DHA İSTANBUL BÜLTEN - 1

  - TAHLİYE EDİLEN CUMHURİYET YAZAR VE YÖNETİCİLERİ SİLİVRİ'DEN AYRILDI   Haber - Kamera: Mehmet YİRUN / SİLİVRİ / İstanbul Cumhuriyet Gazetesi davasında bugün haklarında tahliye kararı verilen Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör,...

DHA İSTANBUL BÜLTEN - 1

 

- TAHLİYE EDİLEN CUMHURİYET YAZAR VE YÖNETİCİLERİ SİLİVRİ'DEN AYRILDI
 
Haber - Kamera: Mehmet YİRUN / SİLİVRİ / İstanbul
Cumhuriyet Gazetesi davasında bugün haklarında tahliye kararı verilen Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör, Musa Kart, Güray Tekinöz, Turhan Günay, Önder Çelik ve Hakan Kara, tutuklu bulundukları Silivri Cezaevi'nden gece yarısı salıverildi. Cumhuriyet yazarı ve yöneticilerini cezaevi önünde, CHP milletvekilleri, aileleri ve dostları karşıladı.
İstanbul 27'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Cumhuriyet Gazetesi çizeri Musa Kart, yazar Hakan Kara, gazete yöneticisi Önder Çelik, okur temsilcisi Güray Öz, gazete avukatları Bülent Utku ve Mustafa Kemal Güngör, Kitap eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay hakkında tahliye kararı çıktı. Haklarında tahliye kararı verilen 7 kişi, işlemlerinin ardından gece yarısı sıralarında tutuklu bulundukları Silivri Cezaevi'nden salıverildi. Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerini cezaevi önünde bazı CHP milletvekilleri, Cumhuriyet Gazetesi çalışanları, aileleri, gazeteciler ve arkadaşları karşıladı.
Cumhuriyet Gazetesi çizeri Musa Kart, burada yaptığı açıklamada, "Haksız, hukuksuz ve mesnetsiz suçlamalardan 9 ay tutuklu kaldık. Sevdiklerimizden, yakınlarımızdan, eşimizden ayrı kaldık. Avukat arkadaşlarımız buna keyfi tutuklama diyor. Ama inanın bu süreç içerisinde yüreğimizi kinle ve öfke ile doldurmadık. Bu duygularla yaşayamazdık. Cumhuriyet'i FETÖ terör örgütü ile irtibatlandırmak isteyen iddianame düşmüştür. Savunmam da ifade ettim, bu iddianame düşmüştür. Ama mizahı zerafet ölçülerinde çerçevesinde yapanlar bilirler ki; düşene dokunulmaz. Eğer önyargısız bir denetim, bir çalışma, bir iddianame hazırlanmış olsaydı, görülecekti ki başta FETÖ olmak üzere terör örgütlerini en sert şekilde eleştiren bir gazeteyi terör örgütleri ile irtibatlandırmak hayalin alacağı bir şey değildir. Tahliye anında çok sevinçli olacağımı düşünüyordum açıkçası. Ama bugün çok sevinçli olduğumu söyleyemiyorum. Ne yazık ki, 4 arkadaşımız hala Silivri Cezaevi'nde yatmaktalar. Gazetecilerin cezaevinde gösteren bir fotoğraf bu ülkeye yakışmıyorum. Diliyorum ve umuyorumki 4 arkadaşımızı da Silivri'den alacağız. En güzel fotoğrafı her birlikte oluşturacağız. İlk günden itibaren hem yurt içinde, hem yurt dışında muazzam bir dayanışma vardı. İlk günden itibaren rahattık, çünkü haklı olduğumuzu inanıyorduk, insanların haklı olduğumuzu bildiklerini görüyorduk. Hepinize teşekkür ediyoruz."
Tahliye olan Cumhuriyet yazar ve yöneticileri daha sonra cezaevi önünden ayrıldı.

Görüntü Dökümü:
-------------------------------
Cezaevi tabelası
Ring araçlarının cezaevi girişi
Cezaevi önünden detaylar
Cezaevinden çıkış
Tahliye olanların karşılanması
Kucaklaşmalar
Sevinçlerden detaylar
Musa Kart'ın açıklaması
Tahliye olanlar topla halde
Cezaevi önünden detaylar

29.07.2017 - 00.58 Haber Kodu : 170729003
29.07.2017 - 01.01 Haber Kodu : 170729005

======================

- CUMHURİYET GAZETESİ DAVASINDA 7 SANIĞA TAHLİYE...

Haber: Özden ATİK - Ümit TÜRK / İstanbul,
Gazeteciler Can Dündar, Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Musa Kart'ın arasında bulunduğu Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına yönelik 19 sanıklı davada, 7 sanığın tahliyesine karar verildi.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 5 gün süren yargılama sonucunda oy birliğiyle kararını açıkladı. Heyet, sanıklar Güray Öz, Musa Kart, Bülent Utku, Hakan Kara Sinir, Önder Çelik, Mustafa Kemal Güngör ve Turhan Günay'ın tahliyelerine karar verdi. Diğer sanıklar Akın Atalay, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel ve Ahmet Şık ile Ahmet Kemal Aydoğdu'nun ise tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

7 SANIĞA TAHLİYE
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açıklanan karara göre, tutuklu sanıklar Güray Tekin Öz, Musa Kart, Bülent Utku, Hakan Kara Sinir, Önder Çelik, Mustafa Kemal Güngör ve Turhan Günay'ın gazete içerisinde vakıf ve Yenigün A.Ş'de üstlendikleri görev dikkate alındığında firari sanıklarla fiili bir görevsel bağlarının olmaması, bu durumda savunmalarının da alınmış olması ile tutukluluğun ölçüsüz bir tedbir olacağı değerlendirildiğinden ayrı ayrı tahliyelerine karar verildi. Tahliye kararı verilen sanıklar hakkında yurtdışına çıkış yasağı da konuldu. 

5 SANIĞIN TUTUKLULUKLARI DEVAM
Diğer tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Akın Atalay, Kadri Gürsel ve Murat Sabuncu'nun, "Suçlamanın niteliği, lehine yardımda bulunulduğu söylenen örgütlerin silahlı terör örgütü olduğu, bu sanıkların davada eylemin irdelenmesi açısından önemli bir hareket noktası olan 'Cumhuriyet Vakfı Anayasası' olarak da tabir edilen vakıf senedi üzerindeki illiyetleri ile denetim görev ve sorumlulukları ile bu ilkelerden ayrılma çerçevesinde yardım suçunun ana hareket noktasının oluşabildiği, somut delillerin varlığı, üstlendikleri görev, dinlenmeyen tanıklar, sanık açıklamaları ve celse beyanları dikkate alındığında kuvvetli suç şüphesi dikkate alınarak "tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. Heyet, tutuklu sanık Ahmet Kemal Aydoğdu'nun ise ByLock kullanıcısı olması nedeniyle tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.

2 TUTUKSUZ SANIĞA YURTDIŞI YASAĞI
Ayrıca tutuksuz sanıklar Aydın Engin ve Hikmet Çetinkaya hakkında ise yurtdışına yasağı konulmasına karar verildi. Firari sanıklar gazetenin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar ile İlhan Tanır hakkındaki yakalama kararının beklenmesini kararlaştıran mahkeme, ifade veren tutuksuz sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına hükmetti.

TANIKLAR DİNLENECEK
Mahkeme, bir sonraki duruşmada İnan Kıraç, Alev Coşkun, Mustafa Pamukoğlu, Nevzat Tüfekçioğlu, Nail İnal, Şükran Soner, Mehmet Faraç, Rıza Zelyut, İbrahim Yıldız, Leyla Tavşanoğlu, Miyase İlknur ve Aykut Küçükkaya'nın tanık olarak dinlenmesine karar verdi.  Ayrıca Cumhuriyet Vakfı ve Yenigün Holding'in mali durumunun, Türk Ticaret Kanununun koşullarına uyup uymadığı, satılan gayrimenkullerden elde edilen bedellerin ne şekilde tasarruf edildiği hususunda atanacak bilirkişi raporunun alınmasını kararlaştırdı. Cumhuriyet Vakfı'na ait olup Şişli'de satışı gerçekleşen gayrimenkulle ilgili cari alım satım fiyat aralığının belirlenmesi için seçilecek bilirkişi ile rapor alınmasına hükmedildi.

AHMET ŞIK HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Heyet, tutuklu sanık Ahmet Şık hakkında savunma aşamasında bildirdiği söz ya da ithamlarının savunma sınırını aşarak suç teşkil edebileceği anlaşılmakla gereğinin takdiri için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. 

DURUŞMALAR SİLİVRİ'DE GÖRÜLECEK
Mahkeme, yoğun katılım nedeniyle bir sonraki duruşmaların Silivri'de devam etmesine karar vererek duruşmayı, 11 Eylül tarihine bıraktı. Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, davayı bu yıl içerisinde bitirmeyi planladıklarını da salonda açıkladı. 

AHMET ŞIK:"SADECE ANNE, BABAMIN ELİNİ ÖPMEK İÇİN EĞİLDİM..."
Karar açıklandıktan sonra salonda alkış koptu. Sanık Ahmet Şık, "Çıkan karar diyor ki, size diz çöktüreceğiz. Şunu bilsinler bütün zorbalar, tetikçileri, bütün kurumları ve kişileri ile ve haysiyet yoksunu organize kötülük örgütünün bütün kurum ve elemanları bilsinler, kendi adıma söylüyorum ama diğer arkadaşlarım da dahil bugüne kadar sadece ben anne babamın elini öpmek için eğildim. Bundan sonra böyle devam edeceğim" dedi.

==========================

- CUMHURİYET GAZETESİ DAVASINDAKİ TAHLİLERLE İLGİLİ AVUKAT AÇIKLAMASI

Murat DELİKLİTAŞ -Özgür EREN / İstanbul
Cumhuriyet Gazetesi davasında 7 ismin mahkemenin oy birliğiyle tahliye edilmesinin ardından Avukat Bahri Bayram Belen, İstanbul Adalet Sarayı önünde bekleyen gruba yönelik bir konuşma yaptı. Belen konuşmasında şunları söyledi:
"Bizim ülkemiz olağanüstü dönemlerde siyasal davalara ve siyasal iddianamelere yabancı değil. Ancak siyasal saiklerle açılan davalar, gerek bizim ülkemizde gerekse diğer ülkelerde, tarihin, hukukun karanlık çöplüklerine atıldılar. Bu dönemde, olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Cumhuriyet iddianamesi de, bu dönemdeki haksız iddianamelerden, haksız hukuk uygulamalarından, adaletsizliği doğuran, hukuk güvenliğini ortadan kaldıran uygulamalarından biri . Bunun dışında, milletin iradesiyle seçilmiş milletvekilleri, yerel yönetim temsilcileri, yine başka gazeteciler, başka düşün insanları ve yazarlar, hukuki dayanağı olmayan iddianamelerle suçlanıyorlar. Onların da birçoğu maalesef cezaevinde tutuklu.
Çünkü tutuklamayan yargıçlar, salıveren yargıçlar, iddianame düzenlemeyen savcılar, tahliye isteyen savcılar da, ya meslekten ihraç ediliyorlar ya da haklarında yine hukuki olmayan iddialarla dava açılıyor ve tutuklama kararları çıkabiliyor. Bu tablo, ülkede hukuk güvenliğinin kalmadığının en somut örneklerinden biridir. Bugünkü davaya bakan mahkeme heyetinin gerek savunmanlara, gerekse yargılanan arkadaşlarımıza tutumu kibardı. Ama onlar da biliyor, biz de biliyoruz ki, bu davada bu iddianamenin bütün dayanaksızlıklarına karşın, hepsinin tahliye kararını verebilmek öyle kolay bir şey değildi. Ama bugün hem ülkemizdeki hukukçuların, hem ülkemizdeki gazetecilerin, ülkemizdeki aydınların ve demokrasi yanlılarının ve bu davaya desteklerini eksik etmeyen milletvekili arkadaşlarımızın iç destekleriyle ve yurt dışındaki demokrasi yanlılarının, basının ve hukuk kurumlarının destekleriyle ve dayanışmalarıyla bir nebze adım atmış oluyoruz. İnanıyorum ki, bu süreç bir süre sonra sona erecek. Bu sürecin bir süre sonra sona ereceği dünden belliydi; bugün bununla ilgili ilk adım atıldı. 
Tahliye edilmeyen gazeteci arkadaşlarımıza, avukat arkadaşlarımıza üzülüyoruz. Aslında, belki de katedilen mesafeye ve şu dayanışmaya sevinmeliyiz, teşekkür etmeliyiz. Bu dayanışma aslında tutuklu kalan arkadaşlarımızın sıkıntılarından çok daha önemli. Geleceğin hukuk güvenliği açısından, demokrasi açısından muştusudur. 
Bu bakımdan böyle bir gelişmeyi böyle bir siyasal dönemde önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Hatta Cumhuriyet Gazetesi gibi bir gazeteyi siyasi bir İslam hareketinin propagandasını yapmasıyla suçlayıp sonra onları, ailelerini, avukatlarını o suçlamayla sınırlandıran uygulama da bugün ortadan kalktı. Bunun da önemli bir aşama olduğunu düşünüyorum."
Davayı başından beri takip eden Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri de konuşmalarıyla davayla ilgili desteklerini sürdüreceklerini belirtti.  

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Adliye önünde yapılan açıklamalar

28.07.2017 - 20.32 Haber Kodu : 170728213
28.07.2017 - 19.59 Haber Kodu : 170728210

===========================

 - POLİS 'DUR' İHTARINA UYMAYAN SÜRÜCÜYE ATEŞ AÇTI:15 TEMMUZ GAZİSİ VE EŞİ YARALANDI

Haber: Çağatay KENARLI / İstanbul
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün bariyerlerine yaklaşan ve dur ihtarına uymadığı iddia edilen otomobile ateş açıldı. Otomobil'de bulunan 2 kişi yaralandı.
Yaralanan şüphelinin 15 Temmuz Gazisi M. A. ve eşi S. A. olduğu belirlendi. 
Emniyet yetkililerinden edinilen bilgiye göre, olay dün gece 04.00 sıralarında Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü binası önünde meydana geldi. İddiaya göre, emniyet metro girişi önündeki demir barilerlere yaklaşan şüpheli otomobile özel harekat ekipleri 'dur' ihtarında bulundu. İhtara rağmen otomobilin kaldırıma çıkarak ilerlemeye devam etmesi üzerine ekipler bombalı araç şüphesiyle önce havaya sonra da araca ateş etti. Araçta bulunan 2 kişi yaralı olarak Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis ekipleri şüpheliler hakkında yaptığı sorgulamada, 15 Temmuz Gazisi M.A. ve eşi S.A olduğunu belirledi. 

UYGULAMAYA EHLİYETSİZ VE ALKOLLÜ TAKILDI, POLİS EVİNE BIRAKTI
Geçmişte alkollü araç kullanmaktan ehliyetine el konulan M.A.'Nın, olaydan önce gece 03.00 sıralarında Fatih Aksaray'da trafik denetiminde yakalanarak alkollü ve ehliyetsiz araç kullanmaktan hakkında işlem yapıldı. M.A.'nın kendisini 15 Temmuz gazisi olarak tanıtması üzerine ekipler tarafından eşiyle beraber evine bırakıldığı, otomobilinin ise başka bir sürücü tarafından evine götürüldüğü öğrenildi. 15 Temmuz Gazisi M.A.'nın olaydan bir saat sonra eşiyle birlikte evden çıkarak henüz belirlenemeyen bir sebepten aracıyla emniyet müdürlüğünün önüne geldiği sırada olayın yaşandığı ileri sürüldü. 

HASTANEDEKİ TEDAVİSİ DEVAM EDİYOR
15 Temmuz Gazisi M.A.'nın hastanede tedavisinin devam ettiği, eşi S. A.'nın ise taburcu olduğu öğrenildi.

===========================

- İNGİLTERE UÇUŞLARINDA ELEKTRONİK YASAĞI KALKTI 

Haber - Kamera: Murat ÇAKIR - Faik KAPTAN / İSTANBUL
THY Basın Müşavirliği'nden alınan bilgiye göre ABD uçuşlarından sonra İngiltere'de Türkiye'deki havalimanlarından yapılan uçuşlarda uygulanan elektronik yasağını kaldırdı. Yasağın kaldırılmasından ilk olarak Türk Hava Yolları'nın saat 18.35'te yapılması planlanan  TK 1983 sefer sayılı İstanbul Atatürk Havalimanı-Londra yolcuları yararlandı. Elektronik yasağı kalkmadan önce kontuarda bilet işlemlerini yaptıran Sinan Alaçayır isimli yolcu boyutu büyük olan cep telefonunu valize koyduğunu söyleyerek, "2 haftalık bir tatile geldim. Yakalayamadık. Cep telefonumun boyutu büyük olduğu için uçağa alamayacaklarını söyledikleri için valizime koydum. Yasağın olmaması gerekiyordu. Özellikle Türkiye'ye uygulamaları kötü bir şey " dedi
 Murat Gülşen isimli Londra yolcusu da yasağın kaldırılmasına ilişkin görüşünü ise şöyle açıkladı, "Bu yasak gereksizdi. Gerçekten bilgisayar ihtiyacımızdı. Güzel bir karar verildi. İlk uçuşta sanırım bize denk geldi. Şanslıyız sanırım. Sıkıntılar oluyordu. Yolculuk boş geçmiş gibi oluyordu. en azından tablet kullanabilirsek gerekli işlemlerimizi yapıp o üç dört saati kazanç olarak elde edebiliyorduk" 
ABD tarafından Türkiye uçuşlarında uygulanan kabin içi elektronik yasağı ise 5 Temmuz'da  kaldırılmıştı.

Görüntü Dökümü:
-Londra uçağı için işlem yaptıran yolcular
-Gülşen ve Alaçayır ile röportaj
-THY uçaklarından ve boarddan görüntü 

28.07.2017 - 18.14 Haber Kodu : 170728188

=========================

 - (HAVADAN GÖRÜNÜLERLE)FIRTINAYLA YIKILAN KOŞUYOLU PARKINDA SON DURUM

Ali Aksoyer / İSTANBUL
İstanbul'da etkili olan kötü hava koşullarının en fazla vurduğu yerlerden biri Koşuyolu parkı ve civarı oldu. Koşuyolu parkında onlarca ağaç köklerinden söküldü. Fırtınaya dayanan ağaçların ise dalları kırıldı. Kadıköy belediyesine bağlı ekipler gün boyu yıkılan ağaçları ve dalları keserek kamyonlara yüklediler.
Koşuyolu parkını vuran şiddetli rüzgar ve dolu yağışı büyük hasar verdi. Parkta bulunan onlarca ağaç köklerinden sökülerek yıkıldı. Savaş meydanına dönen parkı temizlemek için Kadıköy Belediyesine bağlı ekipler gün boyu çalışarak, yıkılan ağaçları keserek kamyonlara yüklediler. Gün boyu devam eden çalışmalara rağmen, parkta halen yıkılan ağaçlar olduğu görüldü. Çalışmaların enkaz tamamen kaldırılana kadar aralıksız süreceği öğrenildi.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Parkın havadan görünüleri
-Ekiplerin çalışmaları 

28.07.2017 - 18.34 Haber Kodu : 170728194

===================

 - BAKAN ALBAYRAK, AKADEMİSYENLERLE İSTİŞARE TOPLANTISINDA KONUŞTU

İSTANBUL
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Akdeniz ve Karadeniz'de doğalgaz ve petrol arama çalışmalarının sürdüğünü
belirterek, "İnşallah artık müzakereleri bitti. Bu yılın son çeyreğinde envanterimize alacağımız kendi sondaj gemimiz ve mühendislerimizle sondaj faaliyetlerimizi Türkiye olarak kendimiz yapacağız." dedi.
Bakan Albayrak, Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamında gerçekleştirilen "Akademisyenlerle İstişare Toplantısı"nda konuştu.
Enerjide sanayi, ısınma ve hanehalkının arz güvenliğini sağlamak için gerekli adımların atıldığını vurgulayan Albayrak, bu sürecin devam ettiğini ve çalışmaların süreceğini söyledi.
Albayrak, Türkiye'nin ilk yeniden gazlaştırma ve yüzer LNG santralini rekor sürede devreye aldığını hatırlatarak, "İkincisini inşallah BOTAŞ eliyle bu yıl sonundan önce devreye sokacağız. Üçüncüsü için de yaptığımız çalışmalarla bu altyapıyı ülkemizde çok daha ileriye taşımamız gerekiyor." diye konuştu.

"SONDAJI VE ARAMAYI KENDİMİZ YAPACAĞIZ"
Albayrak, "Yerli üretim teknolojileriyle hayata geçirdiğimiz Oruç Reis gemimiz bulunuyor. İnşallah artık müzakereleri bitti. Bu yılın son çeyreğinde envanterimize alacağımız kendi sondaj gemimiz ve mühendislerimizle sondaj faaliyetlerimizi Türkiye olarak kendimiz yapacağız. Birileri kızıyor ama kimse kusura bakmasın, Akdeniz kimsenin tekelinde değil, Türkiye olarak biz daha aktif olacağız. Detaylı analiz edip alacağız, kendimiz kazacağız, sondajı ve aramayı kendimiz yapacağız." ifadelerini kullandı.
Berat Albayrak, Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesinde dünyanın en büyük şirketlerinden teklifler geldiğini belirterek, "İnşallah süreç haftaya açık eksiltme usulüyle yapılacak ihalede neticelenecek." dedi.

"DÜNYANIN EN BÜYÜK İLK 10 RÜZGAR TÜRBİNİ ÜRETİCİSİNİN 8'İNİN TEKLİF VERDİ"
Albayrak, dün Rüzgar YEKA ihalesi için son tekliflerin alındığını ve bu projenin Milli Enerji ve Maden Stratejisi'nin kritik ayağını oluşturduğunu vurguladı.
Söz konusu ihale için dünyanın en büyük ilk 10 rüzgar türbini üreticisinin 8'inin teklif verdiğini anımsatan Albayrak, "Bundan, inanılmaz bir
gurur duydum. Bu proje, yerlileşmenin önünün açılması açısından önemli bir adım. Gelen bu teklifler, Türkiye'nin tüm bu yaşananlara rağmen hem cazip hem de güvenilir ülkelerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Teklif veren 8 konsorsiyumun içinde dört Alman, iki Çin, bir Amerikalı ve bir Danimarkalı şirket var. Dünyadaki toplam rüzgar türbin pazarının yüzde 90'ını elinde bulunduran firmalar
bunlar." diye konuştu.
Albayrak, bu projeyi, Türkiye'nin bölgesel bir enerji üretim üssü olması amacıyla ve rüzgar teknolojisinin üretiminde yerli mühendis istihdam edilmesi şartıyla hayata geçirdiklerine dikkati çekerek, "İnşallah süreç haftaya açık eksiltme usulüyle yapılacak ihalede neticelenecek." ifadesini kullandı. Türkiye'nin 2002-2016 döneminde bir üst lige çıkma yolunda büyük bir dönüşüm yaşandığına işaret eden Albayrak, bu dönemde istikrarlı altyapı ve gelişmiş işgücü sağlandığını ayrıca küresel pazarda aktif siyaset yürütüldüğünü
dile getirdi.

AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ...
Türkiye'nin ilk nükleer santrali olma özelliğini taşıyan Akkuyu Nükleer Santrali'yle (NGS) ilgili bu yıl önemli süreçler yaşandığını belirten
Albayrak, şöyle konuştu: "Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde inşallah bu yıl sonuna kadar temel atma sürecine yürüyeceğiz. Sinop Nükleer Güç Santrali için de görüşmelerimiz nihai noktaya geldi. 2023'te ilk reaktörü devreye alarak başlayan süreçle, 2030'a
kadar inşallah üç nükleer santralimizi de devreye alacağız. Santrali çalıştıran mühendisi de yetiştirerek, buna hazır olmamız lazım. Kaç tane nükleer ile ilgili bölümümüz var? Yok denecek kadar az. Peki 2023, 2030 diyorsak bu alanda en az doktoralı yetişmiş insan kaynağına ihtiyacımız varsa bu çalışmaları birlikte yürüteceğiz."

Görüntü Dökümü:
-------------------
-Bakan Albayrak'ın açıklamaları

28.07.2017 - 17.53 Haber Kodu : 170728179
28.07.2017 - 17.59 Haber Kodu : 170728180
28.07.2017 - 18.45 Haber Kodu : 170728196
28.07.2017 - 18.50 Haber Kodu : 170728199

====================

- BEYOĞLU'NDA 2 KATLI BİNA ÇÖKTÜ
 
Hakan KAYA - Özgür EREN / İSTANBUL - Beyoğlu'nda 2 katlı metruk bir bina henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.
Çukur Mahallesi Peşkirci Sokak'ta bulunan 2 katlı metruk bina saat 07.30 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polisin ve itfaiyenin araştırmaları sürüyor.

Görüntü Dökümü:
-------------------
-Çöken binadan görüntü
-İtfaiye ve polisin çalışmaları
-Genel ve detaylar
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314