banner314

banner325

25.10.2019, 15:07 18

Arayış devam ediyor.

İnsanlık avcı toplayıcı düzenden yerleşik düzene geçmesi yaklaşık on beş bin yıl önce oldu.

Yerleşik düzene geçişle birlikte bir arada yaşamın kuralları da ortaya çıktı.

Yerleşik düzende rahat yaşamak için insanlık bir çok arayışa girdi.

İlk olarak peygamber krallar, tanrı krallar yönetime geldiler.

 Bu yetmedi mutlu toplum oluşmadı,çok tanrılı inanç biçimleriyle toplumlar belli kurallar içinde yan yana yaşamı denedi.

Çok tanrılı inanç biçimi  ve pagan dönemler de insanları çok mutlu etmedi ve tek tanrılı dinlere yöneldiler.

Tek tanrılı dinlerde insanlığın yan yana yaşamasına, mutlu olmasına daha iyi olmak yerine daha kötüye gitti.

Öyleki arka akaya ortaya çıkan tek tanrılı dinler, insanlığın kendi arasındaki husumeti ve düşmanlığı daha da büyüttü.

Bütün bunların olması ve bu güne gelmesiyse yaklaşık on beş bin yıl.

Tek tanrılı dinlerin barış ve kardeşliği getirmediğini gören insanlık yeni arayışlara girdi.

Önce dinleri içinde arayışlar mezhep ve tarikatlar şeklinde ortaya çıktı.

Bu arayış sadece İslam dininde değil diğer dinlerde de meydana geldi.

Nasılki İslam dininde bir çok mezhep ve tarikat çıktıysa aynı durum diğer dinlerde de oldu.

Bunun anlamı şuydu, ortaya çıkan din anlayışı insanlığın birliğini, dirliğini, mutluluğunu ve adaletli yaşamın oluşmasına yetmediği için arayış devam etti.

Özellikle binli yıllarda İslam'da çok farklı yollar ve görüşler ortaya çıktı.

Diğer dinlerde ise bu durum daha hızlı oluştu.

Özellikle batıdaki Hıristiyanlık dinde reform sayılacak hamleleri beş yüz yılda tamamladı ve 1789 Fransız devrimiyle de dini kiliseye hapsetti.

Batı şunu dedi ''Ey din ve din adamları, sizler ne yapacaksanız kilisede yapacaksınız, insanların dini taleplerini karşılayacaksınız, ayrıca size inananlarda sizi finanse edecek, devletten para beklemeyin ve de devletin yönetim biçiminden de uzak durun''

Yani Hıristiyanlığın beş yüz Avrupa'yı kasıp kavurması, din savaşları,engizisyon uygulamalarına son vermek için reformlara,mücadeleye rönesansa ve bilimin ilerleyişi hız kesmeden devam etti.

İslam'da ise bu arayışlar tarikatlarla devam etti, mezheplerle kendisini gösteri ama hiç bir zaman bir reform veya bir rönesansı yaşayamadı veya yaşamasına fırsat vermeyen çok keskin din anlayışı bu güne kadar sürdü gitti.

Eğer dinler, insanlığın  mutluluğunu sağlasaydı,adalet, hakça bölüşüm,barış,kardeşlik,eşitlik ve sınıflar arsındaki uçurumu azaltsaydı hiç bir zaman ne demokrasi,ne de diğer yönetim biçimleri insanlık tarafından kabul görmezdi.

İşte bu arayış, kavga, dövüş ve kaos on beş bin yıldır sürerken, bu gün batı bilimin aydınlığıyla nefes almışken,doğunun İslam ülkeleri batının on beşinci yüz yıla kadar sürdüğü orta çağ karanlığını bu gün yaşar hale gelmiştir.

On beş bin yıldır insanlık ne arıyordu,neyin peşindeydi?

Adalet,eşitlik,kardeşlik,hakça bölüşüm,insanlar arasında ayrımın olmaması,üretilen her değerin eşit olmasa bile adaletli bölüşülmesi,mülkiyet hakkının adaletli olması ve bir çok insanlık onurunu kurtaracak talepleri oldu.

Bu talepleri dinler karşılayamadığı için, arka arakaya monarşiler,demokrasiler,otoriter rejimler,Marksizm, sosyalizm, komünizm arayışları sürekli devam etti ve halada arayış devam ediyor.

Bu süreçte tek bilinen bir şey var, dinler hangi din olursa olsun yerleşik düzenin adaletsizliğini yapanların rahat yaşamaları ve sömürünün devamı için sürekli destek olmuşlardır.

Bu durum bu gün içinde geçerlidir.

Nerede devrimci bir hareket varsa, nerede bir adaletsizliğe baş kaldırı varsa, dinler adaletsizlik yapanların yanında yer almıştır.

İşte bundan dolayı, bu gün de arayış devam etmektedir.

Özellikle İslam ülkelerinin ve İslam inancının egemen olduğu topraklarda kan ve göz yaşı, cehalet,kıtlık, yokluk devam ediyorsa o coğrafyaların bu hale gelmesinde dini öğreti çıkış, yol gösterici olma özelliğini ya kullanamadı,  ya da sömürüyü sürdüren egemen güçler dini sömürünün bir öznesi olarak kullanmayı çok iyi başardılar.

Bu gün de insanlık mutlu değil, insanlık adaletli bir düzen kuramadı, bu gün batı rejimleri ortaçağ karanlığını ve dinin baskıcı, adaletsiz nizamını yıktığı için biraz olsun dünya üzerinde huzuru yakalamış olmalarından dolayı bütün İslam ülke insanı yönünü batıya çevirmiş,canı pahasına dağları denizleri aşmaya çalışıyor.

İslam ve İslam coğrafyasıysa büyük bir kargaşanın, mutsuzluğun karamsarlığın içinde boğuşmaya devam ediyor.

Peki bu durum İslam ülkelerinde ne zaman biter diye sorulursa cevabı şudur.

Batı nasılki dini 1789 yılında Fransız devrimiyle ve daha sonrada iki yüz yıl mücadele ederek kiliseye çekilmesini sağladıysa o zaman.

Yani İslam cami içine girmeli, inancın bir yönetin biçimi olma ve şeriatı bir yönetim biçimi olma iddiasından vazgeçmediği sürece, İslam ülkelerini kanayan yarası hiç durmayacak, o kan akmaya devam edecektir.

İşte yüz yılın başında Atatürk batıda gelişen seküler, laik yaşamın iyi bir yol olduğunu farkettiği için o devrimleri yaptı.

 Devrimlerin hatası neydi?

Devrimleri halkın eliyle değil de etrafındaki bir avuç insanla yaptı tepeden tabana yaymaya (jakoben yaklaşım)  çalışırken de ömrü yetmedi.

Oysa devrim talebi ve reformlar hayata geçmeden önce, halkın içine,gönlüne sokulmalı, halk tarafından benimsenmesi için yıllara dayanan eğitimler verilmeli ve ondan sonra kanunlaşmalıydı.

İşte Atatürk devrimleri bir sanman alevi gibi yirmi yıl yandı, parladı ve Menderes geldi üzerine suyu sıktı arkadan gelenlerde altmış yıl o suyu sıkmaya devam etti.

Bu gün ise mevcut iktidar o ateşin son kalıntıların söndürmek için var gücüyle mücadeleye devam ediyor.

Halkın benimsemediği hiç bir devrim kalıcı olamaz.

Sonuç bu gün İSLAM ülkeleri orta çağ karanlığını yaşamaya devam ediyor ve bu karanlık her gün zifiri karanlığa doğru gidiyor.

Emperyalistlerde İslam ülkelerinin yaşadığı karanlığı daha da karanlık olması için elinden geleni yapıyor.

 Çünkü karanlıkta soygun yapmanın çok kolay olduğunu iyi biliyor.

Uzatmayalım İslam ve İslam'ın her türlü anlayışı İslam ülkelerinin bunalımdan ve karanlıktan çıkmasına  bu gün yetmiyor.

Batının beş yüz yılda yaptığı reformları ve rönesansı yaşamaktan,yapmaktan ve uygulamaktan başka bir çözüm yolu görünmüyor.

Yorumlar (0)
21°
açık
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa oyunu hangi partiye verirsin?
Namaz Vakti 12 Temmuz 2020
İmsak 03:39
Güneş 05:35
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:44
Yatsı 22:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 32 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 33 38
13. İstanbulspor 32 37
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Sheffield United 35 54
7. Wolverhampton 34 52
8. Arsenal 34 50
9. Burnley 35 50
10. Tottenham 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 36 48
12. Levante 35 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24
Günün Karikatürü Tümü
sanalbasin.com üyesidir