banner314

banner325

21.06.2019, 11:33 112

BİR OKULA GİREBİLMEK VE BİR OKULDAN MEZUN OLABİLMEK

Bugünlerde eğitim ile ilgili en önemli gündemimiz üniversite sınavları. Sınav öncesi yaşanan stres yerini sonuçların açıklanması ve tercihlerin yapılması stresine devrederken öğrencilerde en azından sınavı atlatmış olmanın bir rahatlığı var tabi ki. Aslında işin en önemli kısmını da atlatmış oluyorlar aslında. Yani sınavdan alacakları puana göre bir kısmı istediği okul değilse bile herhangi bir okula yerleşmiş olacaklar.

Burada yine eğitim sistemimiz üzerine bir sorgu yapmak gereği duyarak diyorum ki bir okula girmek ve o okulu bitirmek seçeneklerinden hangisi daha zor?

Daha küçük yaşlardan başlayarak düşündüğümde her eğitim kademesi için yanıtım, bir okula girmenin zorluğu şeklinde olmaktadır.

Okul öncesini geçiyor ve ilkokul döneminden başlayarak değerlendirme yapmak istiyorum. İlkokula başlayacak olan bir çocuğun ailesi okul ve öğretmen arayışı ile bir telaşa kapılır. Bu her çocuk için geçerli değildir. Bazı aileler evlerinin en yakınındaki okula göndermenin doğal bir süreç olduğunu kabul eder ve belki o okulda iyi bir öğretmen seçeneği araştırır. Bazısı bunu da yapmaz, şansına ne çıkarsa odur der. Ama okul araştırmaya başlayanlar, karşılarına çıkan özel okul seçeneğini es geçemez ve hangisi daha iyi araştırmasına girer. Ama ortada ciddi bir sorun vardır; o iyi denilen okullar bakalım çocuğu öğrenci olarak kabul edecek midir? Evet, o okullar, öğrencileri bir sınava tabi tutmakta ve okullarına öyle kabul etmektedirler. Bu nedenle okula giriş çok zordur, parasını ödüyor olmak yeterli değildir. Kendi mahallesi dışında devlet okulu seçenler de bin bir zorluk ve dalavere ile okula kayıt yaptırmaya çalışırlar. Eğer çocuğun belirgin bir özür durumu varsa, normal dışı olduğu seziliyorsa zaten kendi mahallesindeki okula kabulde bile sıkıntılar yaşar. Kimse normal dışı olanı kabul etmek istemez.

İlkokuldan sonraki eğitim kademelerine geçişte de benzer sorunlar yaşanır. Ortaokul için hemen hemen aynı tür sorunlar vardır. Ama lise için sorunlar bir basamak daha zorlaşmıştır. Yapılan sıralama sınavına göre gidebileceği okulu seçebilir. Yeni bir hazırlık ve mücadele başlar. Mücadele daha iyisini öğrenmek, daha verimli olmak, hayata daha iyi hazırlanmak üzerine değildir. Daha iyi eğitim almak için de değildir. Mücadele sıralama sınavında ön sıralarda yer alarak iyi diye ünlenmiş okullara girebilmektir. Çünkü bu okullara girebilmek ve bu okulların diplomasını almak bir prestij sayılmaktadır. Aslında o okullarda verilen eğitimin diğerlerinden farkı yoktur. Ama yine de zor bir okula girmek içindir bütün çaba.

Daha sonra üniversite için bir mücadele başlar. Kimse kendi istek ve ilgisinin ne olduğuna bakmadan, gelecekte olmak istediği işi düşünmeden, nasıl daha mutlu olacağını hiç aklına getirmeden gece gündüz çalışır. Çalışmak dedimse yeni şeyler öğrenmek, üretmek için değil. Sınavda iyi bir sırayı elde etmek ve o sıraya uygun prestijli okula yerleşmek için. Öğrenildiği düşünülen bütün bilgiler sınav sonrasında silinir gider. Giden zamanın geri dönüşü yoktur, en güzel zamanlar dört şıktan birini seçme işini öğrenmek için harcanmıştır. Artık şıkları olmayan sorunları çözme yetisi yoktur.

Bütün söylediklerimin aslında iyi bir eğitim almak ve iyi bir gelecek kurmak için gerekli olduğu aldatmacası ile herkes sistemin içinde döner durur. Okullar kendilerini iyi okul olarak tanıtır, öğrenciler iyi okullara girmek için çalışır. Okula giren iyi öğrenciler yine okul için reklam aracı olur. Her ikisi de kısır döngü içinde birbirini besler.

İyi okullara giren çocuklar orada da çoktan seçmeli sitemin içinde bulur kendini. Sonraki iyi okula gitmek istiyorsa daha çok soru çözmeli, doğru seçeneği bulmak için kendini eğitmelidir. Deney fareleri vardır. Bir kafesin içinde kendilerine sunulan farklı seçeneklere yönlendirilirler. Doğru seçeneğe gittiğinde yiyecek kazanarak doğru seçeneği bulmaya şartlanır. Çocuklarımızı bu sistemin içinde aynı tür şartlanmaya mahkûm ediyoruz.

