DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 4

1- SANATÇI ERDAL TOSUN'UN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN ŞOFÖR TUTUKLANDI Haber: Yüksel KOÇ / İSTANBUL Oyuncu Erdal Tosun'un ölümüne neden olan sürücü Nihat Şaki, tutuklanma talebiyle gönderildiği mahkemece tutuklandı. Şaki, mahkeme sorgusunda,...

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 4

1- SANATÇI ERDAL TOSUN'UN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN ŞOFÖR TUTUKLANDI



Haber: Yüksel KOÇ / İSTANBUL

Oyuncu Erdal Tosun'un ölümüne neden olan sürücü Nihat Şaki, tutuklanma talebiyle gönderildiği mahkemece tutuklandı.

Şaki, mahkeme sorgusunda, trajik bir kaza sonucu babasını kaybettiğini belirterek, "Kazanın ne olduğunu iyi bilenlerdenim. Çok üzgün olduğumu ifade ediyorum. Suçsuzum, serbest bırakılmak istiyorum" dedi.

Aracıyla seyir halindeki Erdal Tosun'un aracına çarparak ölümüne neden olan Nihat Şaki, sorgusunu yapan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ali Karabulut tarafından, "Taksirle adam öldürmeye neden olmak" suçundan tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Tutuklanma talebiyle İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Nihat Şaki, emniyet ve savcılıkta verdiği ifadesini tekrarladığını belirterek, "Ben trajik bir kaza neticesinde kendi babamı da kaybettim. Kazanın ne olduğunu iyi bilenlerdenim. Çok üzgün olduğumu ifade ediyorum. Kazanın nasıl meydana geldiğini ve nasıl meydana geldiğini tam hatırlamıyorum. Şuurumu kaybetmiştim. Suçsuzum, serbest bırakılmamı talep ediyorum" dedi.

İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimi Hasan Basri Savaş, suçun "Bilinçli taksirle adam ölüme neden olmaö suçuna dönüşme ihtimali ve alacağı muhtemel cezanın üst sınırını gerekçe göstererek, "Taksirle adam öldürmeö suçundan tutuklanmasına karar verdi.

==============================

2- AVCILAR'DAKİ TRAFİK KAZASINDA ÖLEN ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN CENAZELERİ ADLİ TIP'TA

Haber-Kamera: İbrahim AKTÜRK/İSTANBUL-

Avcılar'da, dün gece yön tabelasına çarptıktan sonra alev alan araçta bulunan üniversite öğrencisi Kadir Yıldırım (21) ile Doğukan Öner (21)'in cenazelerini almak üzere aileleri Adli Tıp Kurumu'na geldi.

Beykent Üniversitesi İç Mimarlık 2.sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Kadir Yıldırım ile Arel Üniversitesi öğrencisi Doğukan Öner'in cenazeleri dün gece kazanın ardından incelenmek üzere Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'na kaldırılmıştı. Üniversiteli gençlerin yakınları sabah saatlerinde cenazeleri teşhis etmek için Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada güçlükle ayakta durabilen Kadir Yıldırım'ın babası Yaşar Yıldırım'ı yanındakiler teselli etmeye çalıştı. Cenazeler, daha sonra aileler tarafından teşhis edildi. Basın mensuplarına açıklama yapan Kadir Yıldırım'ın dayısı Tahsin Odunkıran, kazanın ardından olay yerine gittiğini, kazadan sonra arabada yangın çıktığını öğrendiğini ve iki gencin de o sırada aracın içinde olduğunu söyledi. Üniversiteli gençlerin cenazelerinin, yarın Adli Tıp Kurumu'ndan alınarak cenaze namazı için Beylikdüzü'ndeki Fatih Camii'nde götürüleceği öğrenildi.

Görüntü Dökümü:

---------------

-Adli Tıp Kurumu'ndan detay görüntü

-Kadir Yıldırım'ın babası Yaşar Yıldırım (ağlayan, gri ceketli, saçsız)

-Kadir Yıldırım'ın yakınlarıyla röportajlar

-Detay görüntüler



///////////// GEÇİLEN GÖRÜNTÜ

(CEP TELEFONU KAMERASI)

-Alev alev yanan araç (İki ayrı kamera)

-İtfaiyenin müdahalesi

(AKTÜEL KAMERA)

-itfaiye ambulans ve polis ekiplerinden görüntü

-Polisin inceleme yapması

-Yanmış araçtan görüntü

-Genel ve detay görüntüler

01.12.2016 - 03.54 Haber Kodu : 161201005

===================

3- SULTANAHMET'TEKİ CANLI BOMBA SALDIRISIYLA İLGİLİ DAVADA 2 TAHLİYE

Haber: Hayati KILIÇ - İSTANBUL

Sultanahmet Meydanı'nda terör örgütü DAEŞ üyesi Nabil Fadlı tarafından gerçekleştirilen, 12 Alman vatandaşının öldüğü ve 16 kişinin yaralandığı canlı bomba saldırısına ilişkin davada 2 kişi tahliye edildi.

İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada 7 tutuklu sanık ile avukatları hazır bulundu. Duruşmada 4 kişi tanık olarak dinlendi.

DAEŞ'TEN KAÇARAK TÜRKİYE'YE GELDİK

Tanık Vakit Abdulkerim ifadesinde, sanıklardan Ayad Muneer Saud ile arkadaş olduklarını belirterek, "Irak'ta ayrı ayrı işyerlerimiz vardı. DAEŞ'ten kaçarak Türkiye'ye geldik. Manier Saud "ayad hawala" sistemi denilen işle uğraşmaktadır. Bu işle igili şirketi bulunmaktadır. Özelikle Türkiye'ye göç eden muhacirler para transferlerini bu sistem aracılığı ile yapmaktadır. Ancak sanığın şirketi aracılığıyla kime para gider kimden gelir bilmiyorum. DAEŞ örgütü ile bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum" dedi. Bir başka tanık ise sanık Ayad Muneer

Saud'u 1.5 yıldır tanıdını belirterek "DAEŞ'le bağlantısını görmedim" dedi.

EŞİ TANIK OLARAK DİNLENDİ

Sanıklardan Ayad Muneer Saud eşi Marıem Abdulsatar da duruşmada tanık olarak dinlendi.

Eşinin DAEŞ'le bir alakasının bulunmadığını söyleyen Marıem Abdulsatar, "6 yıllık evliyiz. Evlenmeden önce Al Rafidin isimli televizyonda çalışıyordu. Devlet kanalı mı özel mi bilmiyorum. Daha sonra birkaç şirkette çalıştı" dedi.

Sanıklar tahliyelerini talep ettiler. Duruma sonunda, Ayad Muneer Saud ve Ömer Hallum Raheem tahliyelerine karar veren mahkeme duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

İddianamede, 5'i tutuklu ikisi firari 26 şüphelinin, 7,5 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapisle cezalandırılması isteniyor.



========================================

4- DERBİDEKİ "O PANKART"A KADINLARDAN SUÇ DUYURUSU

Haber: Arzu KAYA, İstanbul

Fenerbahçe-Galatasaray arasında oynanan derbi maçında açılan pankartla "Suç İşlemeye Tahrik", "Suçu ve Suçluyu Övme", "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" ve "Hakaret İçeren Tezahürat" suçlarının işlendiğini belirten Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği , savcılığa suç duyurusunda bulundu.

AÇILAN PANKART...

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği adına Avukat Aynur Tuncel Yazgan tarafından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan 17 sayfalık suç duyurusu dilekçesinde, 20 Kasım 2016 tarihinde Kadıköy'deki Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda Fenerbahçe ve Galatasaray arasında gerçekleşen müsabakada 'UntilTheGrave Uslanmaz Tribün Gençleri' olarak anılan Fenerbahçeli bir kısım taraftarın bir pankart açtığı belirtildi.

"CİNSEL İSTİSMAR EYLEMLERİNE GÖNDERME"

Dilekçede, söz konusu pankartın üzerindeki yazı incelendiğinde Galatasaray'ın 17 yıldır Şükrü Saraçoğlu Stadında bir galibiyet alamadığına vurgu yapılmak istendiği ancak bu vurgunun "18 yaş öncesinde çocuklara yönelik cinsel istismar eylemlerine gönderme yapılarak" gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Suç duyurusu dilekçesinde, "Bu vurguda; 17 yıldır galibiyet alamama; çocuğun 18 yaşın altında bulunmasına, rakibini yenmek; cinsel istismar gerçekleştirmeye, rakip takım; cinsel istismara/saldırıya uğrayan-ezilen ve güçsüz bir kişiye, yenen takım; cinsel istismar failine benzetilmiş, +18 ifadesi ile, cinsel saldırı eylemlerinin bundan sonra da süreceği ve cinsel saldırı suçunun mağduru artık 18 yaşını doldurduğundan, eylemin yasal olacağına ilişkin bir algı yaratılmaya çalışılmıştır" denildi.

"EYLEMLERİ SUÇ OLUŞTURMAKTADIR"

Dilekçede, "Her ne kadar taraftar grubu, söz konusu pankartın açılmasından sonra sosyal medya üzerinden gelen birçok eleştiriden ötürü, pankartın amacının yalnızca yenilmezliğe vurgu olduğunu açıklamış ve başka hiçbir amaç güdülmediğini belirtmiş ise de; yenilmezliğe yapılan vurgunun çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel istismar eylemlerinin küçük düşürücü ve aşağılayıcı biçimde kullanılarak, kadın ve çocuk bedeni üzerinden yapıldığı açıktır. Bu yönüyle pankartı açan şüphelilerin eylemleri suç oluşturmaktadır" cümleleri kullanıldı.

MÜSABAKALARI SEYİRDEN YASAKLAMA TEDBİRİ

Suç duyurusuna konu eylemin faili olan şüphelilerin, taraftarı oldukları futbol takımının yenilmezliğini sembolize etmek için toplumun hassas ve en güncel konusundan yararlandıkları kaydedilen dilekçede, soruşturma kapsamında yapılacak araştırma sonucu kimlikleri saptanacak şüpheliler hakkında, "spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri" uygulanması da talep edildi.

İDDİANAME DÜZENLENMESİ TALEP EDİLDİ

Dilekçede kimlikleri bilinmeyen şüpheliler hakkında "Suç İşlemeye Tahrik", "Suçu ve Suçluyu Övme", "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" ve "Hakaret İçeren Tezahürat" suçlarından soruşturma yapılarak cezalandırılmaları istemiyle iddianame düzenlenmesi talep edildi.

=======================================

5- RESTORANDA ÇOCUĞA ASİTLİ MADDE ATILMASI DAVASI

* SANIK, "BİR CANİ DURUMUNA DÜŞÜRÜLDÜM"

Haber: Arzu KAYA, İstanbul

Ataşehir'deki ünlü bir lokantada 3 yaşındaki çocuğun üzerine asitli madde attığı gerekçesiyle Cihan Araçman hakkında "Çocuğu ve beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etme" ve "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma" suçlarından toplam 24,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine devam edildi.



"HAKİMLERİN VİCDANLI ELLERİNE BIRAKIYORUZ"

Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Cihan Araçman, mağdur Y.K'nın annesi Işıl Güven, babası Cenk Kocakaya, taraf avukatları ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı da katıldı. Duruşmada söz alan mağdur Y.K.'nin avukatı Rahşan Sertkaya, "Sanık Cihan Araçman'ın 'Şakaydı' deyip bu olaydan sıyrılma çabasını siz hakimlerin vicdanlı ellerine bırakıyoruz" dedi. Ailenin diğer avukatları ise sanığın cezasında indirim uygulanmasının kamu vicdanını zedeleyeceğini belirterek Araçman'ın cezalandırılmasını talep etti. Y.K.'nın babası Cenk Kocakaya ise sanığın en üst sınırdan, indirim uygulanmadan cezalandırılmasını istedi.

ANNEDEN TEPKİ...

Sanık Araçman'ın avukatlarından Gürkan Altun, sanık Araçman'ın olay günü montun cebinde tesadüfen boyayı bulundurduğunu belirterek, "Çocuğun eline dökmeye çalışmış, dökülmemiş, sıkınca da yüzüne sıçramıştır. Olayda bir tasarlama ve kasıt olmayacağı açıktır. Müvekkilim kimyasal madde içeriği ve tepkilerini bilmemektedir. Çocuğun boya sıkıldıktan sonra yüzünün yıkanması çocuğun zararına olmuştur. Restoranın yakınındaki hastaneye gidilmiş olsaydı muhtemelen zarar bu dereceye varmayacaktı" dedi. Bunun üzerine anne Işıl Güven, "Keşke bu dedikleriniz doğru olsaydı" diyerek avukata tepki gösterdi. Avukat Altun konuşmasında devamla, "Bu olayın dünyada tek olduğu yönünde beyanda bulunmaları doğru değildir. Cilde uygulanırsa sülfürik madde öldürücü nitelikte olmamaktadır. Müvekkilim yaklaşık 13 aydır tutukludur" diye konuştu.

"TAHLİYESİNİ TALEP EDERİM"

Araçman'ın bir diğer avukatı Şerafettin Tiryaki ise, "Müvekkilim 2 ayrı üniversiteyi birincilikle bitirmiştir. Olay anına kadar parlak kariyeri olan bir kişiydi. Bu olay nedeniyle iş hakkı feshedildi. Eşi tarafından boşanma davası açıldı, evlilik birliği sona erdi. Bu olayı tasarlamış olsa kimsenin görmediği bir yerde yapabilirdi. Müvekkilimin tahliyesini talep ederiz" dedi.

"ZARAR GÖRECEĞİNİ BİLSEYDİM..."

Mahkeme Başkanı tarafından son sözü sorulan Cihan Araçman ise, "Bu olay, çocukları elleri yüzleri boya olduğunu gördüğümde aklıma geldi. Hiç istemediğim bir şekilde sona ermiştir. Zarar göreceğini bilsem onlarca kameranın önünde öyle bir şey yapamazdım. Art niyetim olsa neden yüzlerce kişinin olduğu yerde böyle br şey yapayım? Fevkalade bir durum farketseydim ilk müdahaleyi ben yapardım. Yerime geçip oturduğumda annesinin yanına gelen çocuğun gözleri açıktı. Muhtemelen yüzü annesi tarafından yıkanınca böyle oldu. Olaydan sonra annesinin peşinden hastaneye gittik. Hastaneye gidince 'Acaba benim yüzümden mi oldu' dedim? Olaydan sonra vicdan azabıyla her şeyi anlattım. Olayın detayları benim anlatmamla ortaya çıkmıştır. Kamuoyu bu olayı saldırı olarak lansetmiştir. Kamuoyunun baskısı ile oluşturulmş bu iddianame neticesinde bir cani durumuna düşürüldüm. Çocuğun iyileşmesine çalıştım. Her günümü vicdan azabıyla hastanede geçirdim" dedi.

"KEŞKE KONTROL ETSEYDİM İÇİNİ"

Araçman ifadesinde devamla, "Benim tek ve en büyük hatam bu maddeyi boya zannetmemdi. Keşke kontrol etseydim içini. Etsem bile ne olduğunu anlamayacaktım. Böyle bir uzmanlık alanım yok. Anne bilmeden çocuğun yüzünü yıkayınca sonucun nasıl böyle olacağını bilmiyorsa ben de içindeki ile böyle olacağını bilmiyordum. Bunca üzücü olayın içinde cezaevinde beni sevindiren tek şey Yaman'ın sosyal hayatına dönmüş olmasıdır. Bunları onlara yaşattığım için çok pişman ve üzgünüm. Bundan sonra da ailenin yanında maddi ve manevi yanında olacağım" şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.

OLAYIN GEÇMİŞİ...

17 Ekim 2015 tarihinde meydana gelen olaydan 6 gün sonra tutuklanan Cihan Araçman hakkında, 3 yaşındaki Y.K.'ye yönelik "Çocuğu ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası, diğer mağdur çocuklar E.E. ve B.Ö.'ye yönelik de "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak" suçlarını işlediği gerekçesiyle de 8 aydan 4,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Araçman hakkında toplamda 13 yıl 8 aydan 24,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

=======================================

6- (geniş haber)ÇOCUĞA ASİT ATAN ADAMA 9 YIL 36 AY HAPİS

* "Çocuğu ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 20 yıla kadar hapsi isteniyordu...Mahkeme sanığın "Kasten Yaralama" suçunu işlediğini belirterek 9 yıl 36 ay hapse çarptırdı.

Haber / Kamera: Arzu KAYA, İstanbul

Ataşehir'deki ünlü bir lokantada 3 yaşındaki çocuğun üzerine asitli madde attığı gerekçesiyle Cihan Araçman hakkında "Çocuğu ve beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etme" ve "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma" suçlarından toplam 24,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın karar duruşması görüldü.

9 YIL 36 AY HAPİS CEZASI

Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi olaya ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme heyeti Sanık Cihan Araçman'ın Y.K.'ya karşı "Kasten Yaralama" suçunu işlediğini belirterek ilk önce 2 yıl 8 ay hapse çarptırılmasına karar verdi. Suçun kendini savunamayacak kişiye karşı olması, silahtan sayılan madde ile işlemiş olması ve organlardan birinin işlevini yitirmiş olmasını dikkate alan mahkeme sanığın cezasında artırıma giderek 9 yıl 36 ay hapse mahkum etti.

3 BİN 600 LİRA PARA CEZASI

Mahkeme, Araçman'ın diğer mağdur çocuklar E.E. ve B.Ö'ye yönelik "Olası kasıt altında yaralama" suçunu işlediği gerekçesiyle de günlüğü 20 liradan 90 gün karşılığı para cezasına çarptırdı. Para cezasını toplamda 3 bin 600 liraya çeviren mahkeme heyeti, sanık Araçman'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

"30. AMELİYATA GİRECEĞİZ"

Duruşma çıkışı anne Işıl Güven, "İstinafa gideceğiz. Yarın Yaman'ın 30. ameliyatı olacak. izin verirseniz oraya gideceğiz. Yarın sabahın köründe ameliyata gireceğiz. Vİcdanlar rahatlamamıştır" dedi.

OLAYIN GEÇMİŞİ...

17 Ekim 2015 tarihinde meydana gelen olaydan 6 gün sonra tutuklanan Cihan Araçman hakkında, 3 yaşındaki Y.K.'ye yönelik "Çocuğu ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası, diğer mağdur çocuklar E.E. ve B.Ö.'ye yönelik de "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak" suçlarını işlediği gerekçesiyle de 8 aydan 4,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Araçman hakkında toplamda 13 yıl 8 aydan 24,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Baba Cenk Kocakaya'nın çıkışı

-Anne Işıl Güven'in çıkışı

-Genel ve detaylar

01.12.2016 - 17.40 Haber Kodu : 161201175

======================================

7 - 25 ARALIK SORUŞTURMASINDA KUMPAS DAVASI...

Haber: Ümit TÜRK İstanbul /

FETÖ'nün takipsizlikle sonuçlanan 25 Aralık soruşturmasında usulsüzlükler yaptığı iddiasıyla firari sanık Fetullah Gülen ile eski emniyet müdürü Yakub Saygılı'nın da aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 69 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması yapıldı. Mahkeme Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu eski bakanlar ve iş adamlarının yer aldığı 32 ismin suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle davaya katılma taleplerini kabul etti.

FETÖ'nün "25 Aralık soruşturması"nda usulsüzlükler yaparak Suudi iş adamı Yasin El Kadı ile iş adamları Fatih Saraç, Latip Topbaş, Nihat Özdemir, Orhan Cemal Kalyoncu ve Faruk Kalyoncu'nun da bulunduğu işadamlarına kumpas kurdukları iddiasıyla, Fetullah Gülen ve eski Emniyet Müdürü Yakub Saygılı'nın da arasında bulunduğu 7'si tutuklu 69 sanığın yargılandığı davanın 12'nci duruşması yapıldı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar eski emniyet müdürleri Yakub Saygılı ile Kazım Aksoy, İbrahim Şener, Arif İbiş, Mehmet Habip Kunt, Mehmet Fatih Yiğit, Mustafa Demirhan ile 14 tutuksuz sanık katıldı. Başka suçtan tutuklu 3 sanığın da hazır bulunduğu duruşmada, müştekileri avukatları temsil etti.

DELİLLERİ İNCELEDİKTEN SONRA SAVUNMA YAPMAK İSTEDİLER

Duruşmada beyanı sorulan tutuklu sanıklar, davanın delilleri olan HTS ve log kayıtları, bilgisayar imajları, harddisk örnekleri, CD ve DVD örneklerinin kendilerine verilmesini talep ederek, bu delilleri inceledikten sonra savunma yapacaklarını söyledi. Tahliye talep eden tutuklu sanıklardan İbrahim Şener, "Şu ortamda kimsenin kaçabileceğini zannetmiyorum. Zaten herkesin gözü üzerimizde ve kimse de kaçmaz" dedi.

"DELİLLER SANIKLARA VERİLSİN Kİ SAVUNMALAR YAPILSIN"

Beyanı sorulan tutuklu sanıklardan Yakup Saygılı ve Kazım Aksoy'un avukatı Muammer Aydın, heyet üyelerinin sürekli değiştiğini ve bir avukat olarak böyle bir mahkemede yargılanmak istemeyeceğini belirtti. Avukat Aydın, "Çünkü burada yargılanmak peşin hüküm demek. Adil yargılanmadan bahsetmek mümkün değil. Gücü elinde bulunduranlar gücün hukukunu kullanıyorlar. Deliller sanıklara verilsin ki savunmalar yapılsın. Müvekillerimin tahliyesini istiyorum" diye konuştu.

TAHLİYE TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklara isnat edilen suçların kanunda ön görülen cezanın kaçma şüphesi doğuracağı gerekçesiyle, tutuklu sanıklar Yakub Saygılı, Kazım Aksoy, İbrahim Şener, Arif İbiş, Mustafa Demirhan, Mehmet Habip Kunt ve Mehmet Fatih Yiğit'in tahliye taleplerini reddederek tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

TUTUKSUZ SANIKLARIN İDDİANAME VE EKLERİNİN VERİLMESİ TALEBİ KABUL EDİLDİ

Mahkeme, tutuksuz sanıkların kaleme müracaat etmeleri halinde iddianame ve eklerinin verilmesi talebini kabul ederken, tutuksuz sanıkların ses kaydına ilişkin CD'lerin verilmesi talebini ise CMK uyarınca reddetti. Firari sanıklar Fetullah Gülen ile Sinan Dursun'un ise gıyabında tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN DAHİL 32 İSMİN DAVAYA KATILMA TALEBİ KABUL EDİLDİ

Mahkeme ayrıca, suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Enerji Bakanı Berat Albayrak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski bakanlar, Egemen Bağış, Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar, Taner Yıldız, Hayati Yazıcı, Ömer Dinçer, Mahir Ünal, Yalçın Akdoğan, Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, İşadamları Abdulkerim Çay, Usame Kutup, Cengiz Aktürk, Hasan Dağcı, Cemal Kalyoncu, Ömer Faruk Kalyoncu, Latif Topbaş, Abdullah Tivnikli, Avni Çelik, Oğuzhan Boyacı,Turgut Simitçioğlu, Bilal Erdoğan, Serhat Albayrak'ın davaya katılma taleplerini kabul etti. Duruşma ertelendi.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, Gülen, Sinan Dursun, eski emniyet müdürleri Yakub Saygılı, Kazım Aksoy ve Hamza Tosun'un da aralarında olduğu 67 sanığın, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

====================================

8 - ERDAL TOSUN, BABASI VE KARDEŞİYLE AYNI MEZARA GÖMÜLDÜ

- Erdal Tosun'un cenazesi 3 katlı aile kabristanında babası Necdet ve kardeşi Gürdal Tosun'un üzerine aynı mezara gömüldü.

Haber: Özgür ALTUNCU / Kamera: Yaşar KAÇMAZ - İstanbul

Trafik kazasında yaşamını yitiren ünlü Tiyatro Sanatçısı Erdal Tosun, babası Necdet ve kardeşi Gürdal Tosun ile aynı mezara defnedildi. Erdal Tosun için Levent Camii'nde ikindi namazına müteakip cenaza namazı kılındı. Helallik alınmasının ardından Tosun'un cenazesi toprağa verilmek üzere Zincirlikuyu Mezarlığı'na götürüldü. Aile kabristanı üç katlıydı. Birinci katında babası Necdet Tosun yatıyordu. İkinci katına da kendisi gibi genç yaşta vefat eden kardeşi Gürdal Tosun 16 yıl önce defnedilmişti. Bugün de Erdal Tosun mezarın en üst katına babası Necdet Tosun ve kardeşi Gürdal Tosun üzerine gömüldü.

ÜNLÜ İSİMLER CAMİYE DE GELDİ

Gürdal Tosun'un cenazesi BKM'de yapılan törende olduğu gibi kalabalıktı. Çok sayıda ünlü isim cenaze için camideydi. Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ gibi isimler cenaze törenine de katıldı.

AHMET NUR ÇEBİ: HERŞEY ÜST ÜSTE GELİYOR

Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi de törendeydi. Tosun ailesiyle yakın dost olduklarını söyleyen Çebi, çok sevdiğini söylediği Erdal Tosun'u yolcu etmek için oradaydı. Erdal Tosun'la yazları Karabük'e geldiğinde arkadaşlık yapmaya başladıklarını, İstanbul'da da arkadaşlıklarının sürdüğünü söyleyen Cebi, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Özellikle annesi bizim için çok kıymetli bir insan. Herşey üst üste geliyor. Hayat bu herhalde katlanmak zorundayız, kader" dedi. Çebi Erdal Tosun'un Futbolla pek alakası olmadığını, sanatçı kişiliğinin ön planda olduğunu da sözlerine ekledi. Konservatuar yıllarından beri Erdal Tosun ile arkadaş olduklarını söyleyen oyuncu Oktay Kaynarca da,"Kardeşi de erken yaşta vefat etmişti. O zaman da iççimiz çok yanmıştı" dedi.

YAKIN ARKADAŞI ÖZDURAL ANLATTI

Erdal Tosun'un en yakın arkadaşlarından ünlü seslendirme ve Tiyatro sanatçısı Savaş Özdural da son görevini yerine getirmek için camideydi. Erdal ve Gürdal kardeşlerle ile uzun yıllarının beraber geçtiğini söyleyern Özdural, "Bazı gidenlerin arkasından giderken söylenecek bir kelime bulunamıyor. Ecel diyoruz. Saniyelerle aramızdan ayrıldı. Bir saniye önce veya sonra olsa bunlar başımıza gelmeyecekti ama tadacakmışız. Ailesi tabi çok acı çekiyor. Sevim teyze iki oğlunu kaybetti. Ona büyük sabır diliyoruz. Kalbimizde, sinemalarda ve televizyonda yaşacak" dedi.

MARLON BRANDO'YA SES VERMİŞTİ

Erdal Tosun'un sahneye koydukları bütün oyunları Tiyatroya gelerek izlediğini söyleyen Özdural Erdal Tosun'un az bilinen bir özelliğinden de söz etti. Özdural,"Dublaja geliyordu. Özel roller konuşurdu. Damdaki kemancı kaydı var elimizde. Antony Quin'i konuşmuş, Marlon Brando'yu konuşmuş çok iyi bir seslendirmeciydi. Çok iyi bir oyuncuydu. Çok da iyi bir insandı. Çok bilgili, birikimli, deneyimli bir insandı" diye konuştu.

CHP'DEN GENİŞ KATILIM

Erdal tosun'un cenazesine CHP Genelbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu çelenk gönderirken, CHP Genelbaşkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ve CHP'li Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar da cenaze namazına katıldı.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

- Cenazeden detay

- Kaynarca, Çebi Özdüral ile röportajlar

- Cem Yılmaz, Demet Akbağ ve Yılmaz Erdroğan'dan detay

- Çelenklerden detay

- Cenaze namazının kılınması

- Helallik alınması

- Cenazenin omuzlanması, götürülmesi

- Cenazenin toprağa verilmesinden detay

- Necdet Tosun , Gürdal Tosun'un mezarlarının üzerine Erdal Tosunun defnedilmesinden detay görüntü

01.12.2016 - 16.39 Haber Kodu : 161201152

01.12.2016 - 17.36 Haber Kodu : 161201171

======================================

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner246

banner55

banner295