banner314

banner325

22.02.2019, 14:29 25

Eğitimde değişim rüzgarı

 Yeni eğitim bakanımızla birlikte başlayan bir rüzgâr var ya değişim rüzgârı. Pek çoğumuzun içini ferahlatmaya devam ediyor. Ancak gerçek etkilerini yaratabilmesi için rüzgârın meltemden öteye gitmesi gerekir. Sayın bakanımızın ilk söylediklerinden biriydi; kıyametleri koparmak. İşte rüzgârın öyle bir kuvvetle esmesi gerekir ki kıyametleri koparsın.

Şimdi bunun nasıl olabileceği ile ilgili yorumlarımı yazayım. Önce var olan durumu bir değerlendirmekte fayda var. Çünkü bu rüzgâr neleri yerinden oynatmalıdır, ona bakmalıyız.

Ben 22 yıldır sınıf öğretmenliği yapıyorum. Bu süre zarfında pek çok kez eğitim sistemimizde değişiklikler yaşandı. Malum zaten her yıl bir şeyler değişiyor. Bu değişimlerin her birinde anlatılan eğitimde köklü değişiklikler olduğuydu. Ancak hiç biri eğitimin köklerine inmedi. Değişiklikler kökleri daha fazla alana yaydı. Birbirine karışık köklenmeler oldu. Ama kökünden alınıp yeri değiştirilen yani kıyametleri koparan bir değişiklik olmadı.

Okul öncesi yaş grubunda ana sınıfları vardı ve değişikliğin birinde bunların zorunlu olacağı, bütün ülkede zorunlu okul öncesi kurumları olacağı söylendi. Herkes bir ümitlendi. Evet, bu sefer okula başlama yaşı öncesi her çocuk ana sınıfı eğitimi alacaktı. Okula hazır gelecekti. Sonra heyecan azaldı, fiziki şartlar, maddi yetersizlikler vs. halen okul öncesinde okullaşma oranı % 80 civarında bulunuyor. Rüzgâr yeterli gelmemiş.

İlkokullara bakıyoruz; 8 yıl zorunlu eğitim, yok 5+3, yok 4+4+4 derken sürekli değişen sınav sistemi de üzerine tuz biber ekmiş, zorunlu eğitim rüzgârda savrulup durmuş. Artık bir yere oturması gerekiyor. 2005 programında getirilen yenilikler köklü değişiklikler olarak anlatıldı. Ama değişikliklerin özü ne öğretmene ne veliye anlatılamadığı için havada asılı kaldı. Uygulamada en istenmeyecek yere oturdu. Söylem güzeldi, yaparak yaşayarak öğrenme, proje tabanlı öğrenme, akran öğrenmesi, grupla öğrenme, akran değerlendirmesi, kendini değerlendirme, portfolyo ve daha nicesi. Bunların ne olduğu, hangi amaca hizmet etmesi gerektiği, bunlardan elde edilecek verilerin nasıl değerlendirilebileceği kimseye anlatılamadı. Öyle olunca da şekilsellikten öteye gidemedi. Hakkını yemeyelim, çocuklar değil ama aileler çok şey öğrendiler. Öğrenciliklerinde bulamadıkları kendini gösterme şansını bu dönemde buldular. Çocuklarının yerine araştırmalar, projeler, etkinlikler yaptılar. Bu o kadar abartıldı ki artık öğrenciye ödev anlatılmıyor, veliye günlük ödevler anlatılıyor, onlar ödevi yaparken ilgisini çekerse çocuklar da yardım ediyordu. Sonra bunlardan notu çocuk alıyor. Bu notlara bakılarak da bir üst eğitim kademesine geçiyordu. Bundan iyisi can sağlığı işte, rüzgârın işi.

Bu sistemden sonra şikâyetler velilerin eğitime ne kadar karıştığı ile ilgili olmaya başladı. Nasıl olmasın ki? Her işi veliler yapıyordu. Tabii ki artık eğitim konusunda uzman olmuşlardı. Okuma öğrenen çocuğa sesler nasıl verilmelidir, dikte çalışması nasıl yaptırılmalıdır, proje ödevi nasıl raporlaştırılmalıdır gibi konular velilere öğretmen tarafından anlatılıyor ve veli tarafından uygulanıyordu. Haliyle uzman olunuyor.

Rüzgârın bir savurması da 4+4+4’ e getirdi bizi. Okul yaşı erkene alınmıştı. 60 aylık çocuklar okula başlayacaktı. Bir an önce çocuğunun okula başlaması için heyecanla gün sayan aileler sevinçle çocuklarını ellerinden tutup okulların kapısına bırakıverdiler. “Erken kalkan yol alır” dememişler mi büyüklerimiz? Bizim çocuk gelişatlı, maşallah cin gibi de, hem neyi eksik falancadan diyerek çocuklarını gözü kapalı atıverdiler okul kapısından içeri. Emekleyen çocukları koşu yarışına soktuk. Bir de birinci gelmelerini bekledik. Nice çocuk heba oldu o dönemde. Ortaya kötü örnekler çıkmaya başlayınca anladık ki bu rüzgârın götürdüğü yer de pek tekin değilmiş. Kaptıralım kendimizi başka yöndeki rüzgâra dedik.

Arada iyi şeyler de olmuyor değil hani. Mesela ilkokul 1-2-3. Sınıflarda sınav yapılmaması ve karneye sınav notunun girilmeyeceği kararı çok yerinde ama eksik bir karardır. İlk üç sınıf değil dört sınıf olarak belirlenmeli ama şu an yapılan değerlendirme ölçütleri de kaldırılmalıdır. (Ayrıntısını açıklayacağım.)

Daha üst sınıflarda her yıl değişen müfredat ve sınav sistemi nedeniyle okula başlayan bir çocuk her yıl ayrı bir sistemin içinde buluyor kendini. Eğitim ile ilgili bir şeyler öğrenen kişilerin ilk öğrendiklerinden biridir eğitimin “milli” olduğu. Bu demek oluyor ki bizim eğitim sistemimizin milli bir politikası var ve bu politika gereği biz eğitim sistemimizi geliştirir, yürütürüz. Hayır, bizim eğitim sistemimizin aslında en büyük eksiği “milli” olamamasıdır. Bu nedenle sanırım eksikliği bakanlığın adına koyarak tamamlamak istiyoruz.

Bütün bunlardan anlıyoruz ki her değişim dediğimiz zamanda rüzgâr bizi bir yerlere savurup bırakmış. Ama artık biraz daha planlı olsak ve rüzgârın gücünden akıllıca yararlansak diyorum. Akıllıca yararlansak ve gerçekten hak ettiğimiz değişimi gerçekleştirsek.  Hak ettiğimiz değişim dediğimiz zaman ulaşmak istediğimiz yeri iyi belirlememiz gerekir. Ondan sonra rüzgârın gücünü arkamıza alıp hedefe doğru yol almalı.  

Önce gerçekten okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak, okullaşma oranını arttırmak gerekir. Bunu her yaş grubunda yapmak gerekir. Ama bugünkü okul binaları, eğitim sistemi ve eğitim sisteminin hayatımıza yaptığı katkıları düşündüğünde okullarda boşa vakit geçirdiğini düşünen binlerce öğrenci var. Bunlar okullardan uzak duruyor, eğitimini kendi isteği ile yönlendiriyor ve istediği mesleği yapıyor. Belki de en doğrusunu onlar yapıyor.

Bizim değişim hayallerine bile henüz koymadığımız bir değişim kendiliğinden gerçekleşmek üzere. Okulsuz eğitim. Eğitim insanın içsel yolculuğudur. Kenedini tanıma ve geliştirme ile başlar ve hayat boyu devam eder. Okullar ise sadece etiket sağlar. İşte okulların ve eğitim sistemlerinin bu değişimi görmesi ve asıl rüzgârı burada kullanması gerekir. Okul bir eğitim aracıdır ve yeteri kadar kullanılmalıdır. Öyleyse işe önce okulların fiziki ortamlarından başlamak gerekir. Daha sonra da okullarda geçirilen zamanı ayarlamak. Etkin ve verimli öğrenme için gereken düzenlemeler yapılmalı, eğitim hayatın her alanına dağıtılmalıdır. Çocuklar gerçek hayattan soyutlanarak hayatı öğrenemezler. Hayatı öğretmeyen bir sistem başarılı bir sistem değildir.

Değişim rüzgârından yararlanması gereken bir yapı da üst eğitim kurumlarına geçiş sistemleridir ve tabii meslek sahibi olmak için diploma edinme zorunluluğu. Her ikisi de sınav odaklı eğitim sisteminden kopmamızı engelliyor. Çünkü bu kökler rüzgâra karşı sistemi tutuyor. Bu kökler sökülmeden yer değiştirilmez. Bir mesleği öğrenmek uygulama yaparak olur ama mesleği edinmek için yıllarca okul sisteminden geçip elimize bir belge aldıktan sonra mesleği öğrenme için adım atıyoruz. Mesleğin gerektirdiği işi bilmediğimiz halde bildiğimizi söyleyen bir belgemiz oluyor.

Yazıya başlarken günümüzdeki değişim heyecanından bahsettim ya hiç de yeni bir heyecan değil aslında. Ve yazı içinde bazı değişim önerilerinde bulundum ya onlar da yeni değil. Çok yıllar öncesinden hep söylenmiş şeyler. Eğitimin üzerinde çok durduğumuz cumhuriyet tarihimiz öncesinden de eğitimi kendisine dert edinmiş aydınlar varmış ve bunlar da o dönemde benzer değişimleri önermişler. Mesela Ethem Nejat, meşrutiyet döneminde eğitimde değişim önerilerini dile getirip elinden geldiğince uygulayanlardan birisi. Üzerinden tam 100 yıl geçmiş ve biz hala aynı değişimleri yapayı konuşuyoruz. Sanırım önümüzdeki yıllarda da konuşmaya devam edeceğiz. Konuşmak iyidir, fikir üretmek, paylaşmak düşün dünyamızı geliştirir. Daha iyilerini bulabiliriz bu sayede. Ama artık biraz da konuşmayı bırakıp uygulayalım. Değişim kaçınılmazdır. Ancak değişen dünyayı ve gelecekte karşılaşacağımız durumları öngörerek erkenden tedbir almak gerekir. Yoksa değişimin altında kalır eziliriz. Biz eğitimde değişimden bahsettiğimiz her dönemde zaten fiili değişim yaşanmış oluyor ve biz var olan durumdan geride kalmış sistemimizi çekiştirerek uruma uydurmaya çalışıyoruz.

Bu nedenle; eğitimde kaçınılmaz olan değişimi bu sefer öngörelim. 20 yıl sonrasını öngörelim. Değişimin neleri getirip götüreceğini öngörelim. Bu sefer rüzgâr bizi savurduktan sonra bulduğumuz yere tutunmayalım. Bu sefer planladığımız yere şartlar değişmeden önce ulaşıp hazırlık yapalım.

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 04 Nisan 2020
İmsak 05:07
Güneş 06:35
Öğle 13:12
İkindi 16:48
Akşam 19:39
Yatsı 21:01
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir