DHA YURT BÜLTENİ-11

'Çukurova projelere hazırlanıyor' projesini Bakan Çelik tanıttı AVRUPA Birliği (AB) Bakanlığı'nın öncülüğünde, Adana Valiliği, Yüreğir Belediyesi ve Çukurova Kalkınma Ajansı işbirliğiyle organize edilen 'Çukurova Projelere Hazırlanıyor'...

DHA YURT BÜLTENİ-11

'Çukurova projelere hazırlanıyor' projesini Bakan Çelik tanıttı

AVRUPA Birliği (AB) Bakanlığı'nın öncülüğünde, Adana Valiliği, Yüreğir Belediyesi ve Çukurova Kalkınma Ajansı işbirliğiyle organize edilen 'Çukurova Projelere Hazırlanıyor' adlı AB çalışmalarına yönelik kapasitenin güçlendirilmesi projesi, AB Bakanı Ömer Çelik'in katılımıyla tanıtıldı. Çelik konuşmasında AB fonları ile geliştirilen projeler hakkında geniş bir değerlendirme yaptı.

Toplantıya AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik'in yanı sıra Vali Mahmut Demirtaş, Osmaniye Valisi Kerem Al, Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, oda başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Ömer Çelik, 'Çukurova Projelere Hazırlanıyor' ile havza temelli bir yaklaşımla işbirliği üretilmesini hedeflediklerini belirtti, şöyle konuştu:

"Adana, Mersin, Osmaniye arasında rekabet istemiyoruz. Çukurova'ya tek bir gözle bakılması lazım. Buraya tek bir yaklaşımla proje öğretilmesi lazım, siyaset üretilmesi lazım. Bu sebeple burada yaptığımız çalışmaların aynısı Mersin için de Osmaniye için de geçerli olacaktır. Tabii ki kuşkusuz AB üyelik sürecimiz bizim kendi çıkarlarımız açısından yürüttüğümüz bir süreçtir. Bizim için esas olan Türkiye'nin milli çıkarlarıdır. 'Türkiye'nin milli çıkarlarını korumak için dünyanın her yerinde ayak basmadık toprak bırakmayacağız konuşulmadık kişi bırakmayacağız' diye bir sloganımız var.

AB FON DESTEKLERİ

2013-2017 yıllarını kapsayan mali yardım dönemi çerçevesinde AB bütçesinden Türkiye'ye 4.8 milyarlık Euro'luk fon tahsis edildiğini ve bu fonlarla çeşitli projelere imza atıldığını kaydeden Bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu projelerde demokrasi, insan hakları, insan hakları eğitimleri, engelli vatandaşlarımızın toplumla entegrasyonunu, kadına karşı şiddetle mücadele ki buna çok önem veriyoruz bakanlık olarak, sivil toplumun güçlendirilmesi gündelik hayatın iyileştirilmesi manasında atık depolama tesislerine kadar pek çok alanda Türk kamu kurum ve kuruluşlarının kapasitesinin artırılmasına dönük çeşitli projeler hayata geçirildi. İnsanımızın daha iyi hayat standartlarına kavuşturulması için çok önemli işlere imza atıldı. Bu süreçte şunu kaydetmek isterim ki bu resmi raporlarla da sahiptir. Türk kamu kurum ve kuruluşları son derece kayda değer ve övgüye değer bir performans göstermiştir. Türk kurum ve kuruluşları aracılığıyla yaklaşık olarak toplam tahsisin yarısı kadar bir miktar sözleşmeye bağlanmıştır tahsis edilen bu tutarın tümünün kullanımı 2017 yılı sonuna kadar devam edecektir. 2014-2020 yıllarını kapsayan yeni döneme ilişkin olarak ise yardımların temel finansman önceliklerini gösteren belge olan ülke strateji belgesi 2015 yılında Avrupa Komisyonu tarafından 4.45 milyar Euro tahsilatı şekilde kabul edilmiştir. Önümüzdeki dönemde de bu projelerin insanımızın hayatına doğru şekillerde dokunması için hayata geçirilmesi için gerekli kaynak ayrılmıştır. Bunlar aracılığıyla önümüzdeki yıllarda da geçtiğimiz döneme benzer sektörlerde demokrasiyle yönetişim, adalet içişleri ve temel haklar ulaştırma çevre ve istihdam, enerji rekabetçilik ve yenilik istihdam insan kaynaklarının gelişimi ve sosyal politikalar tarım ve kırsal kalkınma ve bölgesel ve sınır ötesi işbirliği alanlarında projeler hayata geçirilecektir. Bu çerçevede insanımızın gençlerin, kadınların daha çok proje odaklı düşünme onlardan daha çok faydalanmaya kendi şehirlerinde projeler üretmeye davet ediyoruz."

'IRKÇI VE YABANCI DÜŞMANI KAMPANYALAR YÜRÜTÜLÜYOR'

Yurt dışında Türkiye'ye karşı islamafobi ve antisemitik bir takım çevrelerin ırkçı ve yabancı düşmanı kampanyalar içerisinde olduğunu söyleyen Bakan Çelik, şunları söyledi: "Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, hasımlarımızın Türkiye'ye karşı propaganda süreci de artmaktadır. Bunun karşısında Türkiye'nin karşı propaganda yapan kesimlerinin de bu söylemlere teslim olması büyük tehlikedir. Türkiye'nin bunlar karşısında içe kapanması, dünyadan kopması daha tehlikelidir. Herhangi bir teslimiyetçilik veya reddiyetçilik arasında seçim yapmak zorunda değiliz. Türkiye'yi bu 2 yana savurmaya çalışan yaklaşımlarda Türkiye'nin kendi milli çıkarlarını gözeten, dünyayla sağlıklı bir diyalog içerisinde olan, sivil toplumdan güç alan, dünyadaki rekabette nitelikli bir şekilde kendi tavrını koyan ve G20 içerisinde, OECD içerisinde, AB içerisinde ve diğer tüm platformlarda gücünü daha çok hissettiren bir ülke olması için çalışmaya devam edeceğiz."

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Haber-Kamera: ADANA ()

============================================

CHP'li Arık: Kayseri’de sarraflık yapan Suriyeli bana, ‘Ben Türk yani yabacı çalıştırmıyorum’ dedi



CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, kentte esnaf ziyareti sırasında Suriyeli bir sarrafın işyerini ziyaret ettiğini belirterek, “2 yıl önce Kayseri’ye geldiğini belirten ve iş yerinde birçok kişi çalıştırdığını gördüğüm Suriyeli’ye 'Türk çalıştırmıyor musunuz? diye sorduğumda, ‘Ben yabancı çalıştırmıyorum’ diyor. Bakınız 14 yıllık iktidarın aslında bir özetiö dedi. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ise kentte yerel bir gazetenin toplatılmasını değerlendirdi ve bu kararı veren savcıya seslenerek, “Sayın savcı sabaha karşı 2’de nasıl kanaat getirdi, bu haber baştan sona yalan, iftira diye?ö diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, Adana Milletvekilleri; Aydın Uslupehlivan, Zülfikar İnönü Tümer, Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Parti Meclisi (PM) Üyesi Gamze Taşcıer, İl Başkanı Feyzullah Keskin ve beraberindeki partililer, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Ziyarette Cemiyet Başkanı Metin Kösedağ, CHP’li heyete kent basını hakkında bilgi verdi.

"İNŞALLAH FURKAN DOĞAN İSMİNİ ŞİMON PERES DİYE DEĞİŞTİRMEZLER"

Kayseri’de bazı mahalle isimlerinin değiştirileceği yönünde kendilerine şikayetlerin geldiğini de dile getiren CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, “Bu meselede önemli olan konunun kişilerin şikayetlerinden vazgeçip, vazgeçmedikleridir. Bu nedenle mahkeme kararının düşürülmesinin bir önemi yok. Daha dün neler söylendiğini hepimiz biliyoruz. ‘Bana mı sordunuz, gittiniz?’ denildi. İnşallah Furkan Doğan ismini Simon Peres diye değiştirmezler. Bu gidişle bunu da yaparlar diye endişe içindeyizö dedi.

Çetin Arık, kentte esnaf ziyareti sırasında Suriyeli bir sarrafı da ziyaret ettiğini ifade ederek, “2 yıl önce Kayseri’ye geldiğini belirten ve iş yerinde birçok kişi çalıştırdığını gördüğüm Suriyeli’ye 'Türk çalıştırmıyor musunuz? diye sorduğumda, ‘Ben yabancı çalıştırmıyorum’ diyor. Bakınız 14 yıllık iktidarın aslında bir özetiö diye konuştu.

"SAVCI GECE 2'DE HABERİN YALAN OLDUĞUNA NASIL KANAAT GETİRMİŞ"

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ise Kayseri’deki yerel basını incelediğini ve doyurucu bulduğunu söyledi. Gazete toplatılması olayına yönelik değerlendirmeler de bulunan Berberoğlu, şöyle konuştu: "Buraya geldiğimde yerel medyayı hem TV hem de yazılı olarak, okudum taradım. Doyurucu buldum açık şöyleyim. Çok kapsamlı, çok kulis bilgisi dahil yayın yapıyorlar. Burada konuşmam bu kadar kalmasını temenni ederdim. 35 sene gazetecilik mesleğini yaptım birkaç ender vaka vardır matbaadan gazete toplatıldığı daha yayına girmemiş bir ürüne el konulduğu. Sayın Savcı gördüğüm belgede polis karakoluna yapılan bir şikayeti esas alarak gazeteyi suç eşyası ilan ediyor. Bu olağanüstü halden sonra bu hoyratlık çok sıkça yapılıyor. Sanırım Kayseri’de bu tepe noktasına yaklaştı. Yaklaştı diyorum kesin konuşamıyorum, çünkü bu iktidarın bugüne kadar yaptıkları yapacaklarına işarettir. Bakın bir savcı gecenin bir saatinde karışık bir üretim sürecinden bahsediyoruz. Bazalt çıkartılıyor, o bazalt başka yerde işleniyor çıktığı ileri sürülen zehirli atık başka bir yere nakledilerek, gömülüyor. Sayın savcı sabaha karşı 2’de nasıl kanat getirdi, bu haber baştan sona yalan, iftira ve bu iftiradan dolayı şirket telafisi mümkün olmayan bir zarara uğrayacak ki, matbaa basılsın, kalıplar dahil hepsine el konulsun. Bilirkişi mi var arada? Hangisi? Bir tarafın iddiasıyla bir gazete bürosu basılı mı? Başka bir gün başka bir gazetenin başına bunun gelmeyeceği, başka bir iktidarda başka bir gazetenin ya da televizyonun başına gelmeyeceğinin garantisi ne olabilir. Bu arkadaşlarımız gerçek uğruna kendi hayatlarını ortaya koyuyorlar. Ailelerini ortaya koyuyorlar iş güvencelerini ortaya koyuyorlar. Sayın savcıya soruyorum, gece 2’de bu kararı alırken neyi ortaya koydunuz. Neden korktunuz? Nasıl karar verdiniz, hangi vicdanla karar verdiniz? Bir gazeteci için en ağır ceza haberinin yalanlanmasıdır, ömür boyu devam eder bu yafta. Bu şansı ne davacıya ne de bu arkadaşımıza kendini savunma hakkı verdi. O kararla peşinen suçlu ilan edildi. Davacıya da derdini anlatma imkanı bırakılmadı. Bu işin en iyi hakemi okurdur, bu iş okura bırakılmalıdır. Yalan yazıyorsa TV iftira üretiyorsa herkesi bilir o gazete ya da TV yok hükmündedir. Eninde sonunda raf ömrü kısa sürer, ticari itibar açısında biter. Gazetecileri içeri atarak gece yarısı baskınları ile bir yere varamazsınız. Biri çıkar gerçeği yazar ve başınıza dert olmaya devem eder. Keşke olmasaydı güzel günleri konuşsaydık.ö

CHP Kayseri İl Başkanı Feyzullah Keskin ise iki gündür CHP Milletvekillerinin kentte çalışmalarının olduğunu söyledi. Gazete toplatılma olayına tepki gösteren Keskin, “Gecenin belli saatinde savcılık tarafından gazetenin toplatılması kalıplarının alınması hoş bir durum değil. Cemiyet Başkanı olarak da gazetenin arkasında olacağınızdan kuşkum yok. Tabii yaptığı haberde yanlışlar varsa kendisi bu konuda gazete kendisini savunacaktırö dedi.

Görüntü dökümü:

---------------------------------

-CHP İl Başkanı Feyzullah Keskin’in açıklaması

-CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık’ın açıklaması

-CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun açıklaması

-Detaylar

Haber: Cafer ZENGİN/KAYSERİ,)

=========================

Aslı'nın yaşamını yitirdiği yolda ışıklandırma çalışması başlatıldı

Acılı baba, "Tedbir almak için Aslı'nın ölmesini mi beklediniz"

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde üç gün önce okula giderken yaya geçidinde otomobil çarpan 14 yaşındaki lise öğrencisi Aslı Değirmen'in yaşamını yitirdiği yolda Karayolları ekipleri tarafından ışıklandırma çalışması başlatıldı. Çalışmaların başladığını haber alarak kazanın meydana geldiği yere giden Değirmen'in babası Mehmet Değirmen ve amcası Ahmet Değirmen'in de aralarında bulunduğu yaklaşık 20 kişi, çift yönlü olarak yolu 20 dakika trafiğe kapattı. Baba Değirmen, burada yaptığı açıklamada, "Madem böyle bir tedbir hemen alınabiliyordu da neden 5 yıldır bu ölümlere çare bulunmadı? 13 kişi öldü. Son olarak kızım bu yolda can verdi. Tedbir almak için Aslı'nın ölmesini mi beklediniz" dedi.

Bodrum Ayşe Gülsevim Ali Rüştü Kaynak Lisesi 9. sınıf öğrencisi Aslı Değirmen, geçen 5 Aralık sabahı okula gitmek üzere İslamhaneleri Mahallesi'ndeki evlerinden çıktı. Servis minibüsünü beklemek için Turgutreis-Bodrum Karayolu'nun 13'üncü kilometresinde, yaya geçidinden yolun karşı tarafına geçmeye çalışan Değirmen'e özel bir şirkette peyzaj mimarı olan 28 yaşındaki Emrah Yeşilkanat'ın kullandığı 34 PR 1082 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın şiddetiyle fırlayarak başını kaldırımın kenarına çarpan Değirmen, ağır yaralandı. Yoldan geçen diğer araç sürücülerinin haber vermesiyle gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Değirmen, doktorların müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Cenazesi aynı gün ikindide İslamhaneleri Camisi'nde kılınan namazın ardından İslamhaneleri Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Dört yılda 13 kişinin kazalarda öldüğü Turgutreis- Bodrum Karayolu'nda toplanan yaklaşık 1500 kişi, duble yolu çift yönlü olarak 2 saat süreyle trafiği kapatıp eylem yaptı. Grup, trafik ışıkları konulmasını veya üst geçit yapılmasını istedi. Bodrum Kaymakamı Mehmet Gödekmerdan ile görüşen gruptakiler, gerekli önlemlerin alınacağı sözü üzerine yolu trafiğe açtı. Aracı kaza yerinde bırakıp ayrılan, ancak bir süre sonra Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığı'na teslim olan otomobil sürücüsü Emrah Yeşilkanat ise sevk edildiği adliyede tutuklandı.

IŞIKLANDIRMA ÇALIŞMASI BAŞLATILDI

Karayolları 26. Şube Müdürlüğü ekipleri, bugün sabah saatlerinde Değirmen'in yaşamını yitirdiği yola gelerek ışıklandırma çalışması başlattı.

Çalışmaları haber alan, kazada ölen Değirmen'in babası Mehmet Değirmen ve amcası Ahmet Değirmen'in de aralarında bulunduğu yaklaşık 20 kişi, olayın meydana geldiği yola gitti. Kalabalık, çöp konteynerleri ve kasalarla yolu çift yönlü olarak 20 dakika trafiğe kapatıp, eylem yaptı. Trafiğe kapatılan yolda gözyaşları içinde muhabirine açıklamalarda bulunan baba Mehmet Değirmen, "Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız sesimi duysun. Yüreğim yanıyor. Onların da kızları var. Düşünsünler artık, çocuklarımız okul yolunda ölmesinler. Çocuklar için her türlü tedbir alınsın. Kızım okuyup, doktor olacaktı. Madem böyle bir tedbir hemen alınabiliyordu da neden 5 yıldır bu ölümlere çare bulunmadı? 13 kişi öldü. Son olarak kızım bu yolda can verdi. Tedbir almak için Aslı'nın ölmesini mi beklediniz? Kızımın ve diğer ölenlerin bir direk kadar değeri yok muydu" dedi.

"ASLI DEĞİRMEN'İN ADI VERİLSİN"

Eyleme katılanlar, örnek olması ve başka acıların yanmaması için yapılacak ışıklandırma, kavşak veya köprüye Aslı Değirmen isminin verilmesini istedi. Açıklamaların ardından kalabalık, dağılarak yolu trafiğe açtı. Eyeme katılanlardan bazılarının ışıklandırma çalışması yapan Karayolları görevlilerini cep telefonlarıyla görüntülemeleri nedeniyle kısa süreli gerginlik de yaşandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Kalabalığın yolu trafiğe kapatması

-Kaza yerinde baba Mehmet değirmen'in gözyaşları içinde yaptığı açıklama

-Eyleme katılanların açıklamaları

-Eylem sırasında yaşanan kısa sürele gerginliklerden görüntü

-Yolda ışıklandırma için çalışma yapan Karayolları ekiplerinden görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: yaşar ANTER / BODRUM (Muğla), ()

========================================

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Gümüş: Yılda 5 milyar dolarlık tıbbi sarf malzemesi alınıyor

SAĞLIK Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, Türkiye'de yılda yaklaşık 5 milyar dolara yakın tıbbi sarf malzemesi alındığını söyledi.

Serik'e bağlı Belek turizm merkezindeki bir otelde bilgi paylaşımı ve eğitim, etkin ve sürdürülebilir kaynak yönetimi, Ar-Ge ve üretim kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla Uluslararası 2'nci Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetim Kongresi düzenlendi. 11 Kasım'da sona erecek kongrenin açılışına Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü ve Kongre Başkanı Cevdet Erdöl ile Üniversite Hastaneleri Birliği Derneği Genel Sekreteri Haluk Özsarı konuşmacı olarak katıldı.

'YÜZDE 20 YERLİ, YÜZDE 80 YABANCI'

Kongrenin açılışında konuşan Eyüp Gümüş, Türkiye'de sağlık hizmetlerinin son 14 yıllık dönemde belirli bir noktaya getirildiğini söyledi. Tüm il ve ilçelerde sağlıkla ilgili fiziki yapıların 2019 yılına kadar tamamen yenileneceğini aktaran Gümüş, sağlıktaki insan gücünün ise ciddi şekilde artış gösterdiğini anlattı. Kongrenin konusunu oluşturan tıbbi malzemeler sektöründe ise ciddi oranda ithal ürünler olduğunu kaydeden Eyüp Gümüş, "Tıbbi sarfa baktığımızda gerçekten yüzde 10- 20'lerde olan yerli firmalarımız var. SGK'ya bakıyoruz yüzde 20 yerli, yüzde 80 yabancı firmalardan sağlamış" dedi.

'30 MİLYARA YAKIN TEDARİK ZİNCİRİ'

Türkiye'de yılda yaklaşık 5 milyar dolara yakın tıbbi sarf malzemesi alındığını, bunun 2.5 milyarlık bölümünü kamu hastaneleri, geri kalanını da üniversite ve özel sektör hastanelerinin aldığını vurgulayan Eyüp Gümüş, "5 bin kalem var ama en büyük porsiyonlara baktığımızda 100 kalem sıralayabiliriz. Tabi ki yabancı ithal malzeme Türkiye'de bulunsun, onların ticari olarak burada dolaşımı tabi ki söz konusu ama bugün 23 milyara yakın ilaç harcamamız var, 7 milyara yakın da tıbbi sarf ve cihaz alımı var. 30 milyara yakın bu tedarik zincirinde olan malzemeleri her yıl bu ülke tüketiyor. Yaklaşık yüzde 60'ı da yabancı gibi gözüküyor. Bütçesine baktığımızda 20 milyara yakın bir bedeli dolar ya da euro dediğimiz döviz karşılığı ithalatla alındığını da görüyoruz. Bugün bir vatandaşımız gitmiş 100 dolarını bozduruyor, 'ülkenin bu dövizdeki anormal çıkışlarına katkı sağlayalım' diyor, diğer yandan ithal ürünlere böyle bir volümde ağırlık söz konusu" diye konuştu.

'BUNLARI MASAYA YATIRALIM'

Tıbbi sarf malzemelerden vidaların çoğunun yerli üretim olduğunu belirten Gümüş, ortopedi ve beyin cerrahisinde kullanılan malzemelerin bir kısmının yerli olduğunu söyledi. Kardiyolojide kullanılanların yabancı olduğunu ancak yerli üretim de yapılmaya başlandığını kaydeden Gümüş, "Bakıyorsunuz kalp kapaklarında yerli yok, yabancı. Onlarla oturup bir araya geleceğiz. Türkiye'nin bu yolda yeni bir sayfa açması gerekiyor. Aynı sağlık hizmetinde memnuniyeti artırdığımız basamaklar zinciri gibi arka planda bize lojistik sağlayan bu sektörlerde de bu ivmeyi kazandırmamız gerekiyor" dedi.

TIBBİ CİHAZLARDA YERLİLEŞTİRME

Türkiye'de 5 tıbbi cihazın da yerlileştirilmesi konusunda çalışmalar yaptıklarından bahseden Eyüp Gümüş, şöyle dedi:

"Bunlar MR, tomografi, monitörler, dijital röntgen, ultrasonografi, dopler ve diğerleri. Bu 5 kalem bizim yoğun almış olduğumuz tıbbi cihazlar. Baktığımızda 4 yılda 5- 6 milyara yakın tıbbi cihaz da alıyoruz. Bundan sonra 7 senede bir revizyonları söz konusu."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

- Cevdet Erdöl konuşması

- Haluk Özsarı konuşması

- Eyüp Gümüş konuşması

- Detay

Haber- Kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK (Antalya), ()

=====================================

Gaziantep'te 220 polisle huzur operasyonu

GAZİANTEP'te 220 polisin katılımıyla düzenlenen huzur operasyonundıa 19 işyerinde arama yapıldı.

Üniversite Bulvarı'ndaki kafe ve lokantalara yönelik Asayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde Terörle Mücadele, Özel Harekat, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele şubelerinde görevli 220 polis, maliye, zabıta ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla huzur operasyonu düzenlendi. Operasyonda denetim yapılan 19 işyerinde denetim yapan ekipler, çok sayıda kişinin de kimlik sorgusunu yaptı. Operasyon kapsamında ayrıca ruhsatsız veya amaç dışı faaliyet gösteren, sigortasız işçi çalıştıran ve kapalı alanda sigara içildiği tespit edilen işyerleri hakkında ise yasal işlem başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

- Kafelere huzur operasyonu yapan polisler

- Polislerin kimlik kontrolü yapması

- Polisin üst araması yapması

- Genel ve detay görüntüler

Haber: Eyyüp BURUN-Kamera: Ahmet ÖZER-GAZİANTEP-)

===============================================

Tren, hemzemin geçitte otomobile çarptı: 1 ölü, 3 yaralı

AFYONKARAHİSAR'da yük treni, hemzemin geçitte üniversite öğrencilerinin bulunduğu otomobile çarptı. Kazada 1 kişi öldü, 3 kişi ağır yaralandı.

Kaza, Afyonkarahisar- Konya demiryolu hattının 14'üncü kilometresinde saat 12.00 sıralarında meydana geldi. Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi önündeki hemzemin geçitten geçmeye çalışan sürücüsünün kimliği belirlenemeyen 64 BC 497 plakalı otomobille yük treni çarpıştı. Otomobilde bulunan kimliği belirsiz 1 kadın yaşamını yitirirken, 3 kişi ise ağır yaralandı. Kazanın ardından olay yerine gelen ekipler yaralıları ambulanslarla hastaneye götürdü.

Çarpmanın etkisiyle otomobilin hurdaya döndüğü kazada yük treni ise metreler sonra durabildi. Otomobildeki 4 kişinin üniversite öğrencisi olduğu belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------

- Trenden görüntü

- Araçtan detay

- Sivil savunma ekipleri

- AKÜ tabela detay

- Rektör Mustafa Solak'ın olay yerine gelmesi

- Jandarmanın inceleme yapması

Haber-* Kamera: Onur BAYRAM/AFYONKARAHİSAR, ()

=============================================

Büyükşehir'den mülteci çocuklara süt desteği

İZMİR'de yaşayan mülteci çocuklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin örnek uygulamaları arasında yer alan Süt Kuzusu Projesi'nden faydalanabilecek.

İzmir'de 200'ün üstünde kurum bir süre önce İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne dilekçe vererek, 0-5 yaş arası çocuklara haftada 2 litre süt dağıtılan Süt Kuzusu Projesi'nden kentteki mülteci çocukların da yararlandırılmasını talep etti. Mültecilerin de hemşehri olduğunun ve onların da belediyelerin imkanlarından yararlanabileceğinin vurgulandığı dilekçe kampanyasına İzmirli milletvekilleri de destek verdi. İzmir'de yaşayan 5 yaşa kadar olan mülteci çocukların da projeden faydalanabilmesi talebine Büyükşehir Belediyesi'nden olumlu yanıt geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2017 yılı itibari ile mülteci çocuklara da süt vermeyi programına aldığını bildirdi. Kentte 5 yaşın altında kayıtlı yaklaşık 20 bin Suriyeli çocuk olduğu tahmin ediliyor.

BÜYÜKŞEHİR'E TEŞEKKÜR

Kararı kamuoyu ile paylaşmak için mülteci derneklerinin de katılımıyla Konak Belediyesi Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde basın toplantısı düzenlendi. Konak Mülteci Meclisi Başkanı Mete Hüsünbeyi, kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek Büyükşehir'e teşekkür etti. Hüsünbeyi, "Memnuniyetle belirtmek isteriz ki Büyükşehir Belediyemiz dilekçemiz üzerine 2017 yılı itibari ile mülteci çocuklara da süt vermeyi programına aldığını yazıyla tarafımıza bildirmiştir. Bu basın toplantısıyla, hem bu haberi paylaşmak hem de aldığı bu karardan dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etmek istedik. Unutulmalı ki mültecilik lütuf değil bir haktır. İnsan Hakları Evrensel Beyanname'sinin 14. maddesine göre herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınmaya ve sığınma olanaklarından yararlanmaya hakkı vardır. Yine Belediyeler Kanunu'nun Hemşerilik Hukuku başlıklı 13. maddesinde herkesin ikamet ettiği beldenin hemşerisi olduğu ve hemşerilerin belediyelerin karar alma süreçlerine katılma ve belediye idaresinin hizmetlerinden yararlanma haklarının bulunduğu hükmü yer almaktadır" dedi.

"İZMİR İÇİN ÖNEMLİ KAZANIMDIR"

Açıklamalarının devamında kentte mülteci hakları konusuna duyarlılık gösteren ve sürece katkı veren herkese teşekkür eden Hüsünbeyi, şunları söyledi:

"Mülteci haklarından yararlanmaya çok ihtiyaç duyan çocuk, kadın, yaşlı binlerce insanın yaşadığı şehrimizde gerek kamunun gerek yerel yönetimlerimizin örnek çalışmalar yapmasını diliyoruz. Bu konuda bizler de üzerimize düşen sorumluluğu üstlenmeye ve her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Altını çizmek istediğimiz bir konu da kentimizin farklı çevrelerini temsil eden 220 farklı kuruluşun ortak tavır sergileyerek mülteciler konusunda duyarlılık göstermiş olduğu gerçeğidir. Bu yaklaşım İzmir ve İzmirlilik için önemli kazanımdır. Karabağlar ve Konak Kent Konseylerinin yanı sıra, odalar, sendikalar, vakıflar, hak temelli dernekler, hemşeri, engelli, kadın, kültür sanat, Roman dernekleri olarak bu anlamı birlikteliğimize katkı veren her kuruluşa teşekkür ediyor, birlikteliğimizi sürdüreceğimizi bir kez de buradan duyurmak istiyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Konak Mülteci Meclisi Başkanı Mete Hüsünbeyi'nin konuşması

- Genel ve detay görüntüler

Haber, Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, ()

=============================================

Paramedikler Bodrum'da yarıştı

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Paramedik Kongresi, Ambulans Rallisi ve Alanda Kritik Hastada Girişimsel Müdahaleler Eğitimi'nde 7 ayrı senaryoya göre tasarlanan vakalara müdahale eden acil yardım ekipleri yarıştı. Senaryolar ve yaralılara yapılan makyajlarsa gerçeğini aratmadı.

Muğla İl Sağlık Müdürlüğü, Paramedik Derneği ve Başkent Üniversitesi işbirliği ile 8-11 Aralık tarihlerinde 4'üncü Uluslararası Paramedik Kongresi, Ambulans Rallisi ve Alanda Kritik Hastada Girişimsel Müdahaleler Eğitimi başladı. Etkinliğe Muğla İl Sağlık Müdürü Cihan Tekin, Paramedik Derneği Başkanı Ahmet Hamdi Alpakan, Ralli Organizasyon Komisyonu üyesi Sinan Nuraş ve Ralli Koordinatörü Seran Atila katıldı. Etkinliğe 6 ülke ve Türkiye'deki 30 ilden 600'ü aşkın acil sağlık ekibi katıldı. Ambulans rallisi ile başlayan programa ise 6'sı yabancı 25 ekip katıldı. Senaryolara göre oluşturulan vakalara müdahale eden acil sağlık ekipleri, hakem heyeti tarafından değerlendirildi. Yurt dışından katılan Kanada, Almanya, KKTC, İrlanda, Avusturalya ve Yeni Zelenda acil sağlık ekipleri de yaralılara müdahale ederek, performanslarını sergiledi. Yarışmacılar, travma, otobüs kazası, ileri yaş kalp durması vakası, bebek vakası, medikal acil vakası, çevresel acil vakası, zorlu alanda yaralı taşıma vakalarında bilgilerini yarıştırdı. Yarışmada acil sağlık ekipleri, yaralıları önemine göre derecelendirmesine, nasıl müdahale ettiklerine, taşıma şekillerine, olay yeri incelemesi ve güvenli bölge gibi birçok konuda ayrıntılı incelemeye alındı. Ekiplerin müdahaleleri gerçeği aratmazken, üniversite ve lise öğrencileri de, vakalara müdahaleleri sessizce izledi. En başarılı müdahaleyi yapıp en yüksek puanı alan ekipler belirlenerek, yarın düzenlenecek törenle ödüllendirilecek.

Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, insanları yarıştırarak birini ön plana çıkarmayı amaçlamadıklarını söyleyerek uluslararası katılımcılarla beraber işbirliği içerisinde bilgilerin ve tecrübeleri paylaşıp daha donanımlı bir sağlık hizmeti verilmesini istediklerini kaydetti. Paramedik, acil tıp teknisyeni, sağlık memuru, doktor ve sağlık çalışanları için birçok konu ve konuk belirlediklerini anlatan Tekin, "Acil sağlık hizmetleri camiası olarak bu konuda bir adım daha fark yaratmak, bir adım daha öne çıkmak, sağlık hizmetlerini bir adım daha ileriye götürmenin gayreti içerisinde olacağız" dedi.

25 EKİP 7 FARKLI VAKAYA MÜDAHALE EDECEK

Ralli organizasyonu ve devamında da bilimsel programla 4 gün boyunca birlikte olacaklarını söyleyen Paramedik Derneği Başkanı Ahmet Hamdi Alpakan, hasta taşıma etabı, küçük hastaya müdahale, travma hastasına müdahale ve toplu yaralıların bulunduğu farklı etaplar bulunduğunu belirtti. Kanada'nın Renfreas Şehri, Acil Sağlık Hizmetleri Direktörü Michael Nolan, "Paramedik Derneği böyle bir organizasyon düzenlediği için çok iyi bir iş yaptı. Aynı zamanda uluslararası takımların da gelip yarışması için oldukça güzel bir ortam yarattı. Dünyada benim gördüğüm en iyi yarışmaların içerisinde, hatta en iyisi olduğunu görüyorum. Etaplar, verilen senaryolar, gerçekten zorlayıcı. Aynı zamanda paramediklere tüm klinik bilgilerini kullanmaları için ciddi bir ortam yaratıyor" dedi.

Ralli etabı bugün tüm ekiplerin yarışması ile sona erecek. 11 Aralık'a kadar ise kongre programı devam edecek. Acil sağlık hizmetlerindeki yeni gelişmeler ve yöntemler hakkında katılımcılara bilgi verilecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Yarışlardan görüntü

-Farklı etaplarda yarışan sağlık ekiplerinden görüntü

-İl Sağlık Müdürü Cihan Tekin'in röp

-Paramedik Derneği Başkanı Ahmet Hamdi Alpakan röp

-Kanadalı sağlıkçı ile röp

Haber: Nilüfer DEMİR - Kamera: Hülya ELTEŞ / BODRUM (Muğla) , ()

====================================================

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314

banner325

banner328

istanbul escort