banner314

banner325

Covid - 19 salgınının hukuksal boyutu da gündemde: Mucbir sebep

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19’un ticari hayata yansımaları hakkında bilgi veren Av. Burcu Kırçıl, ticari ilişkilerde olası gecikme ve ifa güçlüğü durumlarında uygulanabileceklerle ilgili açıklama yaptı.

GÜNDEM 16.04.2020, 17:03 Murat Aydın
47
Covid - 19 salgınının hukuksal boyutu da gündemde: Mucbir sebep

Dünya Sağlık Örgütü’nün “Pandemi” olarak ilan ettiği “COVID-19” ya da “Koronavirus” Türkiye’de etkisini gösteriyor. Covid-19’un hızlı yayılmasını önlemek amacıyla seyahat politikalarında yapılan değişiklikler, üretim kesintileri, karantina uygulamaları, ülke çapında alınan olağanüstü hal kararları gibi   tedbirler ticari hayatı olumsuz yönde etkileyerek, tedarik zincirinde de aksamalara neden oldu.

 

Salgının etkisi ve tedbirlerin ağırlığı artarken bu durumun iş hayatına etkileri ile ilgili konuşan Burcu Kırçıl Hukuk Bürosu Kurucusu Av. Burcu Kırçıl, bozulan ticari faaliyetler nedeniyle tacirler arasındaki sözleşmelerin, durumunun ne olacağının gündemin en çok merak edilen konularından biri olduğunu belirtti. 

Bozulan ticari faaliyetler nedeniyle tacirler veya işletmelerin önceden akdetmiş oldukları sözleşmelere bağlı kalmakta güçlük çektiğini söyleyen Av. Burcu Kırçıl, bu durumun akıllara koronavirüs salgınının “mücbir sebep” olarak kabul edilmesinin mümkün olup olmadığı sorusunu getirdiğini belirtti.

Burcu Kırçıl Hukuk Bürosu olarak, bu konuda danışan müvekkillerinin öncelikle sözleşme metinlerini incelediklerini söyleyen Av. Burcu Kırçıl, ifa imkânsızlığı/ aşırı ifa güçlüğü ve azami çaba doktrini çerçevesinde alternatif ifa yolları hususunda değerlendirmede bulunarak en faydalı sonuca ulaştırmaya çalıştıklarını kaydetti.

 “Mücbir Sebep” kavramının yasal mevzuatımızda herhangi bir tanıma kavuşturulmadığını söyleyen Av. Burcu Kırçıl, bu kavramın içinin Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler doğrultusunda doldurulduğunu ekleyerek şu açıklamaları yaptı:

Bir Olayın Mücbir Sebep Olarak Değerlendirilmesi için Aranan Şartlar

  • Mücbir sebebe dayanan tarafın tüm önlemleri almasına rağmen mevcut olayın, sözleşme ile yüklenilen edimin ifasını imkânsız hale getirmesi,
  • Edimin ifasını imkânsız hale getiren olayın tarafların kontrol alanlarının dışında vuku bulması,
  • Hukuki ilişkinin kurulduğu tarihte olayın gerçekleşmesinin öngörülemeyecek ya da öngörülse dahi somut etkilerinin bu denli büyük olacağının tahmin edilemeyecek olması,
  • Sözleşmede ilgili olayın mücbir sebep olarak kabul edilmeyeceğinin taraflarca düzenlenmemiş olması, şeklindedir.

Tüm Sözleşmelerde Geçerli mi?

Belirtmekte fayda var ki; her ne kadar tüm dünyayı etkisi altına almış bir salgın hastalıktan ve onun beraberinde getirdiği ticari hayatı kısıtlayıcı tedbirlerden söz ediyor olsak da bu durumun peşinen tüm sözleşmeler açısından “mücbir sebep” teşkil edeceğinin ifade edilmesi doğru olmayacaktır.

Var olan bir sözleşme ilişkisinde koronavirüs salgınının “mücbir sebep” teşkil edip etmediğinin tespiti için somut olayın özelliklerinin irdelenmesi ve bu salgın hastalık ile yüklenilen edimin ifasının imkânsız hale getiren olay arasındaki nedensellik bağının mevcut olması gerekir. “Kısıtlayıcı tedbirler” ticari hayatı sekteye uğratmış olsa da bu durumun sözleşmeden doğan borcun yerine getirilmesine doğrudan etki etmesi gerekmektedir.

Sözleşmelerdeki “Mücbir Sebep” Maddesi

Sözleşme serbestisi kapsamında taraflar, hangi hallerin “mücbir sebep” olarak kabul edileceğini belirleyebilirler. Yapılması gereken ilk iş, akdedilen sözleşmenin incelenerek genel olarak pandemi/ salgın hastalık halinin bir “mücbir sebep” olarak kabul edilip edilmediğinin irdelenmesidir. Böyle bir düzenleme varsa bunun sözleşmeden doğan borca etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sözleşmede “Mücbir Sebep” Düzenlemesi Yoksa

Taraflar, mevcut sözleşmelerinde “mücbir sebep” kavramına dair herhangi bir düzenlemede bulunmamış olabilirler. Mevcut hukuki uyuşmazlık açısından sözleşmenin sükût ettiği durumlarda ise koronavirüs salgını veya bu salgın hastalık nedeniyle alınan kısıtlayıcı tedbirlerin sözleşmenin ifasını imkânsız hale getirdiğinin ispatlanması halinde mücbir sebebin varlığından söz edilebilecektir.

Fakat bu noktada da somut olayın özelliklerinin dürüstlük kuralı çerçevesinde titizlikle irdelenmesi gerekmektedir. Örneğin mücbir sebebin sözleşme ile yüklenilen edimin ifasını üzerindeki etkisini bertaraf etmek adına gösterilmesi gereken azami çaba ya da alternatif ifa yollarının tespit edilmesi gibi birtakım değerlendirmelerde bulunmak gerekecektir.

“Mücbir Sebep” Kabul Edilirse

Tüm bu incelemelerin ardından şayet “mücbir sebep” olarak kabul edilebilecek bir olay meydana geldiği ifade edilebiliyor ise sözleşme ile yüklenilen borcun ifasının, borçlunun sorumlu tutulamayacağı nedenlerle imkânsız hale geldiği kabul edilmektedir.

Bu durumda meydana gelen olayın doğurduğu ifa imkânsızlığının sürekli mi yoksa geçici mi nitelikte olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Şayet sürekli bir imkânsızlık söz konusu ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca borç, kısmen ya da tamamen sona erecektir. Diğer yandan geçici ifa imkânsızlığında ise tarafların sözleşmeyi akdetmelerindeki amaçları dikkate alınarak “makul süre” boyunca sözleşme yürürlükte kalacak, ne var ki bu süre içerisinde taraflar edimlerin ifasını talep edemeyecektir.

Mücbir Sebep Kabul Edilmezse

Tüm bu değerlendirmeler neticesinde sözleşme ile yüklenilen borcun ifasının objektif olarak imkânsızlaştığı söylenemiyor ya da doğrudan sözleşme bu salgın hastalık halinin mücbir sebep kabul edilmeyeceğini düzenliyor olabilir.

Mücbir sebep olgusuna dayanılamadığı durumlarda her ne kadar “imkânsızlık” söz konusu olmasa da, yüklenilen edimin ifası borçlunun katlanması kendisinden beklenemeyecek derecede zorlaşmış olabilir. Bu gibi durumda Türk Borçlar Kanunu’nun 138. Maddesinde düzenlenen “aşırı ifa güçlüğü” gündeme gelebilecektir.

Aşırı İfa Güçlüğü Bir Çıkış Yolu Olabilir

“Mücbir sebep” halinde yüklenilen edim borcunun ifası imkânsızlaşmakta iken “aşırı ifa güçlüğü” halinde ifa son derece güçleşmiş olmasına karşın halen mümkündür. Kanun, sözleşmenin taraflarından birisi açısından yüklendiği edimin ifasının dürüstlük kuralları çerçevesinde kendisinden beklenemeyeceği derecede bozulması halinde “aşırı ifa güçlüğü” halinin söz konusu olacağını düzenlemiştir.

Kısıtlayıcı tedbirler nedeniyle bozulan ticari faaliyetler kapsamında var olan bir hukuki ilişkide mücbir sebep iddiasında bulunulamadığı takdirde aşırı ifa güçlüğü hükümlerinden faydalanılması mümkündür. Şu halde edim borçlusu, hâkimden sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasını isteme, bunun mümkün olmadığı halde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.

Sonuç:  Koronavirüs salgınının var olan bir sözleşme ilişkisi için “mücbir sebep” teşkil edip etmeyeceği hususu her bir sözleşme özelinde farklılık göstermekle birlikte aynı zamanda teknik de bir inceleme gerektirmektedir. Mücbir sebep olsun ya da olmasın; önem arz eden husus bu olağanstü sürecin herhangi bir hak kaybına mahal vermeden yürütülebilmesidir. Nitekim salgının ülkemizdeki etkileri ortadan kalktıktan sonra gündeme gelebilecek olası ihtilaflara karşı tacirlerin, verecekleri kararda kendilerini güvence altına almak adına hukuki altyapıyı sağlam kurmaları gerekmektedir.

Av. Burcu Kırçıl Kimdir?

Av. Burcu KIRÇIL, mesleki faaliyetlerine Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduğu 2002 yılında başlamıştır. Uygulamada edindiği tecrübeler doğrultusunda 2007 yılında kendi hukuk bürosunu kuran Av. Kırçıl, 2015 yılında münferiden yetkilisi olduğu “CallACT” isimli çağrı merkezi şirketini kurarak Türkiye’nin önde gelen banka ve şirketleri de dâhil olmak üzere birçok farklı alanda faaliyet gösteren müvekkillerine dava, danışmanlık ve icra alanlarında hizmet vermektedir. 17 yılı aşkın süredir devam ettiği avukatlık mesleğinin yanı sıra “uzman arabulucu” olarak faaliyet göstermektedir.

Yorumlar (0)
23°
açık
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 04 Temmuz 2020
İmsak 03:31
Güneş 05:30
Öğle 13:13
İkindi 17:13
Akşam 20:47
Yatsı 22:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 29 60
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 29 46
7. Alanyaspor 29 45
8. Göztepe 29 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 29 37
11. Kasımpaşa 29 35
12. Denizlispor 30 32
13. Gençlerbirliği 29 31
14. Çaykur Rizespor 29 29
15. Malatyaspor 29 28
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 29 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 31 57
2. Adana Demirspor 31 54
3. Erzurum BB 31 53
4. Bursaspor 31 52
5. Akhisar Bld.Spor 31 51
6. Fatih Karagümrük 31 50
7. Altay 31 50
8. Ümraniye 31 44
9. Keçiörengücü 31 44
10. Giresunspor 31 44
11. Menemen Belediyespor 31 39
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 31 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 31 24
17. Adanaspor 31 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 32 86
2. Man City 32 66
3. Leicester City 32 55
4. Chelsea 32 54
5. M. United 32 52
6. Wolverhampton 32 52
7. Sheffield United 32 47
8. Arsenal 32 46
9. Tottenham 32 45
10. Burnley 32 45
11. Everton 32 44
12. Crystal Palace 32 42
13. Newcastle 32 42
14. Southampton 32 40
15. Brighton 32 33
16. West Ham 32 30
17. Watford 32 28
18. Aston Villa 32 27
19. Bournemouth 32 27
20. Norwich City 32 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 33 74
2. Barcelona 33 70
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 33 54
6. Getafe 33 52
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 33 48
9. Granada 33 46
10. Valencia 33 46
11. Osasuna 33 44
12. Levante 33 42
13. Real Betis 33 37
14. Real Valladolid 33 36
15. Deportivo Alaves 33 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 33 34
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 33 25
20. Espanyol 33 24
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir