DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

  1-İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU CHP İL BAŞKANLARIYLA İLGİLİ TALİMAT VERDİM -1  Haber-Kamera: Enver ALAS-Alper KORKMAZ-İSTANBUL İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Valilere müsteşarım üzerinden talimat gönderdim; ' CHP İl başkanlarını...

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

 

1-İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU CHP İL BAŞKANLARIYLA İLGİLİ TALİMAT VERDİM -1 

Haber-Kamera: Enver ALAS-Alper KORKMAZ-İSTANBUL
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Valilere müsteşarım üzerinden talimat gönderdim; ' CHP İl başkanlarını bundan sonra şehit cenazelerinde protokole kabul etmeyin' diye. Bu kadar basit." dedi.

"HDP, PKK ÜZERİNDEN MİLLETTEN İNTİKAM ALMAKTADIR"
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Esenler AK Parti İlçe Başkanlığı ziyareti sırasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Soylu, Doğubeyazıt'ta Mevlit Bengi'nin öldürülmesinden sonra HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ı arayıp partisini sorumlu tuttuğu iddiasıyla ilgili konuştu. Soylu katledilen Bengi'nin 10 çocuğu olduğunu hatırlatarak " Kendi çocuğu kızamık olunca hasta olunca hastane hastane koşarlar. En lüks hastanelere giderler. Orada Doğu ve Güneydoğu'da HDP, PKK üzerinden milletten intikam almaktadır. Bu kadar açık ve net. Evet aradım. Söylediklerinde eksik yoktur fazla vardır.Arkadaşlarım o bölgede sokağa çıkma yasağı ilan ettiler. Gerekli soruşturmalar sürüyor. Çok ciddi gözaltılar var. Bu arkadaşımızın katilini bulacağız" diye yanıtladı.

"SANDIKTA BERABERLERSE CENAZEDE DE OLACAKLAR" 
Soylu, CHP İl Başkanlarının şehit cenazelerinde protokole alınmamasıyla ilgili " Valilere müsteşarım üzerinden talimat gönderdim; ' CHP İl başkanlarını bundan sonra şehit cenazelerinde protokole kabul etmeyin' diye. Bu kadar basit. Onların gideceği bir adres var. O adresi de göstereceğiz. PKK mensuplarının cenazeleri var. Biz onları çok kısıtlı kaldırtıyoruz. Onlara bir kişilik kontenjan ayıracağız. Sandıkta beraberlerse cenazede de olacaklar" diye konuştu

Görüntü Dökümü:
-Soylu'nun konuşması
-Detaylar

====================

- (ÖZEL) 
(havadan görüntülerle)
2-  İSTANBUL TRAFİĞİNE "ATAK" DESTEĞİ

-  80 kavşakta sistemin kuruldu, trafiği minimum yüzde 15 azalttı.

Haber-Kamera: Özgür Deniz KAYA-Harun UYANIK / İSTANBUL () 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB,  trafik yoğunluğunu azaltmak için Adaptif Trafik Yönetim Sistemi (ATAK)'ı hayata geçirdi. Bunun Türkiye'de bir ilk olduğunu belirten İSBAK Sinyalize Sistemler Programlama Şefi Şafak Tuncer, 'ya yaptığı açıklamada,  halen 80 kavşakta sistemin kurulduğunu kaydederek,  "Trafik yoğunluğundaki azalma minimum yüzde 15 seviyelerinde.  Bununla beraber karbondioksit salınımı, emisyon değerlerindeki azalma yüzde 18 seviyelerine kadar düşüyor. dedi.
İBB'nin iştirak şirketi olan İstanbul Bilişim ve Akıllı Kent Teknolojileri (İSBAK) A.Ş, şehirdeki trafik yoğunluğunun azaltılarak akışın hızlanması amacıyla  ATAK sistemini geliştirdi.  Yaklaşık 1.5 yıldır denenene sistemde  trafik ışıklarının 100 metre gerisinde, her bir şeridin ortasına yerleştirilen dedektörler, geçen araç sayısına ve yoğunluğa ilişkin veriler topluyor. Bu veriler anlık olarak İBB'nin Ulaşım Denetim Merkezi'ne aktarılıyor. Trafik ışıklarının kırmızı ve yeşil olarak kaldığı süreler, bu verilere göre otomatik olarak belirleniyor ve sabit ışık süresi uygulamasından vazgeçiliyor. Böylece trafik sıkışıklığına sebep olan gereksiz beklemeler ortadan kaldırılıyor.

SENSÖRLÜ CİHAZ ASFALTIN ALTINA YERLEŞTİRİLDİ
İSBAK Sinyalize Sistemler Programlama Şefi Şafak Tuncer,  'ya  yaptığı açıklamada, "ATAK bize sinyalize kavşaklarda seyahat sürelerinde, trafik yoğunluğunda azalma gibi faydalar sağlıyor. Araç sayısı, hızı, trafik yoğunluğu gibi veriler asfalt altına yerleştirilen sensörler sayesinde Ulaşım Yönetim Merkezi'ne iletiliyor. İletilen bu veriler, İSBAK tarafından geliştirilmiş algoritma sayesinde kavşaklarda araçların beklemelerini azaltıyor" dedi.

80 KAVŞAKTA "ATAK" MODELİ UYGULANIYOR
İstanbul'da hâlihazırda 80 kavşakta sistemin kurulu olduğunu belirten Tuncer, "Hedefimiz önümüzdeki günlerde bu sayıyı 200'e çıkarmak. Uzun vadede ise İstanbul'da yer alan 2 bin 250  sinyalize kavşakta bu sistemi uygulamak" diye konuştu.  Tuncer, "Trafik yoğunluğundaki azalma minimum yüzde 15 seviyelerinde. Bununla beraber karbondioksit salınımı, emisyon değerlerindeki azalma yüzde 18 seviyelerine kadar düşüyor. ATAK, aynı zamanda çevreci bir sistem. Bir yönden gelen araç sayısı diğer yönden gelen araç sayısından fazlaysa, o yöne daha fazla geçiş hakkı tanınması gerekiyor. Sistem de tam olarak trafik polisi edasında otomatik olarak karar vererek bunu sahaya uyguluyor. Sistem, dünyanın gelişmiş ülkelerinde benzer şekilde uygulanıyor. Türkiye'de ise ilk defa İstanbul'da, tamamen yerli ve milli bir yazılım geliştirilerek gerçekleştirilmiş durumda." dedi.

1 MİLYON 700 BİN LİRALIK TASARRUF
Sistem sayesinde araçlardaki yakıt tüketiminin azaldığına da dikkat çeken Tuncer, "Bu sistem bir kavşak için yıllık ortalama 700 bin liralık yakıt tasarrufu sağlıyor. Zaman ve emisyondan da kazançları eklersek bir kavşak için yılda toplamda 1 milyon 700 bin liralık fayda sağlıyor" diye konuştu.
İstanbul'da sistemin yer aldığı noktalardan örnekler veren Tuncer, "Barbaros Caddesi, Maslak-Acıbadem arteri, D-100'de Sahilyolu'nu birbirine bağlayan 10. Yıl Caddesi'ndeki kavşaklarımızda mevcut. Kritik lokasyonlarda bu sistemi uygulamaya devam ediyoruz" dedi. eni kavşaklara yerleştirilecek sistemin yerli olanaklarla yapılacağını kaydeden Tuncer, "Bugüne kadar kullandığımız donanımlar yurt dışından ithal ettiğimiz donanımlardı. Bu donanımları da tamamen yerlileştirerek, kendi ürettiğimiz donanımlar hâline dönüştürdük" dedi. 

ATAK NASIL ÇALIŞIYOR?
ATAK sistemi, kavşaklardaki anlık araç yoğunluklarına göre gerçek zamanlı trafik yönetimi sağlıyor. Önce kavşaklarda bulunan manyetik sensörler araç sayısı bilgisini algılıyor. Sensörlerin algıladığı bu bilgileri kavşaktaki trafik sinyal denetleyicisine gönderiyor. Denetleyici bu bilgiyi anında trafik kontrol merkezinde bulunan ATAK sistemine gönderiyor. Sistem kavşaktaki yoğunluk bilgisini alarak, özel algoritması sayesinde gerçek zamanlı optimizasyon yöntemlerini kullanarak hangi kavşakta hangi yöne yeşil ışığın ne kadar süre yanması gerektiğini hesaplıyor. Sonuç olarak trafik sıkışıklığına sebep olacak araçlar bekletilmeden ya da daha az bekletilerek yoğunluk yaşanan bölgeden ayrılıyor. ATAK ile trafiğe gerçek zamanlı müdahale edilerek, trafik akışı hızlandırılıyor.
Sistem; İstanbul'da Ayvansaray Kavşağı, Aksaray Küçük Langa Kavşağı, Edirnekapı Yol Bakım Kavşağı, Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi Kavşağı, Ataköy 1. Kısım Kavşağı'nın da bulunduğu 80 kavşakta yer alıyor. Kısa zamanda bu sayının 200'e ulaşması, uzun vadede ise İstanbul'un bulunan 2 bin 250 kavşakta sistemin hayata geçirilmesi planlanıyor.

Görüntü Dökümü: 
--------------------
-Havadan görüntülerle kavşaklardan görüntüler
-İSBAK Sinyalize sistemler Programlama Şefi Şafak Tuncer ile röportaj
-Ulaşım Denetim Merkezi'nden detay
-Ayvansaray'daki kavşaktan ve trafik ışıklarından detaylar
-Sensörlü cihaz detayı ve yolun altına gömülmüş hâli
-Havadan trafik detayları
-Muhabir anonsları

================

3- GAZETECİ DENİZ YÜCEL'İN İFADESİ YURTDIŞINDA ALINACAK (1)

Haber: Özden ATİK / İstanbul,
Alman "Die Welt" gazetesinin Türkiye temsilcisi Deniz Yücel'in  "Terör örgütü propagandası yapmak" ve "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarından yargılanmasına başlandı. İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya, Almanya'da yaşayan sanık Deniz Yücel katılmazken; avukatı Veysel Ok katıldı. Duruşmayı Almanya Başkonsolosluğundan temsilciler ve gazeteciler izledi. Yücel'in avukatı Veysel Ok, müvekkili hakkında derhal beraat talebinde bulundu. Derhal beraat talebini reddeden mahkeme heyeti ise sanık Deniz Yücel'in ifadesinin yurtdışından istinabe yoluyla alınmasına hükmetti. Duruşma, 20 Aralık tarihine bırakıldı.

18 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Deniz Yücel,  geçen yıl 14 Şubat'ta gözaltına alınmış, 27 Şubat'ta çıkarıldığı mahkeme tarafından, "Terör örgütü propagandası yapmak" ve "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarından tutuklanmıştı. Yaklaşık bir yıldır tutuklukalan Yücel hakkında, "Terör örgütü propagandası yapmak" ve "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarından 4 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası talebiyle iddianame düzenlenmişti. İddianameyi kabul eden İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi de 16 Şubat'ta Yücel'in tahliyesine karar vermişti.  

Görüntü Dökümü:
-Avukat Veysel Ok

================

4- FETÖ'NÜN ADLİ TIP YAPILANMASI DAVASINDA KARAR : 36 SANIĞA CEZA 

* Mahkeme 36 sanığı örgüte üye olmak ve örgüte yardım suçlarından 2 yıl 1 aydan 8 yıl 9 aya kadar değişen hapis cezalarına çarptırdı 

* 10 sanık beraat etti

Haber: Özden ATİK / İstanbul,
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Adli Tıp Kurumu yapılanmasına yönelik 50 sanığın yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, toplam 36 sanığı örgüte üye olmak ve örgüte yardım suçlarından 2 yıl 1 aydan 8 yıl 9 aya kadar değişen hapis cezalarına çarptırdı. 
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Ertuğrul Kuzan, Ahmet Akça, Ahmet Sadi Çağdır, İlhami Kömür, Mehmet Serkan Çam ve İbrahim Öztürk katıldı. Sanıklar ve avukatları esas hakkındaki son savunmalarını yaptı. 
Daha sonra kararı açıklayan mahkeme heyeti, "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan tutuklu sanıklardan Ertuğrul Kuzan'ı 8 yıl 1 ay 15 gün hapis ve Mehmet Serkan Çam'ı 8 yıl 9 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Bu sanıkların tutukluluk hallerinin ise devamına karar verildi. 
Sanıklar Ahmet Akça, Ahmet Sadi Çağdır, Habib Bostan, Hüsrev Demirel, İbrahim Öztürk, İlhami Kömür ve Oğuzhan Yakupoğlu ise "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Ceza miktarları dikkate alınarak sanıklar Ahmet Akça, Ahmet Sadi Çağdır, İlhami Kömür ve İbrahim Öztürk'ün tahliyelerine ve haklarında adli kontrol uygulanmasına karar verildi. 23 sanık hakkında da "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 6 yıl 3'er ay hapis cezası veren heyet, 4 sanığa "silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etmek" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi. 

10 SANIĞA BERAAT ÇIKTI
10 sanık hakkında beraat kararı verilen davada, firari 4 sanık hakkındaki dosyanın ise ayrılmasına hükmedildi. Beraat eden sanıklar hakkındaki tüm adli kontrol kararlarının da kaldırılması karara bağlandı. 

Görüntü Dökümü:
-ARŞİV

========================

5- 170 ÜLKEDE TÜRK VAR

- EN FAZLA ALMANYA'DA TÜRK YAŞIYOR

- RESMİ KAYITLARA GÖRE; GİNE VE YEŞİL BURUN TAKIM ADALARINDA 1'ER TÜRK YAŞIYOR

Haber: Gökhan ÇELİK / İSTANBUL (),
2018 yılı verilerine göre yurt dışında 6 milyonun üzerinde Türk vatandaşı yaşıyor.
Dışişleri Bakanlığı'nın sitesinde yer alan bilgilere göre, yurt dışında yaşayan 6 milyonu aşkın Türk vatandaşının yaklaşık 5 milyonu Avrupa ülkelerinde, geri kalanı ise Kuzey Amerika, Asya, Orta Doğu ve Avustralya'da bulunuyor. Türk vatandaşlarının Batı Avrupa ülkelerinin iş gücünü karşılamak için yaptığı göç 1960'ların ilk yıllarında başladı. Bu kapsamda, işçi akımının düzenli gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak ve göçmen işçilerin ve işverenlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere Türkiye Almanya ile 1961'de, Avusturya, Belçika ve Hollanda ile 1964'te, Fransa ile 1965'te ve Avustralya ile 1967'de iş gücü anlaşmaları imzaladı. Türk işçilerin Batı Avrupa'ya göçü 1974 yılına kadar devam etti. Bu tarihten itibaren iş gücü Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Körfez ülkelerine, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından ise Rusya Federasyonu ve Orta Asya ülkelerine yöneldi.

170 ÜLKEDE TÜRK VAR
Türkiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı'nın (TAVAK) verilerine göre, Avrupa'da 150 bine yakın Türk kökenli göçmenin kurduğu firma var. Bunların yıllık ciroları 50 milyar euro sınırına yaklaştı. Yatırımları ise 18 milyar Euro. Bu firmalarda 750 bine yakın işçi çalışıyor. Resmi verilere göre 132 ülkede Türklerin yaşadığı belirtilse de bu sayının 170 ülkeye ulaştığı kaydediliyor.

1 YILDA 9 BİN 780 İŞÇİ YURT DIŞINA ÇALIŞMAK İÇİN GÖNDERİLDİ
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerine göre, Mayıs 2017 ile Mayıs 2018 tarihleri arasında yurt dışında istihdam edilmek üzere 9 bin 780 Türk işçi gönderildi. Bunun  9 bin 752'si erkek, 28'i de kadın.  Bu oranın büyük bir bölümünü Avrupa ve Asya ülkeleri oluşturuyor.  Yine İŞKUR'dan edinilen bilgiye göre,  yurt dışına gönderilen istihdamın büyük bir bölümü inşaat sektörü oluşturuyor. Onu sırasıyla, hizmet ve tekstil sektörleri takip ediyor.

EN ÇOK AVRUPA ÜLKELERİ TERCİH EDİLİYOR
Türk vatandaşları çalışmak için en çok Avrupa Kıtası'nda bulunan ülkeleri tercih ediyor. 2018 itibari ile Avrupa Kıtası'nda 1 milyon 39 bin 281 Türk işçi bulunuyor. Avrupa'yı 143 bin 325 kişi ile Amerika Kıtası, 166 bin 731 çalışan ile Asya, 34 bin 90 çalışan ile Avustralya, 16 bin 987 ile de Afrika Kıtası takip ediyor.

EN FAZLA ALMANYA'DA
Avrupa'da en kalabalık Türk nüfusu Almanya'da bulunuyor. 1 milyon 629 bin 480 Türk vatandaşının yaşadığı ülkede TAVAK'ın, konsolosluklara kayıtlı vatandaşların sayılarına dayandırdığı araştırmaya göre, 544 bin 382 Türk kökenli işçi çalışıyor. Ülkede Türkler en çok hazır yemek, sanayi, tekstil, ticaret, büro elemanı ve memurluk gibi iş kollarını tercih ediliyor. Ülkede işsiz olanların sayısı ise 141 bin 484.  Almanya'yı yine bir Avrupa ülkesi Fransa takip ediyor. 459 bin 611 Türk vatandaşının yaşadığı ülkede, 195 bin 794'ü çalışıyor. Fransa'yı sırasıyla; 114 bin Türk vatandaşının çalıştığı Amerika Birleşik Devletleri, 128 bin çalışan Türk vatandaşı ile Hollanda, 70 bin çalışan Türk vatandaşı ile Suudi Arabistan, 45 bin 500 çalışan Türk vatandaşı ile Avusturya, 34 bin 200 çalışan Türk vatandaşı ile İsviçre, 33 bin 500 çalışan Türk vatandaşı ile Danimarka, 33 bin 66 çalışan Türk vatandaşı ile Avustralya, 29 bin çalışan Türk vatandaşı ile Kanada, 28 bin 73 çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve 22 bin 458 çalışan Türk vatandaşı ile de İngiltere takip ediyor. TAVAK'ın verilerine göre, Türk vatandaşlarının çalışmayı en az tercih ettiği ülke ise Gine ve Yeşil Burun Takım Adaları. Bu iki ülkede yalnızca birer Türk vatandaşı çalışıyor.

Yurt dışında bulunan vatandaşlar ile çalışan işçilerin sayısı bazı ülkelerde şöyle:
-Almanya: 1 Milyon 629 milyon 480 Türk vatandaşı yaşıyor, 544 bin 382'si çalışıyor,
-Fransa: 459 bin 611 Türk vatandaşı yaşıyor, 195 bin 794'ü çalışıyor,
-Hollanda: 372 bin 728 Türk vatandaşı yaşıyor, 128 bini çalışıyor
-İngiltere: 52 bin 893 Türk vatandaşı yaşıyor, 22 bin 458'i çalışıyor,
-Suudi Arabistan: 115 bin Türk vatandaşı yaşıyor, 70 bini çalışıyor,
-İsrail: 10 bin 901 Türk vatandaşı yaşıyor, 6 bini çalışıyor,
-Gine: 1 Türk vatandaşı çalışıyor,
-Yeşil Burun Takım Adaları: 1 Türk vatandaşı çalışıyor,
-ABD: 250 bin Türk vatandaşı yaşıyor, 114 bini çalışıyor,

Görüntü Dökümü:
-----------------
ARŞİV
-Taksim Caddesi'nden kalabalık görüntüsü
-Atatürk Havalimanından kalabalık görüntüsü

=============================

6- ZİHİNSEL ENGELLİ GENÇLERİN 'YETER Kİ ENGEL OLMA' HAYKIRIŞI...

Haber/Kamera: İlknur SARGUT-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, ()-
Zihinsel engelli gençlerin meslek hayatlarında karşılaştıkları ön yargıları yıkmak için yola çıkan Müzik Öğretmeni Murat Yamandır, 'Yeter ki Engel Olma' adlı şarkıya hayat verdi. 5 aylık çalışma sonrası stüdyoya giren Yamandır ve 50 öğrenci insanlığa, 'Yeter ki Engel Olma' diye haykırdı. Yamandır öğrencilerin son sınıfta stajlarını yapmak istedikleri zaman karşılaştıkları işveren tavrından da yakındı ve "Bize 'onlara maaşlarını verelim, kurumumuza göndermenize gerek yok' diyenler var" dedi. Yamandır bu klibiyle milyonlara ulaşmayı hedefliyor. 
Zihinsel engelli gençlere meslek kazandırmaya yönelik açılan Türkiye'nin tek pilot okulu Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı Ahmet Edip Önder Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi yüzlerce öğrenciyi hayata hazırlıyor. Bu yıl 124 mezun veren bilişim, büro, mobilya, güzellik ve saç bakımı, kat hizmetleri, yiyecek-içecek ve el sanatları eğitimleri bulunan okulda yalnızca 14 öğrenci staj yapma imkanı buldu. 8 mesleki alanda eğitim veren kurumun en büyük sorunu ise toplumda zihinsel engelli gençlere karşı oluşan duvar. Çocukların engelleri nedeniyle mesleklerini icra edemediklerini fark eden Müzik Öğretmeni Murat Yamandır, onların sesi olmak için kolları sıvadı. 'Ben varım, yaşıyorum, içinizden biriyim' diyen Yamandır, söz ve müziğini yazdığı 'Yeter ki Engel Olma' adlı şarkıyı 50 öğrenciyle birlikte seslendirdi. Yamandır, onlara bağlamasıyla eşlik etti klipte öğrencilerin mesleki becerileri anlatıldı. Yamandır, "Duygu sömürüsü yapmamaya, yok saymamaya, kırıp dökmemeye, incitmemeye çalıştık" dedi.

'MAAŞLARINI VERELİM AMA İŞE GELMESİNLER' DEDİLER"
Şarkının sözlerini yazarken kırıcı olmamaya özen gösterdiğini belirten Murat Yamandır, "Sözler rehber öğretmenlerimizin süzgecinden geçti. Kırıcı olmamak ve duygu sömürüsü yapmamak için özel ilgi gösterdik. Çocukların duygusal hayatına uygun sözler olmasına önem verdim. Sözlerde anlam itibariyle 'biz varız' dediler. Çektiğimiz klipte öğrencilerin yaptıkları işleri şarkıyla birlikte anlattık" dedi.
İşverenlerin zihinsel engelli gençleri kurumlarında görmek istemediklerine dikkat çeken  Yamandır, "Bu gençleri toplum olarak görmezden geliyoruz. Bu insanlar her yerde. İş bulma konusunda da maalesef beklenen düzeyde değiliz. Hatta resmi olarak bulundurmaları gereken engelli kadrolarını onlara açıp sadece biz maaşını verelim kurumumuza göndermenize gerek yok diyen işverenler de var. Maalesef bunlara da şahit olduk. İşverenlerin ve toplumun bu gençleri tanıma fırsatları olursa belki o ön yargıları yıkılacaktır. Görmeden kötü ve olumsuz yargılarla geçiriyorlar günlerini bu gençleri tanımalarını isterim" diye konuştu.

SADECE 14 ÖĞRENCİ STAJ İMKANI BULABİLDİ
Okulun Müdür Yardımcısı Şafak Tahtalı ise önyargının büyüklüğüne vurgu yaparak 124 öğrenciden sadece 14'ünün staj yapabildiğinin altını çizdi. Klibi bu algıyı kırmak amaçlı hazırladıklarını anlatan Şafak Tahtalı, "Toplumumuzda zihinsel engelli gençlere karşı daha büyük bir önyargı mevcut. Diğer engelli çocukları staja alıp zihinsel engelli çocukları daha az alıyorlar. Toplamda bu yıl mezun olan 124 öğrencimiz var ve 11 ile 12. sınıf öğrencilerimizin staja gitmesi gerekiyordu. Bunların sadece 14 tanesi staja yerleştirildi. Bu da öğrencilerimize karşı olan önyargıdan dolayı oldu. Biz bu önyargıyı bu kliple kırmayı hedefledik" ifadelerini kullandı.

'BANA VURUR MU TÜKÜRÜR MÜ?' DİYE SORUYORLAR"
14 yıldır zihinsel engelli öğrencilerle beraber olan Okul Müdürü Yasemin Bilgin ise toplumun en dezavantajlı kesiminin zihinsel engelli gençler olduğunu söyledi. Okuldaki eğitimlerle çocuğun potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onu hayata hazırlamayı  amaçladıklarını vurgulayan Yasemin Bilgin, şöyle devam etti:
"İşverenlerin ön yargıları çok fazla. Zihinsel engellilikle başka kavramları birbirleriyle karıştırıyorlar. Çocukların dış görünüşüne bakıp ne yapabileceklerine karar veriyorlar. 'Zihinsel engelli çocuk ne yapar, bana vurur mu, tükürür mü' gibi soruları bize yöneltiyorlar. İşverenlerin en tercih ettiği grup da görme ya da işitme grubumuz. Zihinsel engelliler konusunda çok da fazla bilgileri olmadığı için. Çünkü bir engel görmezden gelindiğinde toplum tarafından da kabul edilmiyor. Aslında toplumun ön yargısını kırmak işverenleri de okulumuza davet etmek çocuklarımızın hayata tutunabilmeleri için onlara bir dal olmalarını istemek için bu klibi çektik."
Okul yönetimi ve öğrenciler sosyal paylaşım sitesi YouTube üzerinden yayınlanan klibin milyonlara ulaşmasını hedefliyor.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Klipten detaylar
Bağlama detayları
Öğrencilerin şarkıyı seslendirmesi
Müzik Öğretmeni Murat Yamandır röportajı
Müdür Yardımcısı Şafak Tahtalı röportajı
Okul Müdürü Yasemin Bilgin röportajı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314

banner325