DHA YURT BÜLTENİ-12

Oğuz Gündoğdu: Mudanya'ya doğru gelen uzun bir fay hattı var BURSA'nın Mudanya ilçesinde açıklamalarda bulunan Jeofizik Mühendisi Yrd. Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu, "Bursa'da 1855 yılında depreme yol açan fay hattının, Nilüfer'den geçen...

DHA YURT BÜLTENİ-12

Oğuz Gündoğdu: Mudanya'ya doğru gelen uzun bir fay hattı var

BURSA'nın Mudanya ilçesinde açıklamalarda bulunan Jeofizik Mühendisi Yrd. Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu, "Bursa'da 1855 yılında depreme yol açan fay hattının, Nilüfer'den geçen kolları tespit edildi. Mudanya da, İznik'ten Gemlik Körfezi'ne gelen ve Uluabat Gölü'nden gelen iki tehlikeli fay hattının arasında kalıyor. Fayın büyüklüğü henüz belirli değil. Sismik geminin gördüğü izlerde Mudanya'ya doğru gelen uzun bir fay hattı var. Bu ciddi bir tehlike çünkü diri bir fay. 7 büyüklüğünde olası bir deprem beklenebilir" dedi.

Doğa Hareketlerini Araştırma Derneği (DOHAD), Mudanya'ya 4 deprem öncü işaretleri izleme istasyonu kuracak. 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıl dönümüne kadar Altıntaş, Tirilye, Esence ve Mirzaoba'ya kurulacak istasyonlardan alınacak bilgiler, Marmara Bölgesi ile ilgili verileri ortaya koyacak. Çalışmaları takip eden Jeofizik Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, DOHAD Başkanı Fuat Agalday ile birlikte Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ı ziyaret ederek, ilçe ve çevresinde meydana gelebilecek depremlerle ilgili bilgilendirme yaptı.

'MUDANYA İKİ TEHLİKELİ FAYIN ARASINDA KALIYOR'

Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Marmara Denizi'nde, tarihsel bilgiler ve gözlemlere göre, 1855 Bursa depremi sonrası beklenen yeni hareketlenme ihtimalinin giderek arttığını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Gündoğdu, "Fay, kuzeyden Gemlik Körfezi'nden Mudanya'ya kadar geliyor. Nerede yüzeylendiği konusunda tam bir fikrimiz yok. Yaptığımız araştırmalarda Ürünlü mevkiinde bu fayın izlerine rastladık. Bursa'da 1855 yılında depreme yol açan fay hattının, Nilüfer'den geçen kolları tespit edildi. Mudanya da İznik'ten Gemlik Körfezi'ne gelen ve Uluabat Gölü'nden gelen iki tehlikeli fay hattının arasında kalıyor. Fayın büyüklüğü henüz belirli değil. Sismik geminin gördüğü izlerde Mudanya'ya doğru gelen uzun bir fay hattı var. Bu ciddi bir tehlike, çünkü diri bir fay. 7 büyüklüğünde olası bir deprem beklenebilir" dedi.

ÖLÇÜMLER YAPILACAK

Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz ise depremle yaşamanın, bilimin ışığında önlemler almanın önemine vurgu yaparak, "Bizler de Mudanya'da göreve geldiğimiz günden beri bu gerçeği unutmuyoruz. Bu kapsamda 17 Ağustos Depremi'nin 19'uncu yıl dönümüne girerken, detaylı bir araştırma yapmamız gerekiyor. Deprem istasyonlarının 17 Ağustos'un yıl dönümüne yetişmesi konusunda görüş birliğine vardık. Mudanya'yı da bu sisteme bağlayacağız. Bunlardaki amacımız, Bursa'da oluşan depremlerin kaydedilmesi, manyetik alan değişimlerinin ölçülmesi, ısı, nem, sıcaklık gibi ölçümlerin yapılmasına katkıda bulunmak. Erken uyarı sistemlerinin Mudanya'da hayata geçmesi için çalışmalarımıza başlıyoruz" diye konuştu.

Görüntü dökükmü
Oğuz Gündoğdu'nun açıklaması
Hayri Türkyılmaz'ın konuşması
Detaylar

Gürkan DURAL-Mehmet İNAN/BURSA,()

===============================================

Bakan Fakıbaba: Et ihraç eden bir ülke olacağız (3)
ÜRETİCİYE VERİLEN DESTEK 15 MİLYARA YÜKSELDİ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Gaziantep İl Tarım Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Tarımsal Destekleme Hibe Programına katıldı. Fakıbaba, hükümetin tarımsal projelerinden ve çiftçiye yapılan desteklerle ilgili açıklamalarda bulundu.

Çiftçilere rahat olmalarını söyleyen Bakan Fakıbaba, 2002 yılında 1,8 milyar liralık desteği bugün 15 milyara yükselttiklerini ifade etti. Birlik ve beraberlik çağrısında bulunan ve en büyük zenginliğin bu olduğuna vurgu yapan Fakıbaba, şöyle dedi:

"Şu mübarek ayda Filistin’de 60’ın üzerinde şehit 3 binin üzerinde yaralımız var. Bunlar nasıl insanlıktan bahsederler. Türkiye sadece, Türkiye’deki insanların yaşamı için ümmetin yaşamı için çok önemli. Dolar artıyor, hayvancılığa devam edelim mi diye soruyorlar. Devam edin çünkü Türkiye üretir. Fıstığın bu bölge için Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bilen birisiyim. Biz Ak Parti hükümetleri olarak, fıstığa ne yapmamız gerekiyorsa, ne destek vermemiz gerekiyorsa bunu sağlayacağız. Kimsenin hiçbir şüphesi olmasın. Fıstık üreticileri tabi fıstıklarını depo edebilirler istedikleri zaman satabilirler. Fakat başka işlerle uğraşıp fıstığın fiyatını yükseltmek için uğraşırlarsa Tarım Bakanı olarak beni karşılarında görürler. O nedenle yeni mahsul gelecek, ben son uyarımı yapıyorum fıstığın bu fiyat olmaması lazım. Üretici kardeşlerimize gerekli desteği vereceğiz."

Program üreticilere yönelik hibe desteği protokolünün imzalanmasının ardından sona erdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
- Programa katılanlar
- İstiklal Marşı’nın okunması
- Ahmet Eşref Fakıbaba'nın konuşması
- Protokolün imzalanması
- Genel ve detay görüntüler


Haber: Eyyüp BURUN-Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-)

====================================================

NURAN DA YAŞAMINI YİTİRDİ; ÖLÜ SAYISI 7 OLDU
 
ŞANLIURFA´nın Viranşehir ilçesinde akraba ziyareti dönüşünde otomobilin selin oluşturduğu su dolu çukura devrildiği kazada ağır yaralanan Nuran İrgin yaşamını yitirdi. Böylece kazada İrgin ailesinin 7 ferdi de yaşamını yitirmiş oldu.
Kaza, geçen pazar akşam saatlerinde Viranşehir Şanlıurfa karayolundaki Dağyanı mevkiinde meydana geldi. Siverek'te akraba ziyaretine giden Vedat İrgin, yönetimindeki 16 F 9996 plakalı otomobilin direksiyon kontrolünü yitirdi. Otomobil, yol kenarında selle oluşan su dolu çukura devrildi. Kazada, Ayşe Mehmet İrgin çifti ile çocukları Ali ve Remziye İrgin olay yerinde Vedat ve Erkan İrgin kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Ağır yaralanan Nuran İrgin ise bugün doktorların müdahalesine karşın kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Nuran İrgin'in cenazesi yapılan otopsinin ardından Ortataşlı Mahallesi'nde toprağa verilirken, kazada yaşamını yitirenlerin sayısı 7 oldu.

ŞANLIURFA, () -

=============================================

İZMİR'İN ÇERNOBİLİ HALA TEMİZLENEMEDİ

İZMİR'in Gaziemir ilçesinde eski bir kurşun fabrikasının bahçesinde gömülü radyoaktif atıkların temizlenmesi için başlatılan çalışmalarda, ilerleme sağlanamadı. Aslan Avcı Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş., Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'na (TAEK) başvurarak, nükleer atıkların temizlenme işini üstlenen Turanlar Çevre A.Ş. ile yapılan protokolü sonlandırdıklarını belirtti. Mülk sahibi Ozan Kolcuoğlu ise Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunda revizyona gidildiğini, revizyonun tamamlandıktan sonra sahada temizleme çalışmalarının başlatılacağını açıkladı. 
Gaziemir'in Emrez ve Aktepe mahalleleri ile Karabağlar'ın Aydın mahallesi arasında bulunan eski bir kurşun fabrikası bahçesinde 2012 yılında, radyoaktif atıkların gömülü olduğu ortaya çıktı ve bu durum, kamuoyunda 'İzmir'in Çernobili' olarak hafızlara kazındı. O dönem geniş yankı bulan ve tartışma konusu olan atıkların bertarafı için çalışmaların başlatıldığı açıklandıysa da, bugüne kadar herhangi bir ilerleme sağlanamadı.
Sahada bulunan atıkların temizlenmesi için Turanlar Çevre A.Ş. tarafından hazırlanan Radyoaktivite Bulaşmış Atıkların Fiziksel Yöntemlerle Ayıklanması, Sahanın Temizlenmesi ve Elde Edilen Kurşunun Geri Kazanımı projesi ile ilgili ÇED süreci geçen yıl tamamlandı. Firmanın temizleme çalışmalarına başlaması beklenirken, Aslan Avcı Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş., 22 Ocak 2018 tarihinde bir dilekçe ile TAEK'e başvurarak, Turanlar A.Ş. ile yaptıkları protokolü sonlandırdıklarını bildirdi. Atıkların sahadan taşınarak bertarafı için Fransız devlet kuruluşu ANDRA'dan danışmanlık hizmeti aldıklarını ifade eden şirket yetkilileri, TAEK'ten, bertaraf sahası için yer gösterilmesine dair kılavuzluk yapılmasını ve bu konudaki tüm kriterlerin kendilerine bildirilmesini istedi.
Mülk sahibi Ozan Kolcuoğlu da bundan sonra yapılacak çalışmaları ANDRA adlı şirket üzerinden yürüteceklerini açıkladı. ÇED revizyonuna gidildiğini söyleyen Ozan Kolcuoğlu, "Alanda uluslararası standartlar nasılsa, o şekilde bir çalışma yapılacak. Daha sonra da atıklar sahadan taşınacak. Atıkların nereye götürüleceği konusu henüz net değil" dedi. Turanlar firmasının şu anda, kanun ve yönetmelikler çerçevesinde sahanın fiziki güvenliğini sağladığını belirten Kolcuoğlu, insanların alana girip çıkmasının denetiminin bu firma tarafından yapıldığını kaydetti.
'BASİRETSİZLİK VE CİDDİYETSİZLİK'
Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve mahalle sakinlerinin vekili olarak davalar açan Avukat Arif Ali Cangı, bilgi edinme hakkı kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden de alandaki çalışmalar hakkında bilgi talep etti. Belediyeden, Cangı'ya verilen yanıtta, ilginç ifadeler yer aldı. Gönderilen yazıda; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün, Turanlar Çevre A.Ş. hakkında ÇED kararında belirtilen taahhütlere aykırılıktan dolayı işlem yaptığı bilgisine yer verdi.
Arif Ali Cangı ise, alanda yapılması gereken çalışmaların yıllar geçmesine rağmen hala başlamadığını belirterek, "Basiretsizlik ve ciddiyetsizlikle karşı karşıyayız. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İzmir Valiliği'nin görevlerini yapmadıkları bir kez daha ortaya çıktı. Bölgede yaşayan insanların ve İzmirlilerin sağlığını tehdit eden radyoaktif bulaşıklı tehlikeli atıkların temizlenmesi işi atık sahiplerinin ticari kaygılarına terk edilmiş durumda" diye konuştu.
Atıkların ayrıştırılıp temizlenmesi projesine önce İzmir Valiliği'nin 'ÇED gerekli değildir' kararını verdiğini hatırlatan Cangı, kararı mahkemeden iptal ettirmelerinin ardından zoraki bir ÇED sürecinin işletildiğini ileri sürerek, "Bu süreçte itirazlarımız dikkate alınmadan 10 Ağustos 2017 tarihinde ÇED olumlu kararı verildi. Pek çok eksiği ve yanlışı olmasına rağmen sırf bir an önce temizlik başlasın diye yeniden dava yoluna gitmedik. Şimdi görüyoruz ki; aradan geçen 9-10 aydır hiçbir şey yapılmamış, ticari kaygılarla yeni arayışlara girişilmiş. Bunun kabul edilmesi mümkün değil" dedi.

'GÖREVİ İHMAL SUÇU VAR'

Radyoaktif atıkların varlığının 2007 yılında tespit edildiğini anımsatan Arif Ali Cangı, buna rağmen 11 yıldan beri hiçbir şey yapılmadığını, İzmirlilerin sağlığını umursamadığını söyledi. Ortada açık bir görevi ihmal suçu olduğunu ileri süren Cangı, "Nükleer atıkların kaynağının tespit edilmemiş olması da memleketin açık nükleer, tehlikeli atık çöplüğü haline geldiğini göstermektedir. İzmirliler yaşamlarına sahip çıkmalı" diye konuştu.Yerleşim alanları içerisinde kalan eski kurşun fabrikası bahçesinde gömülü olan atığın miktarı bilinmiyor.

Görüntü Dökümü
---------------------
- Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve mahalle sakinlerinin vekili olarak davalar açan Avukat Arif Ali Cangı röp.
- Vatandaş röp.
- Kurşun fabrikası görüntü,
- Radyoaktif alandan görüntü,
- Genel ve detay görüntüler,

Umut KARAKOYUN- Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, ()


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314

banner325

banner328

istanbul escort