banner314

banner325

banner349

Karne psikolojisinde neye dikkat edilmeli?

Karne psikolojisinin önemine işaret eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, karnede sadece notların değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Karneyi değerlendirirken çocuğun güçlü yönlerine odaklanmak gerektiğini belirten Tarhan, çocukla duvar örmek yerine köprü kurulmasının önemine işaret etti.

EĞİTİM 24.01.2021, 18:58 Murat Aydın
6
Karne psikolojisinde neye dikkat edilmeli?

Pandemi koşullarında uzaktan eğitim gören ilk ve orta dereceli okullarda eğitim gören çocuklar, üç haftalık ara tatile başladı. Karne psikolojisinin önemine işaret eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, karnede sadece notların değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Karneyi değerlendirirken çocuğun güçlü yönlerine odaklanmak gerektiğini belirten Tarhan, çocukla duvar örmek yerine köprü kurulmasının önemine işaret etti. Tarhan, “Şunu hiç bir zaman unutmamalıyız, hayat başarısı akademik başarı ile ahlaki başarının toplamıdır. Karneyi dahi aile değerlerinin en önemlileri şefkat ve nezaketi koruyarak ele almalıyız. Şu anda gençlerin anladığı dil ikna ve inandırma yöntemidir. Takdir ve övgü yöntemleridir. O da olumlu yönleri üzerine olmalı. Kişiliği değil, davranış ve çabaları övülmelidir” tavsiyesinde bulundu. Pandemi sürecinin çocuk ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuğa huzurlu bir ev ortamı sunmanın önemini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, karne psikolojisi ve üç hafta sürecek ara tatilin nasıl geçirilmesi gerektiğine ilişkin tavsiyelerde bulundu.

Pandemide risk hala devam ediyor

Bu sene yarıyıl tatilinin pandemi şartlarında geçirildiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu sürecin biraz daha devam etmesinin öngörüldüğünü belirterek şunları söyledi:

“Tatil denildiği zaman hepimizin bir algısı var. Bir yere gitmek, eğlenmek, kafamıza göre yaşamak gibi bir algı var. Özellikle çocuklarda da aynı şekilde. Pandemi nedeniyle şartlar değiştiği için ve tehlike hala geçmediği için şu anda biz geçen sene Haziran’daki rakamlardayız. Şu anda biz vaka sayısı olarak 5 binlerdeyiz henüz binin altına düşmedik. Böyle bir durumda toplumun en az %50’si de aşılanmadan, geçen yaz yapılan hataları yaparsak tekrar üçüncü, dördüncü zirveleri yaşarız. İşin ciddiyeti aynen devam ediyor. 10 ay içerisinde 340 sağlık çalışanı vefat etti. Terörle mücadelede bile bu kadar asker, polis kaybı yok. Bu nedenle işin ciddiyetinin çok önemli olduğunu bilmemiz gerekiyor. Büyük ihtimal bu süreç uzun sürecek. Bunu bilelim, bu konuda 15 Şubat’ta okullar açılacak her şey normale dönecek gibi bir beklenti yanılgıya sebep olur. Böyle bir beklenti oluşturmak, yüksek beklenti oluşturmak hatalı olur ve insanlar hata yapmaya başlar. Geçen yazı tekrarlarız. Aynı hatayı tekrarlamamak için gerçekçi beklentilerle ilerlememiz gerekiyor. Şu andaki gerçekçi beklentiler ve bilimsel veriler de gösteriyor ki şu anda tehlike azaldı. İyiye gidiyoruz, azalmalar başladı. Ümitsizliğe kararsızlığa hiç yer yok fakat biraz daha tahammül etmemiz ve dayanmamız gerekiyor.”

Akademik başarı telafi edilir

Ailelerin bu dönemde en çok çocuklarının eğitimlerine ilişkin kaygı yaşadığını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ailelerimizin bize sordukları şu: Çocuklarımız bu dönemi nasıl telafi edecekler? Aileler akademik başarıyı hiç düşünmesinler. Onu eğitim sistemimizdeki şu andaki bu sene sınava gireceklerde bu seneki ders notunun sınava etkisi düşürülerek adil çözümler üretilebilir. Çünkü burada internete erişim eşitliği tam olmadı. Özel okullar daha avantajlı durumda. O bakımdan daha sıkıntılı durumda. Böyle durumlarda eğitim sistemimizin sınavdaki puan yükünü daha düşük tutmak gibi önlemler muhakkak alınır. Ölçme ve değerlendirme sistemimizde bununla ilgili ayarlar yapılır. O yönden eğitim konusunda endişelenmesinler” diye konuştu.

Çocukların ruh sağlığı daha önemli

Ailelerin çocukların ruh sağlığı konusunda endişelenmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ama şundan endişelenebilirler; çocukların ruh sağlığı açısından. Çocuklarımız böyle bir durumda çok etkilendiler. Her yaşta çocuk için bu geçerli. Özellikle 0-12 yaş grubu için ayrı düşünmek lazım. 12-19 yaş grubu için yani ergenlik dönemi için ayrı düşünmek lazım. 0-12 yaş grubu içerisinde çocuklar anne ve babaya bakarlar. Onları gözlemlerler. Baba panik değil, rahatsa evde huzurlu bir ortam varsa o çocuklar için sokakta ya da şurada burada olmak önemli değildir. Online dersin devam edip etmemesi hiç önemli değildir. Çocuk evde çok mutlu olur hatta bazen anne ve baba çok evde olup müdahale edip karışıyorlar diye ‘Anne baba siz gezin, biz iyiyiz’ diyen çocuklara da rastlayabiliyoruz. Bu nedenle çocuklarda çok ciddi bir adaptasyon yeteneği vardır, bu yaş gruplarında. Hızla uyum sağlarlar. Evde huzurlu bir iklim oluşturmaya odaklanalım şu anda. Evin sıcak ve keyifli bir alan olması haline gelecektir” diye konuştu.

Aile sigorta sistemimiz ailemizi koruyor

Bu dönemde aile içindeki iletişimin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ailede negatif iletişim yerine pozitif iletişim öne çıkmalıdır. Herkes birbirini düzeltmeye çalışmasın, ego savaşlarına gerek yok. Herkesin birbirini tamamlamaya çalışan, pozitif taraflar güçlendiren bir tutum içerisinde olması önemli. Bizim kültürümüz zaten aile içerisinde rekabetçi değil, özellikle tamamlayıcılığı yükselten bir kültür. Bu büyük bir fırsat. Dünyada pandemi sonrası ciddi bir boşanma ve intihar salgınları var. Bizde bu olmadı. Bunu sağlayan aile sigorta sistemimiz. Halen sarsıntılara rağmen dağılmıyor, devam ediyor. Ama risk de tabii. Biz elimizdeki bu aile değerlerini güçlendirelim ve bunu devam ettirelim. Bu krizi kazanıma dönüştürmüş oluruz” dedi.

Bilgisayarı elinden almak yerine akıllıca kullanmayı öğretmek önemli

Çocuklarda bilinçli teknoloji kullanımına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “12 yaşından büyük çocuklar da ergenlik dönemine giriş yapıyor. Özellikle %80’inin hemen hemen ellerinde bilgisayar var. Bu durumda bilgisayarları çocukların elinden almak yerine bilgisayarı akıllıca kullanmayı öğretmek yani onları medya okuryazarı yapmak önemli. Onlarla birlikte onların ilgi alanlarına girip onlara nasihat ve konferans vermek yerine yanlış bir şey yapıyorlarsa yanlışı konuşmak yöntemi kullanılmalı. Yani genci ya da çocuğu karşımıza almak yerine onu yanımıza alıp birlikte konuşabilmek önemli” diye konuştu.

Çocuk ve ebeveynler arasında köprü kurulmalı

Karnenin değerlendirilmesi konusunda da ailelerin yapıcı bir yaklaşıma sahip olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:
“Çocuklar karnelerini aldılar. Klasik ebeveyn tutumu nedir? Karneye bakıyor. İyi notları görmüyor. Hemen zayıf notlarla ilgili eleştiri yapıyor. ‘Yediğin önünde yemediğin arkanda. Ne bu karnenin hali?’ dediğimiz an çocuk anne ve babasıyla arasında duvar örmeye başlar. Hâlbuki bizim anne ve baba olarak çocukla aramızda köprü kurmaya ihtiyacımız var. Anne çocuk ilişkisi, baba - çocuk ilişkisi karneden daha önemlidir. Bunu bozmadan bu işi çözmek gerekiyor. Akıllı anne ve babalar böyle durumlarda ‘Çocuğumun ders durumunu nasıl düzeltirim? 7-8 dersi iyi ama 2-3 tanesi kötü, nasıl düzeltiriz?’ deyip çocuğa düşüncesi de sorulduğu zaman kendini değerli hissetmesi sağlanmış olur. Bu şekilde konuşarak çocuğun bir şeyler öğrenmesini sağlamamız gerekir.”

Davranış ve çabaları övülmeli

Baskı, tehdit ve korkutma yöntemleri ile çocuğa tabiri caizse ayar çekmeye çalışmanın bu çağın yöntemi olmadığını dile getiren Tarhan, “Bu zamanki çocukların, gençlerin anlayacağı dil değil. Anne ve babalar bunu unutmamalı. Şu anda gençlerin anladığı dil ikna ve inandırma yöntemidir. Takdir ve övgü yöntemleridir. O da olumlu yönleri üzerine olmalı. Hak etmediği sözleri söyleyerek kişiliğini değil, davranış ve çabaları övülmelidir. Kişiliği övülürse çocuğun egoları şişer. Evde, bazı alışverişlerde sorumluluk verilebilir. Böyle durumlarda özellikle gençler özgürlük ve sorumluluk dengesini öğrenmeli” diye konuştu.

Karne değerlilik ölçüsü değildir

Pandemide zorunlu birlikte zaman geçirme durumunun oluştuğuna işaret eden Tarhan, sözlerine şöyle devam etti: “Birlikte zaman geçirmek gençler için bir fırsattır. 12-13 yaşından itibaren gençler anne – babayı artık uzaktan sevmeye başlıyor. Biyolojik doğamız ve genetik kodlarımız bunu gerektiriyor. Çocuk özgürleşmek ve bireyselleşmek istiyor. Çocuğumuzu başarı odaklı yetiştirirken akademik mi, hayat mı, ahlaki başarı mı olmalı? Bütün bunları aynı anda düşünmemiz gerekiyor. Bu da çocukların anne ve babayı model alması ile çok yakından ilgili. Ebeveynler karneyi konuşurken karne psikoloji düşünülmeli. Karneyi bir değerlilik ölçüsü gibi sunmamak gerekiyor. Çocuğun değerli olup olmadığını, başarılı olup olmadığını karne gösterir şeklinde davranmamak gerekiyor. Karne sadece başarı yolunda basamaklardan bir tanesidir.”

Çocuklara çalışkan olmayı ve insani değerleri öğretmeliyiz

İnsanın hayat başarısında en sonda soyut hedeflerin olduğunu belirten Tarhan, “Topluma, insanlığa faydalı olmak, yaratılışa, varoluşa uygun şekilde bir şeyler yapabilmek insanın yaşam felsefesi ile ilgilidir. Pandemi döneminin bize kazandıracağı en önemli şey çocuklarla yaşam felsefesinde yeniden varoluşsal konuları konuşabilmek olacak. Şu anda popüler kültür bize haz öğretiyor, hız öğretiyor, zevk peşinde koşmayı ve hedonizmi öğretiyor. Bu küresel bir salgın haline geldi. Çocuklarımızı bundan korumazsak bu nesli kaybedeceğiz. Bu neslin kayıp nesil olmaması için muhakkak onlara insani değerlerle birlikte hem çalışkan olmayı hem de insani değerlere sahip olmayı öğretmeliyiz. Bu dönemde birlikte zaman geçirmenin yarattığı bir fırsat var” dedi.

Karne bir fırsat olarak değerlendirilmeli

Bu çağa “Distrust Age” yani 21 yüzyıla güvensizlik çağı denildiğini belirten Tarhan, “Bizim kültürümüz, inanç sistemimiz, değerler sistemimiz güvene çok önem veriyor. Hazreti Peygamberin en büyük vasfı, bu. Peygamberlikten önce de eminlik vasfıydı, eminlik vasfımızı tekrar canlandırmaya ihtiyacımız var. Güven budur. Onun için bunları ailede oluşturalım. Bunlara önem verelim ve mesela karne burada nasıl bir fırsat? Karnenin psikolojik etkisiyle çocuk, annem babam kızacak diye yalan söylemeye başlar. Eğer aile eline geldiği zaman bak çocuğum sen çalışmışsın şu kadar dersini yapmışsın, şu kadar dersini yapamamışsın deyip değerlendirme yapmalı. Böyle durumda kabullen yönet metoduyla, kabullen birlikte yürü metoduyla gitmek önemli. Bu yapılırsa çocuk, ‘Annem ve babam beni seviyor ama hatalarımı düzeltmek için benimle iş birliği istiyor’ diyecek çocuğun aidiyeti artacak. Kendine güveni zedelenmeyecek. Onun için çocuklarımızı azarlayarak, korkutarak yönetme döneminde değiliz bu çağda. Bu zamanın çocukları da bilinçli. Onun için biz, hiç bir şekilde böyle korkutarak çocuklarımızı yönetemeyiz” diye konuştu.

Annelik ve babalık pratikleri değiştirilmeli

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, son olarak şu tavsiyelerde bulundu: “Burada anne ve babalar, annelik ve babalık pratiklerini değiştirecekler. Kendi annelerinden babalarından öğrendikleri senaryolar bugün geçerli değil. Çünkü aktörler değişti, yeni aktörler var. Buna göre annelik babalık senaryolarınızı değiştirmemiz lazım. Çocuklarımızla iyi işbirliği kurarız ve çocuklarımızı hem de pandemi döneminin verdiği yakın ilişkiyi fırsata dönüştürürüz” dedi. Şunu hiç bir zaman unutmamalıyız hayat başarısı akademik başarı ile ahlaki başarının toplamıdır.”

Bilgi için: İletişim Ofisi Halkla İlişkiler Ajansı - Ali Aksoy / [email protected] / 0212 324 80 17, 0542 687 16 68

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
açık
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 08 Mart 2021
İmsak 06:16
Güneş 07:41
Öğle 13:22
İkindi 16:23
Akşam 18:54
Yatsı 20:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 27 60
2. Galatasaray 28 58
3. Fenerbahçe 28 58
4. Trabzonspor 28 51
5. Alanyaspor 28 46
6. Hatayspor 28 46
7. Gaziantep FK 28 43
8. Karagümrük 28 41
9. Göztepe 28 39
10. Antalyaspor 28 36
11. Sivasspor 27 34
12. Konyaspor 27 32
13. Malatyaspor 28 31
14. Kayserispor 27 31
15. Kasımpaşa 28 30
16. Başakşehir 28 29
17. Rizespor 27 28
18. Ankaragücü 27 26
19. Erzurumspor 28 26
20. Denizlispor 27 24
21. Gençlerbirliği 27 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 25 53
2. Samsunspor 25 50
3. İstanbulspor 25 47
4. Adana Demirspor 25 45
5. Altınordu 25 45
6. Altay 25 44
7. Tuzlaspor 25 41
8. Ankara Keçiörengücü 25 40
9. Bursaspor 25 34
10. Ümraniye 25 34
11. Bandırmaspor 25 32
12. Boluspor 25 29
13. Adanaspor 25 27
14. Menemenspor 25 27
15. Balıkesirspor 25 26
16. Akhisar Bld.Spor 25 22
17. Ankaraspor 25 16
18. Eskişehirspor 25 7
Takımlar O P
1. Man City 28 65
2. M. United 28 54
3. Leicester City 28 53
4. Chelsea 28 50
5. Everton 27 46
6. Tottenham 27 45
7. West Ham 26 45
8. Liverpool 28 43
9. Aston Villa 26 40
10. Arsenal 27 38
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 28 35
13. Crystal Palace 28 34
14. Southampton 27 33
15. Burnley 28 30
16. Newcastle 27 27
17. Brighton 27 26
18. Fulham 28 26
19. West Bromwich 28 18
20. Sheffield United 28 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 25 59
2. Barcelona 26 56
3. Real Madrid 26 54
4. Sevilla 25 48
5. Real Sociedad 26 45
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 26 37
8. Athletic Bilbao 25 33
9. Celta de Vigo 26 33
10. Granada 26 33
11. Levante 26 32
12. Valencia 26 30
13. Osasuna 26 28
14. Cádiz 26 28
15. Getafe 26 27
16. Real Valladolid 26 25
17. Elche 25 24
18. Eibar 26 22
19. Deportivo Alaves 25 22
20. Huesca 26 20
banner344
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir