ülkenin insanlarına hizmet oluruz. Maalesef üzülerek ifade edeyim ki bu yerine gelmiş değil" dedi.

'EKSİK OLAN CHP İKTİDARI'

Sivas'ın tarihe başkentlik yapmış kadim bir kent olduğunu, ancak son 20-25 yıldır kan kaybettiğini belirten Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

"Milletvekili sayısı sürekli düşüyor. Neden. Nüfus azalıyor. Şu soruyu sormamız gerekiyor. Hiç kimse annesinin, babasının, atalarının mezarının olduğu yerden başka yere gitmek istemez. Kendi doğduğu yerde kazanmak ister, çoluk çocuk sahibi olmak ister. Neden gidiyor. İş bulamadığı için. Peki sosyal devlette iş alanı yaratacak olan kim. Hükümetlerin izleyeceği ekonomi ve sosyal politikalar. Bu politklalar işsizliğe yol açıyorsa, bu politikalar kırsaldan göç alımına yol açıyorsa, hepimizin oturup düşünmesi lazım. Sivaslı kardeşlerime sormak isterim. Nüfusunuz azalıyor. Fabrikalar azalıyor. Sivaslı bu politikaları izleyenlere oy vermeye devam ediyor. Sonra bana gelip ağlıyor. Bizim fabrikamız yok. Turistik alanlarımız var turistimiz yok. Coğrafyamız çok büyük ama tarımımız batmak üzere, geçinemiyoruz. Ne yapacağız. Koca bir fabrika (Demir Çelik fabrikası) duruyor orada. İşçileri, vardı orada çalışıyordu. İşçilere biz sahip çıktık. Fabrika kapandı. Ne oldu işçiler? Her biri bir yere dağıldı ekmek peşinde. Fabrika üretim yapabilir mi, Elbette yapar. İşçisi, ustası, mühendisi elbette bulunur. Eksik ne. Eksik CHP iktidarı. CHP iktidar olursa bunun hepsi olur. Neden. İnsana değer vereceğiz. Alın terine değer vereceğiz, üretime değer vereceğiz."

'SİYASETÇİ CEBİNİ DEĞİL HALKI DÜŞÜNECEK'

Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, üretici birliklerini ziraat odaları başkanlarından kentin tarım ve hayvancılğını dinlediğini belirten Kılıçdaroğlu, 1 litre sütün 1 bardan çaydan ucuz olduğunu anlattıklarını belirterek şöyle dedi:

"1 litre sütü elde etmek için hayvanı bulacaksınız, besleyecek bakacak, sütü alacak içilebilir hale getireceksiniz. Bir maliyeti var. Bu kaynaktan Allah'ın verdiği suyu şişeleyip müşteriye vereceksiniz. Nasıl oluyor da su daha pahalı, süt aha ucuz. Nasıl bir bardak çay ,1 litre sütten daha pahalı. Teşvik yeteri kadar verilmiyor. 20 yıl önce kimsenin aklına Türkiye et ithal edecek diye gelmezdi. Saman, et mercimek, nohut, kuru fasulye ithal edecek dense kimsenin aklına gelmezdi. Tamamını ithal ediyoruz. Köylerimiz boşaldı. Nereye gitti bu kardeşlerimiz. Büyük şehir varoşlarına gitti. Hepsi iş ekmek peşinde koşturuyor. Köylerde çoban bulunamıyor. Koyun var, sürü var çoban bulamıyoruz diyorlar. 1300 lira asgari ücretli sigortalı işi tercih ediyor, sigortası var diye. Bu sorunlar çözülür mü, hepsi çözülür. Bütün mesele şu. Siyasetçi cebini değil halkı düşünecek. Kendini ve çocuklarını değil halkın kendini ve bütün çocukları düşünecek.

Herkesin iş, aş sahibi olduğunu bir Türkiye'yi nasıl ayağa kaldırabiliriz. Huzuru nasıl sağlarız, bunu düşünecek."

'ALGILARIMIZDAN KURTULMAMIZ GEREKLİ'

Türkiye'nin bir savaşın içinde olduğunu, Suriye'den şehit haberleri geldiğini belirten Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

"Her gün şehit haberleri geliyor. Terörden ötürü de çok sayıda şehit haberleri geliyor. İş kazaları ötürü kimsenin haberi bile olmadan her hafta onlarca kişi hayatını kaybediyor. Ne oluyor bu Türkiye'de. Evimizde huzur içinde oturamayacak mıyız? Herkesin sorması lazım.

Ekonomide geriye gidiyorsunuz. Sivas'ın nüfusunun en az 10 katı dışarıda Sivaslı var. Yaz aylarında gelip kışın gidiyorlar. Fabrikalar büyük ölçüde kapalı. Üretim düşmüş vaziyette. Türkiye'nin ayağa kalkıp yeniden üretmesi lazım. Üreten Türkiye saygın ve güçlü Türkiye'dir. Üretmeden eğer başkalarının ürettiğini tüketirseniz bir gün gelir onların egemenliği altına girersiniz. Hepimizin bu konuda dikkatli olması lazım. Bizim bir konuda daha dikkatli olmamız gerekiyor. Algılarımızdan kurtulmamız gerekiyor. Aklımıza ve vicdanımıza sormamız gerekiyor. Kendinize sorun. Komşunuza da sorun. Ev ziyareti yaptığınız hanıma, lokantada yemek yediğiniz arkadaşınıza, kahvede oyun oynadığınız arkadaşınıza sorun. Türkiye'nin Irak'la, Suriye'yle, Libya'yla, Filistin'ya, AB ile İran'la, Rusya ile ilişkilerini kim düzeltir, sorun. Hayatında CHP'ye o vermemiş insan bile bilir ki bunları ancak CHP düzeltir. Evet biz düzeltiriz. Biz kendi ülkemizde de dünya da barış ve huzuru savunuyoruz."

'NAMUSLU SİYASETÇİ EKSİĞİMİZ VAR'

Seçimler sırasında bir proje açıkladık. Merkez Türkiye Projesi. Ne demek Merkez Türkiye. Dünyanın merkezi olacaktı Türkiye. Karadeniz ile Akdenizi niye buluştur muyoruz. Anadoluya niye sanayi gelmiyor. Anadolunun kültürü zengin. Sanatı ve kültürü neden yüceltmiyoruz. İş alanlarını neden büyütmüyoruz. KDV'si yüksek ürünü neden Anadolu da üretmiyoruz. İnsan eksiğimiz mi var, toprak, deniz, su mu eksiğimiz ver. Temiz hava eksiğimiz mi var. Ne eksiğimiz var? Namuslu siyasetçi eksiğimiz var. Her mesleğin bir kuralları vardır. Ahlaki kuralları olmayan tek alan siyaset. CHP iktidara gelirse ilk 4 ayda çıkaracağı bir numaralı kanun siyasi ahlak kanunu olacaktır. Artık üçkağıtçıların siyasette olmaması lazım. Dürüst insanların siyasette olması lazım. Kim size gelip din üzerinden siyaset yapıyorsa, bilin ki dine en büyük kötülüğü o yapıyor. Kim ırk üzerinden siyaset yapıyorsa, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapıyorsa bu ülkeye en büyük kötülüğü o yapıyor. Biz insanı Allah'ın yarattığı en değerli varlık olarak kabul ediyoruz. Başımızın üzerinde yeri var diyoruz. Kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun. Siyasetçi olarak, CHP olarak insana böyle bakıyoruz. İnsanın çocuğu işsiz ise onun kimliğine, yaşam tarzına, inancına bakmayacaksın. Çocuğu işsizse çocuğuna iş bulacaksın. Siyasetçinin görevi bu. Fabrika açacak, istihdam alanı yaratacak üreticiyi destekleyeceksin."

'TERÖRÜ ÇÖZMEZSEM SİYASETİ BIRAKIRIM'

2 Trakya büyüklüğünde alanın 10 yıldır ekilmediğini, her şeyin dışarıdan getirildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Konya'dan küçük bir devlet olan Hollanda'nın ihraç ettiği tarım ürünlerinin Türkiye'nin tamamından fazla olduğunu ile getirdi. Köylerde insan kalmadığını, gençlerin işsiz olduğunu belirten Kılıçdaroğlu şöyle dedi:

"Neden gençler işsiz. Eğer bir evde işsiz varsa o evde huzur yoktur.Anne baba bekler bu çocuk ne zaman iş sahibi olacak diye. İşsizlik bu kadar kötü bir şey. 8 milyona yaklaşıyor işsiz sayımız. Her 4 üniversite öğrencisinden biri işsiz. Ankara'daki beylere sorun onların çocukları işsiz mi, onların çocukları askere gidiyor mu? Onların çocukları şehit oluyor mu, onların çocukları Suriye'ye gidiyor mu.

Fakir fukaranın, garip gurebanın çocuğu 'hadi oğlum askere' 'hadi oğlum Suriye'ye, hadi oğlum işsiz kal'. İşsiz kal, eline iş verme ekmek verme. Buna noktayı koyacaksınız. Yargılarımızdan arınacağız. Kim Türkiye'ye düşünüyorsa, kim verdiği sözün arkasında duruyorsa ona destek vereceksiniz. Bu işin kuralı budur. Biz seçimlerde söz verdik dedik ki asgari ücreti 1500 lira yapacağız dedik. Yapamazsınız dediler. Bizim bütün belediyelerimizde 1500 lira. Hiç bir belediyemiz iflas etmedi. Demek ki oluyor. Üstelik 1500 liradan fazla olanlar da var. Aile sigortası. Belediyelerimiz büyük kentlerden başlayarak bunu da uyguluyor. Nerede bir yoksul ev varsa orada kadının hesabına her ay para yatırılıyor. Onun yoksulluğu teşhir edilmiyor. Sağ elin verdiğini sol el görmüyor. Kadın gidip parasını çekiyor, ihtiyacını karşılıyor. Kim yapıyor. Biz yapıyoruz. Sizden isteğim, sizi düşünen, halkı düşünen, yaşlısı genci ayrımı yapmadan bu ülkeye huzuru getirecek olan, huzur vadeden bir partiye gelin destek verin. Bütün annelere, bütün kadınlara sesleniyorum. Bir ülkenin huzuru görmek istiyorsanız kadının yüzüne bakacaksınız. Kadının yüzü gülüyorsa bilin ki o memlekette huzur vardır, güven vardır. Gülmüyorsa o memlekette huzur yoktur. O memlekette sorun vardır. Hangi asker ailesi, eline kına yakarak askere gönderdiği çocuğunu güler yüzle karşılamak istemez. Anne babalar ya çocuğum şehit olursa korkusu yaşıyor. Ben size söz veriyorum. 4 yıl içinde bu Türkiye'yi terör belasından kurtarmazsam siyaseti bırakırım."

'ÜLKE GÜVENLE YÖNETİLİR'

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, memleketin, kin, öfke ve kavga ile yönetilemeyeceğini, bilgi ahlak, tecrübe ve deneyimle yönetilebileceğini belirterek şunları dile getirdi:

"Eğer siz bilgiyle yönetmiyorsanız, ahlakla yönetmiyorsanız o memlekette huzuru sağlayamazsınız. Güvenle yönetilir bir ülke. Kin intikam, öfke ile yönetmeye kalkarsanız huzuru bulamazsınız. Biz insanca yaşamak istiyoruz. Görüşü ne olursa olsun. Hangi partiden, hangi inançtan, hangi kimlikten olursa olsun. Aynı havayı teneffüs ediyoruz. Biz kendi memleketimizde insan gibi yaşamak istiyoruz. Caddesinde parkında lokantasında karşılaştığımız her vatandaşa herkese güler yüzle selam vermek, kucaklaşmak istiyoruz. Ayrılık ve gayrılığı bir tarafa bırakmak istiyoruz. İnsanca yaşayacağımız bir Türkiye umuduyla hepinize teşekkür ediyoruz."

Toplantı sonunda CP Mideri Kılıçdaroğlu'nu il yöneticileri tarafından ismi yazılı Sivasspor forması hediye edildi.

Daha sonra Sivas Valiliğini ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Vali Davit Gül ile görüştü. Kısa süreli ziyaretin ardından Sivas Kongresi'nin yapıldığı, Atatürk Kongre ve Etnoğrafya Müzesini gezdi. Müze ziyaretinin ardından kentten ayrılan Kılıçdaroğlu, karayolu ile Ankara'ya hareket etti.

Görüntü Dökümü:

--------------

-TSO toplantı salonundan görüntü

-Salına gelişi ve yaşanan coşku

-Kılıçdaroğlu'nun konuşması

-Kongre müzesini ziyaret etmesi

-Partililerle fotoğraf çektirmesi

-Kentten aylrılışı

Haber-Kamera: SİVAS, )

=================================================================

3)CEZAEVİNDE ÖLEN FETÖ TUTUKLUSU İŞADAMI TOPRAĞA VERİLDİ

AYDIN'da yürütülen FETÖ/PYD soruşturması kapsamında geçen 28 Temmuz'da tutuklanan, iki gün önce ise kalp krizinden ölen Uğur Derin Dondurucu'nun eski ortaklarından 77 yaşındaki Ünal Takmaklı, toprağa verildi.

Uğur Selüloz Kimya'nın sahibi Ünal Takmaklı, geçen 28 Temmuz'da, FETÖ/PYD soruşturması kapsamında gözaltına alınıp, tutuklandı. İzmir Menemen T Tipi Ceza İnfaz Kurumu'na konulan Ünal Takmaklı, geçen salı günü cezaevinde kalp krizinden öldü. Ünal Takmaklı'nın cenazesi, resmi işlemlerin ardından Aydın'ın Nazilli ilçesine getirildi. Takmalı için Koca Cami'de öğlende cenaze namazı kılındı. Cenazeye, Takmaklı ailesinden sadece oğulları İbrahim Takmaklı ve Mustafa Takmaklı katıldı. Nazilli Belediye Başkanı MHP'li Haluk Alıcık, Nazilli Ticaret Odası Başkanı Nuri Arslan, Nazilli Ticaret Odası Meclis Başkanı Gürdal Yüzügüler ve sevenleri de cenazede yer aldı. Takmaklı'nın cenazesi, Eğriboyun Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedildi.



Öte yandan, Ünal Takmaklı'nın, yine FETÖ'den tutuklanan Uğur Derin Dondurucu'nun sahibi olan kardeşleri Ali Takmaklı ve Mehmet Takmaklı'yla yıllardır küs olduğu belirtildi. Ünal Takmaklı'nın isteğiyle, aynı cezaevinde olmalarına rağmen merhumun, kardeşleri Ali ve Mehmet Takmaklı ile ayrı koğuşlarda kaldığı ve birbirleriyle görüşmedikleri öğrenildi.

Görüntü Dökümü



------------------------



- Cenazeden görüntü



- Genel ve Detay görüntü

( Haber- Kamera: Cem ULUCAN / AYDIN, ()

========================================================

4)AK PARTİ ERZURUM İL BAŞKANI YEŞİLYURT İSTİFA ETTİ



AK Parti Erzurum İl Başkanlığını 2 yıldır yürüten Fatih Yeşilyurt, yönetim kurulu ile birlikte istifa ettiğini açıkladı. Yeşilyurt, kongrede aday olmayacağı için istifa ettiğini gerekçe olarak bildirdi. Ak Parti İl Başkanı Fatih Yeşilyurt'un bugün parti binasında yönetim kurulu üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar da hazır bulundu. 2003 yılından bu yana ilçe yöneticiliği, ilçe başkanlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatan Yeşilyurt, 29 Kasım 2014'ten beri İl Başkanlık görevi yaptığını bildirdi. Fatih Yeşilyurt, şunları söyledi: "18 Haziran 2014 tarihinde kurucu Genel başkanımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın teveccühü ile şahsıma tevdi edilen, akabinde 29 Kasım 2014 tarihinde yapılan 5'inci olağan il kongresinde seçilmiş olduğum, yaklaşık 2 yıldır sürdürdüğüm Ak Parti İl Başkanlığı görevimi, önümüzdeki birkaç ay içerisinde yapılması planlanan 6'ncı olağan kongrede aday olmayı düşünmediğimden ve daha sağlıklı bir kongre süreci yürütülmesini mülahaza ederek bu gün itibariyle yönetim kurulu üyelerimizle birlikte aldığımız istifa kararını sizlerin huzurunda tüm kamuoyuna deklere ediyoruz. Almış olduğumuz bu kararın partimize, şehrimize ve ülkemize hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz."



Toplantıda Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İl Başkanı Yeşilyurt'un istifa kararını dün öğrendiğini belirtti. Başkan Sekmen, "Görev yaptığı süre içerisinde bizzat kendi ile uyumlu bir çalışmamız oldu. Medeni ölçülerde beraberliklerimiz oldu. Bir teşkilat mensubunda olması gereken diyalogla işlerimizi yürüttük. Ben hizmetlerinden dolayı başta başkanımıza ve onunla beraber yönetici arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunuyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü



--------------------------



-Toplantıya katılan il yönetimi



-Fatih Yeşilyurt'un açıklama yapması



Haber-Kamera: Zafer KUMRU / ERZURUM,()



SÜRE: 03.52 BOYUT:180 MB

===========================================================

5)DARBECİ GENERAL SÖNMEZATEŞ, HELİKOPTERLERE YAKIT ALMAK İÇİN HER YOLU DENEMİŞ

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele saldırı düzenleyen darbeci askerlerin başında bulunan tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in, o gece yakıtları bitince Bodrum'daki Imsık hava meydanına inen helikopterlere yakıt ikmali yapılması için her yolu denediği, yakıt tankerini bile bulunduğu yerden kendisinin getirmeye çalıştığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele 15 Temmuz gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 sanık hakkında hazırlanan iddianamede çarpıcı ayrıntılar yer aldı. Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen ve Fethullah Gülen'in ilk sırada yer aldığı sanıkların her biri için 6 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen iddianamede, o gece Bodrum İlçesi Imsık mevkiinde bulunan Kara Havacılık Eğitim Tatbikat Merkez Komutanlığı'nda yaşananlara da yer verildi. İddianameye göre Imsık'ta yaşananlar şöyle gelişti:

"O gece Cougar tipi iki helikopterden birinin ikinci pilotu olan Yarbay Yücel Ekizoğlu, aynı zamanda devre arkadaşı olan Bodrum Imsık'taki Kara Havacılık Eğitim Tatbikat Merkezi Komutanı Yarbay Fethi Şahbaz ile bağlantı kurarak, yakıt almak üzere geldiklerini bildirdi. Ülke çapında yaşanan olaylardan haberdar olan Yarbay Şahbaz, Yücel Ekizoğlu ile aynı yerde görev yapan ve ortak arkadaşları olan Yarbay Bahattin Akgül'ü aradı. Bahattin Akgül, durumun çok ciddi olduğunu, gelen helikopterlere kesinlikle yakıt verilmemesi, hatta alıkonulması gerektiğini belirtti. Bunun üzerine Yarbay Fethi Şahbaz, zaman kazanmak amacıyla Yücel Ekizoğlu'nu arayıp, ikmal tankerlerinden birinin arızalı olduğunu belirtti. Yaklaşık 20 dakika kadar sonra birinin pilotları Murat Dağlı ve Yücel Ekizoğlu, diğerinin Zeki Göçmen ve Haydar Murat Özden olan Cougar tipi iki helikopter birbiri ardına Imsık meydanına indi. Pilotlardan Zeki Göçmen acil yakıt ikmali yapmaları gerektiğini söylerken, Fethi Şahbaz ise biraz dinlenmeleri için helikopterlerin birinci pilotlarını odasına davet etti. Kendilerine yaptıkları işin yanlış olduğunu, yakıt ikmali yapıp kalkmaları halinde F16 uçaklarınca düşürebileceklerini söyleyerek vazgeçirmeye çalışan Şahbaz, sonra odadan çıkarak helikopterlerin ikinci pilotları olan Yücel Ekizoğlu ile Haydar Murat Özden'i diğerlerinden ayırıp, birlik içerisinde saklanmalarını sağladı.

Odasına döndüğü sırada Türk Silahlı Kuvvetleri'nden atılan tuğgeneral rütbesindeki Gökhan Şahin Sönmezateş de yanına geldi. Odadaki birinci pilotların havalanılması halinde F16 uçaklarının kendilerini vurabileceklerini söylemesi üzerine ise Gökhan Şahin Sönmezateş, tüm hava üslerinin kendilerinin yanında olduğunu belirterek, böyle bir şeyin mümkün olmadığını belirtti. Bir helikopterin daha meydana geleceğini bildirerek, Şahbaz'dan koordinatları vermesini istedi. Fethi Şahbaz, yanlış koordinat vererek üçüncü helikopterin gelişini engellemeye çalıştıysa da bir süre sonra doğru koordinatı vermek zorunda kaldı.

ÇEVRE EMNİYETİNİ ALMA TALİMATI

Hava meydanında karşılaştığı bu tablo karşısında Gökhan Şahin Sönmezateş'in, başında bulunduğu ekibe helikopterlerin çevre emniyetinin alınması, bölgeye gelebilecek jandarma ve polisle çatışmaya hazır olunması talimatını verdiği de ortaya çıktı. Sönmezateş'in bu sözlerinin Kara Havacılık Eğitim Tatbikat Merkezi Komutanlığı'nda ikmal subayı olarak görev yapan Süleyman Ceylan'ın da duyduğu belirtildi. Acil olarak helikopterlere yakıt ikmali yaptırmaya çalışan Sönmezateş'e Yarbay Fethi Şahbaz, tanker şoförünün izinsiz olarak garnizon dışına çıkması nedeniyle yakıt veremeyeceklerini söyledi. Bunun üzerine Gökhan Şahin Sönmezateş, tankeri kendisinin çıkartabileceğini belirtti. İki tankerin bulunduğu garaja gitti. Burada, helikoptere yakıt ikmali yapılmaması amacıyla, birlikte görevli askeri personel tarafından, iki tankerden birisinin hava kompresörünün söküldüğünü, lastiğinin indirildiğini ve kriko ile kaldırıldığını, diğer tankerin ise mazot borularının söküldüğünü gördü. Gökhan Şahin Sönmezateş bu halde bile yakıt ikmali yapmak istediyse de, personelin ve yanındakilerin yakıtın alev alabileceğinin söylenilmesi üzerine vazgeçti.

ÜÇÜNCÜ HELİKOPTER GELDİ

Bodrum'da bu olaylar yaşanırken, Marmaris ilçesinde çatışmaya giren ve Dalaman'da yakıt ikmali yapan Sikorsky tipi helikopter, hasarlı ve içerisindeki, makineli tüfeği kullanan Yüzbaşı Haldun Gülmez göğsünden vurulmuş halde yaralı yatarken aceleyle meydana indi. Cougar tipi helikopterlere yakıt ikmali yapma imkanının bulunmadığının anlaşılması üzerine, Sönmezateş ve yanındaki darbeci askerler askeri malzeme ve mühimmatları bu iki helikopterden Sikorsky tipi helikoptere taşıdı. Sönmezateş ve beraberindekiler bir süre Imsık meydanında saklanan ikinci pilotlar Yücel Ekizoğlu ve Haydar Murat Özden'e de ulaşmaya çalıştıysa da sonuç alamadı. Sönmezateş ve beraberindekiler Sikorsky tipi helikoptere binerek İzmir'e gitmek üzere havalanırken, Imsık'ta kalan Yücel Ekizoğlu ve Haydar Murat Özden ise birliğe gelen jandarma görevlilerine teslim oldu.

MUĞLA, ()-

=============================================================

6)ÇÖPLÜKTE 'KİMYASAL ATIK' KAZISI

TEKİRDAĞ’ın Ergene İlçesi’nde jandarma ekipleri çöplük alanda iş makineleriyle 'kimyasal atık' kazısı başlattı. Çalışmalara Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla üç kişilik bilirkişi heyeti de katıldı.



Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı ile Ergene Belediyesi'nin kullandığı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesine ait çöplük alanda iş makineleri ile kazı yapıldı. Kazıyla ilgili resmi bir açıklama yapılmazken, bölgede 'kimyasal atık' arandığı ifade edildi. Ayrıca başsavcılığın talimatıyla kazı çalışmalarında üç kişilik bilirkişi heyeti de yer aldı. Kazıda bulunanlar ise bilirkişilerce incelenmek üzere delil torbasına konuldu. Ergene İlçe jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Erkan Çinar da kazı yapılan çöplüğe gelerek incelemelerde bulundu.



Kazının, bölgede bulunan özel bir firmaya ait fabrikanın atıklarını çöplüğe gömdüğü ihbarı üzerine gerçekleştirildiği öğrenildi.

Görüntü Dökümü



-------------------



-Çöplük tabelası



-Jandarma araçları



-Bilirkişi eşliğinde kazı yapılması



-Adliye tabelası



-Çöplükten çıkan kamyonlar



(Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/ERGENE(Tekirdağ),()–

============================================================

7)DOLANDIRICILARI TUZAK KURUP YAKALATTI

AFYONKARAHİSAR'ın Sandıklı İlçesi'nde oturan 50 yaşındaki kadın, kendisini dolandıran 2 şüpheliyi polisin yönlendirmesi sonucu tuzak kurup yakalattı.



Sandıklı merkez Şirinevler Mahallesi'nde oturan M.E. adlı kadını önceki gün cep telefonundan arayan şüpheli kendini savcı olarak tanıttıktan sonra kadına adının terör suçuna karıştığını öne sürdü. Kendisine yardım etmek için aradıklarını aktaran sözde savcı, kadından eve gelecek sivil giyimli polise tüm parası ve ziynet eşyalarını vermesini istedi. M.E., kısa süre sonra eve gelen sözde polise 8 bilezik, 9 tam altın, 9 altın küpe ve 1000 lira nakit parayı verdi.



DOLANDIRILDIĞINI POLİS MERKEZİNDE ANLADI



Olayın ardından dolandırıldığından şüphelenen kadın, aynı gün İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne gitti. Burada dolandırıldığını öğrenen kadın, polisin yönlendirmesi üzerine kendisini arayan cep telefonu numarasını aradı ancak açan olmadı. Kısa süre sonra aynı numara kadını cep telefonundan tekrar aradı. Polisin yönlendirdiği kadın dolandırıcılara, terör suçundan adının tamamen temizlenmesi için yeni düğün yaptığı gelininin ziynet eşyalarını da vermeyi teklif etti. Telefon görüşmesi sonrası kadınla dolandırıcılar ertesi gün için Sandıklı Şehir Mezarlığı'nda buluşma konusunda sözleşti.



MEZARLIKTA YAKALANDILAR



Dün buluşma öncesi mezarlık çevresinde polis önlem aldı. Bir süre sonra kadının yanına gelen 19 yaşındaki Abdullah Ü. ile 43 yaşındaki Nedim D., polis tarafından kısa süren kovalamada yakaladı. Polis merkezinde sorgulanan 2 şüpheli işlemlerinin ardından tutuklandı. Şüphelilerin üzerinde yapılan aramada ele geçirilen toplam 1000 liraya ise polis el koydu.

Görüntü Dökümü



--------------------------



- Şahıslar adliyeden çıkarken,



- Adliyeden ve emniyetten görüntü



60 MB /// 01.53"



Haber- Kamera: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar), ()

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner246

banner55

banner295