Bu noktada en iyi savunmanız, o okullarda iyi eğitim aldıkları olacaktır. Ancak bunda da yanılıyorsunuz. Çocuklar okullarda iyi eğitim almıyorlar. Sadece zaman öldürüyorlar. Okullarda çocukların öğrenmeleri için fırsatlar yaratılmıyor. Onların söylenen bilgileri ezberlemeleri üzerine kurulu bir sistem var. Kendilerine soru sorulduğunda, doğru olarak öğretilen yanıtı vermeleri bekleniyor. Sorunlara kendilerinin çözüm yolları bulmaları istenmiyor. Okullarda iyi eğitim veriliyor olsaydı okullara girmek değil o okullardan mezun olmak zor olurdu.

İlkokulda çocuğun ne öğrendiği önemli değil, geçer not alması önemli. Bir an önce de yaşıtları ile birlikte mezun olup bir üst kademeye geçmesi. Bir üst kademedeki okulda da aynı sistem devam ediyor. Buradaki en önemli kanıtım, okulda alınacak notları ve öğrencilerin yapmaları gereken ödevleri, çocuklardan çok ailelerin dert ediniyor olmalarıdır. Çocuklar okula devam etmeseler de, sınavlardan iyi not almasalar da aslında bir üst sınıfa geçişi sağlanıyor. Ama bazılarının aileleri çocuklardan daha hırslı oldukları için onların yerine sorumlulukları üstleniyor ve çocuklarının iyi notlarla okuldan mezun olmalarını sağlıyorlar.

En son yaşadığımız örnek olay üzerinden açıklayayım; üniversite sınavına giren lise öğrencilerinin devamsızlıklarının affedilmesi ve bu yüzden mağduriyet yaşamayacaklarının söylenmesi. Bu durumun tam adı, mağduriyet yaşamak mı, uyması gereken bir kurala uymadığı için cezasına katlanmak mı? Bu çocuklar sorumluluk sahibi olacak mıdır? Okulda dürüst, işini iyi yapan, sorumluluk sahibi bireyler mi yetiştiriyorduk? Devamsızlık kuralı koyuyoruz, devamsızlık yapanları affediyoruz. Dersten ödev veriyoruz, ödevi yapmayanı affediyoruz. Sınava girmeyeni affediyoruz, trafik kuralını ihlal edeni affediyoruz, vergisini ödemeyeni affediyoruz, izinsiz bina yapanı affediyoruz…. Sonra, ülkemizde neden kurallara uyulmadığını sorguluyoruz.

Gelelim büyük çabalarla kazanılan üniversitelere; orada da sınıf geçmek için çok çalışmak gerekmiyor. İşini iyi öğrenmek gerekmiyor. Sınıfı geçmek için geçer not almak gerekiyor. Bazı okul ve bölümlerde işin gereği olarak farklı durumlar olabilir ama bu söylediğim genel bir durum. Burada da devamsızlıkların affı, okuldan atılmaların affı, sınıf geçme affı….

Burada bir örnek daha verebilirim. Üniversite mezuniyet törenleri. Evet, gidin diploma törenine gerçekten mezun olan kaç kişi var? Mezun olmadan diploma törenine katılan kaç kişi var? Bu törenden sonra okulu bitiremeyeceğini düşünür mü öğrenci? Üniversiteyi geçtim, ortaokul ve liselerde ikinci dönem ortasında mezuniyet törenleri hazırlığı başlar. Nasılsa mezun gözüyle bakılır. Son sınıfa gelmiş sınıfta mı bırakılır? Neden çalışsın ki bu öğrenci, okulu neden önemsesin?

Üniversite mezunu gençler işe girecekken neden tecrübe arıyoruz? Okulda öğrendiklerine güvenmediğimiz için olabilir mi? Neden bilgileri daha taze olduğu halde yeni mezun bir doktora güvenemiyoruz? Neden yeni genç bir öğretmen yerine daha eski öğretmenleri tercih ediyoruz? Okulda bir şey öğrenmediklerini biliyoruz ve işi, işe başladıktan sonra öğreneceklerini de biliyoruz da ondan.

Eğitimle ilgilenen, eğitimden sorumlu olan herkese çağrımdır; okullara girmek bu kadar zor olmamalı. Okullardan mezun olmak zor olmalı. Ancak o zaman okullar öğrenme ortamı olur. Okula giren mutlaka mezun olur gözüyle bakılmaktan vazgeçilmeli. Öğrenciler okula girmek için değil okuldan mezun olmak için çalışmalı. Eğitimin kalitesi zor sınavlar yapılarak değil, zorlu eğitimler yapılarak arttırılabilir.

 

Yorumlar (1)
Nuray Savur 10 ay önce
Ülke gerçeklerinin Bam teline dokunmuşsunuz, artık gerçek eğitime geçilmeli bu ülkede
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 04 Nisan 2020
İmsak 05:07
Güneş 06:35
Öğle 13:12
İkindi 16:48
Akşam 19:39
Yatsı 21:01
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir