banner314

banner325

Covid - 19 salgınının hukuksal boyutu da gündemde: Mucbir sebep

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19’un ticari hayata yansımaları hakkında bilgi veren Av. Burcu Kırçıl, ticari ilişkilerde olası gecikme ve ifa güçlüğü durumlarında uygulanabileceklerle ilgili açıklama yaptı.

GÜNDEM 16.04.2020, 17:03 Murat Aydın
72
Covid - 19 salgınının hukuksal boyutu da gündemde: Mucbir sebep

Dünya Sağlık Örgütü’nün “Pandemi” olarak ilan ettiği “COVID-19” ya da “Koronavirus” Türkiye’de etkisini gösteriyor. Covid-19’un hızlı yayılmasını önlemek amacıyla seyahat politikalarında yapılan değişiklikler, üretim kesintileri, karantina uygulamaları, ülke çapında alınan olağanüstü hal kararları gibi   tedbirler ticari hayatı olumsuz yönde etkileyerek, tedarik zincirinde de aksamalara neden oldu.

 

Salgının etkisi ve tedbirlerin ağırlığı artarken bu durumun iş hayatına etkileri ile ilgili konuşan Burcu Kırçıl Hukuk Bürosu Kurucusu Av. Burcu Kırçıl, bozulan ticari faaliyetler nedeniyle tacirler arasındaki sözleşmelerin, durumunun ne olacağının gündemin en çok merak edilen konularından biri olduğunu belirtti. 

Bozulan ticari faaliyetler nedeniyle tacirler veya işletmelerin önceden akdetmiş oldukları sözleşmelere bağlı kalmakta güçlük çektiğini söyleyen Av. Burcu Kırçıl, bu durumun akıllara koronavirüs salgınının “mücbir sebep” olarak kabul edilmesinin mümkün olup olmadığı sorusunu getirdiğini belirtti.

Burcu Kırçıl Hukuk Bürosu olarak, bu konuda danışan müvekkillerinin öncelikle sözleşme metinlerini incelediklerini söyleyen Av. Burcu Kırçıl, ifa imkânsızlığı/ aşırı ifa güçlüğü ve azami çaba doktrini çerçevesinde alternatif ifa yolları hususunda değerlendirmede bulunarak en faydalı sonuca ulaştırmaya çalıştıklarını kaydetti.

 “Mücbir Sebep” kavramının yasal mevzuatımızda herhangi bir tanıma kavuşturulmadığını söyleyen Av. Burcu Kırçıl, bu kavramın içinin Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler doğrultusunda doldurulduğunu ekleyerek şu açıklamaları yaptı:

Bir Olayın Mücbir Sebep Olarak Değerlendirilmesi için Aranan Şartlar

  • Mücbir sebebe dayanan tarafın tüm önlemleri almasına rağmen mevcut olayın, sözleşme ile yüklenilen edimin ifasını imkânsız hale getirmesi,
  • Edimin ifasını imkânsız hale getiren olayın tarafların kontrol alanlarının dışında vuku bulması,
  • Hukuki ilişkinin kurulduğu tarihte olayın gerçekleşmesinin öngörülemeyecek ya da öngörülse dahi somut etkilerinin bu denli büyük olacağının tahmin edilemeyecek olması,
  • Sözleşmede ilgili olayın mücbir sebep olarak kabul edilmeyeceğinin taraflarca düzenlenmemiş olması, şeklindedir.

Tüm Sözleşmelerde Geçerli mi?

Belirtmekte fayda var ki; her ne kadar tüm dünyayı etkisi altına almış bir salgın hastalıktan ve onun beraberinde getirdiği ticari hayatı kısıtlayıcı tedbirlerden söz ediyor olsak da bu durumun peşinen tüm sözleşmeler açısından “mücbir sebep” teşkil edeceğinin ifade edilmesi doğru olmayacaktır.

Var olan bir sözleşme ilişkisinde koronavirüs salgınının “mücbir sebep” teşkil edip etmediğinin tespiti için somut olayın özelliklerinin irdelenmesi ve bu salgın hastalık ile yüklenilen edimin ifasının imkânsız hale getiren olay arasındaki nedensellik bağının mevcut olması gerekir. “Kısıtlayıcı tedbirler” ticari hayatı sekteye uğratmış olsa da bu durumun sözleşmeden doğan borcun yerine getirilmesine doğrudan etki etmesi gerekmektedir.

Sözleşmelerdeki “Mücbir Sebep” Maddesi

Sözleşme serbestisi kapsamında taraflar, hangi hallerin “mücbir sebep” olarak kabul edileceğini belirleyebilirler. Yapılması gereken ilk iş, akdedilen sözleşmenin incelenerek genel olarak pandemi/ salgın hastalık halinin bir “mücbir sebep” olarak kabul edilip edilmediğinin irdelenmesidir. Böyle bir düzenleme varsa bunun sözleşmeden doğan borca etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sözleşmede “Mücbir Sebep” Düzenlemesi Yoksa

Taraflar, mevcut sözleşmelerinde “mücbir sebep” kavramına dair herhangi bir düzenlemede bulunmamış olabilirler. Mevcut hukuki uyuşmazlık açısından sözleşmenin sükût ettiği durumlarda ise koronavirüs salgını veya bu salgın hastalık nedeniyle alınan kısıtlayıcı tedbirlerin sözleşmenin ifasını imkânsız hale getirdiğinin ispatlanması halinde mücbir sebebin varlığından söz edilebilecektir.

Fakat bu noktada da somut olayın özelliklerinin dürüstlük kuralı çerçevesinde titizlikle irdelenmesi gerekmektedir. Örneğin mücbir sebebin sözleşme ile yüklenilen edimin ifasını üzerindeki etkisini bertaraf etmek adına gösterilmesi gereken azami çaba ya da alternatif ifa yollarının tespit edilmesi gibi birtakım değerlendirmelerde bulunmak gerekecektir.

“Mücbir Sebep” Kabul Edilirse

Tüm bu incelemelerin ardından şayet “mücbir sebep” olarak kabul edilebilecek bir olay meydana geldiği ifade edilebiliyor ise sözleşme ile yüklenilen borcun ifasının, borçlunun sorumlu tutulamayacağı nedenlerle imkânsız hale geldiği kabul edilmektedir.

Bu durumda meydana gelen olayın doğurduğu ifa imkânsızlığının sürekli mi yoksa geçici mi nitelikte olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Şayet sürekli bir imkânsızlık söz konusu ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca borç, kısmen ya da tamamen sona erecektir. Diğer yandan geçici ifa imkânsızlığında ise tarafların sözleşmeyi akdetmelerindeki amaçları dikkate alınarak “makul süre” boyunca sözleşme yürürlükte kalacak, ne var ki bu süre içerisinde taraflar edimlerin ifasını talep edemeyecektir.

Mücbir Sebep Kabul Edilmezse

Tüm bu değerlendirmeler neticesinde sözleşme ile yüklenilen borcun ifasının objektif olarak imkânsızlaştığı söylenemiyor ya da doğrudan sözleşme bu salgın hastalık halinin mücbir sebep kabul edilmeyeceğini düzenliyor olabilir.

Mücbir sebep olgusuna dayanılamadığı durumlarda her ne kadar “imkânsızlık” söz konusu olmasa da, yüklenilen edimin ifası borçlunun katlanması kendisinden beklenemeyecek derecede zorlaşmış olabilir. Bu gibi durumda Türk Borçlar Kanunu’nun 138. Maddesinde düzenlenen “aşırı ifa güçlüğü” gündeme gelebilecektir.

Aşırı İfa Güçlüğü Bir Çıkış Yolu Olabilir

“Mücbir sebep” halinde yüklenilen edim borcunun ifası imkânsızlaşmakta iken “aşırı ifa güçlüğü” halinde ifa son derece güçleşmiş olmasına karşın halen mümkündür. Kanun, sözleşmenin taraflarından birisi açısından yüklendiği edimin ifasının dürüstlük kuralları çerçevesinde kendisinden beklenemeyeceği derecede bozulması halinde “aşırı ifa güçlüğü” halinin söz konusu olacağını düzenlemiştir.

Kısıtlayıcı tedbirler nedeniyle bozulan ticari faaliyetler kapsamında var olan bir hukuki ilişkide mücbir sebep iddiasında bulunulamadığı takdirde aşırı ifa güçlüğü hükümlerinden faydalanılması mümkündür. Şu halde edim borçlusu, hâkimden sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasını isteme, bunun mümkün olmadığı halde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.

Sonuç:  Koronavirüs salgınının var olan bir sözleşme ilişkisi için “mücbir sebep” teşkil edip etmeyeceği hususu her bir sözleşme özelinde farklılık göstermekle birlikte aynı zamanda teknik de bir inceleme gerektirmektedir. Mücbir sebep olsun ya da olmasın; önem arz eden husus bu olağanstü sürecin herhangi bir hak kaybına mahal vermeden yürütülebilmesidir. Nitekim salgının ülkemizdeki etkileri ortadan kalktıktan sonra gündeme gelebilecek olası ihtilaflara karşı tacirlerin, verecekleri kararda kendilerini güvence altına almak adına hukuki altyapıyı sağlam kurmaları gerekmektedir.

Av. Burcu Kırçıl Kimdir?

Av. Burcu KIRÇIL, mesleki faaliyetlerine Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduğu 2002 yılında başlamıştır. Uygulamada edindiği tecrübeler doğrultusunda 2007 yılında kendi hukuk bürosunu kuran Av. Kırçıl, 2015 yılında münferiden yetkilisi olduğu “CallACT” isimli çağrı merkezi şirketini kurarak Türkiye’nin önde gelen banka ve şirketleri de dâhil olmak üzere birçok farklı alanda faaliyet gösteren müvekkillerine dava, danışmanlık ve icra alanlarında hizmet vermektedir. 17 yılı aşkın süredir devam ettiği avukatlık mesleğinin yanı sıra “uzman arabulucu” olarak faaliyet göstermektedir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
açık
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 13 Mayıs 2021
İmsak 06:16
Güneş 07:41
Öğle 13:22
İkindi 16:23
Akşam 18:54
Yatsı 20:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 35 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29
banner344
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir